BIY AD

Enes Kanter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Enes Kanter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Nisan 2011 Pazar

2011 Draft’ı Üzerine

Hazır NCAA Finali üzerinden çok geçmemişken, birkaç oyuncu üzerinden draft öngörülerimi aktarmak istiyorum sizlere.  Enes ile ilgili bir şeyler de söyleyeceğim elbette.
Draft New Jersey’de 23 Haziran’da yapılacak diye planlanıyor. Planlanıyor diyorum, çünkü olası bir sezn iptalinin neleri engelleyeceği hala öngörülemez durumda. Tabii ki bu oyunun merkezinde oyuncular var, oyuncusuz hiçbir şey olmaz, fakat bir ertelenme söz konusu olabilir.

Direkt olarak Enes’ten başlayayım. Enes drafta gireceğini zaten açıklamıştı bildiğimiz gibi. Kenctucky Üniversitesinden drafta katılacak oyuncumuz geçen sene Fenerbahçe’den 33.000 doların altında maddi katkı aldığını kanıtlayamamış olduğu için bu sene Kentucky’nin elenmesini bençten izlemekle yetindi. Okuduklarıma göre Enes ile Utah ciddi ciddi ilgileniyor. Hatta o kadar ki, bahsedeyim. İlk turda Jazz’in ilk 15 içerisinde olan iki seçme hakkından ilkinin ilk beş içinde olması bekleniyor. Jazz da büyük ihtimalle bu hakkını Enes’ten yana kullanacak. Cavs veya Raptors da bu konuda ikinci birer aday olabilirler.

O’nun dışında benim Avrupa’daki favori oyuncularım Mirotic ve Vesely de drafta girdikleri takdirde ilk turdan seçileceklerdir büyük ihtimalle.  İkisi de birer sene daha kalıp bir Euroleague Final Four’undan sonra giderseler onlar için daha iyi olacaktır diye düşünüyorum.

Amerika’da da ilk 10’da seçilmeye yakın oyuncular:  Brandon Knight, Kyrie Irving, Kemba Walker, Nolan Smith, Derrick Williams ve Alec Burks. Bu oyuncuların guard özellikli olmaları bir tesadüf değil,  zaten iyi oyuncuların çoğu guard pozisyonunda yoğunlaşmış. Sonuç olarak da diyelim ki bu draft o kadar da çok yıldız çıkaramayacak gibi.

23 Mart 2011 Çarşamba

Enes Nike Hoop Summit'te Yok

Geçtiğimiz sene herkesi kendine hayran bırakmış ve Nowitzki'nin rekorunu kırmıştı Enes Nike Hoop Summit'te. 4-5 gün önce "Bu sene de kadroda olacağım" demişti hatta kendisi. Ancak açıklanan kadrolarda Enes'in ismi yer almıyor. Dünya karmasında daha henüz eksikler olduğunu ve Enes'in bu kontenjanlara girebileceğini söyleyeyim ama Enes oynayacağını söyledikten sonra böyle bir haber gelmesi şaşırttı beni. Bir ihtimal Calipari acaba "Bu maçta kötü oynarsan draft'ta düşersin, zaten sezonu boş geçirdin" diye aklını çelmiş olabilir mi Enes'in acaba? Sonuçta ilk 5'te seçilmesine neredeyse garanti gözüyle bakılıyor, en kötü ihtimalle 6. sıraya düşeceği konuşuluyor şu anda Enes'in. Sadece fikir yürütüyorum yani herhangi bir bilgi ışığında söylemiyorum bunu. Çünkü Enes önceden bir davet almadan kendi kendine maçta oynayacağına karar vermemiştir herhalde. Eh bu daveti de geri çekmeyeceklerine göre durduk yere, Enes reddetmiş gibi duruyor. Tabii dediğim gibi kesin bir bilgi yok. Hala son açıklanan isimler içinde Enes'in adını da görmeyi umuyorum... Onun dışında efendim, kadroları aşağıda vereyim:

Amerika Karması
Brad Beal 6'3'' G 06/28/93 Chaminade Prep / St.Louis,MO *Florida
Rakeem Christmas 6'9'' F 12/01/91 New Church Academy / Philadelphia,MD *Syracuse
Quinn Cook 6'1'' G 03/23/93 Oak Hill Academy / Bowie,MD *Duke
Anthony Davis 6'10'' F 03/11/93 Perspectives Charter / Chicago,IL *Kentucky
Michael Gilchrist 6'7'' F 09/26/93 St. Patrick HS / Somerdale,NJ *Kentucky
James McAdoo 6'8'' F 01/04/93 Norfolk Christian / Norfolk,VA *North Carolina
Austin Rivers 6'3'' G 08/01/92 Winter Park HS / Winter Park,FL *Duke
Marquis Teague 6'2'' G 02/28/93 Pike HS / Indianapolis,IN *Kentucky
Adonis Thomas 6'6'' G 03/25/93 Melrose HS / Cordova,TN *Memphis
Tony Wroten 6'4'' G 04/13/93 Garfield HS / Seattle,WA *Washington

Dünya Karması
Kevin Pangos 6'1'' G 1993 Canada Dr. Dennison H.S. (ONT)
Raul Neto 6'2'' G 1992 Brazil Pitagoras Minas Tenis Club
Mateusz Ponitka 6'5'' G 1993 Poland AZS Politechnika
Evan Fournier 6'6'' G 1992 France Union Poitiers
Davis Bertans 6'7'' F 1992 Latvia Union Olimpija Jr. Team
Dario Saric 6'8'' F 1994 Croatia KK Dubrava Zagreb
Kyle Wiltjer 6'10'' F 1992 Canada Jesuit High School (OR)
Przemyslaw Karnowski 6'2'' C 1993 Poland Sport School Cetniewo
Lucas Nogueira 7'0'' C 1992 Brazil Estudiantes

12 Mart 2011 Cumartesi

2011 Draft'ında 3 Türk

Normal sezon devam ededursun yaklaşan sezon sonuyla birlikte bir sonraki yıl draftı için üç oyuncumuzun isminin geçmesi heyecan uyandırmaya başladı şimdiden. Enes Kanter'in yanı sıra Texas Üniversitesi'nden Doğuş Balbay ve Karşıyaka'dan Furkan Aldemir de önümüzdeki sene NBA'de oynama şansı kovalayacaklar.

Bu oyuncularımız içerisinde önü en açık olanı elbette Enes. Yaklaşık iki senedir adam akıllı basketbol oynayamamasına karşın halen mock draftlarda ilk 5 civarında dolanıyor. Uzun süredir üst düzey basketbol oynayamaması kendisini biraz daha alt sıralara düşürebilir ama ben ilk 10'un dışına çıkacağını düşünmüyorum. Elbette gönül isterdi ki daha göz önünde olsun, basketbolunu geliştirsin, rekabetçi ortamı tatsın, zamanı boşa geçmesin ve böylece birinci veya ikinci sırada seçilsin -çünkü bu potansiyli vardı- ama kısmet değilmiş, sağlık olsun.

Furkan'a geçecek olursak; ciddi bir sakatlığı yeni yeni atlatıyor. Geçtiğimiz yıl yıldızı parlamış ve NBA gözlemcileri tarafından izlenmeye başlamıştı, hatta yanlış hatırlamıyorsam Miami izliyordu Furkan'ı. Bu yıl ise yaşadığı sakatlık sebebiyle kendisini çok fazla gösteremedi ama uzun oyuncular da kolay kolay gözden düşmez. Pivot pozisyonu için kısa kalsa da hem uzun forvet hem pivot oynayabilmesi açısından yeterli fiziğe sahip zaten oraya gitmesi halinde daha da şişer. Onun da tıpkı Ömer gibi savunması ön planda, ayrıca çok mücadeleci ve hırslı. İyi bir ribaund sezgisi var ve bunların yanında zayıf hücum çeşitliliğini de arttırmaya başlamıştı. Ancak bu konuda halen çok yeterli olduğunu düşünmüyorum. Bu sebeple iyi ihtimalle ikinci tur ortalarında seçilecektir bence.

Doğuş ise geçen seneye kadar oyunun yalnızca savunma yönünü oynayabilen bir oyuncuydu, kendisini bu sene çok fazla izleme fırsatım olmadı ama okuduklarımdan anladığım halen aynı durumda olduğu. Hani uzun olsanız sırf savunma yaparak NBA'de tutunabiliyorsunuz, hatta Ömer bunun en güzel örneklerinden biri olacak, ama kısa olunca kotaramıyor bu özelliğiniz. Konferansında edindiği en iyi savunmacı ünvanı, isminin hafızalarda yer etmesi açısından önemli tabii ki ama ben yine de hücum yetersizliğinden dolayı önümüzdeki yıl seçilemeyeceğini düşünüyorum. Umarım yanılırım çünkü oyun karakterine çok saygı duyduğum bir isim.

8 Ocak 2011 Cumartesi

Efes'ten Sonra Enes

Gün içerisinde Efes Pilsen'in isim değiştirmesi zorunluluğuna dair haberi vermiştik. Karar çıkmıştı, hem de durumun bu doğrultuda ilerlemesi halinde Efes Pilsen'in kepenk indirme sinyallerine rağmen. Yine bugün Amerika'dan da kötü bir haber geldi Türk basketbolu adına. Aslında olmasını beklediğimiz gidişat bu yöndeydi. Ancak kendi adıma ufak da olsa ümit beslemiyor değildim Calipari'nin lobisine güvenerek. Evet, bu şekilde belki haksız bir imtiyaz olacaktı ama yine de istiyordum Enes'i NCAA'de görmeyi. Takdir edersiniz ki bu mertebeye erişebilecek çok fazla oyuncu üretemiyoruz. O konuya değinmek istiyorum biraz.

Fenerbahçe itirazında haklı mıydı? Sonuna kadar. Ellerinde böyle bir hak mevcuttu sonuçta, bilumum hoşgörü kavramlarından uzaklaşarak da olsa bu haklarını kullandılar. Peki Fenerbahçe itirazda bulunmasa Enes'in önü açılır mıydı? Sonuna kadar. Şimdiden kesin birşey söylemek zor elbet ama çıkan bu kararla Enes'in kariyerinin daha meşakkatli yollardan şekilleneceğini söyleyebiliriz en azından. Çünkü ortada Kentucky(Calipari) ve Avrupa gerçeği var.

Şöyle ki; NBA malumunuz son senelerde yönünü daha çok çevirmeye başladı bu taraflara. Daha fazla arama-tarama yapıyorlar. Ama NBA'in takındığı bu tavra güvenmek oldukça yanıltıcı sonuçlar doğurmaya gebe. Örneğin geçen seneki draftte ilk 15 sıranın hepsi kolejden lige adım attı. Önceki seneye baktığımızda senelerdir büyük umutlarla beklenen ve Avrupa'da jenerasyonunun kralı olan Rubio draftte 6. sıradan seçilebildi. Hangimiz Enes'in Rubio'dan daha sükseli piyasaya çıktığını söyleyebilir..? Önceki senelere baktığımızda Gallinari ve Bargnani istisnaları yok değil ama ortalamaya vurursak Avrupa'dan her sene 1 bilemediniz 2 kişi iyi diyebileceğimiz bir sıradan(lottery pick) lige girebiliyor. Yani demek istediğim NBA'in bir gözü Avrupa'da ama aslında o göz çok da sağlıklı görmüyor.

Diğer tarafta ise Kentucky ve Calipari gerçeği tokat gibi çarpıyor yüzümüze. Adam drafte ilk turdan 5 oyuncu sokup, ortalama 10 dakika süre alan kapalı kutu bir çaylağı ilk turdan yolladı NBA'e. Tabiri yerindeyse annesini boyayıp babasına satabilecek cinslerden. Şimdi bu iki durumu teraziye koyunca hangisinin ağır bastığını ve alınan kararın Enes açısından aslında ne kadar zarar verebileceğini tahmin etmek zor değil. Ha, bana sorarsanız iş yine Enes'in kendinde bitecek. Müthiş bir potansiyele sahip ve kendini geliştirmeye çok müsait bir çocuk. Avrupa'da bir takımla anlaşması halinde hem seneyi boş geçirmez hem de üzerine birşeyler katma fırsatı bulabilir.

4 Aralık 2010 Cumartesi

Enes İçin Ümit Işığı

Enes'in NCAA'de oynamasının yasaklandığını artık bilmeyen yoktur herhalde. O haberi verdiğimde, Kentucky'nin itirazda bulunacağını ancak bugüne kadar profesyonel sayılan bir oyuncu hakkında verilen kararın değişmediğini yazmıştım. Kentucky Üniversitesi, şimdi itiraz etmekten vazgeçip onun yerine yeni belgeler sunup Enes dosyasının baştan incelenmesini isteyecek.

İtiraz edilmemesinin sebebi, itiraz kuruluna gidildiğinde okulun yeni belge sunma şansının olmaması. Bu konuda Calipari ve Kentucky'nin gözünü açan kişi Cam Newton isimli Amerikan futbolu oyuncusu. Onun da benzer bir şekilde NCAA'de oynaması yasaklanmış ancak yapılan itirazda Newton'ın babasının ondan habersiz para almayı kabul ettiği ve oyuncunun haberinin olmadığı bildirildi NCAA'e. Yeniden inceleme yapan NCAA, bu sefer Newton'ın kolej liginde oynaması için herhangi bir engel olmadığı yönünde bir karar aldı. Kentucky de şimdi Enes için aynı bu yolu kullanacak. Muhtemelen Enes'in cebine koyulmuş olarak gözüken paranın bir kısmından Enes'in haberinin olmadığını iddia edecek ve bunu açıklayan belgeler sunacaklardır. İşte o zaman Enes için de olumlu bir karar çıkabilir.

Görelim artık Calipari'nin şu lobisini ve işleri kotarma yeteneğini değil mi? Enes oynasın yeter...

12 Kasım 2010 Cuma

Enes Kanter'in NCAA'de Oynaması Yasak

Enes'in NCAA'de oynayıp oynamayacağına dair beklediğimiz karar dün gece çıktı. Basketbolda geleceğe dair en önemli umudumuz olan Enes bu sezon NCAA'de oynayamayacak. NCAA'in yaptığı açıklamada Enes'in, 2008-09 sezonunda ihtiyaçları haricinde 33033 dolar fazladan aldığı ve bunun Enes'i profesyonel yaptığı belirtildi. Bir çoğunuzun bildiği üzere, profesyonel sınıfına giren oyuncuların NCAA'de yer alması yasak.

Kentucky Üniversitesi karara itiraz edecek ancak bugüne kadar profesyonel statüstünde sayılan hiçbir oyuncu hakkında verilen kararın değişmediğini belirtmeliyim. Bu da Enes'in önümüzdeki sene büyük ihtimalle basketbolsuz geçireceğini gösteriyor. Tabii genç yıldızın elinde Avrupa'ya dönmek gibi bir ihtimal de bulunuyor. Ancak bu şekilde, NCAA'e göre biraz daha gözlerden uzak olacağı için draft'ta alt sıralara inebilir. Alt sıralar demişken, bu seneyi bomboş geçirse bile 14'ten aşağı düşmeyeceği neredeyse kesin zaten. Ama NCAA'de çok ses getirip ilk sıradan seçilme ihtimali varken, artık o defter kapandı diyebiliriz.

Enes'in kararını merakla bekliyoruz bakalım. Bence sezonu basketbol oynamadan geçirmektense, Avrupa'ya dönmesi onun için daha iyi bir seçenek olacaktır. Bakarsınız pota altında büyük sıkıntı yaşayan Efes'e gelir... "Niye?" diye soracak kişilere şöyle açıklayayım. Fenerbahçe'de Nedim Karakaş, güvenilir bir kaynaktan aldığım bilgiye göre NCAA'den herhangi bir talep yokken belgelerle gidip Enes'i şikayet etmişti ve oyuncunun NCAA'de oynamasına engel olmaya çalışmıştı. Bunun da nedeni Fenerbahçe'nin, Enes'e kontrat önermesi ancak Enes'in, Amerika hayalini gerçekleştirmek uğruna serbest kalmayı tercih etmesiydi. Kısacası iki taraf arasında soğuk rüzgarlar estiği, hatta fırtınalar koptuğu açık. Keşke böyle büyük bir değerin Amerika'ya gitme isteği fazla görülmeseydi ve kontrat uzatmama kararının tamamen oyuncunun hakkı olduğu anlaşılsaydı bazı kişiler tarafından. Şimdi Enes'i izliyor olurduk, Kentucky Wildcats formasıyla...

Neyse merakla bekliyoruz bakalım hem itirazdan çıkacak sonucu hem de Enes'in muhtemel bir ret sonrası vereceği kararı.

28 Nisan 2010 Çarşamba

Enes Kanter - Calipari Röportajı (Türkçe - Study In America)

Study In America için Parla Alpan ikiliyi bir araya getirerek röportajı gerçekleştirmiş. Calipari ile konuşulan bölümün Türkçe altyazılı, Enes ile olan kısmın ise Türkçe olduğunun altını çizeyim. Muhtemelen birçoğunuz seyretmiştir ama ben biraz yorum katmaya çalışacağım... Henüz izlemeyenler de, izlemek için şuraya tık'layabilirler. Zannedersem Mete Aktaş'ın katkısıyla yapılmış röportaj. Parla Alpan'a da, ona da teşekkür ediyorum.

Calipari'nin dediklerinden iki şey dikkatimi çekti. Birincisi Kentucky Wildcats maçlarının Türkiye'de yayınlanması fikri çok güzel. Ancak gerçeğe dönüşme ihtimali herhalde oldukça az. Bir fikir vermek açısından: NCAA'in 14 senelik yayın hakkı daha yeni 11 milyar dolar civarına satıldı. Haber 3-4 gün önce çıkmıştı zannedersem. Bu hakların alınıp, yayınların Türkiye'ye gönderilmesi falan da ekstra maliyetler getirecektir. Kolay değil yani. Ayrıca Calipari'nin "Bunu söylemekten nefret ediyorum ama biz Lakers gibiyiz ulusal kanallarda yayınlanıyor maçlarımız" derken ki sırıtması gözlerden kaçmıyor. Buna ek olarak da Enes'in gelecek sene draft'a katılması konusunda kesinlikle ona destek olacağını söylüyor Calipari. Bazı 2. tura kalacak oyunculara "Burada kal kendini geliştir 1. turda seçil" şeklinde tavsiyede bulunuyormuş. Ama Enes'in zaten çok garip şeyler olmadıkça 2. tura kalması mümkün değil. Zaten bu sezon Kentucky'den draft'a giren Wall, Orton ve Cousins da ilk senesinin ardından ayrılan oyuncular.

Enes bölümünde ise dikkat çekici olan nokta hakkında yapılan "Fenerbahçe'yi bırakıp gitmesi hataydı" eleştirilerine bozulmuş olması. Haklı bence, niye 18 yaşındaki bir gencin hayatına karışıyoruz ki? Kaldı ki buyrun işte gittiği takım NCAA tarihinin en başarılılarından biri ve şimdiden 2011 draft'ında ikinci sıraya yerleşmiş durumda. Avrupa'da kaldığında bir Rubio kadar ses getirmedikçe ilk sıralardan seçilme ihtimali düşüktü. Onun kadar ses getirmesi için de zamana ihtiyacı olduğu açık. Çünkü Enes ne Fenerbahçe'de Avrupa'da ne Milli takımda oynamıyordu...

Calipari hakkında da "Oyuncuların istediklerini yapmalarına imkan sağlıyor, özgür bırakıyor" demiş Enes. Genç oyuncuların gelişmediğine dair eleştiriler okuduk Calipari hakkında ama şunu da görmemiz lazım ki, elindeki yetenekleri en iyi şekilde parlatarak NBA'e sunuyor. Örneğin Rose ve Tyreke Evans belki dış şutlarda sıkıntı çekiyorlar ancak bu onların seçildikleri sırayı etkilemedi. Ayrıca ben Enes'in bu sezon ilk 5'te gitmesine kesin gözüyle bakılan pivot Cousins'dan da yetenekli olduğunu düşünüyorum. Bu açıdan baktığımızda Calipari'nin elindeki yetenekleri NBA'e en iyi şekilde hazırladığına inanıyorum. Belki altyapılarına yeterince önem vermiyor olabilir, belki Enes Avrupa'da kalsa basketbolu daha çok gelişecekti ama eğer NBA'de oynamak istiyorsa doğru seçimi yaptı. Amerikalılar'ın gözü önünde önemli bir okulda oynayacak...

Son olarak da Enes daha önce söylediği gibi yine "Önce okumaya geldim ikinci hedefim basketbol" demiş. Okulu bitmeden draft olması halinde yazları şu anda Durant'ın yaptığı gibi öğrenimini tamamlayacağını belirtmiş. Örneğin ben NBA oyuncusu olsam çok büyük ihtimalle üniversiteye bir daha adımımı atmazdım ama bu Durant, Chris Paul, Westbrook ve Green gibilerini ve muhtemelen ilerde Enes'i takdir etmeyeceğim anlamına gelmiyor. Helal olsun hepsine.

20 Nisan 2010 Salı

Murat Murathanoğlu'ndan Enes Kanter Değerlendirmesi

Türkiye'de NCAA ve NBA (son zamanlarda ne kadar yakından takip ediyor bilmiyorum) konularına herhalde en hakim kişidir Murat Murathanoğlu. Enes Kanter konusunda detaylı bir yazı yazmış dün. Aslında biraz eleştiri yazısı diyebiliriz ama kesinlikle çok bilgilendirici ve okunmalı. Şuraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Anıl'a da teşekkürler yazıya blog'unda yer verdiği için.

Yazıyla ilgili kafama takılan birşey var. Enes'in Kentucky'deki koçu Calipari'nin oyuncularına verdiği değer ile Enes'in niye Fenerbahçe'de kalmadığına yönelik eleştiriler var. Ama Anıl'dan öğrendiğim kadarıyla Fenerbahçe Enes'e 5 senelik kontrat önermiş bu 5 sezon içerisinde bir takım Enes'i draft etse acaba Fenerbahçe 500.000 dolar karşılığında gönderir miydi Enes'i? Yoksa takımda mı tutardı? Pek çok Avrupalı yıldızın bu yüzden senelerce NBA'e adım at(a)madığını biliyoruz. Enes burada kalsa, böyle bir risk almış olmayacak mıydı? Ayrıca Enes'in draft'ta alt sıralara düşmesinden bahsedilmiş ancak bu Avrupa'da kalsaydı daha yukarı çıkacağı anlamına gelmiyor. Yani Avrupa'da 25-10 yapsa, NCAA'de yaptığı 20-10'a göre çok daha ufak bir başarı olarak görülecekti bile diyebiliriz... Kaldı ki Nike Hoop Summit sonrası 2. sırada gösteriliyor 2011 draft'ında.

16 Nisan 2010 Cuma

Enes Kanter 29 Nisan'ı Bekliyor

Bundan 5 ay önce blog'da Enes Kanter'in NCAA'de hiç ceza almama ihtimalinin olduğunu, NCAA'in yeni bir yönetmeliği değerlendirmeye alacağını yazmıştım. Değerlendirilecek yeni kuralı kısaca özetlemek gerekirse: Profesyonel takımlarda para almadan maça çıkan gençler, bunu kanıtlamaları halinde NCAA'de ceza almadan forma giyebilecekler. Şu an geçerli olan kurallara göre profesyonel takımda forma giyen öğrenciler, kaç maça çıktılarsa NCAA'de de yaklaşık olarak o kadar maç ceza alıyorlardı.

İşte bu haberi Kasım ayında verdiğim zaman, yeni kuralın Ocak ayında görüşüleceği yazılıp çiziliyordu. Ancak gördüğünüz gibi böyle bir gelişme olmadı. Bu ayın yani Nisan'ın sonunda NCAA yönetimi değerlendirmeye alacakmış bu yönetmeliği. Enes de iple çekiyordur bunu. İnşallah yeni kural geçerli olur da, Enes ceza almaz gelecek sezonun başından itibaren izleyebiliriz yıldız oyuncumuzu. Hem belki lobisinin çok güçlü olduğu söylenen Kentucky ve Calipari'nin de bu kuralın çıkmasında bir katkısı olur kim bilir?

14 Nisan 2010 Çarşamba

Enes'i İzlemek İsteyenler Ekran Başına

Ekran başına derken, televizyon değil gerçekten bilgisayar ekranı başına yani. Türkiye saati ile 21:00'da www.fibatv.com'da Enes'in şov yaptığı Nike Summit Hoop 2010'un tekrarı verilecek baştan sona. Blog'da baya detaylı bir şekilde değinip, Enes'in görüntülerini de paylaşmıştım ama illa ki izlemek isteyenler olacaktır. Maçı kaçıranlara veya tekrar izlemek isteyenlere duyurulur...

11 Nisan 2010 Pazar

Enes Kanter Nike Summit Hoops'da Coştu (Video ve Analiz)


Link

Öncelikle dün, bu maçın oynanacağını yazmadığım için özür dilerim. Pek vaktim ve halim yoktu. Nike'ın düzenlediği bu maç bir All-Star mücadelesi diyebiliriz. Amerika'nın ve dünyanın 19 yaş altı sınıfının en önemli oyuncularını karşı karşıya getiren bir maç. McDonald's All-American Game'in bir benzeri diyebiliriz. Size önemini şöyle anlatayım: Basketbol dünyasının en önemli isimlerinin Portland'a giderek yerinde izledikleri bir karşılaşma. Ne de olsa bu oyuncuların neredeyse hepsinin 2011 veya 2012 draft'ına girmeleri bekleniyor. Maçta ekrana gelen tanıdığım simalar şunlardı:

Kevin Pritchard (Blazers GM)
Steve Kerr (Suns GM)
Kevin O'Connor (Jazz GM)
Terry Porter (eski oyuncu ve koç)
Geoff Petrie (Kings GM)
Ayrıca maçı yorumlayan da Popovich'in eski yardımcısı ve Thunder'ın eski koçu PJ Carlisemo'ydu. Sunan ise NCAA'de PAC-10 maçlarını anlatan Steve Physoic'miş.

Mozilla'daki teknik sorunlar nedeniye maçın başlarını izleyemedim. Zaten maçı izlememdeki 1 numaralı sebep olan Enes de ilk 5'te başlamadığı için çok şey kaçırdığım söylenemez. Ama oyuna girdikten sonra Enes hücumda resmen domine etti Amerikalı gençleri. İşin savunma tarafında ise bütün gençlerde eksikliğini gördüğüm birşey vardı: Box-out. Buna Enes de dahil. İki takım da delicesine hücum ribaundu aldı ve bu ribaundların pek çoğu çemberin dibine düşen toplar sonucu oldu. Savunmada çok da fazla çaba sarfedilmediğinin bir kanıtıydı belki de. Ama dedim ya, Enes hücumda herşeyi yaptı. Orta mesafe şut mu dersiniz, fake sonrası topu yere vurup çembere gitmek mi dersiniz, bu sırada yaptığı reverse mü dersiniz, hücum ribaundlarındaki dominantlığı mı dersiniz, post-up ... Herşey vardı Enes'te, sadece üçlük atamadı. Sahayı bütün uzunlardan daha çabuk katettiğini de gösterdi bütün izleyenlere fast-break'lerde. Hatta maçı anlatan Physoic'i de en çok etkileyen pozisyonlardan biriydi bu. Kısacası ufak çaplı bir resital sundu ve Amerika'da basketbol camiasında artık Enes'in ismini bilmeyen kimsenin kalmadığını söyleyebiliriz böylece. Daha da abartayım, Kentucky'de abuk subuk bir şekilde düşüş yaşamazsa, draft'a girdiği sene ilk 14'te yani lottery'de gitmesi benim gözümde kesinleşti Enes'in. Ama ben böyle bir düşüş yaşamasını kesinlikle beklemiyorum. Arada sırada mail geliyordu sizlerden "Enes şunu bunu yapmış paylaş istersen" diye ama ben bugüne kadar lisede yaptığı 70 sayı, 53 ribaund (abartı katılmıştır) gibi performansları çok da önemli bulmadığımı söylüyordum. Çünkü Enes bugüne kadar hep kendisinden bir kafa kısa oyunculara karşı oynadı. Hatta deyim yerindeyse karşısındakiler çoluk çocuk gibi kalıyordu. Dün ise NCAA'de karşısında bulacağı seviyde oyunculara karşı neler yapabileceğini gösterdi... Harika bir tecrübeydi hem onun için hem de bizim için. Tek hayalkırıklığına uğradığım şey savunma ribaundlarında kendi alanına düşen toplarda atletik Amerikalı oyunculara karşı zorlanmasıydı, o ribaundları almasını bekliyordum. Farkındaysanız hiç istatistiklerini vermedim, çünkü benim için istatistikleri önemli değil, Enes'in sergilediği oyunu çok beğendim ben bu bana yeter. Ama tabii düne kadar 33 sayıyla Hoop Summit rekorunu elinde bulunduran Nowitzki'yi 34 sayıyla geçtiğini de söylemesem olmazdı... Ayrıca 13 ribaund aldığını, bunların 8'inin hücumda olduğunu ekleyeyim. Dediğim gibi savunma ribaundlarında biraz daha aktif olsaydı 20'yi bile bulabilirdi. Yine de Kentucky taraftarları ve Calipari dün Enes'in sergilediği oyundan fazlasıyla memnunlardır eminim ki, bizden çok olmasa da...

Bu arada maçta diğer beğendiğim oyuncular arasında Tritan Thompson başı çekti. Mirotic'in de potaya yüzünü dönük oyununu beğendim ama Thompson ondan ayrı bir seviyedeydi bence. Amerikalılar'da ise, bu seneki McDonald's'da MVP ödülünü paylaşan Sullinger ile Barnes dikkat çekti. Sullinger özellikle ribaundlarda Dünya karması takımına çok büyük problem yarattı. 2000'den 2008 arasında yapılan maçları kazanan Amerika, geçen seneki sürprizin ardından yeni bir seri başlatmanın peşindeydi. Bu yolda, Barnes ile Sullinger, Amerikan takmının maçı kazanmasındaki 1 numaralı faktördü bence. Barnes ile ilgili çok güzel notlar bindirdiler ekrana yayında. Tam anlamıyla örnek bir insan. Hemen bu paragrafın üstündeki resimde görebiliyorsunuz.

Maçtan bir başka ilginç not ise Çinli oyuncu Sui Ran'in İngilizce'sini nolmaması ve koçunun, arkadaşlarının dediklerini anlayabilmek için bir tercümana ihtiyaç duymasıydı. Maç içinde kenardan tercümanın dediklerine kulak kabartırken, kenara geldiğinde de direk bu tercümanın yanına oturuyordu. Buyrun bu da Enes'in maç sonrası oyunu ve Kentucky hakkında soruları cevapladığı basın toplantısı:


Link

24 Mart 2010 Çarşamba

Enes Kanter Artık Bir Wildcat (Kentucky Üniversitesi'nde)

Enes'in Nike Summit Hoop'ta yaptığı şov için tık

Şu sıralarda Amerika'da hala üniversite hazırlık okuyan ve birkaç ay önce Washington Üniversitesi'ne gitmeye söz veren Enes, bu kararından dönmüş. NCAA tarihinin önemli takımlarından ve bu senenin favorilerinden Kentucky Üniversitesi'nn basketbol takımı sorumluları ile koçu Calipari, uzun süren çabalar sonucu genç yıldızımızı ikna etmiş.

Bu sezon NCAA şampiyonluğu için favorilerden biri olan Kentucky'nin iki uzunu Cousins ve Patterson, 2010 draft'ının ilk 10 seçiminde NBA'e adım atacaklar gibi gözüküyor, en azından beklentiler bu yönde. Yani Enes, muhtemelen cezasını (üst paragraftaki link'e tıklayınız) doldurduktan sonra, takımda çok önemli bir rol alabilir, hatta belki de ilk 5'e bile yerleşebilir. Tabii Kentucky'nin başka hangi genç, yetenekli uzunlarla anlaştığını bilmiyorum gelecek sezon için. Ama yine de bu takımın gerek geçmişiyle, gerek gelecek seneki kadro yapısıyla, Enes adına iyi bir seçim olduğu aşikar. Çoğu kişiye göre 2010 draft'ının ilk sırasından seçilecek John Wall'un eksikliğini de yetenekli bir guard ile doldurmaları halinde yine üst düzey bir takım olabilirler. Enes'in de böyle üst düzey bir takımın önemli bir parçası olması elbette bize gurur verir.

Kısacası Enes, Kentucky gibi bir basketbol geçmişine, programına sahip okulda hem kendisini geliştirme fırsatı yakalayacak hem de takımını yukarı taşımaya çalışacak. Zaten şimdiden 2011 veya 2012 draft'ında ilk 14'ten gitmesine garanti gözüyle bakılıyor.

25 Şubat 2010 Perşembe

Enes Clippers Maçında

Fotoğraf 4 gün önceki Kings maçından. Işıltılı ayakkabıları göz alıyor. İleride Clippers draft eder belki genç oyuncumuzu =)

24 Kasım 2009 Salı

Enes Kanter'in Cezası ile İlgili Önemli Madde

Enes'in Washington Üniversitesi'ni seçtiğini ve olası bir şekilde birkaç maç ile 20-25 maç arasında değişebilecek bir oynamama cezasıyla karşı karşıya olduğuna değinmiştim.

Arkadaşımın yardımları ve ufak bir araştırma sonucunda Enes'in bu cezadan yırtma ihtimali olduğunu öğrendim. Efendim şöyle ki; NCAA, öğrenci olan oyuncuların oynama hakkıyla ilgili kuralı gözden geçirecekmiş ve yeni önerge şöyleymiş: "Buz hokeyi hariç, bütün sporlarda, öğrenci olan bir sporcunun, bir profesyonel takımla anlaşmış olması ve oynamış olması, onun NCAA'de oynamasına engel değildir, bu ancak ve ancak bir ödeme sözü veya garantisi almamışsa geçerlidir. Buna gerekli/lüzumlu harcamalar dahil değildir.

Gerekli/lüzumlu harcamaları da şöyle özetlemişler:
Gıda, kıyafet, alet, sağlık sigortası, koçluk servisi, ulaşım, tıbbi tedavi, tesislerin kullanımı.

Bu önerge büyük ihtimalle Ocak ayında görüşülecekmiş ve onay alması halinde Enes'in ceza almadan direk oynamaya başlaması için ortada pek bir engel kalmamış oluyor. Umarım Fenerbahçe de Enes'e gerekli desteği verir de oyuncumuz orada kalır ve hiç vakit kaybetmeden kolej basketbolu kariyerine başlar.

Enes Kanter'in Üniversitesi ve Ceza Durumu

Amerika'ya gitmesi büyük yankı uyandıran, ardından orada sessiz bir şekilde 2 kere okul değiştiren Enes, en son Stoneridge prep adlı üniversite-hazırlık statüsüne sahip bir okulda okuyup basketbol yaşantısını sürdürüyordu. Aslında hala orada kalmaya devam edecek ancak anladığım kadarıyla ilkbahar dönemi için University of Washington'a söz vermiş. Pazar akşamı yapmış seçimini Enes. Bu tercihte University of Washington'ın yardımcı koçu Raphael Chillious'ın etkisi olmuş. Kendisi 2 sene önce dünyadaki genç yetenekler arasında düzenlenen Jordan Brand International maçında Enes'in koçuymuş.

Şimdi kısıtlı kolej bilgimle de olsa biraz tercihi değerlendireyim. Enes'in tercihi olan Washington, onunla ilgilenen University of California Los Angeles, University of Indiana ve University of Southern California'ya bir alt kademede olarak görülüyor. Alt kademe derken, Washington üniversitesi'ni yabana atmayalım. Son 10 yıl içerisinde basketbolda çıkış yakalayan bir okul. Ancak yukarıda saydığım 3'lü daha köklü ve daha iyi basketbol takımlarına sahipler öğrendiğim kadarıyla. İşte bu okullar Enes'e yeterince ilgi gösterememişler, korkmuşlar. Çünkü Enes'in Fenerbahçe Ülker'de oynadığı Euroleague maçlar, NCAA'de oynaması için bir engel teşkil ediyor. Ceza alması gündemde, bu işlerden anlayan bir arkadaşım "Kaç profesyonel maça çıktıysa, o kadar NCAA maçında görev alamaz" demişti ancak bugün konuştuğum bir başka bu konuda bilgi sahibi kişi, 20-25 maç arasında ceza alabileceğini söyledi. Hal böyleyken ve yardımcı koçla olan ilişkisi göz önüne alındığında, gidebileceği en iyi okullardan birine gitmiş gibi gözüküyor Enes. Hayırlısı olsun. Şimdi dua edelim de sadece Fenerbahçe'de profesyonel olarak çıktığı maç sayısı kadar ceza alsın, 20-25'i bulmasın. Fenerbahçe keşke "Enes o maçlara çıktığı için para almadı." diye raporlar sunsa ama onlar Enes'in buraya dönmesinden yanalar sanırım...

Bu arada Scout.inc raporunda Enes şu anda kendi yaş grubundaki en büyük yeteneklerden biri olarak gözüküyor.

Kaynak haberi bana mail olarak atan Atakan'a teşekkür ediyorum.

15 Ağustos 2009 Cumartesi

Düzeltme ve Detaylı Bilgi

Ben Enes Kanter hakkındaki ikinci yazımı girdiğimde blog'a, arkadaşım beni arayıp : "Enes'in alacağı ceza, parayla ilgili olmayacak. Oynadığı profesyonel maç sayısı kadar NCAA maçı kaçırarak ödeyecek cezasını" demişti. Geçmişte bu konuyla ilgili tecrübeleri olduğunu bildiğim için kendim kısaca düzeltip geçmek yerine, arkadaşımın uzunca yazmasını bekledim. Buyrun efendim Enes ve gittiği okul hakkında detaylı bilgiler.

Uzun yazıdan cımbızla çektim: Enes'in bu sene oynayacağı basketbol takımı son derece başarılı, sağlam üniversitelere öğrenci veren bir takımmış. Buna çok sevindim.

14 Ağustos 2009 Cuma

Enes Kanter Olayında Son Baskı

Enes Kanter'in Amerika'ya gidişi hakkında sabahtan beri bir sürü değişik şey okudum. Olaylar devamlı değişiyor.

Şimdi olay şöyleymiş:

Enes Amerika'da Henderson International School adındaki liseye bir seneliğine ingilizce öğrenmeye gitmiş. Bundan sonra ne yapacağı konusunda ise baskın fikir Avrupa'ya geri dönüp büyük takımlardan birin gideceği yönünde. Bunun nedeni Euroleague maçın çıktığı için NCAA'de oynayamayacağına yönelik bir kural olmasıymış. Ben böyle bir kuraldan haberdar değildim, bir önceki Enes Kanter yazıma yorum yapan ywz nickli arkadaştan öğrendim, ardından SalsaBasket'teki Anıl arkadaşım da Nejat Sayman'ın sitesine link verdi.

Tolga Tuğsavul'a göre ufak bir miktar ceza ödeyerek bu kuralın önüne geçilebiliyormuş. Kendisi Nejat Sayman'la konuşurken böyle söylemiş, ayrıca çıkan haberlerdeki gibi Enes'in menajeri olmadığını, olaydan uzak bir şekilde Çeşme'de tatil yaptığını söylemiş. Son olarak da eklemiş "Keşke Enes'in menajeri olsaydım" diye. Doğru, kim olmak istemez böylesine bir oyuncunun menajeri...

Birkaç gün geçsin, Enes ile röportaj yapılır, bu işin içindekiler gerekli açıklamaları yapar, o zaman yazarız. Şimdilik, inşallah Amerika'da kalır ve NCAA'de hallice bir takımı bulunan bir üniversiteye tam bursla girer diyorum. Oradan da zaten NBA'e adım atacağına dair hiçbirimizin şüphesi yok.

Nejat Sayman'ın yazdığı haber için tıklayınız.

Enes Kanter Amerika Yolcusu

Önümüzdeki yıllara damgasını vurmasına kesin gözüyle bakılan Enes, dün sabah uçağıyla Amerika'ya gitmiş. Las Vegas'taki bir üniversitede önce hazırlıkta ingilizce öğrenip, ardından öğrenimine başlayacakmış. Hangi üniversite bilmiyorum, okuduğum yerdeki haber de çok kısaydı. Umarım basketbol takımı ortalamanın üzerinde olan bir üniversiteye gitmiştir.

Burslu bir şekilde Amerika'da eğitim görmek istemesi kadar doğal birşey yok. Zaten geçen sene de gidecekmiş ama Fenerbahçe Ülker zar zor ikna etmiş kendisini kalması için. Fakat Enes bu sene ailesinin de desteğiyle beraber, kesin karar vermiş gitmeye. Hayırlı olsun. Zaten ortada olan şeylere kısaca değineyim: Türkiye'de kalsa ve şanssız ve ciddi bir sakatlık yaşasa o andan itibaren ne Enes için kabus başlardı. Ne basketbol kariyerine devam edebilecek, ne Amerika'da burslu okuyabilicek... Ne yapacak? Böyle bir talihsizlik tabii ki yaşamaması en önemli dileğimiz ama maalesef geçmişte bu tür örnekler var. Enes Kanter, en azından şimdi eğitimini garanti altına aldı. Yani aslında yapması gerekeni yaptı.

Umarım üniversite eğitiminin yanında oradaki basketbol eğitimi de ona çok şeyler katar. Türkiye'de yarattığı havanın yarısını Amerika'da yaratırsa, bakarsınız 2. veya 3. sınıftan direk NBA'e gider. Çok büyük bir ihtimalle ilk turdan seçileceği için de garanti kontrat alır ve en azından hayatıyla ilgili sıkıntısı kalmaz. Kendisini tamamen basketbola verip Türkiye'den yetişen en büyük yıldız olma yolunda adımlar atar, inşallah.

3 Ağustos 2009 Pazartesi

Enes NBA'e Göz Kırpıyor

Türkiye basketbolunu yeterince yakından takip etmesem de, Enes Kanter ismini yaklaşık 1 yıl önce duymuştum bir arkadaştan. Müthiş bir yetenek olduğundan bahsediyordu... Bu genç adam her geçen gün adını daha fazla duyursa da, maalesef ben hala onu izleme şansını yakalayamadım. Genç derken gerçek anlamında kullanıyorum, 22-23 yaşında olup da "genç yetenek" olarak lanse edilen oyunculara oranla 5-6 yıl ileride. 1992 doğumlu, henüz 17 yaşında. Boyu 2.08, ama yaptığı işler boyundan bile büyük. Ayrıca yaşını göz önüne aldığımızda, boyunun 2.10-2.14 arası bir yere kadar uzayacağını tahmin edebiliriz.

Dün sona eren 2009 Avrupa Gençler Şampiyonası'nda yarı finalinde, Sırbistan'a karşı takımın attığı 61 sayının 32'sine imza atarken, topladığımız 43 ribaundun 25'ini çekmişti. Buna rağmen Sırbistan bizi 66-61'lik skorla elemişti. Bunun üzerine Enes disiplinini hiç bozmadan, üçüncülük maçında da 35 sayı 19 ribaund ile oynamış. Bana göre turnuvanın başında, bunlardan da etkileyici bir olaya imza atmış. Büyük bombaları da sona sakladım: Enes 16 dakika oynadığı Letonya maçında tam 16 ribaund alırken, turnuva boyunca yakaladığı 18.6 sayı, 16.4 ribaund ve 1.8 blok ortalamalarıyla basketbol dünyasının dikkatlerini bir kez daha üzerine çekmiş.... Ne diyebilirim ki? Kelimeler kifayetsiz kalıyor.

Maçını izlemedim ama youtube sağolsun birkaç dakikalık kliplere ulaşabildim. Gerçekten post hareketleriyle olgun pivotları andırıyor. Dış şutlarda ise bleğinin yumuşaklığı dikkat çekiyor. İşin savunma yönünde yaşıtlarına (gerçi genellikle 1-2 yaş büyüklerine karşı oynuyor) karşı iyi işler çıkarıyor. TBL, Euroleague ve ana sahne olarak ileride, NBA'deki oyunculara karşı ayakta kalabilirse gerçekten mükemmel bir oyuncu olacak gibi duruyor. 2011 NBA draft'ına girdiğinde lottery (yani ilk 14) seçimi olması kimseyi şaşırtmamalı.

İnşallah bu sene TBL'de bolca süre alır ve kendisini bir üst seviyeye karşı geliştirme fırsatı elde der. Biz de onu sıkça izleme fırsatını buluruz. Tanjevic'ten yana şüpelerim olsa da, böylesi bir yeteneğin TBL'de dakika almaması basketbola hakaret olacaktır.