BIY AD

All-Star 2011 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
All-Star 2011 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mart 2011 Pazar

All-Star'ı Takmamak

Desktop'u temizlerken gördüm, blog'a koyacağım diye kaydetmişim ama unutmuşum, çürümeye bırakmışım. Geç olsun güç olmasın, koyayım dedim. Duncan baba, bu nedir yahu? O nasıl bir pantalon, nasıl bir gömlek, nasıl bir kombinasyon. All-Star'da herkes çakı gibi görünmeye çalışırken, Duncan her zamanki modda: "Ben sallamam, işimi yaparım yeter abi"

21 Şubat 2011 Pazartesi

Hafta Sonunda Ödül Kazananlar

Şunları da bir özet olarak koyayım. Artık bundan sonra normal NBA post'larına geri dönebiliriz.

All-Star MVP'si Kobe


Skills Challenge Şampiyonu Stephen Curry


Celebrity Game MVP'si Justin Bieber (Birşey derdim de neyse!)


Rookie Challenge MVP'si John Wall


Üçlük Yarışması Şampiyonu James Jones


Smaç Yarışması Şampiyonu Blake Griffin


Haier Shooting Stars Şampiyonu Atlanta Takımı (Al Horford, Coco Miller, Steve Smith)

Helal Sana Çocuk

Cumartesi gecesi düzenlenen smaç yarışmanın etkisinden henüz kurtulamamışken, genç yıldızdan hayranlık yaratacak bir hareket daha geldi. Bildiğiniz gibi Griffin geçtiğimiz günlerde, liseden takım arkadaşı ve yakın dostu olan Wilson Holliway'i kansere kurban vermişti. Smaç yarışmasının ardından bir açıklama yapan Griffin, "Bu şampiyonluğu çok istedim ama asla kendim için değil, Holliway için istedim. Kazandığım bu ödülü ailesine vermeyi planlıyorum" dedi. Ayrıca arkadaşının vefatı üzerine yaptığı bir başka röportajı da buradan izleyebilirsiniz.

Lige basketbolcu kimliğiyle kattığı keyif zaten tartışılmaz. All-Star maçında, o kadar süper yıldızın arasında bile hiç azımsanmayacak bir kitle tarafından destek geldi kendisine. Ama görüyoruz ki gönülleri yalnızca parkede fethetmeyecek bu genç adam. Draft edildiği ilk günlerde kendisinin Duncan gibi bir profesyonel olduğu söyleniyordu. Basketbolseverler olarak Duncan'ın yavaş yavaş kariyerinin son demlerini yaşadığı gerçeğiyle yüzleşirken, bu söylentilerin doğru çıkmasıyla avutuyoruz kendimizi. Aldığı ödülle alakalı, yaşının çok ötesinde göstermiş olduğu olgunluğun da ağabeylerine ders olmasını temenni ediyoruz.

All-Star 2011'den Birkaç Kare

Uzunlamasına bir post olacak efendim...



























Sıra Bozulmadı, Batı Kazandı: 148-143

Doğu-Batı şeklinde sıralı gidiyoruz 2006'dan beri. Gelecek sene Doğu kazanacak yani o belli oldu. Gecenin en güzel, en hoş karesi buydu bence. Kısaca maça değinecek olursam; bana göre yine Cumartesi gecesi All-Star'ın önündeydi. Üstüne Wade'in Deron'ın ayağına basarak bileğini burkması da tuz biber oldu. Onun dışında Kobe sanki All-Star maçlarındaki sayı rekorunun peşindeydi. Aşırı fazla top kullandılar Durant ile birlikte. Mesela Kobe'nin 26'sı yanılmıyorsam tarihin en yüksek rakamı Rick Barry'den beri (Jordan'ın son All-Star'ını saymazsak tabii, onun herşeye hakkı vardı). Gerçi sonuçta Wilt'in 42 sayı rekorunu kıramadı Kobe ama 4. kere MVP olarak, bu daldaki rekoru Pettit ile paylaştı. Amacına ulaştı. 2006'ydı zannedersem, LeBron'u çok eleştirmiştik MVP olmak için kastı diye. Kobe ondan bile beterdi maşallah, üstelik en olgunlaştı dediğimiz dönemde... Doğu'da ise LeBron, özellikle Wade sakatlandıktan sonra direksiyona geçti ve maçtan düşen takımını yeniden maça ortak etti. Ancak yetmedi. O da Jordan'la beraber triple-double yapan tek oyuncu olarak yazdırdı adını tarihe. Zaten bana göre bu maçta kim kazanmış kim kaybetmiş, kim 20 asist yapmış, kim 50 sayı atmış önemi yok. Amaç eğlenmek iken, kasarak istatistik elde etmenin ne anlamı var ki? İnsanlar eğlensin yeter. Kobe için maçın anlamı farklıydı ama demek ki biraz. Duncan ve Durant'ın elinden kaptığı ribaund mesela dikkatleri çekti...

Bu arada Sager'ın Melo'yla yaptığı röportaj sırasında Kobe'nin araya girmesi çok hoştu bence. Yahu adam All-Star'a gelmiş, kafasından takasla ilgili söylentilere yer yok. Stres atmak, eğlenmek istiyor. Kenarda maç devam ederken, sen hala sıkıştırıyorsun bench'te adamı Nuggets-Nets-Knicks konusunda. Süper yaptın Kobe...

20 Şubat Programı (All-Star Maçı)

21 Şubat Pazartesi 03:00 (NTV Spor) / NBA All-Star Maçı (Doğu-Batı)

Klişe bir laf ile tanımlamamızı yapalım: Ana yemek. Main course'tan direk tercüme olsa da, nadir uyan direk tercümelerden biri. Aslında benim için (özellikle son yıllarda) ana yemek Cumartesi günü düzenlenen yarışmalar. Şov için fazlasıyla yumuşak ve savunmasız oynandığını düşünüyorum çünkü maçların artık. Biraz daha ciddiyet, çok değil az biraz rekabet içidne oynansın istiyorum. Durant "Savunma yapacağız" dese de maç saatinde göreceğiz bakalım.

20 Şubat 2011 Pazar

Shooting Stars Şampiyonu Atlanta


Link

San Antonio - Texas takımlarının bu yarışmadaki başarısına göğüs gerdi Atlanta. MVP olarak da Al Horford'ı seçiyorum. Çünkü normalde kendi yetenek yelpazesinin dışında kalan üçlüğü iki turda da çabucak attı. Üstüne üstlük orta sahadan iki seferde de yarışmayı bitiren kendisi olsun. Bir oyuncu takımına bu kadar katkı verebilir, bir maçı bu kadar etkileyebilir! Tabii bütün bunlar bile San Antonio'nun rekorunu kırmalarına yetmedi. 2050 senesine geldiğimizde hala 25 saniyeyi kimse geçememişse şaşırmayacağım...


Link

Skills Challenge Şampiyonu Curry ve Garip Bir Ödül


Link

Favorim Chris Paul'u artık nasıl lanetlediysem, adam turnike kaçırdı. Koptum izlerken. Rose eğer son pası verdikten sonra gaza bassa bir ihtimal geçebilirdi Curry'i. Gerçi 1.6 saniye o kadar kısa bir mesafede kapanmaz muhtemelen ama şansı vardı en azından. Curry'nin paslarda zorlanacağını düşünüyordum o yüzden favorim değildi ancak çatır çatır attı valla pasları ve temsil ettiği öğrenciye 30.000 dolarlık burs hediye etti. Bu konuya da değinmek istiyorum, yayında Kaan Kural'ın da yaptığı gibi. Kazanan oyuncunun öğrencisine büyük bir burs verip diğerlerine ufak burslar vermek ne kadar saçma birşeydir ya? Loto oynamış gibi oluyor öğrenciler yani. Şansa kazanan ile eşleşmiş olan fıstık gibi bir burs kazanıyor yok eğer NBA oyuncusu kötü günündeyse ufak bursla yetiniyor. Niye ki? Onun yerine versinler her öğrenciye 30.000 dolar bursu. Yarışmayı birinci tamamlayan oyuncu dışında geri kalanlar öğrencilerine burs ödesinler. Hepsi milyonlarca dolar kazanıyor, pek çok yere bağışta bulunuyorlar. Burada 30.000 dolar ödemek de koymaz onlara. Hem en azından bir çekişme olur oyuncuların arasında. Örneğin Rose öyle lay lay lom çiçekler böcekler hayat ne güzel tadında takılmazdı son 5 saniyede herhalde.

Üçlük Kralı James Jones


Link

Videonun devamı aşağıda... En sevdiğim yarışma üçlük. Gerçek bir çekişme oluyor. Strese, kaçırdığı şutlardaki moral bozukluğuna yenik düşmeyen, rezalet bir gününde olmayan oyuncu genellikle kazanıyor. Şans faktörü oldukça az diyebilirim. Şampiyonluk için adayım Gibson ilk 3 atışta belli etti zaten rezalet bir gece geçireceğini. Ama en azından finale çıkar dediğim üç adaydan diğer ikisi Allen ve James Jones finale kaldılar. Diğeri ise yine Pierce'tı. Çoğu kişinin favorisi Dorell Wright, tam benim beklediğim gibi bir yarışma çıkardı. Bu adam Warriors'da o tempoda, ısındığı zaman tamam güzel atıyor ama gerçek bir şutör değil bence hala. Diğer oyuncuların hepsi çok daha yumuşak ve düzgün bileklere sahip bence. Final turuna dönecek olursak, Ray Allen bahsettiğim zaman kaybından ve yorgunluktan dolayı finalde istediği performansı gösteremedi. Pierce ise yine bir sürprize imza atacaktı az kalsın ama kötü bir başlangıç yapan James Jones sonradan toparladı ve kendisine izin vermedi. Sonuna kadar hakederek kazandı James Jones. Zaten bu yarışmanın tarihinde tek haksız şekilde kazanan Nowitzki'ydi herhalde. Süre dolduktan sonra attığı şutla finale kalabilmişti ancak. Bir de Jones konusunda ilginç bir detay vereyim, bu sezon attığı her üçlüğünde asist aldı takım arkadaşlarından. Ayrıca bu sezon denediği şutların da %85'i üçlük. Miami'de bulunma amacı sadece ve sadece boş üçlük atmak olan adam, alışık olduğu ve NBA'de yapabildiği tek işi yaptı yani anlayacağınız.


Link

Hoşgeldin Smaç Yarışması, Nerelerde Kalmıştın?


Link
İkinci bölüm için tık

Dün Çaylak maçı sonrası uyumadan dışarı çıkıp 14 saate yakın dolandım durdum. Gece yarışmaları izledikten sonra da haliyle bayılmışım. Ancak yazıyorum ondan. Efendim evet yıllar sonra insanları bayan smaç yarışmasından, heyecan veren versiyonuna geri dönmüş olduk. Her oyuncu, bugüne kadar görülmemiş birşeyler yaptı ve insanları heyecanlandırmayı başardılar. Gerçi burada İbaka'ya biraz sitemliyim. Yarışmanın sonunda da herkesin favorisi Griffin, SMS ve internet oylaması sonucu farklı bir şekilde kazandı.

Yukarıdaki videoda İbaka'nın ağzıyla oyuncağı alıp bastığı smaç hariç dün geceki bütün smaçlar var zannedersem. Onu da McGee'nin yarışma öncesi yayınladığı videoda görüp oradan çalmış olması hoş değildi bence. Ayıp etti. McGee de başka şeyler yapmak zorunda kaldı finalde. En başta şunu söyleyeyim, sanki ilk tur ikinci turdan daha güzeldi. DeRozan'ın potanın altından geçip tek eliyle çevirip vurduğu smaç çok estetikti mesela. McGee'nin çift potaya bastığı harikaydı. İyi ki gidip ikisine dümdüz basamadı bence çok daha az etkileyiciliğe sahip olurdu, alley-oop tat kattı. Ayrıca 'gerçek' smaçlar gördük bu sabaha karşı, o benim açımdan çok önemliydi. Mesela Griffin'in 360 smacı, gerçek bir 360'tı, öyle çakma değildi yani. Zıpladığı ayağını hiç açı değiştirmeden, dümdüz bastı, potaya dik açıyla. Bu tür smaçlarda hep güç alınan ayakların baştan yamuk basıldığına ve avantaj getirdiğine şahit oluyorduk. Bakın deneyin evde iki türlü de zıplayıp 360 derece dönmeyi, dediğim farkı anlayacaksınız... İnanılmaz farkediyor. İbaka'nın serbest atış çizgisinden bastığı da gerçekti mesela. Çizgiye bile basmadı adam. Ama geçmişte defalarca kez yapıldığı için biraz burun kıvırılıyor artık bu smaca. Griffin'in potanın yanından alarak vurduğu değirmen beni pek de etkilemedi. Kaan Kural yayında "Dwight'ınkini değirmenle yaptı" dedi ancak sanırım Dwight'ın topu nerden alıp getirdiğini unuttu o sırada. Griffin daha yerden yarım metre falan kalkmışken topu alıp, bir değirmen vurdu yani öyle inanılmaz birşey yoktu bana kalırsa. Keza aynı şekilde DeRozan da 'sözde' bir Iggy smacı vurdu potanın altından gelerek ama o da aslında topu potanın arkasından falan almadı, gayet panya ile aynı hizzada aldı... McGee'nin üç topla yaptığı smaç ağızları açık bırakmasa da güzeldi mesela. Burada Kaan Kural'ın dediğine katılmamak elde değil. McGee dümdüz smaçlar yapmak yerine, havada vakit gerektirecek ve insanları etkileyecek şeyler seçti. Zaten McGee uzun olduğu için, oralarda rahat rahat vakit geçirebiliyor, istese havada bir bardak su alıp, içtikten sonra yere inebilir.

Finalde ise Griffin'in panyalı dirsek smacı çok güzeldi ne de olsa en ünlü smaçlardan birine alley-oop kattı. Ama uzun bir oyuncu yapınca Majesteleri veya Carter kadar etkileyici olmadı sanki. Bu arada yaptığı açıklamaya göre 2000 senesinde Vince Carter'ı izlediği zaman gaza gelmiş Blake, 2.40'lık potasına bisikletinin üzerinden atlayarak smaç basmış. McGee'nin potanın altından geçerek sol değil sağ eliyle ters vurduğu smaç belki de gecenin en güzel smaçlarından biriydi. Ters kolla o smacı yapmak hiç ama hiç kolay değil, üstelik kafayı panyaya vurmamak için iki büklüm olmuşken. Müthişti bence. Griffin ve araba olayına gireyim hemen... Arabayı getirdiklerinde üstü açık değil de kapalı arabayı görünce çok heyecanlanmıştım çünkü bu 30-40 santim ekstradan havalanmasını gerektirecekti Griffin'in. Ama o arabanın üzerinden değil de kaputun üzerinden vurdu smacı ve büyük hayalkırıklığı yarattı bende. Şuna eminim mesela, dün yarışmaya katılan 4 isim de bu smacı yapabilir rahatlıkla. O zaman ne anlamı var ki? McGee'nin son smacı da "Bitse de gitsek" modundaydı. Bu yüzden ilk tur daha güzeldi bence.

Son olarak da garip garip el sallayan McGee'nin annesine selam ediyorum buradan. O nasıl bir enstantaneydi öyle ya?

Yakışır Griffin'e

Fotoğrafta, smaç yarışmasında Griffin'in üzerinden geçeceği iddia edilen arabayı görüyorsunuz. İddia diyorum ama araba salona kadar getirildiğine göre %90 yapacaktır bu denemeyi Griffin. Başarılı olması halindeyse, işin şov yönünde büyük bir artı olur kendisine. Hareketin patenti bir zamanlar Fenerbahçe'de de forma giyen Marko Milic'e ait yanılmıyorsam. Aşağıdaki videolardan da hareketin muadillerini görebilirsiniz.


Link


Link

19 Şubat All-Star 2011 Programı

20 Şubat Pazar 03:00 (NTV SPOR) / Şut-Yetenek-Üç Sayı-Smaç Yarışmaları

Artık çok az bir süre kaldı yarışmaların başlamasına tahminler yapıldı, çerez-içecek stokları hazırlandı. Yarışmalar üzerine yeteri kadar konuştuğumuz için tekrardan bir değerlendirme yapmaya gerek yok sanırım. Merakla ve heyecanla bekliyoruz saatin gelmesini. Keyifli seyirler dilerim.

19 Şubat 2011 Cumartesi

Darısı Bugüne


Link

Görmeyen varsa hala diye yukarı taşıdım. İzlenmeli izletilmeli efendim.

Dün geceki maçın açık ara en güzel hareketi ile karşımıza çıktı Wall-Griffin ikilisi. Zaten bir bu, bir DeJuan Blair'ın panyadan kendisine yaptığı asist, bir de Harden'ın 2 smacı vardı izlediğimize değen. Ama Wall-Griffin işbirliği apayrıydı. Smaç öyle inanılmaz değil. Tamam Griffin yapınca daha bir güzel duruyor ama defalarca kez görmüşüzdür ters alley-oop smacı. Pozisyonu özel yapan Wall'un yerden sektirerek attığı pas elbette. Harika bir pas ve bu yaratıcı fikir aklına geldiği için alnından öpmek istiyorum Wall'u. Yaptığı 22 asist için de ayrı bir tebrik gerek.

2011 D-League Dunk Contest Özeti


Link

Smaç yarışmasına saatler kala biraz gaza gelelim. Görntüler dün düzenlenen D-League smaç yarışmasından. Bazı, hatta belki de çoğu seneler NCAA veya D-League smaç yarışmaları NBA'dekinden çok daha güzel smaçlara sahne oluyor. Açıkçası buradaki oyuncular da hiç fena değiller ve çıtayı hayli yükseltmişler, bakalım daha göz önündekiler nasıl bir performans sergileyecek bu gece.

Tahminleri Alalım - 7

All-Star etkinliklerinin çoğu kişiye göre en eğlenceli günü geldi çattı. Doğrusunu söylemek gerekirse diğer organizasyonlara nazaran ben de bu yarışmalardan daha çok keyif alıyorum. Özellikle yaptıkları, afedersiniz ama, türlü şebekliklerle yarışmaların önüne geçip hakkaniyetine kasteden Howard ve Robinson'ın olmayacağı, yerlerine gösterişten alabildiğine uzak, sadece işinde en iyisini yapacağına dair beklenti uyandıran isimlerin olduğu smaç yarışmasını iple çekiyorum.

Lafı uzatmayalım, hazır All-Star haftasonunun en merakla beklenen günü gelmişken küçük bir oyun oynayalım dedik. "Yarışmaları kim kazanır" oyunu... Yan tarafta anket olarak ekledik gerçi ama bireysel olarak daha çok anlam ifade edeceği için bu postun altında yorum olarak tahminlerinizi de almak istiyoruz. Benim içimden geçen isimler yetenek yarışması için Rose, üç sayı yarışması için Gibson ve smaç yarışması için elbette Griffin.

Benim tahminlerim ise Paul, Gibson ve Griffin. Üçlükte finale Gibson, Allen ve James Jones'un kalacaklarını düşünüyorum. Çoğu kişinin favorisi Dorell Wright hala gerçek bir şutör olduğunu kanıtlamadı bence. Smaçta ise McGee plase olarak Griffin'in karşısına çıkabilir finalde. /Can

NOT: Bütün kategorileri doğru bilen ziyaretçilerimize herhangi bir ödül veremeyeceğiz maalesef, yalnızca tebriklerimizi sunacağız. En olmadı nick altına methiye düzerdik imkanımız olsa ama hoşgörünüze sığınıyoruz...

Vitrine Çıkıyorlar

Gündem All-Star olduğundan biraz magazinsel bir haber paylaşalım. All-Star organizasyonu herhangi bir maçtan çok ekonomik açıdan da önem taşıyor şüphesiz. Bir çok yıldız ismin katıldığı organizasyon olunca sponspor firmalar da bu hafta sonunu boş geçmiyor haliyle. Üç ayakkabı firması oyuncuları için ürettiği yeni model ayakkabıları bu hafta sonunda piyasaya çıkarıyor. Muhtemelen oyuncular da pazar akşamı maçta bunları giyeceklerdir. Garnett-Rose ve Durant'ın yeni ayakkabıları görücüye çıktı. Ben en çok Durant'ınkini beğendim içlerinden.


Silvered-up Anta KG1

all yellow adiZero Rose

reddified Nike Zoom KD3

Çaylaklar Yine Kazandı

Çaylaklar 148 - İkinci Yıl Oyuncuları 140
Oturup uzun uzadıya teknik-taktik analizi yapmayacağım. Zaten maç pek lüzumlu değil, bir de uykusuzluğun üzerine salondan dönem dönem yükselen çocuk çığlıkları iyice çekilmez bir hale getirdi. Efes maçlarındaki sirenden bile beterdi diyeyim siz anlayın. Çaylaklar ilk devrenin ortalarından itibaren yakaladığı skor üstünlüğünü maç boyu sürdürdü ve maçı 148-140 kazandı. Bu tarz karşılaşmaları daha çok isteyen taraf kazanıyor ve genellikle ciddiye alan oyuncular da MVP oluyor. John Wall maç boyunca arkadaşlarını oyunun içinde tutmaya çalıştı ve 22 asistle bu organizasyonun asist rekorunu kırdı. Griifin'e yaptığı muazzam asisti aşağıdaki videoda izleyebilirsiniz. Onun haricinde maçın başında burnuna darbe alan Griffin yürekleri ağıza getirdi ama neyse ki önemli bir şeyi yokmuş. Gayet sağlıklı bir şekilde devam etti karşılaşmaya ama 14 dakika gibi kısıtlı bir süre aldı. Malum, yoğun bir haftasonu bekliyor kendisini. Bir de Blair'in panyadan alıp vurduğu smaç ve Ibaka'nın 2'de 2 üçlük atması aklımda kalmış maçtan geriye.


Link

Şöhretler Maçı

Linki geç bulabildiğim için sadece ikinci yarısını izleyebildim maçın. Elbette bütün gözler Justin Bieber'ın üzerindeydi ama o biraz beklesin, öncelikle değinmemiz gerekenleri yazalım. Doğu takımının koçu Bill Walton, batı takımının koçu ise Magic Johnson'dı. Karşılaşmayı Pippen, Mullin ve Richmond'lı doğu takımı 54-49 kazandı. Pippen'ın formundan ve kalitesinden bir şey kaybetmediğini gördük yıllar geçse de. Bir ara yağmur gibi yolladı üçlükleri. Bir de Bieber'a koltuğunun altıyla yaptığı bir blok var ki o bloğun ardından Amerika'daki genç bayan nüfusunda azalma olmuştur diye tahmin ediyorum, intihardan dolayı. Richmond, şortuna benden iki tane sığacak hale gelmiş, ben de çok zayıf bir adam sayılmam. Mullin gençliğinde de pek genç gibi göstermiyordu o yüzden anlayamadım ne kadar yaşlandığını. Ama yıllar en çok Jalen Rose'a acımasız davranmış. Görünce şaşırdım kendisini, kaç kilo olmuş bilmiyorum ama inanılmaz şişmiş. MVP yanılmıyorsam sms ile belirlendiği için, fotoğrafta arka planda gördüğünüz tarzdaki bayanların oylarıyla Justin Bieber oldu. Koskoca Pippen'ı geride bıraktı ya helal olsun çocuğa. Kendisi basketten birazcık anlıyor ama pek yetenekli değil. Bir şut attı mesela panyayı zor buldu, az kalsın tribünlere gönderiyordu topu. Ama genç yaşta olsa dahi şöhret gelince özgüven tavan yapıyor demek ki. Sanki takımın yıldızıymışçasına, Kobe gibi, sürekli top isteyip durdu hücumlarda, elini bir indirmedi aşağı.

18 Şubat All-Star 2011 Programı

19 Şubat Cumartesi 02:00 / Ünlüler Maçı
19 Şubat Cumartesi 04:00 (NTV Spor) / Çaylaklar - İkinci Yıl Oyuncuları Maçı


Öncelikle, ünlüler maçı kadrosu için tık; Çaylaklar maçı kadrosu için tık. İkinci yıl oyuncularında sakatlığı bulunan Tyreke Evans yerine James Harden'ın alındığını da aktarayım. Darren Collison falan dururken, bir hayli ilginç bir seçim ama çok da umrumda değil.

Ne yalan söyleyeyim, iki maçı da izlemeyeceğim. Bunun sabah erkenden işim olmasıyla da alakası yok. Hiç ama hiç ilgimi çekmiyor. Bir ihtimal ayakta olsam bile izlememiş olduğum bir Oscar filmini falan izlemeyi tercih edebilirim bu iki maç yerine. Aslında düşününce biraz abartmış olabilirim, yapmadığım şey değil abartmak. Sonuçta Griffin faktörü sayesinde seyredilebilirliği artıyor. Bu da çaylağımızın ne kadar büyük bir iş yaptığını gösteriyor bu sene bize. Ama daha smaç yarışması ve All-Star maçında da yer alacağı için, bugün az dakika alabilir. İkinci yıl oyuncuları her sezon olduğu gibi yine bir adım önde tabii ki.

18 Şubat 2011 Cuma

Tim Duncan All-Star İlk 5'inde

Popovich dün gece Yao'nun yerine Duncan'ı pivot olarak ilk 5'e koyacağını açıklamış. Hem şaşırtıcı hem değil... Öncelikle şaşırtıcı çünkü Duncan benim de dahil olduğum büyük bir çoğunluğa göre All-Star'ı haketmiyordu bile. Kariyeri göz önüne alınarak koçlar tarafından seçilmiş olması bile yeterince büyük bir sürprizdi. Şimdi bir de Popovich, Spurs'den öğrencisini ilk 5'e yerleştirdi. Gasol çok daha fazla hakediyordu örneğin ilk 5 çıkmayı. Öte yandan Popovich bildiğimiz gibi NBA'e girdiğinden beri Duncan'ın koçu. Ayrıca aralarında baba-oğul ilişkisine benzeyen bir yakınlık ve birbirlerine karşılıklı duydukları müthiş bir saygı var. Eh bu sene de Duncan'ın muhtemelen son All-Star'ı olacak gibi gözüküyor, bütün bunlar üst üste gelince Popovich'in Duncan'ı bu şekilde onurlandırmasını anlayabiliyorum. Ama ben Popovich'ten duygularını bir kenara koymasını ve Gasol'u ilk 5'e almasını bekliyordum.