BIY AD

Raja Bell etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Raja Bell etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Şubat 2011 Cumartesi

Pepsi Center'da Gerilim


Link

Bu aralar ligde sinirler pek bir gergin. Önce Williamslar, ardından Ganett'in olayları, şimdi de JR. ile Bell... Maçı izleyemediğim için bilmiyorum ikili arasında baştan beri bir husumet var mıydı, ama son çeyreğin ortalarına doğru üst üste 3 hücum boyunca akıl almaz bir inatçılıkla sürüyor aralarındaki itiş kakış ve sonu da pek iyi bitmiyor.

Dediğim gibi maçı baştan sona izlemediğim için yalnızca eldeki görüntülerden adım adım ilerleyip yorumlayacağım olayları. İlk pozisyonda JR'ın biraz agresif de olsa sadece pozisyon almaya çalıştığını, Bell'in ise aynı agresiflikle ama bildiğimiz Bell gibi savunma yaptığını görüyoruz. Pozisyonun devamında düğüm oluyorlar ve bir sonraki randevuda buluşmak üzere ayrılıyorlar. İkinci pozisyon biraz daha komik. Kafa kafaya çarpışıp bir anda ters yönlere doğru saçılıyorlar. Flop kralı yani ikisi de... Son pozisyonda ise Bell'in turnikesinde JR art niyetli, hatta zarar vermek amaçlı bir şekilde rakibini yere seriyor.

Önce Deron Williams'a değinelim. Takım arkadaşını koruyup kollaması çok doğal ama arkasını dönüp uzaklaşan Smith'e arkadan dalmak yerine biraz daha sakin davranabilirmiş. Olayın esas kahramanlarına geçersek; Bell resmen tecrübesini konuşturup Smith'i oyundan attırmış. Smith'in sütten çıkmış ak kaşık olduğunu iddia etmiyorum elbette, zaten son yaptığı hareketin savunulur bir tarafı yok. Ama kışkırtmalara kapılmayıp sinirine hakim olması gerekirmiş onun da. Sonuçta Bell'in ne kadar sinir bozucu ve esas amacının ne olduğunu az çok kesitrebiliyoruz, senelerdir izliyoruz kendisini. Bu pozisyonun ardından Smith'in atıldığını ve Jazz'ın rakibine bir daha yakalanmadan maçı kazandığını da belirtelim.

15 Temmuz 2010 Perşembe

Bell Jazz’la Yeniden

Matthews-Korver ikilisini kaybettikten sonra öncelikle şutör ve daha geri planda kalsa da savunmacı, pis işleri yapan bir 2 numara açığı oluşmuştu Jazz’da. Bu açığı eski oyuncuları Raja Bell ile kapadılar. Taraflar 3 yıllık $10M karşılığında anlaşma sağladı. Kariyeri boyunca Tolga Doğantez misali oradan oraya savrulan, gittiği takımlarda bir türlü kalıcı olamayan Bell’in son durağı olacağa benziyor ilk parladığı Utah. Kobe’nin, Artest’ten sonra başına bela olan Bell’i de MLE’in kalan kısmı karşılığında takımda görmek istediği söyleniyordu ama o Jazz’ı tercih etmiş.

Kontratı kağıt üzerinde fena görünmüyor. En azından denemeye değer bir hamle Jazz için. Ancak burada esas tartışılması gereken, Sloan’un Bell’e biçeceği rol olacak. Kenardan gelerek takımı ateşleyen, savunma direncini arttıran bir Bell, şampiyonluk yolundaki bir takıma bu anlamda önemli katkılar verebilir ama tutup onu ilk 5’e koyarak sorumluluğunu arttırırsanız baştan çuvallarsınız. Hem fiziği ve kondisyonu da elvermez böyle bir role artık.

Senelerdir savunma takımı kimliğinden uzaklaşan Utah’a bu anlamda katkı sağlamasının yanı sıra savaşçı ruhu da takıma sirayet eder bakarsınız. Saha içindeki artıları haricinde Miles gibi, Hayward gibi gençlere ağabeylik yapıp takımın kimyasına olumlu etkileri de olacaktır kendisinin.

34 yaşına gelen, geçtiğimiz sezon Bobcats'teyken bile yavaşlama emareleri gösteren Bell'in çok yararlı olacağını düşünmüyorum ben de. Ama kenardan gelmek yerine ilk 5'te başlaması ve ardından yerini Miles veya Hayward'a bırakması daha hayırlı olacaktır bence. Çünkü Bell'in kenardan gelerek pek bir enerji veya katkı vereceğine inanmıyorum. Onun dışında keşke Kobe'nin takımına gitseydi diyorum. Komik olurdu Kobe'nin rakipleri durumundayken geçinemediği Artest ve Raja Bell ile aynı takımda oynaması. Ayrıca Matthews'ın Blazers ile imzaladığı anlaşmayla eşleşmeyeceğini duyurdu Jazz beklenilen gibi. Guard ve kısa forvet oynayan bir kısa eklemeleri şart olmuştu takıma, Bell de bu açıdan bakıldığında gerekli bir eklemeydi. Ancak dediğim gibi şutlarıyla takıma katkı sağlayacaksa da, eski savunmacı kimliğine yeniden ulaşacağını sanmıyorum ben Bell'in. / Can

17 Kasım 2009 Salı

Daha da Golden State'e Gelmem

Bundan 1-2 ay kadar önce bileğinden ciddi bir sakatlığı olduğu ortaya çıkan Raja Bell'in ameliyat olacağı ve bunun sonucu olarak sezonun tamamını kaçıracağına yönelik haberler çıkmıştı. Ancak Bell, fedarkarlık yaparak ameliyat olmak yerine sakatlığına rağmen Bobcats'de oynamaya devam etmeyi seçmişti. Ancak bildiğiniz gibi defansif guard dün Warriors'a takas edildi. Hemen ertesi gününde - yani bugün - de "Ameliyat olmaya karar verdim." demiş. Kaos ortamında, Nelson gibi savunma sevmeyen ve deli bir koçun altında oynamak istemediği açık. Hak vermemek de mümkün değil.

2010 yazında serbest kaldığında, 34 yaşında ve koca bir sezon maç yapmamış olacak. Ama savunmada rakibini ısırması, sinir bozması ve üçlük tehdidi sebebiyle birçok şampiyonluğa oynayacak takım için tamamlayıcı parça olabilir.

16 Kasım 2009 Pazartesi

Jackson - Bobcats El Ele Şampiyonluğa

2-3 aydır "Takas da takas" diye ağlayan Stephen Jackson'a sonunda şampiyonluğa oynayacak bir alıcı bulmuş Warriors yönetimi: Charlotte Bobcats. Jackson'la beraber Acie Law'u gönderip Raja Bell - Radmanovic ikilisini almışlar. Tamam, dalgamızı geçtik şampiyonluğa oynayacak Bobcats diye ama Jackson ile en azından playoff'u zorlayacaklardır diye düşünüyorum. Çünkü Jackson'ın gelmesi Bobcats hücumundaki ana problemi çözüyor: Skorer/Yaratıcı oyuncu eksikliği.

Bu rolü geçtiğimiz sene üstlenen Gerald Wallace'ın bu sezon 'kötü' bile denilemeyecek bir hücum performansı göstermesi, Bobcats'i ligin en kötü hücum eden takımı haline getirmişi. Sjax eğer konsantre olursa ve yine "Şampiyonluk istiyorum" naraları atmazsa, Bobcats'i playoff'a taşıyabilir. En azından şunun garantisini veriyorum ki, Bobcats izlemesi çok daha zevkli bir takım olacak. Son olarak da şunu söyleyim: Paul'süzlükten hücumda sıfırın altına düşen Chandler için büyük nimet olabilir Jackson. Warriors'da ise Nelson'ın kime kaç dakika vereceğini şimdiden söylemek mümkün değil. Fikri olan varsa beri gelsin.

Şampiyon Bobcats !!