BIY AD

Harris etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Harris etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Şubat 2011 Perşembe

Deron Williams - Devin Harris Takası (Analiz)

Deron Williams ---> New Jersey Nets
Devin Harris + Derrick Favors + 2011 Nets'in ilk tur draft hakkı + 2012 Warriors'ın ilk tur draft hakkı (ilk 7 sıra korumalı) ---> Utah Jazz


Hoppala. Nasıl yani ya? Dersten çıktım, eve geldim; aldığım ilk haber Jazz'ın Deron'ı Nets'e gönderdiği oldu. Transfer döneminin bitmesine 24 saat kala inanılmaz şaşırtıcı bir gelişme. Hayır daha iki hafta önce Sloan, Deron'la tartışınca istifa etmemiş miydi? Bunun nedeni de Jazz yönetiminin "Deron bizim geleceğimiz, biraz ona iltimas göstermek lazım" şeklindeki kafa yapısı değil miydi? Sloan'un istifası üzerine tu kaka mı oldu Deron? Yok ben anlamıyorum.

Hayır yani, bir de Deron'a karşılık, her zaman sakatlanma riski olan, 3 yıldır beklenilen gelişmeyi gösteremeyen, 2013'e kadar sözleşmesi süren Harris'i aldı Utah. Perşembe gününe kadar biraz daha zorlasalar, çok daha iyi teklifler alabilirlerdi. NBA'de Deron'ın değeri, Carmelo'nunkine son derece yakındır yani. Carmelo "Ben takasımı istiyorum, etmezseniz serbest kalıp bedavaya giderim" deyip Denver'ın elini zorladı. Buna rağmen harika bir takas yaptılar. Utah'ta böyle bir aciliyet yokken, neden ortalama bir pakede razı olduklarını açıklayamıyorum. Chris Paul bile dayanamamış Twitter'ından "Deron Nets'e? Rezalet, yok artık." gibi sözler yazdı. Bu arada Favors'dan çok ümitliymiş Utah. Takastan sonra telefonlar çalmaya başlamış Favors için ancak böyle bir niyeti olmadığını açık açık belirtmişler... Bakalım NBA'de henüz faul yapmak haricinde bir işe yaramayan Favors'a, Deron-Harris arasındaki fark kadar değer veren Jazz ileride bu takası nasıl hatırlayacak...

Şimdi 24 saat içinde Kirilenko'nun bu yaz bitecek olan 18 milyon dolarlık kontratını da gönderecekler mi bir yere, asıl soru bu. Al Jefferson, Mehmet Okur ve Millsap gibi isimlerin bile gidebileceği konuşuluyor ama o kontratları birilerine kakmak için büyük yöneticilik başarısı lazım. Ha Deron'ı verdikleri gibi kötü bir takas yapmaya razılarsa bilemem... Bu sezon bence playoff'a kalmayı başarırlar ancak gelecek seneden itibaren şu takımda neler olacağını kestirmek pek mümkün değil. Kadronun böyle kalmayacağı kesin gibi. Aynı oyuncuları tutsalar bile Devin Harris gibi dengesiz bir guard ile nereye kadar ilerleyebilirler bilmiyorum. Dün hazır haber sıcakken hemen yazayım dedim, draft haklarına değinmeyi unutmuşum. Draft hakları kesinlikle güzel Utah'ın yetenek avlaması için, özellikle bu sezonki Nets hakkı yükseklerde olabilir. 2011 draft'ının zayıf olacağı konuşuluyor ama draft sınıfı ne kadar zayıf olsa da, aralarından güzel parçalar buluyor iyi araştıran ve şansı yaver giden takımlar. O nedenle bu draft hakları iyi kullanmaları duurmunda, Deron takası biraz daha dengeye gelebilir Utah adına.

Nets tarafından bakarsak; Carmelo'nun peşinde koştular o kadar ancak sonunda süper yıldızı New York'a kaptırdılar. Hemen ertesi gün ise bir anda talih kuşu kondu kafalarına. Tabii o konan, bu dönemde Twitter kuşu da olabilir. Öyle veya böyle, Carmelo ayarında bir oyuncuyu neredeyse bedavaya takıma kattılar. Önümüzdeki yaz maksimum kontrat verebilecek nadir takımlardan biri olacak Nets ve Dwight Howard'a imza attırabilecekleri konuşuluyor. Brooklyn'e taşınmaları da cabası. Ah bir de 2010 yazında Travis Outlaw'a dünyanın en saçma kontratını vermeselerdi, Nets'in geleceği çok ama çok daha parlak olurdu. Deron gelince şu anki takımın bile bir anda çehresi değişti yahu. Deron - Morrow - Outlaw - Humphries - Lopez. Ribaund almayı unutan pivotumuz biraz kendine gelse çok da kötü değiller esasında. Ama tabii Sloan ile "dediğim dedik" bir hoca olduğu için tartışan Deron'ın, Avery Johnson'ın o sesine nasıl katlanacağını merakla bekliyorum. Takas olmayı hiç beklemediğini ve bu takası kendisinin istemediğini belirtmiş Deron. Prokhorov'un onu ikna etmek için işe koyulması lazım, çünkü 2012 yazında her ne kadar Dwight'ın peşinde koşacak olsalar da, Deron da oyuncu opsiyonunu kullanarak serbest kalabilir. Bu durumda Nets herhalde bir 5-10 sene daha toparlanamaz. O yüzden Brooklyn kozunu ve 2012'de takımı nasıl geliştireceğini Deron'ın beynine kazımalı Prokhorov.

23 Şubat 2011 Çarşamba

Şok Gelişme, Deron Williams Nets'te

NBA kaynaklarının verdiği bilgiye göre Utah Jazz ve New Jersey Nets odaklı sürpriz bir takas gerçekleşti. Deron Williams Nets'e takas edildi. 23 yıldır Utah Jazz koçluğunu sürdüren Sloan'ın istifasında başrol isim olarak dikkat çeken Deron Williams sürpriz bir şekilde Utah'tan gönderildi.

Derrick Favors ve Devin Harris ise Utah yolunu tuttu. Ayrıca Utah Jazz, Nets'in iki adet 2011 birinci tur draft hakkını aldı. Devin Harris son zamanlarda sıkça dedikodularda adı geçen biriydi fakat Utah işi onun için de çok ani ve sürpriz olmuştur. Utah Deron'un yerini Harris gibi potansiyeli olan bir isimle doldurmaya çalışacak. Ayrıca önemli bir pota altı oyuncusunu kadrosuna katmış oldu yıldız guardı karşısında.

Bir başka takasta ise Nets Brandan Wright ve Dan Gadzuric'i kadrosuna katarken, Troy Murphy'yi Warriors'a yolladı. Warriors'ın Murphy'nin kontratını satın alacağı ve şutör uzun için başta Magic olmak üzere şampiyonluk hedefleyen takımların pusuda olduğu konuşuluyor.

22 Şubat 2011 Salı

Şimdi Sıra Murphy'de...

2010-2011 takas sezonu, artık bitse de kurtulsak dedirtti. Bir haberin postunu yazmaya başlarken, habere konu olan isim başka bir kaynak tarafından başka bir takıma yollanıyor. Melo takası nihayet sonuçlandı, şimdi sıra Murphy'de. Yahoo yazarlarından Mark Spears, Portland ve New Jersey'in takas görüşmelerine başladığını yazdı. Söz konusu takas gerçekleşirse Andre Miller ve Joel Przybilla'ya karşılık Devin Harris ve Troy Murphy takım değiştirecek...

Nets'in takası isteme amacı belli, Harris'in uzun süreli kontratından kurtulup geçen sene gerçekleştiremedikleri yeniden yapılanmayı bir kez daha denemek. Yanında sene başından beri hiç kullanmadıkları Murphy'yi de verecekler ve karşılığında iki tane biten kontrat alacaklar (Andre Miller'ın önümüzdeki yıl için sözleşme yenileme opsiyonu takıma ait). Ligde bulundukları pozisyon itibariyle playoff umutlarından söz etmek zaten mümkün değil. Bu sebeple gelmesi muhtemel isimlerin takıma ne katacağından bahsetmek bilmiyorum gerekli mi. Belki Harris'in egoizminden sonra Miller'ın yönetiminde Outlaw, Vujacic, Morrow gibi şutörler biraz daha kendilerini gösterirler falan... Ama pek de mühim gelişmeler olmaz bunlar Nets adına. Çünkü dediğim gibi amaç farklı. Bakarsınız takasın gerçekleşmesi halinde uyum süreci falan derken biraz daha bocalayıp lotaryada şanslarını arttırabilirler, ki bu durum daha çok işlerine gelir.

Portland cephesinden konuyu ele alacak olursak, onların bu sene için de hatrı sayılır bir hedefi var. Bu hedef Roy'un sakatlandığı ilk günlerde playoff kovalamaktı belki ama Aldridge'in gösterdiği performansın ardından playofflarda ilk turu geçip konferans yarı finali oynamak pek de hayal gibi görünmüyor kendileri için. Bu sebeptendir ki Przybilla yerine takıma hiç vakit kaybetmeden, doğrudan katkı verebilecek bir Murphy'yi düşünüyorlar. Przybilla pota altı savunmasında kabul edilebilir bir silah. Ama takımın savunma ağırlıklı karakterinde ne kadar büyük bir parça diye sorgularsak elbette çok önemli bir yer teşkil etmeyecektir. Kaldı ki Portland'ın esas sorunu savunmadan ziyade hücumda. Düşük tempoları nedeniyle zaten rakibi belli bir sayı limitinin altında tutuyorlar. Bu bağlamda Przybilla'nın gitmesiyle takımın kaybedeceği savunma direncine bakıyorum, sonra Murphy'nin gelmesi halinde hücuma katacaklarına, pek de mukayese edilir gibi durmuyor. Portland'ın mevcut rotasyonundaki uzunların hepsi orta mesafe şutu olan oyuncular ama Murphy menzili biraz daha genişletecektir. Bu da Aldridge'e oynaması için daha geniş bir alan bırakacaktır hücumda, ki bahsettiğimiz isim bire bir hücumu son aylarda ligin en iyi uzunu belki de.

Miller'ın ardından Harris'in gelmesi durumunda ise bazı tereddütlerim olur guard pozisyonunda. Aşağıda değineceğim sebeplerine... Miller belki, özellikle hücumda, sınırlı bir oyuncu ve takımı getirebileceği maksimum seviye belli. Ama çok tecrübeli ve basketbolu kesinlikle iyi biliyor. Tempoyu ayarlayabilen, takım arkadaşlarına pozisyon hazırlayabilen bir isim ve bu özellikleriyle bu yıl egoizmini törpülemiş de olsa Harris'in önünde. Harris ise oldukça iyi bir hücum silahı. Örneğin takımı fastbreake çıkarır, bire birde skor üretebilme becerisi vardır, patlayıcı özelliği, penetre kabiliyeti vardır. Gelelim endişemin kaynağına. Harris'in yukarıda saydığım özellikleri vardır olmasına ama bu özelliklerini sergileyebildiği takımları referans olarak almak ne kadar sağlıklı onu bilemiyorum. Yedek guard olarak Mavericks'te ve ardından Nets gibi hiçbir iddiası olmayan takımlarda görev almış olması duruma karamsar bakmama yol açıyor.

18 Şubat 2011 Cuma

Harris Portland'a?

Hepimizin bildiği üzere New Jersey Nets takas döneminin en hareketli takımlarından biri. Her gün haklarında bir sürü takas dedikodusu çıkıyor ve bu çıkan dedikoduların çok büyük bir kısmı gerçekleşmeyecek. Fakat ben elimden geldiğince bütün dedikoduları yazmaya çalışıyorum.

Nets hakkında çıkan son dedikodu Harris'in Portland'a gidebileceği yönünde. Takasın diğer parçası ise Andre Miller. Miller'ın sezon sonu için takım opsiyonu var ve muhtemelen gideceği takım -veya kalırsa Portland- bu opsiyonu kullanmayarak kendisini serbest bırakacak. Yani bir nevi sezon sonunda kontratı bitiyor diyebiliriz Andre Miller'ın. Takasın içinde olabileceği konuşulan diğer isimlerin New Jersey adına Outlaw ve Morrow, Portland adına ise Rudy Fernandez olabileceği konuşuluyor. Açıkçası pek gerçekci bir dedikodu gibi gelmedi bana bu haber. Özellikle Harris'in Portland'a uyum sağlamayacağı görüşündeyim. Portland ligin en yavaş oynayan takımlarından birisi ancak Harris tam bi' bir numara olmadığı için yavaş tempoda defoları ortaya çıkan bir guard. Yarı saha oyununda tercih hataları yapan bir isim Harris.

Portland'ın ise Rudy Fernandez'i elden çıkarma isteğini makul görüyorum. Wesley Matthews'ın muhteşem çıkışı sayesinde Rudy Fernandez 2 numarada 3. tercih oldu ve son zamanlarda iyice formda olsa da, sezon başından beri son derece istikrarsız. Roy'un sakatlığında performansını yükselttiği maçlar oldu ancak saman alevinin ötesine gidemedi. Yine de hala değerli bir parça ve takas piyasasında alıcısı çıkabilir. Portland'ın skorer 1 numara eksiğinin olduğu düşünülürse Harris kağıt üzerinde doğru isim olabilir. Ama yukarıda açıkladığım gibi ben bu görüşe katılmıyorum. Outlaw konusunda ise, ellerinde o kadar kısa forvet varken, eski oyuncularını geri alıp ne yapacaklar merak ediyorum...

11 Ocak 2011 Salı

Dev Takas Senaryosu

Melo takasında işlerin arapsaçı olduğu bir gerçek. Knicks'in açık ara önde olduğu yarışta son günlerde Nets etkinliği arttırdı. Haberler yoğunlaştı, takas senaryoları yazılmaya başlandı ancak hiçbiri gerçekleşmedi. Her seferinde reddedilmekten olacak ki Nets bu sefer başka bir yola başvuracakmış gibi görünüyor. Bu yolda işin içine 3. bir takımı dahil etmekten geçiyor. Hemen takımı da söyleyeyim ; uzun zamandır böylesine kötü bir sezon geçirmeyen ve acilen bir yeniden yapılanmaya ihtiyacı olan Detroit Pistons. Birkaç gündür bu üç takımlı takasın "Ha oldu, ha olacak" diye geçiyordu ancak son 24 saat içinde çıkan haberlere göre Nuggets işleri yokuşa sürmeye başlamış. Hatta kafayı iyice çekip, çok takımlı bir Carmelo takasında Griffin'i Denver'a getirmeyi düşünüyorlarmış. Clippers da defalarca kez reddetmiş bu isteği. Zaten böyle bir işe imza atarlarsa, kilit vursunlar kulübün kapısına...

Gelelim bu senaryonun detaylarına. Öncelikli olarak ana parça Melo'yu alacak Nets'e gelenlere bir bakalım : Carmelo Anthony, Chauncey Billups, Richard Hamilton. Yani takastaki en yararlı parçalar aynı takımda toplanırken bir yandan Melo'yu kadroya dahil etmek diğer yandan da efsane Billups-Hamilton sinerjisini canlandırmak Nets'in hedefi gibi görünüyor. Takasın gerçekleşmesi halinde takımda ayrılacak Harris'in yerine ligin en iyi oyun kurucularından Billups'ı kadroya katacak olan Nets'in, 1 ya da 2 tane ilk tur draft hakkını da gözden çıkarılması bekleniyor. Bilindiği üzere Nuggets, Melo'ya olan tekliflerin tümünde 1. tur draft hakkı talep ederek bu konudaki tavrını defalarca ortaya koymuştu. Yanlız yukarıda belirttiğimiz kadroya Billups'ın katılma bölümünde de bir pürüz bulunduğu söylemek lazım zira Chauncey başka bir takıma gittiği halde kontratının buy-out edilmesini isteyeceği yönünde açıklama yaptı. Hamilton'la beraber oynayacak olması kullanılarak ikna edilir mi bilmiyorum ama kesinlikle çözülmesi gereken bir sorun olduğu ortada.

Nuggets'a gelecek olursak. Billups ve Melo'yu kaybediyorlar. Kısacası herşeyi bir kenara koyup yeni bir sayfa açacak gibi görünüyorlar. Takasın gerçekleşmesi halinde takıma dahil olacak oyuncular ise : Devin Harris, Derrick Favors, Anthony Morrow. Tabi bu oyuncuların yanında en az 2 tane 1. tur draft hakkı almaları bekleniyor ki Favors'ın da geldiğini düşünürsek gelecek adına büyük bir yatırım anlamına geliyor bu takas onlar için. Favors şu ana kadar beklenenin altında kalmış olabilir ancak Nuggets'ın kadrosunda Nets'le karşılaştırdığımızda ona bu işi gösterebilecek daha donanımlı elemanlar bulunuyor. Ancak işin bir de diğer boyutu var ki son açıklamalara göre Devin Harris Nuggets'ta oynamaya pek sıcak bakmıyor. Bunun yanında Nuggets yönetiminin Al Harrington'ı da bu takasla postalama isteği de biliniyor. Kısacası bu iki sebep takası çıkmaza sokabilir zira Harrington'ın 2015'lere kadar süren kontratını almaya takımların yanaşacağını zannetmiyorum.

Takasa sonradan dahil olan Pistons'ın tek planı cap'i rahatlatmak. Hamilton'ın 3 yıllık 38 milyon alacağından kurtuldukları gibi takasla takıma gelecek oyunculardan Troy Murphy'nin biten 11 milyon dolarlık kontratını da alarak sene sonunda büyük bir revizyon yaşanacağının sinyallerini şimdiden veriyorlar. Prince'in de 11 milyonluk kontratının bu yıl bittiğini düşünürsek Pistons için hareketli bir yaz dönemi ufukta görünüyor desek pek de yanılmış sayılmayız. Onlar için sorun oluşturabilecek noktalar ise yeniden yapılanan bir takımın feda etmekten hoşlanmadığı draft hakları. Takasın Pistons'tan draft hakkı alınmayarak gerçekleşmesi planlanıyor. Ayrıca Murphy'le beraber gelen ligin meşhur kalaslarından Petro'nun da ne olacağı merak konusu.

Artılarıyla eksileriyle dev bir takas senaryosunu değerlendirdik. Gerçekleşmesi zor görünüyor belki ama gerçekleştiği takdirde Nets takımı ligin dibinden kurtulacak, Pistons ise önümüzdeki sezon için istediği hareket özgürlüğüne sahip olacak. Nuggets da kimden ne koparabilsem kardır mantığıyla hareket ettiği için onlar adına bir şey söylemek zor. Ama ne kadar çok draft hakkı alırlarsa onlar için o kadar gelecek vaadeden bir anlaşma olacak orası kesin.

16 Aralık 2009 Çarşamba

To the Moon and Down


Link

Videoda göreceğiniz üzere, Nets-Cavs maçında, hızlı hücumda smaca kalkan Moon'a, Harris sert bir faul yaptı.

Kesinlikle flagrant faul ama, derecesi 1 mi 2 mi olduğu konusunda tam karar veremedim. Çünkü eğer Moon topu ilk kaldırdığı anda zıplasaydı Harris'in topa temas etme ihtimali olduğunu düşünüyorum. Ama Moon topu geri indirip sonra smaca çıkmaya karar verince faul gerçekleşmiş. Kafaya direk müdahale var buna genelde zaten flagrant çalınıyor otomatik ama 2 için "Gereksiz, sürdürülen ve aşırı bir temas" olması gerekiyor. Harris'in de bugüne kadar böyle bir hareketini görmediğimden dolayı flagrant 2'nin birazcık ağır olduğunu düşünüyordum ama eve gelip pozisyonu tekrardan daha sakin bir kafayla izleyince - özellikle arka açıdan 3 kere izledim - flagrant 2'yi mantıklı bulduğumu itiraf etmeliyim. Yine de Harris'in amacı zarar vermek gibi gelmedi bana. Şimdi flagrant 2 olduğu için NBA yönetimi otomatikman pozisyonu izleyip Harris'in ceza alıp almayacağına karar verecek. Eğer ceza çıkarsa gerçekten çok şaşıracağım.

Daha iki gün önce yazdığım post'ta, LeBron'un bazen gereksiz yere eleştirildiğinden bahsetmiştim. Şimdi ise, bu olayıyla ilgili aynı şeyleri yazamayacağım. LeBron bana göre 'sözde' ayırmak için gelip Devin Harris'e hızla çarpıyor ve potayla vücudu arasında sıkıştırıyor. Maçın ertesinde konuyla ilgili Harris, kesinlikle kötü niyetle yapmadığını ve amacının zarar vermek olmadığını açıklamış. Ayrıca LeBron'un da olayı ayırmaya çalıştığını söylemiş. Ama ayrı açılardan birçok kez verilen tekrarda ben LeBron'un başta Harris'e çarpmasının iyi niyetli olduğuna pek inanmadım. Bu arada Moon da Harris'in bu tarz hareketlerini daha önce hiç görmediğini, pozisyonun göründüğü kadar kötü olmadığını, basketbol içerisinde bir hareket olduğunu söylemiş.

Kısacası herkes olayı mümkün olduğunca yatıştırmak için güzel açıklamalarda bulunmuş. İyi de etmişler.

13 Aralık 2009 Pazar

Nereye Gidiyoruz?

Devin Harris cuma günü - yine - farklı kaybettikleri Pacers maçından sonra kulübün başkanı Rod Thorn'a dert yanarken görülmüş. "Bu takımın bir amacı yok, nereye gidiyoruz böyle?" demiş Devin Harris. Thorn'un ne cevap verdiği hakkında hiçbir şey yazılmamış ama aynen şunu dediğini tahmin ediyorum:

"2010 sezonu başlarken LeBron, Wade, Bosh veya Amare'den en az 1'ini almamışsak, o zaman gel bu soruyu sor."

20 Ekim 2009 Salı

Hayatım, Devin Harris Geldi Kapıyı Açar Mısın?

Daha önce NBA takımlarının, kötü giden ekonomide bilet satmak için uyguladıkları kampanyalara değinmiştim. En çok da Nets'inkini beğendiğimi belirtmiştim.

Saha kenarındaki pahalı koltukları satmakta zorlanan Nets kulübü, bu konuda taraftarına bombastik bir plan sunmuş. Normalde 750 dolar olan biletleri, "10 maça 4'er tane = 25.000$" şeklinde bir paketle satışa sunmuşlar. Yani zaten 40 tanesi 30.000 ederken, 5.000'lik bir indirim yapıyorlar. Ancak tabii ki taraftarı heyecanlandıracak şey bu değil. Bu kampanyayı kullanacak olan 4'lüyü istedikleri yerde (ofis, ev, okul, parti vs.), istedikleri Nets oyuncusu 1 saatliğine ziyaret edecek. Çocuklarına mükemmel bir doğumgünü hediyesi vermek isteyen zengin aileler için ideal. Bir başka alternatif ise: Evlerinde ufak bir gruba yemek verirken, Devin Harris'in gelmesiyle konuklarına hoş bir sürpriz yapabilecekler. Taraftarı oldukları takımın en sevdikleri oyuncusu ile 1 saatliğine de olsa tanışma, kaynaşma fırsatı... Fiyatı her ne kadar biraz 'tuzlu' olsa da, bu kolay ele geçen bir fırsat değil. Eminim başka şehirlerde, bu parayı gözden çıkaracak birçok taraftar "Keşke benim takımım da bunu uygulasa" diyordur.

Nets yöneticilerini kutluyorum. Çok başarılı kampanyalar yürütüyorlar.

12 Ekim 2009 Pazartesi

Uyku Problemi


Link

Yanlış hatırlamıyorsam NBA TV yayınlamıştı bu maçı. Canlı izlememiştim ancak ertesi gün tekrara bakma fırsatım olmuştu. Iguodala tam "Blokladım, maçı takımıma kazandırdım" diye düşünürken, Harris'in önüne düşen topu alıp, elinden yarım salise kala çıkarması ve çemberden deliksiz giren bir şut. Playoff'larda olsaydı, eminim Iggy başta olmak üzere, 76'er camiası birkaç gün uyku problemi çekerdi.

15 Temmuz 2009 Çarşamba

Devin Harris, LeBron'dan beter olmuş

Bir senelikmiş video ama ben yeni izleyebildim. Harris, deyim yerindeyse "şebek" oluyor. Üstüne bir de çeken kameraya gelip son derece olgun bir şekilde "Ne kadar hızlı gördünüz mü? Beni kandırmayı başardı, adam çok iyi" diyor. Sportmenlik işte bu. LeBron olsa aceba o sahada taş üstüne taş kalır mıydı?
Bu arada Harris'in karşısındaki adam İngiliz bir sokak basketbolcusuymuş.