BIY AD

Eric Gordon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eric Gordon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mart 2011 Salı

Gordon'dan İyi Haber

Soner abi bahsetmişti Gordon'un sahalara döndükten hemen sonra sakatlandığından. Ancak Gordon'un sakatlığının bu sefer endişe verici boyutlarda olmadığı ve sahalarda 1 hafta ila 10 gün uzak kalmasının beklenildiği söylendi. Açıkçası ben de 1 aya yakın bir süre bekliyodum geri dönmesi için ancak demek ki ciddi bir durumu yokmuş Gordon'un. Clippers adına sevindirici bir haber olmasına rağmen Clippers bir ara girdiği -en azından yaklaştığı- playoff yarışına Gordon'un olmadığı Şubat ayındaki 2-11'lik felaket derecesiyle havlu attı. Ancak önlerinde Gordon-Griffin çekirdeğiyle başarının geleceğini düşündüğüm yıllar var o yüzden Clippers adına bu sezonu kayıp yıl değil de takımın çekirdeğinin oluştuğu yıl olarak görüyorum. Önümüzdeki senelerde çok daha fazla can yakan ve en azından playoff yapacak bir Clippers bekliyorum. Eğer bir de çok fazla gölgesinde kaldıkları Lakers'la paylaştıkları Los Angeles'tan ayrılıp daha tutkulu bir taraftar grubuna sahip olurlarsa ikinci bir Oklohoma City havası yakalayabilirler.

6 Mart 2011 Pazar

Gordon Yine Sakatlandı


Link

Daha dün bahsetmiştik havadaki adama en ufak bir temasın dahi tehlikeli sonuçlar doğuracabileceğinden, bu sabaha karşı maalesef örneğini gördük. Clippers-Nuggets maçının ikinci çeyreğindeki bir pozisyonda içeri penetre eden Gordon, Mozgov'un sert darbesiyle yerde kalıp kenara geldi ve maça geri dönemedi. Mozgov'un yaptığı hareketin art niyetli olduğunu düşünmüyorum ama çok sert olduğu kesin. Gordon'ın sakatlığının ciddiyeti ise henüz bilinmiyor ve yapılan incelemelerin ardından net bir bilgilendirme yapılacak. Ama sakatlığın yine, yaklaşık bir ay sahalardan uzak kalmasına sebep olan el bileğinden olması endişe verici. Aynı zamanda beyninde bir sarsıntı olabileceği ihtimaline karşın kontrol altında tutuluyormuş genç yıldız.

Gordon ligde sempati duyduğum oyuncuların başında gelir, hatta arkadaşlar arası sohbetlerde kendisini deli gibi savunmuşluğum da vardır belli konularda, yeteneklerine olan inancımdan dolayı. Ayrıyeten bu sene gösterdiği çıkışla MIP adayımdı da ama yaşadığı talihsiz sakatlıkla yaklaşık bir ay takımdaki yerini alamadı ve bu süreçte de epey uzak kaldı gündemden. Tam oynamaya başladı derken 2. maçında yeniden sakatlanması can sıkıcı oldu. Umarız önemli bir şeyi yoktur da en kısa sürede yeniden kavuşur formasına. İzlemesi keyif veriyor hakikaten.

26 Ocak 2011 Çarşamba

Nazarımız Değdi

Blog ekibi olarak MIP adayımız olan ve öve öve bitiremediğimiz Eric Gordon sağ el bileğindeki sakatlık nedeniyle yaklaşık 1 ay forma giyemeyecek. Bu dönemin All-Star arasına gelmesi teselli olabilir Clippers adına ama yine de önemli bir süre takımdan ayrı kalacak genç yıldız. Son haftalarda büyuk bir çıkış yakalamış ve Lakers, Heat gibi devlerin de aralarında bulunduğu bir dizi takımı sıradan geçirmişti Clippers. Bu performanslarına rağmen hiç bir zaman playoff'u zorlayabileceklerine ikna olamadım. Batıda bu yarışa katılabilecek çok fazla takım olması ve sezona yaptıkları kötü başlangıçla epey geride kalmalarıydı bunun muhtemel sebebi. Diğer taraftan oynadığı basketbolla büyük keyif veriyordu ve Clippers'ın bu kadar izlenmesinde Griffin kadar olmasa da pay sahibiydi Gordon. Bizim için de kötü oldu bu haber. Geçmiş olsun diyelim genç yıldıza.

24 Ocak 2011 Pazartesi

NBA Sezon Ortası Ödülleri - En Çok Gelişme Gösteren Oyuncu

MVP için yapmıştık, şimdi sıra en çok gelişme gösteren oyuncuda. Dört sezon önce Hido'muzun aldığı ödül. Adı üstünde geçtiğimiz sezona göre en büyük çıkışı yapan oyuncuyu seçiyoruz. Yazıyı okumadan önce seçimlerinizi yorum bölümünde dile getirirseniz seviniriz. Şimdi geçelim adaylara:

Kevin Love
Sayı: 14 --> 21.3, Ribaund: 11 --> 15.6, Dakika: 28.6 --> 36.9, Üçlük yüzdesi: %33 --> %43.7

Eric Gordon
Sayı: 16.9 --> 24.1, Asist: 3 --> 4.5, Dakika: 36 --> 37.8

Raymond Felton
Sayı: 12.1 --> 17.5, Asist: 5.6 --> 8.7, Dakika: 33 --> 38.7, (Şut yüzdesi: %45.9 --> %42.3)

Michael Beasley:
Sayı: 14.8 --> 20.6, Asist: 1.3-->2, Dakika: 29.8 --> 33.4

Russell Westbrook:
Sayı: 16.1 --> 22.7, Asist: 8 --> 8.3, Dakika: 34.3 --> 36.1, Top Çalma: 1.3-->1.9

Wesley Matthews:
Dakika: 25 --> 33, Sayı: 9.4 --> 16.1, (Şut yüzdesi: 48.3 --> 43.9)

Jrue Holiday:
Dakika: 24 --> 35, Sayı: 8 --> 14.5, Asist: 3.8 --> 6.5

Dorell Wright:
Dakika: 21 --> 39, Sayı: 7.1 --> 16.4, Ribaund: 3.3 --> 5.8, Asist: 1.3 --> 2.9, Top çalma: 0.7 --> 1.5 (Şut yüzdesi: %46.3 --> %43)

-Seçimim olan Eric Gordon'a, yavaş yavaş, eleye eleye varalım. Efendim öncelikle şununla başlayayım. Bana göre dakika artışı çok önemli bir kıstastır. O ne öyle. Bir oyuncu 20 dakikadan 40 dakikaya çıkacak da, sayı ortalamasını ikiye katlayacak. Ee ben ne yapayım bunu? Oyuncunun kendisini geliştirdiğini göstermiyor bana kalırsa bu tip bir artış. Ancak maalesef bu genellikle dikkate alınmıyor konu en çok gelişme gösteren oyuncu ödülü olduğu zaman. Yine de ben Matthews, Wright ve Holiday gibi isimleri bir kalemde siliyorum aldıkları dakikalardaki büyük artış sebebiyle. Tamam Wright ile Matthews'ın dakikalarına oranla sayıları da artıyor ama şut yüzdelerinde de büyük bir düşüş var. Holiday'deki artışlar ise bana göre bir ödül almak için yetersiz. Geriye Felton, Beasley, Westbrook ve Love kaldı. Beasley Wolves'a geçince rolü değişti, 1 numaralı skor opsiyonu oldu ve bu işi iyi beceriyor gerçekten. Ancak 5.5 sayılık bir artış, üstelik Wolves bu kadar rezil giderken ne kadar değerli bilmiyorum. Ayrıca geldiği takım ligin en hızlı tempoda oynayan takımı, sayı kategorisindeki artışın nedenlerinden biri de bu. Felton için de bu dediğim geçerli, Larry Brown'un aşırı ağır tempodaki Bobcats'inden, ligin en hızlı temposunu yapan ikinci takımına geldi. İstatistiklerinin artmaması garip olurdu zaten. Buna rağmen 5 sayı ve 3 asist gibi artışlar fena değil. Ayrıca takımı genellikle iyi yönettiğini de söylemem lazım. Bu onu Westbrook ile yaklaşık aynı seviyeye koyuyor MIP ödülünde. Westbrook da sezona sapık gibi başlayıp ardından biraz durulmuştu, Durant'in yaptığı çıkışla beraber onun da yeniden azdığını görüyoruz. Maç başına ekstradan attığı 6.5 sayı etkileyici, bazı maçları tek başına sürüklediğini de görüyoruz. Ayrıca serbest atışlarında %86 isabet buluyor ve bu kariyer rekoru. Yine de finale kalan iki aday kadar gelişme göstermedi bence Westbrook: Love ve Gordon.

Baştan şunu söyleyeyim. Bence ödülü Love alacak ancak Gordon daha çok hakediyor. Niye Love daha şanslı? Çünkü maç başına 15.5 ribaund almak sapıklıktır başka birşey değil. Otomatikman insanın aklında kalıyor Love'ın bu performansı. Rodman'dan beri sanırım bir tek Ben Wallace geçmişti 15 ribaundu. Sayı kategorisindeki 7 sayılık artış da cabası. Bunun yanında üçlüklerini de geliştirdi. Fakat dakikalarındaki artış, Minnesota'nın temposu ve takımının rezil durumu onu biraz gözümden düşürüyor. Bütün bunlara rağmen benim 2 numaralı adayım kendisi. Öte yandan Eric Gordon'a bakıyoruz, 7 sayı fazladan gönderiyor rakip potalara. Yetmezmiş gibi müthiş geliştirdiği penetre yeteneğiyle hem asistlerini arttırdı hem de serbest atış çizgisine maç başına 7 kere gitmeye başladı. Baron Davis ve Griffin'e sahip olan takımda 1 numaralı opsiyon yaptı kendini. Ayrıca bir guard için mükemmel olan %46.8'lik bir şut yüzdesine sahip. Takımının yaptığı çıkıştaki katkısı da göz önüne alınca, ben onu Love'ın ufacık bir adım önüne koyuyorum. Ancak popülerlik ve akılda kalıcılık bakımından Love'ın çok gerisinde kalacağı için oylamada Love seçilecektir diye düşünüyorum. Zaten o da Gordon kadar hakediyor. /Can


- İstatistiklerindeki artış birbirine benzer çok oyuncu olduğu için, epey aday gündeme geliyor söz konusu MIP olunca. Takdir edersiniz ki bu artışlar ödülün sahibini belirlemede önemli bir faktör. Ancak elbette bunun yanı sıra birçok argüman dahil oluyor olaya. Öncelikle kendi kriterlerimi yazayım. Sonuçta bu ödül bireysel performansın takdiri olduğu için, oyuncunun takımını taşıyabilmesinin çok büyük bir önemi olduğunu düşünmüyorum. Bireysel olarak en çok gelişme gösteren oyuncular içerisindense, oyuncunun evrildiği seviye önemli benim gözümde. Örneğin bir bench oyuncusu veya rol oyuncusuyken takımın önemli bir silahı haline gelen Augustin, Matthews, Dorrell Wright gibi isimlerdense, All-Star seviyesindeyken bir kademe daha atlamayı başarabilen oyuncuları daha önde tutuyorum. Yine aynı sebepten, büyük gelişme gösteren yukarıdaki isimlerin yanı sıra adaylarımdan Beasley’i de eliyorum. Bir ara aklıma Nick Young geldi ama yok artık deyip geçtim. Felton’ı favori göstermeme sebebim ise, kendisinin de Amare gibi sistemden nemalandığını düşünmem. Geçen seneye oranla çok daha fazla şut deniyor ve bu sebeple isabet oranı düşmesine karşın sayı ortalaması arttı.

Geriye 4 isim kalıyor benim listemde: Rose, Love, Westbrook ve Gordon. Kevin Love istatistiksel olarak en büyük çıkışı yapan oyuncu belki ama bu muazzam artış, aldığı süreler ve kendisine biçilen rolden kaynaklanıyor. Oyun olarak zaten geçen sene de bu seviyedeydi, sadece yeterli süreyi bulamıyordu. Rose ve Westbrook ise geçtiğimiz sene itibariyle yıldız seviyesine yükseldi ve bu sene isimleri MVP adayları arasında geçiyor. Westbrook takımı için en az Durant kadar önemli bir oyuncu haline geldi ve üstlendiği sorumluluğu başarıyla yerine getiriyor. Hatta Durant'in yokluğunda takımına deplasman turnesinde önemli galibiyetler kazandırdı falan... Ancak Westbrook zaten geçtiğimiz sene Lakers serisinde rakibine kök söktürmüş ve bu seviyelerde bile kendini ispat etmişti. Keza Rose da aynı şekilde geçtiğimiz senelerde playoff seviyesinde kendini göstermişti. Bu sebeple yakaladıkları çıkış benim gözümde Gordon'ınki kadar değerli değil. Clippers'ın çok fazla maçını izleme fırsatı bulduğum için rahatlıkla söyleyebilirim ki Gordon, oyununu baz alırsak Rose ve Westbrook'un altında değil. Sürelerinde çok kayda değer bir artış yok, takımdaki rolü değişmedi, aksine Davis, Griffin gibi kendini gölgede bırakabilecek isimlerle aynı takımda. Ancak takımına çok faydalı oluyor, nerede ne yapması gerektiğini biliyor, çok sade oynuyor ve en önemlisi oldukça efektif. İstatistiklerindeki artışı da hesaba kattığımda benim MIP adayım Eric Gordon. /Soner

18 Ocak 2010 Pazartesi

Kendini Bilmek

Birçoğunuzun haberi vardır, nitekim üzerinden 3-4 gün geçti. Smaç yarışmasındaki 4 adet yerin sonuncusu için Eric Gordon ile Demar DeRozan çaylaklar All-Star maçının devre arasında kapışacaklar. İkisi de yanılmıyorsam 2'şer smaç yapacak. Her neyse konumuz o değil. Zaten DeRozan pota dibinden düz smaçlar basıp, Eric Gordon da inanılmaz yaratıcı birşeyler çıkarmazsa, DeRozan rahatlıkla kalmalı smaç finaline.

Konumuz Eric Gordon'ın açıklamaları. Smaç yarışmasına katılmak için DeRozan ile kapışacağını öğrendiğinde şunları demişti Gordon: "Şaşırdım denilebilir. Öyle iyi bir smaççı değilim. 2-3 maçta 1 güzel bir smaç basarsam basarım, o kadar. Ailem, benim 3'lük yarışmasına katılacağımı düşünüyordu. DeRozan müthiş atletik. Zaten onun oyun stili o. En iyi yaptığı şey smaç basmak." Ben de Gordon'ın isminin geçtiğini görünce haberde, tıpatıp şu açıklamalarının aynısını düşünmüştüm, hatta "Ne işi var?" diye de eklemiştim üzerine. Üçlükte yarışsa, daha mantıklıydı kesinlikle.

Aynı şekilde Durant de kendisine "Smaç yarışmasına katılmayı düşünüyor musun?" şeklinde soru soran basketbolseverlere blog'undan şunları demişti: "Ben kendimi iyi smaç basan bir oyuncu olarak görmüyorum. Maçlarda bile doğru düzgün smaç basmıyorum." Ardından da basına şu demeci vermişti: "Shannon Brown, LeBron, Gay, Dwight Howard, Nate Robinson, bu oyuncuların hepsi zirvede ben ise daha dağın eteklerindeyim, yeni yeni tırmanmaya çalışıyorum."

İnsanın kendisini tanıması ne güzel birşey ya hakikaten. Saygı duyuyorum bu şekilde açıklamalarda bulunan oyunculara. Aynı şekilde maç esnasında da yapabilecekleri ve yapamayacakları işleri ayırt ediyor bu oyuncular. İşte o zaman parkede hataları azalıyor ve üst düzey oyuncular olma yolunda ilerliyorlar. Ayrıca kendilerini tanımaları, eksiklerinin üzerine gidip çalışarak bu özelliklerini gidermelerini de sağlıyor. Durant'te bunu üçlüklerde gördük. Son zamanlarda da güçlenme çalışmalarına ağırlık vermiş.

Bu arada fotoğraftan gördüğünüz üzere geçen sene kazandığı "Eşşek" yarışmasına katılacakmış Durant bu sene de...

17 Ocak 2010 Pazar

LeBron'dan Örnek Davranış

LeBron'un bazı kendini beğenmiş hareketlerini, hakemlerin onu kayırmasını falan burada sık sık eleştirdiğimi görmüşsünüzdür. Tabii oynadığı oyuna laf edilemez o ayrı konu. Ama bunun dışında bir özelliğiyle daha dikkatimi çekiyor James: Maçlardan önce ve sonra beğendiği genç oyuncularla konuşması, onlara moral vermesiyle. Dünkü Clippers maçından önce ısınırken Blake Griffin'in yanına gidip "Döneceğin güne konsantre ol, çok iyi olacaksın" tarzında birşeyler dedi. Maçtan sonra da, 48 dakika boyunca Cavs'in kontrolü aldığı her an ortaya çıkarak buna izin vermeyen Eric Gordon'un yanına giderek birşeyler söyledi ama ne dediğini bilmiyorum.

Daha önce de Eric Maynor, Gallinari ve Tyreke Evans'a karşı bu tarz sıcak yaklaşımlar sergilemişti. Bu konuda LeBron çok büyük takdirimi kazandı.