BIY AD

Michael Jordan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Michael Jordan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2011 Pazartesi

Jordan Fena Abarttı

"Parkeye bakıyorum, bu oyunculardan 6 şampiyonluk daha çıkarsa şaşırmam." Bu sözler Jordan'a ait. Tabi kendi takımı hakkında değil söyledikleri, Bobcats adına bu başarılardan bahsetmek şimdilik hayal. Onlar önce bir playoff potasına girsinler. Jordan bu konuşmayı, Bulls'un ilk şampiyonluğunun 20. yılını kutladığı Jazz maçının devre arasında yaptı.

O an Jordan'ın bu söylediklerinin takımı gaza getirme, oyuncuları ateşleyip yüreklendirme amaçlı olduğu düşünülmüştü ancak sonra yeniden konuşan efsane konuşmalaırnı doğruladı ve şunları söyledi: "Takımın özellikle mücadeleci ruhu ve savunmayı seven yapısı beni çok etkiliyor. Boozer dışındaki oyuncuların yaşları da bu şampiyonluk serisini yakalamak için müsait." Oldu Jordan, yüzükleri paket yapıp altışar altışar dağıtıyorlardı zaten. Takımın yaşı falan müsait de tecrübeleri, yetenekleri yeterli mi bakalım. Onları da geçtim 6 şampiyonluk falan, uçmuş yani Jordan. Her şeyden önce takımın şu gidişatına ve oynadıkları basketbola büyük saygı duyuyorum. Bu sene için fikstürleri inceledim çok büyük bir aksilik olmazsa Celtics'i geçecekler bu sayede konferans yarı finalinde olası bir Heat eşleşmesinden de yırtacaklar. Ama Celtics'i devirmek, ardından muhtemel Lakers finalinde ayakta kalabilmek çok sürpriz olur açıkçası. Ligin belki en iyi savunma yapan ve takım oyunu oynayan ekibi Bulls ama kapasitelerinin limitini oynuyorlar şu an ve o limit de şampiyonluk için bence yeterli değil.

İlerde eklemelerle ve rakiplerin yaşlanmasının da etkisiyle daha büyük favori olabilirler ama ortada oluşan veya oluşturulmaya çalışılan üçlüler ve Thunder gerçeği de mevcut. Jordan'a saygım sonsuz ama bu demeç pek olmamış gibi.

13 Mart 2011 Pazar

Efsaneler United Center'da

Chicago bu sezon müthiş bir performans gösterip Doğu'da tepeye oynamaya devam ededursun Chicago tarihinin en başarılı ekibi dün United Center'daydı. 1991 senesinde yaşanan ilk şampiyonluğun 20. senesi kutlandı ve oyunculardan Michael Jordan Scottie Pippen efsane ikilisi başta olmak üzere John Paxson, Horace Grant, Craig Hodges, Stacey King, Will Purdue ve Cliff Levingston zamanında oyuncu olarak çıktıkları parkeye bu kez takım elbiseleriyle çıktılar ve oldukça büyük de alkış aldılar.

Ancak yeni nesil Bulls takımı da abilerinin şovunda rol çalmadı desek yalan olur. Utah karşısında ilk çeyrek ve ilk yarıda kendileri adına sezonun en yüksek sayılarına ulaşarak evlerindeki 33. maçlarında 29. galibiyetlerini aldılar. -Spurs'ten sonra en iyi iç saha derecesi- Deron Williams'ın ayrılmasının ardından Utah'ı kendi evlerinde yenmeleri pek dikkat çekici değil ancak çok daha önemli bir detay var. Chicago bu galibiyetiyle Boston'u yakaladı. Boston'un aldığı 2 süpriz yenilginin bunda payı olsa da sezon başında konulan beklentilerin üstüne çıktıklarını söylemek mümkün. Tabii ki asıl test onlar adına playofflarda olacak ancak eğer sezonu Miami'nin önünde bitirebilirlerse saha avantajını alacaklar -konferans yarı finali için konuşuyorum- ve bence o zaman şansları %51 olur. Ayrıca Chicago'yu takdir etmek için bir başka neden de Boston ve özellikle Miami dönem dönem düşüş yaşasa da Chicago Boozer ve Noah gibi çok önemli oyuncularını kaybetmesine rağmen sezon boyunca istikrarlı bir oyun sergiledi. Ancak hala dış şut konusunda sıkıntı yaşayabileceklerini düşünüyorum. Özellikle playofflardaki kapalı ve çok daha sert savunmalar karşısında neler yapabilecekleri şimdilik bir soru işareti.

1 Mart 2011 Salı

Bu İşler Sana Göre Değil Jordan

MJ - Gerald'cığım faxla imzayı attılar. Yol verdim sana Portland tarafına doğru...
GW - Huh?

Perşembe günü G-Wall'u Portland'a bedavaya gönderen Jordan (kendisinden yönetici olarak bahsederken Majesteleri diyesim gelmiyor da), Associated Press'e röportaj vermiş ve takası yapma nedenlerni savunmuş. Associated Press demişken Levent Kırca'yı da analım, ne olduğunu bilmeyenler kesin tıklasın!

Konuya dönelim. Efendim siz hiç böyle birşey duydunuz mu? Mitch Kupchak Gasol'u, Rich Cho G-Wall'u niye aldıklarını çıkıp açıklıyorlar mı? Neden açıklasınlar değil mi? Adamlar kazığı atmış, bütün dünyaya mı duyuracaklar "Bakın ben kazık attım benle bir daha takasa girerken iyi düşünün" diye? Yani kısacası bir halt yediyseniz bunu açıklama gereği hissedersiniz. Örneğin sevgilinizle yıldönümünüzü unutursanız, açıklama yapmaya çalışırsınız. Gerçi tam tersi bir durumda, eve durduk yere çiçekle gelirseniz de sorgulanma ve açıklama yapma ihtiyacınız doğabilir. Kadın milleti işte. Bak yine konudan saptık...

Evet ne diyorduk. Jordan Gerald Wallace'ın gidişinin, ileride salary cap'in açılması ve yeniden yapılanma için gerekli bir hamle olduğuna değindi. Peki Jordan hadi diyelim ki öyle. Bu oyuncuyu çok daha yüksek bir fiyata satamaz mıydın? Zaten ölü G-Wall'un değeri, biten bir kontrat artı 2 draft hakkıdır. O zaman istim üstündeki bir G-Wall'un değeri de çok daha fazladır haliyle.

Onun karşılığında en az bir tane genç, ufak kontratlı yetenek koparmak şarttır bence. örneğin Beaubois. Dallas'a da cuk otururdu hem Wallace. Ha tabii konuşmuştur takımlar ve Cuban muhtemelen Roddy-B'yi bırakmak istememiştir. Olabilir. Hatta belki şu anda elinde genç yeteneği olan takımların hiçbiri ilgilenmiyodur G-Wall ile. Düşük bir ihtimal ama mümkün yani. Hal böyle olsa bile, yahu seneye beklesene Jordan. Yıldız oyuncunun kontratı 3 sene sonra bitiyor. Sen bu dönem içinde istediğin her an ama her an, zaten minimum bu aldıklarını alacaksın. Ayrıca Bobcats'in elinde o kadar kötü kontratlar var ki, önümüzdeki yazı beklemeleri lazım en iyi ihtimalle. O zaman Gerald Wallace'ı hemen şu anda yollamanın anlamı yok ki. İşte bunu açıklayamaz Jordan...

Yoksa her sene yeni bir yapı kurma yoluna giren 4-5 takım görüyoruz ligde. Yıldızlarını bazen ucuza bazen normal fiyatına veriyorlar. Ama Jordan'ın verdiği kadar ucuza nadiren tanık oluyoruz (Birileri Pau Gasol mu dedi?). Yıldız oyuncu takımdan ayrılmak istediğini açıkça söyleyip takasını istemişse bile bu kadar ucuza gitmeyebiliyor... Daha yeni, Knicks'in Carmelo'ya ne ödediğini biliyoruz. Tamam G-Wall'u Melo ile kıyaslamak gibi bir derdim yok ama anladınız herhalde ne demek istediğimi. Bu tür takaslarda hep teşvik edici parçalar olmalıdır yeniden yapılanan takım için. Tek başına biten bir kontrat yeterince iyi değildir.

Jordan ise sırf Gerald Wallace'ı yeterince beğenmediği için bedavaya göndererek takımına zarar verdi ve yaşayacakları gelişimi yavaşlattı. Sonra da çıkıp "Öyle demeyin güzel bir takastı" diyor. Biz de yedik...

17 Şubat 2011 Perşembe

İyi ki Doğdunuz Majesteleri

Basketbolun bu kadar ilgi görmesini, bu kadar sevilmesini sağlayan başlıca sebep... Ben şanslı olan kesimdenim. Playoff ve özellikle NBA Finalleri döneminde, sabah okul saatinden 2-3 saat önce kalkar onu izleyip öyle giderdim okula. Pek çok kişi o dönemde maçlarını izleme şansı dahi bulamadı, anca anlatılanlardan veya sonradan izlenilen videolardan kendisini tanıma fırsatı edindi. Ama gördükleri sayesinde, kimse Jordan'ın bu sporun 1 numaralı efsanesi olduğundan 1 gram bile şüphe etmedi. 48 sene önce bugün dünyaya geldi Majesteleri. İyi ki doğdun diyoruz basketbol tanrısına. O olmasa mesela, bu blog da hayatta olmayabilirdi muhtemelen...

16 Şubat 2011 Çarşamba

Eski Dostlar

Bobcats'in sahibi Michael Jordan, Chicago'dan eski takım arkadaşı Pippen ile beraber, Bobcats-Bulls maçını izliyor. Ne muhabbetler dönmüştür... Bu arada maçı Bulls'un çok da zorlanmadan kazandığını söyleyeyim.

11 Şubat 2011 Cuma

Jordan Parkeye İndi

Haberin başlığı bile heyecan verici. Bu aralar oldukça sık görünüyormuş Jordan parkede. Nitekim dün yapılan antrenmanda da takım elbiseleri çıkarıp Bobcats oyuncularıyla birlikte çalışmaya katılmış. Kendisi hakkında Gerald Wallace, "Belki çok hızlı değil ama halen müthiş bir şutör ve skorer olduğunu gösteriyor", Paul Silas ise "Oyunculara çok yardımcı oluyor, defansta nasıl daha sert durulacağını gösteriyor." demiş.

Bu sözler 50'sine merdiven dayamış biri için söyleniyor. Hani başka birinden bahsediliyor olsa "hadi oradan" deyip geçerdim. Wallace'ın abarttığını, başkanına yalakalık yaptığını falan düşünürdüm. En olmadı "Her gün antrenmana çıkıyorsun, ligin en iyi savunmacılarından biriyim diye geçiniyorsun halen bu yaştaki bir adamı tutamıyorsan yazıklar olsun sana Wallace, yediğin ekmeğin hakkını ver." diye dalga geçerdim. Ama söz konusu Jordan olunca işin rengi değişiyor. Daha önce parkede yapabildiklerini az çok bildiğimiz için şaşırmıyoruz. Tabii antrenmana üçüncü takım ile çıktığının da altını çizelim, hani oynuyor hala ama o kadar da uzun boylu değil...

Daha önce, Garnett-Shaq gibi efsanelerle aynı ortamı paylaştığı için Semih'e çok şanslı biri demiştim ama sanırım ondan daha şanslı bir oyuncu topluluğu var Charlotte'ta.

10 Ocak 2011 Pazartesi

Tahminleri Alalım-2

Geçtiğimiz günlerde bir maç esnasında girildi bilgi, biz de soralım dedik. NBA'de son 25 yılı baz aldığımızda bir maçta en çok şut deneme istatistiğinde ilk 10 sırayı iki isim domine etmiş durumda. Bu ikili tahmin edeceğiniz üzere Jordan ve Kobe. Ama bir oyuncu daha bu kategoride ilk 10'a girmiş, hem de 2. sıradan. Biz bu ismin kim olduğunu tahmin etmenizi istiyoruz. Sorumuzun cevabı biraz araştırmayla bulunabilir muhtemelen ama ucunda ödül falan yok, maksat eğlenmek. O yüzden tahmin ile bulmaya çalışmanız daha eğlenceli kılacaktır olayı.

NOT: Son 25 yılı baz aldığımızda, bir maçta en çok şutu 49 ile Jordan denemiş. Bizim sorduğumuz isim ise Kobe ile birlikte ikinciliği paylaşıyor ve bu ikili 47 şut denemişler bir maçta.

Edit: Cevap Chris Webber'dı ve evet tahmin etmesi oldukça zordu. Yazanlar da zaten araştırarak buldular zannedersem çoğunlukla.

8 Ocak 2011 Cumartesi

Küçük Detaylar-8 (Oscar Robertson da Tamam)


New Orleans maçından önce ligde en çok sayı üreten oyuncular arasında Oscar Robertson'ın 15sayı gerisinde 10. sırada bulunan Kobe, takımının kendi evinde New Orleans'ı yendiği maçta 25 sayı üreterek kendisini Robertson'un önüne 9. sıraya yerleştirdi. Şimdi ufak bir beyin jimnastiğiyle Kobe'nin bu sıralamada nereye kadar gidebileceğine bir bakalım:

Kobe şu an 26.720 sayıda. Normal sezon ve playofflarda ortalama 95 maç oynayacağını düşünelim. Bu maçlarda da ortalama 23 sayı ortalamayla oynayacağını düşünelim. Sezonda 2185 denk geliyor. Kobe'nin bu seneden sonra daha en az 3 sene daha basketbolu bırakmayacağını düşünürsek 6555 sayı ediyor. Bu sezonda normal sezondan kalan 43 maçla birlikte 60'a yakın maç oynayacağını düşünürsek, yine ortalama 23 sayıdan 1380 sayı ediyor. Yani bu basit hesapla Kobe'nin emekli olana kadar 8000 sayı daha atması beklenebilir. Bu da Kobe'nin toplamda 34.500 civarı sayıya ulaşabileceği anlamına gelir ki bu da kendisini Jordan'ın önünde Kareem Abdul Jabbar ve Karl Malone'un gerisinde 3. sıraya taşır.

23 Aralık 2010 Perşembe

Brown'a Güle Güle


Yakın tarihte kurulan ve kurulduğu tarihten beri belli bir seviyenin üstüne çıkamayan takım olan Bobcats'i ayağa kaldıran isim Larry Brown olmuştu şüphesiz. 2008 yılında takımın başına geçen ve belli prensiplerini takıma monte etmeye çalışan Brown bu çalışmalarının meyvelerini geçen sezon Bobcats ile play-off yaparak elde etmişti. Sezona çok kötü bir giriş yapan ve oynadığı 29 maçta sadece 9 galibiyet elde eden Bobcats'te takım sahibi Michael Jordan sonunda işe el attı. Aslında yazın Brown'un yine takımdan ayrılması söz konusuydu ama o koçunun arkasında durmayı tercih etmişti. Ancak takımın bu kötü gidişine kayıtsız kalamayan Jordan, Brown ile yaptığı görüşmeler sonucunda bu ayrılıkğa karar verdiler.

Geçtiğimiz sezon tarihinde ilk kez play-off yapan ve çıtanın biraz olsun yükselmesi beklenirken Charlotte ne yazık ki diplerden kurtulamadı. Jordan konuyla ilgili olarak 'Brown'a saygım sonsuz ancak bu kötü gidişte takımda bir değişim olması gerekiyordu.' demiş. Jordan, Christmas arasını da fırsat bilerek koç değişikliğine gitti böylece. Yeni koç adayları da hemen duyulmaya başlandı belki de önümüzdeki pazartesi Detroit'e karşı Bobcats yeni koçu ile ilk maçına çıkabilir. Brown'un yerine eski NBA oyuncusu, Cavs'in ve Charlotte Hornets'ın eski koçu Paul Silas geçti. Kendisi yaklaşık 4 senedir Bobcats'in başına geçmek için can atıyordu. Ona da hayırlı olsun diyelim.

Savunmada öne çıkan bir takıma sahip olan ve hücumda da Felton ve Jackson gibi alternatiflere sahip olan Bobcats'in Agustin gibi geleceği parlak bir genç guardla önü açık gözüküyordu. Ancak işler bekledikleri gibi gitmedi. Bu sezon kısa rotasyonunda Felton'u da kaybeden Bobcats'i sezonun en vasat basketbol oynayan takımlarından biri olarak gösterebilirim. Özellikle son bir iki hafta içinde katlanılmaz bir çileye dönüşüyordu Bobcats maçı izlemek. Larry Brown'ın varlığı ile savunma konusunda belli bir çabaları gayretleri vardı ama hücum yönündeki eksiklik, hücumu kontrolü altında tutabilecek birinin takımda olmaması hep bir eksiklikti. Brown'ın gidişi ile beraber zaten göze hoş gelen bir oyun ortaya koymayan takım savunmasında da açıklar vererek iyice pas pas konumuna düşebilir. Ha yeni koç gelir iyi bir hava yakalarlar orası işin ayrı bir noktası ama bu isimlerle takımın birşeyler hedeflemesi bu sezonluk yersiz olabilir. En azından yeni koçla beraber ilk hedefleri biraz olsun basketbol oynamak olabilir.

19 Temmuz 2010 Pazartesi

MJ: Ben Asla Rakiplerimle Birlik Olmazdım

LeBron'un Miami'ye Wade ve Bosh'un yanına gitmesi konusununda Majesteleri'ne ne düşündüğünü sormuşlar. Cevabı net olmuş: "Asla Larry Bird ve Magic'i arayıp 'Haydi gelin beraber aynı takımda oynayalım' demezdim." Ancak sonra LeBron'un kararının kötü veya yanlış olmadığını ifade etmiş. Şu anda ortamın farklı olduğunu ve oyuncuların bunu yapma şansına sahip olduklarına değinmiş. Son olarak da "Yine de dürüst olmam gerekirse ben onları yenmeye çalışırdım" demiş.

Barkley de LeBron için "Asla Jordan olamayacak. Hatta Jordan'la beraber adı bile anılmayacak, istediği kadar şampiyonluk kazansın farketmez. Cleveland'da kalıp tek ve ana oyuncu olarak şampiyonluk kazanmaya çalışması daha itibarlı bir mücadele olurdu. Orada bir şampiyonluk kazansa ismi daha da büyüyecekti. Ama şimdi Miami'de istediği kadar kazansın, orası Wade'in evi".

Bana göre dedikleri belli bir seviyeye kadar doğru. Yani tabii ki LeBron'un şu noktadan sonra kazanacağı şampiyonluklar Cleveland'da kazanacaklarına göre çok daha düşük değere sahip olacak. Bu normal. Ama Cleveland'da kalsa yeteneksiz yönetim nedeniyle belki de kariyerini harcayacaktı. Bu göz ardı ediliyor. Bence de Nets, Clippers, Bulls veya Knicks'e gitse ve oralarda şampiyonluk kovalasa daha iyi olurdu kariyeri açısından. Sonuçta üst düzey 2 oyuncuyla beraber oynama kararını eleştirecek değilim, kendi seçimi. Ayrıca Wade'in evine gitse de, olası şampiyonluklarda daha çok payı olması halinde insanların fikirleri değişecektir bence. LeBron 28 sayı 8 asist ile MVP olurken, Wade ise 22 sayı 6 asistte kalırsa yavaş yavaş LeBron ön plana çıkmaya başlayacaktır. Bu dediğim sadece bir varsayım, "Böyle olacak" demiyorum ama açıkçası beklentim LeBron'un istatistiksel olarak Wade'in önüne geçmesi.

LeBron bilmiyor muydu Jordan kıyaslamalarında artık geride kalacağını Heat'e giderek? Elbette biliyordu ama o kazanma ihtimalini güçlendirmeyi tercih etti. Başka takımda şampiyonluk kazanması büyük çoğunluğu daha mutlu ederdi orası kesin. Ama kullandığı tercihte ayıp birşey yok.

17 Nisan 2010 Cumartesi

Kobe Bryant ve Michael Jordan


Link

4-5 gün önce Blazers'dan Webster'a karşı post-up yaparak sol hook ile sayıyı bulan Kobe, bir Spurs maçı öncesi ısınırken sol hook'uyla dalga geçen Jeff Van Gundy'e "Şimdi dalga geç bakalım" mesajını veriyor... İşte bu Kobe'nin Jordan'a benzetilen yönlerinden biri. 97 sezonunda Van Gundy Knicks koçu iken, bir maç öncesi Jordan'a "İkiyüzlü" gibi bir ithamda bulunmuştu. Jordan 34 yaşında 51 sayıyı (sezon rekoru) Knicks potasına gönderince gidip Van Gundy'e "Sakin ol ufaklık" tarzında birşeyler söylemiş. Ayrıca Jeff Van Gundy'nin anlattığına göre John Starks maçtan sonra gelmiş "Parkede onu savunan sen değilsin, Michael Jordan'a iyi davran" demiş.

Phil Jackson medyadaki dostlarından birinden, sakatlıklar ve formsuzlukla boğuşan Kobe hakkında ileri geri konuşması için bir istekte mi bulunsa ne?

19 Mart 2010 Cuma

Michael Jordan, Bobcats'i Nerelere Taşıyacak?

Bundan birkaç ay önce Charlotte Bobcats'in sahibi Robert Johnson, takımı satacağını açıklamıştı. Bunun üzerine takımın basketboldan sorumlu başkanı Michael Jordan, Johnson ile son söz sahibi kişi olmak için anlaşmıştı. Bir alıcının 275 milyon dolar teklif etmesinin üzerine Jordan'ın bu rakamla eşleşmek için Şubat'ın sonuna kadar vakti vardı. Bu sürenin sona ermesine dakikalar kala Majesteleri Bobcats'i satın almaya karar verdi ve Bobcats'in hisselerinin büyük çoğunluğuna (%80) sahip oldu.

Yaptığı açıklamalarda daha önce kulübün küçük ortaklarından biri olduğu için North Carolina'daki gücünü (Charlotte, North Carolina eyaletinin bir şehri) Bobcats adına kullanmadığını, ancak artık durumun değiştiğini söylemiş. Bildiğiniz gibi Michael Jordan, North Carolina Üniversitesi'nde takımına bir NCAA şampiyonluğu kazandırmış ve sonraki sezon NBA'e adım atmıştı. Bu nedenle Chicago için ne kadar efsanevi bir isimse, North Carolina için de bir o kadar önemli bir isim Michael Jordan. Gerçi "Nereye giderse gitsin Michael Jordan sonuçta" diyebilirsiniz ama bu tür özel yerlerde bazı işleri yaptırım gücü daha yüksek olacaktır haliyle. Özellikle taraftarları arenaya çekmek konusunda çalışmaları olacağına eminim. Zaten Jordan yaptığı açıklamalarda da buna dikkat çekti.

Jordan: "Salonunun benim zamanımdaki gibi hınca hınç dolmasını ve kulakları sağır edecek kadar ses çıkmasını amaçlıyorum." dedi. Bilmeyenler için, Hornets takımı 2003 sezonunun başında Charlotte'dan New Orleans'a taşınmıştı ve Charlotte halkı elbette bu duruma çok üzülmüşlerdi. Charlotte Bobcats de 2005 yılında lige adım attığından beri ligin dibinde sürünüyordu. Bu sezon ilk defa playoff yapacaklar muhtemelen. Başarı da seyirciyi çekecektir aynı zamanda. Hatta çok aklı başında şeyler söyledi Jordan bu konuyla ilgili: "Evet bu sezon playoff hedefimiz, ancak ben her sene üzerine birşeyler koymalıyız. Bu sezon playoff'lara kalırsak, gelecek sezon playoff'larda tur atlamalıyız. Playoff'larda tur atlarask ertesi sezon zirveyi düşünmeliyiz." Muhtemelen o da biliyordur 2 sezonda bir playoff takımının şampiyon olamayacağını ama bunu başarabilmek için büyük riskli hameleler yapmayı düşünüyorsa işte o çok tehlikeli olur.

Ayrıca benim korktuğum bir yan daha var Jordan konusunda. Kendisine basın toplantısında "Basketboldan sorumlu başkan idiniz şimdi takımın sahibi oldunuz? Yine bütün kararları siz mi vereceksiniz bu konuda?" diye sorulduğunda, espriyle karışık şu cevabı verdi: "Zannedersem takımı satın aldığımda, pek çok konuda söz söyleme hakkını da satın aldım". Geçmişteki draft seçimleri (Kwame Brown ve Morrison diyebiliriz) ile yaptığı takaslara bakacak olursak çok da başarılı olduğunu söylemek zor. Verdiği cevap nedeniyle, hala kendi burnunun dikine gideceğini düşünüyorum bazı konularda (özellikle oyuncu seçimleri ve takaslar). Ancak basın toplantısının sonuna "Jerry ile konuştun mu hiç?" şeklinde gelen soruya şu yanıtı verdi: "Egom o kadar da yüksek değil, herşeyi bildiğimi düşünmüyorum. Evet Jerry Reinsdorf'a (Jordan zamanı dahil olmak üzere Chicago Bulls'un sahibi) ve David Stern'e pek çok konuda danışmaktan kaçınmayacağım bu kulübü ileri taşımak için."

Özellikle oyuncular hakkında verilecek kararlarla ile ilgili genel menajer Higgins'in işine zırt pırt burnunu sokması durumunda istikrarlı bir kadro kurmak ve dolayısıyla da başarının gelmesi zorlaşacaktır diye düşünüyorum. Çünkü Jordan birçok alanda Stern ve Reinsdorf'a danışacağını söylese de, bu konuda herhalde en iyiyi bildiğini düşünüyordur. Kısacası biraz kendisini geri çekecek olursa bu konuda, Charlotte Bobcats açısından daha iyi olabilir.

Ayrıca, hayırlı olsun Majesteleri'ne, eski bir profesyonel oyuncu olarak takım sahipliğine terfi eden ilk kişi oldu. Bir gün onu takım sahibi olarak da şampiyonluk yaşarken görmek isterim. Zaten Bobcats'e de bir sempatim var, ayrı bir zevk duyarım.

17 Şubat 2010 Çarşamba

47. Doğum Günün Kutlu Olsun Majesteleri

Koca bir nesile basketbolu sevdirdiğin için teşekkürler...

8 Şubat 2010 Pazartesi

LeBron vs Dwight - McDonald's Reklamı

Bu reklamın Super Bowl'da yayınlanacağını duyurmuştum daha önce. Buyrun:


Link

Bence güzel olmuş. "Öğle yemeğimizi alıyor." cümlesine güldüm örneğin. Buna ek olarak, sonda Majesteleri'nin kullanılmamasının nedeni LeBron ve Dwight'ın onu tanımama gibi bir ihtimalleri olmaması mı (sank Bird'ü tanımıyorlar da!) yoksa Jordan'ın aşırı miktarda bir para talep etmesi mi acaba? Ayrıca şu aşağıdaki Nike reklamından aparmışlar biraz ama bence daha başarılı bir yapım olmuş:


Link

4 Şubat 2010 Perşembe

LeBron = Michael Jordan ?

2 gün önce LeBron'un Grizzlies'e karşı attığı bu turnike sonrasında Majesteleri'nin ünlü turnikesini taklit ettiği yazılıp çizilmeye başlandı. Gerçekten, inanarak bu iki pozisyonu kıyaslayanlara mutluluklar diliyorum hayal alemlerinde.


Link
Youtube problemleri için tık.

Ama benim asıl anlamadığım şey, daha önce Brandon Roy bunun daha iyisini ve efektifini üstelik Haddadi yerine Bosh gibi daha atletik bir oyuncuya karşı yaparken medya neredeydi? Üstelik Haddadi zaten boyalı alanın sağında, James de sağdan kaçırıp sol turnike atıyor. Roy'un pozisyonunda ise Bosh ters taraftan yardıma geliyor ve Roy bu kararı havadayken veriyor. Bana göre çok daha zor bir pozisyon. Tabii isim-marka farkı olunca insanlar aynı değeri vermeyebiliyor...

Ne Roy'unki ne LeBron'unki atletiklik ve göze hitap etmek bakımından Majesteleri'nin yanına yaklaşamaz tabii ki. Majesteleri'nin topu fake sırasında çıkardığı seviye zaten tek başına yeterli herşeyi açıklamaya.

30 Ocak 2010 Cumartesi

Jordan-Bird vs. LeBron-Dwight


Link

Daha önce paylaşmıştım bu videoyu zannedersem ama yine konumuzla alakalı diye veriyorum. LeBron James, McDonald's ile sponsorluk anlaşması imzalamış. Geçtiğimiz haftalarda Dwight Howard ile beraber Jordan ve Bird'lü klasik McDonald's reklamına benzer bir çalışma içine girdiklerine dair dedikodular ortalıkta dolaşıyodu. Bu çıkan son haber ile herhalde kesinlik kazandı diyebiliriz reklam çekimi. İlk reklam da Superbowl'da yani Amerikan futbolu ligi NFL'in final maçında yayınlanacakmış.

Bilmeyenler için, Superbowl'u 90-100 milyon arasında kişi izliyor Amerika'da, öylesine büyük bir etkinlik. Bu durumda reklamların saniyesine 100 bin dolardan fazla bir fiyat ödeniyor. LeBron ve Dwight'ın McDonald's'ın satışlarına büyük bir etki yapacağı kesin ancak benim merak ettiğim şey reklamın içeriği.

Michael Jordan ile Bird "Eşşek" oynamışlardı yukarıda seyredebileceğiniz gibi. Dwight Howard ile LeBron'un parkede ortak iyi yaptıkları şeyler sınırlı. Smaç, blok hatta belki dans? Merakla bekliyorum reklamı.

Son olarak da: "Off the express way, over the river."

21 Ocak 2010 Perşembe

Majesteleri'ne 10 Soru


Link

2 gün önce çıkmıştı Jordan Leno'ya. Hemen o anda baktığımda sadece 1 dakikalık bir videosunu koymuşlardı. Arada kaynadı gitti. Mail ile paylaşmama tavsiye etmiş bir okuyucu, oldukça hoş, hem Jordan'ı pek sık göremiyoruz güzel oluyor böyle. Dolu dolu 5.5 dakika boyunca Majesteleri. Aşağıda çevirisi de var.

Bu arada basketbolla alakası yok ama 10 soruluk daha da iyi bir bölümü var Jay Leno'nun. Conan O'Brien ile Jay Leno arasındaki olayları bilen kişilere çok komik gelecektir, E-2'de izlemiştim haftasonunda zannedersem, muhteşem: Jimmy Kimmel, kırıp geçiriyor.

10 sorunun çevirisi:
Jay Leno + Kaç çift ayakkabın var?
Michael Jordan - 1500

+ Ne kadar sıklıkla manikür ve pedikür yaptırıyorsun?
- 2 haftada 1

+ Hiç kimseden imzasını istedin mi?
- Kimseden istemedim. Bir kağıt üstündeki isim ve imzanın bir anlamı olduğunu düşünmüyorum. Çocukken bile hiç istemedim böyle birşey.

+ Trash-talking en çok nerede yapılıyor? NBA mi NFL mi gece talk-show'larda mı?
- Gece talk show'larda

+ En çok tanışmak istediğin kişi?
- Martin Luther King. Üstelik imzasını da isterdim.

+ Otelde kaldığında kayıt yaptırırken hiç takma ad kullanıyor musun?
- Leroy Smith yani lisede benim yerime takıma giren ve beni motive eden adam veya Bill Jones.

+ Hala smaç basabiliyor musun ve en son ne zaman denedin?
- Smaç basabiliyor muyum mu? Sen salak mısın? Tabii ki basabiliyorum. Yaşlandım ama hala zıplayabiliyorum.
+ Asabileşiyorsun.
- Asabileşiyorum tabii, aptalca bir soruydu.

+ Karşısında oynadığın en kötü golf oynayan kişi?
- Charles Barkley tabii ki.

+ Reklamını yapmanı istedikleri en garip ürün neydi?
- Beanie weenies. Konserve kuru fasulyenin içinde ufak sosisler olur ya ondan.

+ 15 saniyede reklamını yaptığın bütün markaları say
- Hanes, Chevrolet, Oakley, Mcdonalds, Coca Cola, Gatorade, Nike, Electronic Arts, Wilson...

9 Aralık 2009 Çarşamba

Rezaletin Adı

Konumuz Michael Jordan ile Bryon Russell arasındaki atışma. Bilmeyenler şuraya bakabilir.

Utah Flash'ın sahibi Andersen pazartesi geceki Flash'ın evindeki ilk maçtan önce, insanların Michael Jordan'ın şehirde olduğuna inanmasını sağlamış. Youtube'a 'sözde' Michael Jordan'ın korumalarıyla beraber ufak bir restoranda yemek yediğini gösteren bir video koyulmuş. İnsanlar da beklenilen karşılaşma oynanacak diye gazla - muhtemelen normalde tenezzül etmeyecekleri - maça gitmişler. Ardından devre arası olmuş ve ışıklar kapanmış, Russell çıkmış Jordan'a meydan okumuş. Ardından korumalar eşliğinde Jordan'ın taklidini yapan bir Jordan benzeri gelmiş. Russell da "Bu Jordan değil, haydi ben gidiyorum" deyip gitmiş. Maça gelen seyirciler ıslıklamaya başlamışlar. Seyircileri sakinleştirmek için hediyeler ve t-shirt'ler atılmış bol sayıda ama tepkiler durmamış. Hatta seyircilerin bir kısmı bu hediyeleri geri atmış. Çoğunluk da maçın ikinci yarısını seyretmek yerine kalkıp gitmiş.


Link

Ahahaha. Yani... Neresinden baksanız komik. Öncelikle maça giden insanlar, ESPN, Yahoo vb. spor kanallarında/sitelerinde böyle bir olayın duyurulmamasından hiç mi şüphelenmemişler? Açıkçası ben pek inandırıcı bulmazdım ama hadi bu olabilir, internetin yarattığı hava bazı şeylerin önüne geçebiliyor.

Ama Utah Flash'ın sahibi Andersen'in yaptığı şey gerçekten çok abuk. Herhangi bir şekilde bu olay ile pozitif tepkiler alacağını veya rezalet olarak nitelendirilmeyeceğini nasıl düşünür bir insan? Hangi akıl mantıkla böyle bir işe imza atar? Bir de sonra "İyi organize edemedik ondan elimizde patladı" demiş Andersen. Küfür ederdim ama hadi neyse. Ne demek "İyi organize edemedik" ya? Yani aslında doğru işi yaptılar ama uygulama kötüydü? Bravo...

Az bile yapmış seyirciler. Parkeye girip maçın oynanmasına izin vermeselermiş keşke...

Bu arada Utah Flash'tan açıklama gelmiş, isteyen herkese biletlerinin paraları iade edilecekmiş yanında da 1 Flash maçı için bilet hediye edilecekmiş. Keşke birisi büyük bir tazminat davası açsa da kazansa...


Link


Link

20 Kasım 2009 Cuma

Jordan: 23'ü Emekli Etmeyin

Geçtiğimiz günlerde LeBron James'in dile getirdiği "23 giymeyelim" kampanyası hakkında Majesteleri de fikirlerini açıkladı: "Çok güzel bir jestti. Niye böyle dediğini anlayabiliyorum. Ama ben NBA'de tek bir büyük oyuncu olduğuna inanmıyorum. NBA tek bir kişiden çok daha büyük bir organizsyon. Ama LeBron'un demek istediğini anlıyorum. Magic Johnson, Larry Bird, Bill Russell gibilerinin de formaları emekli edilmeli. LeBron'un bu jestini anlıyorum ama ben de bu saydığım oyuncularla aynı gruptayım. Onların formaları emekli edilmedikçe ben de kendi formamın emekli edilmesini istemem."

Sonuçta Jordan'ın egosu ne kadar büyük olsa da, çıkıp "Evet benim formamın emekli edilmesi lazım. Geç bile kalındı." diyecek hali yok. Formasının emekli edilmesini aslında isteyeceğini düşünerek, Jordan'ın sessiz kalacağını tahmin ediyordum bu konuda. Veya vereceği yuvarlak cevaplarla geçiştirir gibi geliyordu. Yanıldım. Buyrun videosunu da vereyim:

Michael Jordan discusses Lebron's suggestion of retiring the #23- Nov. 18, 2009 from Turner Sports on Vimeo.

14 Kasım 2009 Cumartesi

23 Giymiyoruz Arkadaşlar

Dün akşam maç izlerken, video kesip biçerken arada bu konuyu unuttum. LeBron, kendisinden beklemediğim bir harekete imza attı ve Michael Jordan'ın 23 numaralı formasını ligde kimsenin giymemesi için bir imza kampanyası başlattı. Bu konuda daha önce ESPN bir anket yapmıştı, ben de şurada değinmiştim. NBA ve basketbola Jordan kadar katkı veren kimsenin olmadığını söylemiş ve şöyle devam etmiş: "NBA logo'su değişmeyeceğine göre, başka birşey yapılmalı. Bence kimse 23 numaralı formayı giymemeli. NBA'deki her oyuncunun imzalamasını sağlayacağım. Eğer ben 23 giymeyeceksem, başka kimse de giyememeli."

LeBron bu işe öncü olmak için gelecek sezondan itibaren 23 yerine 6 numaralı formaya döneceğini açıkladı. 6'nın özellikleri: Olimpiyatlar'da James'in giydiği forma, en sevdiği 2. oyuncu olan Julius Erving'in numarası, ilk çocuğunun doğum günü 6 Ekim ve ikincisi de 6. ayda yani Haziran'da doğmuş. Sanki hafiften kafayı bozmuş rakamlarla LeBron.

Bu arada LeBron'un bundan önce 23 numaralı giymesinin nedeni "Ben yeni Jordan'ım" mesajı vermek değil. Majesteleri'ne olan saygısından ve en beğendiği oyuncu olduğu için 23'ü tercih ettiğini defalarca kez açıklamıştı. Umarım lig tarafından kabul edilir LeBron'un bu isteği. Ben de, Jordan'ın NBA'de tarih yazmak dışında bir damga vurması/bir imzası olması gerektiğine inanıyorum. Yakışır Majesteleri'ne.