BIY AD

Arenas etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arenas etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Şubat 2011 Pazartesi

Marquis Daniels'ın Bahtsızlığı


Link

Maalesef bu gece Magic-Celtics maçında şanssız bir pozisyon yaşadık. Marquis Daniels her maçta 10 kere gördüğümüz bir pozisyonda kafasını Arenas'ın göğsüne çarptıktan sonra yere yığılıp kaldı. Tamamen kontrolsüz düştüğünü gördüğüm için korkmuştum bayıldı veya beyin sarsıntısı geçirdi diye. Ancak daha sonra sedye ile kaldırılırken anladık ki boyun/omurga ile ilgili bir problemi var. Neyse ki Amerikalılar'ın konu insan sağlığı olunca işlerini inanılmaz ciddiye almaları bu tür sakatlıkların ileri seviyeye taşınmasına engel oluyor.

Henüz resmi açıklama yapılmamış olsa da kaynaklardan öğrenilene göre omurgasında bir hasar varmış ve en az 1 ay kaçıracakmış Daniels. Ancak bu sürenin üstüne çıkması da kesinlikle şaşırtmamalı kimseyi. Zira çok hassas bir konu omurga sakatlıkları. Örneğin TJ Ford'un geçmişte az kalsın kariyeri bitecekti. Tabii onun olayı çok daha ciddiydi, böyle ufak bir darbe değildi. Neyse efendim çok acil şifalar diliyorum Daniels'a. Bu sezon görürüz inşallah yeniden parkelerde. Ayrıca aklıma direk benzer bir pozisyon geldi geçtiğimiz ilkbaharda yaşanılan. Daniels kafayı yine Gortat'nın göğsüne gömmüştü ve beyin sarsıntısı geçirip maçı tamamlayamamıştı. Üzerine de 3-4 maç kaçırmıştı yanılmıyorsam. Pozisyonlar inanılmaz benzer ama bu seferki omurgayla ilgili bir durum. Kariyeri boyunca sakatlıklardan çeken bu adam umarım artık bu tür şanssızlıklar yaşamaz ancak kendisi biraz cam adam gibi maalesef.

Not: Şu alttaki videoda Daniels'la dalga geçiliyor adeta, onu falan boşverin sadece pozisyonların ne kadar benzer olduğunu hatırlamak için izleyin...


Link

2 Ocak 2011 Pazar

Açtı Yine Ağzını


NBA'de verdiği röportajlarla kullandığı kelimeler ve kurduğu cümlelerle ilgi odağı olan oyuncu Arenas olmuştur. Tuttuğu blogda yazdıklarına kadar olay olan Arenas geçen sezon karıştığı silahlı vaka ile de NBA kariyerinde tavan yapmıştı. Hoş belki bunlar kadar ilgi çekici bir hadise değil ancak yine de düşüncesizce verdiği bir röportaj gündemde şu sıralar.

Arenas'ın ESPN'e verdiği bir röportajda aslında kötü bir niyeti olmamasına rağmen bir gaf yapıyor. Arenas'a yöneltilen Stevenson, Haywood, Jamison gibi eski takım arkadaşları ile görüşüp görüşmediği sorusuna Arenas'ın cevabı hayli ilginç olmuş. Nick Young ile halen görüşmeye devam ettiklerini ve sık sık telefonlaştıklarını belirten Arenas ağzından Young'ın sözlerini kaçırmış. Young'un Lewis hakkındaki 'Burada çok mutsuz, Wizards'ta iki hafta bile dayanamaz çünkü dünyanın sonunun geldiğini düşünüyor.' düşüncelerini röportajda söylemiş bulundu Arenas. Bu açıklama ile beraber hem Lewis'in kısmen psikolojik durumunu gözler önüne serdi hem de kendisine karşı özel şeyler anlatan Young'ın düşüncelerini açıklayarak onu ortaya attı. Bakalım ilerleyen günlerde bu açıklamalarına Young yada Lewis cephesinden cevap gelecek mi?

28 Aralık 2010 Salı

İmkansız Şut


Link

Karşınızda dün gecenin en ilginç olayı. Arenas'tan başkası imza atsa şaşardım zaten. Çemberin ön tarafından sektikten sonra şut saatine çarpan top, geri dönüp basket oluyor. Elbette şut saatine çarptığı zaman top oyun alanı dışına düşmüş gibi kabul edildiğinden basket iptal ediliyor. Magic oyuncuları hafif yalandan "Ama çocuk o kadar uzaktan soktu işte kabul ediverin" şeklinde itiraz ederlerken, Arenas'ın ciddi ve ısrarla yaptığı itirazlar dikkat çekiyor. Artık gözleri kaç numara bozuksa, şut saatine çarpmadığını iddia etti topun uzun süre.

Bu arada seyircinin tepkisine de dikkat etmenizi öneririm. Yarım saniye arayla "Aaaaah" ve "Oooooohhh". Premier Lig'de maç izliyormuşum gibi geldi bir an.

24 Aralık 2010 Cuma

Ufak Bir Magic-Spurs Analizi

Gün içerisinde "NBA'de Bugün" bölümünde değinilecektir ama ben maça dair küçük bir analiz yapayım erkenci okurlarımız için. Dün gece Denver'a karşı çok tempolu bir maç oynayan San Antonio bu gece Orlando engelini aşamadı ve farklı bir mağlubiyet aldı. Evet, maçın kilit noktalarından biri buydu, Spurs'ün yorgunluğu. Maça çok iyi başlamışlardı ancak dakikalar ilerledikçe guardları düştü. Fastbreakten bulunan sayılarda rakiplerine 30-2 ile ezilmeleri de yorgun olduklarının bir göstergesi. Sene başından beri benchten iyi katkı alıyorlar ama takımın ana silahları çok yaşlı ve Popovich'in oynattığı sistemde bu tür back to backleri kayıpsız geçebilmeleri biraz da maçın erken kopmasına bağlı olacaktır ilerde. İlerde diyorum çünkü şimdilik herhangi bir sorun yok, işler yolunda. Ama sezonun sonlarına doğru takımın ana parçalarının aynı tempo, sağlık veya formlarını koruyamama ihtimali çok yüksek.

Maçın kaybedilmesinde bir diğer etken ise Arenas'tı. Parker karşısında hem savunmada hem hücumda bocalayan Jameer'in yerine oyuna girerek ivmeyi bir anda Orlando lehine değiştirdi. Peki güven veriyor mu diye sorarsanız gönül rahatlığıyla hayır derim. İki ucu keskin bir bıçak ve şutları girmediğinde o bıçak Orlando'ya saplanacaktır. Şimdilik sadece Magic formasıyla ilk iyi maçını çıkardı diyebiliriz Arenas için. Aslında bu son söylediğim takasla gelen diğer isimler için de geçerliydi. J-Rich post oyunlarından bulduğu sayılarla, Hidayet ise özellikle maç koptuktan sonra skora oldukça katkı yaptı.

Hidayet demişken biraz değinelim ona da. Maç içinde birkaç dakika haricinde kısa forvet olarak görev aldı. O dakikalarda Bonner ile eşleştiği için de gayet akıllıcaydı 4 numara oynaması. Hidayet'in maçın genelinde Jefferson'ı savunduğunu da belirtelim. Son yıllarda oyunu iyice şuta dayalı olan ve içeri kolay kolay penetre girişiminde bulunmayan Jefferson, Hidayet'in savunabilmesi için biçilmiş kaftandı. Nitekim çok da sorun çıkarmadı ama aynı durum Hidayet hızlı bir üç numarayı savunurken geçerli olmayacaktır. Hücumda ise Jameer kadar oyun kurma görevini üstlendi ve bunda da başarılı oldu. Maçın sonlarına doğru birkaç şut soktu ama şut güvenini yeniden kazandığını söylemek henüz iyimserlik olur. Maçın en ilginç anı ise Howard'ın Quinn'i 12'den vurmasıydı. Benzer isabetleri serbest atışlarda da bekliyoruz kendisinden.


Link

22 Aralık 2010 Çarşamba

Takas Sonrası Maçlarda Orlando'nun Yapısı

Bildiğiniz gibi Orlando Magic kadrosuna 3 yeni isim kattı ve kadro yapısını büyük oranda değiştirdi. Lewis, Carter, Pietrus, Gortat gibi kadronun önemli parçaları gitti ve yerlerine Arenas, J-Rich, Hido, Clark gibi isimler geldi. Herkes değişen Orlando Magic'in ne yapacağını merak ederken onlar takastan 1 ve 2 gün sonra iki önemli rakiple (Atlanta-Dallas) karşılaştı ve bizim de az çok kendileri hakkında fikir sahibi olmamızı sağladı. Can Abi takastan sonra detaylı bir analiz yapmıştı kağıt üstünde, ben de bu iki maçı izledikten sonra değinmek istedim konuya. Buyrun analizimize başlayalım:

Öncelikle Hido'dan başlamak istiyorum. Kendisi hakkında söylenecek çok şey var çünkü. Atlanta maçı başlarken Atlanta televizyonu Hido hakkında "Orlando'nun final yürüyüşünde en büyük pay sahiplerinden biri" ve "Dwight Howard'ı oynadığı oyuncular arasında açık ara en iyi anlayan isim" tarzı cümleler kurdu. Son zamanlarda Hidayet'in Amerika'da inanılmaz eleştirildiği, hatta bu eleştirilerin dalgaya vardığını düşünürsek Hidayet'in yaptıklarının unutulmadığını görmek sevindiriciydi. Hidayet son 1.5 seneyi çok kötü geçirse de bu dalga geçmeye kadar varan eleştirileri hak etmediğini düşünüyordum. Her neyse bunlar saha dışı etkenler ve Hidayet'in Orlando formasıyla kendini tekrardan göstereceğini düşünüyorum.

Saha içinde ise ilk dakikalarda Toronto günlerinden kalma bir rolde izledik Hidayet'i. Nelson takımın direksiyonundayken Hidayet "corner jumper" fazlası değil gibiydi. Zaman zaman direksiyona geçse de Atlanta maçı genelinde Orlando'daki o eski rolünden uzaktı. Daha çok savunmaya ve ribaundlara kanalize olmuş, hücumdaki karmaşadan uzak durmaya çalışan bir Hido izledik eski takımına dönüş maçında. Ancak bu sabah oynanan Dallas maçının büyük bir kısmında hücumun direksiyonunda Hido vardı ve Hido'da bu rolün karşılığını -sezonun en yüksek rakamı olan- 8 asistle verdi. Dwight Howard'ın da 19 şut kullandığını ve indirilen topların çoğunun Hidayet'e ait olduğunu belirtmek lazım. Tabii bütün takımın özellikle bu iki maçta Howard'ı kullanmakta başarılı olduğunu -tabii ki Hido önderliğinde- da es geçmek olmaz.

Hidayet Dallas maçında hücumda olduğu kadar savunmada da oldukça etkiliydi. İlk çeyrekte Nowitzki'yi savunurken aldığı 2 faulden sonra, ikinci çeyrekte 3 numarada oynayan Hido'yu, 2. devre başında tekrar 4 numarada ve Nowitzki'nin karşısına koydu Stan Van Gundy. Bende SVG'yi bu tercihi yüzünden eleştireceğimizi düşünüyordum ancak Hidayet ikinci yarıda öyle bir savunma yaptı ki Dirk Nowitzki'ye benim bile ağzım açık kaldı. Top çaldı, blok yaptı, şutunu bozdu ve Nowitzki'yi ritimden çıkardı. Atlanta maçında da Josh Smith karşısında savunmada iyi iş yapan Hido, Alman yıldız karşısında savunma performansını maximuma çıkardı. Ancak Hidayet'in hücumda üzerindeki o ölü toprağı atamadığını da belirtmek lazım. Şut ritmini bulması için zamana ihtiyacı olduğu açık.

Hido hakkında söylediklerimi toparlamak gerekirse, Hidayet beklendiği gibi takıma en çabuk adapte olan isim oldu. Ancak kafamda bir iki tane soru işareti var, Hido hakkında. Stan Van Gundy'nin "Karşımızda kısa bir beş yoksa, Hido 4 numara oynamayacak" açıklamalarının ardından Hido'yu Dallas maçında 4 numarada başlatması tek maçlık -Dirk'ü savunması için- mı yoksa Hido 4 numarada başlamaya devam mı edecek? Bir diğer soru işareti ise savunması. Hidayet bu savunma performansını devam ettirebilecek mi yoksa bu eski takımına dönmesinin gazı mı? Bunun cevaplarını görebilmemiz için önümüzdeki maçları takip etmek gerekiyor. (Stan Van Gundy, Bass ile Howard'ın aynı anda faul problemine girmemesi için Hido'yu uzun forvete monte ettiğini söyledi. Muhtemelen Magic bir uzun daha ekleyene kadar kadroya, Hedo'yu beklediğimizden daha sık izleyeceğiz 4 numarada / Can)

Hidayet'i bir kenara bırakıp takıma diğer katılan oyuncuların ilk iki maçlık performanslarını da değerlendirmek gerekiyor. Özellikle Arenas'ın Orlando kariyerine çok kötü başladığını belirtmek lazım. Şut isabet oranının yerlerde sürünmesi bir yana tercihlerinin kötü olduğunu da belirtmek lazım. Topu elinde tutmaya alışık olan Arenas, o rolden uzaklaşınca topu eline aldığı an potaya atma isteği duyuyor. Nelson, Hido, Arenas gibi topa hükmettikçe performansı artan oyuncuların yanı sıra Reddick gibi, J-Rich gibi topu elinde fazla tutmadan skor üretebilen isimlerin performansları da önemli ki hala arayışlarda olan Stan Van Gundy'nin bu ikiliye Dallas maçında fazlasıyla süre vermesi -ki ikisi de ilk beşte başladı- SVG'nin de bu iki isme önem verdiğini kanıtlar nitelikte.

Bu takım için en önemli parçalardan biri de kesinlikle Brandon Bass. Dar uzun rotasyonunda Howard dışında önemli katkılar verebilecek tek isim belki de. Ancak onun da rolünü kavramakta sıkıntı çektiğini düşünüyorum ki Atlanta maçının ilk yarısında takımın en çok şut kullanan ismi olması Orlando sisteminin oturmamasının yanı sıra Bass'in de rolünü kavrayamamasından kaynaklanıyor. Ancak rolü iyi belirlendiği zaman Bass, hem orta mesafe şutlarıyla, hem de ribaund katkısıyla Howard ile birlikte çok iyi bir ikili olacaktır. Ayrıca Orlando'nun uzun arayışlarını sürdürdüğü ve Turiaf, Battie isimlerinin gündemde olduğu da yazılıp çizilenler arasında. Stan Van Gundy'nin aklında var mı bilmiyorum ama Phoenix ile yapılan takasta gelen Clark'ın Dallas karşısında aldığı sürede iyi işler yaptığını da belirtmek gerekiyor. O da rotasyona girebilir ilerleyen günlerde.

Toparlamak gerekirse, Orlando'nun bu takviyelerle birlikte şampiyonluk adaylarından biri olduğunu düşünüyorum. Ancak Arenas gibi, Bass gibi isimlerin rollerinin doğru belirlenememesi ve oyuncuların bu rolleri benimsemesi şimdilik ilk öncelik olmalı Stan Van Gundy için. Doğru yapılandıklarında kesinlikle çok iyi bir kadroları var ve benim gözümde de ligin sempatik takımlarından biri oldular. Takipteyiz.

19 Aralık 2010 Pazar

Yeni Çehresiyle Orlando Magic (Analiz)

Çoğu analizim gibi, kısa tutmaya çalışsam da bir hayli uzun oldu. Dişinizi sıkıp okursanız sevinirim.

Evet efendim, dün Hidayet, J-Rich ikilisinin ve Arenas'ın takaslarına tek tek değinmiştik blog'da. Bugün sırada kocaman bir Orlando Magic analizi var. Her zaman yaptığım gibi başta bir özetini çıkarayım takasın.

Gilbert Arenas (Wizards), Hedo, J-Rich, Earl Clark (Suns) --> Magic
Rashard Lewis (Magic) --> Wizards
Vince Carter, Pietrus, Gortat, 3 milyon $, 2011 ilk tur draft hakkı (Magic) --> Suns

Bu yazıda direk Magic'i ele alacağım, daha sonra kısa yazılar halinde Suns ve Wizards'a da değinirim. Efendim artık hepimiz biliyoruz ki, Vince Carter en son 2 sezon önce gerçek Vinsanity idi. Bir buçuk yıldır izlediğimiz Carter, hem Magic'in hem NBA severlerin beklentisinin çok ama çok uzağındaydı. Üstelik Hidayet'in yerine o geldiği zaman, Magic oyun kurmak açısından birkaç adım geriye gitmişti. Eh aldığınız yıldızın, ışıltısı sönmüşse, üstelik takım oyununun en büyük katalizörü Hedo'yu gönderip yaptıysanız bu takası, işler iyi gitmemiştir. Magic de zaten bir buçuk senedir şampiyonlukta adı geçecek seviyeden uzaktı. Bir hamle yapmaları gerekiyordu ve Hidayet, J-Rich, Arenas üçlüsünü takıma katmaya karar verdiler.

Carter'a değindim, biraz da Lewis'e değineyim. Blog'u uzun süredir takip edenler biliyordur. Rashard Lewis'in aldığı senelik 20 milyon dolar değerindeki kontratın ne kadar fazla olduğunu pek çok kere eleştirmişimdir. Bana göre böyle bir oyuncuya max kontrat vermek büyük salaklıktır. Max kontratı, takımı taşıyacak oyuncunuza verirsiniz. Rashard Lewis taşımayı geçtim, ikinci opsiyon olabilecek kapasitede bile değildi. Hele bu sene sergilediği oyunla bırakın maksimum kontratı, takımın 3. opsiyonu olmasını, ancak Ortalama bir playoff takımının rotasyon oyuncusu seviyesindeydi. Onu 3 senelik leş gibi kontratıyla kim alırdı? Ancak Arenas karşılığında Wizards alırdı herhalde.

Diğer ayrılan isimler ise Gortat ile Pietrus. Magic'ten gidenler arasında muhtemelen en çok aranacak olan adam Gortat. Çünkü hepinizin bildiği gibi artık Magic'in Dwight'ı yedekleyecek bir uzunu kalmadı. Tabii Ryan Anderson'ı ve Orton'ı saymazsak, ki bir zahmet saymayalım onları. Belki Bass kısa süreler pivot oynayabilir ama o da bildiğimiz cüce yani. Gortat dediğim gibi çok büyük bir eksik olacak ama kadroya bir pivot ekleyeceklerini düşünüyorum. Çünkü bir düşünün Dwight faul problemine girince ne olacak? Ben açıkçası düşünmek bile istemiyorum, SVG'nin de rüyalarına girer herhalde bu ihtimal. Şu 1-2 hafta içinde Dampier/Kwame tadında bir pivot gelecektir, daha doğrusu kesinlikle gelmeli. Pietrus ise en iyi dış savunmacısıydı. Onu da kaybettiler. Şimdi Pierce, Wade ve LeBron'u kim tutacak? Hedo mu, J-Rich mi, Redick mi, Arenas mı? Korkunç gerçekten. Yoksa fena savunma yapmasa da alacağı dakikalar iyice azalan Q-Rich mi? Barnes'ı Lakers'a kaptırmanın faturası bu diyebiliriz. En azından Q-Rich'ten daha güvenilir bir dış savunmacıydı. Şimdi rakibin en önemli silahını yavaşlatmakta sıkıntı çekebilirler. Tabii buna karşılık 1.5 senedir işin savunma tarafında yatan, perde geldiği zaman hayata küsen Carter yerine, J-Rich olacak ilk 5'te. Savunmasıyla ünlü olmasa da, Carter'la kıyas kabul etmez.

Gelelim yepisyeni Magic'imize. Bir kere Stan Van Gundy şunları açıkladı: Nelson ilk 5'te kalacak ve Hidayet uzun forvet pozisyonuna yerleşmeyecek ilk 5'te. Yani şu şekilde oluşuyor kadro: Nelson - X - Y - Bass - Dwight. Arenas, Hedo ve J-Rich'ten biri kenardan gelecek. Dün arkadaşlarla konuşurken, bu adamın kesinlikle Arenas olması gerektiğini söylüyordum. Çünkü Dwight Howard ile en çok beraber oynaması gereken isimler Hedo ve J-Rich. Birisinin Howard'la kimyası çok iyi uyuşurken, diğeri boş atış şansı bulmak için Howard'a gelecek ikili sıkıştırmalara ihtiyaç duyacak. Yanlarında iyi oyuncular yokken, bu iki oyuncunun da verimi düşüyor. Öteki yanda Arenas'a bakıyoruz, maçın herhangi bir noktasında tek başına üst üste 20 sayı üretebilecek kapasitede bir skorer ve bunu yapmaya alışık. Bench'ten gelip rahatlıkla yedeklerin liderliğini yapabilecek bir isim. Zaten Arenas da hemen "Bench'ten gelmeye gönüllüyüm" demiş. Bunu 'problem çocuk' sıfatından kurtulmak için mi yoksa gerçekten içinden geldiği için mi yaptığını bilemiyorum. Amacı sadece o sıfattan kurtulmaksa ve içten içe "Benim ne işim var bench'te?" diyecekse, Magic ve kendisi açısından kötü bir sonun başlangıcı olur.

Üstteki resimde Lewis'in gittiğini öğrenen Bass'in tepkisini görüyorsunuz. Kendime göre ilk 5'i yaptım yani: Nelson-JRich-Hedo-Bass-Dwight. Kenardan gelecek ana oyuncular da Redick, Arenas, Q-Rich ve Ryan Anderson olacak. En önemli değişiklik elbette üçlük atabilen kısa forvetten bozma bir 4 numarada yerine gerçek bir uzun forvetle oynayacak olmaları. Tabii Bass de biraz ufak kalıyor diyebiliriz ama Lewis'ten 8 kat iyi savunma yapıp, rakiplerini box-out ettiğini unutmayalım. İki sezondur blog'dan SVG'ye bağırdım çağırdım Bass daha çok oynamalı, bench'te ne işi var diye. Sonunda beni dinledi bıyıklı babacan koçumuz. Ben ezelden beri şunu savunurum. Bir takım kısa forvetten bozma bir uzunla oynamamalı. Ha elbette bu tür oyunculara ihtiyaç var ve maç başına 20-25 dakika arası bir süre onlarla oynanabilir. Ama bu oyuncuları ilk 5'te başlatıp ana stratejinizi böyle belirleyince, rakibin uzun forveti sizin 4 numaranızı denize döker. Tabii elinizde Rasheed Wallace gibi üçlük atabilen gerçek bir uzun varsa olay bambaşka bir boyut kazanır, ayrı konu... Kısacası Magic doğru yolu buldu diyebiliriz. Rakipler kısa 5'le oynadığı zaman Hedo'yu 15-20 dakikalığına uzun forvette oynatacak Stan Van Gundy. Belki Anderson da Dwight'ın yanında görev yapar biraz. Ama sonuçta Bass maçların büyük çoğunluğunda boyalı alanda Dwight'a yardımcı olacak. Bass, Lewis gibi üçlüğe çıkabilecek menzile sahip değil belki ama Dallas'tan beri müthiş bir orta mesafe şutu var kendisinin. O nedenle içeride Howard'a yeterince alan kalacağını düşünüyorum.

Hedo ve uzun rotasyonuna değinmiş olduk. Kaldı geriye guard rotasyonu J-Rich ile Arenas. Aslında bu noktada SVG'nin elindeki opsiyonlar bol gibi gözüküyor ama aynı zamanda pek çok kısıtlama var. Öncelikle süre açısından bir problem var. 1-2-3 numaralı pozisyonlar için tam 6 aday var ki Duhon'u katmadım bile. Redick 20, Q-Rich 15 dakika bile alacak olsa, Hidayet 10-15 dakikalığına 4 numaraya kaymadan herkesi mutlu edecek kadar dakika çıkmıyor. Bunun dışında mesela J-Rich'in skorer kimliği ön plana çıkmayan bir oyun kurucuyla oynamasının çok daha verimli olacağını düşünüyorum ben. Magic'teki iki kötü seçenek arasında Nelson, J-Rich'in verimliliği için daha mantıklı gibi duruyor. Zaten Hidayet'in top dağıtımına olan katkısı da J-Rich'in işine yarayacaktır. Kısacası her şekilde yukarıda değindiğim gibi Arenas'ın kenardan gelmesi en mantıklı seçenek bence. Sorun bununla kalmıyor, eski lakabıyla Agent Zero, kenardan gelse bile elbette Nelson ile aynı anda sahada bulunacaktır en az 20 dakika. Bu süreçte, rakiplerin iri şutör guard'ları, bu ikiliye karşı şov yapabilirler. Hücumda bile ikisinin nasıl geçineceği meçhul ama Nelson'ın SVG'nin sisteminde, topsuz oyunda başarılı olduğu dönemler vardı. Bu açıdan çok büyük bir problem çıkacağını düşünmüyorum. Son problem ise şu: Celtics 2 sayı önde, maçın bitimine 3 dakika var, geri alanda hangi oyuncularla maçı bitireceksiniz? Daha doğrusu kim kenardan izleyecek? Bana kalırsa, maç sonlarını çok da iyi oynamayan Nelson veya son toplarda başarılı olsa da benim asla güvenemediğim J-Rich kenarda olmalı. Ancak kenardaki isim J-Rich diye varsayarsak, az önce yazdığım gibi oyun alanında Nelson-Arenas'a karşı rakip şutör guard'lar bayram edebilir. Yani kısacası SVG'nin vermesi gereken pek çok karar var. Üstelik bu kararları verirken, bütün oyuncuları da mutlu tutması gerekiyor. Nasıl bir denge sağlayacağına dair hiçbir fikrim yok.

Toparlamam gerekirse; Orlando'nun son 1.5 senede yaptığı ikinci ciddi takası olumlu karşıladığımı söylemeliyim. Vince Carter yanlışından (ki ben ilk yapıldığında doğru olduğunu düşünüyordum) çabuk döndüler. Gelecek vaat etmeyen bir stratejide ısrar etmenin mantığı yoktu. Magic'in yaptığı şey belli. NBA'de ve hatta dünyada boyalı alanı en iyi koruyan oyuncunun üzerindeki savunma baskısını Bass-Lewis değişikliği ile azalttılar ve geri kalan 3 oyuncuyla da çok büyük bir ofansif güç elde ettiler. Hedo'yu değişiklik olarak saymayalım, eski Golden Stateli Arenas ile J-Rich'in takıma ne kadar çabuk ve iyi uyum sağlayacakları Magic'in gidişatını belirleyecek. Elbette takımın 4 dış şutörden 3'e düşünce bir dönem afallamasını da bekleyebiliriz. Yani bu takasların sonucunu şimdiden bilmemizin imkanı yok. Ama Stan Van Gundy 1-2-3 rotasyonunu iyi oturtabilirse, Magic 2 gün önceye göre daha korkutucu bir takım oldu diyebilirim.

16 Aralık 2010 Perşembe

Atmayın Demiyorum Hobi Olarak Yine Atın

Dün gece istatistikleri falan incelerken gözüme çarpmıştı, yazayım demiştim ama bir türlü vakit bulamamıştım. Fırsat bulmuşken karalayım istedim. Sene başından beri şut istikrarını yakalayamayan ve takımlarını bu anlamda baltalayan isimlere baktığımızda isim olarak şaşıracağımız ama biraz düşündüğümüzde "aslında doğru" diyebileceğimiz oyuncular var. Yazının içeriği bu oyunculardan birkaçı hakkında hafiften analiz ama daha çok istatistik ağırlıklı olacak. Sözü uzatmadan geçelim kahramanlarımıza:

Brandon Roy (.399):
Sezona fena başlamamıştı aslında Roy. Hatta kolay fikstürün de etkisiyle bir ara sayı krallığında üst sıralarda gezindi ama bu form grafiği uzun sürmedi. Özellikle sakatlık sonrası dönüşünde fena çuvalladı, sakatlığa bir de Matthews'in takıma katkısı eklenince muhtemelen moral olarak da çöktü. Çünkü senelerdir takımın şutör guard pozisyonundaki tek önemli skor opsiyonu olan bu genç adam ilk defa kendisi kadar skor patlayıcılığına sahip bir kısayla aynı rotasyonu paylaşıyordu. Yine sakatlığının bir sonucu olduğunu düşündüğüm oyun stilindeki farklılık şut yüzdesinin düşmesindeki en büyük etken. Zira Roy artık penetre girişiminde çok az bulunuyor ve hücumunu tamamen şut üzerinden götürüyor şu sıralar. Kariyerinin ribaund, asist ve şut yüzdesi kategorilerinde en kötü sezonunu geçirdiğini de ekleyelim.

Brandon Jennings (.399):
Bir Brandon daha. Ama bu Brandon yukarıdaki kadar şaşırtıcı değil. Hatta geçen seneye oranla şut yüzdesinde artış var ama bu artış ligin en kötülerinden olmasını engellemiyor. Hiçbir zaman takımını oynatan bir guard olamayacağını yavaştan hissettirmeye başlayan Jennings şutlarında da isabet bulamayınca çekilir gibi olmuyor doğrusu. Kendisine ait şaka gibi bir istatistik daha verelim. Jennings bu sezon oynadığı 23 maçın yalnızca 3 tanesinde %50 ve üzerinde şut atmış. Hazır Milwaukee'yi uramışken, sezonun bu kategorideki en kötü ismi olan John Salmons'ı da anmadan geçmeyelim.

Wall-Arenas (.400):
Sezon başında Wall, devamında Arenas kimi zaman ise ikisi birden sahne aldı Washington'ın guard pozisyonunda. İki oyun kuruculu takımın hücumda organize olmaktan ne kadar uzak olduğu istatistiklerle göz önüne seriliyor. Wall %40, Arenas %39'la şut atıyor. Hal böyleyken Wizards'ın ligin dibine demir atması da şaşırtmıyor insanı. Yalnız, arada Hinrich kaynayacak gibi görünüyor. Çünkü zaman zaman 3 numarada oynayan Hinrich'in, Wall döndükten sonraki akibeti pek belirli değil şimdilik.

Richard Hamilton (.414):
Ligde en sevdiğim isimlerdendir Hamilton ve kariyeri boyunca istikrarlı olmuştur şutu, hatta orta mesafe şutu en güven veren oyunculardan da biridir halen. Ama oyun kurucu bozuntusu Stuckey'in organize ettiği Detroit hücumlarında son 2 senedir bariz bir düşüş oldu Hamilton'ın şut yüzdesinde. Bu sene an itibariyle ligin en kötü şut atan oyuncularından biri olarak görünüyor kendisi ama Detroit hücumlarının ne kadar ağır, ne kadar dezorganize olduğunu bildiğim için, biraz da kendisine duyduğum sempatimin etkisiyle yukarıdaki isimlerin biraz dışında tutuyorum Hamilton'ı.

OJ Mayo (.404):
Mayo da ligin en düşük yüzdeyle şut atan oyuncularından biri. Hollins'in sene başından beri Mayo için farklı planlar kurduğu belliydi. Yaz liginde bir ara oyun kurucu olarak denedi, sezona 2 numara pozisyonunda görev vererek başladı ve yaklaşık 15 maçtır kenardan oyuna sürüyor. Takımdaki rolü bu kadar belirsiz olan bir oyuncunun düşük yüzdeyle şut atmasında oyuncuya kabahat bulmak biraz acımasızca olur. Kaldı ki Mayo kısa kariyeri boyunca istikrarsız dönemler yaşasa da böylesine kötü şut yüzdesiyle dibe vurmamıştı. Tıpkı Hamilton gibi Mayo'nun da bu kötü formunun oluşmasında yan etkenlerin daha çok rol aldığını düşünüyorum.

Tyreke Evans (.391):
Yeni jenerasyonun en önemli skorerlerinden biri olan Tyreke de sezona kötü başlayanlardan. Kings organizasyonunun ümitlerinin sekteye uğramasını sağlayan ikiliden de kısa olanı. Hatırlayacağınız gibi Tyreke-Cousins ikilisi üzerine takımı kurmayı planlıyorlardı sene başında. İlk beşinde Donte Greene, Luther Head gibi isimleri barındıran bir takıma veya bu oyuncuları ilk beş diye oyuna süren koça belki çok bile Tyreke'in performansı. Ama rookie sezonuna göre performansının bu kadar düşmesi de kabul edilir bir durum değil.

15 Haziran 2010 Salı

John Wall Wizards'da, Arenas Nerede?

Wizards draft'a katılacak oyunculardan sadece John Wall'u kampına davet edip çalıştırdı. Başka hiçbir oyuncuya bakmayacaklar bile. Aynı şekilde Wall da diğer takımların çalışmalarına katılmadı. Yani resmi olarak açıklanması yasak olsa da, Wall'un ilk sıradan daha yeni el değiştiren Wizards tarafından seçileceği kesinlik kazandı.

Takımın yeni sahibi Ted Leonsis taraftarlara Arenas'ı yeniden kabullenmeleri, kucaklamaları için mesaj verdi. Arenas iyi oynayıp takım da iyi giderse (şu kadroyla pek mümkün değil) taraftarlarla belli bir oranda barışacaktır. Ama tabii sorun şu; Arenas takımda kalacak mı? Bana göre kalmamalı ve kalmayacak. Çünkü Flip Saunders hücumu tamamen Wall'un üzerine kuracaklarını açıkladı. Bu da Arenas'ın şutör guard'a kayacağı ve elinde yeterince top tutamayacağı anlamına geliyor. Aslında şutör guard'a kayması ilk bakışta problem değilmiş gibi gözüküyor, çünkü kendisi oyun kurucu vücuduna hapsedilmiş bir şutör guard esasında. Yanılmıyorsam kolejde de şutör guard oynamışlığı vardı, bir maçta duymuştum galiba. Ama NBA'de oyun kurucuları bile savunmakta zorlanan ve savunma yapmaktan hoşlanmayan Arenas, kendisinden daha yapılı ve 6-7 santim uzun şutör guard'lara karşı ne yapacak? Bunun yanında yıllardır 24 saniyenin ortalama 12'sinde falan topu elinde tutan bir adam tamamen catch and shoot tarzında bir rol nasıl oynayacak? Perdelerden çıkıp topu yakalayıp direk şuta kalktığı çok oluyordu eskiden de, hadi diyelim bu görevi becerebilecek bütün maç boyunca ama top elinde çok az kalacağı için mutlu olacak mı? Bunlar büyük soru işaretleri.

Bence Wizards'ın yapması gereken en temiz iş, Wall'u tek başına bırakıp Arenas'ı mümkünse bir genç ile 1-2 draft seçim hakkı karşılığında göndermek olacak. En olmadı Arenas'ınkinden az buçuk daha iyi bir kontrata sahip ama daha düşük kalitede bir oyuncu alınabilir farklı bir pozisyona. Wall'u hem parkede hem de dışarıda Arenas'tan uzak tutmaları minimum risk içeren bir senaryo olur... Zaten raporlara göre, ligdeki tüm takımlarla Arenas için konuşuyorlar.

6 Nisan 2010 Salı

Arenas Hapisten Yırtamadı

Arenas'ın silah olaylarından sonra hapis cezası almadığını ve 30 gün klinikte geçireceğini yazmıştım. Ancak Arenas iki geceyi hapishanede geçirecekmiş. Bunun nedeni kliniğe sevkedilmeden önce sağlık kontrollerinin ve sınıflandırmasının yapılmasıymış. Bir diğer önemli nokta da "Normalde buraya girmen gerekiyordu ama kurtuldun, bir bak bakalım neye benziyor" mesajıymış.

Siciline "hapis cezası" diye işlenmedikçe Arenas hapiste kalacağı süre 2 gün yerine 15 gün bile olsa göbek atarak giderdi herhalde.

28 Mart 2010 Pazar

Arenas Seneye Wizards'da Kalıyor

Arenas'ın cezasını yazdığımda, Grunfeld'in bu sezon içinde "Arenas'a ikinci şans vereceğiz" açıklamalarını hatırlatmıştım. O nedenle Arenas'ın kontratını iptal etmeyeceklerini düşünüyordum. Cezadan sonra Grunfeld bir kez daha çıktı ve Arenas'ın gelecek sezon Wizards forması giyeceğini, kontratını iptal etmeyeceklerini duyurdu. Elbette bunun garantisi yok ama bu kadar ısrarlı açıklamaların ardından Arenas'ı kapı dışarı etmeye çalışmaları abuk olur.

Grunfeld'in bunları söylemesine rağmen ortada hala ufak soru işaretleri var. Çünkü bu sezon el değiştiren Bobcats'in ardından Washington Wizards'ın da satışının yakında tamamlanması bekleniyor. Yeni kulüp sahibinin Grunfeld'in işine son verip vermeyeceği haliyle şu anda belli değil. Ama ben Grunfeld'in özellikle bu sezon yaptığı temizlik operasyonuyla başarılı işlere imza attığını düşünüyorum.

27 Mart 2010 Cumartesi

Arenas 1.5 Yıl Hapisten Yırttı

Uzun süreler gündemi meşgul eden Arenas'ın silah olayında sona gelindi. Yargıç, Arenas'a şeker gibi bir ceza verdi. Şeker gibi derken, Arenas hapis yatmayacak yani onu kastediyorum. Cezası şöyle: 30 gün halfway house'ta geçirecek. Halfway house nedir peki? Şudur: Hapishaneden çıkanların veya uyuşturucu/alkol bağımlıların, geçmişlerini arkada bıraktıktan sonra belli bir süre yeniden sosyalleşmeleri ve topluma alışmaları için kurulmuş bir klinik. Bunun yanında 400 saat kamu hizmeti ve "Şiddet suçu mağdurları" fonuna gidecek 5000 dolarlık bir para cezası aldı. Kısacası özetle: Gilbert Arenas iki yıl gözetim altında tutulmak kaydıyla serbest bırakıldı. Bu süre içerisinde her hafta veya her ay bir yetkiliye rapor verecek Arenas. Amerikan hukuk sistemine %100 hakim değilim ancak Arenas bu iki sene içerisinde aynı suçu işlemesi halinde 1.5 yıl boyunca hapis yatacak benim bildiğim kadarıyla.

Herhalde hapis cezası almadığını öğrendiği an, NBA'de attığı bütün maç kazandıran basketlerin toplamından bile daha çok sevinmiştir. Yalnız ufak bir muhtemel problem var Arenas açısından: Halfway house cezası bile Wizards'ın, onun kontratını feshetme çalışmalarını başlatması için yeterli bir sebep olabilirmiş. Ama hem bu yol çok engebeli olacak gibi gözüküyor, zira oyuncular sendikası böyle bir çaba karşısında sonuna kadar Arenas'ın arkasında duracaklarını ve savaşacaklarınına dair sinyaller vermişti. Buna ek olarak Wizards genel menajeri Grunfeld Arenas'a ikinci bir şans vereceklerini açıklamıştı bundan yaklaşık 1 ay kadar önce. Ben bu iki nedenden dolayı Wizards'ın Arenas'ı atmaya çalışacağını sanmıyorum.

Kısacası tatlı sonla bitti diyebiliriz bu korku dolu yolculuk Arenas için. Zaten Crittenton'ın 'sözde' gözetim altında serbest bırakıldığı göz önüne alınınca, Arenas'ın hapis yatması bir hayli saçma olurdu bence. Haydi bakalım Agent 6, gelecek sezon herkese kendini yeniden kanıtlaman gerekiyor. Çalış, çalış, çalış...

23 Mart 2010 Salı

Arenas'a 3 Ay Hapis Gelebilir

Savcı Arenas'ın, silah olayının ortaya çıkmaması için Crittenton'a baskı yaptığını iddia etmiş. Ayrıca Arenas'ın bir başka takım arkadaşına attığı ve Crittenton'a göndermesini istediği bir mesajdan alıntılarla bunu desteklemiş. Arenas için 3 ay hapis cezası isterken, Arenas ise kamu hizmeti cezası karşılığında gözetim altında serbest kalmak için savaşıyor. Kamu hizmeti ne diye merak edenler: Filmlerde klasikleşen yol kenarlarını ve parkları temizlemek veya özürlü çocukların eğitimine katkıda bulunmak iki örnek olarak verilebilir.

Arenas'ın cezasına daha önce de yazdığım gibi, 26 Mart'ta yani bu Cuma günü karar verilecek. Ama şurası kesin artık, 3 ay hapis yatsa bile önümüzdeki sezon Arenas'ı parkelerde göreceğiz. Baştan beri 6 ay veya üzerinde bir süre hapis cezası alması çok ufak bir ihtimaldi zaten.

Tabii ki Crittenton'a baskı yaptığı iddiası, Arenas adına iyiye doğru bir gelişme değil ama ben halen hapis cezası alacağına inanmıyorum. Alsa bile, Wizards genel menajeri geçtiğimiz ay Arenas'a Washington'da bir şans daha vereceklerini söylemişti. Wizards için, Agent 6'in kontratını feshetme yolunun oldukça engebeli gibi gözüktüğünü de belirtmeliyim. Arenas'ın ne kadar hırslı ve çalışkan bir oyuncu olduğunu bilmeyen yoktur herhalde. Ceza alsa da, almasa da gelecek sezona en iyi şekilde hazırlanıp hakkında konuşanların çenelerini kapamasını sağlamak için elinden geleni yapacaktır. Ama yazılan çizilen, hatta kendisi hakkında düşünülen şeylerin değişmesi hiç de kolay olmayacak.

12 Mart 2010 Cuma

Agent Six

Gelecek sezon forma numarasını değiştirecek tek oyuncu LeBron değil. Gilbert Arenas da ona katılmış. Ta kolej yıllarında ona "Sıfır dakika alırsın" dediklerinden dolayı, 0 numuaralı formayı giyen Arenas bu sezon yaşadığı olaylardan sonra forma numarasını 6 olarak değiştirmeye karar vermiş. Bunun nedeni de 6 Ocak'ın hem doğum günü hem de ceza aldığı gün olması.

Yaklaşık 10 yıldır giydiği formayı bırakıyor, şaşırtıcı diyebiliriz bu açıdan ama bütün bu olaylardan sonra bir değişikliğe gitmek istemesini doğal karşılıyorum. Belki de "Zamanında 6 yıllık sözleşme imzalayıp ne kazık attım var ya offf" şeklinde düşünerek seçmiştir 6'yı... Çok merak ediyorum gelecek sezon kaç tane Agent 6 forması göreceğiz Verizon Center'da. 5-10 mu acaba?

Bu arada dikkatli ve meraklı arkadaşlara bilgi: Mike Miller'a sormuş Arenas "Seneye Wizards'da kalırsan 6'yı alabilir miyim?" diye ve Miller izin vermiş. O da Wizards'dan ayrılan Haywood'un 33 numaralı formasına talipmiş Wizards'da kalması halinde.

28 Ocak 2010 Perşembe

Arenas Sezon Sonuna Kadar Cezalı

Şu haberi yazıp, dışarı çıkmıştım. 5-10 dakika sonra Stern-Arenas buluşmasının sonucu internete düşmüş meğersem. Neyse sadete gelelim, Arenas sezon sonuna kadar cezalı kalacak. Hatta Stern "Eğer oyuncular sendikası itiraz edecek olursa, cezanı 82 maça çıkarır, gelecek sezonun ilk yarısında da oynamamanı sağlarım." demiş. Bu nedenle cezaya herhangi bir itirazda da bulunulmayacakmış. Bu arada Crittenton da aynı cezayı aldı. Arenas cezası yüzünden oynayamadığı bu dönemde normalde alması gereken 7.4 milyon doları kazanamayacak.
Arenas'ın hukuki sorunu ise 26 Mart'ta çözülecek. 4 tane silah bulundurduğu için Washington DC'de, ağır suç işlemiş sayılıyordu. Mahkeme yolunda savaşmak yerine, suçunu baştan kabul ederek cezasının hafif olmasını sağladı Arenas. Normalde 5 sene hapise kadar yolu vardı. Şimdi ise az bir ihtimal 6 ay ila 2 yıl arasında hapis yatacak, bir başka olasılık ise kısa süreli bir hapis cezasından sonra gözetim altında serbest bırakılması, tabii ki en iyi seçenek de bu Arenas'ın işlediği ilk ağır suç olduğundan dolayı direk olarak gözetim altında serbest bırakılması. İşte bu 3 olasılıktan hangisinin olacağı 26 Mart'ta belirlenecek.

Öte yandan Crittenton ise hafif suçtan yargılanacak ve o da kabul etmiş suçunu. O hiç hapis yatmayacakmış. Halbuki Arenas'a dolu silah çeken oydu ama işte silahı bulunamadığı için ağır suçtan yargılayamadılar.

Eğer Arenas hapis cezası alırsa, Wizards'ın kontratını feshetmeye çalışması bekleniliyor ancak bu sefer de oyuncular sendikası araya girip Wizards'ı ciddi bir şekilde uğraştıracakmış. Yani çok da kolay olmayacak Arenas'tan kurtulmaları. Daha önce bu konudaki fikirlerimi belirtmiştim. Şuradan bakılabilir.

27 Ocak 2010 Çarşamba

Düşeş mi HepYek mi?

Stern, süresiz oynamama cezası verdiği Arenas ile bugün buluşuyormuş ve cezasının tam olarak ne zaman biteceği belli olacakmış. Arenas'ın dava ve hukuki boyuttaki güncellemelerini yazmamışım şimdi farkettim. Ona da boş bir zamanda değinirim geç de olsa.

Bugün önemli olan, Arenas düşeş mi atacak yoksa hep yek mi?

11 Ocak 2010 Pazartesi

Arenas Meğersem Ölmüş

Allah korusun tabii ki. Ama Arenas'ın takım arkadaşı Deshawn Stevenson'ın yaptığı da saçmalığın daniskası be kardeşim. Dün maçtan önce ısınırken bu şekilde çıkmış parkeye.

Arenas'ın başına bir kaza gelmedi, hastanede yatmıyor, sezonu şanssız bir sakalıktan dolayı kapamadı... Sadece aptalca hareketlerde bulunduğu için ceza aldı. Stevenson da süperzekasını kullanarak Arenas'ı bu nedenle anmaya karar vermiş, sanki Allah korusun Arenas öldü de 3 gün sonraki maçta Stevenson onu anıyor. Hey Allah'ım ya.

9 Ocak 2010 Cumartesi

Eğlenmenin Cezası 10.000 Dolar

Şu karede Arenas ile beraber eğlenen ve dalga geçen oyunculara Wizards'ın tek tek ceza vereceğini yazmıştım. Cezanın bedeli belli olmuş, başlıktaki gibi 10'ar bin dolar. Ama herkese verilmemiş ceza. İçlerinden olayı abartan ve iyice cıvıyan 4 tanesini cımbızla çekmişler: Foye, McGee, Blatche ve Young. Niye hepsine birden aynı ceza verilmemiş acaba? Muhtemelen bu 4'lü olayı harbiden abartırken, diğerleri izleyip gülmekle yetinmişlerdir. Gülmeye de ceza verecek değiller herhalde. Video olmadığı için sadece tahmin yürütebiliyorum - varsa paylaşınız.

Jamison dünkü Magic maçından önce mikrofonu alıp salonu hınca hınç dolduran seyircilere amaçlarının olayla dalga geçmek olmadığını söylemiş. Eee peki neydi amacınız Jamison?

Bu arada koç Saunders'dan sonra Foye da yetkililere ifadesini vermiş. Doğruları söylediğini ve dürüst olduğunu söylemiş Foye. Ayrıca Foye olay ile ilgili "Ahmakça, aptalca ve çocukçaydı. Ama cezamı kabul ediyorum ve kulüp ile taraftarlardan özür diliyorum." demiş. Ek olarak Stevenson ve Oberto da ifadelerini vermişler.

Bırakın Çocuklar Oynasınlar

Arenas-Crittenton silah çekme olayından sonra Nets ve Wizards, oyuncularının uçakta kağıt/kumar oynamalarını yasaklamıştı. Konuyla ilgili Phil Jackson'ın görüşlerini almışlar:

"Uçakta yasaklasak, bu oyuncular otelde veya evlerine gittiklerinde ne yapacaklar? Tabii ki kumar oynayacaklar. Hatta uçakta oynamaları daha bile iyi çünkü böylece bizim gözetimimiz altında oluyorlar. Bizde 4 veya 5 oyuncu var oynayan ve çok iyi vakit geçiriyorlar. Stres atmak için harika bir aktivite onlar için." Hatta Jackson, oyunculuk günlerinde uçakta kumar oynadığını da itiraf etmiş ve bu konuda pek de iyi olmadığını söylemiş.

Kelimesi kelimesine Phil Jackson ile aynı fikirdeyim. Uçakta yasaklamak nasıl bir mantıktır? Uçakta oynanan kumar borcundan kavga meydana gelirken, evde oynanınca borçlar unutuluyor mu?

Lamar Odom da kağıt oynamanın takım olarak bir araya gelmelerini ve kenetlenmelerini sağladığını söylemiş. Şöyle devam etmiş: "Bu işin gideceği yer takımdan takıma farklılık gösterir. Olaylar yüzünden hassas bir konu şu anda ama bizim takımda samimiyeti/arkadaşlığı pekiştiriyor." Ancak sonra hafiften saçmalamış "Antrenmanda birşey olsa, antrenman mı yasaklanacak?" şeklinde.

Bu arada zannedersem dündü, Nets'in yasağı ile ilgili bir yerde okudum ve koptum: "Nets'de kumarın yasaklanması kötü oldu, en azından oyunculardan 1'inin birşey kazanma şansı olurdu."

8 Ocak 2010 Cuma

Arenas-Crittenton Olayında Video Varmış (Değerlendirme)

Bu silah çekme olayı her geçen gün daha ilginç bir hal alıyor. Yine blog'da karambole giden bir habere göre olan şuymuş: Crittenton'a borcunu inatla uzun süredir ödemeyen Arenas, daha da gıcıklık yapmak için silahlarını Crittenton'ın dolabının önüne dizip "Seç istediğini" yazan bir kağıt iliştirmiş. Bunun üzerine Crittenton "Gerek yok" diye yanıtlamış ve ardından da silahını çıkarıp namluyu sürmüş ve silahı Arenas'a doğrultmuş.

Bence bu Arenas'ınkinden bile ciddi bir hareket ve Crittenton da çok büyük bir ceza almalı. Ama sorun şu ki Crittenton'ın silahı bulunamamış. Yani ortada sadece birkaç tanık var, delil yok. Bu durumda, Arenas'ta olduğu gibi işin davaya gitmesi pek ihtimaller dahilinde değil.

Stern ise sadece tanıkların dedikleri doğrultusunda bir ceza verebilir belki. Bu konudaki kurallara pek hakim olduğumu söyleyemeyeceğim. Ama daha önceki yazımda değindiğim gibi, Stern prestij ve marka değerini korumak için kimsenin gözünün yaşına bakmıyor. Crittenton'ı es geçmeyecektir.

Ayrıca bugün Amerika'nın en ünlü magazin sitelerinden birinin (TMZ - Michael Jackson'ın öldüğünü ilk duyuran site yanılmıyorsam) yaptığı habere göre güvenlik kamerası Arenas, Crittenton'ı çekmiş olabilirmiş. Wizards takımı bu videoyu aktarmakta sıkıntı çekiyormuş ve polis departmanından bilgisayar teknisyenleri onlara yardım etmeye gitmiş. Buna ek olarak da bir kaynağa göre Wizards takımının oyuncusunu korumak gibi bir niyeti yokmuş hatta polislere/federal ajanlara gereğinden bile fazla yardım ediyorlarmış. Yani aşırı bir iyi niyet söz konusu.

Aslında buna kötü niyet de diyebiliriz. Niye? Çünkü istedikleri şey 2 sezon önce 111 milyon dolar verdikleri Arenas'ın ceza alması ve bu sayede oyuncunun kontratını feshedebilmek. Bu kadar çok yardıma niyetli olmaları, etik olarak 2 ayrı açıdan bakılınca hem doğru hem yanlış diyebiliriz. Bu olayda Arenas'ın ceza alması için ekstra bir çaba varsa, Wizards kulübünün ayıbıdır. Ama açıkçası biraz hak da veriyorum. 2 senedir sakatlıktan dolayı yararlanamadıkları ve bu sezonun sonuna kadar %99 ihtimalle oynayamayacak olan Arenas'a bu kadar para verdikleri için çok büyük pişmanlık duyuyorlar...

Son olarak da yazmayı unutmuşum: Wizards kulübü, yazının en başında linkini verdiğim yazıdaki resimde eğlenen oyuncularına teker teker ceza vereceğini açıkladı.

Arenas'ın 10 Bahanesi

David Letterman'dan:

10) Sadece 1.93 boya sahipseniz ve 98 kiloysanız, kendinizi korumanız için tabii ki silaha ihtiyacınız var.
9) Kulüp Smith & Wesson (bir silah markası) ile sponsorluk anlaşması imzalamıştı.
8) Bütün ilginin Tiger Woods'un üzerinde olması sıktı.
7) Yılbaşı çekilişinde kimse "Silah almak yok" demedi.
6) Ne yani iki oyuncu soyunma odasında kumar borcu yüzünden birbirlerine silah çekemeyecekler mi? Burayı Rusya mı sandınız?
5) Domuz gribi?
4) Washington Wizards olduğumuz için, ne şekilde olursa olsun medyada yer almamız başarıdır.
3) Nets'e takas edilme ihtimalime karşı yanımda silah taşımaya karar verdim.
2) "Coach didn't specify what kind of pre-game shootaround it was" - Türkçe'de esprisi gidiyor bunun
1) İç çamaşırıma yerleştirdiğim patlayıcılar çalışmadı. (Amsterdam-Detroit uçağı olayına gönderme)