BIY AD

19 Mart 2011 Cumartesi

Gecenin Hareketleri - 18 Mart


Link

Ridnour'un bel arkası verdiği pas çok akıllıcaydı. Bogut'un smaçta hayvani steps olsa da adam sonsuza kadar yükselecek sandım, o ne öyle ya? Deron'ınki gibi panyasız giren atışlara büyük saygım var. Amare'nin yarı smacında Monroe'ya yazık olmuş.

19 Mart Programı

19 Mart Cumartesi 21:30 (NBA TV) / Cleveland Cavaliers - Los Angeles Clippers
20 Mart Pazar 01:30 / Denver Nuggets - Miami Heat
20 Mart Pazar 02:00 / Boston Celtics - New Orleans Hornets
20 Mart Pazar 02:00 / Indiana Pacers - Memphis Grizzlies
20 Mart Pazar 02:30 (NBA TV) / Charlotte Bobcats - San Antonio Spurs
20 Mart Pazar 04:00 / Philadelphia 76'ers - Portland Trail Blazers

Bu gece play-off tablolarını etkileyecek önemki maçlar var ancak NBA TV'nin Cleveland-La Clippers seçimi fazla sırıtmış programda. 54 yenilgisi bulunan Cavaliers ile 43 yenilgisi bulunan Clippers arasındaki enfes mücadele televizyon ekranlarında olacak. Orlando'ya karşı son saniye basketi ile yenilen Denver şansını Florida'nın bir diğer ekibi Miami deplasmanında deneyecek. Atlanta karşısında çılgın atan LeBron'un bu maçtaki performansını merak etmiyor değilim. Kötü bir dönem geçiren Celtics ise Hornets deplasmanına çıkacak. Her iki yakada da splay-off tablolarının son sırasında bulunan Memphis ve Indiana karşı karşıya geliyor. Portland ve Sixers ise galibiyet serilerini 3'e çıkartmak için karşılaşıyorlar. Doğu'da 6.sıraya kadar çıkan ve moral depolayan Sixers için önemli bir maç olacak. Yarışın gerisinde kalmak istemeyen Bobcats ise belki de son kozlarını oynuyor. Ancak çok çok zorlu bir virajda Spurs karşısında olacaklar. Dün gece Dallas karşısında görüldü ki Spurs formunda.

Maçı Çeviren Mola


Link

Başlık işin şakası. Görüntülerimiz dün gece oynanan Spurs-Mavs derbisinden. Mavericks adına henüz ilk hücumda Duncan swich yapmaya yanaşmayıp savunmada hata yapınca Popovich molayı istiyor. Yani takımı ilk sayısını yemiş ve 2-0 geri düşmüş, maç başlayalı daha bir dakika bile olmamışken. Şimdi tam olarak hatırlayamadım hangi maçlar olduğunu ama birkaç kere daha gördüm Popovich'in böyle karşılaşmanın hemen başında aldığı molaları. Seviyorum Popovich'in bu triplerini. Küçük detaylara önem veriyor ve zaman falan farketmiyor yolunda gitmeyen bir şeyler sezdiğinde. Bir parantez de Duncan'a açmalı kesinlikle. Şöyle bir düşününce benzer durumda koça tepki göstermek bence çok anormal bir hareket olmazdı. Ama kariyerinde dört şampiyonluk ve sayısız başarı bulunan, Amerikan spor tarihinin en başarılı sporcularından biri olarak gösterilen bu adam, maçın ilk dakikasında, gayet önemsiz bir pozisyonda yaptığı hatadan dolayı koçu kendisini azarlarken sesini bile çıkarmıyor, aksine kulak verip hatasından ders çıkarmaya çalışıyor. Eşsiz bir karakter hakikaten. Son olarak da maçın sonunda Duncan'ın tutmakla görevli olduğu Haywood ve Chandler'ın attığı sayı toplamını verelim tam olsun: 5.

Kidd'den Bırakma Sinyali

NBA'in aktif efsanelerinden Kidd, Yahoo Sports'a yaptığı açıklamada ligin lokavta gidip bir sene iptal olması halinde basketbolu bırakabileceğini söyledi. Tecrübeli yıldız şu an 38'ini devirmek üzere ve bu yaşlardaki oyuncular için her sene yorgunluk, bitkinlik, sakatlık endişesi gibi olumsuzluklar diğer oyunculara nazaran daha büyük sorun oluşturabiliyor. Aynı şekilde bu yaş döneminde verilecek bir yıllık aradan sonra geri dönme isteği ve kararlılığı çok üst seviyede olmayabilir. Belki elde edilmemiş bir şampiyonluk yüzüğü motivasyon sağlayabilir, o da belki. Bu açıdan gayet anlaşılır Kidd'in söyledikleri.

Kidd'in bu sene ortaya koyduğu performans pek iç açıcı değil ve özellikle hücumda oldukça büyük gerileme yaşadığı bir gerçek. Bir liderden çok pis işleri yapan, savunmasıyla ön plana çıkan ve hücumda skor katkısı yalnzıca dış şutlara bağımlı hale gelmiş biri görüntüsü var. Sene başından beri %36 ile şut atıyor ve bu istatistikte kariyerinin en kötü sezonunu geçiriyor. Ama yaş faktörünü ve takımdaki rolünü göz önünde bulundurduğumuzda normal karşılamak gerekir bu durumu. Bu yaşa gelmiş oyuncular içerisinde takımı yukarılara oynarken böylesine önemli bir parça olup iyi veya kötü süreklilik gösterebilen kaç kişi var ki? Dileğimiz her şeye rağmen kendisini birkaç sene daha doya doya izlemek. Bu kariyerin lokavt sebebiyle sona ermesi ihtimali bile insanın canını sıkıyor.

Bynum'a Ceza Gündemde


Link

Efendim ambale olmuş durumdayım. Gece uyumadan 4 ayrı maç (Denver-Orlando, Miami-Atlanta, San Antonio-Dallas, Minnesota-Lakers) izleyip, görmüş olduğunuz videoları kaydedip youtube'a koydum. Yazıları da belli saatlere ayarlayıp çıktım evden. Yorumlamak için pek kafa kalmamış olabilir. Saçmalama potansiyelim yüksek. Ha ama Bynum'a yükleneceğim kesin, o konuda saçmalamadığıma da %100 eminim.

Bynum'dan bu tarz hareketleri çok sık görmesek de her sezon 2-3 kere böyle can yakmaya yönelik, hatta rakibi sakatlamaya yönelik bilde diyebileceğimiz fauller yapıyor Bynum. Bir de faul yaptıktan sonra bakıyorsunuz Bynum'ın suratına, ifadesiz adeta. Sanki "Ne yaptım ki ben?" der gibi bakıyor Beasley'e. Bir kere öyle bir turnike engellemek falan yok dünyada. Omuz ve dirsek karışımı ile havalanmış rakibin göğsüne darbe indirmek ne demek? Topa herhangi bir müdahale isteği bile yok Bynum'ın. Nefret ediyorum bu tarz faullerden. Hayır illa mesaj mı vermek istiyorsun? Cepheden geldiğinde, göğüs göğüse çarpışırken indir baltayı olsun bitsin, üstelik kendein de en fazla sportmenlik dışı 1 faulünü alırsın. İki numarayı alıp atılmazsın oyundan otomatikman. Hem de en azından basketbol dahilinde bir faul olur. Bunun gibi sokak kavgasını andırmaz. Beasley'i Allah korudu diyorum (aşağı bakarsanız aslında korumadı ama durun şu cümleye devam edeyim). Bu tür ters düşülen pozisyonlarda bilek kırılması, dirsek çıkması, omuz çıkması gibi ciddi sakatlıklar oluşabilir neyse ki bunların hiçbirini yaşamadı Beasley gördüğüm kadarıyla. Ancak aşağıdaki videoda göreceğiniz üzere maçın ilerleyen dakikalarında aslında Beasley'nin düşüşü o kadar da hafif atlatmadığı ve kalçasında bir problem olduğu ortaya çıkıyor ve oyunu terkediyor genç yıldız adayı. Kalçasındaki problem, kolunun üzerine düştüğü sırada yaşama ihtimali olan sakatlıklardan çok daha hafiftir diye düşünüyorum, diğerleri çünkü minimum 1 aydan başlıyor. Ama eninde sonunda Bynum, Beasley'i sakatladı.

İnternet ortamında ceza konusu konuşulmaya başlandı bile, ki bence 1 maç en azından hakediyor Bynum. Çünkü ortada basketbol adına yapılmış bir hareket yok. Basketbol demişken... Timberwolves koçu Kurt Rambis'e pozisyon sorulduğunda "Bynum pislik yapmak istemedi. Basketbol içinde bir hareketti." demiş. E direk "Bu yaz Phil Jackson ayrılıyor, belki ben o koltuğa gelirim he? Şimdi kızdırmayayım Lakers cephesini. Olur mu?" deseymiş bu cevap yerine. Tabii bu işin dalgası ama yani sert bir açıklama yapmamasının ardında, aklının bir köşesinde bu ihtimalin yatması olabilir...



Link

NBA'de Bugün - 18.03.2011

Spurs 97 - Mavericks 91
Gecenin belki de en önemli maçlarından biriydi. Batı'nın iki tepe takımının mücadelesinin bir diğer önemi de Texas derbisi olmasıydı. Dallas maça kötü başlamasına rağmen Nowitzki'nin etkili oyunu ile maçı ortaya getirdi. Ancak galibiyete ulaşmayı başaran taraf üç önemli yıldızından çok önemli katkılar alan Spurs oldu. Manu-Duncan-Parker üçlüsü toplamda 80 sayı bularak takımı galibiyete taşımayı bildi. Parker 33, Manu 25, Duncan 22 sayı ile mücadeleyi tamamladı. Dallas cephesinde ise her zamanki gibi ilk beşten sadece Nowitzki'nin iyi katkıları ve benchten gelen iyi katkılar var ancak alınan bu yenilgi ile Dallas 2.liği kaybettiğini perçinlemiş oldu.

Wolves 98 - Lakers 106
Lakers adına sıkıntılı geçen bir maçtı. Sıkıntılı derken rahat kazanmasını bekliyordum Lakers'ın ama işi son dakikaya kadar götürdüler. Dallas'ın da kaybetmesi ile 2.lik için çok önemli bir maçtı Lakers adına ve bu fırsatı geri çevirmediler. Çaylak Wes Johnson 29 sayısı ile Wolves'in en çok dikkat çeken ismi olurken, Love 15 sayı-13 ribaund ile etkili oldu. Kazanan tarafa bakacak olursak Gasol'ün müthiş performansını görüyoruz. 12/17 isabetle 25 sayı buldu Gasol ve takımını galibiyete taşıdı. Benchten gelerek 14 sayı bulan Brown'da galibiyette önemli bir faktör oldu.

Heat 106 - Hawks 85
Miami beklediğinden çok rahat bir şekilde galibiyete ulaştı Hawks deplasmanında. Evinde iyi oynayan ancak son dönemde basketboldan çok kopuk gözüken bir takım olan Atlanta dün gece de özellikle savunma konusunda yokları oynadı. LeBron üçüncü çeyrek tek başına 23 sayıyı Hawks potasına gönderirken maçı da 43 sayıyla tamamladı sadece üç çeyrek oynayarak. Üstelik bunu 16/21 gibi müthiş bir şut yüzdesiyle yaptı. Dün durdurulamayacak bir seviyedeydi James. Bosh'ta 17 sayı-10 ribaund-4 asist ile etkili bir oyun oynadı. Hawks cephesinde de bench rotasyonu biraz olsun oyuna katkı sağlamaya çalıştı ancak bu yeterli olmadı. Joe Johnson her zamanki gibi yokları oynayarak takımı bu kadar aciz durumdayken sahneye bile çıkmadı.

Nuggets 82 - Magic 85
Florida'ya dört maçlık bir galibiyet serisi ile gelen Denver sezonun en kötü hücum performanslarından birini sergilediği maçı son saniyede kaybetti. Maç başına yaklaşık 107 sayı bulan Denver 82 sayıda kaldı dün gece. Baktığımızda Lawson-Afflalo-Felton gibi isimlerin felaket şut attığını ve hiç oyuna ısınamadıklarını görüyoruz. Orlando'da bundan çok farksız değildi ama takım gibi mücadele etmeyi başardılar. Maçın genelinde Orlando'yu daha çok beğendim ben. 16 sayı-18 ribaund ile oynayan Howard'ın yanı sıra maçı kazandıran üçlüğü bulan Nelson 13 sayı ile mücadele etti. Denver cephesinde de 16 sayı bulan Wilson Chandler'ın etkili oyunu vardı ancak galibiyete yetmedi. Hidayet ise kariyerinin 4.kez triple-double yapmaya çok yaklaştı ancak 15 sayı-9 ribaund-8 asist ile mücadele etti.

Bulls 108 - Pacers 115
Indiana Pacers geçtiğimiz hafta üst üste kaybettiği dönemde önündeki şu fikstüre bakınca daha çok kaybederler demiştim içimden. 2 New York ve Doğu'nun tepesindeki Celtics-Bulls maçları ile zorlu bir viraja gireceklerdi. Bu 4 zorlu maçta alınan 3 galibiyet play-off için çok önemli bir adım oldu onlar için. Dün gece çoktan hak ettikleri bir maçı uzatma sonunda da olsa kazanmayı bildiler. Rose'un insanlıktan çıktığı bir bölümde farkı eriten Chicago maçın uzatmaya gitmesini sağladı ancak uzatmada yumruğunu masaya vuran Pacers oldu. 29 sayı-12 ribaund ile Hansbrough en etkili isim olurken, Bulls cephesinde de Rose 42 sayı bulurken 21 serbest atış kullandı. Ömer ise 20 dakika oyunda kaldı ve 5 sayı-3 ribaund-1 blok ile mücadele etti.

Celtics 77 - Rockets 93
Kasap et derdinde koyun can derdinde. Öyle bir maç oynandı. Play-off için kazanmak zorunda olan Rockets ile liderliğini kaybetmek istemeyen Celtics Toyota Center'da karşılaştı. Son dönemde beklenmedik yenilgiler alan Celtics üç maçlık kısa deplasman turnesine de kötü başlamış oldu. Rockets'te Scola gibi oyunun her iki alanında da etkili olabilen bir ismin eksikliğine rağmen kazanmayı başardı. Scola'nın eksikliğinde çaylak Patterson 18 sayı-12 ribaund ile dikkat çekerken, Martin 25 sayılık katkıyla galibiyeti getirdi. Maçta fark bir ara 30'lara dayanırken, Celtics son çeyrek rakibine nazaran daha etkili oldu ve bu sadece farkın erimesine katkıda bulundu. 17 sayıyla oynayan Jeff Green takımında en skorer isim olarak dikkat çekti.

Bobcats 82 - Thunder 99
Müthiş bir form yakalayan Oklahoma'nın önünde kimse duramıyor. Deplasman serisini tamamlayıp salonuna geri dönen Oklahoma karşısına çıkan Bobcats'e acımadı ve üst üste 6.galibiyetini elde etti. Durant-Harden-Westbrook üçlüsünün iyi performansları ile dolu dizgin devam eden Thunder boyalı alanda arkasını da sağlam tutmaya başladı Perkins ile. Durant 25 sayı üretirken benchten gelen Harden 21 sayı ile mücadele etti. Bobcats ise aldığı iki yenilgi ile play-off potasından uzaklaştı. 13 sayı-5 ribaund-5 asist ile Diaw takımı adına iyi mücadele etmesine rağmen galibiyeti getiremedi.

Knicks 95 - Pistons 99
New York sürpriz mağlubiyetlerine devam ediyor. Son beş maçta yüzü sdece bir kez gülebildi Knicks'in. Üstelik bu mağlubiyet ile beraber Doğu'da 7.sıraya kadar geriledi takım. Özellikle bu maç için son çeyrek skorunun 29-17 Detroit lehine olduğunu da belirtmek gerek. Son çeyrek çok kötü oynayan hücum etmekte zorlanan bir takım vardı. 13 sayı-12 ribaund ile Wilcox takımda en etkili isim olurken, 16 sayısı ile Prince en skoreri oldu Detroit'in. Knicks cephesinde ise 20 sayı-11 asist ile oynayan Douglas takımının en iyisi oldu. Yıldız isim Melo 2/12 isabetle yalnızca 6 sayıda kalması dikkat çekici bir diğer noktaydı.

Sixers 102 - Kings 80
Son dönemde başarılı performansıyla dikkat çeken Sixers önemli bir galibiyet aldı Kings deplasmanında. Daha ilk devre sonunda galibiyetini garantileyen Sixers, Knicks'in de kaybetmesi ile rakibini bir sıra altına almayı başardı. 15 sayı-9 ribaund-5 asist ile Holiday etkili bir oyun çıkartırken son dönemde Sixers galibiyetlerinde büyük pay sahibi olan isim Iguodala'da başarılı bir performans sergiledi. Iguodala 13 sayı-7 ribaund-9 asist ile bir kez daha her yöne yaptığı katkılar ile dikkat çekti. Sacramento tarafında ise 19 sayı-12 ribaund ile çaylak Cousins iyi bir performansa imza attı.

Warriors 97 - Suns 108
Dün gece kazanmayı hatırlayan bir başka takım da Suns oldu. Üst üste aldığı yenilgilerle play-off yarışından uzakta kalan Phoenix buna rağmen direnmeyi sürdürüyor. Evinde Golden State'e karşı başarılı bir performans sergileyen Suns maçın genelini üstün götürerek kazanmasını bildi. 17 sayı-10 asist-6 ribaund ile Nash takımını dipten çıkartan isim olurken, benchten gelen Gortat 18 sayı-9 rbaund üretti. Golden State cephesinde Ellis 3/11 isabetle kötü bir gece geçirdi ve hiç etkili olamadı. 30 sayısı ile Wright biraz olsun Golden State'i ayakta tutan isimdi ancak onun bu ğerformansı da galibiyet için yeterli olmadı.

Nets 95 - Bucks 110
Sürpriz Philadelphia galibiyeti ile play-off'un kıyısına kadar gelen ancak üst üste aldığı üç yenilgi ile sarsılan Milwaukee kazanmayı hatırladı. Carlos Delfino'nun üçlük isabeti konusunda kariyer rekoru kırdığı gecede Bucks galibiyete uzanmayı başardı. 8/11 üçlük isabeti ile oynayarak dikkat çeken Delfino 26 sayılık katkısıyla galibiyeti getiren isimdi. 23 sayı-7 asist-5 ribaund ile Salmons'ta oldukça etkiliydi Nets karşısında. Nets cephesinde ise son dönemde tekrar formunu bulan Lopez 25 sayıyla oynamasına rağmen 4 ribaund alarak ribaund sorunsalını yeniden ortaya çıkardı. Deron ise mücadeleyi 18 sayı-9 asist ile tamamladı.

Wizards 107 - Raptors 116
Ligin dibindeki iki takımın amaçsız mücadelesinde gülen taraf dinazorlar oldu. Draft lottery'sinde kimin ne kadar şansının olacağının belirleneceği hedefsiz bir maçtı. Ligin sonlarına doğru bu tip maçları sık sık görüyoruz zaten. Bargnani 33 ve DeRozan 30 sayısı ile takımını galibiyete taşımayı başardı. Wizards cephesinde ise sürpriz bir isim sahneye çıktı. Çaylak Travis Booker 26 sayı-13 ribaund ile oynadı ve sayı da kariyer rekorunu kırdı.

Konu Ribaund ise Babamı Tanımam


Link

Ilgauskas ayağındaki enfeksiyon nedeniyle dün gece 4. maçını kaçırdı. Bu dönemde takımdaki pivot eksikliği sayesinde süre bulan Magloire, dün de Hawks karşısında 20 dakika civarında görev aldı. Bu kısıtlı sürelerde takımına mümkün olduğunca çok katkı vermeye çalışıyor anlaşılan Magloire. Ama şu videoda gördüğünüz şeyin adı katkı değil, direk açgözlülük. Bu tarz iki takım arkadaşının arkalı önlü topa sarıldığına zaten sezon başına 10-20 kere ancak tanık oluyoruz. Zira konuşuyorlar "Bırak bende" falan diye. Ama böyle bir olay olduğunda da bugüne dek hiç arkadaki oyuncunun topa sahip olduğunu görmemiştim. Miller şaşırıp kalıyor "Tamam tamam teslim oldum yeter ki bana bir zarar verme." diye ellerini kaldırıyor. Sonra da şaşkın şaşkın aynı pozda arkasından bakıyor Magloire'ın, "Bu ne yapıyor?" diye.

Hayır bir de maç içinde birkaç pozisyonda daha böyle deli gibi ribaund kovaladı Magloire. İstatistik şişirerek playoff'ta daha çok parkede kalacağına mı inanıyor nedir anlamadım. Magloire hakkında ilk kez yazmışım, o da bunu hakediyordu zaten ancak. Düzgün bir konuda gündeme gelmesi ne de olsa pek olası değil. Ayrıca elimde onunla ilgili bir şey daha var paylaşacak o da yarına kalsın.

Ainge: Hele Bir Sakatlar İyileşsin

10 gündür Celtics'teki düşüş dikkatleri çekiyor, özellikle de son 5 maçın 3'ünü kaybetmelerinden dolayı eleştiriliyorlar. Ainge bu düşüşü takımın sağlık durumuna bağlamış. Aslında yeterince sert oynadıklarını ancak herkesin %100'ünü parkeye yansıtamadığını söylemiş. O'Neal kardeşlerin eksikliğini çektiklerine, Rondo'nun sezonun ilk bölümünde çok yoruluğu için tam performans gösteremediğine değinmiş. Bir yazarın ele aldığını görmedim bu konuyu ama Rondo'nun 2008 yılında kaynaşıp kanka olduğu Perkins, takımdan ayrılınca moralinin bozulduğu iddia ediliyor. Hangisinin olduğunu bilmek zor ama ikisinin birden etkisi olabilir Rondo'ya... Ayrıca bu röportajı iki gün önce yaptığından dolayı West'i de saymış ama o son maçta döndü. Kısacası sorunun şanssızlık ve sakatlıklara bağlı olduğunu iddia etmiş Ainge. Benim gördüğüm durum ise farklı.

Celtics'sin Green-Perkins takasından beri toplam 4 maçını izledim. Bana hiç aynı sertlik seviyesini korumuşlar gibi gelmedi. Ortada Krstic, Perkins gibi ortayı kapatamıyor. Daha da önemlisi, Perkinsli Celtics'te gördüğümüz rakibe meydan okumayı ve rakibi sindirmeyi şu anda göremiyoruz. Daha ince işler yapması için alınan Jeff Green ise kalabalık kadroda 20 dakikadan fazla şans bulamıyor. Sadece bench'ten gelecek 10 sayılık katkı için mi alındı yani Green? Onu zaten Nate Robinson yapıyordu. 3 numarada, Pierce'ın arkasında Green'e ihtiyaç yoktu yani. Şimdi Ainge'e göre Shaq geldiği zaman takım biraz daha düzelecekmiş ama bunda ne kadar haklı olduğu tartışılır Ainge'in. Zira Shaq en son rakiplerine gözdağ vereli 3 sene oluyor. Jermaine'in ise kendine bile hayrı yok...

Takastan hemen sonra yazdıklarımdan farklı bir Celtics göremedim. Ha, belki 3 haftalık süreç takımın oturması, oyuncuların sisteme (özellikle de savunma) alışması için yeterli olmayabilir. Aynı sıkıntıları Knicks de çekiyor (ona da değineceğim başka bir yazıda) ama ben Celtics'in 2008 düzeyinde basket oynadığını düşünüyordum takas öncesinde, Green'in gelişinden sonra sanki bir gömlek düşmüşler gibi geldi bana. Ainge'in gereksiz kumarı tutacak mı göreceğiz bakalım. Ne demiş Amerikalı "If it ain't broke, don't fix it."

Edit: Bu yazının üzerine bir de Rockets'tan fark yediler, tam oldu...

18 Mart Programı

19 Mart Cumartesi 01:00 (NBA TV) / Denver Nuggets - Orlando Magic
19 Mart Cumartesi 01:00 / Washington Wizards - Toronto Raptors
19 Mart Cumartesi 01:00 / Chicago Bulls - Indiana Pacers
19 Mart Cumartesi 01:30 / New York Knicks - Detroit Pistons
19 Mart Cumartesi 01:30 (NTV) / Miami Heat - Atlanta Hawks
19 Mart Cumartesi 02:00 / Charlotte Bobcats - Oklahoma City Thunder
19 Mart Cumartesi 02:30 / San Antonio Spurs - Dallas Mavericks
19 Mart Cumartesi 02:30 / Boston Celtics - Houston Rockets
19 Mart Cumartesi 02:30 / New Jersey Nets - Milwaukee Bucks
19 Mart Cumartesi 04:00 / Philadelphia 76'ers - Sacramento Kings
19 Mart Cumartesi 04:00 (NBA TV) / Golden State Warriors - Phoenix Suns
19 Mart Cumartesi 04:30 / Minnesota Timberwolves - Los Angeles Lakers


NBA TV'deki gecenin ilk maçı pek güzel. Carmelo'yu gönderdikten sonra coşan Nuggets ile Magic karşılaşıyor. Hem de Gallinari dönüyor bu gece. Lakers'ın sonucunu merakla bekleyeceği Texas derbisi de merakla beklenen bir maç. Artık Spurs'ü yakalama şansı neredeyse kalmadı Lakers'ın, o yüzden yarı finalde Mavs ile eşleştiklerinde ev sahibi avantajının kendilerinde olmasını isteyeceklerdir. Dolayısıyla bu gece de Spurs'ün kazanması onların işine gelecektir. 3 takımla beraber playoff kovalayan Rockets, düşüşteki Celtics'i ağırlayacak. Lakers ve Spurs'ü yenip düşüşe dur diyen ancak sonra Thunder'a yenilerek yine kafalarda soru işaretleri oluşturan Heat, Hawks deplasmanında. Son zamanlarda da sadece 1 Hawks maçı izlemiştim galiba güzel denk geldi. Kısacası izlenesi çok maç var bu gece. Sabah da erkenden çıkmam gerekiyor evden, kötü oldu bu. Herkese iyi seyirler.

18 Mart 2011 Cuma

Ömer'den Günün Smacı


Link

Top 5'e giremedi, NBA.com'da da günün smacı seçilmedi ama ben seçiyorum var mı diyeceğiniz? Stepsin babasını da görmezden geliyorum. Yürü Ömer...

Gecenin Hareketleri - 17 Mart


Link

Ömer'in şurada fotoğrafını koyduğum, iki kişiyi potaya soktuğu pozisyon niye ve nasıl yok anlamadım. Ama gerçekten bu NBA Top 10 hazırlayan editörlerin bütün maçları izlemeiyorlar herhalde. 3 maçlık gecede öyle süper hareketler çıkmaması normal ama yani gördük işte gece Ömer'in smacını... Rose'un smacı oldukça güzel ama bir gün gelecek böyle topu sırtına çektiği anda inanılmaz bir blok yiyecek, bakalım ne zaman göreceğiz...

Ömer Aşık'tan Kariyer Rekoru

11 sayı attı ama hayır rekor sayıda değil, daha önce 13 açmıştı çünkü. Rekorunu ribaund kategorisinde kırdı. Sayı demşken şu fotoğrafını koyduğum pozisyonda dağıttı adeta Humphries'i, gerçi net bir steps yaptı Ömer ama olur o kadar diye kıyak geçelim kendisine. Bu arada Ömer, maçın da en çok ribaund alan oyuncusu oldu (16) Humphries ile birlikte. Humphries deyip geçmeyin, maç başına aldığı 16.8 ribaund ile Mart ayında bu kategorinin açık ara lideri kendisi. Love ve Dwight'ı geride bırakmış durumda. Ömer'in yaptığı işte o kadar etkileyici, hem de 25 dakikada.

Ömer'in bugün 25 dakika civarında süre almasının sebebi Kurt Thomas'ın ilk yarıda da, ikinci yarıda da faul problemine girmesiydi. Yoksa Koç T (Thibodea'ya artık böyle dicem, parmaklarım birbirine giriyor yazacağım diye...) Kurt Thomas'ı tercih ediyor hala Ömer yerine. Kötü bir tercih değil, çünkü Thomas savunmada yer tutuşuyla, tecrübesiyle ve orta mesafeden soktuğu şutlarla takıma katkı verebiliyor. Buna rağmen Ömer'in herkes sağlıklayken maç başına 15 dakikayı hakettiğini düşünüyorum ben. Bu sabahki maçta belki Dwight Howard'a karşı olduğu kadar etki etmedi oyuna ama aldığı 9 hücum ribaundu ile takımının ekstra sayılar bulmasını sağladı. Savunmada edindiği görevlerden yardım savunması ve boyalı alanı kapamak zaten yaptığı en iyi işler. Her geçen gün ayaklarını daha çabuk çekmeye başlıyor Ömer, aynı zamanda faul yapmadan bloklamayı çok iyi biliyor rakiplerini. Öyle elini kolunu açıp teması sağlayarak faul yapmıyor, dümdüz sıçrıyor çembere atak eden rakiplerine karşı ve dengelerini bozuyor blok yapamasa bile. Çok önemli detaylar savunma için. Tabii bugün aldığı 16 ribaunddan da anlayacağınız üzere, Ömer harika bir ribaundcu. Bunu Fenerbahçe'de göstermişti zaten ama NBA'de gerçek 2.10'luk oyunculara karşı yine aynı başarıyı elde etmesi harika. Gurur duydum izlerken Ömer'i.

Her geçen günü yeni bir şeyler öğreniyor ve koç T'nin yanına, Bulls'a gittiği için minnettar olması lazım. Onun savunma özelliklerini bu kadar ortaya çıkarabileceği sisteme sahip takım sayısı bir elin parmaklarını ancak geçiyordur çünkü. Hücumda ise ellerinin biraz taş olması sebebiyle topu kontrol edememesi veya basit pozisyonları tamamlayamaması sebebiyle saç baş yoldurduğu oluyor ama bu konuda 2-3 seneden önce gerçek anlamda bir düzelme beklemiyorum ben. O yüzden şimdi en iyi yaptığı şey olan savunma ile koçunun ve taraftaların gözüne girmesi, takımına olabldiğince fazla katkı sağlaması lazım. Yürüyedur Ömer, 1-2 sene içinde adından sıkça söz ettireceksin bence, gittiğinden beri inancım tam sana...

NBA'de Bugün - 17.03.2011

Bulls 84 - Nets 73
Sonucu belli bir maçtı ancak Nets'in beş maçlık bir galibiyet serisi yakalaması soru işaretlerini barındırıyordu. Chicago beklenildiği gibi başladı maça ve bir anda skorda üstünlüğü eline geçirdi. Lopez ve Humpries ikilisinin katkıları ile oyuna tutunan Nets son periyodun ortalarına doğru Chicago'yu yakaladı. Bir anda ne olduğunu anlamaya çalışırken sahneye çıkan Rose oyunun sonunda şahlanan isim oldu ve maçı takımına getirdi.

Tabi 23 şutta 21 sayı bulmak kadar doğal bir şey yok ama kritik anlarda aldığı sorumluluk bakımından hakkı yenmeyecek bir oyuncu Rose. Dün gece maçı kazandıran başka bir isim var ancak Bulls cephesinde. 25 dakika oyunda kalarak 11 sayı-16 ribaund-2 blok-1 asist ile oynayan Ömer Aşık aldığı dakikaları en iyi şekilde değerlendirdi ve kariyer ribaund rekorunu kırmış oldu. Nets cephesinde ise Lopez'in 22 sayısı ve Humpries'in 13 sayı-16 ribaund-5 blokluk performansı vardı ancak bu galibiyet için yeterli olmadı.

Grizzlies 99 - Knicks 120
Üst üste gelen Pacers yenilgileri ile moral kaybına uğrayan ve sıralamada geri düşme tehlikesi bulunan Knicks kritik bir galibiyet almayı başardı. Gecenin üç maçında en azından çekişme beklediğim bir mücadeleydi ancak üçüncü çeyrekle başlayan Knicks fırtınası son çeyrek tavan yaparken farklı bir galibiyet aldı Knicks. Benchten gelen ve 29 sayı üreten Douglas'ın galibiyete önemli bir katkısı dokunurken, Melo ise 28 sayı ile mücadele etti. Memphis cephesinde ise Zach Randolph yeteri kadar top kullanamadı ve etkisiz kaldı. 16 sayı-6 asist ile Conley biraz olsun dikkat çeken isim olmayı başardı takımda.

Cavaliers 70 - Blazers 111
Sonucu önceden belli maçlardan biriydi bu geceki ancak daha ilk periyottan kopan bir maçı kimse beklemiyordu herhalde. 37-12'lik ilk çeyrek skorunun ardından hesap kesilmiş galip ve mağlup belirlenmişti bile. İlk beşe yerleşen G.Wall 17 sayı-6 ribaund-6 asist ile etkili bir gece geçirirken takımını sırtlayan isim oldu. Aldridge ise 20 sayı-11 ribaund ile double-double yapmayı başardı. Cavaliers cephesinde ise Semih yine forma giymezken, 14 sayı ile Sessions en skorer isim olmayı başardı.

Popovich'in Planı

Yılın koçu adayları arasında favori gösterilen Popovich, bu sezon 50 küsur maçta ilk 5'te başlattığı Blair'ın yerine, son bir haftadır McDyess'a görev veriyor. Ve Blair ilk yedak kaldığı maçtan sonra medyayla konuşmayarak bu durumdan memnun olmadığını belli etti. Popovich'in bu kararı, geçen hafta gelen farklı Lakers mağlubiyeti sonrasında alması ise esasında bize çok şey anlatıyor.

O maçta uzunları ile Spurs'ü domine eden Lakers, rahat, hatta aşırı rahat bir galibiyet almıştı. Devrede 32 fark olmuştu yanılmıyorsam. Blair'ın boyu resmi kaynaklarda 2 metre olarak geçiyor ama birçok yorumcu aslında onun daha kısa olduğunu yazıp çizdiler. Blair ne kadar güçlü ve savaşçı olsa da, boy dezavantajı dolayısıyla sırtı dönük topu alan uzunlara karşı neredeyse hiç varlık göstermiyor. Ha box-out sayesinde ve savaşarak ribaundlarda ezilmiyor belki ama rakiplerin bire birde sayı atmasına da engel olamıyor. Çok ünlü bir söz var yanılmıyorsam Frank Layden'ın söylediği: "Basketbolda boyu öğretemezsiniz."

Popovich de sezon boyunca çok az şans verdiği ve dinlendirdiği McDyess'a dönerek playofflar'a yönelik bir değişiklik yaptı kanımca. McDyess çok mu uzun peki? Hayır ama 6-7 santimlik avantajı savunmada çok büyük bir öneme sahip. Rakiplerin şutu sırasında el uzatıp, blok koymasa bile en azından şutu bozabiliyor McDyess. Blair o konuda etkisiz eleman modunda takılıyor. McDyess şu anda aynı seviyede olmasa bile, 2 sezon önce Dwight Howard'ı bile tutmuşluğu var. Uzun oyunculara karşı çok daha iyi olduğu su götürmez bir gerçek. Üstelik çok daha iyi şut atıyor ve rakip uzunların potanda 5 metre kadar açılmasını sağlayabiliyor. Spurs'ün son iki maçını izledim ve orta mesafeden McDyess'ın yine boş atışları affetmediğine şahit oldum. Son olarak da işin tecrübe boyutu var. McDyess 37'sine geldi sayılır, yaşlı olarak görüyoruz ama bunun getirdiği büyük bir tecrübe de var. Bu sayede kritik anlarda sahneye çıkabilecek bir isim McDyess. Mesela 1 ay önceki Lakers maçını, son saniyede Odom'u arkasında tuttuktan sonra kaçan topu tipleyerek kazandırmıştı. Öte yandan Blair'ın heyecanı yüzünden, özellikle hücumda sık olmasa da hata yaptığını görüyoruz. McDyess ise %90 ihtimalle her pozisyonda doğru seçimi yapıyor.

Blair gibi genç ve ateşli bir oyuncuyu sezonun çok büyük bir bölümünde ilk 5 başlattıktan sonra bench'e almak, elbette o oyuncunun moralini bozacaktır. Ancak Blair'ın önünde Ginobili ve Parker gibi zamanında bench'ten gelmiş örnekler var. Onlar bunu dert etmiyorsa, Blair'ın hiç dert etmemesi lazım. Zaten Ginobili de Blair'ın moralinin bozulmasının normal olacağını ama onunla konuşacaklarını ve ortada bir problem kalmayacağına inandığını açıklamıştı. Blair'ın tek yapması gereken, ilk 5 başlarken yaptığı katkının aynısını, kenardan oyuna dahil olduğunda da vermeye çalışmak. Çünkü belki de McDyess hamlesi Spurs'ün Lakers uzunlarına karşı tek çaresi...

17 Mart Programı

18 Mart Cuma 01:00 / Chicago Bulls - New Jersey Nets
18 Mart Cuma 01:30 / Memphis Grizzlies - New York Knicks
18 Mart Cuma 04:00 / Cleveland Cavaliers - Portland Trail Blazers


Pacers'a karşı üst üste yenilgiler alan Knicks, çıkış arayacak Grizzlies karşısında. 5 maçtır kazanan Nets de, Bulls ile seriyi devam ettirme çabasında olacak ama bitecektir seri çok büyük ihtimalle. Noah dönüyormuş çünkü. Bu gece uyku gecesi gibi duruyor...

17 Mart 2011 Perşembe

Hansbrough'dan İmalı Sözler

Sezona kötü başlayan ve O'Brien yönetiminde beklenen performansına hiç bir zaman ulaşamayan Pacers'ta kaçınılmaz son gerçekleşmiş ve koç O'Brien'ın ipi çekilmişti. Yerine getirilen Frank Vogel'in gençlere daha çok süre verip play-off yolunda onlara şans tanıması takımda olumlu bir etki yaratmış ve üst üste galibiyetlerle ilk sekiz içine girmeyi başarmışlardı.

Pacers son döneminde her ne kadar bir ay önceki o müthiş performansı kadar etkili olmasa da takımda kendini bulan ve son günlerde sergilediği performansla ismini duyuran biri var. Tyler Hansbrough'tan bahsediyoruz. Kolej kariyerinde zaman zaman maçlarına denk gelmişliğim olmuştu ve beğendiğim bir isimdi ancak yapı olarak NBA'e bir türlü ayak uyduramadı ve kolej seviyesinde sergilediği performanslardan uzak kaldı. Vogel ile kendisini tekrar ispatlayan Hansbrough için güzel günler gelecek gibi. Mart ayında yakaladığı çıkışla dikkat çeken Hansbrough bu ay maç başına 32 dakika süre buldu ve ortalamalarının çok çok üstünde bir iki hafta geçirdi. Sayı ortalamasını ikiye katlayan Hansbrough 20.3 sayı ve 7.1 ribaund ortalamaları ile mücadele ediyor şu dönemde. Ayrıca %52'lik isabet oranı ile oynadığını da belirtmek gerek.

Hansbrough bu derece ön planda olduğu ve takımını taşımak adına oldukça başarılı performanslar sergilediği şu dönemde yeni koçunu basına övdü. Ancak bunu yaparken eski koçuna da taş atmayı ihmal etmemiş Hansbrough. Vogel'i oyuncuları dinlediği için öven ve onun kendilerine olan güvenini getiren isim olduğunu belirtti Hansbrough. Ancak Hansbrough'un sözleri bunlarla sınırlı kalmıyor. Yeni koçunu överken eski koçu için de ''Bana hiç bir zaman inanmadı.'' diyerek sitemlerini belirtiyor. Vogel'in takıma özgüven kazandırdığı bir gerçek ve genç oyunculara süre vererek takımdaki enerjiyi de üst seviyede tutuyor. Tüm bunlar olurken ne olursa olsun ben eski koça böyle bir eleştirinin gelmesini sağlıklı bulmuyorum. Takım yolunda hedefine doğru ilerlerken oyuncunun eski defterleri açarak eski koçunu yermesi gereksiz bir açıklama olmuş. Haklılık payı var mı? Elbette var çünkü kapasitesi olan rüştünü kolej kariyerinde belli etmiş, üstelik yaşı da klasik çaylak isimlere göre daha olgun bir oyuncu Hansbrough ve süre alınca neler yapabildiğini hepimiz gördük. Ancak Pacers'ın öncelikli hedefi play-off yolunda yerini korumak ve gelecek adına sağlam adımlar atmak olmalı, geçmişi deşmek değil.

McGee'nin 12 Bloğu


Link

Dün sabah yazmıştım McGee'nin blok partisini. Yukarıdaki videoda da, bu 12 bloğu izleyeblirsiniz, onların yanı sıra, aldığı ribaundlar, attığı sayılar da var efendim. buyrun. Özellikle bloklara dikkat edin, adam nerelere uzanıyor atletikliği ve uzun kolları sayesinde. Böyle üst üste izleyince o kadar etkileyici olmuyor ama maç içinde ardı ardına bloklar yapınca gaza gelmemek elde değildi. Sırf McGee sayesinde hayatta izlemeyeceğim bir maçı izledim o gece. Son olarak şurada da 9 sayıdan 11'e çıkmak için türlü türlü hücum denemelerini bulabilirsiniz McGee'nin.

NBA'de Bugün - 16.03.2011

Thunder 96 - Heat 85
Batı'nın iki devini evinde geçen Heat kötü gidişine nokta koymuştu ancak Thunder karşısında beklenmedik bir yenilgi aldılar. Düzlüğe çıkma yolunda önlerindeki Thunder engeli önemli bir virajdı Heat için ancak yenilgiden kurtulamadılar. Thunder ise çıkışını sürdürüyor. Üst üste 5.galibiyetini elde etti Heat deplasmanında. Kevin Durant galibiyette önemli bir performansa imza attı ve 27 sayı-7 ribaund-6 asist ile mücadele etti. Harden ise benchten gelerek iyi katkılarını sürdürürken bu maç 12 sayılık katkı sağladı. Perkins'in Thunder'a önemli bir savunma gayreti getirdiği bir gerçek. Henüz takımla 2.maçı olmasına rağmen savunma ve sertlik konusunda önemli bir boyut atlattığı ortada. Heat cephesinde ise büyük üçlünün sezon başından beri en kötü performansına tanık olmuş olabiliriz. Toplamda 21/69 gibi kötü bir yüzdeyle oynarken, Bibby dışında kayda değer bir katkı alamamaları galibiyetlerine engel oldu.

Pacers 80 - Celtics 92
Üst üste iki Knicks galibiyeti ile kendisine gelen Pacers iyi performansına Celtics karşısında devam edemedi. Celtics ise kötü bir haftanın ardından önemli bir galibiyet alarak zirveye tekrar ortak oldu. Jeff Green takasından sonra ilk kez bu kadar etkili olurken benchten gelerek 19 asyı kaydetti. Pierce ise 20 sayı-5 asist ile takımını galibiyete taşıyan performanslardan birine imza attı. Pacers'ta ise uzunların iyi performansı sürüyor. Takımın en formda ismi Hansbrough geceyi double-double ile kapatırken benchten gelen McRoberts 14 sayı-11 ribaund ile takımın en etkili ismi olmayı başardı.

Magic 93 - Bucks 89
Play-off potasına yarım adımlık mesafeye kadar yaklaşan Milwaukee üst üste 3. yenilgisini alarak kendisini tekrar tehlikeli bir pozisyonda buldu. Orlando ise uzatma sonunda aldığı bu galibiyet ile play-off'u garantileyen 4. takım oldu Doğu'da. Nelson&Arenas ikilisi maç boyu rakip takım için çok çabaladı ancak takımının galibiyetini engellemedi. Howard'ın 31 sayı-22 ribaund ile canavar performanslarından birini gösterdiği mücadelede Hidayet 19 sayı-5 asist ile oynayarak galibiyete önemli bir katkı sağladı. Bucks'u taşıyan iki guarddan Jennings 23 ve Salmons'ta 22 sayı ile mücadele etti.

Nuggets 102 - Hawks 87
Denver'ın takas sonrası yaptıklarını izlemek büyük keyif gerçekten. İyi bir basketbol izletiyorlar ve top paylaşımı konusunda adeta ders veriyorlar rakiplerine. Öne çıkan hiç bir isim olmuyor ve her maç skora katkı yapabilen birileri çıkıyor. Dün gece Hawks'ı evinde mağlup etti Denver ve son 10 maçta aldıkları 8.galibiyet oldu bu. Boyalı alanda üstünlüğü maç boyunca elinde tutan Denver'da Nene 20 sayı-7 ribaund ile etkili olmayı başardı. Denver'ın yakaladığı bu çıkışta en önemli paylardan birine sahip olan Lawson ise 9sayı-10 asist ile oynadı. Atlanta cephesinde ise her zamanki gibi takım kaybederken dökülen bir Joe Johnson görüyoruz. 4/13 isabet oranı ile sadece 12 sayıda kaldı Atlanta'nın en değerli adamı.

Mavericks 112 - Warriors 106
Batı'da iyi performansıyla dikkat çeken takımlardan Dallas kötü başladığı mücadeleyi iyi bitirdi. 18 sayılık farkla geri düşen Mavericks özellikle Nowitzki'nin yumruğunu masaya vurmasıyla ayağa kalktı ve maçı kazanmayı başardı. Nowitzki 34 sayı-13 ribaund ile bu önemli deplasmanda takımını galibiyete götüren isim olurken bench rotasyonu da galibiyete önemli katkılar sağladı. Terry'nin 19 sayı-6 ribaund-6 asistlik performansı da galibiyete ulaşan Dallas'ta önemli bir katkıydı. Warriors cephesinde ise Ellis2in 26 sayı-11 asistlik oyunu öne çıkarken Lee ise 22 sayı-9 ribaund ile mücadele etti.

Suns 95 - Hornets 100
Suns erimeye devam ediyor. Üst üste 4.yenilgisini alan Phoenix yarıştan kopmak üzere. 11. sıraya kadar gerileyen Suns'un Memphis ile arasındaki fark 3 maça kadar çıktı. Hornets cephesinde ise Paul'un müthiş performansı günden güne artıyor. 26 sayı-9 asist ile oynayan Paul takımını galibiyete taşıyan isim oldu. Suns'ta 2 maç aradan sonra formasına kavuşan Nash 8 sayı-10 asist üretirken, benchten gelen Dudley 25 sayı-8 ribaund ile mücadele etti.

Wolves 104 - Jazz 119
Batı'da dengeler o kadar çabuk değişiyor ki play-off potasından koptuğunu düşündüğüm Utah bir anda tekrar 9.sıraya çıktı ve iddialı bir konuma geldi. Wolves'in tek ilgi çeken ismi Love müthiş serisi sonlandıktan sonra yeni bir seriye bu maçta başlamış olabilir. 22 sayı-11 ribaund ile mücadeleyi tamamladı Love. Galip gelen taraf olan Utah'ta ise Miles'ın 40 sayılık ekstra performansı fark yaratan çok önemli bir performanstı. Miles kariyer rekorunu da kırmış oldu dün gece. Utah'ın en formda isimlerinden Jefferson ise 26 sayı-11 ribaund ile etkili oyununu bu maçta da devam ettirdi.

Bobcats 78 - Rockets 94
Play-off için iddiasını sürdüren Houston evinde Bobcats karşısında rahat kazandı. Ligin iki yakasında da yarışın içinde bulunan takımların mücadelesinde daha çok isteyen Houston oldu ve oyununun karşılığını galibiyet ile aldı. Mücadeleci ruhu ile dikkat çeken Hayes 9 sayı-17 ribaund-7 asist ile başarılı bir performansa imza attı. Ayrıca Budinger'ın 19 sayılık performansı da günü başarılı istatistikleri arasındaydı. Bobcats'te tek başına takımına bir şeyler katmaya çalışan Augustin yine performansının karşılığını alamadı. 22 sayı ile oynayan oyuncu yenilgiyi önleyemedi.

Sixers 104 - Clippers 94
Play-off yarışından haftalar önce kopan ancak genç ve dinamik kadronun etkisi ile sürpriz galibiyetlere imza atarak adlarını duyurmayı halen başaran Clippers aynı başarıyı Sixers karşısında sergileyemedi. Sixers bu kritik deplasmanda aldığı galibiyet ile Knicks ile durumunu eşitleyerek önemli bir eşiğe ulaşmayı başardı. Pota altında 19 sayı-12 ribaund ile oldukça etkili olan Brand'in yanı sıra 5/8 üçlük isabeti ile 22 sayı bulan Meeks takımı galibiyete götüren isimlerdi. Takımın sezonu teorik olarak kapatmasının ardından performansında çok belirgin bir düşüş gözlenen Griffin yine yokları oynarken ekürisi DeAndre Jordan 15 sayı-16 ribaund ile takımının en etkili ismiydi.

Raptors 93 - Pistons 107
Sezonu kapatan iki takımın mücadelesinde gülen taraf Pistons oldu. Maçın başında skorda üstünlüğü ele geçiren Pistons maç boyu önde olan taraftı. Detroit'te sezonun en büyük kazancı ve en beğendiğim isimlerden biri olan Monroe bir kez daha başarılı bir performansa imza attı. 21 sayı-10 ribaund-5 asist ile oynayan Monroe'nin yanında Hamilton'un da 24 sayısı vardı. Raptors'ta ise 16 sayı ile oynayan DeRozan takımın en etkili ismi olarak dikkat çekti.

Cavaliers 97 - Kings 93
Bu sezon aldığı sayılı galibiyetten birini Kings deplasmanında aldı Cleveland. İddiasız iki takımın mücadelesinde galip gelen taraf Cleveland oldu. Son Cleveland hücumunda galibiyeti getiren basketi bulan Sessions 20 sayı-6 asist ile takımını taşıyan isim oldu. Kings cephesinde ise sezonun son bölümünde sürpriz bir çıkış gerçekleştiren Thornton yine takımının en etkili ismi olmayı başardı. 23 sayıyla oynayan Thornton'un yanı sıra Cousins'de 11 sayı-16 ribaund ile mücadele etti.

Gecenin Hareketleri - 16 Mart


Link

Ty Lawson'ın bloğu yemesine rağmen, durma fake'i sonrası attığı basket güzel. Paul George, West ile tanışmış. Bu tür işlere kalkışan guard'ların hastasıyımdır, severim de zaten West'i çok. Griffin'in havada çaresizlikten ters attığı turnikemsi şut biraz da şansının yardımıyla giriyor. Wade'in iki hareketi bence en iyileri günün. Zaten ikisini de canlı izledim. Maynor'ın turnikesini taa nereye gönderiyor dikkat edin lütfen. Smaç ise öncesindeki spin, ardından gelen faul ve çift el olması ile yılın en iyi 5 smacından biri olur herhalde.

Mehmet Okur Sezonu Kapadı

2010 baharında aşil tendonu kopan Mehmet, bu sezon Ocak civarında dönecekti. Ancak milli oyuncumuz çalışmalarını sıkı tutup, Aralık'ta dönmeyi başardı bu ciddi sakatlıktan. Biz ondan ufak ufak rolünü arttırmasını beklerken, önce bileğini burktu Memo. Ardından sırt/bel ağrıları baş gösterdi, bu ağrılardan bir türlü kurtulamadı Mehmet. Jazz neredeyse 2 aydır dinlendirilen Mehmet'in dönüşü için bir tarih vermemişti. Biz "Acaba sezonun son kısmında oynar mı?" diye düşünürken, bugün yapılan açıklama ile Mehmet'in sezonu kapadığı açıklandı.

Eh iyi oldu diyebilirim. Aşil tendonu kopması çok ciddi bir sakatlıktır, daha da güçlendirmesi için bir fırsat var önünde Memo'nun, tam 5 ay boş... Tabii milli takıma gelecek olursa biraz daha kısalacaktır bu dönem ama 1 yıldır basketbol oynamayan, uzun süredir milli takımda görev almayan Memo'yu kadroya almak zaten ne kadar mantıklı bir karar olur bilmiyorum...

Bu çöpe atımış sezonun ardından, Seneye çok daha iyi bir sezon geçirmesini bekliyoruz Memo'dan.

Kemerlerinizi Bağlayın

Bağlayın, çünkü kaptan pilotumuz Deron Williams ile uçuşa geçiyoruz. Sıkı durun ve etrafınızda içecek falan varsa yudumlamaya kalkmayın Deron'ın söylediklerini okurken. Geçtiğimiz günlerde yeni takımının gidişatı hakkında küçük bir değerlendirme yapan yıldız oyuncu, "Önümüzde 18 maçlık bir maraton var ve playofflara kalma şansımız sürüyor. Her şey olabilir." dedi. (Nets, Williams'ın bu açıklamalarının hemen ardından Celtics'i evinde devirmeyi başardı ve kalan maç sayısı 17 oldu.)

Bence alkolle falan olacak iş değil bu, baba sağlam bir şeyler çekmiş olmalı. Başka türlü böyle bir açıklamanın izahı olamaz çünkü. Şaka bir yana yakaladıkları galibiyet serisinin verdiği gazla bu konuşmaları yapmış belli ki ama akıl var mantık var yani. Hem rakiplerini yakalamaları adına kalan periyot çok çok az. Hem rakipleriyle aradaki galibiyet yüzdesi farkı çok fazla. Daha da önemlisi playoff yapabilmeleri için tam 4 takımı birden geçmeleri gerekiyor. Yani Nets'in playoff şansı var olmasına var ama bu ihtimal yalnızca kağıt üzerinde ve gerçekleşme olasılığı %1 bile değil bence. Indiana, Charlotte, Milwaukee, Detroit dötlüsünden yalnızca Detroit'i geçebilir gibi görünüyorlar. O da Detroit playoff için diğerleri kadar kasmayacağından. Yani yok öyle sene boyu yattıktan sonra 5 maç kazanmayla playoff yapmak.

Bir çift lafım da Deron Williams'a olacak; Daha düne kadar Nets'e yollandığın için ağlayıp zırlıyordun, ben burda kalmam diyordun. Ne çabuk benimsedin formanı da böyle cürretkar açıklamalar yapıyorsun. Bari "Şansımız az ama elimizden geleni yapacağız deseydin."

16 Mart Programı

17 Mart Perşembe 01:00 / Denver Nuggets - Atlanta Hawks
17 Mart Perşembe 01:30 / Indiana Pacers - Boston Celtics
17 Mart Perşembe 01:30 / Toronto Raptors - Detroit Pistons
17 Mart Perşembe 02:00 / Oklahoma City Thunder - Miami Heat
17 Mart Perşembe 02:00 / Orlando Magic - Milwaukee Bucks
17 Mart Perşembe 02:00 (NBA TV) / Phoenix Suns - New Orleans Hornets
17 Mart Perşembe 02:30 / Charlotte Bobcats - Houston Rockets
17 Mart Perşembe 03:00 / Minnesota Timberwolves - Utah Jazz
17 Mart Perşembe 04:00 / Cleveland Cavaliers - Sacramento Kings
17 Mart Perşembe 04:30 / Dallas Mavericks - Golden State Warriors
17 Mart Perşembe 04:30 / Philadelphia 76'ers - Los Angeles Clippers

NBA TV'nin canlı yayınlayacağı karşılaşma batıda playoff adına son derece mühim. Suns yenilirse ümitleri artık kalmayacak gibi bir şey, çünkü fikstürleri çok ağır. Celtics doğuda liderliği kaptırmamak için bir an evvel toparlanmalı, zira Bulls gümbür gümbür geliyor. Bu gece karşılarına çıkacak olan formsuz Pacers, Celtics'e ilaç gibi gelecektir. Thunder-Heat maçı güzel geçeceğe benziyor. Durant ve Westbrook'a takım arkadaşlarından katkı geldiği sürece zorlu deplasmanda direnç gösterebilirler bence. Onun haricinde Nuggets-Hawks ve Bobcats-Rockets maçlarının da çekişmeli geçmesi muhtemel.

16 Mart 2011 Çarşamba

Gecenin Hareketleri - 15 Mart


Link

2 gündür pek fırsat bulamadım blog'a yazacak, ilginçtir diğer arkadaşlardan da kimse yazmamış. Kusura bakmayın efendim biraz boş kaldı blog... Neyse devam edelim buradan. McRoberts ve Hansbrough'nun vurdukları smaçlar harika, ikisini de canlı gördüm zaten, heyecanlandırdılar izlerken... Ama burada editörler ayıp etmişler. Bir oyuncu 8-9 tane falan üçlük atınca göstermeyi biliyorlar. McGee 12 ile NBA tarihinde nadir rastlanan bir rakama ulaştı blok kategorisinde ama yer vermemişler.

JaVale Blockee

Gece Wizards-Bulls maçını izlemediyseniz çok şey kaçırdınız. Yanlış anlamayın, maçın kalitesi yerlerde sürünüyordu neredeyse. Ama McGee'nin Bulls oyuncularına yaptığı tam 12, evet 12 bloğu kaçırdınız. Mest oldum izlerken. Aslında Knicks-Pacers'a bakıyordum ama McGee'nin ilk çeyrek bitmeden 4 bloğa ulaştığını görünce, o maça döndüm. Geri sarıp önceki bloklarını izledim sonra kaldığım yerden devam ettim. Çok eğlenceliydi her Bulls hücumunu McGee odaklı izlemek. Rose'a 5 veya 6 kere blok koydu çılgın, atlet pivotumuz. İlginçtir, üst üste bu kadar blok yapınca "Niye hala üstüne üstüne gidiyorlar acaba?" diye sordum kendi kendime. Ama işte McGee de eski Camby gibi, onu geçtiğini zannediyor oyuncular, ama kollarının uzunluğu ve atletikliği sayesinde yine de yetişiyor McGee.

12 blok şaka maka unutulmaz bir performans. Her ne kadar karşısında Noah ve Boozer olmasa da şapka çıkartılmalı. Ben mesela hiç aklıma yazmamışım bu kadar yüksek blok rakamına ulaşan bir oyuncuyu. Camby ve Mutombo'nun 10 civarına ulaştığını birkaç kere biliyordum ama kontrol edince şunu gördüm ki, son 25 yılda 12 bloğa sadece 18 kere ulaşılmış. Sonuncusu da 2001 de Keon Clark imiş. Ayrıca McGee 12 bloğun yanında, 12 ribaund alıp, 11 de sayı atarak triple-double yaptı. Aynı şekilde blokla triple-double başarını yakalayan sayısı da 18'miş. Tarihe geçti yani McGee kısacası. Ama triple-double demişken şunu da söylemeden edemeyeceğim, maçın sonunda McGee abuk subuk şutlar deniyordu, arkadaşlarından devamlı pas istiyordu. Bu isteğin ve hırsın nedenini sorgulamıştım maç sırasında ama aklıma gelmemişti, maçın bitimine 18 saniye kala attığı sayı ile triple-double yapınca anlamış oldum nedenini. Yani biraz kastırdı tarihi bir istatistik elde etmek için. Ama en azından Blatche gibi rezil olmadı...

Seviyorum bu adamı ben. Bazen fazla blok kovaladığı için topları inişe geçtikten sonra kesiyor ve rakibe bedava sayı veriyor. Bazen çok zor bir şut atan oyuncuya da blok koymak için kasıyor kendini arada ribaund pozisyonunu unutuyor tamamen ve yine rakibe sayı veriyor. Bazen süper saçma ve salak fauller yapıyor. Ama kendisini savunmaya konsantre edip, 40 yılda 1 akıllı şekilde oynarsa, gerçekten korkulacak bir güç oluyor. McGee'yi hep böyle görmek dileğiyle...

NBA'de Bugün - 15.03.2011

Mavericks 101 - Blazers 104
Evinde oynadığı iyi basketbolla her zaman dikkat çeken Portland'ın yeni kurbanı Dallas oldu. Aldridge'ın etkili oyunu ile boyalı alanda hakimiyeti kuran Portland rakibe göre top kaybı sayısını da kısıtlı tutarak galibiyete ulaşmayı başardı. 30 sayı-8 ribaund ile oynayan Aldridge takımını galibiyete götüren isim olurken, benchten gelen ve kritik isabetlerle Dallas'ın direncini kıran Roy 21 sayılık katkısıyla beğeni topladı. Dallas tarafında ise her zaman olduğu gibi Alman yıldızın çabaları mevcuttu. 28 sayı-11 ribaund ile iyi bir karşılaşma çıkartmasına rağmen takımını galibiyete taşıyamadı Dirk. Maçta dikkat çeken isimlerden biri de 4/6 üçlük isabeti ile oynayan ve 16 sayı-4 asist üreten Beaubois oldu.

Wizards 79 - Bulls 98
Bulls Doğu liderliği için çıktığı maçta yeşil alternatif formaları ile parkedeydi. Bu haliyle Celtics'i daha çok andıran Chiago, Wizards önünde zaman zaman zorlansa da galibiyete uzanmayı başardı. Pota altında McGee gibi önemli bir etkene rağmen Rose ile skora giden Bulls galibiyetle beraber Doğu'da liderliği de eline geçirdi. 23 sayı-7 ribaund ile oynayan Rose'un yanında Deng 20 sayı-7 ribaund üretti. Ömer ise 10 dakika oyunda kaldı ve 1 sayı-1 ribaund-2 blok ile oynadı. Wizards cephesinde McGee fırtınası esti. Tam 12 blok dile kolay. Zaten blok kısmında çift hanelere ulaşınca triple-double yapabilme kaygısı adına sürekli potaya gitti. Son anlarda bulduğu basket ile bu önemli istatistiğe ulaştı ve kariyerinde unutamayacağı maçlardan birini yaşadı. Wizards'ın çaylak oyuncusu Crawford oyundan hiç çıkmadan 27 sayı üretti.

Knicks 117 - Pacers 119
Pacers'ın altı maçlık mağlubiyet serisini sonlandıran takım olan Knicks deplasmanda da rakibine mağlup olmaktan kaçamadı. Play-off yarışında 8. sıradaki yerini kaybeden Pacers aldığı bu çok önemli 2 galibiyet ile tekrar yarışa tutunmayı başardı. MSG'de oynanan maçta Granger'ın yokluğuna rağmen kazanan Pacers bu kez Granger sayesinde güldü. Son saniye basketi ile takımına galibiyeti getiren yıldız oyuncu 26 sayı-7 ribaund üretirken, kariyer rekorunu bir kez daha kıran Hansbrough 30 sayılık katkı sağladı. Knicks cephesinde ise Melo 29 sayı-9 ribaund ve Amare 21 sayı-10 ribaund ile oynamasına rağmen galibiyeti getiremediler.

Bucks 85 - Hawks 110
Bucks bir kez daha fark yedi. Sürpriz oldu mu? Hayır. Ama bu takımdan bir şeyler görmek istiyor insan. Play-off yarışının kıyısına kadar gelen ve geçtiğimiz sezon play-off başarısı gösteren bir takımın üstüne daha da koymasını bekliyordum ben. Ancak ilerlemek bir yana daha da geri giden Bucks direnemeden mağlup oldu. 2. periyotta Joe Johnson'un alev almasıyla farkı iyice açan Hawks maçın genelinde 20 sayılık bir farkla öndeydi. Joe Johnson'un ilk kez saç bandı taktığı maçta 36 sayı ile oynadı ve son günlerdeki kötü performanslarının üzerine iyi bir gece geçirdi. Smith'de 17 sayı-14 ribaund ile galibiyete katkı sağladı. Bucks'ta Ersan forma giymezken, Bogut 21 sayı-13 ribaund ile double-double yaparak mücadeleyi noktaladı.

15 Mart 2011 Salı

15 Mart Programı

16 Mart Çarşamba 01:00 / Milwaukee Bucks - Atlanta Hawks
16 Mart Çarşamba 01:00 (NBA TV) / New York Knicks - Indiana Pacers
16 Mart Çarşamba 02:00 / Washington Wizards - Chicago Bulls
16 Mart Çarşamba 04:00 / Dallas Mavericks - Portland Trail Blazers

Güzel bir program var bu gece. Wizards maçı dışında sonucu belli karşılaşma yok gibi. Chicago liderliği istiyor ve evinde rahat kazanabileceği bir maça çıkacak. Milwaukee sezonun en kötü hücum performansını sergiledikten sonra daha hırslı çıkacaktır Hawks deplasmanına. Pacers ise aynı hafta içinde 2.kez Knicks'ten galibiyet kapmaya çalışacak. Batı yakasındaki tek maç ise Rose Garden'de Portland-Dallas arasında.

NBA'de Bugün - 14.03.2011

Spurs 80 - Heat 110
Miami Heat açısından anlamlı bir maçtı. Texas'ta kötü bir performansla 30 sayı fark yedikleri rakibine karşı 10 gün sonra kazanabilmek önemliydi. Sanki aralarında bir averaj hesabı varmış gibi Heat'te rakibine evinde 30 sayı fark attı. Maç boyu skor üstünlüğünü elinde tutan Heat savunmada da iyi işlere imza attı. Özellikle son bölümde kısalara baskıdan gelen top çalmalar Spurs'ün direncini kırdı. Heat'in Lakers karşısında aldığı galibiyetten sonra Spurs karşısında da kazanırken bu galibiyetlerin ortak paydasında Bosh'un bulunduğunu görüyoruz. 30 sayı-12 ribaund ile oynadı Bosh ve tekrar gösterdi ki bu takım için önemli ve dikkat edilmesi gereken bir silah. Heat'in de ona daha çok güvenmesi ve top indirmesi lazım. Wade 29 ve LeBron 21 sayı ile galibiyete katkı sağladı. Spurs cephesinde ise 12 sayı-6 ribaund-5 asist ile Manu'nun önemli bir katkısı vard. Benchinden aldığı iyi katkıyla bilinen Sprus'te Neal'ın 2/13 ve Hill'in 1/6 ile kalması da mağlubiyeti etiren faktörlerden oldu.

Celtics 79 - Nets 88
Celtics'in son dönemde aldığı sürpriz mağlubiyetleri sürüyor. Son dört maçta alınan üçüncü yenilgi ve tehlikeye giren bir liderlik. Nets karşısında beklentilerin altında kalan Celtics ilk üç çeyrek skorda üstünlüğü elinde tutsa da rakibin geri dönüşüne engel olamadı. Önemli bir üçlük yüzdesiyle oynayan ve rakibini dışardan vuran Nets'te maçı getiren adam 16 sayı-9 asist ile Deron oldu. Pota altında iyi bir birliktelik kuran Lopez ve Humpries'in iyi performanslarına bir yenisini daha eklediğini de görüyoruz. Celtics'te ise pota altındaki sıkıntı ciddi şekilde belirginleşiyor. O'Neal'ların sakatlığında Davis-Garnett ve zaman zaman Kristic iyi performanslar sergilese de bu yeterli olacak gibi durmuyor. Davis 18 sayı-14 ribaund ile takımının en etkili ismi olarak öne çıkmış dün gece ama yeterli olmamış bu.

Nuggets 114 - Hornets 103
Batı'da art arda sıralanan iki takım açısından önemli bir karşılaşmaydı. Kısaların mücadelesi şeklinde geçti maç. Denver'da özellikle son dönemde formuyla dikkat çeken ve takımı taşıyan isim olan Lawson 23 sayı-10 asist ile oynayarak bir kez daha takımda en iyi isim olmayı başarırken onun benchte oturduğu zamanlarda da dümende güvenilecek bir isim vardı. Felton benchten gelerek 22 sayı-12 asist ile oynadı ve galibiyeti getiren performanslardan birine imza attı. Karşı tarafta bu derece iyi iki kısa mevcutken Hornets'in süper bücürü Paul'da boş durmadı ancak tek başına karşı koyamadı bu ikiliye. 27 sayı-10 asist-5 ribaund ile oynayan Paul bu performansına ramen galibiyeti getiremedi.

Magic 84 - Lakers 97
İyi performansını sürdüren Lakers geçtiğimiz ay deplasmanda yenildiği Magic'e evinde acımadı. Özellikle maçın ikinci devresi vites arttıran Lakers beklediğinden rahat bir şekilde galibiyete ulaştı. Üçüncü çeyrek Kobe'nin etkili performansıyla farkı açtı Lakers. Son çeyrek Kobe'nin kenarda oturduğu dönemde de Odom&Barnes gibi benchten gelen oyuncular Orlando'nun geri dönüşüne izin vermedi. Son dönemde Gasol&Bynum ikilisinin artan formunu da bir kez daha görmüş olduk. Lakers'ın çıkışında en önemli performanslardan birini sergileyen Bynum 10 sayı-18 ribaund ile oynarken Gasol 23 sayılık katkı sağladı. Orlando cephesinde durdurulamayan adam Howard 22 sayı-15 ribaund üretse de galibiyeti getiremedi. Hidayet ise 12 sayı-4 ribaund-2 asist ile karşılaşmayı tamamladı. Lakers böylece Dallas'ı yakalamış oldu sıralamada.

Sixers 107 - Jazz 112
Utah'ın play-off inadı sürüyor. Sixers'a karşı önemli bir galibiyet aldılar uzatma sonunda ama halen Memphis'le aralarında 2 maçın bulunması onları bir hayli zorlayacak. Onların şu seviyede bir play-off takımı olduklarını düşünmüyorum zaten. Maçın son çeyreğinde Sixers'ın geri dönüşüne engel olamayan ve basit hatalar ile maçı kaybedecek noktaya kadar gelmeleri bunun bir göstergesi zaten. Takımı taşıyan isim Jefferson 30 sayı-17 ribaund-6 asist ile bu maçın da kahramanı oldu. Sixers cehesinde ise 23 sayı-6 ribaund-6 asist üreten Iguodala'nın yanı sıra 22 sayıyla Williams'ın da etkili performansı vardı.

Suns 93 - Rockets 95
Son galibiyetini bir hafta önce Rockets'a karşı alan Suns play-off yolunda ağır bir yara aldı. Üst üste 3. maçını kaybeden Phoenix Memphis'in 2.5 maç gerisine düşerken, Houston ise aldığı bu galibiyetle umutlarını sürdürüyor. Nash ve Frye gibi iki ilk beş isminin yokluğunda adeta çöküşe geçen Phoenix'te 21 sayıyla oynayan Carter'da yenilgiye engel olamadı. Rockets cephesinde ise Martin 21 sayıyla oynarken, size sorununa rağmen pivot pozisyonunda maça başlayan Hayes 21 sayıyla oynadı ve kariyer rekoruna imza attı.

Thunder 116 - Wizards 89
Sessiz sedasız galibiyetlerine devam eden Thunder üst üste 4.galibiyetini Wizards deplasmanında rahat bir şekilde aldı. Skorda üstünlüğünü maçın hemen başında ele geçiren Thunder, Perkins'in ilk kez forma giydiği maçta galibiyete uzanmayı başardı. Perkins ilk maçında 6 sayı-9 ribaund ile galibiyete katkı verirken benchten gelerek bulduğu 6 üçlükle x-faktör görevi gören Cook gecenin yıldızlarından oldu. Durant her zamanki gibi 32 sayıyla takımını sırtlayan isimdi. Ayrıca İbaka'nın gelene geçen koyduğu 8 bloğu da unutmayalım. Wall ve McGee başta olmak üzere Wizards oyuncuları hayata küstüler. Wizards'ta ise pota altında 14 sayı-9 ribaund ile oynayan McGee etkili bir performans ortaya koyarken, Wall'da ona 14 sayı ile eşlik etti.

Clippers 82 - Grizzlies 105
Deplasman turnesinde aldığı sürpriz galibiyetlerle bu dönemde dikkat çekmeyi başaran Clippers aynı başarısını Memphis deplasmanında sergileyemedi. Boyalı alanda özellikle Zach Randolph ile üstünlüğünü kuran Memphis kolay bir gaibiyete imza attı ve sırasını korumayı başardı. Gay'in yokluğunda üst üste başarılı sonuçlara imza atan Memphis'in play-off'un dışında kalması bana göre çok zor artık. Zach 30 sayı-12 ribaund ile takımını sırtlarken, Conley'de 13 sayı-5 asist ile mücadele etti. Clippers cephesinde çaylak Bledsoe 19 sayısı ile takımdaki en iyi isim olurken iyi performans beklediğimiz Griddin'in 8 sayı-9 ribaund gibi istatistiklerinin çok çok altında kaldığını görüyoruz.

Warriors 119 - Kings 129
İddiasız iki takımın mücadelesinde bol skorlu ve zevkli bir maç izledik. Ribaundlarda ve boyalı alanda özellikle Dalembert'in perfrmansı ile üstünlüğünü elinde bulunduran Kings maç boyu önde götürdüğü karşılaşmayı kazanmasını bildi. Dalembert 27 sayı-16 ribaund ile oynarken 9 yıllık kariyerinde ilk kez 27 sayı buldu ve kariyer rekorunu kırdı. Kariyer gecesini yaşayan bir diğer isim de Thornton oldu. Kings'e takas olduğundan beri yeni takımında oynadığı iyi performansla dikkat çeken Marcus Thornton 42 sayısı ile galibiyeti getiren isimdi. Warriors cephesinde ise benchten gelen Al Thornton 23 sayı ile etkili bir performans sergiledi.

Gecenin Hareketleri - 14 Mart


Link

Dünkü rezalet top 10'dan sonra vasatın biraz üstünde bir top 10 izleyeceğiz bugün. Pierce'ın çok kötü oynadığı maçta, kötü performansının hırsını alırcasına vurduğu smaç çok güzel. Cousins'ın bir hafta içinde 2. kez yaptığı asistle top 10'e girdi. Miami'nin hızlı hücumu bu sezon görmeye alışık olduğumuz türden ancak yine çok şık. Nick Young gibi pas özürlü bir oyuncudan kapılan toptan sonra olsa da Westbrook-Durant ikilisinin alley-oop'u da gayet şık. Ancak benim 1 numaram kesinlikle Wade'in bloğu. Duncan topu müthiş kaçırmış ancak Wade havada asılı kalarak müthiş bir blok yapmış.

Sen Uçmuşun Be Dostum


Link

Deron'ın, Celtics'e karşı maçı galibiyeti üçlüğünden sonra çıldıran Nets taraftarı. Tamam, Deron ikili oyun planı suya düşünce sorumluluğu aldı ve takımına maçı kazandırdı da. Bu kadarlık birşey de yoktu yani, zaten maç çok büyük ihtimalle Nets'in elindeydi. Bu arkadaşın birasına ne attılarsa ben de aynısından istiyorum. Gelen her türlü habere bu tekiyi veresim var artık.

14 Mart Programı

15 Mart Salı 01:00 / Oklahoma City Thunder - Washington Wizards
15 Mart Salı 01:00 / Boston Celtics - New Jersey Nets
15 Mart Salı 02:00 / San Antonio Spurs - Miami Heat
15 Mart Salı 02:00 / Denver Nuggets - New Orleans Hornets
15 Mart Salı 02:00 (NBA TV) / Los Angeles Clippers - Memphis Grizzlies
15 Mart Salı 02:30 / Phoenix Suns - Houston Rockets
15 Mart Salı 03:00 / Philadelphia 76'ers - Utah Jazz
15 Mart Salı 04:00 / Golden State Warriors - Sacramento Kings
15 Mart Salı 04:30 / Orlando Magic - Los Angeles Lakers


İki tane fıstık gibi maç var, hem de tam biri bitecek diğeri başlayacak. Diğer maçlara bakılmaz vallahi bu gece...

14 Mart 2011 Pazartesi

Perkins'ten Lakers'a Taş

Takasın son gününde Nate Robinson ile birlikte Oklahoma'nın yolunu tutan ancak sakatlığı sebebiyle henüz yeni takımının formasını giyemeyen Perkins Espn Magazine'e Lakers taraftarlarını kızdıracak açıklamalarda bulunmuş. 2008'de ve 2010'da Lakers'a karşı iki final serisinde forma giyen Perkinins hatırlayacağınız gibi 2010 final serisinin 6. maçında sakatlanarak 7. maçta oynayamamıştı. Perkins Phil Jackon ve Pau Gasol'u sevmediğini, P-Jax'in küstah, Gasol'un ise narin olduğunu söylemiş. Ayrıca bunlara Lakers'ın döneminin geçtiğini ve Kobe'nin Gasol'un narinliğini örtmeye çalıştığını ancak Gasol'un yine de narin bir oyuncu olduğunu söylemiş.

Perkins Boston günlerinden kalan bir nefretle Lakers'a saldırmış gözüküyor. Belki de olası bir Lakers serisine karşı tecrübesiz takım arkadaşlarını yüreklendirmek istemiştir. Açıkçası Lakers'tan nefret eden biri olarak dediklerine az da olsa hak verebiliyorum. Phil Jackson zaman zaman küstah cevaplar veriyor olabilir ancak bu onun NBA'in gelmiş geçmiş en iyi koçlarından biri olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Koçluk kariyerini göz önünde bulundurursak Phil Jackson hakkında sorulan bir soruya sadece küstah diye cevap verirseniz en hafif tabirle saçmalamış olursunuz.

Gasol hakkında söyledikerinde ise kafasının 2008'de kaldığını düşünüyorum. Gasol o seride sert Celtics pota altında özellikle Bynum'ın yokluğunda çok zorlandığını ve sertlikten kaçtığını söyleyebiliriz ancak özellikle geçen sezon final serisinde Gasol'un sertliğe yeterli cevabı verdiğini söyleyebilirim. Özellikle 7. maçta Kobe'nin şutlarının girmediği dakikalarda çok önemli katkılar verdi ve Lakers'a maçı getiren isimlerden biri oldu. Ancak Gasol'un özellikle Lakers'a ilk geldiği sene sertlikten kaçtığını inkar etmek zor. Ancak Memphis gibi playofflarda 1 tur bile geçemeyen bir takımdan geldiğini ve oyun tarzının daha çok işin tekniğine dayandığını düşünürsek Gasol'un daha ilk final serisinde Perkins ve Garnett gibi müthiş sert oyunculara tek başına cevap verememesinin mantıklı bir açıklamasını bulmuş oluruz. Unutulmamalı ki Gasol daha önce hiç o sertlik seviyesine çıkmamıştı ve Lakers'a geldiğinde bırakın playofflarda tur geçmeyi, 1 galibiyeti bile yoktu. Gasol'un kimi zaman normal sezon maçlarında serdiğini de söyleyebiliriz ama Perkins'in dediği şekilde narin bir oyuncu olmadığını en azından finallerde gerekli sertliğe cevap verdiğini -ve Lakers finale çıkarsa yine verebileceğini- söyleyebilirim.

Ancak dediğim gibi hem Perkins'in Lakers'a olan nefretini, hem de bu sezon yine karşılaşma ihtimallerini düşündüğümüzde Perkins'in açıklamalarını kabul edebiliriz. Tabii katıldığımı söylemem mümkün değil ancak bir nebze hak vermiyor da değilim.

Havuz Sefası

Nash paylamış hayranlarıyla bu fotğrafı. Artık nasıl bir havuz sefasıysa bilemiyorum ama Nash'in yeni kısa filminden bir kare olabilir diye düşündüm. Nash korkunç çıkmış ama orası kesin.

Kobe Korkuttu


Link

Görüntümüz cumartesi gecesi oynanan Lakers-Mavericks maçından. 3. çeyreğin sonlarına doğru şuta kalkarken topuna müdahale gelen Kobe, topa uzanmaya çalışıyor ve o esnada yere ters basınca sol ayağını burkuyor. Önce bir süre kenara gelse de 4. çeyrekte maça devam ediyor süper star. Hawks maçını izleme fırsatım olmamıştı ama haberlerde Kobe'nin o maçta da ufak bir sakatlık geçirdiği ve bu burkulma sonucunda sakatlığının nüksettiği belirtiliyor. Görüntü insanı ürpertiyor zaten Kobe de pozisyon anında çok korktuğunu ve acı duyduğunu ancak durumunun göründüğü kadar kötü olmadığı için sevinçli olduğunu söyledi. Kendisinin bu geceki Magic maçında oynaması şüpheliymiş, geçmiş olsun diyelim biz de.

Jordan Fena Abarttı

"Parkeye bakıyorum, bu oyunculardan 6 şampiyonluk daha çıkarsa şaşırmam." Bu sözler Jordan'a ait. Tabi kendi takımı hakkında değil söyledikleri, Bobcats adına bu başarılardan bahsetmek şimdilik hayal. Onlar önce bir playoff potasına girsinler. Jordan bu konuşmayı, Bulls'un ilk şampiyonluğunun 20. yılını kutladığı Jazz maçının devre arasında yaptı.

O an Jordan'ın bu söylediklerinin takımı gaza getirme, oyuncuları ateşleyip yüreklendirme amaçlı olduğu düşünülmüştü ancak sonra yeniden konuşan efsane konuşmalaırnı doğruladı ve şunları söyledi: "Takımın özellikle mücadeleci ruhu ve savunmayı seven yapısı beni çok etkiliyor. Boozer dışındaki oyuncuların yaşları da bu şampiyonluk serisini yakalamak için müsait." Oldu Jordan, yüzükleri paket yapıp altışar altışar dağıtıyorlardı zaten. Takımın yaşı falan müsait de tecrübeleri, yetenekleri yeterli mi bakalım. Onları da geçtim 6 şampiyonluk falan, uçmuş yani Jordan. Her şeyden önce takımın şu gidişatına ve oynadıkları basketbola büyük saygı duyuyorum. Bu sene için fikstürleri inceledim çok büyük bir aksilik olmazsa Celtics'i geçecekler bu sayede konferans yarı finalinde olası bir Heat eşleşmesinden de yırtacaklar. Ama Celtics'i devirmek, ardından muhtemel Lakers finalinde ayakta kalabilmek çok sürpriz olur açıkçası. Ligin belki en iyi savunma yapan ve takım oyunu oynayan ekibi Bulls ama kapasitelerinin limitini oynuyorlar şu an ve o limit de şampiyonluk için bence yeterli değil.

İlerde eklemelerle ve rakiplerin yaşlanmasının da etkisiyle daha büyük favori olabilirler ama ortada oluşan veya oluşturulmaya çalışılan üçlüler ve Thunder gerçeği de mevcut. Jordan'a saygım sonsuz ama bu demeç pek olmamış gibi.

Gecenin Hareketleri - 13 Mart


Link

1 Nisan falan sandım bugünü. Nasıl bir Top 10'dur bu ya? Dalga geçiyorlar herhalde. Tamam ben sadece bir buçuk maç izledim de geri kalan maçlarda da hiçbir şey olmadı mı? İlk aklıma gelen, Billups'ın sol elle tüm sahayı geçen pası ve Melo'nun basket faulü niye yok mesela? Rezalet ötesi bir Top 10, şaka gibi, herhalde maçların hepsiniizlemeye üşenmişler editörler bu gece. TBL, ACB, Euroleague'de rastgele 6 maça baksak, çok daha güzel hareketler buluruz...

Dünya Başımıza Yıkılacak (Love'ın Serisi Sona Erdi)

Dile kolay tam 53 maçtır, double-double yapan Kevin Love sabaha karşı biten Warriors maçında 12 ribaund almasına rağmen, 6 sayıda kalınca serisinin devamını getiremedi. Evet sayı yüzünden gitti, ribaund değil yani. En alt paragrafta değineceğim buna... Moses Malone'un 51'lik rekorunu kıran Love, 73-74 sezonundan beri en uzun seriye imza atmış oldu. Ama her serinin bir sonu var, bunun da sonu geldi. Utah Jazz maçında sezon sonuna kadar devam edecek bir serye başlayacaktır muhtemelen Love.

İlginç bir şekilde 4.5 dakika varken maçın bitimine, kenara geldi Love ve bir daha da oyuna girmedi. Ve beni şaşırtan görüntü ise kenara gelen Love takım arkadaşlarıyla konuşurken gülümsüyordu. Sanki hiçbir şey olmamış gibi... Hani ne bileyim insan rekor seviyeye gelen serisi sonlanacağı için üzülmez mi veya koçuna itiraz etmez mi oyunda kalmak için? Yok valla. Zaten maçtan sonra da "Üstümden büyük bir yük kalkmış oldu. Kendim adıma ve izleyenler adına bu rekoru devam ettirmeye çalışıyordum. Şimdi artık tamamen oyunuma konsantre olabileceğim." demiş.

Ayrıca Love, kopan maçların son çeyreklerinde oyunda kaldığı için bazı kesimler tarafından eleştiriliyordu ancak bu Love'a özel bir durum değildi. Beasley, Ridnour gibi ilk 5 oyuncularının da sık sık son çeyreklerde oyunda kaldıklarını görüyorduk. Love söz konusu olunca, rekoru daha da geliştirdiği için göze batıyordu. Ha zaten normal şartlarda oyuna olmaması gerekirken, oyunda olup rekorunu o sayede ilerlettiği sadece 1 maç benim dikkatimi çekmişti. Yoksa zaten çoğunlukla 3. çeyrekten işi bitirmiş oluyordu Love. Bugün şunu gördük ki, sırf rekor için oynatmıyormuş Rambis onu. Kenara almasını da biliyormuş.

Warriors gibi benim bile çıksam 15 sayı atabileceğim bir takıma karşı 6'da kaldı Love. Maçın yaklaşık olarak 2.5 çeyreğini seyrettim. Love'ın sayı atamamasının 1 numaralı sebebi David Lee idi. İnanılmaz iyi savunma yaptı Love'a. Love'ı dışarı iterek potaya yakın pozisyon almasını engelledi, buna engel olamadığı zamanlarda da sık sık Love'ı önden savunarak pas almasına mani oldu. Ayrıca Love topu veya ribaundu aldıktan sonra içerde en az 2-3 Warriors oyuncusu başına üşüştüler ve sık sık da faul yaptılar. Baya kafaya takmışlardı Love'ın serisini sonlandırmak için. Hatta Warriors maçı kazanmayı garantilediği için David Lee son çeyrekte kenara gelmişti. Lee, Love'ın oyunda kaldığını görünce koç Smart'a gidip "Beni oyuna al da şu Love sayı atmasın" demiş. O derece konsantre olmuşlardı Love'a.

Bucks Rekorun Kıyısından Döndü

56, Milwaukee'nin Celtics karşısında 48 dakikada bulduğu skor. 49 sayılık NBA'in en düşük sayısına çok yaklaşmış oldu böylece Milwaukee. Son 25 yılda da en düşük 5. skor yanılmıyorsam. Baya büyük bir başarı yani.

Normalde NBA'de ilk devre sonlarında görmeye alıştığımız bir rakamın maç sonunda karşımıza çıkması insana biraz garip geliyor. Play-off yarışında tekrar söz sahibi olabileceği bir noktaya gelmişken böylesine kötü bir performansı kimse beklemiyordu herhalde Milwaukee'den. Elbette karşısında Celtics gibi hem savunma sertliği konusunda belli bir ismi olan hem de evinde ekstra oynayan bir takım var ama bu rakibin savunmasıyla falan açıklanacak bir performans değil. Milwaukee'nin de hücumda ne kadar kısıtlı bir takım olduğunu gözler önüne seriyor 56 sayı. Dün gece sonuçlara bakmak için girdiğimde ilk devre sonunda 22 sayısı vardı Milwaukee'nin. İlk gördüğüme ilk çeyrek skoruna bakıyorum zannettim. Basketbol şansının dün gece hiç uğramadığı Milwaukee maç boyu sadece 22 defa topu potadan geçirebildi. Basketbol günlük performansları öne çıkaran bir spor ki dün gece takımda hiç bir isim gününde değildi. Haliyle ortaya böyle bir sonuç çıktı. Milwaukee'nin sırada Hawks ve Magic ile iki önemli maçı daha var. Bu kötü geceyi unutmalı ve play-off için bir an önce kafaca bu maçlara yoğunlaşmalılar.

NBA'de Bugün - 13.03.2011

Magic 111 - Suns 88
Orlando Arizona'dan istediğini alarak dönüyor. Maçta biraz olsun çekişme ve heyecan bekliyordum ama Suns'un dümeninde bulunan ismin forma giymemesi takımı da olumsuz etkiledi. Pota altında zaten Howard ile eşleşecek bir uzunu bulunmayan Suns'un bir de guard pozisyonunda en önemli avantajı olan Nash'in eksikliği ile oyunda ipleri tamamen Orlando'nun eline verdi. Rakibine skor üstünlüğünü vermeyen, boyalı alanı çok iyi kullanan ve ribaundlarda bir hayli üstün olan Magic rahat bir şekilde galibiyete giden takım oldu. Howard 26 sayı-15 ribaund-5 blok ile maçın yıldızı olurken, Hidayet ise 13 sayı-7 ribaund-2 asist üretti. Suns'ta Nash'in yokluğunda ilk beş çıkan Brooks 19 sayı-10 asist ile double-double yaptı ama bu performansı takımına yetmedi.

Thunder 95 - Cavaliers 75
Oklahoma'da ünü rahat geçenlerden biri oldu. Cleveland deplasmanına çıkan Thunder daha ilk çeyrekten çift haneli rakamlara ulaştığı gecede maçı da 20 sayılık bir farkla kazandı. 20 sayı-5 asist ile Westbrook performansıyla dikkat çekse de bu maç istatistiksel olarak ön planda olan bir başka isim var. 8 sayı-14 ribaund-7 blok üreten Ibaka takımına galibiyeti getirirken savunmada da bir hayli istekliydi. Maçı %33 saha içi isabeti ile tamamlayan Cavaliers'ta Gibson 16 sayısıyla takımının en skoreri oldu.

Bucks 56 - Celtics 87
Kolej maçlarında daha fazla sayı oluyor diyenleriniz var değil mi? Maç boyu çok kötü hücum etti Milwaukee zaten bu skor performansına ulaşabilmek için maç boyu bir hayli kötü olması gerek takımın. Saha içi isabetini geçtim serbest atış konusunda bile kötüydüler. Celtics rakibini kötü bir gününde yakaladı ama onlarda fazla sıkmadı. Milwaukee'nin bu skorunun lig tarihinin en düşük skorlarından biri olduğunu da belirtmek gerek. Çift hanelere ulaşan tek oyuncu Barron -10 sayı- oldu Bucks cephesinde. Celtics'te ise Allen'ın 17 sayısı vardı.

Pacers 106 - Knicks 93
Pacers kötü gidişine sonunda dur dedi ve Knicks karşısında deplasmanda kazanarak 6 maç aradan sonra galibiyete ulaştı. Takımın kaybetmesine rağmen son dönem sergilediği performansla dikkatleri üzerine çeken Hansbrough dün gece bu iyi formunu taçlandıran bir istatistiğe imza attı. 29 sayı-8 ribaund ile oynayan genç oyuncu ürettiği sayıyla kariyer rekorunu kırdı. Knicks cephesinde Billups 6 maç aradan sonra takımdaki yerini alırken kullandığı 7 üçlükte isabet bulamadı. Knicks dün gece 30 defa üçlük girişiminde bulundu ancak bunlardan sadece 7'sinde isabet bulabildi. Amare 28 ve Carmelo 25 sayı ile mücadele etti anca galibiyeti getiremediler.

Bobcats 95 - Raptors 90
Indiana ile beraber 6 maçlık yenilgi serisi bulunan bir diğer takım olan Bobcats'de dün gece galibiyete ulaşmayı başardı Raptors deplasmanında. Oldukça önemli bir galibiyete imza atan Bobcats'te maç içinde Evans ile çarpışan Jackson'un belindeki rahatsızlığı dikkat çekti. 23 sayıyla oynayan Augustin takımına galibiyeti getiren isim olurken bir diğer guard Henderson'da 18 sayı ile mücadele etti. Toronto cephesine bakacak olursak Evans 6 sayı-17 ribaund ile istatistik olarak ilgi çeken oyuncu olurken, Calderon'da 13 sayı-7 asist ile mücadele etti.

Wolves 77 - Warriors 100
Kıyamet alameti gibi bir şey olmalı değil mi bu? Love'un 53 maçtır süren double-double serisi dün gece sona erdi. 6 sayı-12 ribaund ile oynayan Love şaşırtan bir performansa imza attı. Can abinin yazısına bakıyorum Warriors oyuncuları da fazlasıyla hırs yapmış olmalı bu seriyi sonlandırmak için. Rahat bir şekilde istatistiği sürdürebileceği bir maçta bunun sonlanmasının başka bi açıklaması yoktur zaten. Kısalarıyla sonuca giden Warriors cephesinde Curry 29 sayı-9 ribaund-6 asist ile oynarken, Ellis'in 16 sayısı takımı galibiyete götüren performanslar oldu.

Wade Çocuklarına Kavuştu

Geçtimiz Haziran ayında eşinden ayrılan Dwyane Wade, çocuklarıyla yeterince görüşemiyordu. Eski eşi, Wade'in çocuklarını görme hakkı olmasına rağmen, görüşmemeleri için elniden geleni ardına koymuyordu. Wade de bunun üzerine dava açtı ve bu dava uzun sürenin ardından Cuma günü sona erdi. Wade çocuklarının vesayetini aldı. Ancak sadece Cumartesi günü soyunma odasında takım arkadaşlarına iletmiş bu haberi Wade, medyaya ancak birkaç saat önce yansıdı.

Normalde boşanma durumlarında çok büyük bir oranda çocukları anneye veriyor mahkemeler. Ancak Wade'in eski eşi artık neler yaptıysa, baba tarafına geri verdiler. Sadece baba tarafı olmanın dezavantajı yok Wade'in. Aynı zamanda yılın 3-4 ayını uçak yolculuklarıyla veya başka şehirlerde konaklayarak geçirdiğini biliyrouz NBA oyuncularının. Bu da genellikle mahkemelerin çok dikkat ettiği bir detay. Çocukların yanında kalacağı ebeveynin, onlarla mümkün olduğunca zaman geçirmesi gerekliliğini şart koşuyorlar çünkü. Bu konuda Wade'in büyük bir dezavantajı vardı. Demek ki Wade'in işi iyice kontrolden çıkmış çocuklarını Wade'e göstermemek konusunda.

Maçı izlemedim ama mahkeme kararını aldıktan sonraki gün Grizzlies'e karşı yaptığı istatistikler de bir hayli etkileyiciydi. 28 sayı, 5 ribaund, 9 asist, 3 top çalma, 5 blok, %60 şut isabeti, 9'da 9 serbest atış. Kontrol etmedim ama zaten bloklar büyük ihtimalle kariyer rekorudur. Mutlu ve heyecanlı olduğunu belli etmiş. Bu gazı doğu finalinde falan alsa o gazla kupaya kadar taşırdı Heat'i belki de!

13 Mart 2011 Pazar

13 Mart Programı

13 Mart Pazar 20:00 / Oklahoma City Thunder - Cleveland Cavaliers
13 Mart Pazar 20:00 / Charlotte Bobcats - Toronto Raptors
13 Mart Pazar 21:30 (NTV Spor banttan 00:00) / Orlando Magic - Phoenix Suns
14 Mart Pazartesi 00:00 (NBA TV) / Indiana Pacers - New York Knicks
14 Mart Pazartesi 00:00 / Milwaukee Bucks - Boston Celtics
14 Mart Pazartesi 03:00 / Minnesota Timberwolves - Golden State Warriors

Erken başlayan iki maçın üçüncü çeyrekleri sürüyor. Doğu'da play-off yarışı içinde olan üç takım bu gece sahne alıyor. Bobcats-Pacers-Bucks üçlüsünün neler yapacağını görmek için güzel bir program. Bucks rakip açısından daha şanssız olan taraf. Her ne kadar iki maç üst üste beklenmedik yenilgiler almış olsa da Celtics deplasmanında olacaklar. Üst üste 6 maçtır kazanamayan ve 8.sıradaki yerini rakiplerine kaptırmak üzere olan Pacers ise Knicks deplasmanına çıkıyor. Onlar açısından zorlu bir maç olabilir. Gecenin ilgi çekici maçında ise Orlando, Phoenix deplasmanına çıkacak. Batı'da play-off kovalayan Phoenix'in evinde kaybetmemesi gereken bir maç olacağı için çekişmeli geçmeye aday olacaktır. Gece yarısı NtvSpor banttan yayınlayacak bu karşılaşmayı.

All-Star'ı Takmamak

Desktop'u temizlerken gördüm, blog'a koyacağım diye kaydetmişim ama unutmuşum, çürümeye bırakmışım. Geç olsun güç olmasın, koyayım dedim. Duncan baba, bu nedir yahu? O nasıl bir pantalon, nasıl bir gömlek, nasıl bir kombinasyon. All-Star'da herkes çakı gibi görünmeye çalışırken, Duncan her zamanki modda: "Ben sallamam, işimi yaparım yeter abi"