BIY AD

Bruce Bowen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bruce Bowen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2010 Çarşamba

Ne Oldu Bu Savunmaya? (Spurs Analizi)

NBA'i biraz yakından takip eden kime sorsanız "Spurs'ün problemi ne?" diye, cevabı çok büyük ihtimalle "Savunma" olacaktır. Evet orası kesin. Son 10 sene içindeki en kötü Spurs savunmasını izlediğimi söyleyebilirim. Koç Popovich'e de bu konu hakkında ilginç bir soru sormuşlar: "Ya Bowen olsaydı?"

Düşünmeden yanıtlamış Spurs'ün koçu: "Bowen çözüm değil, zaten eskiden yaptıklarını hala yapabiliyor olsaydı ya bizde ya da başka bir takımda oynuyor olurdu." Bu cümleye elbette ki aynen katılıyorum, zaten Bowen 39'una basacak birkaç ay sonra. 2007 yılında Spurs şampiyon olurken bile yavaşladığının sinyallerini ufak ufak veriyordu. Hele 07-08'de Bowen'a neden 30 dakika süre verildiğini hiç anlamamıştım, 37 yaşında artık ayakları gitmiyordu ve adamını savunamıyordu. Sonraki sezon en nihayetinde Popovich de bunu gördü ve dakikalarını kıstı, zaten sonra da Richard Jefferson takasında kullandılar bir zamanların en iyi dış savunmacısını.

Gelelim takıma yeni katılan Jefferson'a. Öncelikle onun, NBA'deki iyi savunmacılar arasında olduğunun altını çizmeliyim. Elbette ki, asla bir Bowen veya Battier olamaz ama kesinlikle ortalamanın üstünde bir savunmacıydı, ta ki bugüne kadar. Evet, Spurs'e geldiğinden beri onu savunma tanımak güç. Hücumda da bekleneni veremiyor ancak Spurs için bu bir problem değil. Defansta asla adamının önünde duramıyor, karşısındaki hücumcu kim olursa olsun Jefferson'ı geçmeyi başarıyor. Ya fake'e zıplıyor, ya yatay hareketi yavaş kalıyor, bir şekilde adamını kaybediyor. Yetmiyormuş gibi takım arkadaşlarından yardım geldiği zaman, yardım gelen yere rotasyona bile koşmuyor Jefferson. Ama sadece problem onda mı? Hayır. Duncan, Blair ve Hill hariç kimse defansta rakibinin önünde kalamıyor, Manu'yu da ekleyebiliriz bu 3'lüye belki biraz. Ama Parker, Jefferson, Mason ve Bogans'ın dışarıda adamlarını tutamadıkları o kadar açık ki. Ve aynı Jefferson'da yazdığım gibi, hepsi savunmadıki rotasyonda aksıyorlar adamlarını kaçırdıktan sonra. Pick & roll'da da çok çok zorlanıyorlar takım olarak bu yüzden. Bunların dışında özellikle Bogans'ı ufak çaplı bir Bowen olsun diye takıma katan Popovich'e çok şaşırmıştım bu karardan dolayı. Çünkü Bogans NBA'deki ortalama savunmacılardan biri ve nedense kendisine "iyi savunmacı" diye bir etiket yapıştırılmış durumda. Kısacası Spurs'ün defansının eskisi gibi olmamasının en büyük sebebi bu dış oyuncuların savunmada yaşadıkları problemler...

Bunun yanında Spurs'ün bir başka sorunu da rakibin şutlarını bozamamak. Evet McDyess iyi bir savunmacı, yer tutmasını çok iyi biliyor ama şut bloklamak konusunda son derece zayıf. Nitekim Blair da çok savaşçı ve ribaund canavarı ama potaya topu atacak rakibin gözünü korkutan bir oyuncu değil. Böyle bir eksiği de var Spurs'ün bana göre. 10 senedir Duncan'ın yanında oynayan uzunlara bakarsak, genel olarak ortalamanın üzerinde yardım savunmacısı olduklarını ve blok tehditlerinin olduğunu görebiliriz. Bu sezonki ikili, şut bozmak ve boy-cüsse konusunda sıkıntı yaşıyorlar. Spurs'ün geçtiğimiz senelere oranla boyalı alandan çok daha fazla sayı yiyor. Çok daha fazla derken kesinlikle abartmıyorum, rakipler o kadar kolay atışlar buluyorlar ki yakın mesafeden... Aslında bu problem biraz da yukarıda saydığım dış oyuncuların adamlarını kaçırması sonucunda iyice ortaya çıkıyor.

Farkındaysanız Magic yazısında savunmaya nasıl değinmediysem, burada da hücuma hiç girmedim, çünkü Spurs'ün asıl problemi savunmada. Peki çözüm nasıl sağlanır? Bir kere NBA'de bir Bowen daha yok, kaldı ki olsa da Popovich o konuya da bir açıklık getirmişti verdiği cevapta: "2005'teki Bowen gelse bile, bizim takım savunmamız kötü asıl olarak." diyerek, benim yukarıda anlattığımın özeti diyebiliriz bu cümleye. Bunun çözümü de Popovich, teknik kadro ve zamandan geçiyor. Her ne kadar Spurs'ün All-Star arasından sonra başlayan çıkışına alışık olsak da, takımın defansta bir kimyasının oluşması ve takım halinde iyi savunma yapması çok uzun süreli çalışmalar gerektirir. Bakalım Popovich son zamanlardaki en kötü Spurs savunmasını adam etmenin yolunu bulabilecek mi? Belki de blok tehdidi yaratan bir uzun konusunda Wizards'ın takas etmek istediğine dair söylentiler çıkan Haywood da düşünülebilir. 5 sezon önce Nazr Mohammed'i ve 2 sezon önce Kurt Thomas'ı takasın son günlerinde almaları ve şu anki kötü gidişat yine bir uzuna yöneleceklerine dair bir işaret olabilir...

4 Eylül 2009 Cuma

Temiz Oyun Temiz Kalp Bıraktı

Kariyeri boyunca "Temiz oyun, temiz kalp" felsefesinden ayrılmadan, rakip takımların en iyi skorerini yavaşlatan Bowen 38 yaşında basketbolu bıraktığını açıkladı.

Aslında Bowen'ın ayakları 2007-2008 sezonunda yavaşlamıştı. Hatta ben Popovich'in ona neden hala 30 dakika civarlarında süre verdiğini sorguluyordum. Geçtiğimiz sene artık neredeyse hiç bir guard veya kısa forvetin karşısında kalmaya gücü ve hızı yetmiyordu. Bunu gören Popovich önce sürelerini kıstı, ardından da ilk 5'ten çıkardı. Yaklaşık üç ay önce de kendisinin 2010'da biten kontratını, Richard Jefferson'ı almak için kullandılar. Bucks da 2 milyon dolar kurtarmak için, Bowen'ın kontratını satın alarak onu serbest bıraktı. Ardından birkaç takım birden kendisiyle temasa geçmiş. Ancak çocuklarına ve ailesine zaman ayırmayı, onlarla aynı yerde yaşamayı kariyerinin bu noktasında tercih etmiş. Bence doğru bir karar verdi. Kendisi istese hala üst düzey basketbol oynayabileceğini söylüyor ama son 2 senedir izlediğim kadarıyla ben buna inanmıyordum.
Temiz oyun temiz kalp felsefesine gelince. Tabii ki işin dalgasına yazdım. Bowen her zaman sıçrayan rakibin altına ayağını sokmasıyla, düdük çaldıktan sonra topa vururmuş gibi yapıp rakibin koluna 1-2 tane çakmasıyla, kısacası yaptığı ufak sinsiliklerle bilinen bir oyuncu oldu. Ama bazen gerek NBA'deki oyuncular, gerek rakip takım taraftarları bazen hiçbir suçunun olmadığı pozisyonlarda bile Bowen'ın çok üstüne gittiler. Eleştiriyi elbette hakediyordu ama NBA'in en pislik oyuncusu olarak lanse edilmesi bana göre yanlıştı.

NBA çok önemli bir savunmacıyı kaybetti. Şampiyonluğa oynayan takımlarda olması gerektiğine inandığım rakibi kilitleyen, boş üçlükleri değerlendiren kısa forvet tanımlamasını en iyi çizen adamdı Bowen belki de. Şu anki Spurs'de 3 sene önceki Bowen da olsa, onları da direk 1 numaralı şampiyonluk adayı olarak görürdüm. Şahsen ben Bowen'ın bırakmasına çok üzüldüm. Spurs'ün son 3 şampiyonluğunda katkısı gerçekten çok büyüktü. Bakalım 12 numaralı forması, AT&T Center'ın tavanında ne zaman dalgalanmaya başlayacak?

Ama tabii Bowen'ın bırakması konusunu Vince Carter, Kobe, Steve Francis ve özellikle de Ray Allen'a soracak olursanız, eminim üzülmediklerini öğreneceksiniz =)

Son olarak da temiz oyun temiz kalp felsefesini en iyi özetleyen pozisyonu vereyim:



Bu da linki