BIY AD

NBA Draft etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
NBA Draft etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mayıs 2011 Çarşamba

Draft'ın 1 Numarası Cleveland

Geçtiğimiz yılların en başarılı takımlarından biri olan Cleveland, James'in takımdan ayrılışının ardından önlenemez bir düşüşe geçmişti. James'in ayrılık kararından sonra sitemkar ve tehdit içerikli ifadelerle bir mektup yayınlayan genel menajer Dan Gilbert takımın daha iyi olacağını savunuyordu. Belki de bunun için ilk adım dün akşam atıldı. Sezonu 19 galibiyetle tamamlayan ve sondan ikinci olan Cleveland gariptir ki kendi hakkı ile birinci sırayı alamadı. Baron Davis takasında Cleveland'ın aldığı draft hakkı %2.8 şansa rağmen ilk sıra hakkına dönüştü. Böylece Cleveland kendi hakkıyla beraber ilk 4 sıradan iki seçim yapabilecek. 2011 Draftı potansiyel bakımından iyi bir draft olarak lanse edilmese de temsilcimiz Enes Kanter'in drafta girecek olması bizlerin ilgisini çekecektir.

1-Cavaliers
2-Wolves
3-Jazz
4-Cavaliers
5-Raptors
6-Wizards
7-Kings
8-Pistons
9-Bobcats
10-Bucks
11-Warriors
12-Jazz
13-Suns
14-Rockets

17 Ekim 2009 Cumartesi

Sulak Alana "Hoşgeldiniz"

Çocuğun ismi Bienvenu Letuni, boyu tam 2.24, kulaç boyu ise iki metre kırk santimetre. Evet çocuk dedim çünkü kendisi henüz 15 yaşında, yüzüne bakıp 30 yaşında zannetmeyin. Greg Oden sendromu var onda da. Elbette Kongo doğumlu olduğu için yaşında bir yanlışlık olma ihtimali oldukça yüksek. Şu sıralar Joventut ile deneme antrenmanlarına çıkıyormuş, sonraki durağı Caja Laboral (Tau Ceramica) olacakmış.

Yaşı 18 bile olsa, 2.24 boy oldukça fazla ve hormonal bozukluğu olduğuna işaret ediyor. Bence acilen tedaviyle bu sağlık sorunu giderilmeli. Yoksa basketbol kariyerinin başlamadan bitmesini bir kenara bıraktım, yaşam kalitesi de son derece düşük olacaktır. İleriye yönelik hedefi NBA'miş, umarım uzaması durur da NBA'e kapağı atabilir. Yoksa bu hızla gitmesi halinde 4 metreyi(!) falan bulacak gibi. Zaten tam olarak 2.24 kalsa bile NBA'de veya basketbol kariyerinde başarılı olması bir hayli zor. Çünkü bu boy, yanında el-göz koordinasyonu eksikliği, ayak yavaşlığı ve daha kısa oyunculara oranla yüksek sakatlık riski gibi promosyonlarla geliyor.

Belki de Letuni'nin tek avantajı ismi: Bienvenu. Fransızca'da "Hoşgeldiniz" anlamına geliyor. Belki de şimdiden NBA'e hoşgelmiştir de farkında değilizdir.

15 Ağustos 2009 Cumartesi

Düzeltme ve Detaylı Bilgi

Ben Enes Kanter hakkındaki ikinci yazımı girdiğimde blog'a, arkadaşım beni arayıp : "Enes'in alacağı ceza, parayla ilgili olmayacak. Oynadığı profesyonel maç sayısı kadar NCAA maçı kaçırarak ödeyecek cezasını" demişti. Geçmişte bu konuyla ilgili tecrübeleri olduğunu bildiğim için kendim kısaca düzeltip geçmek yerine, arkadaşımın uzunca yazmasını bekledim. Buyrun efendim Enes ve gittiği okul hakkında detaylı bilgiler.

Uzun yazıdan cımbızla çektim: Enes'in bu sene oynayacağı basketbol takımı son derece başarılı, sağlam üniversitelere öğrenci veren bir takımmış. Buna çok sevindim.

14 Ağustos 2009 Cuma

Enes Kanter Olayında Son Baskı

Enes Kanter'in Amerika'ya gidişi hakkında sabahtan beri bir sürü değişik şey okudum. Olaylar devamlı değişiyor.

Şimdi olay şöyleymiş:

Enes Amerika'da Henderson International School adındaki liseye bir seneliğine ingilizce öğrenmeye gitmiş. Bundan sonra ne yapacağı konusunda ise baskın fikir Avrupa'ya geri dönüp büyük takımlardan birin gideceği yönünde. Bunun nedeni Euroleague maçın çıktığı için NCAA'de oynayamayacağına yönelik bir kural olmasıymış. Ben böyle bir kuraldan haberdar değildim, bir önceki Enes Kanter yazıma yorum yapan ywz nickli arkadaştan öğrendim, ardından SalsaBasket'teki Anıl arkadaşım da Nejat Sayman'ın sitesine link verdi.

Tolga Tuğsavul'a göre ufak bir miktar ceza ödeyerek bu kuralın önüne geçilebiliyormuş. Kendisi Nejat Sayman'la konuşurken böyle söylemiş, ayrıca çıkan haberlerdeki gibi Enes'in menajeri olmadığını, olaydan uzak bir şekilde Çeşme'de tatil yaptığını söylemiş. Son olarak da eklemiş "Keşke Enes'in menajeri olsaydım" diye. Doğru, kim olmak istemez böylesine bir oyuncunun menajeri...

Birkaç gün geçsin, Enes ile röportaj yapılır, bu işin içindekiler gerekli açıklamaları yapar, o zaman yazarız. Şimdilik, inşallah Amerika'da kalır ve NCAA'de hallice bir takımı bulunan bir üniversiteye tam bursla girer diyorum. Oradan da zaten NBA'e adım atacağına dair hiçbirimizin şüphesi yok.

Nejat Sayman'ın yazdığı haber için tıklayınız.

Enes Kanter Amerika Yolcusu

Önümüzdeki yıllara damgasını vurmasına kesin gözüyle bakılan Enes, dün sabah uçağıyla Amerika'ya gitmiş. Las Vegas'taki bir üniversitede önce hazırlıkta ingilizce öğrenip, ardından öğrenimine başlayacakmış. Hangi üniversite bilmiyorum, okuduğum yerdeki haber de çok kısaydı. Umarım basketbol takımı ortalamanın üzerinde olan bir üniversiteye gitmiştir.

Burslu bir şekilde Amerika'da eğitim görmek istemesi kadar doğal birşey yok. Zaten geçen sene de gidecekmiş ama Fenerbahçe Ülker zar zor ikna etmiş kendisini kalması için. Fakat Enes bu sene ailesinin de desteğiyle beraber, kesin karar vermiş gitmeye. Hayırlı olsun. Zaten ortada olan şeylere kısaca değineyim: Türkiye'de kalsa ve şanssız ve ciddi bir sakatlık yaşasa o andan itibaren ne Enes için kabus başlardı. Ne basketbol kariyerine devam edebilecek, ne Amerika'da burslu okuyabilicek... Ne yapacak? Böyle bir talihsizlik tabii ki yaşamaması en önemli dileğimiz ama maalesef geçmişte bu tür örnekler var. Enes Kanter, en azından şimdi eğitimini garanti altına aldı. Yani aslında yapması gerekeni yaptı.

Umarım üniversite eğitiminin yanında oradaki basketbol eğitimi de ona çok şeyler katar. Türkiye'de yarattığı havanın yarısını Amerika'da yaratırsa, bakarsınız 2. veya 3. sınıftan direk NBA'e gider. Çok büyük bir ihtimalle ilk turdan seçileceği için de garanti kontrat alır ve en azından hayatıyla ilgili sıkıntısı kalmaz. Kendisini tamamen basketbola verip Türkiye'den yetişen en büyük yıldız olma yolunda adımlar atar, inşallah.

3 Ağustos 2009 Pazartesi

Enes NBA'e Göz Kırpıyor

Türkiye basketbolunu yeterince yakından takip etmesem de, Enes Kanter ismini yaklaşık 1 yıl önce duymuştum bir arkadaştan. Müthiş bir yetenek olduğundan bahsediyordu... Bu genç adam her geçen gün adını daha fazla duyursa da, maalesef ben hala onu izleme şansını yakalayamadım. Genç derken gerçek anlamında kullanıyorum, 22-23 yaşında olup da "genç yetenek" olarak lanse edilen oyunculara oranla 5-6 yıl ileride. 1992 doğumlu, henüz 17 yaşında. Boyu 2.08, ama yaptığı işler boyundan bile büyük. Ayrıca yaşını göz önüne aldığımızda, boyunun 2.10-2.14 arası bir yere kadar uzayacağını tahmin edebiliriz.

Dün sona eren 2009 Avrupa Gençler Şampiyonası'nda yarı finalinde, Sırbistan'a karşı takımın attığı 61 sayının 32'sine imza atarken, topladığımız 43 ribaundun 25'ini çekmişti. Buna rağmen Sırbistan bizi 66-61'lik skorla elemişti. Bunun üzerine Enes disiplinini hiç bozmadan, üçüncülük maçında da 35 sayı 19 ribaund ile oynamış. Bana göre turnuvanın başında, bunlardan da etkileyici bir olaya imza atmış. Büyük bombaları da sona sakladım: Enes 16 dakika oynadığı Letonya maçında tam 16 ribaund alırken, turnuva boyunca yakaladığı 18.6 sayı, 16.4 ribaund ve 1.8 blok ortalamalarıyla basketbol dünyasının dikkatlerini bir kez daha üzerine çekmiş.... Ne diyebilirim ki? Kelimeler kifayetsiz kalıyor.

Maçını izlemedim ama youtube sağolsun birkaç dakikalık kliplere ulaşabildim. Gerçekten post hareketleriyle olgun pivotları andırıyor. Dış şutlarda ise bleğinin yumuşaklığı dikkat çekiyor. İşin savunma yönünde yaşıtlarına (gerçi genellikle 1-2 yaş büyüklerine karşı oynuyor) karşı iyi işler çıkarıyor. TBL, Euroleague ve ana sahne olarak ileride, NBA'deki oyunculara karşı ayakta kalabilirse gerçekten mükemmel bir oyuncu olacak gibi duruyor. 2011 NBA draft'ına girdiğinde lottery (yani ilk 14) seçimi olması kimseyi şaşırtmamalı.

İnşallah bu sene TBL'de bolca süre alır ve kendisini bir üst seviyeye karşı geliştirme fırsatı elde der. Biz de onu sıkça izleme fırsatını buluruz. Tanjevic'ten yana şüpelerim olsa da, böylesi bir yeteneğin TBL'de dakika almaması basketbola hakaret olacaktır.