BIY AD

Jennings etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Jennings etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ocak 2011 Perşembe

Jennings Out DeRozan In

NBA.com'daki habere göre, daha önceden smaç yarışmasına katılacağı duyrulan Jennings'in, sakatlığının oluşturabileceği risk sebebiyle yarışmadan çekildiği ve yerine DeRozan'ın alındığı açıklandı. Sakatlığı sebebiyle uzun süredir takımdaki yerini alamayan ve dolayısıyla smaç yarışmasına da çok sağlıklı hazırlanamayacak olan Jennings'in çekilmesi ne yalan söyleyim sevindirdi beni. Açıkçası kağıt üzerinde de zayıf halka olarak görünüyordu diğer isimler arasında. Çok yaratıcı birşeyler yapamadığı sürece smaç potansiyeli aşağı yukarı belli biriydi. Bu potansiyelle de Griffin'e kafa tutma ihtimali yok denecek kadar azdı. DeRozan'a döndüğümüzdeyse bu sene maç içerisinde birkaç alley-oop'u haricinde çok fazla smacını hatırlamıyorum. Ancak geçen senenin finalisti gibi önemli bir etiketle geliyor kendisi. Keza potansiyelinin yüksek olduğunu da görmüştük geçtiğimiz yıl. Yaptıkları yapacaklarının teminatı olur diye umarak bekleyelim.

5 Ocak 2011 Çarşamba

Smaç Yarışmasına Katılanlar Belli Oldu

NBA'deki kaynaklardan alınan bilgiye göre şöyleymiş efendim: Blake Griffin, Serge Ibaka, JaVale McGee ve Brandon Jennings. Bunlardan Griffin'in %100 olduğunu söyleyebiliriz çünkü kendisi hakkında NBA.com'un hazırladığı bir video dolaşıyor ortalıkta: Griffin'in smaç yarışmasına katılması ile ilgili Clippers oyuncularının verdiği ufak röportajlar. Diğer adaylar için böyle şeyler çıkmadı ortaya ama hep dediğim gibi, bilgi birkaç kaynaktan birden onaylanıyorsa, %99 doğrudur.

Griffin, McGee ve Ibaka'nın maymun familyasından geldiğini biliyoruz zaten. Atletik yetenekleri insani sınırlardan ötede yani bu oyuncuların. Her maç bize saçma bloklar ve smaçlar izletiyorlar. Tabii Griffin diğer ikisinden biraz ayrılıyor vurduğu smaçlarla çünkü onun maçı varsa ertesi gün kesinlikle Top 10'a girecek bir smaç basıyor. Eh tabii ayaklarda yay var ve 1 metrenin üzerinde sıçrıyor, haliyle deli smaçlarla karşımıza çıkıyor. McGee ise her ne kadar ufak çaplı bir maldonado olsa da, atletikliği tartışılmaz. Sadece blok değil, vurduğu çılgın smaçlarla da kendisine hayran bırakan bir isim kendisi. Hem belki iyi hazırlanırsa serbest atış çizgisinden bu sefer vurabilir değil mi? Ibaka'ya gelecek olursak; valla tamam o da atletik ama konu göze hoş gelen smaç ise McGee ile Griffin'in bir hayli arkasında kalıyor bence. Genellikle düz ve sert smaçlar basan bir isim. Evet belki İspanya Ligi'nde serbest atış çizgisinden zıplayarak vurduğu smaç ona şampiyonluğu getirmişti, belki Spurs'e karşı yaptığı bu alley-oop'u canlı izlerken "Ooooouuuvv" şeklinde bir tepki verdim ama ben çok ümitli değilim Ibaka'dan. Çünkü hoşuma giden çok sayıda smacı yok açıkçası.

Son olarak da geldik Brandon Jennings'e... Nasıl yani? Bildiğiniz, çoğunuzun sevmediği Brandon Jennings. Adamın hayatı jump-shot ile geçiyor yahu. NBA'de de 1-2 tane savunmayı delip, uzunların arasından (üstünden değil) vurduğu smacı hatırlıyorum o kadar. Benim es geçtiklerim mi var diye youtube'a gireyim dedim, NBA'de vurduğu bir smaca bile rastlayamadım yani o derece. NBA kariyerinden önce veya yaz liginde falan vurduğu smaçlar var ancak. Mesela lisedeyken yaptığı bacak arası fena değil. Ama NBA'de daha doğru düzgün smaç vurmamış bir oyuncu nasıl smaç yarışmasına alınıyor, bir anlayabilsem. Sakatlık veya başka bir nedenle Jennings katılamazsa yerine Earl Boykins girecekmiş aldığım duyumlara göre.

Haber yanlış çıkacaksa, Jennings yüzünden yanlış çıkacaktır herhalde. Garip bir seçim.

21 Aralık 2010 Salı

Jennings 1.5 Ay Yok

Milwaukee'nin genç guardı sol ayağındaki sakatlık nedeniyle yaklaşık 4 ile 6 hafta arası parkeden uzak kalacakmış. Maggette'nin de sakatlığı nedeniyle bir iki maç daha kaçırabileceği konuşuluyor. Ersan için Maggette'nin yokluğu sevindirici çünkü rotasyon daraldıkça alacağı süreler artacaktır. Ama Ersan aldığı bu süreleri çok iyi değerlendirecek olsa bile Skiles muhtemelen Maggette'nin dönüşüyle tutarsızlıklarına devam edecektir. Bu yüzden çok fazla ümitlenmemek gerek. Öte yandan sakat ikilinin takımın en şahsi oyuncuları olduğu gibi en önemli hücum silahları olduğu da bir gerçek. Bu iki oyuncunun yokluğunda üst üste çıkacakları Blazers ve Lakers deplasmanlarında nasıl bir hücum stratejisi uygulayacaklarını izleyip göreceğiz.

16 Aralık 2010 Perşembe

Atmayın Demiyorum Hobi Olarak Yine Atın

Dün gece istatistikleri falan incelerken gözüme çarpmıştı, yazayım demiştim ama bir türlü vakit bulamamıştım. Fırsat bulmuşken karalayım istedim. Sene başından beri şut istikrarını yakalayamayan ve takımlarını bu anlamda baltalayan isimlere baktığımızda isim olarak şaşıracağımız ama biraz düşündüğümüzde "aslında doğru" diyebileceğimiz oyuncular var. Yazının içeriği bu oyunculardan birkaçı hakkında hafiften analiz ama daha çok istatistik ağırlıklı olacak. Sözü uzatmadan geçelim kahramanlarımıza:

Brandon Roy (.399):
Sezona fena başlamamıştı aslında Roy. Hatta kolay fikstürün de etkisiyle bir ara sayı krallığında üst sıralarda gezindi ama bu form grafiği uzun sürmedi. Özellikle sakatlık sonrası dönüşünde fena çuvalladı, sakatlığa bir de Matthews'in takıma katkısı eklenince muhtemelen moral olarak da çöktü. Çünkü senelerdir takımın şutör guard pozisyonundaki tek önemli skor opsiyonu olan bu genç adam ilk defa kendisi kadar skor patlayıcılığına sahip bir kısayla aynı rotasyonu paylaşıyordu. Yine sakatlığının bir sonucu olduğunu düşündüğüm oyun stilindeki farklılık şut yüzdesinin düşmesindeki en büyük etken. Zira Roy artık penetre girişiminde çok az bulunuyor ve hücumunu tamamen şut üzerinden götürüyor şu sıralar. Kariyerinin ribaund, asist ve şut yüzdesi kategorilerinde en kötü sezonunu geçirdiğini de ekleyelim.

Brandon Jennings (.399):
Bir Brandon daha. Ama bu Brandon yukarıdaki kadar şaşırtıcı değil. Hatta geçen seneye oranla şut yüzdesinde artış var ama bu artış ligin en kötülerinden olmasını engellemiyor. Hiçbir zaman takımını oynatan bir guard olamayacağını yavaştan hissettirmeye başlayan Jennings şutlarında da isabet bulamayınca çekilir gibi olmuyor doğrusu. Kendisine ait şaka gibi bir istatistik daha verelim. Jennings bu sezon oynadığı 23 maçın yalnızca 3 tanesinde %50 ve üzerinde şut atmış. Hazır Milwaukee'yi uramışken, sezonun bu kategorideki en kötü ismi olan John Salmons'ı da anmadan geçmeyelim.

Wall-Arenas (.400):
Sezon başında Wall, devamında Arenas kimi zaman ise ikisi birden sahne aldı Washington'ın guard pozisyonunda. İki oyun kuruculu takımın hücumda organize olmaktan ne kadar uzak olduğu istatistiklerle göz önüne seriliyor. Wall %40, Arenas %39'la şut atıyor. Hal böyleyken Wizards'ın ligin dibine demir atması da şaşırtmıyor insanı. Yalnız, arada Hinrich kaynayacak gibi görünüyor. Çünkü zaman zaman 3 numarada oynayan Hinrich'in, Wall döndükten sonraki akibeti pek belirli değil şimdilik.

Richard Hamilton (.414):
Ligde en sevdiğim isimlerdendir Hamilton ve kariyeri boyunca istikrarlı olmuştur şutu, hatta orta mesafe şutu en güven veren oyunculardan da biridir halen. Ama oyun kurucu bozuntusu Stuckey'in organize ettiği Detroit hücumlarında son 2 senedir bariz bir düşüş oldu Hamilton'ın şut yüzdesinde. Bu sene an itibariyle ligin en kötü şut atan oyuncularından biri olarak görünüyor kendisi ama Detroit hücumlarının ne kadar ağır, ne kadar dezorganize olduğunu bildiğim için, biraz da kendisine duyduğum sempatimin etkisiyle yukarıdaki isimlerin biraz dışında tutuyorum Hamilton'ı.

OJ Mayo (.404):
Mayo da ligin en düşük yüzdeyle şut atan oyuncularından biri. Hollins'in sene başından beri Mayo için farklı planlar kurduğu belliydi. Yaz liginde bir ara oyun kurucu olarak denedi, sezona 2 numara pozisyonunda görev vererek başladı ve yaklaşık 15 maçtır kenardan oyuna sürüyor. Takımdaki rolü bu kadar belirsiz olan bir oyuncunun düşük yüzdeyle şut atmasında oyuncuya kabahat bulmak biraz acımasızca olur. Kaldı ki Mayo kısa kariyeri boyunca istikrarsız dönemler yaşasa da böylesine kötü şut yüzdesiyle dibe vurmamıştı. Tıpkı Hamilton gibi Mayo'nun da bu kötü formunun oluşmasında yan etkenlerin daha çok rol aldığını düşünüyorum.

Tyreke Evans (.391):
Yeni jenerasyonun en önemli skorerlerinden biri olan Tyreke de sezona kötü başlayanlardan. Kings organizasyonunun ümitlerinin sekteye uğramasını sağlayan ikiliden de kısa olanı. Hatırlayacağınız gibi Tyreke-Cousins ikilisi üzerine takımı kurmayı planlıyorlardı sene başında. İlk beşinde Donte Greene, Luther Head gibi isimleri barındıran bir takıma veya bu oyuncuları ilk beş diye oyuna süren koça belki çok bile Tyreke'in performansı. Ama rookie sezonuna göre performansının bu kadar düşmesi de kabul edilir bir durum değil.

15 Nisan 2010 Perşembe

Yılın Çaylağı - 2010

7 yıl sonu ödülü, 8 playoff eşleşmesi var değerlendirecek. Belki de yetişmeyecek hepsi, o nedenle bu yazıyı kısa keseceğim. Jennings ile Curry-Evans ikilisini ayıran detaylara yaklaşık 1 ay önce önce değinmiştim. Fikrim değişmedi, aynı şeyler şu an için de geçerli ve adayım Tyreke Evans. Stephen Curry de sempatik bulduğum ve beğendiğim bir oyuncu ama Warriors takımı istatistikleri şişiren bir yapıya sahip olduğundan Evans kadar saygımı kazanamıyor. Ayrıca Curry'nin sezon başında çok ortalıkta görünmezken, asıl çıkışını son 2 ayda yaptığının da altını çizmek lazım. All-Star arasından beri 21.5 - 5.5 - 7.5 ortalamalarını tutturdu şutör guard. Her ne kadar - çok - etkileyici olsa da, 'bir dönem' olarak adlandırılabilir...

Ama ben onun yerine bütün sezona yayılmış 20-5-5'i tercih ediyorum. Bu arada hani olur da Bucks 45 galibiyetlik bir playoff takımı olduğu için %37 ile şut atan Jennings'e ödülü verirlerse... Neyse birşey diyecektim de fazla büyük konuşmayayım.

18 Mart 2010 Perşembe

Baron Davis: "Jennings Yılın Çaylağı" (Analiz)

Evet Baron Davis aynen böyle demiş: "Takımı kazanıyor ve o da takımına liderlik yapıyor. Rakamları da fena değil. NBA'de geleceğin oyun kurucusu kurucusu o." Haklı olduğu yönler olsa da Jennings bu ödülü haketmiyor bana göre. Yazıda Curry ve Tyreke Evans'ın yaptıklarına ve sahadaki duruşlarıyla 3 yıllık oyuncu gibi olduklarının detayına girmeyeceğim. Jennings'i değerlendireceğim.

Sadece kişisel performanslara bakacak olursanız, yukarıda dediğim gibi Evans ve iki adım arkasında Curry'nin yılın çaylağı yarışmasında diğerlerinden koptuğunu söyleyebiliriz. Bunda sezonun ilk 10-15 maçında herkesin kesin gözle yılın çaylağı olarak baktığı Jennings'in büyük düşüşünün bunda payı var. Öyle bir düşüş ki, rakamlara baktığınızda "Gerçek mi bu?" diye soruyorsunuz. Sezona %42 şut yüzdesiyle (ve Warriors'a 55 atarak) başlayan Jennings'in sonradan Mart'a kadar yakaladığı aylık yüzdeler şu şekilde: 37.5 - 32.4 ve sıkı durun 30.7 ve işin daha garibi: Son 2 aydaki üçlük yüzdeleri (35.2 ve 31.1) önceki cümlede verdiğim saha içi yüzdelerinden daha iyi. Bu da Jennings'in ne kadar yanlış seçimler yaptığını gösteriyor bize. Pull-up jumper dediğimiz penetre ederken aniden topu tutup kalktığı şutlar mı dersiniz, 4 metreden denediği göz yaşı damlaları mı yoksa savunmacı üzerindeyken yaptığı fade away atışlar mı? Ne ararsanız bulabilirsiniz yanlış şut seçimi konusunda. Eh tabii buna kötü attıkça büyüyen "Bu da mı girmeyecek?" psikolojisini de ekleyince %30'lara kadar düştü şut yüzdesi. Bu sezonki ortalaması da %37'ye kadar geriledi. Komik bir rakam gerçekten. 16 sayı, 3.5 ribaund ve 6 asist ortalamaları tuttursa da bu yüzde herşeyi berbat ediyor benim gözümde. Herhalde Baron Davis de kariyeri boyunca %40 civarlarında seyrettiği için hoşgörmüş olsa gerek bu istatistiği.

Evet belki liderlik ediyor takımına, belki sürüklüyor bazı maçlarda ama Jennings çok tehlikeli bir silah. Kimi zaman rakibi kolundan vuran (kalbinden Bogut ile Salmons vuruyorlar) Jennings, bazen kılıfındayken kendi kendine ateş alıyor ve Bucks'ı kendi ayağından vuruyor. Yanlış şut ve pas seçimleriyle deli ediyor Bucks'ı tutanları. Ayrıca takımının 36 galibiyet - 30 mağlubiyet gibi bir istatistiğe ulaşmasının nedenlerinden biri doğuda yer alıyor olmasına yorulabilir. Öteki tarafta Warriors ve Kings'in 3'er, 4'er kere karşılaştığı takımların kalitesi çok daha yüksek Bucks'ın oynadığı rakiplere göre. Peki Curry ve Evans doğuda olsalar takımlarını playoff'a taşırlar mıydı? Sanmıyorum. Zaten Kings ile Warriors'ın kadroları ve koçları ile başarıya gitmelerinin zor olduğu sezon başından belliydi. Ben Bucks'ın başarısının biraz da şartlar gereği gelmiş olabileceğine dikkat çektim sadece.

Öteki tarafta ise tarihte 20-5-5'e imza atan 4. çaylak olan (ilk üçü için tık) Evans ile Warriors'daki sakatlıkların ardından son 2 aydır ortalığı birbirine katan Curry'nin, Jennings'den daha ön plana çıktığını söylemeliyim. En azından benim gözümde. Tabii ki Evans bu performansını sezon başından beri sürdürdüğü için, Curry'nin de önünde götürüyor yarışı ve yılın çaylağı ödülünü almaması herhalde çok büyük bir sürpriz olur. Onun hakkında yazdığım yazıyı, hemen üstte verdiğim link'e tıklayarak okuyabilirsiniz. 3 ay önce olmasına rağmen, hala %90 oranında geçerli diyebilirim...

10 Mart 2010 Çarşamba

Jennings'den İntikam


Link

15 sezondur NBA'de 10'larca oyuncuyla tartışan, üstüne yürüyen, bağıran çağıran, laf sokan, trash talk yapan ve bu konuda NBA oyuncuları arasında yapılan bir ankette açık ara 1. olan Garnett'e Anthony Peeler'dan sonra (merak eden en aşağı baksın) en iyi cevabı Jennings vermiş. Maçı kazandıktan sonra soyunma odasına giderken Garnett'e trash talk yaptığını görüyoruz. Çenesi hiçbir zaman durmayan KG ise bildiğimiz gibi agresif olarak üzerine gelindiğinde geri sesini çıkarmamış. Tabii maçı kaybetmelerinin de etkisi vardır herhalde.


Link

Üstte gördüğünüz gibi birkaç gün önce Garnett yine Blatche'in üzerine yürümüş ve Blatche'ten de gereken tepkiyi görmüştü fakat Blatche o tartışma anından sonra skor üretememişti ve Celtics o tartışmadan gaz alarak, taraftarının da desteğiyle geriden gelip maçı kazanmıştı. Bundan dolayı Blatche de daha sonra olayla ilgili açıklama yaparken hafif ağlamaklı olmuş zannedersem. Kısacası, bu tür hareketleri hiç ama hiç sevmesem de, "Helal olsun Jennings" diyorum. Şu adama birilerinin artık gerekli cevabı vermesi gerekiyor. Geçtiğimiz sezon da Calderon ona karşı geri adım atmayarak takdirimi kazanmıştı. Ama yukarıda belirttiğim gibi Peeler'dan başkası yalan:


Link

7 Mart 2010 Pazar

Bukalemun Jennings

Komik saç stili

Entel.

Apaçi.

15 Şubat 2010 Pazartesi

All-Star Haftasonunun Ardından: Yetenek Yarışması


Link

Pazar günkü yazımda değindiğim Jennings'in hayretler uyandıracak 3. pas istasyonunu görmeyenler kesinlikle izlemeli. Bu arada videoda Westbrook yok ve final turunda önce Nash yarışmış olmasına rağmen, Deron Williams ilk yarışan gibi gözüküyor.

14 Şubat 2010 Pazar

Yetenek Yarışması Şampiyonu Nash

Aslında beklenilen gibi geçmedi yarışma. Jennings ile Westbrook (Son maçta kalçasından sakatlanan Rose'un yerine katıldı) ilk turdan direk elenir, Nash ile Deron'ı finalde izleriz diye düşünüyorduk. Böyle de oldu ama Jennings elenmesine rağmen az kalsın yarışmanın rekorunu kıracaktı. Driplingi, ilk 2 pası ve şutu müthiş bir şekilde geçtikten sonra 17 saniye civarında 3. pası bir türlü isabetli atamadı. Hatta bir denemesinde 1-2 metreyle falan kaçırdı atacağı noktayı. Rekor heyecanı olsa gerek. Aslında ileriye yönelik de çok hoş bir belirti değildi Jennings adına, daha burada heyecanlanıyorsa, playoff'larda falan ne olur acaba?

Her neyse, Nash ve Deron finale kaldılar. Ancak Nash'in 29.9 saniyelik derecesini geçecekmiş gibi gözüken Deron da 3. pasta takıldı aynı Jennings gibi ve 5 kere denemek zorunda kaldı. Haliyle Nash kazandı. Toplam 491 oy kullanılan blog anketinde Nash %38, Deron %29, Jennings %9 ve sakatlığı nedeniyle yarışmaya katılmayan Rose %24 oy almıştı.

Ayrıca Nash'in tanıtım sırasındaki sempatikliği ve sondaki yalancı blok çabası tebessüm etmemizi sağladı. Aşağıda fotoğrafları görebilirsiniz.



3 Şubat 2010 Çarşamba

Yetenek Yarışması Değerlendirmesi

All-Star haftasonunda Cumartesi günü Derrick Rose, Steve Nash, Deron Williams ve Brandon Jennings hızlıcana slalom yapıp, orta mesafeli şutta isabet bulmaya ve 3 tane isabetli pas vermeye çalışacaklar. Bütün bunların hepsini en kısa sürede yapan da kazanacak.

Farkındaysanız 3 şampiyon var yarışmacıların içinde (Rose-Deron-Nash). Ama her ne kadar geçtiğimiz sene Rose kazanmış olsa da, 10 gün sonra bu başarıyı tekrarlayacağını pek sanmıyorum. Jennings'den de beklentim çok yüksek değil. Çünkü Nash ve Deron Williams gerek pas, gerek şut isabeti olarak Rose ile Jennings'den üstünler ve bu nedenle Nash veya Deron'ın kazanmasını bekliyorum. Doğulu guard'lar hızlı oyuncular evet ama hızın bu yarışmadaki önemi çok da hayati değil. Driplingle slalom yapılan bölümlerde rakiplere maksimum 2-3 saniye fark atılabiliyor ama bir şutun veya pasın kaçması durumunda bundan daha fazla vakit kaybediliyor. Bu da Nash ve Deron'ın favori olmasını sağlıyor gözümde. Ayrıca Rose'un geçen sezon kazanırken, yarışma tarihindeki en kötü derece (35.3 saniye) ile 1. olduğunu, Nash ve Deron'ın ise en iyi 2 dereceyi yaparak (25.8 ve 25.5) şampiyon olduklarını unutmamak lazım.

Ama tabii sadece 1 şut ve 3 tane pas gerektiği için hiçbir şey belli olmuyor bu yarışmada. Şans faktörü çok ön planda: O sırada eli sıcak olan oyuncu hiç takılmadan giderken, bu konuda en yetenekli olanlar 1 denemelerinde başarısız oldukları anda fark açılıyor. Bana göre gerçek anlamda yeteneğin ortaya çıkması için en azından 2 veya 3 tur yapmaları lazım oyuncuların fakat bu sefer de seyretmesi pek zevk vermeyebilir.

Yana da anket koyayım yine: Size göre All-Star yetenek yarışmasını kim kazanır?

12 Ocak 2010 Salı

Sidik Yarışı Videosu



Efendim buyrun şurada geçen (sahte olması muhtemel olan) Farmar ile Jennings arasındaki atışmaya sebep olan maç içindeki görüntüler. Dan Dirik adlı kullanıcı paylaşmış sağolsun.

Sidik Yarışı

Jennings önce twitter'ında birisine "Beni telefondan ara Farmar olayının iç yüzünü anlatacağım." yazmış. Ardından Farmar gelmiş Jennings'in twitter'ına:
- Farmar: Ne söyleyeceksin ki Buck (Jennings'in takma adıymış)? Burada abuk subuk konuşmalar döndüğünü duydum.
+ Jennings: Hiç sadece senin ne kadar istekli olduğundan bahsediyordum o kadar. Ama olayı büyütmeyeceğim.
- Farmar: Ben buraya birşey başlatmak için gelmedim. Sen laf atıyordun. Ben durumu açıklığa kavuşturmaya geldim. Bak şu yüzüğe (yüzük demiyor ama şampiyonluk yüzüğünü kastediyor olsa gerek, ben öyle anladım), ben kendimi kanıtladım zaten. Sen başlattın laf atmayı, ben de 2 üçlük atarak bitirdim. Eşitlendik mi? Güzel.
+ Jennings: Seninle tartışmaya girmeyeceğim. Senin rotasyondaki yerin hakkında endişelenmen gerekiyor. Shannon Brown? Tek diyeceğim budur.

Daha sonra Farmar kendi izleyicilerine bir mesaj atmış:
"Ek olarak, Tyreke Evans gerçekten harika oynuyor. Yılın çaylağı için benim seçimim şüphesiz o. Kimse yanına bile yaklaşamaz."

Olayın nereden çıktığı belli değilmiş. Ama olay bence şundan ibaret: Bir tane ilk 3 hafta ve 55 sayı sonunda kendisini dev aynasında çaylak ile 3 yıldır aldığı dakikalarda kendisini taraftarlara ve takım arkadaşlarına kanıtlayamayan özgüveni eksik bir yedek guard'ın kapışması... Özellikle Farmar'ın yüzüğünü dile getirmesi ve "Ben kendimi kanıtladım" demesi kopardı beni. O şampiyonluğa ne kadar katkı yaptın Farmar sen? Gidip yazacağım valla Twitter'ına o olacak =)

Not: Jennings'in daha önceki twitter vukuatı için tıklayınız.

Not2: Ayrıca birkaç saat kadar önce Farmar'ın twitter account'unun sahte olduğu söyleniliyor, daha haber sitelerine düşmemiş ama Lakers takımının twitter'ından o yönde bir açıklama gelmiş. Yine de olayın komikliğini değiştirmiyor tabii.

19 Aralık 2009 Cumartesi

Hey Bana Bakın! Çulsuz Kaldım

Brandon Jennings geçtiğimiz hafta Portland'ı yenmelerinin hemen ardından Twitter'a şunu yazmıştı: "%50 galibiyet başarısını yine yakaladık. İşte bu! İyi yolda olduğumuzu gösteriyor bu. İşte böyle savaşılır."

Dün NBA'den yapılan açıklamaya göre bu mesajı maçın bitiminden 15 dakika sonra yazmış, halbuki bildiğimiz gibi maç sonundaki basın toplantılarının bitmesini beklemesi gerekiyordu. Bu nedenle Jennings 7500 dolar ceza almış. Jennings de konuyla ilgili şunları demiş: "Gören de kötü birşeyler yazdım sanacak. Önemli bir galibiyetti bizim için ama dersimi aldım, salonda tweet'lemek yok artık. Çok büyük bir para bu, özellikle Noel zamanı."

Ardından dün "Twitter hesabımı siliyroum. Bana 7500 dolara mal oldu. Noel'de Gucci ve Louis Vuitton alamayacağım" demiş.

İki senede 4-5 milyon dolar arasında garanti para kazanacak bir adam için 7500 doların bu kadar büyük bir anlamı var mı acaba gerçekten? Yoksa Jennings son 1 aydır gösterdiği kötü performanstan sonra, başka yollarla dikkatleri üzerine mi çekmek istiyor?

17 Kasım 2009 Salı

Jennings'le 55'e Kadar Sayıyoruz

Haydi say say.


Link

3. çeyrekteki 29 sayı burada

Link


Link

15 Kasım 2009 Pazar

55 Kere Maşallah - Jennings


Link

55 sayının tamamına içeren bir video bilen varsa lütfen paylaşsın. 21/34 saha içi, 7/8 üçlük isabeti gerçekten şaka gibi. Serbest atıştan (6/8) daha iyi üçlük atmış.

Şurada muhtemelen çaylak rekorunu kırmıştır demiştim ancak Wilt Chamberlain'in 58 sayısı varmış çaylak yılındai hem de 2 kere... Ancak Jennings, Bucks'ın bir maçta en çok sayı atan çaylağı olmuş. 51 sayısı bulunan Kareem'i geçmiş.

Çok büyük iş başardı gerçekten. Aslında Warriors'a karşı olması azıcık da olsa değerini düşürüyor bu istatistğin. Ama son yıllarda gördüğümüz en etkileyici çaylak performansı olduğu gerçeğini de değiştirmiyor. Bir çaylağın bu şut isabetiyle 55 sayı bulması tarihte pek rastlanılan bir olay değil. Son 40 yıl içinde, 1 maçta en çok sayı üreten çaylak olmuş. Daha ne olsun?

2 Kasım 2009 Pazartesi

31 Ekim Dünya Kariyer Günü

Bir gecede (31 Ekim) 6 kişi birden mi kariyer rekoru kırar yahu. Üstelik bunların 4'ünü NBA TV'den canlı izledik. Aslında birçoğunun kariyerleri henüz daha yolun başında ama yine de yazmaya değer buldum, ayrıca konunun üstünden biraz zaman geçtiği için özür dilerim:

Edit: bu yazıya aslında Jennings'i katmayacaktım ancak onu da yazınca, "6 adam oldu tamam" deyip yayınlamışım. Bu konuya değinmemin başlıca sebebi olan Ariza'yı unutmuşum:

11/17 saha içi, 5/8 üçlük ile tam 33 sayı bıraktı Blazers potasına Ariza. Devamlı onun Lakers'daki yıldızlar sayesinde bulduğu pozisyonlara şahit olduğumuz için ve kendi yaratmaya çalıştığı pozisyonlarda genelde başarısız olduğu için, ben onun Rockets'ta ortalama 14 sayının üzerine çıkacağını kesinlikle tahmin etmiyordum. Ancak gidişat hiç öyle değil. 3 maç sonunda %50 şut isabeti, %52 oranla 3.7 üçlük ve 23.3 sayı ortalamalarıyla oynuyor atletik kısa forvet. Kariyerindeki rakamlar ise şöyle: 8.9 sayı ve %31 üçlük yüzdesi. Rockets ile ilgili "Yao ve T-Mac olmayınca izleyesim gelmiyor" yazmıştım daha önce. Şu anda ilk fırsatta Rockets izleyeceğim ve bunun tek nedeni Ariza. Sonuçta sezon boyunca bu kadar yüksek yüzdeyle, bu kadar sayı atmayacaktır. Bu oyununu bir ihtimal de olsa sürdürürse çok büyük sürpriz olur ve seneler boyunca hatırlanır. Birkaç Rockets maçı izlemek için heyecanlanlanıyorum. Ariza, en çok gelişme gösteren oyuncu ödülünün şimdiden 1 numaralı adayı olmuştur herhalde.
Box Score

Hatırlarsanız maç programında, 76'ers - Knicks maçını Gallinari için izleyeceğimi yazmıştım. Çünkü geri kalan 2 maçta bu adamın şut istatistikleri iyice ilgimi çekmişti. TV karşısına geçtiğim maçta, kariyer sayı rekorunu 30, isabetli üçlük rekorunu ise 8 ile kırması benim için güzel bir sürpriz oldu. Gerçekten inanılmaz yumuşak bir bileği var. Şutları girdikçe ve ilk 5'e yerleşince güveni iyice tavan yapmış. Sanki her şutu "kesin girdi" düşüncesiyle atıyor. Aslında D'Antoni'nin sisteminde bu sene çok işler yapar gibi. Kariyeri açısından 4 numarada oynamak için ribaunt sezgisi ve yer tutması zayıf, 3 numaraları tutmak için ise ayakları biraz yavaş kalıyor. Bu açıdan sıkıntı yaşayabilir. Ancak şu anda Knicks'te oynadığı için bunların hiçbiri problem değil.
Box Score

Sakat geçirdiği sezonun ardından, 2 yıl önceki Kaman'ı tekrardan görüyoruz. Doğru pozisyon alması, post hareketleri, sahayı katetmesi ve tabii ki skor üretimi ile Kaman geri döndü diyebiliriz. Ama işin ilginci, Kaman, Mavericsk'e karşı sadece 27 sayı atarak kariyer rekorunu kırdı. Bana şu maçtan önce sorsanız kariyer rekoru için 33-34 derdim herhalde. Demek 2 sezon önce öylesine iyi bir imaj bırakmış.
Box Score

Bench'ten oyuna dahil olmak yaradı Harrington'a, 42 sayı üretti 76'ers karşısında. Üstelik bunların çok büyük çoğunluğunu alışık olmadığımız üzere çabukluğunu kullanıp çembere giderek üretti. Nitekim Philly'nin uzunları onun ayak çabukluğuna bir türlü yetişemiyordu. Takımının 18 sayı geriden gelip maçı uzatmaya götürmesindeki 1 numaralı unsurdu. Hatta uzun forvet, 6 faulle kenara geldikten sonra, takımı son 3.5 dakika içinde sıfır sayı üreterek 14 sayı fark yedi. İlginçtir, aynı Kaman gibi onun da kariyer rekorunun 45 civarında olduğunu düşünürdüm bu maçın öncesinde. Hawks yıllarından beri ortalama 17 civarı bir sayı ortalaması tutturmuş bir oyuncunun elbet bir maçta 45'in yakınına geldiğini tahmin ederdim.
Box Score

Maalesef Chris Douglas-Roberts'ı hala oturup doğru düzgün izleyebilmiş değilim. Geçtiğimiz sene 2-3 Nets maçından da aklımda pek birşey kalmamış. Genç adam Wizards'a karşı 25 sayı atarak kariyerinin en yüksek rakamına ulaştı. Draft edildiğinden beri yetenekleri hakkında olumlu görüşler yazılıp çiziliyor. Baz döneminde ve hazırlık maçlarında sağlam performanslar göstererek Lawrence Frank'in güvenini kazanıp Nets'in ilk 5'ine yerleşti. Üstelik Frank çoğumuzun bildiği üzere genç oyunculara kolay kolay dakika vermeyen bir koç. İkinci yılında, Frank'ten bu dakikaları alması çok iyiye işaret. Umarım buna benzer maçlar çıkarmaya devam eder, Nets'i izlemek için yeni bir nedenimiz olur.
Box Score

Daha yeni Blatche'in yeteneklerine değinmiştim. 15/18 isabetle 30 sayı üretmiş genç oyuncu. Lige direk liseden girdiği için henüz 23 yaşında. Çok yönlü, üçlük atmak hariç hemen hemen herşeyi yapabilecek bir uzun kendisi. Ah bir de istikrarlı olabilse, bu tür performanslara sık sık tanık olacağız. Tabii gerçekçi olmak lazım, bir daha kariyeri boyunca 15/18 atamayabilir. Nasıl bir istatistikse...
Box Score

25 sayı attı hızlı guard ve takımını Pistons önünde galibiyete taşıdı. Sezonun ilerleyen maçlarında 30'u geçeceğinin sinyallerini verdi. Jennings'in bugüne kadar toplam, sadece 2 NBA maçına çıktığını hatırlatayım. Yani kariyer rekoru pek anlamı yok ama yine de başarılı bir performans 20 yaşındaki çaylaktan.
Box Score

5 senelik kariyerinde - aslında gerçek anlamda 2 diyebiliriz - bu skorer guard 20'li sayıları birçok defa geçmişti. Bu sezon Andre Miller'ın ayrılması ile dakikalarının ve haliyle katkısının/istatistiklerinin artacağı aşikardı. Henüz sezonun 3. maçında 27 sayı bularak kendi rekorunu kırdı. Aslına bakarsanız 35 sayı barajını geçmesini de bekliyorum. Oyun kurucu pozisyonunda oynamasına rağmen top dağıtma görevini Iguodala ile paylaştığı için Williams daha çok skor üretmeye kanalize olabilecek. Dış şutlarında geçmişe göre isabet oranını arttırabilirse birçoklarını şaşırtacaktır.
Box Score