BIY AD

Avery Johnson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Avery Johnson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mart 2011 Pazartesi

Messina Nets'e?


Öncelikle birkaç gündür aranızda değildim onun için özür diliyorum. Blogger'a gelen yasaktan sonra bilgisayar özürlü bir insan olarak dns değiştirme işlemini bir türlü becerememiştim. Sağolsun Can abinin yardımıyla bugün halettim ve geri döndüm bloga.

Özür faslını hemen geçip konumuza dönelim. Prokhorov'un takımı satın almasından sonra her alanda hakkında dedikodular çıkan Nets'in adı bu sefer de Avrupa'nın en iyi antrenörlerinden biri olan Ettore Messina ile anılıyor. Ancak işin ilginç tarafı çıkan haberlerde Nets'in Messina'ya yardımcı antrenörlük teklif edeceği yazılmış. Gerçekten oldukça ilginç bir düşünce. Eğer bu durum gerçekleşirse Nets yardımcı antrenörü baş antrenöründen iyi olan ilk takım olur herhalde. İşin şakası bir tarafa ben koç Avery Johnson'u beğenen biri değilim. Kendisinin garip disiplin anlayışları, anlaşılması zor, oyuncuların çoğunun verimini azaltan hücum sistemi bana hiç mi hiç hitap etmiyor. Ancak bu kadar vasat bir kadroyu bir arada tutmak için o disipline ihtiyaç duyuluyor. Ancak Nets'in hedeflerinin büyük olduğu düşünüldüğünde Avery Johnson bu amaçlara hizmet edebilecek bir isim değil. Burada düşünülen Messina'nın 1 sene NBA'e ısınması için yardımcı antrenörlük yapıp ondan sonra başa geçmesi ise anlaşılabilir bir hamle olabilir Nets adına.

Olaya bir de Messina tarafından bakarsak onun da 2. adamlığı kabul edeceğini sanmıyorum. 2 senedir Real Madrid'le istediği seviyeye çıkamadı ancak bu onun benim gözümde Avrupa basketbolunun Mourinho'su olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Karizmasıyla, duruşuyla, oyun bilgisiyle Avrupa'nın en iyi birkaç hocasından biri kesinlikle. Ben Real Madrid'de başarısız geçen günlerin -ne başarısızlık ama, Efes Pilsen'in grubundan top 8'e kaldılar!- daha çok saha dışında yaşananlardan kaynaklandığını düşünüyorum. Avrupa basketboluna yakın olan okuyucularımız hatırlayacaktır Messina'nın Avrupa'nın en iyi guardlarından biri olan Prigioni ile yaşadığı sorunları. Zaten Messina'nın istifa gerekçesi de medyaya "takımdaki oyuncuların kendisine yeterli saygıyı göstermediği" şeklinde yansımıştı. Onun da müthiş bir disiplin anlayışı olduğunu söyleyebiliriz ancak Avery Johnson gibi disiplinin dozunu kaçırmadığını da eklemek gerekiyor. Kendisi bu görevi kabul eder mi bilmiyorum ancak ben bir basketbolsever olarak kendisinin basketbol dehasını NBA'de görmek isterim. Ancak karizmasından hiçbir zaman ödün vermeyen Messina'nın 2. adamlığı kabul edip etmeyeceği konusunda soru işaretlerim var. Zamanında kendisinin ismi -yanlış hatırlamıyorsam- Toronto ile de geçmişti ancak o dedikodular dedikodu olmaktan ileri gidememişti bakalım bu sefer gelecek sezon için Nets'ten teklif alacağı söylenen Messina'yı NBA'de görebilecek miyiz?

17 Haziran 2010 Perşembe

İki İlginç Seçim (Nets ve Hornets)

Sonunda finaller sırasında kafamı toparlamayı başardım ve Nets ile Hornets'ın yeni koçları hakkında birşeyler karaladım.

Geçtiğimiz hafta Nets ile Hornets takımları yeni koçlarını seçtiler ve anlaşma sağladılar. Mavs'i ligin en iyi takımlarından biri yapan Avery Johnson Nets'in başına geçerken, Blazers'da McMillan'ın yardımcılığını yapan Monty Williams da Hornets'ın başına geçti.

Niye ilginç seçimler peki? Koçların karakterleri ile takımların yapılarını karşılaştırdığım zaman bana sanki Hornets ile Nets'in koç takasına gitmeleri gerekli gibi geliyor. Nets takımına baktığımızda Brook Lopez, Courtney Lee, Terrence Williams, Chris-Douglas Roberts ve pek umutlu olmasam da Yi gibi genç yetenekler görüyoruz. Bu oyuncuların bir mentöre, bir yol göstericiye ihtiyacı var. Kendilerini geliştirmeler gerekiyor. Halbuki AVery Johnson elindeki hazır ve kaliteli malzemeyle pozitif işlere imza atmış bir isim. Ayrıca egosu ve sert yapısıyla tanınıyor. Disipline son derece önem veren bir koç. Yani Nets'deki gençlerin kendilerini geliştirmelerini sağlamak, onların her hatasına katlanmak, onlarla beraber her gün milim milim ilerlemek pek Avery Johnson'a göre değilmiş gibi duruyor. Ancak Monty Williams işte tam aranan kandı bence Nets için.

Peki kimdir nedir Monty Williams? NBA'e adım atmadan önce kalbindeki bir sorun ortaya çıkan ve bu nedenle 2 sezon boş boş duran, ardından bir doktorun sunduğu ameliyat çözümünü deneyen ve bu sayede basketbola dönebilen bir isim. Emekli olduktan sonra Spurs'de Popovich'in yanında görev alan, teknik kadroda en alt seviyeden en üste kadar tırnaklarıyla kazıyarak gelen bir isim. Ardından Popovich'in "Git başka takımlarla da çalış tecrübe kazan" diye göndermesi ve McMillan'a tavsiye etmesi sonucu yolu Portland'a düştü. Buradan gelen raporlar işte Nets'i cezbedecek türden. Sadece Greg Oden'la oturup saatlerce serbest atış çalışmasını mı sayayım, Outlaw ile Batum'u kanatları altına almasını ve onların patlamalarındaki 1 numaralı pay sahibi olmasını mı, yoksa her oyuncuyla tek tek ilgilenmesini ve sorunları daha tatlı bir dille McMillan' aktarmasını mı? Kısacası oyuncularla arasında kuvvetli bağlar olan ve genç oyuncuların - özellikle de kendisi gibi kısa forvet pozisyonunda oynayanların - gelişmesi için büyük emek harcayan bir isim Monty Williams. Nets'in gençleri için belki de biçilmiş kaftandı. Gerçi yıllardır olduğu yerde sayan hatta geri giden bir Julian Wright var ki, tam Monty Williams'ın geliştirebileceği bir kısa forvet...

Monty'e göz attıktan sonra Hornets'a bakıyorum; tamamen Paul'e olan bağımlılık, bir boşvermişlik, bıkkınlık hakim gibi geliyor bana. Böyle bir takıma cana yakın, ilişkileri iyi olan bir koçtan çok Avery Johnson gibi bağıran çağıran, ceza veren, katı prensipleri olan bir koç lazımdı bence. 38 yaşındaki Monty Williams, New Orleanslı oyuncuların silkinip kendilerine gelmesini sağlayabilecek mi merak ediyorum. Ayrıca Hornets'ın 1 numaralı adamı Chris Pual da Avery'nin eskiden oynadığı pozisyon olan oyun kurucu mevkiinde görev yapıyor. Oyuncusunun derdini, yapmak istediklerini daha iyi anlayabilirdi belki Avery, Monty'e göre.

Yeniden Nets ve Avery Johnson'a dönecek olursak hani iki tane maksimum kontrat verebilecek kıvama geldiler. Bir sürü yıldız oyuncunun peşinden koşacaklar. Peki bu yıldızlar iki kere ilk turda elenen ve finale çıktığında da 2-0'dan kupayı kaptıran bir koçu görmek isterler mi takımın başında? Avery Johnson eğer geçmişteki hatalarından ders aldıysa, inatçılı yapısından biraz arınabilmişse olay farklı bir boyut kazanır. Ancak gidip savunmayı delik deşik eden Wade'i dibinden savundurursa, son çeyrekte faul hakkı dolmuş rakibe karşı takımının 10 tane üçlük atmasına seyirci kalırsa işte o zaman yandı gülüm keten helva...

Avery'nin normal sezonda takımını maçlara harika hazırladığına inanıyorum ancak playofflar'da durum değişiyor. Bu yüzden önce Hornets'ın takıma bir çeki düzen vermek için onun tarzında bir koçla yola devam etmesi gerektiğini düşünüyordum. Öteki tarafta 2 tane yıldız alsa bile daha birkaç sezon geçmeden NBA Finali oynama hedefi olmayan Nets'in gençlerinin de Monty'le beraber büyüyebileceğine inanıyordum. Monty de o genç takım geliştikçe onlarla birlikte basamakları tırmanabilirdi. Olmadı, iki takım da karakterlerine ters koçlarla anlaştılar bana kalırsa. Tabii ki bunlar başarısızlıkla sonuçlanacak deneyler demek yanlış olur bu safhada. Daha önümüzde koca bir yaz var. Ama merakla bekliyorum iki takımın da elindeki kadroya oranla ne gibi başarılar elde edeceklerini kısa dönemde.