BIY AD

James Johnson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
James Johnson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Şubat 2011 Çarşamba

Bulls James Johnson'ı Yolladı

Takas sezonunun sona ermesine sayılı saatler kala bir hamle de Bulls'tan geldi. James Johnson'ı Raptors'a yollayıp karşılığında Heat'in 1. tur draft hakkını aldılar. Johnson geçtiğimiz sene takımın sakatlıklarla boğuştuğu bir dönem forma şansı bulmuş ve fena da değerlendirmemişti bu fırsatı. Bu sene ise değişen sistemde Thibodeau pek düşünmedi rotasyonda kendisini ve yalnızca kopan maçlarda ara sıra görev verdi. Hatta bir ara D-League'e bile yolladılar.

Takası Raptors açısından değerlendirmek çok gerekli değil gibi. Sonuçta yakın gelecekte önemli bir hedefleri olduğuna dair izlenim vermiyorlar. DeRozan-Bargnani ikilisinin taşıyabildiği yere kadar gidiyorlar işte, bu yer de şimdilik doğunun dibi. Açıkçası daha çok Johnson adına sevindiğimi söyleyebilirim. İzleme fırsatı bulduğumuz dönemlerde beğendiğim bir oyuncuydu. Hücumda potansiyeli olan, boyuna göre çabuk ayaklı, şut atabilen bir rol oyucusu gibi görünüyordu. Raptors'ta süre bulabilirse kendisini yeniden izlemek eğlenceli olabilir. Bulls açısından baktığımızda ise kullanmadıkları bir oyuncunun yerine 25. sıra civarından bir draft hakkı almış oldular. Kaldı ki kuvvetli bir draft olması da beklenmiyor bu sene. Ayrıca James Johnson'dan sonra kalan salary cap'e Anthony Parker'ı monte etmek istiyorlarmış. İşte o müthiş bir hamle olur... Bulls Jonhson'ın potansiyelli olduğu konusunda benim gibi düşünmüyor elbette, o yüzden böyle hemen gözden çıkardılar.

7 Ekim 2009 Çarşamba

Bu Adama Dikkat

Az önce NTV Spor'da yayınlanan Bulls-Jazz hazırlık maçını seyrettim. Bulls'un 3 tane ilk 5 başlayan oyuncusu yoktu (Salmons-Rose-Tyrus Thomas) üstelik söylemem lazım ki, Rose-Salmons ikilisi bu takımın en iyi skor opsiyonları. Yani açıkçası etiketinin "NBA" olması haricinde maçın benim için pek çekici bir tarafı yoktu. Ancak sahneye James Johnson ismindeki çaylak çıktı. 18 sayı, 8 ribaund, 2 asist ve 2 blok üretti. Dikkatleri üzerine çekti. Ancak 10 sayı 5 ribaund ile oynamış olsaydı bile ben bu yazıyı yazacaktım. Çünkü kendisini ilk defa izlememe rağmen inanılmaz beğendim. 2.05'lik bir oyuncuya göre ayakları müthiş çabuk ve aynı zamanda pota altında kalıbı sayesinde durabilen bir isim. Onu asıl özel yapan şey ise top hakimiyeti. NBA'deki birçok kısa forvetle aşık atabilir bu konuda, zaten bu sayede 3 numaralı pozisyonda da görev yapacaktır her ne kadar bu maçın büyük kısmında uzun forvet oynadıysa da. "30 dakikada ne gördün de bunları söylüyorsun?" diyebilirsiniz ancak top hakimiyeti ve fundamental, şut gibi günden günde değişmez. Madem şuttan bahsettik, gördüğüm kadarıyla şut mekaniği ve stilinde de bir problem yok.

Hatırlayanlar vardır. Bir aralar sözde NBA takımlarının ön incelemelerini yazıyordum (sezon başlayana kadar en azından şampiyonluk adaylarını bitirmek istiyorum inşallah). Elimdeki hala bitmemiş olan Bulls taslağında, "Tanımadığım Johnson'a 15 dakika civarı bir süre ayırılması gerekebilir." yazmışım. Bunun nedeni olarak da kadrolarının bir hayli dar olmasını ve 4 numarada yanlızca Tyrus Thomas'ın bulunmasını göstermişim. Johnson, bu şekilde bir hazırlık kampı geçirmeye devam ederse rotasyondaki yerini iyice sağlamlaştırıp, çaylak sezonunda 20 dakikaya bile yaklaşabilir belki. Hele bir de bu maçtaki gibi çabukluğunu doğru yerlerde kullanarak çembere penetre etmeyi sürdürürse, kimsenin beklemediği bir çıkış yapabilir.

Yazının sonuna kadar özellikle değinmedim. Maçın 102-101 Bulls lehine bitti. Yazının konusu olan Johnson son saniyede hücum ribaundu alıp 5 metre civarından geriye doğru çekilerek, Kirilenko'nun üzerinden bir isabet buldu ve maçı kazandırdı. Ama yazdıklarımın bu pozisyonla hiçbir alakası yoktu. Bu satırları karalamaya, Johnson 4. çeyrekte üstüste 2 hücum sahayı boydan boya, topla, bir oyun kurucu kadar rahat ve hızlı geçtiğinde karar vermiştim.

Belki de bir anda gaza gelerek yazılmış bir yazı oldu. NBA'de böyle hazırlık maçlarında parlayıp sonra yok olup giden sayısız oyuncu var. Ama böyle yeni yetenekler izleyince heyecanıma yenik düşüyorum. Ne yapayım?