Biliyorsunuz tatildeyim ve evet biliyorum özlediniz. Ben de özlemedim dersem yalan olur. Umarım en yakın sürede dönüş yapacağım. Elbette gerek NBA gerek Dünya Şampiyonası'nı takip ediyorum ve az önce olan bir olayı yazmadan edemedim.Beş dakika önce televizyonu kırıyordum az kalsın. Ersan İlyasova 6 sayı farkla öndeyken, 41 saniye kala gitti hızlı hücumda Ramos ile bire bir kaldığında kaldırdığı üçlüğü attı. Yani o sırada ettiğim Ersan'a hakaret etmedim desem yalan olur. Ne yapıyorsun ya? O hücumda 24 saniyeyi kullansan zaten bitti, faul yapsalar 1'ini atsan, 3 hücumluk fark oluşacak, yani yine bitti. Eee üçlüğü attın kaçırdın, ribaundu alıp transition'da üçlüğü buldular fark 3. Maç krize girdi, hatta krizi geçtim, baya baya uzatmaya gidiyordu, zar zor yırttık. Keşke uzasaydı da, Ersan dersini alsaydı diye geçirmedim de değil içimden hani... Bu kadar basit bir şekilde grup birinciliği riske edilmemeli. Neyse ki sondan bir önceki hücumda üçlük yerine ikiliği tercih ettiler ve Tunçeri taktik fauller sonrasında en azından 1'ini attı da fark yeniden 2'ye çıktı. Porto Riko zor bir atış kullandı ve maçı kazandık. Grup birinciliğini de böylece garantiledik. Amerika'nın kucağına düşebilirdik belki de Ersan yüzünden... Birisi umarım şu yaptığı hata konusunda ciddi şekilde uyarmıştır kendisini. Şu maça kadar en iyi oynayan, en formda, en güvendiğimiz oyuncumuz olması birşey değiştirmez. Şu yaptığı mental hata affedilir gibi değil.
Neyse eleştiri de bir yere kadar... Kötü oynadık, ne savunmada ne hücumda bu turnuvadaki genel seviyemizde değildik belki ama kazanmayı bildik bir şekilde. Önemli olan o. Tabii Porto Riko ile aramızdaki kalite farkını da göz ardı etmememiz lazım, bu şekilde oynayarak madalya hedefi olan bir takımı yenmemiz imkansıza yakındı.
İspanya'nın beklentiden biraz uzak olduğu, en büyük favori Amerika'nın büyük yıldızlarını getirmediği ve Brezilya karşısında yenilmez olmadığı kanıtlanan turnuvada, madalya yolunda ilerliyoruz inşallah...


















