Gece haberini yazmıştım. Şimdi de biraz değerlendirme amaçlı birşeyler karalayayım.Birkaç kere yazdım blog'da Joe Johnson'ın maksimum kontratlık bir oyuncu olmadığını, daha da önemlisi 'franchise player' olmadığını. Tamam, güzel adam iyi adam, harika bir şutör guard, kendisi pozisyon da yaratabiliyor, şutları çok iyi ama işte liderlik tarafı eksik. İşler sıkışınca Joe Johnson da kilitleniyor, bir anda birkaç seviye birden aşağı düşüyor. 2010 Playofflar'ında bunu bir kez daha gördük. Johnson'ın %30 civarı ile şut attığına değinmiştim Magic serisi sırasında. Kendisi yanılmıyorsam Hawks ona kontrat imzalattığında Suns'dan o teklifle eşleşmemelerini rica etmişti. Çünkü bir takımın lideri olmak istiyordu. Nash varken liderliğin kıyısından geçemeyeceği aşikardı. O da Hawks'un yolunu tuttu. Bu kararının başarılı olmadığını Hawks'un playoff maçlarında gösterdi bizlere. Çünkü Suns'da yardımcı oyuncu rolünü harika yerine getirirken, Hawks'da savunmanın ana odağı olunca hiçbir şey üretemedi.
Ben de bu yüzden Hawks'un ona kesinlikle maksimum kontrat vermemesi gerektiğini düşünenlerdendim. Ancak Hawks yönetimi "battı balık yan gider" diyerek bu başarıya (şampiyonluğa) ulaşması mucizelere bağlı kadroyu dağıtmak yerine, Joe Johnson'ın liderliğinde devam etme kararı aldı. Bu durumda, önümüzdeki sene Horford'a da kontrat verildikten sonra Hawks'un salary cap'i iyice şişmiş olacak ve hamle yapma şansı da bir hayli azalacak. Seneler boyunca da playofflar'a kalan ancak Doğu Finalleri'ne asla ulaşamayan bir takım izleyeceğiz gibi geliyor bana. Bunun 1 numaralı sorumlusu da Joe Johnson'dır. Halbuki Horford'ı takımda tutarak yeniden yapılanmaya gitseler daha iyi olurdu bence.
Ne diyelim hayırlı olsun JoJo'nun aldığı abes kontrat iki tarafa da. Ama pek çok Hawks taraftarının bu işten memnun olmadığına eminim, çünkü yakın geleceklerinin saf amacı sadece playoff olan bir takımı izleyerek geçeceğine inanıyorlar.



