BIY AD

Stevenson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Stevenson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ocak 2011 Cuma

The Good, the Bad and the Ugly


Link

Azımsanmayacak zamandır NBA izlerim, bu gece gördüğüme benzer bir olay yaşandığını hatırlamıyorum. Belki gündüz ayık kafayla daha sağlıklı düşünersem... Efendim, videoyu izleyince başlığın ne manaya geldiğini anlayacaksınız ama ben biraz açıklayayım. Geceki Thunder-Mavericks karşılaşmasının son 10 küsür saniyesi, artık maç bitmiş, iki takım da sonucu kabullenmiş ve NBA'de klasikleşen 'son hücumu oynamama' moduna girmişler. Ribaundu alan Durant rakibin baskısını aşıp topu yarısahaya kadar getiriyor ve hücum yapmayarak iyi niyetle süreyi eriteyim diyor(The Good). Bu esnada Carlisle oyun alanına girerek Durant'in elinden topu alıveriyor. Öyle ki Chris Paul, Rajon Rondo halt etmiş yanında. Ben hayatımda bu kadar soğukkanlı bir top çalma görmedim. Carlisle oyun alanına Durant'i tebrik etmek amacıyla mı yoksa bir çakallık düşünerek mi girdi emin olamadım ama pozisyonun tekrarındaki bakışlarını hiç beğenmediğim açıkçası. Herşeye rağmen biz işimizi sağlama alalım ne de olsa dış görünüşü aksini belirtmiyor(The Ugly). Sonrası videoda yok ama ben anlatayım. Hakemler hücumu Dallas'a veriyor(*) ve topu alan Stevenson yolladığı üçlükle farkı 4'e indirip maçı noktalıyor(The Bad). Yoksa istatistiklerini arttırıyor mu demeliydim? İşte bu konuda söylemek istediğim şeyler var. Maçın sonucunu değiştirecek olsa bir yere kadar kabul edilebilir ama takımına hiçbir şekilde getirisi olmadığını bile bile hem de topu böyle hileyle kapmışken üçlük atmak en iyi ifadeyle pişkinliktir, yüzsüzlüktür. Durant'in, topu refleks olarak verdiğini düşünsem de saflığı yok demiyorum. Elbette yapılan top kaybında hatalı ama bu pozisyonun ardından Stevenson'ın yaptığı kadar değil, en azından benim gözümde.

*Hakemlere de ayrı bir paragraf açalım. Eğer ki rakip takımın koçu bu örnekte veya Kidd örneğinde olduğu gibi oyun alanındayken oyunun gidişatına müdahalede bulunursa teknik faulü alır. Ancak hakemler çizginin içine giren, Durant'i önce dürtüp sonra topu ister gibi elini uzatan ve hatta Durant topu sununca hamleyi yapıp topu kapan Carlisle'ın bu hareketlerini görmezden geldi. Durant'ı sanki pas vermiş de, top dışarda Carlisle'a çarpmış gibi düşündüler ve topu Dallas'a verdiler.

13 Mart 2010 Cumartesi

Şov mu Gerçek mi?

Ball Don't Lie'da görmüştüm ama klasik vakit yetersizliğinden yazamamıştım. 4 gün kadar gecikmeli de olsa, Jason Terry parkelere dönmeden değineyim. Dallas Mavericks'in Butler ve Haywood'un yanında eşantiyon olarak aldığı DeShawn Stevenson yine yapacağını yaptı. 10 gün kadar önce yüzüne darbe alarak sakatlanan Jason Terry'nin 31 numaralı bilekliklerini şu sıralar Stevenson maçlarda bacağına takıyor. Hatırlarsanız Arenas ceza aldığında da aynısını yapmıştı ve yine eleştirmiştim kendisini. Yani soru sorduğuma bakmayın başlıkta, gerçek falan değil Stevenson'ınki, tamamen şov.
Zaten Terry'nin kaçırdığı ilk maçın (Kings olsa gerek) özetlerinde Stevenson'ın Terry gibi (yukarıdaki fotoğrafta görebilirsiniz) uçtuğunu görünce "Allah senin cezanı vermesin" demiştim. Üzerine bu bileklik olayı çıkınca artık kendimi tutamıyorum: Stevenson'ı yardakçı, yeni takımındaki oyunculara yamanmaya, parkede yaptıklarıyla değil böyle abuk subuk şeylerle kendisini taraftara kabul ettirmeye çalışan bir oyuncu olarak addediyorum. Nasıl bir mantıktır bu ya? Daha sen takıma katılalı 2 hafta olmuş olmamış, sen gidip sanki ikiz kardeşinmiş gibi tepki gösteriyorsun. İkiz kardeşin bile olsa bir durup düşünürsün "Alt tarafı 10 gün kaçıracak ne anlamı var ki bunu yapmanın?" diye. Ayrıca Terry ile Stevenson arasında geçmişten gelen bir arkadaşlık falan da yok araştırdığım ve soruşturduğum kadarıyla. Ama işte 3-5 sertlik getirdiği için şu anda kendisine NBA'de yer bulabilen ve oynadığı basketbol eleştirilen Stevenson, kendisini bu şekilde kabul ettiriyor aklınca: 'Müthiş bir takım arkadaşıyım' edasıyla. Yemeyiz bunu DeShawn. 10 gün boyunca parkelerden uzak kalan, hepi topu 2 haftadır tanıdığın bir adam için bu tür ucuz şovlara girmeye gerek yok.

11 Ocak 2010 Pazartesi

Arenas Meğersem Ölmüş

Allah korusun tabii ki. Ama Arenas'ın takım arkadaşı Deshawn Stevenson'ın yaptığı da saçmalığın daniskası be kardeşim. Dün maçtan önce ısınırken bu şekilde çıkmış parkeye.

Arenas'ın başına bir kaza gelmedi, hastanede yatmıyor, sezonu şanssız bir sakalıktan dolayı kapamadı... Sadece aptalca hareketlerde bulunduğu için ceza aldı. Stevenson da süperzekasını kullanarak Arenas'ı bu nedenle anmaya karar vermiş, sanki Allah korusun Arenas öldü de 3 gün sonraki maçta Stevenson onu anıyor. Hey Allah'ım ya.