BIY AD

Hamilton etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hamilton etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Şubat 2011 Cumartesi

Detroit'te Soğuk Rüzgarlar

Detroit cephesinde oyuncu ve koçlar arasında süren anlaşmazlık sınır noktalara ulaştı. Sixers maçından önce şut antrenmanını boykot eden basketbolcular az önce biten maçta benche mahkum edildi. Kaynaklara göre Prince, Hamilton, McGrady ve Wallace'ın idmana katılmadığı Daye ve Stuckey'nin ise son bölümüne katıldığı söylenmiş. Detroit yönetimi ise takımda bir iç huzursuzluk olduğunu önlemek adına tek tek oyuncularının neden katılmadığının bahanelerini basına açıklarken Hamilton hakkında birşey söylememeleri de dikkatleri çekmişti. Kuester ise 'Biz de sağlıklı olanlarla ilgileniriz.' diyerek sert bir çıkış yapmıştı. Bu akşam gördük ki yukarıdaki 6 ismi kesti Kuester ve geriye kalan 6 aktif oyuncu ile Sixers karşısında mücadele etti. Elbette bu daracık bir rotasyonla Sixers'a karşı zayıf kaldılar.

Yenilgiden çok önemli olan nokta ise takımdaki oyuncuların Kuester'e olan saygılarının tamamen sıfırlandığını gördük. Kuester ikinci periyodun sonlarına doğru oyundan atılmış ki izlemediğim için neden atıldığını bilmiyorum ancak Kuester'in oyundan atıldığı sırada antrenmanı boykot eden benchteki oyuncuların gülmeleri de dikkatlerden kaçmamış. Tamam belki koçun yönetiminden veya rotasyon seçimlerinden memnun olmayabilirsiniz ama bu yapılan da saygısızlıktır. Koçun oyundan atılıyor sen benchte acınacak haline gülüyorsun. Kuester'in sezon başından beri duruşu net bu konularda geri adım atmadı bugüne kadar ancak bir-iki oyuncu ile tartışma yaşardı neredeyse takımın yarısının antrenmanı boykot etmesi ve benchte de böyle bir saygısızlığa imza atmaları çok ciddi sorunların olduğuna işaret.
Aşağıdaki videoda Kuester'in atılma anını ve oyuncuların tepkisini görebilirsiniz.

NOT: Video için bigben'e teşekkürler.

Link

6 Şubat 2011 Pazar

Başımıza Taş Yağacak

Gece maçlardan dakika ve skor alayım derken Pistons maçını açtım, bir baktım gözlüklü bir adam şut atıyor. İlk başta hafif şaşırdım sonraysa nihayet dedim. Gerçekten de Hamilton'mış oyundaki. En son 10 Ocak'ta forma giymişti Hamilton ve o tarihten beri Kuester, aralarında herhangi bir sorun olmadığı halde yaklaşık 13 maçtır oynatmıyordu yıldız oyuncuyu.

Böylece büyük yanlışından da nihayet dönmüş oldu Kuester. Çünkü takımdan biri kesilecektiyse Hamilton'ın yerine bir çırpıda sayılabilir bir kaç isim. Bunların başında da kendisi... Hamilton artık kaybedeceği bir şey olmadığından mı yoksa basketbolu özlediğinden mi bilinmez maç eksiği olduğunu belli etmedi ve gayet iyi bir performans ortaya koydu dönüş maçında. %50 isabet oranıyla 15 sayı üretti takımı adına. Ama herşeye rağmen takımın sembol isimlerinden birine yapılan bu hareketin ardından iki taraf arasındaki ilişkilerin eskisi gibi sağlıklı olacağını düşünmüyorum. Sonuçta sebepsiz yere, hem de hak etmediği halde takımdan kesik yiyen bir oyuncu ne kadar ruhla oynayabilir ki orada...

29 Ocak 2011 Cumartesi

Hamilton'a İki Talip

Kaan yazmıştı Detroit'te olanları. Kuester yaklaşık 10 maçtır Hamilton'ı oynatmıyor ve hem Hamilton hem de Detroit seyircisi bu durumdan hiç memnun değil. Bununla birlikte Kuester da oldukça eleştiriliyor. Koç Hamilton'la konuşmak istediğini belirtmişti ancak öyle bir konuşma ya olmadı ya da basına yansımadı. Ancak son haberler Hamilton'ın büyük ihtimalle takımdan ayrılacağını gösteriyor. Hatta söz konusu haberler oldukça ilginç. Detroit yönetiminin Hamilton'ın kontratını satın alarak (buy-out) serbest bırakacağı konuşuluyor. Hamilton'ın bu sezondan sonra 2 senelik daha kontratı var ve anlaşılan Detroit Hamilton'ı artık kadroda düşünmüyor. Ancak benim anlayamadığım hem ben Gordon'ın hem de Hamilton'ın takas değeri varken Detroit niye bu oyunculardan birini takasta kullanarak bir uzun oyuncu almadı? Kaman gibi mesela.

Tabii bu haberlerden sonra Hamilton'ın talipleri de çıkmaya başladı. Sonuç olarak Hamilton her şampiyonluk adayının isteyebileceği, playoff ortamını iyi bilen, hücum sıkıştığında skor üretebilecek, birebir savunmada iyi olmasa da takım savunmasında sırıtmayan bir isim. Hamilton için adı geçen iki takım ise Celtics ve Mavericks. Celtics 2-3 numara pozisyonlarını yedekleme konusunda sıkıntılı ve Hamilton bu görev için biçilmiş kaftan bence. Mavericks ise 3 numara arayışında ancak Hamilton-Stevenson 2-3 numara rotasyonunda ilk beş çıkıp faydalı olabilir. Ancak bu bahsettiğim iki takımın da talip olması durumunda Celtics şampiyonluğa daha yakın olması sabebiyle daha avantajlı olacaktır.

20 Ocak 2011 Perşembe

Hamilton vs Kuester

Detroit için Hamilton'ın, Hamilton için de Detroit'in önemi elbette çok büyük. 2004'te takımla şampiyonluk sevinci yaşayan ve 2005'te unutulmaz Spurs-Pistons serisinde yer alan Richard Hamilton, Detroit'in o efsane kadrosundan geriye kalan isimlerden biri. Şimdilerde Billups Denver'da oynarken, Sheed basketbolu bıraktı. Ben Wallace ise Chicago ve Cleveland denemelerinin ardından tekrar yuvasına döndü. Prince ile beraber takımın iyi döneminde de kötü döneminde de Pistons oyuncusuydu Richard Hamilton.

Olay aslında bir hafta önce Memphis karşısında patlak verdi. Detroit'te zaten tartışılan koç olan Kuester zaman zaman çılgın rotasyon denemeleriyle dikkat çekiyordu. Hatta kazanabilecekleri bir kaç maçın kaybedilmesinin sebebi de tamamen kendisinin kadro anlayışından dolayıdır. Son birkaç haftada ortaya çıkan Murphy-Hamilton takasının dedikodularıyla beraber Kuester'ın kafaya taktığı son isim Richard Hamilton oldu. Memphis karşısında benchte oyuna girmek için hazır olan Hamilton'a Kuester tarafından süre verilmedi. Maç sonrası neden oynamadığı hakkında şaşkınlığını gizleyemeyen Hamilton 'İlk defa başıma böyle bir şey geliyor. Kariyerim boyunca böyle birşeyle karşılaşmadım ve farklı bir durumdayım. Elbette bu takımda oynamak isterim ve umarım oynamak için bir şans bulurum.' diyerek sitemini dile getiriyordu.

Bu sezon takımda 9. yılını geçiren Hamilton taraftarın da desteğini arkasına aldı. Zaten basketbolu bilen bir grup olan Detroit taraftarları Kuester'a halen nasıl tahammül ediyor bilemiyorum ancak bu olay patlak verdiğinden beri Hamilton'a desteklerini esirgemiyorlar. MLK gününde Dallas'ı ağırlayan Detroit'te seyirciler ilk çeyreğin ve ikinci çeyreğin sonunda 'Rip'i istiyoruz' diye tempo tutması onların hangi tarafta olduğunu da belli ediyordu. Ancak bu protestolar da işe yaramadı ve dün gece Celtics karşısında Rip yine benche mahkum oldu. Hamilton, Dallas maçının ardından asla 'gitmek istiyorum' gibi sözler söylemezken Detroit seyircisini öven açıklamalarda bulundu sadece. Olayın diğer tarafına mikrofonlar uzatıldığında ise Kuester rotasyonundan memnun olduğunu ve düzenin böyle gideceğini açıkladı. Yani görülen o ki Kuester geri adım atmayacak. Dört maçtır süregelen bu durum ne zamana kadar bu şekilde devam edecek bilmiyoruz ama Rip, takas mevzusu sonlanana kadar takımda bir daha forma şansı bulamayabilir.

11 Ocak 2011 Salı

Dev Takas Senaryosu

Melo takasında işlerin arapsaçı olduğu bir gerçek. Knicks'in açık ara önde olduğu yarışta son günlerde Nets etkinliği arttırdı. Haberler yoğunlaştı, takas senaryoları yazılmaya başlandı ancak hiçbiri gerçekleşmedi. Her seferinde reddedilmekten olacak ki Nets bu sefer başka bir yola başvuracakmış gibi görünüyor. Bu yolda işin içine 3. bir takımı dahil etmekten geçiyor. Hemen takımı da söyleyeyim ; uzun zamandır böylesine kötü bir sezon geçirmeyen ve acilen bir yeniden yapılanmaya ihtiyacı olan Detroit Pistons. Birkaç gündür bu üç takımlı takasın "Ha oldu, ha olacak" diye geçiyordu ancak son 24 saat içinde çıkan haberlere göre Nuggets işleri yokuşa sürmeye başlamış. Hatta kafayı iyice çekip, çok takımlı bir Carmelo takasında Griffin'i Denver'a getirmeyi düşünüyorlarmış. Clippers da defalarca kez reddetmiş bu isteği. Zaten böyle bir işe imza atarlarsa, kilit vursunlar kulübün kapısına...

Gelelim bu senaryonun detaylarına. Öncelikli olarak ana parça Melo'yu alacak Nets'e gelenlere bir bakalım : Carmelo Anthony, Chauncey Billups, Richard Hamilton. Yani takastaki en yararlı parçalar aynı takımda toplanırken bir yandan Melo'yu kadroya dahil etmek diğer yandan da efsane Billups-Hamilton sinerjisini canlandırmak Nets'in hedefi gibi görünüyor. Takasın gerçekleşmesi halinde takımda ayrılacak Harris'in yerine ligin en iyi oyun kurucularından Billups'ı kadroya katacak olan Nets'in, 1 ya da 2 tane ilk tur draft hakkını da gözden çıkarılması bekleniyor. Bilindiği üzere Nuggets, Melo'ya olan tekliflerin tümünde 1. tur draft hakkı talep ederek bu konudaki tavrını defalarca ortaya koymuştu. Yanlız yukarıda belirttiğimiz kadroya Billups'ın katılma bölümünde de bir pürüz bulunduğu söylemek lazım zira Chauncey başka bir takıma gittiği halde kontratının buy-out edilmesini isteyeceği yönünde açıklama yaptı. Hamilton'la beraber oynayacak olması kullanılarak ikna edilir mi bilmiyorum ama kesinlikle çözülmesi gereken bir sorun olduğu ortada.

Nuggets'a gelecek olursak. Billups ve Melo'yu kaybediyorlar. Kısacası herşeyi bir kenara koyup yeni bir sayfa açacak gibi görünüyorlar. Takasın gerçekleşmesi halinde takıma dahil olacak oyuncular ise : Devin Harris, Derrick Favors, Anthony Morrow. Tabi bu oyuncuların yanında en az 2 tane 1. tur draft hakkı almaları bekleniyor ki Favors'ın da geldiğini düşünürsek gelecek adına büyük bir yatırım anlamına geliyor bu takas onlar için. Favors şu ana kadar beklenenin altında kalmış olabilir ancak Nuggets'ın kadrosunda Nets'le karşılaştırdığımızda ona bu işi gösterebilecek daha donanımlı elemanlar bulunuyor. Ancak işin bir de diğer boyutu var ki son açıklamalara göre Devin Harris Nuggets'ta oynamaya pek sıcak bakmıyor. Bunun yanında Nuggets yönetiminin Al Harrington'ı da bu takasla postalama isteği de biliniyor. Kısacası bu iki sebep takası çıkmaza sokabilir zira Harrington'ın 2015'lere kadar süren kontratını almaya takımların yanaşacağını zannetmiyorum.

Takasa sonradan dahil olan Pistons'ın tek planı cap'i rahatlatmak. Hamilton'ın 3 yıllık 38 milyon alacağından kurtuldukları gibi takasla takıma gelecek oyunculardan Troy Murphy'nin biten 11 milyon dolarlık kontratını da alarak sene sonunda büyük bir revizyon yaşanacağının sinyallerini şimdiden veriyorlar. Prince'in de 11 milyonluk kontratının bu yıl bittiğini düşünürsek Pistons için hareketli bir yaz dönemi ufukta görünüyor desek pek de yanılmış sayılmayız. Onlar için sorun oluşturabilecek noktalar ise yeniden yapılanan bir takımın feda etmekten hoşlanmadığı draft hakları. Takasın Pistons'tan draft hakkı alınmayarak gerçekleşmesi planlanıyor. Ayrıca Murphy'le beraber gelen ligin meşhur kalaslarından Petro'nun da ne olacağı merak konusu.

Artılarıyla eksileriyle dev bir takas senaryosunu değerlendirdik. Gerçekleşmesi zor görünüyor belki ama gerçekleştiği takdirde Nets takımı ligin dibinden kurtulacak, Pistons ise önümüzdeki sezon için istediği hareket özgürlüğüne sahip olacak. Nuggets da kimden ne koparabilsem kardır mantığıyla hareket ettiği için onlar adına bir şey söylemek zor. Ama ne kadar çok draft hakkı alırlarsa onlar için o kadar gelecek vaadeden bir anlaşma olacak orası kesin.

4 Kasım 2010 Perşembe

Detroit'te Birşeyler Oluyor


Bir Lakers'lı olarak, Detroit söz konusuysa aklıma hep 2004 final serisi gelir. O iş ahlakı oldukça yüksek oyunculardan kurulu Pistons takımı 4 süperstara karşı seriyi bir an olsun bile ortaya getirmemişti. Serinin başından sonuna kadar üstünlüklerini kabul ettirmişlerdi. Tabii ki Malone'un sakatlığı, Kobe'nin inanılmaz formsuzluğu -gerçi bu formsuzluğu hücum ve savunma şeklinde ayırmak lazım zira Kobe savunmada o zamanların en iyi post up hücumcularından Corliss Williamson'u harika savunmuştu- Detroit'in bu kadar rahat şampiyonluğa uzanmasındaki etkenlerdendi ancak Memo'nun da oynadığı o takımın savunma yönü gerçekten kusursuza yakındı. Neden bunlardan bahsettiğimi merak ediyorsunuzdur, hemen açayım:

Detroit Billups'ın gidişinden beri o şampiyonluğa oynadığı yıllardan uzak. Billups'ın nasıl bir winner olduğunu anlamaları bir yana bu sezona da gerçekten çok kötü başladılar. 0-4 başlangıcı takımın halini anlatıyor aslında. Rip Hamilton ve Tayshaun Prince ise beyaz bayrağı atmak üzere. İki değerli parça çok formsuz ve basketboldan soğumuş gözüküyorlar. Sanıyorum bu durumdan şikayetçi olan Detroit yönetimi en azından Prince'i takas etmek istiyor. Adaylar ise Josh Smith ve Chris Kaman. Tayshaun Prince'in bu sene biten 11 milyon dolarlık kontratı ve bunun bu sezon Joe Johnson'a verilen 6 yıl 124 milyon dolarlık ve Horford'a verilen 5 yıl 60 milyon dolarlık kontratla birleşmesi bu takasın olabilitesini yükseltiyor. Ancak eğer Hawks yönetimi maddi açıdan rahatlamayı değil de başarıyı tercih ederse devreye Clippers'ta girebilir. Clippers için Kaman-Hamilton(Prince) takası ne kadar faydalı olur bilemem ancak Detroit için kesinlikle harika bir hamle olur. Hamilton ve Gordon'dan birini kaybetmek Detroit'e koymaz hele ki Kaman gibi ligin en kaliteli uzunlarından birini alıyorken. Clippers için bu hamle şimdilik sadece Griffin'in gelişiminin önünü iyice açmak için mantıklı olabilir.

Sonuç olarak Detroit'in bir hamle peşinde olduğunu düşünüyorum ancak bu hamlenin içinde Hamilton olan bir paketle geleceğini sanmıyorum. Hamilton'ın bu sezondan sonra 2 yıl daha devam edecek 13 milyon dolar civarı bir kontratı var ve son 2 sezondur oynadığı basketbolla o parayı hak etmediğini söylemek mümkün. Ancak hem mutsuz hem de yüklü kontratı sezon sonunda bitecek Prince'in takımdan ayrılmaya yakın olduğunu söyleyebilirim. Prince hem tepeye oynayan takımların kadrosunda bulundurmak isteyeceği çok iyi bir görev adamı hem de rebuilding peşinde olan takımların istediği biten kontrat. Detroit takas etmeyi gerçekten kafasına koyduysa Prince'in talibi çok olacaktır.

22 Ekim 2009 Perşembe

Hamilton The Palace'ta Kalıcı Olmak İstiyor

Olay kariyerinin sonuna kadar Pistons'da kalması değil, o konuda zaten hiçbir tereddütü yokmuş. Asıl olarak basketbolu bıraktığında, formasının emekli edilip kirişlere çekilmesini istiyormuş. Hatta Hall of Fame'de gözü varmış. Yok artık daha neler... Hadi formasının The Palace'a asılması ihtimalini bir kalemde silmeyeyim ama Hall of Fame??

Bir insanın hedeflerinin olması kadar güzel birşey yok ama 32 yaşına gelmiş, bugüne kadarki oyunuyla sadece "oldukça iyi" bir takım oyuncusu olmuş. Nasıl böyle bir beklenti içine giriyor, benim aklım almıyor. Zaten attığı sayıların %90'ı perdeden çıkıp bulduğu orta mesafeli şutlardan oluştuğu için seyircinin aklında yer eden bir oyunu da yok.

Bir tane şampiyonluk kazanıp, 3-4 sezon şampiyonluğa oynayan takımda yer alınca, Hall of Fame'e girildiğini zannediyor Hamilton sanırım. Madem öyle Hamilton'la beraber Scalabrine(!!) de girsin Hall of Fame'e.