BIY AD

8 Ocak 2011 Cumartesi

Afacan Black Mamba

Hazır Oscar Robertson'ı geride bırakmışken, böyle bir hediye verelim Kobe hayranlarına. Yanılmıyorsam fotoğraf, Kobe henüz İtalya'dayken çekilmiş.

Gecenin Hareketleri - 7 Ocak


Link

Çok maç olmasına rağmen dün gece de pek iyi hareketler çıkmamış. Dunleavy'nin turnikesi benim bir numaram. (Juwan Howard'ın blok için çıkabildiği seviye gerçekten acınası, Heat'in formda ve istekli bir Dampier'a ne kadar ihtiyacı olduğunu gösteriyor. Benim bir numaram ise Hayward'ın müthiş pası. /Can)

Küçük Detaylar-8 (Oscar Robertson da Tamam)


New Orleans maçından önce ligde en çok sayı üreten oyuncular arasında Oscar Robertson'ın 15sayı gerisinde 10. sırada bulunan Kobe, takımının kendi evinde New Orleans'ı yendiği maçta 25 sayı üreterek kendisini Robertson'un önüne 9. sıraya yerleştirdi. Şimdi ufak bir beyin jimnastiğiyle Kobe'nin bu sıralamada nereye kadar gidebileceğine bir bakalım:

Kobe şu an 26.720 sayıda. Normal sezon ve playofflarda ortalama 95 maç oynayacağını düşünelim. Bu maçlarda da ortalama 23 sayı ortalamayla oynayacağını düşünelim. Sezonda 2185 denk geliyor. Kobe'nin bu seneden sonra daha en az 3 sene daha basketbolu bırakmayacağını düşünürsek 6555 sayı ediyor. Bu sezonda normal sezondan kalan 43 maçla birlikte 60'a yakın maç oynayacağını düşünürsek, yine ortalama 23 sayıdan 1380 sayı ediyor. Yani bu basit hesapla Kobe'nin emekli olana kadar 8000 sayı daha atması beklenebilir. Bu da Kobe'nin toplamda 34.500 civarı sayıya ulaşabileceği anlamına gelir ki bu da kendisini Jordan'ın önünde Kareem Abdul Jabbar ve Karl Malone'un gerisinde 3. sıraya taşır.

Suns'a Bir Darbe de Amare'den


Link

Ligde kötü günler geçiren Suns dün gece evinde Knicks'e karşı ağır bir yenilgi aldı. Eski takımına karşı oldukça iyi bir karşılaşma çıkaran Amare, kendisine maç öncesi sevgi göösterilerinde bulunan Suns taraftarlarını, attığı sayının ardından yaptığı bu hareketle selamladı. Tuhaf bir psikolojiye sahip kendisi.

Efes'ten Sonra Enes

Gün içerisinde Efes Pilsen'in isim değiştirmesi zorunluluğuna dair haberi vermiştik. Karar çıkmıştı, hem de durumun bu doğrultuda ilerlemesi halinde Efes Pilsen'in kepenk indirme sinyallerine rağmen. Yine bugün Amerika'dan da kötü bir haber geldi Türk basketbolu adına. Aslında olmasını beklediğimiz gidişat bu yöndeydi. Ancak kendi adıma ufak da olsa ümit beslemiyor değildim Calipari'nin lobisine güvenerek. Evet, bu şekilde belki haksız bir imtiyaz olacaktı ama yine de istiyordum Enes'i NCAA'de görmeyi. Takdir edersiniz ki bu mertebeye erişebilecek çok fazla oyuncu üretemiyoruz. O konuya değinmek istiyorum biraz.

Fenerbahçe itirazında haklı mıydı? Sonuna kadar. Ellerinde böyle bir hak mevcuttu sonuçta, bilumum hoşgörü kavramlarından uzaklaşarak da olsa bu haklarını kullandılar. Peki Fenerbahçe itirazda bulunmasa Enes'in önü açılır mıydı? Sonuna kadar. Şimdiden kesin birşey söylemek zor elbet ama çıkan bu kararla Enes'in kariyerinin daha meşakkatli yollardan şekilleneceğini söyleyebiliriz en azından. Çünkü ortada Kentucky(Calipari) ve Avrupa gerçeği var.

Şöyle ki; NBA malumunuz son senelerde yönünü daha çok çevirmeye başladı bu taraflara. Daha fazla arama-tarama yapıyorlar. Ama NBA'in takındığı bu tavra güvenmek oldukça yanıltıcı sonuçlar doğurmaya gebe. Örneğin geçen seneki draftte ilk 15 sıranın hepsi kolejden lige adım attı. Önceki seneye baktığımızda senelerdir büyük umutlarla beklenen ve Avrupa'da jenerasyonunun kralı olan Rubio draftte 6. sıradan seçilebildi. Hangimiz Enes'in Rubio'dan daha sükseli piyasaya çıktığını söyleyebilir..? Önceki senelere baktığımızda Gallinari ve Bargnani istisnaları yok değil ama ortalamaya vurursak Avrupa'dan her sene 1 bilemediniz 2 kişi iyi diyebileceğimiz bir sıradan(lottery pick) lige girebiliyor. Yani demek istediğim NBA'in bir gözü Avrupa'da ama aslında o göz çok da sağlıklı görmüyor.

Diğer tarafta ise Kentucky ve Calipari gerçeği tokat gibi çarpıyor yüzümüze. Adam drafte ilk turdan 5 oyuncu sokup, ortalama 10 dakika süre alan kapalı kutu bir çaylağı ilk turdan yolladı NBA'e. Tabiri yerindeyse annesini boyayıp babasına satabilecek cinslerden. Şimdi bu iki durumu teraziye koyunca hangisinin ağır bastığını ve alınan kararın Enes açısından aslında ne kadar zarar verebileceğini tahmin etmek zor değil. Ha, bana sorarsanız iş yine Enes'in kendinde bitecek. Müthiş bir potansiyele sahip ve kendini geliştirmeye çok müsait bir çocuk. Avrupa'da bir takımla anlaşması halinde hem seneyi boş geçirmez hem de üzerine birşeyler katma fırsatı bulabilir.

Kısa 5 Dediğin Böyle Olur

Yukarıdaki fotoğrafta görmüş olduğunuz, gece oynanan Knicks karşısındaki Suns'ın ilk 5'i. Hani maç içerisinde duruma göre bu oyuncu topluluğu parkeye sürülebilir ama ilk beş başlamak..? İçlerinde 4 numara bile yok. Bakalım çaresizlik Gentry'ye daha neler yaptıracak.

NBA'de Bugün - 07.01.2011


Sekiz sene formasını giydiği şehre geri dönen ve Suns'a karşı ilk maçına çıkan Amare sanılanın aksine Arizona'da sevgi gösterileri ile karşılandı. Taraftarlar halen Amare'ye Suns formalarını imzalatması ona nasıl saygıyla baktıklarının da göstergesi. Knicks galibiyete rahat bir şekilde uzanırken Amare de 23 sayı 9 ribaund ile eski seyircilerini selamladı. Nash karşısında çok iyi bir maç çıkaran Felton 23 sayı 10 ribaund 11 asist ile triple double'a imza attı. Bu performansın, Felton'ın kariyerindeki ilk triple double olduğunu da söyleyelim. Çaylak Fields 14 sayı 10 ribaund ile double double yaparken, Chandler 16 sayı 6 ribaund ve S.Williams 15 sayı 7 ribaund ile katkı sağladı. Suns cephesinde koç Gentry sürpriz bir tercihle Childress'i pivot olarak başlattı. Haliyle ribaund konusunda hezimete uğrayan Suns maçın herhangi bir anında skorda öne dahi geçemedi. Carter 19 sayı ile takımının en skoreri olurken Nash 14 sayı 9 asist ve Dragic 17 sayı ile mücadele etti.

İki hafta önce rakibine kendi salonunda 45 sayılık bir fark atan Chicago deplasmanda Sixers'a teslim olan taraf oldu ve üst üste ikinci yenilgisini elde etti. Noah dışında eksik oyuncusu olmayan ve Noah'sız olduğu dönemde iyi basketbolunu da izlediğimiz Chiacgo bu maçları kaybederek adeta güvenleri sarsıyor. Sixers'ta Meeks 24 sayıyla takımında en skorer isim olurken Holiday 18 sayı 6 asist ile oynadı ancak bu istatistiklerinin yanına 6 top kaybı da ekledi. Benchten gelen Williams 20 sayı ile oynarken Brand 11 sayı 8 ribaund üretti. Chicago'da Boozer 31 sayı 13 ribaund ile double yaparken takımında en etkili isim olarak dikkat çekti. Rose 27 sayı 9 asist ve Deng 22 sayı ile oynarken 13 dakika süre bulan Ömer sayı üretmese de 4 ribaund 2 asist ile oynadı.

Kötü günler geçiren Lakers ufaktan toparlanmaya başladı bile. Tamam belki elini kolunu sallayarak maç kazanmıyorlar ama bu kötü durumun altından galibiyet serisi ile kalkmak oldukça önemli bir psikolojik direnç göstergesi. Pota altında Hornets'a geçit vermeyen Lakers'ta Gasol 21 sayı 13 ribaund 7 asist ile müthiş bir performansa imza attı. Bynum da 17 sayı 5 ribaund 3 blok ile oldukça başarılı bir görüntü çizdi. Kobe 25 sayıyla oynarken benchten gelen Odom 17 sayı 13 ribaund ile takıma önemli ribaund katkısı sağladı. Hornets cephesinde Paul 12 sayı 10 asist ile takımını sırtlarken West 23 sayı 12 ribaund ile double double yaptı. Okafor pota altındaki Lakers gücüne karşı 13 sayı 13 ribaund ile durmaya çalışsa da başarılı olamadı. Bu maç öncesi ayrıca Hornets'ın kadrosunda bulunan ve geçtiğimiz sezon şampiyonluk kazanan kadroda yer alan Dj Mbenga yüzüğüne sahip oldu.


Nba'in en köklü takımlarından biri olan Boston Celtics, Raptors'u yenerken üst üste 4. galibiyetini elde etti. Aynı zamanda da takım olarak lig tarihindeki 3000.galibiyetini elde etti Celtics. %57 ile hücum eden Celtics üçlük çizgisinin gerisinden de %52 ile oynadı ve savunması zaten sorunlu olan Raptors'a karşı 122 sayı üretti. Maçın sürpriz ismi ise benchten gelen çaylak Harangody oldu. Harangody bugüne kadar oynadığı 16 maçta 22 sayı 19 ribaund üretmişti ki Raptors'a karşı 17 sayı 11 ribaund ile oynadı ve kariyerinin bugüne kadarki en iyi maçını çıkardı. Pierce 20 sayıyla oynarken Allen da 17 sayı 6 ribaund ile mücadele etti. Raptors cephesinde ise altı isim çift haneli rakamlar üretirken DeRozan 20 sayı, Calderon 11 sayı 9 asist ile oynadı. Konuk ekip adına ayrıca Bargnani ve Kleiza 17'şer sayı kaydetti.

Doğu'da üst üste iki maç kaybeden San Antonio, Pacers karşısında oldukça zorlanmasına rağmen bu zorlu deplasmandan galibiyetle çıkmasını başardı. Son çeyreğe 11 sayı geride giren Spurs bu çeyrekte savunmasını konuşturdu ve Pacers'ı 12 sayıda tutarak galibiyete uzandı. Pacers üst üste ikinci yenilgisini alırken Doğu'da play-off yarışında önemli bir yara almış oldu. 15 sayı 15 ribaund 5 blok ile galibiyeti getiren performans Duncan'dan gelirken takımı geriye düştüğünde sorumluluk alan Manu 25 sayısıyla maçın en skoreri oldu. Benchten 32 sayılık katkı bulan Spurs'te Hill 16 sayı ve Neal 11 sayı üretti. Pacers cephesinde özellikle uzunlar oldukça etkili oldu. Hansbrough 23-12 ve Hibbert 10-14 ile double yaptılar. Hansbrough hem sayı hem de ribaund kategorisinde kariyerinin en yüksek rakamlarına ulaştı. Granger 23 sayıyla oynarken Collinson 12 sayı 6 asist üretti.

Temmuz ayından beri loser kimliğini üstüne alan Cleveland somut anlamda da bu kimliğin hakkını vermeyi sürdürüyor. Warriors deplasmanında da istediği sonucu elde edemeyen Cavs üst üste 9. yenilgisini aldı. Özellikle üçlük çizgisinin gerisinden felaket oynayan Cleveland bulduğu serbest atışlarda da istenilen verime ulaşamayınca yenilgiden kaçamadı. Ellis 32 sayı 10 asist ile takımını galibiyete taşırken David Lee 22 sayı 15 ribaund ile kendisine geldi. Curry sadece 15 sayıda kalırken bu sezon gösterdiği gelişme ile dikkat çeken Wright 20 sayı ile maçı tamamladı. Cleveland'da son dönemde form tutan Jamison 21 sayıyla takımının en skoreri olurken Hickson 17 sayı 9 ribaund ve Mo Williams 16 sayı 7 asist ile oynadı. Cleveland'da ilk beş çıkan Manny Harris -evet LeBron'dan önce şampiyonluğu alacak olan takımda ilk beş- 16 sayı 10 ribaund ile double yaptı.

Son bir aydır rakip tanımayan Miami iyi başladığı maçı daha ilk çeyrekten aldık havasına girince ve savunmada gevşeyince Bucks ağır ağır geri döndü ve mücadeleye ortak oldu. Maçın sonu Heat için adeta kabusa doğru giderken bir şekilde yine kazanabileceği bir maçı Arroyo'nun talihsiz bir hatası uzatmaya götürdü. Uzatmalarda savunmalar ön plana çıkınca salonda daha dik duran ve ayakta kalan takım Heat oldu. LeBron James 26 sayı 10 ribaund 5 asist 6 top çalma ile oldukça etkili bir performans sergilerken Wade 14 sayı 7 ribaund 5 asist ile ona eşlik etti. Chris Bosh pota altında Bogut hatta zaman zaman da Ersan'a karşı zorluk çektiği maçı 16 sayı 12 ribaund ile tamamladı. Bogut 12 sayı ile oynamasına rağmen tam 27 ribaund alarak takımını ayakta tutan isimdi ve bu kategoride kariyer gecesini yaşadı. Bucks'ın geri dönüşünü sağlayan isim olan C.D.Roberts 30 sayıya imza atarken maçı uzatmaya taşıyan ve takımının umutlarını yeşerten Boykins 14 sayı ile takımına katkı sağladı.

Doğu'da yoluna doludizgin devam eden Magic evinde Rockets'ı rahat bir oyunla geçmeyi bildi ve üst üste 8.galibiyetini elde etti. Chicago'nun da kaybetmesiyle Doğu'da 3.sıraya yerleşen Orlando'da Howard faul problemine girerek verimli olamasa da 13 sayı 11 ribaund ile double double yapmayı başardı. J.Rich'in maç boyu eli oldukça sıcaktı ve 18 sayı ile mücadeleyi noktaladı. Bass 18 sayı 9 ribaund ile oynarken, Hidayet ise 12 sayı 6 asist ile maçı tamamladı. Üst üste 4.yenilgisini alan Houston'da Martin 27 sayı ile etkili olurken takımın üçlük yüzdesi oldukça düşük kaldı. Özellikle üçüncü çeyrek üstünlüğü tamamen rakibe kaptıran Houston, potasında 39 sayı gördü. Scola 14 sayı 5 ribaund ile maçı tamamlarken Battier ise 10 sayı üretti.

Doğu'nun iki vasat takımı başkentte karşılaştı. %34 ile oynayıp yalnızca 28 basket bulan Nets buna karşın 17 top kaybı ile dikkat çekti. Maçın başından beri rakibine öne geçme fırsatı tanımayan Wizards ilk çeyrek sadece 13 sayıya izin verdi ve maçı bu periyotta koparmayı başardı. Wizards'ta forma giren Lewis 16 sayı 13 ribaund 6 asist ile takımını taşırken pota altında McGee 15 sayı 7 ribaund 6 blok ile mücadele etti. John Wall belki de günün şanssız ismiydi Washington'da çünkü 2/8 ile oynadı ve 5 sayı 9 asist ile mücadeleyi tamamladı. Nets cephesinde ise iki gece önce Bulls'a son saniyelerde basket atan ve sezonluk kredisini elde eden Vujacic 1/14 ile oynadı ve yalnızca 3 sayı üretti. Konuk ekip adına ayrıca Lopez ve Farmar 14'er sayıyla mücadele etti.


Eksik kadrosuna rağmen son dönemde sergilediği iyi performanslarla dikkat çeken Portland deplasmanda ligin zayıf takımlarından Wolves'i rahat geçti. Özellikle ribaundlarda rakibine üstünlük sağlayan Portland'da 7 üçlük isabeti bulan Matthews ilk yarı 29 sayı üretip maçı da 36 sayıyla tamamlayarak kariyer rekoru kırdı. Aldridge de 28 sayı 10 ribaund ile double double yaparak galibiyete katkı sağladı. Eli sıcak bir diğer isim olan Miller da 16 sayı 10 asist ile maçı tamamladı. Wolves cephesinde Kevin Love 30 sayı 19 ribaund ile oynarken Beasley 17 sayı üretti. Ridnour ise 10 sayı 11 asist ile double double yaparak maçı tamamladı. Wolves böylece üst üste üçüncü yenilgisini almış oldu.

Bu sezon play-off hedefi ile yola çıkan ancak istediği sonuçları elde edemeyen Memphis son dönemde Randolph'un form tutmasıyla başarılı sonuçlara imza atıyor. Bu gece evinde Utah'ı deviren Memphis Batı'da 9.sıraya kadar yükseldi ve play-off için oldukça iddialı bir konuma gelmiş oldu. Boyalı alanda rakibe karşı hakimiyet kuran Memphis'te Zach 26 sayı 11 ribaund ile oynarken Rudy Gay ise 28 sayı 9 ribaund 4 asist 4 top çalma ile istatistik kağıdını doldurarak galibiyette büyük pay sahibi oldu. Kumar skandalından sonra tekrar formasına kavuşan Mayo benchten gelip 13 sayı üretirken, Conley de 10 sayı ile takımına katkı verdi. Utah'ta Al Jefferson, Randolph'un etkili performansına karşı 16 sayı 13 ribaund 5 blok ile oynadı. 34 top kaybı yapan Utah'ta Deron Williams da bildiğimiz performanslarından uzak bir şekilde 19 sayı 6 asist üretince yenilgi kaçınılmaz oldu.

7 Ocak 2011 Cuma

7 Ocak Programı

8 Ocak Cumartesi 02:00 / San Antonio Spurs - Indiana Pacers
8 Ocak Cumartesi 02:00 / Chicago Bulls - Philadelphia 76'ers
8 Ocak Cumartesi 02:00 / New Jersey Nets - Washington Wizards
8 Ocak Cumartesi 02:30 / Toronto Raptors - Boston Celtics
8 Ocak Cumartesi 03:00 (NTV) / Houston Rockets - Orlando Magic
8 Ocak Cumartesi 03:00 / Utah Jazz - Memphis Grizzlies
8 Ocak Cumartesi 03:00 / Portland Trail Blazers - Minnesota Timberwolves
8 Ocak Cumartesi 03:30 (NBA TV) / Miami Heat - Milwaukee Bucks
8 Ocak Cumartesi 05:30 / New York Knicks - Phoenix Suns
8 Ocak Cumartesi 05:30 / Cleveland Cavaliers - Golden State Warriors
8 Ocak Cumartesi 05:30 / New Orleans Hornets - Los Angeles Lakers

22 takımın sahne alacağı Cuma'yı Cumartesi'ye bağlayan gecede en önemli olay tartışmasız Amare'nin Arizona topraklarına dönüşü. İlk defa eski takımına karşı oynayacak olan Stoudemire, MVP sıralamasında 1 numaraya yükselmenin gazıyla taraftarlarını biraz üzebilir. Tabi bunun yanında taraftarın onu nasıl karşılayacağı da göreceğiz.

Bu karşılaşmanın dışında 2 maç arka arkaya yenilgi alan lig lideri Spurs, Pacers deplasmanına gidiyor. Heat ise 3 gün önce kendi evinde yendiği Ersan'lı Bucks'ı bu sefer deplasmanda mağlup etmeye çalışacak. Raptors ve Celtics arasındaki karşılaşmanın da sezonun 4. ve son randevusu olduğunu, takımlar arasında oynanan maçlarda 2-1 Keltlerin üstünlüğü olduğunu belirtelim. Son olarak Bulls, ilk maç 45 sayı fark attığı Sixers'a karşı bu sefer nasıl bir tarife uygulayacak merak konusu. Keyifli bir gece dilerim.

Haftanın Değerlendirmesi: 7 Ocak

Blogda yepyeni bir bölümle daha karşınızdayız. NBA'i her gün takip etme şansı olmayan, bize de arada bir uğrayan okurlarımız için ligin genel gidişatı hakkında merak ettiklerini bir nebze de olsa öğrenmelerini sağlayacak bir bölüm olacak bu. Bir nevi inenler/çıkanlar tadında birşey... Böylece bir önceki hafta form grafiği tavan yapan ve yerlerde sürünen oyuncuları ve takımları öğrenebileceksiniz en azından. İlgili postları mümkün olduğunca Cuma günleri girmeye çalışacağız ama birer günlük kaymalar olabileceğini şimdiden söyleyip ilk yazımıza geçelim.

Çıkanlar
- Miami Heat(Wade, LeBron): Acaba maç kazanma rekorunu kırabilirler mi tarzındaki sorular kafalarda dolaşırken sezona öyle kötü başladılar ki beklentiler bir anda dibe vurdu. Ancak uyum sorununu aştıktan sonra korkulan bir takım hüviyetine büründüler. Son 20 maçında yalnızca 1 yenilgi alan Heat dolu dizgin devam ediyor yoluna. Form grafiklerini küçümsemek gibi olmasın ama bu 20 maçlık seride oynadıkları birkaç maç haricinde fikstürlerinin kolay olduğunu da belirtelim. Bu hafta ise 3'te 3 yaparak galibiyet serisini 7 maça taşıdılar ve konferans lideri Celtics'le aradaki farkı yarım maça indirdiler. Üst üste iki maç 40+ attıktan sonra geçtiğimiz hafta oynadığı karşılaşmaları 30 sayı-7 ribaund ve 4 asist ortalamasıyla tamamladı Wade ve takımıyla orantılı olarak performansını sürdürdü. LeBron da formdaydı son hafta. Özellikle Bobcats ve geriden gelip aldıkları Warriors maçlarının kazanılmasında önemli pay sahibiydi. Onun da bu haftalık ortalamaları 29 sayı-7 ribaund-8 asist.

- Boston Celtics(Rondo): Önemli iki yıldızının yokluğunda son dakikalarda kaybedilen Hornets maçının ardından Rondo'nun takıma dönmesiyle üst üste 3 galibiyet aldı Celtics. Aslında kendilerine formda demek doğru olmayabilir. Çünkü evlerinde çok kötü bir Minnesota maçı oynayıp kazandıktan sonra ikinci bir kabusu da Spurs maçında yaşadılar. Yani bu haftalık performansları 3'te 1 olabilirdi. Ama en azından 'winner' özelliğini koruduklarını söylemek mümkün. Bu dönemde Nate Robinson'dan takımın direksiyonunu devralan Rondo kendini hemen belli etti. Onun yokluğunda verimi gözle görülür derecede azalan Celtics hücumları, genç oyun kurucusunun 3 maçtaki ortalama 15 asistinin de etkisiyle eski verimliliğine kavuştu.

- Atlanta Hawks(Crawford): Doğuda tepeye oynayanların bu haftayı iyi geçirdiklerini söyleyebiliriz. Onlardan biri de Hawks'tı. 4 maçlık batı turnesine Thunder mağlubiyetiyle başladılar ancak daha sonra toparlanarak 3 galibiyet birden aldılar. Jazz deplasmanındaki zaferleri kuşkusuz bunlardan en önemlisiydi. Maç boyu oyunu forse edip zor deplasmandan çok rahat bir galibiyet çıkardılar. Bu seri boyunca Hawks adına sürpriz sayılabilecek bir isim rakiplerin belalısı oldu. Geçtiğimiz haftayı ortalama 26 sayı-4 asist ortalamalarıyla kapatan Jamal Crawford takımının en etkili ismiydi. Kariyerine baktığımızda istikrar ve Jamal yan yana pek uyumlu durmuyor. Bu sebeple birkaç maç içerisinde performansı düşecek diye tahmin ediyorum.

- Memphis Grizzlies(Randolph, Gay): Batıda playoff dışındaki takımlar arasında saha içinde yapabildikleriyle en iyisi Memphis, en azından ben öyle olduğunu düşünüyorum. Geçtiğimiz hafta özellikle Lakers galibiyetiyle dikkatleri üzerine toplayan Grizzlies ardından evinde Thunder'ı da devirmeyi başardı ve konferansta yükselişe geçti. Ben bu formlarının devam edeceğini ve sezon sonuna kadar en kötü ihtimalle playoff yarışı vereceklerini tahmin ediyorum. Randolph-Gay ikilisi bu dönemde takımın en önemli silahlarıydı. Gay haftayı 27 sayı, Randolph ise 26 sayı-13 ribaund ortalamayla tamamladı.

Yarım Artı: Yukarıdaki isimlerin yanı sıra bireysel olarak iyi performans sergileyen ancak bu performansları maçın sonucuna etki etmeyen isimler de vardı. Antawn Jamison, Griffin, Love, Aldridge, DeRozan, Dorrell Wright, Wilson Chandler, Holiday gibi. Ayrıca Dwight Howard(ve Magic) da takaslardan sonra inanılmaz bir yükselişe geçti Hidayet'le birlikte. Ancak yalnızca son haftayı baz aldığım için kendisine bilahare değinmek istemedim.

İnenler
- Cleveland Cavaliers: Son 19 maçta alınan 18 mağlubiyet ve arada evinde Knicks'e karşı yanlış anımsamıyorsam uzatmada kazanılan maç... Dan Gilbert, LeBron'un ardından bir gazla şampiyonluktan falan bahsediyordu, mevsim yazdı o zamanlar, kuşlar falan uçuşuyordu, güzel rüyalardı. Şimdilik ligin dibine demir atmış durumda Cavaliers. Sakatlıklar falan da epey hırpaladı kendilerini ve kısa vadede ümit hiç yok denecek kadar az.

- Washington Wizards: John Wall'un dönmesiyle toparlanacaklarını düşünüyordum ama olmadı. Deplasman maçlarından önce artık direkt mağlubiyet hanelerine +1 yazılıyor. Pacers-Sixers-Hornets maçlarından galibiyet alamadan haftayı 3'te 0'la tamamladılar. Ancak Cavaliers için söylediğim durum burada geçerli değil. Çok genç ve o kadar çok olmasa da potansiyelli bir kadroları var. Birkaç hafta öncesine kadar fena da oynamıyorlardı. Yakın zamanda bir çıkış bekliyorum ben Wizards'tan.

- Phoenix Suns: Takas sonrası belini bir türlü doğrultamadı Suns. Arada kazandıkları bir Pistons maçı var ki Pistons'ı artık yenmeyeni dövüyorlar. Carter henüz takıma uyum sağlayamadı, daha fenası uyum sağlamaya niyeti de yok gibi. Ayrıca Gentry'nin rotasyonu bir türlü oturtamaması, geçen yılların aksine bench'in olumsuz yönde fark yaratması, savunmada konsantrasyon kayıplarının çok sık görünmeye başlaması, Nash'in takımdan ayrılma durumu... Bir Suns taraftarı olarak çok doluyum ve birşeyler karalamayı planlıyorum, belki sınavlardan sonra.

- Denver Nuggets: Ligin üst düzey takımları içerisinde açık ara en kötü savunma yapanı Denver. Son maçlarında temponun da tetiklemesiyle birlikte her maç 100 veya üzerinde sayı yemeye başladılar. Geçtiğimiz haftayı 4'te 2 ile kapamalarına karşın buraya yazmak istedim kendilerini. %50'lik bir performans o kadar da kötü değil diyebilirsiniz çünkü daha kötü serisi olan nice takımları almadım buraya. Ama son iki maçtan (Clippers ve Kings) mağlup ayrıldılar. İşin ilginci her iki maçta da rakiplerine karşı neredeyse hiç bir varlık göstremediler. Üstelik Melo'nun dönüp bu maçlarda takımdaki yerini almasına rağmen. Bu seviyedeki takımlara karşı böylesine yenilgiler güven sarsıcı.

Gözden Kaçıyor Sanmayın: Bu hafta perfonasında düşüş olan veya beklentileri karşılayamayan isimler'i de buraya yazalım: Jeff Green, Channing Frye, Jason Kidd, Pau Gasol(yorgunluk).

Gecenin Hareketleri - 6 Ocak


Link

İki maçın oynandığı geceden pek güzel hareket çıkmadı. 1 numarada Ibaka smaç yarışması için küçük bir prova yapıyor. Benim favorim ise Tyreke'in 2. sıradaki asisti.

The Good, the Bad and the Ugly


Link

Azımsanmayacak zamandır NBA izlerim, bu gece gördüğüme benzer bir olay yaşandığını hatırlamıyorum. Belki gündüz ayık kafayla daha sağlıklı düşünersem... Efendim, videoyu izleyince başlığın ne manaya geldiğini anlayacaksınız ama ben biraz açıklayayım. Geceki Thunder-Mavericks karşılaşmasının son 10 küsür saniyesi, artık maç bitmiş, iki takım da sonucu kabullenmiş ve NBA'de klasikleşen 'son hücumu oynamama' moduna girmişler. Ribaundu alan Durant rakibin baskısını aşıp topu yarısahaya kadar getiriyor ve hücum yapmayarak iyi niyetle süreyi eriteyim diyor(The Good). Bu esnada Carlisle oyun alanına girerek Durant'in elinden topu alıveriyor. Öyle ki Chris Paul, Rajon Rondo halt etmiş yanında. Ben hayatımda bu kadar soğukkanlı bir top çalma görmedim. Carlisle oyun alanına Durant'i tebrik etmek amacıyla mı yoksa bir çakallık düşünerek mi girdi emin olamadım ama pozisyonun tekrarındaki bakışlarını hiç beğenmediğim açıkçası. Herşeye rağmen biz işimizi sağlama alalım ne de olsa dış görünüşü aksini belirtmiyor(The Ugly). Sonrası videoda yok ama ben anlatayım. Hakemler hücumu Dallas'a veriyor(*) ve topu alan Stevenson yolladığı üçlükle farkı 4'e indirip maçı noktalıyor(The Bad). Yoksa istatistiklerini arttırıyor mu demeliydim? İşte bu konuda söylemek istediğim şeyler var. Maçın sonucunu değiştirecek olsa bir yere kadar kabul edilebilir ama takımına hiçbir şekilde getirisi olmadığını bile bile hem de topu böyle hileyle kapmışken üçlük atmak en iyi ifadeyle pişkinliktir, yüzsüzlüktür. Durant'in, topu refleks olarak verdiğini düşünsem de saflığı yok demiyorum. Elbette yapılan top kaybında hatalı ama bu pozisyonun ardından Stevenson'ın yaptığı kadar değil, en azından benim gözümde.

*Hakemlere de ayrı bir paragraf açalım. Eğer ki rakip takımın koçu bu örnekte veya Kidd örneğinde olduğu gibi oyun alanındayken oyunun gidişatına müdahalede bulunursa teknik faulü alır. Ancak hakemler çizginin içine giren, Durant'i önce dürtüp sonra topu ister gibi elini uzatan ve hatta Durant topu sununca hamleyi yapıp topu kapan Carlisle'ın bu hareketlerini görmezden geldi. Durant'ı sanki pas vermiş de, top dışarda Carlisle'a çarpmış gibi düşündüler ve topu Dallas'a verdiler.

NBA'de Bugün - 06.01.2011


Bu sezon iki kez Dallas'a mağlup olan Oklahoma rakibini deplasmanda yenmeyi başardı. Rakibin eksik kadro olmasının da avantajı ile oynayan Thunder benchin de etkisi ile galibiyete uzanmayı başardı. Bench'ten çok nadir katkı alabilen Dallas özellikle bu oyuncularının ağırlıklı olarak oyunda olduğu dakikalarda rakibine boyun eğdi. Kenardan gelen tek destek olan Barea 14 sayı atmasına karşın maçı 5 top kaybıyla tamamladı. Özellikle ikinci devre savunma performansıyla öne çıkan Thunder rakibine kolay sayı şansı tanımadı ve galibiyete yürüdü.

Oklahoma'da Durant 28 sayı ile takımını galibiyete taşırken kaçırdığı şutlarla dikkat çeken Westbrook 15 sayı 9 asist ile mücadele etti. Green ise sessiz sedasız 16 sayı 9 ribaundluk bir performansa imza attı. Benchten gelen Ibaka şut kaçırmadan 13 sayı 8 ribaund ile oynarken oyuna sertlik kazandırdı ve ribaund konusunda pota altını iyiden iyiye domine eden Chandler'a karşı ikinci devre ayakta kaldı. Chandler da Dallas cephesinde 14 sayı 18 ribaund ile double yaparken serbest atışlardaki başarılı grafiği dikkat çekti. Maçın ilk devresi oldukça sıcak olan Marion 21 sayı üretse de ikinci devre etkili olamadı ve maçı sezonun en yüksek rakamı olan 25 sayıyla tamamladı. Terry 19 sayı ile etkili olurken son bölümdeki üçlükleri ile dikkat çeken Stevenson maçı 14 sayıyla tamamladı. Maç boyu takımda dümeni ele alan ve 10 ribaund 7 asist ile etkili olan Jason Kidd şutlarında isabet kaydedemedi ve skor konusunda kötü bir gece geçirdi.


Batı'nın dibinde bulunan Sacramento Kings sürpriz bir sonuçla evinde Denver'ı mağlup etmeyi başardı. Maç boyu iki takım da oldukça yüzdeli şut atarken Sacramento özellikle üçlükleri ile fark yarattı. Üçlük çizgisinin gerisinden %50 isabet oranı yakalayan Kings'e karşı Denver yalnızca %25 ile oynadı. Üçüncü çeyrek skorda geri dönüş için fırsat kollayan Denver bu çabasını son çeyreğe yansıtamadı. Son çeyreğin başında üst üste top kayıpları ve hızlı hücum sayıları Kings'in bir anda farkı açmasını sağladı. Denver karşılaşmayı 22 top kaybı ile bitirirken Sacramento da maç boyu hızlı hücum sayıları ile etkili oldu. Denver böylece üst üste ikinci yenilgisini aldı.

İki gece önce Atlanta karşısında ritmini bulan ve etkili oynayan Evans, Denver'ın fişini çeken isim oldu ve maçı 27 sayı 12 asist ile double double yaparak tamamladı. Ayrıca Evans 12 asistle bu sezon ilk kez çift haneli sayılarda asist üretti. Yine formda olan Cousins pota altında 20 sayı 6 ribaund üretirken bir diğer guard Udrih ise 17 sayıyla oynadı. Benchten gelen Landry kısa boyuna rağmen fark yarattı ve 14 sayı üretti. Casspi de bulduğu üçlükleriyle dikkat çekti ve 13 sayı 6 ribaund ile galibiyete katkı sağladı. Denver cephesinde yaptığı açıklamalarla bir kez daha dikkat çeken ve ayrılık sinyallerini iyice veren Carmelo 26 sayı 4 ribaund ile oynadı. Billups 16 sayı üretirken asist yapmaması dikkat çekti. Pota altında 17 sayı 8 ribaund 3 blok ile oynayan Nene takımının en etkili ismi oldu. Bench'ten gelen Harrington da takımına 15 sayı ile katkı yaptı.

Sonunda Oldu

Tanıtım yönetmeliğindeki değişiklik resmi gazetede yayınlandı ve alkollü içecek markalarının spor kulüplerine artık isim olamayacağı bildirildi. Böylece Efes Pilsen'in 1 yıl içerisinde logo ve isim değişikliğine gitmesi zorunlu kılındı. Her ne kadar NBA blogu olsak da basketbol sever Türk insanları olarak alınan kararı kınayıp şimdilik haber olarak girelim. Vakit bulabilirsek gün içerisinde değerlendirme yaparız.

All-Star Oylamasında Son Durum #3


3. oylama sonuçlarının geldiği bugün tabloya göz attığımızda ilk 5 çıkacak oyuncularda bir değişiklik olmadığını görüyoruz. Ancak Doğu guardlarında Rose'un farkı 15 bine kadar indirmesi gözden kaçacak gibi değil. Yine büyük çekişmeye sahne olan Doğu forvetleri kısmında Amare-Garnett arasındaki fark da 25 binlere kadar düşmüş durumda. Tam bir kurtlar sofrası olan Batı forvetlerinde ise Melo Gasol'le arasındaki 5binlik farkı 40 bin küsüre çıkarmış görünüyor. Duncan ve Griffin'in de gaza basıp Nowitzki'yi geçtiklerini de ekleyelim. Son olarak sancılı pozisyon Batı pivotlarında tehlike farkedilmiş olacak ki Yao'nun ardından Bynum'ın da gitmesi halinde Haywood'un önü kesilmiş. Nene daha insancıl bir seçim olacak kuşkusuz.

Doğu Konferansı
Forvetler
LeBron James (Heat) 1,194,091
Kevin Garnett (Celtics) 850,687
Amar'e Stoudemire (Knicks) 826,628
Paul Pierce (Celtics) 465,270
Chris Bosh (Heat) 334,921
Josh Smith (Hawks) 225,951
Carlos Boozer (Bulls) 222,431
Danilo Gallinari (Knicks) 168,519
Danny Granger (Pacers) 158,836
Andre Iguodala (76ers) 150,840

Guardlar

Dwyane Wade (Heat) 1,167,649
Rajon Rondo (Celtics) 929,781
Derrick Rose (Bulls) 917,753
Ray Allen (Celtics) 494,489
John Wall (Wizards) 212,238
Gilbert Arenas (Magic) 193,056
Brandon Jennings (Bucks) 172,076
Raymond Felton (Knicks) 144,707
Jamal Crawford (Hawks) 123,531
Joe Johnson (Hawks) 119,455

Pivotlar
Dwight Howard (Magic) 1,205,159
Shaquille O'Neal (Celtics) 506,621
Joakim Noah (Bulls) 197,407
Andrew Bogut (Bucks) 159,560
Al Horford (Hawks) 149,908
Roy Hibbert (Pacers) 133,416
Andrea Bargnani (Raptors) 126,185
Brook Lopez (Nets) 104,784
JaVale McGee (Wizards) 82,650
Ben Wallace (Pistons) 61,051

Batı Konferansı
Forvetler
Kevin Durant (Thunder) 945,944
Carmelo Anthony (Nuggets) 742,284
Pau Gasol (Lakers) 702,859
Tim Duncan (Spurs) 551,226
Blake Griffin (Clippers) 540,701
Dirk Nowitzki (Mavericks) 518,682
Lamar Odom (Lakers) 285,667
Luis Scola (Rockets) 258,407
Kevin Love (T-Wolves) 233,273
Caron Butler (Mavericks) 186,626

Guardlar

Kobe Bryant (Lakers) 1,391,597
Chris Paul (Hornets) 724,605
Manu Ginobili (Spurs) 504,123
Steve Nash (Suns) 397,975
Deron Williams (Jazz) 384,515
Russell Westbrook (Thunder) 327,453
Tony Parker (Spurs) 298,771
Jason Kidd (Mavericks) 260,569
Vince Carter (Suns) 228,698
Eric Gordon (Clippers) 190,636

Pivotlar
Yao Ming (Rockets) 754,583
Andrew Bynum (Lakers) 493,237
Nene (Nuggets) 292,829
Marc Gasol (Grizzlies) 263,000
Brendan Haywood (Mavericks) 245,737
Emeka Okafor (Hornets) 227,621
Chris Kaman (Clippers) 148,389
Marcus Camby (Blazers) 148,322
Andris Biedrins (Warriors) 91,60

6 Ocak 2011 Perşembe

6 Ocak Programı

7 Ocak Cuma 03:00 (AZ TV banttan 05:00) / Oklahoma City Thunder - Dallas Mavericks
7 Ocak Cuma 05:30 / Denver Nuggets - Sacramento Kings

2 maçın oynanacağı Perşembe gecesinde Azerbaycan kanalı AZ TV'nin bant yayını dışında televizyondan yayınlanacak bir maç bulunmuyor. Tyreke ve arkadaşlarının Melo ve tayfasını konuk edeceği maç sürprizlere sahne olabilir. Takımdaki düzensizlikten isyan bayrağını çeken Dalembert'in performansı merak konusu. Nowitzki'nin bir türlü düzelmeyen diz burkulması nedeniyle kaçıracağı maçta ise, Dallas normal sezon maçlarında 2-0 önde olduğu rakibi Thunder'ı süpürmek için sahaya çıkacak. Keyifli bir gece dilerim.

Cavs'den Güzel Hareket


Link

Cleveland Cavaliers organizasyonu geçtimiz günlerde herkes tarafından takdir edilen bir işin altına imza attı. Bu işin oyuncularla, antrenörlerle hatta basketbolla bile alakası yok desek yanılmayız zira Cavs sokaklarda harcanıyor diyebileceğimiz türden evsiz bir adama iş teklif etti. Bu adamı özel kılan şey eşi benzeri bulunmayan sesi. Hayatını sokaklarda sürdüren Ted Williams adeta radyoda çalışmak için yaratılmış. Sesi üzerine zamanında eğitim alan ancak kötü alışkanlıklar yüzünden evsiz kalan ve radyoda duymaya alıştığımız birçok isime taş çıkartacak bir yeteneği olan bu adam eğer teklifi kabul ederse artık Cavs radyosu için çalışacak. Cleveland'a gelecek olursak onlar için basketbolda işler pek yolunda gitmiyor ama bu hareketleri gerçekten çok güzel. Takdir etmek lazım.

Gecenin Hareketleri - 5 Aralık


Link

Alley oop sevenler için güzel bir gece olmuş, çok sayıda mevcut Top 10'da. Griffin biraz etiketinin de etkisiyle 1. sırayı almış ama 5 numaradaki hareket ondan daha hoş göründü gözüme. Özellikle Baron'ın pası enfes. Onun da sakatlıktan döndüğünden beri büyük renk kattığını söyleyelim unutmadan. Ama Rose'un bu tarz turnikelerinin özel hayranıyım ve oyumu kendisinden yana kullanıyoum.

Küçük Detaylar-7 (Pierce Bir Efsaneyi Daha Geride Bıraktı)

Spurs karşısında fena bir maç çıkarmayan Paul Pierce takımının galibiyetinde önemli bir rol oynamıştı. Ancak bu maçın kendisi açısından ayrı bir önemi daha vardı. Bildiğiniz gibi 1998 draftinde Celtics tarafından seçilen Pierce yaklaşık 13 senedir aralıksız bu takımın formasını giyiyor. Dün gece Spurs karşısında takımıyla 918. maçına çıkan Pierce, bir Celtics efsanesi olan Bob Cousy'yi bu kategoride geride bırakarak 5. sıraya yükseldi. Tarihi başarılarla ve efsanelerle dolu olan bir organizasyonda bu seviyeye gelmek gerçekten büyük iş. Kendisini tebrik ediyoruz. Eğer sağlık sorunu yaşamazsa bu sezon içerisinde 3. sıraya kadar yükselme ihtimali de var. Hesaplamak isteyenler için Celtics tarihinde en çok maç oynayan ilk 4 ismi de oynadıkları maç sayısıyla birlikte verelim: 1- John Havlicek(1270), 2- Robert Parish(1106), 3- Kevin McHale(971), 4- Bill Russell(963).

Rondo:22 - Spurs:20

Beklediğimize değdi ve Spurs-Celtics maçı playoff karşılaşmasından hallice bir mücadeleye sahne oldu. Başlığın sebebini yazının devamına saklayarak maçı izlemeyenler için küçük bir özet geçeyim: Hızlı başlayan Celtics'e bench oyuncularıyla karşılık veren Spurs maçın başında oyundan kopmadığı gibi devrenin sonlarına doğru da skor üstünlüğünü ele geçirdi. 4. çeyreğin sonuna kadar karşılıklı basketlerle ortada geçen maçta son dakikaya girilirken Rondo'nun savunmada kaptığı toplardan bulduğu kolay basketlerle farkı 9 sayıya kadar çıkardı Celtics. Bundan sonra ise maçı vermek için ellerinden geleni yaptılar. 9 sayılık fark yaklaşık 20 saniye içerisinde 2'ye kadar indi. Bu bölümde Pierce ve Robinson'ın basit top kayıplarını fastbreakle değerlendiren Spurs, Allen'ın kaçırdığı iki serbest atışla son topta maçı kazanma şansını elde etti. Ama son hücumda Ginobili'nin topunu kesen Pierce, Celtics'i kabustan uyandırdı.

Yazının başında dediğim gibi kalite olarak değil belki ama seyir zevki ve mücadele bakımından playoff havasında geçti karşılaşma. Maça damgasını vuran isimse Rondo idi. 3. çeyreğin sonlarına doğru istatistiklere baktığımda ilk başta uyku sersemliğiyle yanlış gördüğümü sandım. Rondo'nun asist hanesinde 20 yazıyordu. Her ne kadar istatistikçilerin bu konuda oyunculara hafif destek çıktığını düşünsem de Spurs'e karşı kolay değil başardığı. Karşılaşmayı da 12 sayı- 10 ribaund ve 22 asistle tamamladı ki Spurs takım olarak 20 asistte kaldı.

Celtics şimdiye kadar makine gibi işliyor ve bu makinenin dümeninde Rondo var. Onun yokluğunda oyun kuruculuğa Nate'in soyunduğu dönemlerde haliyle hücumda pek organize olamıyorlardı ve düşük yüzdede kalıyorlardı. Bu maçta gördük ki o sorunu da bertaraf ettiler Rondo'yla. Hayli verimli hücum yaparak %61 ile şut attılar Spurs'e karşı.

Spurs cephesinde de işler o kadar kötü değil aslında. Çünkü Manu son çeyrek haricinde pek ortada görünmedi. Keza Duncan ve Parker da çok etkili olamadılar maç boyunca ve matchup'larına karşı ezildiler. Ama tüm bunlara rağmen, hatta Garnett olmasa bile Celtics'e deplasmanda bu kadar direnebilmeleri başarı. Tabii sezon başından beri olduğu gibi müthiş bench katkısının bu direncin en önemli halkası olduğunu da söylemekte fayda var.

NBA'de Bugün - 05.01.2011

NBA'de iki yakanın liderini karşı karşıya getiren maç play-off atmosferinde geçti ve büyük bir çekişmeye sahne oldu. Son anları heyecan fırtınası içinde geçen maçta gülen taraf Boston Celtics oldu ve üst üste üçüncü galibiyetlerini elde ettiler. Maç boyu Spurs gibi bir takıma %61 ile hücum eden Celtics'e karşı San Antonio hücum ribaundları ile ayakta kaldı ancak buna rağmen galibiyete ulaşamadılar. Rajon Rondo kariyer maçını oynayacak derken son çeyrek frene bastı yoksa asist sayısı hızla yükseliyordu. Maçı 12 sayı 10 ribaund 22 asist 6 top çalma ile tamamlayarak Spurs'ü yıkan isim oldu. İşin ilginç yanı ise Rondo 22 asist yaparken takım halinde Spurs'un 20 asist yapmasıydı. Allen 31 sayı 6 asist ile oynarken Glen Davis 23 sayı üretti. Son çeyrek 20 sayı kaydeden ve takımını sırtlayan Manu son hücumu değerlendiremedi ve maçı 24 sayı 8 ribaund 5 top çalma ile tamamladı. Benchten Bonner ve Neal ile katkı alan Spurs cephesinde Parker ve Duncan 18 sayı üretti.

Hidayet ve Ersan'ı karşı karşıya getiren maçta gülen taraf üst üste yedinci galibiyetine ulaşan Orlando oldu. Maç boyu skorda üstün olan Orlando'ya son çeyrek kafa tutan ve hafiften maçın içine giren Bucks'un çabası çok uzun sürmedi. Hidayet yine kritik anlarda bulduğu basketlerle Bucks'un fişini çeken isim oldu. Howard 28 sayı 13 ribaund ile oynarken iyi bir maç çıkartan Nelson 10 sayı 7 ribaund 9 asist üretti. Hidayet son bölüm dışında çok sahneye çıkmadı ve 13 sayı üretti. Benchten gelen ve 19 sayı 7 ribaund 4 asist ile oynayan Redick'in katkıları da önemliydi. Milwaukee'de Ersan çok fazla şut kaçırdığı maçı 5 sayı 7 ribaund ile tamamladı. İstediği şutları bulmasına rağmen gününde olmadığı açıktı. Benchten gelen ve 21 sayı 7 ribanud ile oynayan Maggette takımı adına ayakta kalan isim olurken Sanders 15 sayı 8 ribaund ile dikkat çekti. Bogut ise Howard karşısında faul problemine girince etkisiz kaldı.

Deplasmanlarda kazanamayan Wizards şeytanın bacağını yine kıramadı. Son çeyreğin ortalarına kadar çekişmenin hakim olduğu maçta vidaları sıkan Sixers son anları iyi oynadı ve galibiyete uzandı. Holiday 26 sayı 9 asist ile oldukça etkili bir maç çıkartırken benchten gelen Williams 7/10 şut isabetiyle 26 sayı kaydetti. Nocioni 10 sayı 10 ribaund ile double double yaparken Brand 17 sayı üretti. Wizards cephesinde ise Lewis oldukça etkili oldu. Wizards forması altında en iyi maçını çıkaran Lewis 18 sayı 10 ribaund ile double double yaptı. Çaylak Wall 18 sayı 14 asist ile mücadele ederken Nick Young ise 21 sayıyla takımının en skoreri olarak dikkat çekti.


Bir ileri bir geri gitmeye devam eden Hornets iyi başladığı maçı kötü bitirdi. Maçın başında Paul ile oldukça etkili olan Hornets'in felaket son çeyrek performansı maçı kaybetmelerine sebep oldu. Warriors son çeyrekte rakibine 38-21'lik bir üstünlük sağladı ve geriden gelerek maçı kazandı. Golden State'te guard ikilisi Ellis ve Curry takımı sırtlayan isimler oldu. Ellis 29 sayı üretirken Curry de 21 sayı ile mücadele etti. Benchten gelen Amundson 7 sayı 12 ribaunt ile maça sertlik getirirken 3/5 üçlük ile oynayan Wright 13 sayı kaydetti. New Orleans'da Paul 24 sayı 13 asist ile etkili olurken Ariza 15 sayı 10 ribaund ile double double yaptı. Ribaund konusunda rakibine üstünlük sağlamasına rağmen serbest atışlarda istediği yüzdeyi tutturamayan Hornets yenilgiden kurtulamadı.

Lakers üst üste ikinci galibiyetini Suns deplasmanında aldı. Oldukça çekişmeli geçen maçta uzunlarıyla pota altında hakimiyet kuran Lakers buna karşın dış şutlarda verimli olamayınca maçı sıkıntıya soktu. Kobe Bryant oldukça iyi bir maç çıkartıp 24 sayı 7 ribaund 5 asist üretti. Benchten gelen Odom 12 sayı 10 ribaund ile double double yaparken Brown 13 sayı kaydetti. Uzun rotasyonunda Bynum 14 sayı ile oynarken Gasol 9 sayı 9 ribaund 6 asist ile mücadele etti. Suns'ta skorer olarak sahneye çıkan isim bir kez daha Dudley oldu ve maçı 21 sayı 6 ribaund ile tamamladı. Nash 11 sayı 10 asist ile double double yaparken Gortat 12 sayı 9 ribaund ile oynadı. Vince Carter ise maçı 13 sayı ile tamamladı.

Batı'da sekizinci sıra için çekişen Houston ve Portland Toyota Center'da karşı karşıya geldi. Üç gün önce Rose Garden'da rahat kazanan Portland bu gece karşısında Kevin Martin'i buldu. Maçı kazanmak için elinden geleni yapan Martin 13/18 isabetle 45 sayı üretmesine rağmen mağlubiyete engel olamadı. Battier 13 sayı ile takımda çift hanelere çıkan ikinci isim oldu. Portland cephesinde ise yedi isim çift haneli sayılara ulaşırken formda Aldridge 27 sayı 14 ribaund ile oynadı ve galibiyeti getiren isim oldu. Benchten 36 sayılık katkı bulan Blazers'ta Mills 14 sayı, Fernandez 12 sayı 5 asist ile oynadı. Camby ise pota altında 10 sayı 8 ribaund ile mücadele etti.


Millsap'in yokluğunda evinde Hawks'ı ağırlayan Utah ağır bir yenilgi aldı. Maç boyu hiç öne geçemeyen Utah'ın hücumda %39'da kalması yenilgiyi getiren başlıca etkendi. Bu sezon geri dönüşleriyle dikkat çeken Utah Jazz geri dönüş için çabalasa da her hamlesine cevap veren bir Atlanta vardı karşılarında. Hawks'ta son günlerin formda ismi Crawford 26 sayı 6 ribaund 4 asist ile takımını sırtlarken Johnson 28 sayı ile mücadele etti. All-Star pivot Horford 18 sayı 8 ribaund ile oynarken Smith ise 12 sayı ile oynadı. Utah cephesinde Deron'un 19 sayı 9 asisti ve Kirilenko'nun 19 sayı 6 ribaundluk performansı galibiyete yetmedi.

Doğu'da koç değişiminden sonra play-off'a gözünü diken Charlotte deplasmanda Jackson ve Wallace gibi isimlerden yoksun olmasına rağmen Wolves'i uzatma sonunda mağlup etmeyi başardı. Love gibi bir silaha rağmen boyalı alanda üstünlük kuramadı Wolves ve hakimiyeti Bobcats'e verdi. Pota altında benchten gelen ve 21 sayı 11 ribaund üreten Thomas ile etkili olan Bobcats'de guard Agustin 16 sayı 8 asist üretti. Kwame 14 ribaund alarak önemli bir performans sergilerken Diaw 16 sayı 7 asist ile mücadele etti. Wolves cephesinde Love 35 sayı 15 ribaund ile harika bir performans daha sergilemesine rağmen boşa kürek çekmekten kurtulamadı. Ayrıca Beasleyminnesota adına Beasley de 28 sayı 12 ribaund ile double double yaptı.

Doğu'nun dibinde bulunan Cleveland evinde kötü savunması ile ün salmış Raptors'a ilk çeyrek 38 sayı atınca acaba galibiyet mi geliyor diye düşünmedik değil ancak maçın kalan bölümünde özüne dönüp bir kez daha kaybeden oldular. Özellikle boyalı alanda rakibini domine eden Raptors'ta Bargnani 25 sayı 8 ribaund ile dikkat çekerken Calderon 20 sayı 17 asist üretti. Ayrıca Calderon yaptığı 17 asist ile kariyer rekorunu kırmış oldu. Benchten gelen Barbosa 22 sayı üretirken Julian Wright 15 sayı 9 ribaund 5 asist ile oynadı. Son günlerde formda olan Jamison Cleveland'ı hücumda taşıyan isim olurken 32 sayısı ile dikkat çekti. Mo-Will 11 sayı 9 asist üretirken benchten gelen Sessions ise 16 sayı 6 asist ile mücadele etti. Üçüncü çeyrek ayağı burkulan ve maça bir daha dönemeyen Gibson da 13 sayı ribaund ile karşılaşmayı tamamladı.


Beş maçlık galibiyet serisi ile Nets deplasmanına gelen Chicago salondan istediği sonuçla ayrılamadı. Maçın başından beri istekli olan ve kazanmak adına çaba sarf eden Nets, Vujacic'in son faulü ile bir çuval inciri berbat etmek üzereydi ki takımını ipten alan yine Vujacic oldu. Benchten gelerek 13 sayı ile oynayan Vujacic'in yanı sıra Humphries 20 sayı 11 ribaund ile oldukça ekstra sayılabilecek katkı sağladı. Harris de 18 sayı 11 asist yaparak double double ile mücadeleyi tamamladı. Ömer maçın son anlarında oyunda kalarak güven verse de 4 sayı 2 ribaund gibi vasat istatistiklerle mücadeleyi tamamladı. Son hücumda adeta ne yapacağını bilemeyen Rose 21 sayı bulmasına karşın maç boyu sadece 1 -yazıyla bir- asist yapabildi. Deng 17 sayıyla oynarken Bulls'un bir diğer forveti Boozer 12 sayı kaydetti.

Dört maçlık galibiyet serisi yakalayan Denver'ı durduran takım Clippers oldu. Oldukça düşük yüzdeyle hücum eden Denver ribaundlarda da büyük sıkıntı çekti. Rakibine hücum ribaundları ile ikinci şanslar veren Denver aynı zamanda %37 ile hücum etti ve böylece galibiyet serisi son buldu. Clippers'ta 14 sayı 20 ribaund 6 blok ile pota altını yasak bölge ilen eden DeAndre Jordan'ın yanı sıra Griffin de 21 sayı 18 ribaund 7 asist ile müthiş bir performansa imza attı. Uzun rotasyonunda oldukça etkili olan Clippers'ın kısaları da oldukça etkiliydi bu gece. Gordon 28 sayı üretirken Davis ise 16 sayı 8 asist ile etkili oldu. Denver'ın sorunlu oyuncusu Melo 26 şut denemesinde 31 sayı üretirken 9 ribaund aldı. Billups da şut kaçırma konusunda oldukça başarılıydı bu gece ve 14 şutunda 25 sayı buldu. Faul problemine giren Harrington'dan yeterli katkı alamayan Denver'da Smith'in de ritmini bulamaması yenilgiyi getiren faktörlerden oldu.

Yok Böyle Dans

İlgimi çekmiş de kaydetmişim masaüstüne. Şimdi temizlik yaparken yine gördüm, paylaşayım dedim. Aynı açıyla kırılmış bacaklara, kollara dikkat ederseniz senkronize olmuş bir şekilde dans ediyorlar sanki.

5 Ocak 2011 Çarşamba

5 Ocak Programı

6 Ocak Perşembe 02:00 / Toronto Raptors - Cleveland Cavaliers
6 Ocak Perşembe 02:00 / Chicago Bulls - New Jersey Nets
6 Ocak Perşembe 02:00 (NBA TV) / Milwaukee Bucks - Orlando Magic
6 Ocak Perşembe 02:00 / Washington Wizards - Philadelphia 76'ers
6 Ocak Perşembe 02:30 / San Antonio Spurs - Boston Celtics
6 Ocak Perşembe 03:00 / Charlotte Bobcats - Minnesota Timberwolves
6 Ocak Perşembe 03:00 / Golden State Warriors - New Orleans Hornets
6 Ocak Perşembe 03:30 / Portland Trail Blazers - Houston Rockets
6 Ocak Perşembe 04:00 / Atlanta Hawks - Utah Jazz
6 Ocak Perşembe 05:30 / Los Angeles Lakers - Phoenix Suns
6 Ocak Perşembe 05:30 (NBA TV) / Denver Nuggets - Los Angeles Clippers

Oldukça yoğun ve güzel bir program bizi bekliyor. Hidayet'li Orlando ile Ersan'lı Milwaukee'yi karşı karşıya getirecek maçı NBA TV saat 02:00'de canlı yayınlayacak. Hazır ikisi de form grafiğini yükseltmişken güzel denk geldi. Ama izleme imkanı olanlar için aynı saatlerde çok daha iyi bir maç oynanacak. Rondo'nun dönüşüne rağmen Garnett'siz sıkıntı yaşayan Celtics, dün gece Knicks'e kaybeden Spurs'ü evinde ağırlayacak. Bir gece önceki yüksek tempo, Spurs'ün yaşlanan rotasyonu ve deplasman takımı hüviyetiyle birleşince Celtics bir adım öne geçiyor. Yakın zamanda Houston'a karşı rahat bir galibiyet alan Portland bu sefer deplasmana gidiyor. Toyota Center'daki maçın favorisini kestirmek güç. Gecenin bir diğer güzel maçında Utah evinde Atlanta'yı konuk edecek. Ve geceyi Lakers-Suns maçıyla noktalayacağız. Detroit'in desteğiyle toparlanıp rahat nefes alan iki takımın mücadelesinde ismi takas dedikodularında sıkça geçmeye başlayan Nash'in performansını merakla izleyeceğiz.

Yeni Bir Kumar Kavgası

Washington semalarından takım içi kavga haberi gelse normaldir orası Washington der geçeriz. Memphis'ten hele ki kişiliğini çok beğendiğim Oj Mayo'nun olaya karıştığı bir kavga haberi geliyorsa orada durmak lazım. Çıkan haberlere göre Memphis guardları Tonny Allen ve Oj Mayo kumar borcu yüzünden uçakta birbirlerine girmişler. Mayo'nun tahriklerine dayanamayan Allen'ın Mayo'ya vurduğu söyleniyor. Memphis genel menajeri Chris Wallace e-mail yoluyla iddialara şöyle cevap vermiş 'Bir tartışmanın yaşandığı doğru ancak bu kulüp içinde kapanmıştır.' ve kavgayı doğrulamış. Mayo'nun borçlu olduğu para da öyle aman aman bir para değil, -en azından biz normal insanlar için- 1000 veya 1500 dolar civarı bir para muhabbeti dönüyor ki NBA seviyesinde kontratlara sahip isimler için çerez parasından öteye gitmez. Bir de aynı Arenas-Crittenton olayındaki gibi borçlu olan kişi yani bu durumda Mayo, kavganın çıkması için elinden geleni yapmış. Bu borçları ödemek NBA oyuncularına çok koyuyor anlaşılan. Muhtemelen 'yenilgiyi kabul etmek' anlamına geldiği için midir artık nedir bilmiyorum. Neyse efendim dün gece 'bronşit' nedeniyle Thunder'a karşı oynamayan Mayo'nun hastalığı, daha doğrusu cezası ne kadar uzun sürecek göreceğiz...

Sonuç olarak takım arkadaşları arasında böyle sürtüşmelerin olması hele ki bu sezon play-off hedefi ile yola çıktıklarını her yerde belirten bir takımda kabul edilebilecek bir olay değil. Geçtiğimiz sezon Arenas'ın soyunma odasına silah getirmesine kadar dayanan olayların başlangıcı da küçük bir kumar kavgasıydı ve bunun üzerine pek çok kulüp, takım yolculukları sırasında kumar oynamayı yasaklamıştı.

Smaç Yarışmasına Katılanlar Belli Oldu

NBA'deki kaynaklardan alınan bilgiye göre şöyleymiş efendim: Blake Griffin, Serge Ibaka, JaVale McGee ve Brandon Jennings. Bunlardan Griffin'in %100 olduğunu söyleyebiliriz çünkü kendisi hakkında NBA.com'un hazırladığı bir video dolaşıyor ortalıkta: Griffin'in smaç yarışmasına katılması ile ilgili Clippers oyuncularının verdiği ufak röportajlar. Diğer adaylar için böyle şeyler çıkmadı ortaya ama hep dediğim gibi, bilgi birkaç kaynaktan birden onaylanıyorsa, %99 doğrudur.

Griffin, McGee ve Ibaka'nın maymun familyasından geldiğini biliyoruz zaten. Atletik yetenekleri insani sınırlardan ötede yani bu oyuncuların. Her maç bize saçma bloklar ve smaçlar izletiyorlar. Tabii Griffin diğer ikisinden biraz ayrılıyor vurduğu smaçlarla çünkü onun maçı varsa ertesi gün kesinlikle Top 10'a girecek bir smaç basıyor. Eh tabii ayaklarda yay var ve 1 metrenin üzerinde sıçrıyor, haliyle deli smaçlarla karşımıza çıkıyor. McGee ise her ne kadar ufak çaplı bir maldonado olsa da, atletikliği tartışılmaz. Sadece blok değil, vurduğu çılgın smaçlarla da kendisine hayran bırakan bir isim kendisi. Hem belki iyi hazırlanırsa serbest atış çizgisinden bu sefer vurabilir değil mi? Ibaka'ya gelecek olursak; valla tamam o da atletik ama konu göze hoş gelen smaç ise McGee ile Griffin'in bir hayli arkasında kalıyor bence. Genellikle düz ve sert smaçlar basan bir isim. Evet belki İspanya Ligi'nde serbest atış çizgisinden zıplayarak vurduğu smaç ona şampiyonluğu getirmişti, belki Spurs'e karşı yaptığı bu alley-oop'u canlı izlerken "Ooooouuuvv" şeklinde bir tepki verdim ama ben çok ümitli değilim Ibaka'dan. Çünkü hoşuma giden çok sayıda smacı yok açıkçası.

Son olarak da geldik Brandon Jennings'e... Nasıl yani? Bildiğiniz, çoğunuzun sevmediği Brandon Jennings. Adamın hayatı jump-shot ile geçiyor yahu. NBA'de de 1-2 tane savunmayı delip, uzunların arasından (üstünden değil) vurduğu smacı hatırlıyorum o kadar. Benim es geçtiklerim mi var diye youtube'a gireyim dedim, NBA'de vurduğu bir smaca bile rastlayamadım yani o derece. NBA kariyerinden önce veya yaz liginde falan vurduğu smaçlar var ancak. Mesela lisedeyken yaptığı bacak arası fena değil. Ama NBA'de daha doğru düzgün smaç vurmamış bir oyuncu nasıl smaç yarışmasına alınıyor, bir anlayabilsem. Sakatlık veya başka bir nedenle Jennings katılamazsa yerine Earl Boykins girecekmiş aldığım duyumlara göre.

Haber yanlış çıkacaksa, Jennings yüzünden yanlış çıkacaktır herhalde. Garip bir seçim.

Gecenin Hareketleri - 4 Ocak


Link

Bosh'un ters elle vurduğu smaç ve Amir Johnson'ın bloğu göze hoş geliyor. Ama estetik açıdan Derrick Rose'un turnikesi tartışmasız bir numaram. Bu arada Wade smacı tam olarak vuramıyor belki ama yine de Ersan'ın postere girmesi üzücü.

Küçük Detaylar-6 (Kobe, Dominique'i Geçti)

Dün gece Pistons'ı evinde ağırlayan Lakers ikinci yarıdaki oyunuyla maçı kazanarak rahat bir nefes aldı. Şut seçimleri sebebiyle Phil Jackson'la sorunlar yaşayan Kobe, karşılaşmaya çok kötü başlayıp ilk çeyreği 9'da 0'la tamamlasa da sonradan ritmini buldu ve 17 sayı üretmeyi başardı. Bu 17 sayının Kobe için anlamlı yanı ise tüm zamanların sayı krallığı sıralamasında Dominique Wilkins gibi bir efsaneyi geride bırakıp 10. sıraya yerleşmesi oldu. Merak edenler için Kobe'nin kariyeri boyunca 26671 sayı attığını ve bu sıralamada bir üstünde yer alan Oscar Robertson'ı da(26710) muhtemelen 2-3 maç içerisinde geçeceğini söyleyelim ve Kobe'nin Dominique'i geçtiği sayıyı izlemeniz için sizi şöyle alalım.

Butler'ın Yerine Kim?

Butler'ın sezonu kapadığından dün ben bugünde Soner bahsetti. Ayrıca dün ben bu sakatlık haberinden sonra eğer Mavericks'in bir hamle yapabileceğinden de bahsetmiştim ki Butler'ın sezonu kapadığı kesinleştikten sonra haberler düşmeye başladı. Biraz basından, biraz da kendi senaryolarımla birşeyler ürettim, bakalım hemen:

-Andrei Iguodala: Andrei Iguodala'nın ligin en kötü "1. adam"larından biri olduğuna şüphe yok. Müthiş savunmacı potansiyeline rağmen takımın skor anlamında ilk eline baktığı isim Iguodala. Yani skor anlamında 1. adam olmadığı bir ortamda rahatlıkla her alana katkı verebilecek (sayı, asist, ribaund, top çalma, blok, takım savunması) bir oyuncu. Ve bana göre Dallas'a cuk oturacaktır Iguodala. Ayrıca Dallas savunmasını da 1 gömlek yukarıya çıkarır. Maddi yöne baktığımızda Butler ile benzer kontratlara sahipler ikisi, capfiller'la rahatlıkla dengelenebilir takas. Ancak burada soru işareti Philadelphia'nın Iguodala'yı bırakıp bırakmayacağı. Takım olarak kötü durumdalar ve Iguodala'nın olası ayrılışında takım kağıt üzerinde ligin en kötü takımlarından biri olacak. Bu arada şu yazıda "Ama topu elinde istiyor." tarzı bir ifadele kullanılmış ki buna da asla katılmıyorum. Iguodala'nın daha az top kullanmayı sorun etmeyeceği bir yana Iguodala'nın bu sezon ortalama 11.7 şut kullandığını, Butler'ın ise 13 şut kullandığını hatırlatmak isterim.

-Gerald Wallace: Arayış içerisindeki takımlardan biri de Bobcats ve onların da Gerald Wallace'ı bir takasta kullanabileceği konuşuluyor. Ancak anladığım kadarıyla Jordan takımı daha somut bir hamleyle ileri taşımayı düşünüyor. Yani Butler'ı alıp, biten konratını bekleyip, kadrosunun en değerli adamını verir mi orada bir soru işareti var. Ayrıca Wallace'nin Dallas'a uygunluğu hakkında Iguodala için söylediklerimin benzerlerini söyleyebilirim. Onun da kesinlikle Dallas'ın sistemine uyacağını ve yine tıpkı Iguodala'da olduğu gibi savunmayı bir gömlek yukarıya çıkaracağını düşünüyorum. Yine Butler'la konratlar birbirlerine çok yakın o konuda da sıkıntı olmayacaktır.

-Tayshaun Prince: Bu da yine her açıdan olabilirliğe sahip bir söylenti. (Aslında söylenti demek mümkün değil, çünkü bu konuda bir haber okumadım hiç, "uydurma" daha mantıklı olur, tamamen benim düşündüğüm bir takas) Tayshaun Detroit'te mutsuz, Detroit rebuilding yolunda ve Butler'ın biten konratını almak isteyebilir, Tayshaun hem tecrübesiyle, hem her alana katkısıyla Dallas'a fayda sağlar vs. Ayrıca önceki iki isimde olduğu gibi olayın önünde bir engelde yok gibi gözüküyor. (Varsa yorum kısmına lütfen!) Ayrıca Dallas'ın hedefinin finaller olduğunu düşünürsek Prince'in yıllarca o seviyelerde oynaması da diğer iki isme göre avantajı. Genel olarak kadrosu "loser"larla dolu Dallas'ın kesinlikle isteyebileceği bir isim Prince.

-Carmelo Anthony: Ama topu elinde istiyor. Evet galiba bu sefer oldu. Bu takasta tamamen iki takımında arayışta olmasından dolayı benim uydurmam. Carmelo'yu tepeye oynayan bir takımda görmek güzel olacaktır ancak orada da hücumda top paylaşma sıkıntısı olabilir. Tabii onu da ligin bu işteki en usta ismi Jason Kidd çözebilir ancak bu takasın olabilirliği diğerlerine göre daha düşük bana göre. Ha deli Mark Cuban çıkar bu takası yapabilir, kimse de şaşırmaz ancak bana göre dengelerle fazla oynamadan yukarıdaki 3 isimden birini kadroya katmak sezonun bu döneminde daha mantıklı olacaktır.

NBA'de Bugün - 04.01.2011

Batı turnesinde bulunan Atlanta, Sacramento'yu evinde mağlup etmeyi başardı. Chicago ve Orlando'nun yükselişi ile Doğu'da bir anda gerilere düşen Atlanta açısından oldukça önemli bir galibiyet oldu. Son dönemde müthiş bir form grafiği yakalayan Crawford benchten gelerek 31 sayı 7 asist ile takımını sırtlayan isim oldu. Johnson'da 29 sayısı ile etkili olurken Smith ise 14 sayı 11 ribaund 6 asist üretti ve galibiyetin mimarları oldu. Kings cephesinde uzun bir aradan sonra Evans'ın böylesine efektif bir performansını görüyoruz. 11/19 isabetle oynayan Evans 29 sayı 8 asist 5 top çalma ile mücadele etse de performansı galibiyeti getirmedi. Cousins 24 sayı 7 ribaund üretirken adı takas dedikoduları ile geçmeye başlayan Casspi benchten gelerek 10 sayı 11 ribaund ile oynadı.

Lig lideri Spurs'ü Msg'de ağırlayan Knicks önemli bir galibiyete imza attı. Gallinari'nin yokluğunda Turiaf ilk beş başlarken 4 numaraya geri dönen Amare 28 sayı 9 ribaund 6 asist 3 blok ile yıldızlaştı. Chandler da 31 sayısıyla bu sezonki en yüksek rakamına ulaşırken 9 ribaund aldı. Onların yanında çaylak Fields 13 sayı, Felton da 28 sayı 7 asist üretti. Rakibinden 10 adet fazla top kaybı yapan Spurs cephesinde Parker 26 sayı 6 asist ile takımını taşımaya çalıştı. Takımdan 6 isim çift haneli rakamlar üretse de kaçan fauller ve üçlük çizgisindeki kötü yüzde yenilgiden kaçmalarını engelledi. Duncan 14 sayı 6 ribaund ile oynarken Manu 15 sayı 5 ribaund 5 asist ve Blair 17 sayı 8 ribaund üretti. Dört maçlık zorlu Batı Turnesi öncesinde Knicks moral kazanmış oldu.

Lakers'ı deplasmanda yenen Memphis evinde Batı'nın bir diğer güçlü ekibi Oklahoma'yı ağırladı ve heyecanlı geçen maçın sonunda gülen taraf olmayı başardı. Thunder Spurs'ten sonra bir diğer Güneybatı takımına kaybetti. Memphis'te bronşit olduğu için Mayo forma giymezken Zach Randolph pota altındaki üstün performansını bu maçta da sergiledi ve 31 sayı 16 ribaund üretti. Tony Allen 19 sayısı ile oldukça önemli bir performans gösterirken Rudy Gay 27 sayı üretti. Gasol ise 10 sayı 10 ribaund ile double yaparak geceyi noktaladı. Thunder cephesinde Durant 28 sayı 9 ribaund ile yine etkili bir gece geçirirken maçın sonunu istediği şekilde oynayamadı. Westbrook 28 sayı 7 asist ve benchten gelen Harden 17 sayıyla maçı tamamladı.

Nowitzki ve sezonu kapatan Butler gibi isimlerin yokluğuna rağmen Dallas evinde Portland'ı devirmeyi başardı. Hücumda sorumluluk alan Terry son bölümde sergilediği performansla maçı kazandıran isim olurken 18 sayı 4 asist ile oynadı. Terry 18 sayısının 12'sine son çeyrekte imza attı ve kritik anlarda sorumluluk alarak takımını galibiyete taşıdı. Ona en çok katkı yine 18 sayı üreten Stevenson'dan gelirken pota altında Chandler 14 sayı 13 ribaund ile etkili oldu. Portland cephesinde uzunlar fazlasıyla etkili olurken Aldridge 28 sayı 10 ribaund ve Camby 10 sayı 20 ribaund üretti. Aynı başarıyı kısalarda bulamadı Portland ki Matthews sadece 10 sayıda kalınca yenilgi de beraberinde geldi.

Çalkantılı günler geçiren Lakers evinde Pistons karşısında özellikle ikinci yarıdaki etkili oyunu ile farka gitti ve nefes almayı başardı. 21 sayı 7 ribaund ile oynayan Gasol ve 13 sayı 6 ribaund üreten Bynum pota altında Lakers'ı sırtlarken Kobe Bryant 17 sayı 7 ribaund 8 asist ile oldukça etkili bir performans sergiledi ve ligin sayı krallığı sıralamasında ilk ona girerek tarihe geçti. Odom'da benchtne gelerek 16 sayı 9 ribanud üretti. Detroit ikinci devre oyun kimliğini sahaya yansıtamazken 3/13 gibi kötü üçlük yüzdesi vardı. Benchten gelen Monroe 14 sayı 11 ribaund ile double yaparken T-Mac 14 sayı 6 asist üretti. Prince 12 sayı ile mücadeleyi tamamlarken benchten gelen Hamilton'da 11 sayı kaydetti.

Sezona beklentilerin çok altında başlayan ve eleştiri oklarının bir numaralı hedefi olan Miami olgun basketbolu ile maç kazanmaya devam ediyor. Oynadığı son yirmi maçta kaybettikleri sadece mücadele var. Müthiş bir seri yakalayarak Doğu'da Celtics'in ensesine gelen Miami'de Dwyane Wade ve LeBron James'de istatistikleri ile göz kamaştırıyor. Doğu'da ayın oyuncuları seçilen James ve Wade dün gece Bucks karşısında takımı galibiyete götüren isimlerdendi. James 25 sayı 9 asist ile oynarken Wade 34 sayı buldu. Chris Bosh 19 sayı 12 ribaund ile double yaparken benchten gelen Chalmers'ta bulduğu basketlerle faydalı oldu ve 9 sayı üretti. Milwaukee'de guard sıkıntısı oldukça ortada. Jennings'in yokluğunda takımı idare edebilen yok. Hoş onun da idare edebildiğini söylemek güç ya. Ersan ilk çeyrek iyi oynadı ancak faul problemine girdi, şutları kaçmaya başladı derken 7 sayıda kalıverdi. Salmons 18 sayı 6 asist ve Bogut 16 sayı 8 ribaund ile takımda dikkat çekenler arasındaydı.

Evinde Raptors'u ağırlayan Bulls zorlanmadan galibiyete ulaşmayı başardı. Boyalı alanda felaket bir üstünlük bulunduran Chicago'da özellikle %53 olan hücum yüzdesi dikkat çeken istatistiklerin başında geliyor. Toplam 6 isim çift haneli skorlar üretirken bunların üçünün benchten gelmesi önemli olan nokta. Ömer Aşık 20 dakika süre aldığı maçı 5/6 isabetle 13 sayı 7 ribaund 2 asist 5 blok ile tamamlayarak kariyerinin şu ana kadarki en iyi maçını çkarttı dün gece. İlk kez çift haneli sayı üreten Ömer 5 blok ile de kariyer rekorunu kırdı. Taj Gibson benchten gelerek 16 sayı 14 ribaund ile fark yaratan isimdi. Boozer 12 sayı 13 ribaund ile double yaparen Deng 24 sayı ile skorda Bulls'u sırtladı. Toronto'da sakatlıktan dönen Bargnani 23 sayı 6 ribaund üretirken DeRozan 18 sayı ve Bayless 11 sayı 8 asist ile mücadele etti.

Steve Nash Phoenix'ten Ayrılıyor mu?

Steve Nash bu ligin en iyi oyun kurucularından biri şüphesiz. İki MVP ödülü kazanmış, özellikle D'Antoni'nin sisteminde çok faydalı olan Nash'in bugünlerde 2004'ten beri lideri olduğu Phoenix'ten ayrılabileceği konuşulmaya başladı. Phoenix artık şampiyonluktan ümidi kesti ve onlar için rebuilding çanları çalmaya başladı. Bu doğrultuda da Steve Nash'i ellerinden çıkarmaya ve genç yıldız/draft hakları/biten kontrat almaya çalışacaklar. Ancak benim kafamda farklı bir soru var, Steve Nash nereye gidebilir? Şampiyonluğa oynayan takımlara ve Nash'i alabilme ihtimallerine bir bakarsak:

-Boston: Rajon Rondo var olmaz.
-Orlando: Daha yeni hamleleri yaptılar. Artık hamle peşinde koşacaklarını sanmıyorum. Ayrıca o pozisyonda da Arenas ve Nelson var. Bununla birlikte ilk öncelikleri de uzun pozisyonuna takviye olacaktır.
-Chicago: Derrick Rose var, olmaz.
-San Antonio: Tony Parker var olmaz.
-Dallas: Jason Kidd var, olmaz.
-Miami: Guard pozisyonunda sıkıntıları var ancak onlarında ellerinde Nash'in karşılığında verebilecekleri bir isim yok. Yapabilecekleri en iyi paket Mike Miller, Udonis Haslem, Joel Anthony olabilir ki bu parçalarla Nash'i alabilme ihtimalleri yok denecek kadar az.
-Lakers: Hem guard pozisyonlarında sıkıntıları var hem de Nash'i alabilecek parçaları var (Odom, Shannon) ancak onların da Nash'i kadroya katmak için bir çaba göstereceklerini sanmıyorum. Hem Phil Jackson'un üçgen hücumunda guardın fazla rolü olmamasından dolayı, hem Phil Jackson'un sezon içi takviyelerine -hele ki bu takviyeden de fazla, direk dengeleri değiştirecek bir hamle olur- sıcak bakmaması, hem de Odom'un olası bir takımdan ayrılma durumunda takımın uzun rotasyonun tabir-i caizse "güdük" kalacak olmasından dolayı Lakers'ın da Nash'i istemeyeceğini düşünüyorum.

Yani Nash'in bir şampiyonluk adayına gitme ihtimali şimdilik gözükmüyor. Burada tabii akıllara New York'ta Nash-Amare-D'Antoni üçlüsü tekrar bir araya gelir mi sorusu geliyor ancak orda da bu sezon ortaya muhteşem bir performans koyan Felton var. Ben New York'un yerinde olsam Felton'lu bir takasa da sıcak bakmam. Burada da New York için asıl önemli soru Curry'nin biten konratı ortaya konup Felton'ı göndermeden Nash takıma katılabilir mi olmalı. Zira öyle bir durumda oldukça iyi iş yapmış olurlar.

İşin Phoenix kısmına bakacak olursak, onların da Dragic'e ilk beş guardı olarak güvendiklerini ve Lopez, Gortat, Pietrus, Dudley, Dragic gibi faydalı görev adamlarınına yapılacak eklemelerle tekrar tepeye oynayacak duruma gelmek istediklerini düşünüyorum. Takım isimleri ortaya dökülmeye başladıkça tekrar paylaşırız düşündüklerimizi.

4 Ocak Programı

5 Ocak Çarşamba 02:30 / Milwaukee Bucks - Miami Heat
5 Ocak Çarşamba 02:30 (NBA TV) / San Antonio Spurs - New York Knicks
5 Ocak Çarşamba 03:00 / Toronto Raptors - Chicago Bulls
5 Ocak Çarşamba 03:00 / Oklahoma City Thunder - Memphis Grizzlies
5 Ocak Çarşamba 03:30 / Portland Trail Blazers - Dallas Mavericks
5 Ocak Çarşamba 05:00 / Atlanta Hawks - Sacramento Kings
5 Ocak Çarşamba 05:30 / Detroit Pistons - Los Angeles Lakers

7 maçla geçilecek Salı gecesinde NBA TV'den yayınlanacak maçta lider Spurs Knicks deplasmanına gidiyor. Ayrıca ligin genç ekipleri Thunder ve Grizzlies de karşı karşıya gelecek. Heat'in akılalmaz performansını Bucks önünde sürdürmesi beklenirken Hawks'lı Mike Bibby de yıllarca evi bellediği ARCO Arena'da formasını terletiyor olacak. Gecenin son maçında ise 2004 NBA Finalleri'nde karşı karşıya gelen iki takım farklılaşmış kadrolarıyla tekrar karşılayorlar. Caron Butler'ı kaybeden Mavs'de Nowitzki'nin de forma giymeyeceğini belirtelim. Keyifli bir gece dilerim.

4 Ocak 2011 Salı

Butler Sezonu Kapattı

Zaten konuşuluyordu ama küçük de olsa bir umut vardı Mavs taraftarlarında. Ancak bekledikleri olmadı ve gün içerisinde gelen haberle Butler'ın sağ dizindeki sakatlık sebebiyle sezonu kapattığı açıklandı. Seneye beklenenden çok daha iyi bir başlangıç yapan ve Nowitzki sakatlanana kadar da batıda liderliği zorlayan Dallas, sakatlıkların etkisiyle büyük bir düşüşe geçip son 4 maçta 3 mağlubiyet almıştı. Butler bazı maçlarda oyun içerisinde pek görünmese de takım kimyası içinde oldukça önemli işlere imza atıyordu. Nowitzki ve Terry ile birlikte takımın en önemli hücum silahıydı ve Dirk'ün yokluğunda epey sorumluluk alıyordu. Aynı zamanda Dallas'ın, ligin üst düzey savunma takımlarından biri olmasında da oldukça önemli bir etkendi. Yani büyük bir kayıp oldu Dallas adına. Sezona iyi başlamanın avantajıyla şimdilik ikinci sıradalar ve kredileri de az değil ama bu sıradaki yerlerini koruyabilmeleri güç. Tabi Butler bir takasa malzeme olmazsa. Bu ihtimali de kapsayan Doğuş'un yazısı şurada mevcut. Geçmiş olsun diyelim.

Maç Kaybettiren Mola


Link
Kimi molalar vardır kafa kafaya giden maçlarda kazananı belirler. Molayı alan takım çizilen güzel bir setin ardından bulduğu basketle maçı alır. Yukarıdaki videoda izleyeceğiniz mola bu bahsettiğimiz türe girmiyor. Dün gece oynanan Celtics-T'wolves maçının bitimine saniyeler kala 1 sayı farkla önde olan Celtics şut kaçırdıktan sonra kendilerinden beklenmeyecek bir hata yapıp rakibe fastbreak şansı veriyor. Ribaundı çeken Kevin Love, savunmanın arkasına sarkan Wes Johnson'ı görüp topu ona yollamak üzere harekete geçiyor. Tam topu elinden çıkaracak o da ne, çalan düdük ve Kurt Rambis'in gelen molası. Mola gelmese %99 basket olacak bir pozisyon Rambis tarafından durduruluyor ve ardından kenardan topu oyuna sokan T'wolves sayı bulamayarak maçı kaybediyor. Kevin Love'ın mimikleri herşeyi anlatıyor aslında. Rambis direk mola işaret etmek için tetikte beklemeseydi de, oyunu izleseydi, bu molayı almayabilrdi.

Draft seçimlerindeki tutarsızlıklar, oyunculara ederinden iyi şartlarda sunulan kontratlar bir yana saha içindeki kararlarıyla da yetersizliğini zaten ispatlamıştı Rambis, dün geceki hareketiyle de tüyü dikmiş oldu. Tebrik ediyoruz kendisini.

Gecenin Hareketleri - 3 Aralık


Link

Jazz'da Watson-Price ikilisi görsel açıdan güzel işler çıkarıyor son günlerde. Bu gece de 2 hareket sokmuşlar Top 10'a. Courtney Lee'nin Birdman'in üzerinden vurduğu smaç ve Jrue Holiday'in slalomu ise favorilerim.

NBA'de Bugün - 03.01.2011

Müthiş form grafiğini devam ettiren Orlando evinde ağırladığı Golden State'i de yenerek üst üste 6.galibiyetini elde etti. Hidayet'in takastan sonra eski kimliğine büründüğünü ve bir başka oynadığını defalarca yazmıştık. Hidayet az önce kariyeri açısından oldukça önemli bir maçı noktaladı. 38 dakika sahada kalan Hedo kötü şut yüzdesiyle oynamasına karşın 10 sayı 14 ribaund 10 asist 5 top çalma ile oynayarak kariyerinin 3. triple double'ına imza attı. Ayrıca Hidayet'in yaptığı 5 top çalma onun kariyer rekoru oldu. Orlando'da yalnızca bir dakika forma giyen Q.Rich hariç herkes çift haneli rakamlara ulaşırken Howard 22 sayı 17 ribaund ile oynadı. %46 ile üçlük isabeti bulan Orlando'da 4'er üçlük bulan J.Rich 19 ve benchten gelen Reddick 13 sayıyla oynadı. Üçlük çizgisinin gerisinden rakibi kadar iyi dikiş tutturamayan Warriors benchinden de istediği verimi elde edemedi. İlk devreyi 9 sayı önde kapatmasına karşılık ikinci çeyrek skor konusunda sıkıntı çeken Warriors'ta Ellis 20 sayı 7 ribaund 4 asist ile oynadı. Son günlerin formda ismi Wright 17 sayı 6 ribaund ile oynarken bir diğer guard Curry 15 sayı 6 ribaund 5 asist üretti.

Boston Celtics evinde Wolves'ı ağırladı ve zorlanmasına karşın yıldızlarıyla galibiyete uzanmasını bildi. Maç boyu skorda üstün olan taraf Minnesota oldu ancak son çeyrekte üçlükleriyle Allen ve Pierce ve son bölümde de kritik isabetleri ile Rondo sahne alarak maçı Wolves'ın elinden söktü aldı. Rondo takımın yaptığı 22 asistin 16'sına imza atarken 6 sayı ile oynadı. Maçı çeviren Allen 20 sayıyla oynarken Pierce ise 23 sayı 6 ribaund ile mücadele etti. Garnett'ın yokluğunda ribaund konusunda büyük sıkıntı çeken Celtics maç boyu sadece 30 ribaund alabildi. Kevin Love tek başına 24 ribaund alırken bulduğu 12 sayıyla double-double serisine devam etti. Beasley 19 sayı ile oynarken benchten gelen Webster 15 sayı ve Milicic 14 sayı ile skora katkı yaptı.


Galibiyet serisini devam ettiren Miami deplasmanda Bobcats karşısında zorlanmasına rağmen iki yıldızı ile galibiyete ulaştı. Mücadeleye iyi başlayan taraf Bobcats olmasına rağmen daha sonra kontrolü eline alan ve devrenin sonuna doğru öne geçmeyi başaran Heat maç sonuna kadar skorda üstünlüğünü sürdürdü. Özellikle maçın ikinci yarısına damga vuran isim olan LeBron James 38 sayı 9 ribaund 5 asist ile takımını galibiyete taşırken haftanın oyuncusu seçilen Dwyane Wade ona 31 sayı 11 ribaund ile eşlik etti. Chris Bosh 11 sayıyla oynarken benchten gelen ve oyuna sertlik kazandıran Joel Anthony aldığı 11 ribaund ile dikkat çekti. Bobcats cephesinde G.Wall forma giymezken kaptan Jackson 22 sayı 5 asist ile oynadı. Agustin ise 16 sayı 3 asist ile takımda çift hanelere çıkan bir diğer isim oldu. Bu arada aşil tendonunda kopma tespit edilen DeSagana Diop sezonu kapattı.

Celtics ve Wizards deplasmanlarında galibiyete uzanan Hornets evinde bir diğer Doğu ekibi Sixers'ı da geçerek üst üste üçüncü galibiyetini elde etti. Oldukça çekişmeli geçen mücadelede kilidi açan kritik anlardaki isabetleri ve asistleri ile Chris Paul oldu. Paul 4/11 gibi düşük bir şut yüzdesinde kalmasına rağmen 15 sayı 5 asist ile oynadı ve takımını galibiyete taşıdı. Pota altında Okafor 13 sayı 8 ribaund ve West 17 sayı 8 ribaund ile etkili olurken benchten gelen Green 11 sayılık katkıda bulundu. Sixers cephesinde Brand 14 sayı 10 ribaund ile pota altında oldukça etkili olurken guard rotasyonunda Holiday çizginin gerisinden isabet bulamamasına karşın 12 sayı 6 ribaund 6 asist ile oynadı ve iyi performansını devam ettirdi. Nocioni'de 13 sayı 7 ribaund ile mücadele etti.


Son dönemde formuyla dikkat çeken Denver Nuggets ribaundlarda ve pota altında Houston'a karşı üstünlük kurduğu maçı kazanmasını bildi. Özellikle yıldızı Melo ile etkili olmayı başaran Denver maç boyu 40 serbest atış kullandı. Carmelo 33 sayı 11 ribaund ile oynarken haftanın oyuncusu seçilen Billups 13 sayı ile mücadele etti. Nene 16 sayı 11 ribaund ile double yaparken Kenyon ise 11 sayı 6 ribaund ile mücadele etti. Denver'a karşı pota altında Scola 24 sayı 7 ribaundluk performansı ile etkili olmaya çalışırken 21 sayı 7 ribaund ile Lowry takımın bir diğer etkili ismi oldu. Son maçlarında benchinden fazlasıyla katkı alan Houston'da Miller 10 sayı 11 ribaund 5 asist ile etkili oldu.

Oldukça heyecan dolu ve çekişmeli bir karşılaşma sonunda Utah, Detroit'i geçmeyi bildi ve üst üste ikinci galibiyetini aldı. Deron Williams 22 sayı 10 asist ile takımını galibiyete taşıyan isim oldu. Uzun rotasyonunda rakibe karşı oldukça etkili olan Utah'ta Millsap 15 sayı 10 ribaund ile oynarken Jefferson 16 sayı 8 ribaund ve Krilenko'da 15 sayılık katkı verdi. Detroit cephesinde Prince 26 sayı 5 riaund 4 asist ile takımını taşırken benchten gelen Hamilton'da 15 sayılık katkı sağladı. Tracy McGrady 11 sayı 11 asist 9 ribaund ile müthiş bir maç çıkartmasına rağmen galibiyeti getiremedi.

Dallas'ta Caron Butler Sorunsalı

Caron Butler'ı ligde potansiyeli kullanmayan oyuncularından biri olarak görmüşümdür hep.Shaquille O'neal'ın Lakers'tan ayrılıp Miami'ye gittiği takasın parçalarından biri olan Butler, komple bir oyuncu olmasına rağmen genelde oyuna kafasını vermemesiyle eleştirilen, bu yüzden hücumda genellikle doğru tercihleri yapamayan bir isim olarak görülür. Ancak bu sezon Dallas'ta çok farklı bir performans ortaya koyuyordu ki Dallas'ın yükselişindeki en büyük etkenlerden biriydi de diyebiliriz Butler'ın ortaya koyduğu performans için. Kariyerinin en düşük sayı ortalamalarından birine sahip olsa da daha verimli hücum eden, savunmaya daha konsantre olan bir Butler izliyorduk. Ancak geçirdiği en verimli sezonlardan birinde talihsiz bir diz sakatlığı geçirdi ve muhtemelen sezonu kapadı.

Bu sakatlıktan sonra tepeye oynayan Dallas'ta hedefine kayıpsız devam edebilmek için Butler'ın takas edilebileceği konuşulmaya başlamıştı. Ancak bugün çıkan haberlerde Marc Cuban'ın şimdilik Butler'ı takas etmeyi düşünmediği açıklandı. Cuban'ın deli olmasına rağmen her zaman takımı ileriye götürmeye çalışan bir GM olduğu düşünülünce ben de bu takas söylentilerine inanmıştım ancak "şimdilik" haber yayınlandı. Bunda Butler'ın sakatlığının ne kadar uzun süreceğinin daha belli olmamasının payı da var diye düşünüyorum ayrıca. Ancak olası bir sezonu kapatma durumunda Butler'ın biten 10 milyon dolarlık kontratının pazarlanabileceğini de düşünüyorum. Söylentileri takip etmeye devam edeceğiz, bakalım neler olacak.

3 Ocak 2011 Pazartesi

3 Ocak Programı

4 Ocak Salı 02:00 / Miami Heat - Charlotte Bobcats
4 Ocak Salı 02:00 (NBA TV) / Golden State Warriors - Orlando Magic
4 Ocak Salı 02:30 / Minnesota Timberwolves - Boston Celtics
4 Ocak Salı 03:00 / Philadelphia 76'ers - New Orleans Hornets
4 Ocak Salı 04:00 / Houston Rockets - Denver Nuggets
4 Ocak Salı 04:00 / Detroit Pistons - Utah Jazz

6 maçın oynanacağı Pazartesi gecesinde Garnett'ten yoksun Celtics, Wolves'u konuk ediyor. Wolves'da Kevin Love 20 maçlık double double serisini O'neal'lar karşısında devam ettirmeye çalışacak. Son zamanlarda ligde terör estiren bir başka isim, Monta Ellis'in takımı Golden State de Hido'lu Magic'le karşılaşacak. Keyifli bir gece dilerim.