
Yazının başında dediğim gibi kalite olarak değil belki ama seyir zevki ve mücadele bakımından playoff havasında geçti karşılaşma. Maça damgasını vuran isimse Rondo idi. 3. çeyreğin sonlarına doğru istatistiklere baktığımda ilk başta uyku sersemliğiyle yanlış gördüğümü sandım. Rondo'nun asist hanesinde 20 yazıyordu. Her ne kadar istatistikçilerin bu konuda oyunculara hafif destek çıktığını düşünsem de Spurs'e karşı kolay değil başardığı. Karşılaşmayı da 12 sayı- 10 ribaund ve 22 asistle tamamladı ki Spurs takım olarak 20 asistte kaldı.
Celtics şimdiye kadar makine gibi işliyor ve bu makinenin dümeninde Rondo var. Onun yokluğunda oyun kuruculuğa Nate'in soyunduğu dönemlerde haliyle hücumda pek organize olamıyorlardı ve düşük yüzdede kalıyorlardı. Bu maçta gördük ki o sorunu da bertaraf ettiler Rondo'yla. Hayli verimli hücum yaparak %61 ile şut attılar Spurs'e karşı.
Spurs cephesinde de işler o kadar kötü değil aslında. Çünkü Manu son çeyrek haricinde pek ortada görünmedi. Keza Duncan ve Parker da çok etkili olamadılar maç boyunca ve matchup'larına karşı ezildiler. Ama tüm bunlara rağmen, hatta Garnett olmasa bile Celtics'e deplasmanda bu kadar direnebilmeleri başarı. Tabii sezon başından beri olduğu gibi müthiş bench katkısının bu direncin en önemli halkası olduğunu da söylemekte fayda var.
0 FARKLI FIKIR:
Yorum Gönder