BIY AD

Gallinari etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gallinari etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Şubat 2011 Çarşamba

Gallinari Clippers'a?

Takasın son gününe 48 saat civarı bir süre kaldı ve dedikodular iyice arttı. Carmelo takasının bir parçası olarak Denver'a giden Gallinari de bu dedikodularda adı sıkça geçen oyunculardan biri. Denver'ın Gallinari'yi 1. tur draft hakkı karşılığı Clippers'a yollayabileceği konuşuluyor. Tabii bu draft hakkının sahibi Minnesota ve draft hakkı eğer ilk 10'da olursa bu sezon -ki %99.9 öyle olacak - Minnesota'da kalacak. Ancak 2012 sezonunda bu hak korumasız ve bu sezon olmazsa bile en kötü gelecek sezon draft hakkı Clippers'a geçmiş olacak.

Aslında biraz karışık bir durum olduğunu söylemek gerek. Öncelikle Denver ne düşünüyor Carmelo takasından sonra? Çünkü oldukça iyi parçalar aldılar ve liderlerini kaybetseler de kağıt üzerinde fazla birşey kaybetmediler. Ellerinde Lawson, Felton, JR Smith, Gallinari, Chandler, Nene, Harrington, Afflalo gibi değerli parçalar ve hala Batı konferansında playoff'a oynayabilirler. Vermeleri gereken karar ise açık. Bu dönemi playoffa oynayarak mı geçecekler yoksa hamlelere devam ederek 1-2 sezon sonra şampiyonluğa oynayan bir takım mı kurmak isteyecekler. Verecekleri karar doğrultusunda Gallinari'yi yollayabilirler sonuçta ellerine geçecek draft hakkı -Minnesota'nın yine kötü olacağını düşünürsek- ilk 5 civarında olacaktır. Ancak bu kadroyla mücadele edeceklerse Gallinari'yi karşılığını 1.5 sezon sonra alacağın bir takasla yollamanın bir mantığı yok. Sonuçta Gallinari ligin en değerli şutörlerinden biri.

Clippers cephesinde ise Gallinari'nin tam istedikleri oyuncu olduğunu söyleyebilirim. Burada Clippers'ın 3 numarada sıkıntı yaşadığını da belirtmek lazım. Hem de Gallinari, Griffin'e gelen ikili sıkıştırmalarda ve kısaların içeri penetrelerinde ceza şutlarını atabilecek ligdeki en iyi isimlerden biri. Ayrıca Gallinari eklemesiyle oluşacak beşte oldukça etkileyici; Baron Davis-Eric Gordon-Gallinari-Blake Griffin-DeAndre Jordan (Chris Kaman) Ancak yazının başında da belirttiğim gibi bu takasın olması için Denver'ın Gallinari'ye ihtiyaç duymayacağını düşünmesi ya da yeniden yapılanma hamlelerine devam etmek istemesi gerekiyor. Ben Denver yerinde olsam bu kadroyla devam etmek isterdim zaten şu an playoff potasındalar -Batı'da 7.ler- ve bu kadro playofflar'akalmayı başaracaktır.

22 Şubat 2011 Salı

Carmelo Anthony Takası Hakkında Değerlendirme

Gallinari + Felton + Wilson Chandler + Timofey Mozgov + Knicks 2014 ilk tur draft hakkı + Warriors'ın iki ikinci tur draft hakkı, 3 milyon dolar ----> Denver Nuggets
Carmelo Anthony + Chauncey Billups + Shelden Williams + Renaldo Balkman + Anthony Carter ----> New York Knicks

Ayrıca buna ek olarak Knicks, Timberwolves ile şu takası yaptı:
Corey Brewer ---> New York Knicks
Anthony Randolph, Eddy Curry ---> Minnesota Timberwolves

Oh be artık dedikodu okumayacağız. Takasın en güzel kısmı bu. Carmelo da çok büyük ihtimalle 3 yıllık 65 milyon dolar değerindeki sözleşmeye imza atacakmış Knicks'e gidince. Hemen New York'ta oluşan kadroya bakalım: Billups - Fields - Carmelo - Amare - Turiaf. Kenardan da Corey Brewer, Shawne Williams, Toney Douglas, Shelden Williams ve Bill Walker gelecekler. Tabii sakat Azubuike'yi de atlamayalım. Sağlamken NBA'deki her takımın rotasyonunda önemli bir parça olabilir. Balkman ve Carter ikilisi muhtemelen D'Antoni'nin rotasyonuna giremezler, ki aslında beğenirim Balkman'ı ben...

Ne görüyoruz? İlk 5 güzel gayet (kısa vadeli de olsa) ancak derinlik diye birşey kalmadı neredeyse Knicks'te. Ha bundan önce derinlik vardı da ne oluyordu o ayrı konu. Ama şimdi kenardan gelecek oyunculardan sadece Corey Brewer'ın kalitesi belli bir seviyenin üstünde. İyi savunma yapar, ısınmadıkça hücumu biraz kısıtlıdır üstelik dengesizdir bir hayli. Günü gününe uymaz. Verdikleri adamlara bakıyoruz: Gallinari, Felton, Chandler, ve Mozgov. Hey maşallah. Ufak çaplı bir takım. Billups ve Carmelo'ya karşı değer miydi? Bence biraz ucu ucuna ama yine de değerdi. Yani şöyle bir durum var. Takasta bir takım abuk derecede fazla değerli parçalar vermiyorsa ve bir süper yıldızı kadrosuna katıyorsa, o takastan büyük ihtimalle karlı çıkmıştır. Evet derinlik açısından saydığım isimler önemli ama karşılığında aldığınız adam ligin en iyi 10 oyuncusundan biri olarak sayılabilecek Carmelo Anthony. Ayrıca diğer parçanın da Billups gibi bir lider olduğunu hatırlatayım...

Billups'ın artık yaşlandığının farkındayım, hücumda henüz pek ortaya çıkmasa da, savunmada biraz bunun etkilerni görebiliyoruz. Eskiden ayaklarını biraz daha çabuk çekip gücü ile rakiplerinin dengesini bozabiliyordu, artık o ayaklarını çekene kadar çabuk oyun kurucular yanından geçip gidebiliyor. Ayrıca kendisi D'Antoni'nin hızlı sistemine ne kadar uyum sağlayacak diye şüpheler var. Ancak Nuggets'ın da bu tempoya yakın sezonlar geçirdiğini unutmayalım. O açıdan çok problem olacağını zannetmiyorum. Koşan bir uzun (Nene) ve Carmelo ile beraber hızlı hücumlar ve transition'da Billups'ın yeteneklerini sergilediğini gördük. Ayrıca Billups Denver'dan gönderildiği için sorun çıkarırsa veya D'Antoni'nin sistemi ile bir sıkıntı falan olursa bu sezon sonunda 3.7 milyon dolara Billups'ın gelecek sezonki kontratı satın alınabiliyor. Böyle birşey beklemiyorum bu arada, iyi profesyoneldir Billups. Nets'e gidiyor olsalar belki takasını istemesi veya takımdan ayrılmak için elinden geleni yapması daha yüksek ihtimal olurdu fakat Knicks'te o kadar mutsuz olacağını sanmıyorum. Yani güvenirim ben Billups'a hala ama yine de Knicks'te bu sezon bir beklenti yokken, 35'ine yaklaşan Billups'ı da takasa dahil etmek ne kadar doğruydu bilmiyorum. Ama Mr. Big Shot önümüzdeki iki sezon boyunca tatmin edecek bir performans sergileyecektir herhalde...

Şimdi Amare ve Carmelo ile iki süper yıldızı bir araya getirmiş oldu Knicks evet ama gördüğüm en büyük sıkıntı şu: Bu iki oyuncu da pas vermeyi, arkadaşlarına pozisyon yaratmayı seven isimler değiller. Hücum repertuarları neredeyse tamamen direk skora gitmek üzerine. Ayrıca yetmiyormuş gibi, ikisi de topu üçlüğün 1-2 metre içinde, yüzleri çembere dönük şekilde almayı seviyorlar. Yani birbirlerini baltalayabilirler bir anlamda... Hani Amare yerine sırtı potaya dönük hücum edebilecek bir uzun olsa, Carmelo ile çok daha iyi bir ikili oluşturur bence. Öteki yanda bir diğer örnek olan Miami'ye bakıyoruz; Wade ile LeBron kariyerleri boyunca penetre ve pas yetenekleri sayesinde arkadaşlarını beslediler. Bosh da onların bu yeteneklerinden müthiş faydalanıyor ve orta mesafeden bomboş atışlar buluyor. Güzel bir kimya yakaladılar yani. Knicks'te biraz daha zor olacak işler herhalde. Miami gibi, üçüncü bir süper yıldızı (Paul veya Deron) alma ihtimalleri pek yüksek değil. Çünkü yeni toplu işçi-işveren sözleşmesi imzalanacak NBA'de bu yaz. Onun sonucunda takımların salary cap'lerine, oyuncuların sözleşmelerine ne gibi yaptırımlar uygulanacak bilmiyoruz. Fakat bu iki kıstas birden, yıldızları takımlarından koparıp almayı zorlaştıracak, onu biliyoruz. Bütün bunlara rağmen Knicks, olur da bu iki oyun kurucudan birini eklerlerse kadroya. Amanın...

Biraz da Nuggets'a bakalım. Lüks vergisi sınırının 13 milyon üzerindelerdi, şimdi geri 70 milyon dolara düştüler. Yani tam 26 milyon dolar kar ettiler. Üstelik ileriye yönelik 4 tane oyuncu aldılar, üçü belli bir potansiyelin üzerinde. Mozgov da gelecek vaat eden bir uzun. Hem ekonomik yönden muhteşem, hem de kadroları derinleşiyor... Carmelo'ya karşılık bundan daha iyi bir paket bulmaları mümkün değildi. Lawson, Afflalo, Gallinari, Nene, Mozgov gibi bir ilk 5 ile çıkabilirler maçlara. Felton'ı zaten takas edebilecekleri konuşuluyor Lawson nedeniyle. Kenardan da Harrington, JR Smith, Chandler gelecek. Valla müthiş yani. Öpüp başlarına koysunlar. Zaten göbek atıyorlardır şu anda herhalde büyük ihtimalle bedava gidecek olan Carmelo yerine bu parçaları alabildikleri için.

Yani bu işten Nuggets beklenenden çok daha karlı çıkarken, Knicks Carmelo'yu yaza bırakıp risk almak istemedi. Transfer dönemine bıraksalar sadece Chandler ve yanılmıyorsam Turiaf'ı kaybederek alabiliyorlardı Carmelo'yu. Tabii Carmelo'nun Nuggets'ta kalma veya başka bir takıma gitme ihtimalini de göz ardı edemeyiz... Felton'ın kaybedilmesi çok da önemli değil çünkü ben onunla bir takımın şampiyonluğa oynayabileceğine pek de inanmıyorum. Billups zaten önümüzdeki 2 sene Felton'dan daha iyi performans verir bence... Yani Knicks risk almadı ve düğmeye basarak iki süper yıldızı bir araya getirdi. Daha iyi bir takas yapabilirler miydi? Kesinlikle. Mesela Chandler'sız bir teklifte ısrar etseler, Nuggets kabul etmek zorunda kalabilirdi ve harika olurdu Knicks açısından. Ama şu anki durumda kazık yediler mi? Bence ucu ucuna da olsa hayır... Isiah Thomas'ın parmağının olduğu konuşuluyor takasta, biraz gaza getirip acele yapılmasını sağlamış takasın. Eh, en azından draft işinden anlar kendisi. Bu sezonki draft'ta birşeyler çıkarıp, 1-2 veteran oyuncu ekleyebilirlerse, seneye korkutucu bir takım olabilirler. Bakalım göreceğiz.

Knicks daha iyi bir takas yapabilir miydi diye sordum ama aynısını Minnesota'ya da soracağım. Kahn'cığım, biliyorsun ki Eddy Curry'i elinden çıkarmazsa Knicks Carmelo'yu 'nah' alır. Biraz zorlasana yahu ekstradan birşeyler koparabilmek için. Sadece beğendiğin Anthony Randolph'a karşılık, Brewer'ı göndermek ve Curry'nin ücretinin bir kısmını ödeyebilmek için 3 milyon dolar almakla yetindiler. Ama yine de kötü değil tabii Randolph'un potansiyelini düşündüğümüzde... Brewer'a karşılık alınabilecek bir risk kesinlikle. Ama bu sezon sanki Rambis'in bench'inden zor kalkar gibi duruyor. Artık bir patlama yapsa da hepimizin ağzına yapışan "potansiyelli çocuk ama sakatlıklar, deli koçlar falan, bir türlü çıkış yapamadı" cümlesini bıraksak bir kenara...

15 Şubat 2011 Salı

Carmelo Takasında Sıcak Gelişmeler


Aslında büyük bir gelişme olmadıkça Carmelo haberi yapmamayı düşünmüştük ancak bugün bu takas haberinde önemli gelişmeler yaşanmış. Denver New York'tan Carmelo ve Billups karşılığında 3 tane ilk beş oyuncusu -ikisi kesinlikle Felton ve Gallinari- Eddy Curry'nin biten kontratı ve en az 1 tane 2. tur draft hakkı istemiş. Görüşmelerin bitmeye yakın olduğu ve haftaya pazartesi gününe kadar takasın gerçekleşebileceği konuşulanlar arasında.

Bana sorarsanız Denver müthiş karlı çıkacak bu işten. Zaten sene sonunda büyük olasılıkla serbest kalacak Carmelo için Felton gibi son 1.5 aydır kötü oynasa da bu sezonun genelinde müthiş oynayan Felton, ligin en iyi şutörlerinden biri olan Gallinari, bir ilk beş oyuncusu daha -bu da Fields ya da Mozgov'dan biri olacak- ve ayrıca Eddy Curry'nin bitecek 11 milyon dolarlık konratı. Tamam Carmelo ve Billups çok değerli parçalar ancak karşılığında verilenlerden de çok iyi parçalar. Özellikle Denver'ın istediği 3. adam Fields ise. Ancak tabii ki Fields'ın verilmemesi durumunda Billups-Fields-Carmelo-Chandler-Amare gibi kağıt üzerinde harika bir beşe sahip olacak New York.

Buradaki asıl önemli nokta ise Carmelo'nun bu takasın gerçekleşmemesi durumunda sene sonunda New York'a katılmak isteyip istemeyeceği. Çünkü eğer Carmelo yazın New York'a katılacak olursa New York Felton ve Gallinari'yi kaybetmeden kadrosunu oldukça güçlendirmiş olur. Denver cephesi ise eğer bu takasın olması durumunda Carmelo'nun gidişini minumum hasarla atlatmış olur. Hem Gallinari, Felton (ve diğer 3. oyuncu) gibi iyi görev adamları hem de Curry'nin biten 11 milyon dolarlık kontratının açacağı cap space ile çabuk bir rebuilding süreci geçirecekler. Kazan kaynıyor, bir kaç gün içinde olayların netleşeceğini düşünüyorum. Gelişmeler yaşandıkça yine yazarız düşündüklerimizi.

12 Şubat 2011 Cumartesi

Kobe İtalya'ya Gider mi?

Bildiğiniz gibi NBA gelecek sezon için büyük bir lokavt tehditi altında. Gelecek sezon çok büyük bir ihtimalle sezon geç başlayacak. Daha önce 98/99 sezonunda oyuncular birliği ile NBA yönetimi arasında böyle bir anlaşmazlık olmuştu ve o sezon ancak 5 Şubat 1999'da başlayabilmişti. Şimdi NBA yine aynı tehlikeyle karşı karşıya kalmış durumda. Peki bunun Kobe'nin İtalya'ya gidip gitmemesiyle alakası ne? Hemen açıklıyorum: Dün ismini vermek istemeyen Lakers oyuncusu, Kobe'nin bu lokavt süresince çocukluğunun geçtiği İtalya'da forma giyebileceğinden bahsetmiş.

Kobe babasının basketbol kariyerinden dolayı çocukluğunu İtalya'da geçirdi ve kendisinden bu zamana kadar "Kariyerimin sonunda İtalya'da oynayabilirim" tarzı açıklamalar duyduk. Hatta kendisinin İtalyancaya oldukça hakim olduğu da biliniyor. Ancak Kobe'nin en az daha 2-3 sene üst düzey NBA'de oynayabileceğini düşünürsek İtalya'da oynama süresinin şimdilik lokavt süresiyle kısıtlı kalabileceğini söylemek zor değil. Ancak burada lokavt süresinin sezondan ne kadar çalacağı da önemli, oyuncular birliğiyle NBA yönetiminin Ekim-Kasım civarı anlaşması durumunda Kobe'nin İtalya'ya gitmeyeceğini de söyleyebiliriz. Bu arada Knicks'in İtalyan forveti Gallinari'de esprili bir dille Kobe'nin İtalya'ya gitmesi durumunda kendisininde Kobe ile birlikte gideceğini söylemiş.

NOT: Yukarıdaki fotoğraf Kobe'nin İtalya'da geçen çocukluk günlerinden, sol tarafta elinde top olan ufaklık kendisi.

Edit: Doğuş'un yazısının sonuna bu espriyi ben koymuştum, ciddiye alanlar olmuş. Pek diyecek birşey bulamadım açıkçası =) / Can

15 Şubat 2010 Pazartesi

All-Star Haftasonunun Ardından: Üçlük Yarışması

Yarışmanın sonucu hakkında Cumartesi günü ufak birşeyler yazmıştım, buyrun izlemeyenler de şöyle buyursunlar. Doya doya izlesinler şutörleri:

Birinci kısım:

Link

İkinci kısım:

Link

Üçüncü kısım:

Link

14 Şubat 2010 Pazar

Üçlük Yarışması Şampiyonu Pierce

İlginç bir yarışmaydı. Pek çok kişi seçilen yarışmacıları eleştirmişti. Ancak ben ümitliydim çok ve gerçekten de harika bir çekişmeye sahne oldu. Murat Kosova benim favorim Gallinari'nin "Omuzumdan sakatım, benden çok şeyler beklemeyin" dediğini söyleyince gözlerimi Curry'e çevirdim. 18 puan ile ilk turun en başarılısı oydu. Pierce ve Billups da 17 puan alarak finale kaldılar. Elenen Gallinari, Cook ve Frye'dan hepsi de 15'te kaldılar. Onların içinden Frye aslında finale kalabilirdi ancak 2 veya 3 puanı, o atışlarda çizgiye bastığı için silindi.

Pierce finalde bütün renkli topları sokup 20 puana ulaştı ve bu Billups ile Curry'nin dezavantajına oldu. Bu tür durumlarda kaçırdıkça "Bir sonrakini kaçırmamalıyım." moduna girip stres yapar oyuncular. Nitekim Billups çok kötü attı ve iş işten geçtikten sonra isabetler bularak ancak 14'e çıkabildi. Curry ise tepedeki istasyonda çok sıkıntı çektiği için 17'de kaldı.

Pierce'ın normalden çok daha hızlı atmasına rağmen başarılı olması dikkat çekiciydi. Bu sezon %47 ile attığı için seçilmesi gerektiğini yazmıştım ama ben bile beklemiyordum 20 puan. 15-17 arasını bekliyordum maksimum. Büyük iş başardı gerçekten. Blogdaki ankette kullanılan 399 oyun %8'ini almıştı sadece, Gallinari %47, Billups %21, Curry %11, Cook %8 ve Frye %5 idi.

İleride Curry'i tekrar görmek isterim bu yarışmada, kazanacak potansiyeli var kesinlikle. Sağ dipteki istasyon için başlamadan önce ufak bir ayarlama yapması gerekiyor sadece. Çünkü topu sol taraftan almaya alışık olduğu için, sağ dipteki istasyonda şut açısı çok daralıyor. Aynı problemi geçen sezon Cook da yaşamıştı ama hemen istasyonu yarım metre sola itmiş ve bu şekilde atışlarına devam etmişti. Sonucunda da şampiyon olmuştu. Curry'e ek olarak Gallinari'nin de 20-25 arasına ulaşacak potansiyeli olduğuna inanıyorum, zaten "Girersem kesin kazanacağım" şeklinde açıklamaları vardı daha yarışmaya katılacağı belli olmadan, kendisine çok güveniyordu ama dünkü omuz sakatlığı etkilemiş olabilir şutunu.

2 Kasım 2009 Pazartesi

31 Ekim Dünya Kariyer Günü

Bir gecede (31 Ekim) 6 kişi birden mi kariyer rekoru kırar yahu. Üstelik bunların 4'ünü NBA TV'den canlı izledik. Aslında birçoğunun kariyerleri henüz daha yolun başında ama yine de yazmaya değer buldum, ayrıca konunun üstünden biraz zaman geçtiği için özür dilerim:

Edit: bu yazıya aslında Jennings'i katmayacaktım ancak onu da yazınca, "6 adam oldu tamam" deyip yayınlamışım. Bu konuya değinmemin başlıca sebebi olan Ariza'yı unutmuşum:

11/17 saha içi, 5/8 üçlük ile tam 33 sayı bıraktı Blazers potasına Ariza. Devamlı onun Lakers'daki yıldızlar sayesinde bulduğu pozisyonlara şahit olduğumuz için ve kendi yaratmaya çalıştığı pozisyonlarda genelde başarısız olduğu için, ben onun Rockets'ta ortalama 14 sayının üzerine çıkacağını kesinlikle tahmin etmiyordum. Ancak gidişat hiç öyle değil. 3 maç sonunda %50 şut isabeti, %52 oranla 3.7 üçlük ve 23.3 sayı ortalamalarıyla oynuyor atletik kısa forvet. Kariyerindeki rakamlar ise şöyle: 8.9 sayı ve %31 üçlük yüzdesi. Rockets ile ilgili "Yao ve T-Mac olmayınca izleyesim gelmiyor" yazmıştım daha önce. Şu anda ilk fırsatta Rockets izleyeceğim ve bunun tek nedeni Ariza. Sonuçta sezon boyunca bu kadar yüksek yüzdeyle, bu kadar sayı atmayacaktır. Bu oyununu bir ihtimal de olsa sürdürürse çok büyük sürpriz olur ve seneler boyunca hatırlanır. Birkaç Rockets maçı izlemek için heyecanlanlanıyorum. Ariza, en çok gelişme gösteren oyuncu ödülünün şimdiden 1 numaralı adayı olmuştur herhalde.
Box Score

Hatırlarsanız maç programında, 76'ers - Knicks maçını Gallinari için izleyeceğimi yazmıştım. Çünkü geri kalan 2 maçta bu adamın şut istatistikleri iyice ilgimi çekmişti. TV karşısına geçtiğim maçta, kariyer sayı rekorunu 30, isabetli üçlük rekorunu ise 8 ile kırması benim için güzel bir sürpriz oldu. Gerçekten inanılmaz yumuşak bir bileği var. Şutları girdikçe ve ilk 5'e yerleşince güveni iyice tavan yapmış. Sanki her şutu "kesin girdi" düşüncesiyle atıyor. Aslında D'Antoni'nin sisteminde bu sene çok işler yapar gibi. Kariyeri açısından 4 numarada oynamak için ribaunt sezgisi ve yer tutması zayıf, 3 numaraları tutmak için ise ayakları biraz yavaş kalıyor. Bu açıdan sıkıntı yaşayabilir. Ancak şu anda Knicks'te oynadığı için bunların hiçbiri problem değil.
Box Score

Sakat geçirdiği sezonun ardından, 2 yıl önceki Kaman'ı tekrardan görüyoruz. Doğru pozisyon alması, post hareketleri, sahayı katetmesi ve tabii ki skor üretimi ile Kaman geri döndü diyebiliriz. Ama işin ilginci, Kaman, Mavericsk'e karşı sadece 27 sayı atarak kariyer rekorunu kırdı. Bana şu maçtan önce sorsanız kariyer rekoru için 33-34 derdim herhalde. Demek 2 sezon önce öylesine iyi bir imaj bırakmış.
Box Score

Bench'ten oyuna dahil olmak yaradı Harrington'a, 42 sayı üretti 76'ers karşısında. Üstelik bunların çok büyük çoğunluğunu alışık olmadığımız üzere çabukluğunu kullanıp çembere giderek üretti. Nitekim Philly'nin uzunları onun ayak çabukluğuna bir türlü yetişemiyordu. Takımının 18 sayı geriden gelip maçı uzatmaya götürmesindeki 1 numaralı unsurdu. Hatta uzun forvet, 6 faulle kenara geldikten sonra, takımı son 3.5 dakika içinde sıfır sayı üreterek 14 sayı fark yedi. İlginçtir, aynı Kaman gibi onun da kariyer rekorunun 45 civarında olduğunu düşünürdüm bu maçın öncesinde. Hawks yıllarından beri ortalama 17 civarı bir sayı ortalaması tutturmuş bir oyuncunun elbet bir maçta 45'in yakınına geldiğini tahmin ederdim.
Box Score

Maalesef Chris Douglas-Roberts'ı hala oturup doğru düzgün izleyebilmiş değilim. Geçtiğimiz sene 2-3 Nets maçından da aklımda pek birşey kalmamış. Genç adam Wizards'a karşı 25 sayı atarak kariyerinin en yüksek rakamına ulaştı. Draft edildiğinden beri yetenekleri hakkında olumlu görüşler yazılıp çiziliyor. Baz döneminde ve hazırlık maçlarında sağlam performanslar göstererek Lawrence Frank'in güvenini kazanıp Nets'in ilk 5'ine yerleşti. Üstelik Frank çoğumuzun bildiği üzere genç oyunculara kolay kolay dakika vermeyen bir koç. İkinci yılında, Frank'ten bu dakikaları alması çok iyiye işaret. Umarım buna benzer maçlar çıkarmaya devam eder, Nets'i izlemek için yeni bir nedenimiz olur.
Box Score

Daha yeni Blatche'in yeteneklerine değinmiştim. 15/18 isabetle 30 sayı üretmiş genç oyuncu. Lige direk liseden girdiği için henüz 23 yaşında. Çok yönlü, üçlük atmak hariç hemen hemen herşeyi yapabilecek bir uzun kendisi. Ah bir de istikrarlı olabilse, bu tür performanslara sık sık tanık olacağız. Tabii gerçekçi olmak lazım, bir daha kariyeri boyunca 15/18 atamayabilir. Nasıl bir istatistikse...
Box Score

25 sayı attı hızlı guard ve takımını Pistons önünde galibiyete taşıdı. Sezonun ilerleyen maçlarında 30'u geçeceğinin sinyallerini verdi. Jennings'in bugüne kadar toplam, sadece 2 NBA maçına çıktığını hatırlatayım. Yani kariyer rekoru pek anlamı yok ama yine de başarılı bir performans 20 yaşındaki çaylaktan.
Box Score

5 senelik kariyerinde - aslında gerçek anlamda 2 diyebiliriz - bu skorer guard 20'li sayıları birçok defa geçmişti. Bu sezon Andre Miller'ın ayrılması ile dakikalarının ve haliyle katkısının/istatistiklerinin artacağı aşikardı. Henüz sezonun 3. maçında 27 sayı bularak kendi rekorunu kırdı. Aslına bakarsanız 35 sayı barajını geçmesini de bekliyorum. Oyun kurucu pozisyonunda oynamasına rağmen top dağıtma görevini Iguodala ile paylaştığı için Williams daha çok skor üretmeye kanalize olabilecek. Dış şutlarında geçmişe göre isabet oranını arttırabilirse birçoklarını şaşırtacaktır.
Box Score

1 Kasım 2009 Pazar

Knicks Nasıl Bir Takım?

Resimdeki 3'lüden Renaldo Balkman ve Mardy Collins ayrıldı ama Knicks'te görüntü değişmedi. Aslında elbette aynı 'rezil' durumda değiller ama durun anlatayım.

Maçı izleyenler bilecektir. Knicks maçın bitmesine 7.5 dakika kala 17 farklı mağluptu. Bu dakikadan sonra başta Harrington olmak üzere, Hughes ve Gallinari'nin muhteşem performansları ile farkı kapadılar. Özellikle Gallinari attığı üçlüklerle fazlasıyla göz dolduru. Knicks takımı son dakikada Gallinari'nin üçlüğü ve Duhon'un kendi yarattığı turnike ile maçı uzatmaya götürdü. Normalde bir maç uzadığı zaman, geriden gelen takım avantajlı olur, çünkü diğer taraf oyuncular maçın kazanılmış olduğunu varsayıp bambaşka şeyler düşünmeye başlamıştırlar. Maça yeniden konsantre olmakta zorlanırlar. Peki ya Madison Square Garden'da ne oldu?

İlk 1.5 dakika içinde 3 sayılık avantaj yakalamışken Harrington 6 faulle kenara geldi. Geri kalan sürede bir basket hatta serbest atış imkanı bile bulamayan Knicks, 17-0'lık bir seri yiyerek sahadan 14 sayı farkla 141-127 mağlup ayrıldı... Uzatmada böyle bir fark yiyerek, başarısızlıkta yeni bir çığır açtı Knicks. Bana 1000 kere 14 sayı farkla biten, içinde Knicks barındırmayan bir maç gösterseniz, 1000'inde de maçın uzatmaya gitmediğine dair iddiaya girerim herhalde. Ama işte söz konusu takım Knicks olunca, dünya tersine dönebiliyor.

Diğer maçlar ve performanslar hakkında yorum daha sonra gelecek.

29 Ekim 2009 Perşembe

Benim Adım Gallinari, Atarım Üçlükleri

Heat maçında Gallinari'nin şut isabet oranı: 7/14.
Üçlük isabet oranı: 7/13