BIY AD

Joe Johnson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Joe Johnson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Temmuz 2010 Pazartesi

Battı Balık Yan Gider (Joe Johnson - Hawks)

Gece haberini yazmıştım. Şimdi de biraz değerlendirme amaçlı birşeyler karalayayım.

Birkaç kere yazdım blog'da Joe Johnson'ın maksimum kontratlık bir oyuncu olmadığını, daha da önemlisi 'franchise player' olmadığını. Tamam, güzel adam iyi adam, harika bir şutör guard, kendisi pozisyon da yaratabiliyor, şutları çok iyi ama işte liderlik tarafı eksik. İşler sıkışınca Joe Johnson da kilitleniyor, bir anda birkaç seviye birden aşağı düşüyor. 2010 Playofflar'ında bunu bir kez daha gördük. Johnson'ın %30 civarı ile şut attığına değinmiştim Magic serisi sırasında. Kendisi yanılmıyorsam Hawks ona kontrat imzalattığında Suns'dan o teklifle eşleşmemelerini rica etmişti. Çünkü bir takımın lideri olmak istiyordu. Nash varken liderliğin kıyısından geçemeyeceği aşikardı. O da Hawks'un yolunu tuttu. Bu kararının başarılı olmadığını Hawks'un playoff maçlarında gösterdi bizlere. Çünkü Suns'da yardımcı oyuncu rolünü harika yerine getirirken, Hawks'da savunmanın ana odağı olunca hiçbir şey üretemedi.

Ben de bu yüzden Hawks'un ona kesinlikle maksimum kontrat vermemesi gerektiğini düşünenlerdendim. Ancak Hawks yönetimi "battı balık yan gider" diyerek bu başarıya (şampiyonluğa) ulaşması mucizelere bağlı kadroyu dağıtmak yerine, Joe Johnson'ın liderliğinde devam etme kararı aldı. Bu durumda, önümüzdeki sene Horford'a da kontrat verildikten sonra Hawks'un salary cap'i iyice şişmiş olacak ve hamle yapma şansı da bir hayli azalacak. Seneler boyunca da playofflar'a kalan ancak Doğu Finalleri'ne asla ulaşamayan bir takım izleyeceğiz gibi geliyor bana. Bunun 1 numaralı sorumlusu da Joe Johnson'dır. Halbuki Horford'ı takımda tutarak yeniden yapılanmaya gitseler daha iyi olurdu bence.

Ne diyelim hayırlı olsun JoJo'nun aldığı abes kontrat iki tarafa da. Ama pek çok Hawks taraftarının bu işten memnun olmadığına eminim, çünkü yakın geleceklerinin saf amacı sadece playoff olan bir takımı izleyerek geçeceğine inanıyorlar.

Joe Johnson'a Max Kontrat

Hawks'ın teklifi 4 gündür masada duruyordu Joe Johnson için. Kendisi de düşündü taşındı ve 6 yıllık, 119 milyon dolar değerindeki kontrat teklifini kabul etti. Haberini vereyim de, artık öğlen gibi falan bir değerlendirme yazarım konu hakkında. Ama bana göre, Hawks açısından çok yanlış bir karar olduğunu söyleyeyim şimdiden.

11 Mayıs 2010 Salı

Joe Hawks'u Taşıyor (!)

Hatırlarsanız, Joe Johnson Atlanta'da oynanan serinin 3. maçından sonra taraftarlara laf sokmuştu. Bu sabah elendiler, şimdi sadece ortalamalarını vereyim Joe'nun:

Playofflar'da %22 üçlük, %38 toplam şut yüzdesi
Magic'e karşı %17 üçlük ve %30 toplam şut yüzdesi

Fazla söze gerek yok. Önce kendin biraz oyna ondan sonra taraftarlara sataşacak hakkı bul kendinde. Zaten 3. maçtan sonra da eleştirmiştim ama bir takımın 'franchise' oyuncusu bu rakamlarla oynarsa ve çıkıp bahane ararsa ister istemez gıcık oluyorum. Gideceği takımda Joe Johnson'ın yanına bir başka süper yıldız gerektiği aşikar... Hawks'la imzalayacak olursa da artık yıllar boyu playofflar'a kalan ama zirveye oynamayan bir takım izleriz herhalde. Tabii önemli hamleler yapılmazsa.

9 Mayıs 2010 Pazar

Joe Johnson'dan Sert Eleştiri

Philips Arena'yı dolduran ama maçta pek sesi çıkmayan taraftarlar hakkında aynen şunu demiş: "Gelmeseler de umrumuzda olmaz." Çok ağır bir söz... Sezon içinde de birkaç kere bunu dile getirmişti ve taraftarlardan yardım istemişti Johnson. Tamam normalde taraftarlar takıma destek verir, bir itici güç olur, destek verir ve Atlanta seyircisi de bu konuda NBA'deki iyi taraftarlar arasında sayılmaz. Fakat bunun için önce parkede mücadele veya ateşli oyuncular görmesi lazım taraftarın. Bağırıp çağırmaya, alkışlamaya değecek hareketler lazım. Hawks'un üst üste kaçırdığı şutları alkışlayacak değiller herhalde... Yani sonuçta Türkiye'de bir futbol maçı değil bu, seyircinin tetiklenmesi gerekiyor genellikle. Fark yerken her geçen dakika daha da ezilen bir takıma destek vermeleri zorlaşıyor. Maçın ortasından itibaren taraftar takımın vurdumduymazlığını ve mücadele eksikliğini gördü ve yuhalamaya başladı. Joe Johnson'ın da yukarıda yazdığım açıklamayı yapmasının sebebi bu yuhalamalar olsa gerek. Halbuki Mike Woodson maçtan sonra "Hepimiz hakettik yuhalanmayı" demişti basın toplantısında. Joe Johnson da 15'te 3 şut isabetiyle oynayarak belki de bu tepkileri en çok çekmesi gereken adamdı. Yani kısacası kendi kötü performansı nedeniyle artan sinirini bir yerlerden çıkarmaya çalışıyor diyebiliriz Atlanta'nın 1 numaralı oyuncusu için...

Joe Johnson her geçen maç bir takımı taşıyamayacağını tekrar tekrar gösteriyor adeta. Üç senedir Hawks ile playofflar'da yakaladığı ortalamalar 18 sayı ve %40 saha içi isabeti. Normal sezonda yaptıklarından oldukça uzak. Hatta baktım playofflar'da her istatistiği düşerken, sadece top kayıpları artıyor JoJo'nun... Johnson sezon başlamadan önce Hawks'un 4 senelik 60 milyon dolar değerindeki kontrat teklifini kabul etmemişti ve bu yaz muhtemelen ayrılacak. Ancak onu kadrosuna katacak takım çok büyük beklentilerle değil, en iyi ihtimalle takımın 2. opsiyonu olarak almalı. Yanında kendisine pozisyon hazırlayabilen hatta defansın ilgi odağı olabilecek bir oyuncu daha yer almalı ki Joe Johnson rahatlasın.

Normalde playofflar sırasında bu tarz bir açıklama yaparak taraftar ile bozuşmanın yanlış olduğunu yazardım ama zaten Hawks'un Magic'e karşı şansı %1 bile değil herhalde artık. Yani 3-0'dan beri dönme istatistiğini geçtim (88'de 0) oyun olarak da öyle böyle ezilmiyorlar Magic'e karşı...

21 Mart 2010 Pazar

Dünya Dönüyor Dönüyor


Link

Joe Johnson önce bel arkası crossover ardından bacak arası crossover ile Stephen Jackson'ı maymun ediyor. 360 derece dönüp Joe Johnson'ın ne tarafa gittiğini bulmaya çalışıyor Kaptan Jack. Sonrasında faul yerine basket olsa herhalde Top 10'da görürdük. Sadece JoJo'ya bakarsanız hareket çok etkileyici değil ama Jackson'a bakmak lazım crossover'ların ne kadar etkili olduğunu görmek için. İzlerken "Ooooooo" demekten kendimi alıkoyamadım, harikaydı. Gördüğüm anda kesip koymam lazım diye düşündüm.

Bu işin son 2-3 yıldaki babasını da yarın veya öbür gün paylaşırım.

4 Mart 2010 Perşembe

LeBron Yoksa JoJo Var

Çıkan bir söylentiye göre, Knicks koçu D'Antoni yazın LeBron'u kadroya katamamaları durumunda, şimdiden Joe Johnson'ı gözüne kestirmiş. Üzerine şampiyonluğa oynayacak bir takım kurulacak bir oyuncu olarak görüyormuş Johnson'ı. LeBron ile aralarında herhalde dağlar kadar fark vardır ama Amare ve muhtemelen Wade ile Bosh da serbest oyuncu statütüsünde olacakken, şimdiden Johnson'ı gözüne kestirmek ne kadar mantıklı acaba? D'Antoni'nin geçmişte birlikte çalıştığı oyunculara daha bir ayrı baktığını biliyoruz ama bu iş bu kadar mı ileri düzeyde? Diğer isimlere göre Joe Johnson'ın 1-2 kademe aşağıda olduğunu söyleyebiliriz. Bu yetmiyormuş gibi Joe Johnson'ın 29 yaşında olduğunu ve ana silah olarak, şampiyonluk kazanmak için maksimum 4-5 senesi kaldığını unutmamak lazım. Son olarak da yanında kaliteli parçalar varken (Bibby, Josh Smith, Horford) Hawks'u doğu finaline çıkaramayan Johnson (Bu sezon şampiyon olurlarmış mesela bu sözün üzerine), özellikle ilk senelerinde daha kısıtlı olacak bir Knicks kadrosunu nerelere taşıyabilecek? Yanlış anlaşılmasın JoJo'yu beğenirim ama benim anlamadığım şey, bir koçun Wade-Bosh'tan önce JoJo'yu hangi mantık çerçevesinde tercih ettiğidir.

Bu tarz dedikoduları genellikle ciddiye almadığımı defalarca kez söyledim ama Joe Johnson ile D'Antoni'nin geçmişte çalışmış olmalarından dolayı gerçeklik payı verdim ve kısaca birşeyler karalayayım dedim.