BIY AD

Gerald Wallace etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gerald Wallace etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mart 2011 Pazar

Beceri İster...


Link

Soner yakalamış pozisyonları, harika bir sekans gerçekten... Önce videoyu açıp hemen durdurmanızı ve skora bakmanızı rica ediyorum. Sonra da süreye ve skora bakarak çeyreğin kaç kaç bittiğini tahmin etmenizi...

Şimdi geçelim değerlendirmeye. Reggie Miller mısın be Teague? Efsane üçlükçümüz 9 saniyede 8 sayı atmıştı zamanında Knicks'e karşı. Şimdi de Teague 6 sayı atıyor aynı süre içerisinde. 4 sayı 1 asist gerçi ama anladınız ne demek istediğimi... Bir de kaçırdığı serbest atışı soksa 7 sayı olacaktı. G-Wall, Collins ve Mills'i ayrı ayrı tebrik etmek lazım. Özellikle de topu oyuna sokan Gerald Wallace, Collins ikilisine. Yahu göz var, nizam var, hareket halindeki oyuncuya hiç mi pas vermediniz hayatınızda? 11.5 dakika boyunca Horford'dan yoksun rakibine sadece 11 sayı atma imkanı vermişsin, son 13 saniyede 8 sayı birden hediye edip geri düşüyorsun? Bunu 'yok artık' ile açıklamak bile mümkün değil. Arada Teague'in takipçiliğinin ve ısrarının hakkını vermek lazım. Hazırlık kampını müthiş geçiren Teague'in, niye Bibby'nin yerine ilk 5'e yerleşmesi gerektiği konuşuluyordu bu maçta görmüş olduk. Savunmadaki hırsı, takipçiliği ve hücumda penetre kabiliyetini beğenirim Teague'in. Umarım önündeki her fırsatı böyle kullanır...

12 Mart 2011 Cumartesi

Wallace'a Sevgi Gösterisi

Son dönemde takımdan ayrılan oyunculara pek sıcak yaklaşmıyor taraftarlar ama Wallace istisnalardan biri. Dün gece Portland formasıyla eski evine dönen Wallace'ı pankartlarla karşılayıp, kendisine sevgi gösterilerinde bulundu Charlotte taraftarları. Bu arada tribündeki boşluklar fotoğrafa da yansımış. G-Wall'u sattıktan sonra biraz yalandan da olsa playoff kovalayan takıma yeterli destek hala gelmiyor.

1 Mart 2011 Salı

Bu İşler Sana Göre Değil Jordan

MJ - Gerald'cığım faxla imzayı attılar. Yol verdim sana Portland tarafına doğru...
GW - Huh?

Perşembe günü G-Wall'u Portland'a bedavaya gönderen Jordan (kendisinden yönetici olarak bahsederken Majesteleri diyesim gelmiyor da), Associated Press'e röportaj vermiş ve takası yapma nedenlerni savunmuş. Associated Press demişken Levent Kırca'yı da analım, ne olduğunu bilmeyenler kesin tıklasın!

Konuya dönelim. Efendim siz hiç böyle birşey duydunuz mu? Mitch Kupchak Gasol'u, Rich Cho G-Wall'u niye aldıklarını çıkıp açıklıyorlar mı? Neden açıklasınlar değil mi? Adamlar kazığı atmış, bütün dünyaya mı duyuracaklar "Bakın ben kazık attım benle bir daha takasa girerken iyi düşünün" diye? Yani kısacası bir halt yediyseniz bunu açıklama gereği hissedersiniz. Örneğin sevgilinizle yıldönümünüzü unutursanız, açıklama yapmaya çalışırsınız. Gerçi tam tersi bir durumda, eve durduk yere çiçekle gelirseniz de sorgulanma ve açıklama yapma ihtiyacınız doğabilir. Kadın milleti işte. Bak yine konudan saptık...

Evet ne diyorduk. Jordan Gerald Wallace'ın gidişinin, ileride salary cap'in açılması ve yeniden yapılanma için gerekli bir hamle olduğuna değindi. Peki Jordan hadi diyelim ki öyle. Bu oyuncuyu çok daha yüksek bir fiyata satamaz mıydın? Zaten ölü G-Wall'un değeri, biten bir kontrat artı 2 draft hakkıdır. O zaman istim üstündeki bir G-Wall'un değeri de çok daha fazladır haliyle.

Onun karşılığında en az bir tane genç, ufak kontratlı yetenek koparmak şarttır bence. örneğin Beaubois. Dallas'a da cuk otururdu hem Wallace. Ha tabii konuşmuştur takımlar ve Cuban muhtemelen Roddy-B'yi bırakmak istememiştir. Olabilir. Hatta belki şu anda elinde genç yeteneği olan takımların hiçbiri ilgilenmiyodur G-Wall ile. Düşük bir ihtimal ama mümkün yani. Hal böyle olsa bile, yahu seneye beklesene Jordan. Yıldız oyuncunun kontratı 3 sene sonra bitiyor. Sen bu dönem içinde istediğin her an ama her an, zaten minimum bu aldıklarını alacaksın. Ayrıca Bobcats'in elinde o kadar kötü kontratlar var ki, önümüzdeki yazı beklemeleri lazım en iyi ihtimalle. O zaman Gerald Wallace'ı hemen şu anda yollamanın anlamı yok ki. İşte bunu açıklayamaz Jordan...

Yoksa her sene yeni bir yapı kurma yoluna giren 4-5 takım görüyoruz ligde. Yıldızlarını bazen ucuza bazen normal fiyatına veriyorlar. Ama Jordan'ın verdiği kadar ucuza nadiren tanık oluyoruz (Birileri Pau Gasol mu dedi?). Yıldız oyuncu takımdan ayrılmak istediğini açıkça söyleyip takasını istemişse bile bu kadar ucuza gitmeyebiliyor... Daha yeni, Knicks'in Carmelo'ya ne ödediğini biliyoruz. Tamam G-Wall'u Melo ile kıyaslamak gibi bir derdim yok ama anladınız herhalde ne demek istediğimi. Bu tür takaslarda hep teşvik edici parçalar olmalıdır yeniden yapılanan takım için. Tek başına biten bir kontrat yeterince iyi değildir.

Jordan ise sırf Gerald Wallace'ı yeterince beğenmediği için bedavaya göndererek takımına zarar verdi ve yaşayacakları gelişimi yavaşlattı. Sonra da çıkıp "Öyle demeyin güzel bir takastı" diyor. Biz de yedik...

24 Şubat 2011 Perşembe

Gerald Wallace Portland'da (Analiz)

Gerald Wallace --> Portland
Joel Przybilla, Dante Cunningham ve 2 tane 1. tur draft hakkı --> Charlotte

Gün içinde bahsetmiştim Gerald Wallace'ın Portland'a gidebilme ihtimalinden. Jordan'ın bu seneyi çöpe atarak takımı yeniden yapılanmaya götürmek için ilk hamleyi yaptı. Ancak açıkçası bu takasta beni yanıltan Batum'un pakette yer almaması oldu. Batum'un hem iyi bir tamamlayıcı olması açısından Charlotte'un isteyebileceği bir isim olacağını düşünüyordum hem de Portland için dokunulmaz bir isim değildi Batum hem de söz konusu Gerald Wallace'ı almaksa. Bu iki isim 3 numara için fazla iyi ve birine -bu isim Batum olacak- aldığı süreler bakımından yazık olacak. Ancak bu takasın Portland adına kötü olduğunu söylemek mümkün değil. Gerald Wallace bir NBA takımının 1. adamı olmak için yetersiz olsa da kesinlikle çok iyi bir tamamlayıcı olacaktır. Her ne kadar Joel Przybilla gibi değerli bir uzunu kaybetmiş olsalar da onlar için Miller-Roy-G-Wall-Aldridge-Camby beşlisi oyunun iki tarafında da etkili olabilecek kağıt üzerinde çok iyi bir beş. Ancak Portland adına 2 tane soru işareti var: Birincisi Brandon Roy'un sağlık durumu. Bu kağıt üzerinde Batı finali oynayabilecek kadro Roy'un sakatlık sonrası eski performansına yaklaşaması durumunda bir playoff takımından öteye gidemez bana kalırsa. Her ne kadar diğer parçalar çok iyi olsa da Portland'ı Batı'nın zirvesine çıkaracak isim Brandon Roy'dur, eski performansını gösteren bir Brandon Roy. İkinci soru işareti ise Charlotte'da senelerdir önemli bir opsiyon iken, Blazers'a gelip hücumda Roy ve Aldridge'in arkasında kalınca bir konsantrasyon düşüklüğü olma ihtimali. Ancak Gerald Wallace gibi alçakgönüllü, sorun çıkarmayan bir oyuncudan bahsediyoruz, bunun gerçekleşme olasılığı pek düşük.

Charlotte'ta ise su daha berrak. Jordan Wallace'ın 1. adam olacağına inanmıyor ve Joel Przybilla'nın 7 milyon dolarlık biten kontratını alarak yeniden yapılanmaya doğru yelken açtı. Jordan'ın yöneticilik kariyeri hep eleştiriliyor -Kwarme'yi ilk sıradan draft ettiğini hatırlatayım- ancak ben bu sefer daha makul bir hamle yaptığını düşünüyorum. Kağıt üzerinde kesinlikle Portland karlı ancak Joel Przybilla'nın biten 7 milyon dolarlık kontratını es geçmemek gerekiyor takası değerlendirirken. Takımının Doğu'da 9. olduğunu ve playoff yarışında İndiana ve Philadelphia'yı geçmesinin zor olduğu da düşünülürse ben bu takası Charlotte adına da mantıklı buluyorum. Tabii Charlotte için asıl önemli olan bundan sonra yapılacak hamleler.
(Oy oy oy Jordan diyorum ben, yıldız oyuncunu, elinde rezalet kontratlar varken, salary'i ancak 2012'de açabilecekken, şimdiden bedavaya göndermek nedir? Gerald Wallace'a karşı istediğin her an biten bir kontrat üstüne draft hakkı alabilirsin zaten. Yetmiyormuş gibi bunu bir de hala playoff yarışındayken yapıyorsun. Bir daha gösterdi Jordan bence yöneticilik başarısını(!). Doğuş'a hiç katılmıyorum bu noktada /Can)

Sonuç olarak Portland Batı'nın en korkulan ekiplerinden biri oldu Lakers, Spurs, Thunder ile birlikte. Ancak şimdilik bu 3 takımın gerisinde olduklarını söyleyebilirim. Sadece Roy'un sağlam bir dönüşü sonrasında ligin en iyi taraftar gruplarından birine sahip olan Portland, Batı'da kafaya oynadığı günlere dönebilir. Charlotte için ise bu sene tamamen çöpe atıldı. Bundan sonra yapacakları hamleler çok kritik.

Son Dedikodular


Takas yasağının başlamasına 7 saatten az bir süre kala dedikodular yapılan takaslardan sonra biraz durulsa da hala ortalıkta fazlasıyla dedikodu var. Ben de bunları tek tek yazmak yerine birçoğu gerçekleşmeyecek takasları bir arada kısa kısa yazmak istedim. Son dedikodular, buyrun:

-Caron Butler'ı sakatlığa kurban veren Mavericks arayışlara devam ediyor. Ben aslında onlardan daha önce bir hamle bekliyordum ancak Cuban sanıyorum Butler'ın playofflarda döneceğine inanıyor o yüzden takas konusunda oldukça yavaş davrandı. Buna rağmen Dallas'ın JR Smith ve Prince ile ilgilendiği konuşuluyor. JR Smith takası kağıt üzerinde Butler'ın biten kontratının rebuilding hamleleri yapan Denver'a gitmesi açısından mantıklı gözükebilir ancak JR Smith gibi bir ismi isteyeceğini sanmıyorum Cuban'ın. Ellerinde zaten benchten gelip skor üretebilecek Terry gibi bir isim var. Bunun yanında Peja da Dallas kariyerine çok iyi başladı. Bundan sonra sadece işin hücum kısmında etkili olan bir isim almak israf olur. Dallas'ın almak isteyeceği adam savunmada maximum katkı verecek, ceza şutlarını kesecek, hücumda top alamamasını dert etmeyecek bir isim olmalı. Biri Prince mi dedi?

-Jordan geldiğinden beri bir türlü ısınamadı G-Wall'a herhalde. Ne zaman Bobcats ile bir takas dedikodusu çıksa Wallace bu dedikoduların içinde buluyor kendini. Aslında Jordan haksız sayılmaz çünkü Gerald Wallace playoff yarışında olan bir takımın yıldızı olabilecek bir isim değil bence. Çok iyi bir 2. adam olabilir ancak takımın 1 numaralı skor opsiyonu olabilecek, hücumu sürükleyebilecek bir isim değil Gerald Wallace. Onun da içinde Batum'un olduğu bir paketle Portland'la gidebileceği konuşuluyor.

-Chicago Bulls'un ise 2 numara aradığı konuşuluyor. Aslında piyasada Chicago'nun işine yarayabilecek bir sürü isim var. Jr Smith, Oj Mayo, Anthony Parker gibi takas piyasasında sulanabilecekleri bir sürü nitelikli 2 numara var ancak Chicago'nun sorunu ellerinde bu isimlere karşılık vereceği bir ismin olmaması. Rose-Boozer-Noah üçlüsünün dokunulmaz olduğunu ve Deng'in de aldığı yıllık 11 milyon dolarlık konratını düşünürsek Chicago'nun bu isimlere karşılık verebileceği en değerli parçalar Cj Watson ve Kyle Korver kalıyor ki bu 2 ismin de gelmesi muhtemel isimlerin karşılığı olmadığını söylemek mümkün.

-Son haber Rockets cephesinden. Aslında onlar da hamle beklediğim takımlardan biriydi. Ancak takas döneminin bitimine doğru hiçbir gelişme olmadı Texas cephesinde. Son olarak bugün Rockets'ın Memphis'e Thabeet karşılığında Battier'i önerdiği konuşuluyor. Ancak Battier'in 7 milyon, Thabeet'in 3 miyon aldığı düşünülürse takasın dengelenmesi için Memphis'in 1 isim daha vermesi gerecektir.

26 Şubat 2010 Cuma

Defans Böyle Yapılır

Gören de Wallace'ı LeBron falan sanacak...

14 Şubat 2010 Pazar

Smaç Yarışması Şampiyonu Nate Robinson

Evet uykunun ardından devam edelim yazmaya.

Yeter valla sıkıldım bu adamdan. Burada suçladığım kişi Shannon Brown'dır. Sen ayaklarda yay varmış gibi, 15 metrelik potalara smaç vuracak kadar yükseğe zıpla ama gel smaç yarışmasında ilk denediğin 360 derece dönerek vurmaya çalıştığın smaçta başarısız olunca onu değiştirip dümdüz bir smaç bas. Yetmesin ikinci smacın da basit bir alley-oop'tan ibaret olsun. İşte sadece yetenekle değil aynı zamanda yaratıcılıkla da ilgisi olduğunu gördük smaç yarışmasının bu sayede. Keza aynı şekilde Gerald Wallace da "Aman bitse de gitsek" havasındaydı, etkileyicilikten çok uzak smaçlar bastı. Ama yayında Kaan Kural ile Murat Kosova'nın söyledikleri gibi Gerald Wallace hasta gibi duruyordu. Keşke yerine biri girseydi diyeceğim ama herhalde hasta olduğunu söylese All-Star'a da yerine birisini çağırırlardı, büyük risk olurdu rahatsızlığını söylemesi.

DeRozan ise ilk turda 50 aldığı panyanın kenarından sektirilen topu alıp değirmenle bitirdiği smacını, final turuna saklamadığı için ve finaldeki 2. smacı pek göz kamaştırmadığı için seyirci oylamasında şampiyonluğu %51'e %49 ile Nate Robinson'a kaptırdı. Nate Robinson'ın da hakkını vermek lazım, artık bıktıysak da belki de ilk kez hakettiği bir smaç şampiyonluğu buydu. Ayrı ayrı 4 tane göze hoş gelen smaç hazırlamış olması, yarışmaya hazırlandığını gösteriyordu. Tam üçüncü kere şampiyon oldu kısa boylu, kimilerine göre antipatik kimilerine göre sempatik olan oyuncu ve tarihe geçti. Blog'daki oylamada 164 oy içinde %7 almış ve sadece Eric Gordon'ı (%2) geride bırakmıştı bu anlamda. Favorilerden biri olmasına rağmen, ne kadar şampiyonluğunun istenmediğine dair bir gösterge olsa gerek. Hayal kırıklığı yaratan Shannon Brown %57 oy almıştı, Gerald Wallace %20, DeRozan ise %15'teydi.

Şimdi gelecek sezon yine Nate Robinson'ı göreceğiz muhtemelen. Yeter gerçekten ama. Bu adamı smaç yarışmasının logosu yapacaklar diye çok korkuyorum...

18 Ocak 2010 Pazartesi

Smaç Yarışmasına Katılacaklar Belli Oldu

Shannon Brown, Gerald Wallace, Nate Robinson ve DeRozan/Eric Gordon ikilisinden biri. Gordon ile DeRozan'ın çaylaklar maçının devre arasında bu son kontenjan için kapışacaklarına 1-2 saat kar önce şurada değinmiştim. Dikkat bu post bol sayıda göz zevkinize hitap edecek video barındırıyor. Uyarmadı demeyin.

Kısaca bir bakalım yarışmacılara. Bir kere Shannon Brown geçen sezonun sonlarında ve bu sezon yarattığı hava ile kesinlikle favori. Bana göre bu dörtlünün içinde ağızları en çok açık bırakan/bırakacak smaçları vuran kendisi. Halbuki Shannon Brown biraz da boyunun kısa olmasının verdiği avantajla etrafındakileri etkilemeyi başarıyor. Sadece yarattığı hava bence favori olmasını sağlıyor. Blog'da daha önce paylaştığım, o günün yanılmıyorsam 2 numarası olan smacı:


Link

Gerald Wallace'ın da atletik yeteneklerini ön plana çıkaran bir oyuncu olduğu biliyoruz hatta bu konuda NBA'deki en iyilerden biri ama bunları smaçlarından çok bloklarında ve ribaundlarında kullanıyor. Yine de kariyeri boyunca pek çok etkileyici smaca imza atmış bir isim olduğunu ve 8 yıl aradan sonra smaç yarışmasına döndüğünü unutmayalım. Artık ismi bütün lig tarafından da biliniyor. En beğendiğim smaçlarından biri:


Link

Yukarıda link'ini verdiğim yazıda DeRozan'ın rahatlıkla smaç yarışmasına katılmaya hak kazanacağını düşündüğümü söylemiştim. Bana göre sürpriz yapabilir. Gerçekten müthiş zıplıyor çaylak oyuncu. Zaten 2008 yılında McDonalds'ın liseler arası yaptığı smaç yarışmasını da kazanmış.


Link

Nate Robinson'ı en sona bıraktım çünkü bıktım artık bu adamdan. Geçen sefer kazandıktan sonra Gerald Green'e yenilmişti, bu sefer de aynısının olacağını ve bir daha da katılmayacağını düşünüyorum/umuyorum. Fazlasıyla kendini beğenmiş bir adam ve maalesef sadece New York'tan değil, bütün Amerika'dan bir hayli oy alıyor.

Yarışmada elbette yaratıcılığınız ve yaptığınız smaçlar etkili. Ama bu iş biraz da kendini jüriye ve seyircilere satmakla alakalı. Dwight Howard gibi smaç basmadan bile kazanabiliyorsunuz yeterli şovu yaparsanız ve sempatik bir oyuncuysanız. Veya Rudy Fernandez gibi ilk turun hatta belki de gecenin en iyi smacını basmanıza rağmen eleniyorsunuz:


Link

11 Kasım 2009 Çarşamba

Bu Sene Ribaund Kralı Benim

Charlotte Bobcats'in atletik ve spektaküler kısa forveti Gerald Wallace'a sormuşlar: "Sence bu sezonu ribaund kralı olarak tamamlayabilir misin?". O da kendine güvenerek cevap vermiş: "Niye olmasın? Sağlıklı kalabilirsem bunu başarabilirim. Lisede hep uzun olarak oynadığı için mücadeleye ve sırtı dönük oyuna alışık olduğunu da eklemiş Wallace.

Crash takma adlı oyuncu şu anda 13.1 ribaund ortalması yakalamış durumda ve kendisini gerçekten çok beğenirim ama ribaund kralı olmayacağına dair bahse girebilirim. Şu anda takımdaki uzunlar Diaw ve Chandler sezon öncesinde hazırlık dönemini iyi değerlendiremediklerinden dolayı formsuzlar. Bu nedenle Wallace'ın bol bol ribaunda yardım etmesi gerekiyor ancak maçlar ilerledikçe herşey normale dönecektir. Zaten Nets ve Hawks'a karşı sırayla aldığı 20-18 ribaund ile şu anda ortalama 13.1'e ulaştı. Benim yaşımın yettiği kadarıyla 2.05'in altında ribaund kralı olan Ben Wallace ve Dennis Rodman var, ayrıca geçmişte Charles Barkley'nin de bunu başardığını biliyorum.

Ancak şöyle bir sorun var bu oyuncuların ikisi uzun forvet, Ben Wallace ise pivot oynuyordu. G-Wall ise daha önce söylediğim gibi bir kısa forvet. Daha geçtiğimiz sezon 7.8 ortalama ile kariyer rekorunu kıran Wallace'ın bu sezonu 9.5 civarında bitirmesi bile akıl almaz bir başarı olacaktır. Bunun için de Chandler - Diaw ikilisi sıkıntı çekerken, ribaund ortalamasını ne kadar yükseltirse kardır.

Yine de bu sempatik adama şu isimler karşısında bol şans dileyerek bitireyim yazıyı: Dwight Howard, Boozer, Noah, Duncan, Bosh ve Marc Gasol... Bence bunların dışında birisinin ribaund kralı olması bu sezon çok zor. Böyle yazdığıma bakmayın, Dwight Howard başımıza taş düşmedikçe kimseye kaptırmayacaktır bu ünvanı ama şu anda gerilerde diye diğerlerini yazma ihtiyacı hissettim.

1 Kasım 2009 Pazar

İnsan İnsana Yapmaz - 2


Link

Asıl olay videonun 11. saniyesinde gelen blok. Howard'ın videosunu koyarken son 4-5 yıl içinde ona benzer "havada topu tutarak" koyulan blokları sormuştum. Benim aklıma gelen ilki oydu. Gerald Wallace'ı Dan Dirik bildi. Tebrik ediyorum buradan. İkincisini bulmak için yarına kadar vaktiniz var arkadaşlar.

Bu arada daha eskiden bu tarz blok koyan K-Mart, Garnett hatta Ellis gibi isimlerin de videolarını paylaşacağım.