Suffisamment
2 hafta önce
Söylentiler bitmek bilmiyor. Geçtğimiz günlerde Troy Murphy'nin adı çok kere anılmıştı Magic'le. Bu kez çıkan haberler, Zach Randloph'a talip oldukları yönünde. Takasın gerçekleşmesi uğruna Jason Richarson ve Brandon Bass'i gözden çıkardıkları belirtiliyor.
Bildiğiniz gibi Orlando Magic kadrosuna 3 yeni isim kattı ve kadro yapısını büyük oranda değiştirdi. Lewis, Carter, Pietrus, Gortat gibi kadronun önemli parçaları gitti ve yerlerine Arenas, J-Rich, Hido, Clark gibi isimler geldi. Herkes değişen Orlando Magic'in ne yapacağını merak ederken onlar takastan 1 ve 2 gün sonra iki önemli rakiple (Atlanta-Dallas) karşılaştı ve bizim de az çok kendileri hakkında fikir sahibi olmamızı sağladı. Can Abi takastan sonra detaylı bir analiz yapmıştı kağıt üstünde, ben de bu iki maçı izledikten sonra değinmek istedim konuya. Buyrun analizimize başlayalım:
Saha içinde ise ilk dakikalarda Toronto günlerinden kalma bir rolde izledik Hidayet'i. Nelson takımın direksiyonundayken Hidayet "corner jumper" fazlası değil gibiydi. Zaman zaman direksiyona geçse de Atlanta maçı genelinde Orlando'daki o eski rolünden uzaktı. Daha çok savunmaya ve ribaundlara kanalize olmuş, hücumdaki karmaşadan uzak durmaya çalışan bir Hido izledik eski takımına dönüş maçında. Ancak bu sabah oynanan Dallas maçının büyük bir kısmında hücumun direksiyonunda Hido vardı ve Hido'da bu rolün karşılığını -sezonun en yüksek rakamı olan- 8 asistle verdi. Dwight Howard'ın da 19 şut kullandığını ve indirilen topların çoğunun Hidayet'e ait olduğunu belirtmek lazım. Tabii bütün takımın özellikle bu iki maçta Howard'ı kullanmakta başarılı olduğunu -tabii ki Hido önderliğinde- da es geçmek olmaz.
Hido hakkında söylediklerimi toparlamak gerekirse, Hidayet beklendiği gibi takıma en çabuk adapte olan isim oldu. Ancak kafamda bir iki tane soru işareti var, Hido hakkında. Stan Van Gundy'nin "Karşımızda kısa bir beş yoksa, Hido 4 numara oynamayacak" açıklamalarının ardından Hido'yu Dallas maçında 4 numarada başlatması tek maçlık -Dirk'ü savunması için- mı yoksa Hido 4 numarada başlamaya devam mı edecek? Bir diğer soru işareti ise savunması. Hidayet bu savunma performansını devam ettirebilecek mi yoksa bu eski takımına dönmesinin gazı mı? Bunun cevaplarını görebilmemiz için önümüzdeki maçları takip etmek gerekiyor. (Stan Van Gundy, Bass ile Howard'ın aynı anda faul problemine girmemesi için Hido'yu uzun forvete monte ettiğini söyledi. Muhtemelen Magic bir uzun daha ekleyene kadar kadroya, Hedo'yu beklediğimizden daha sık izleyeceğiz 4 numarada / Can)
Bu takım için en önemli parçalardan biri de kesinlikle Brandon Bass. Dar uzun rotasyonunda Howard dışında önemli katkılar verebilecek tek isim belki de. Ancak onun da rolünü kavramakta sıkıntı çektiğini düşünüyorum ki Atlanta maçının ilk yarısında takımın en çok şut kullanan ismi olması Orlando sisteminin oturmamasının yanı sıra Bass'in de rolünü kavrayamamasından kaynaklanıyor. Ancak rolü iyi belirlendiği zaman Bass, hem orta mesafe şutlarıyla, hem de ribaund katkısıyla Howard ile birlikte çok iyi bir ikili olacaktır. Ayrıca Orlando'nun uzun arayışlarını sürdürdüğü ve Turiaf, Battie isimlerinin gündemde olduğu da yazılıp çizilenler arasında. Stan Van Gundy'nin aklında var mı bilmiyorum ama Phoenix ile yapılan takasta gelen Clark'ın Dallas karşısında aldığı sürede iyi işler yaptığını da belirtmek gerekiyor. O da rotasyona girebilir ilerleyen günlerde.
Magic'in yaptığı takasların ardından, elbette ilgi odağımız şampiyonluk adayı haline gelen Florida takımıydı. Ancak Lewis'i kadrosuna katan Wizards'ı ve Gortat-Pietrus-Carter'ı alan Suns'ı kısaca masaya yatırmak lazım.
Peki Wizards niye Arenas'ı gönderip, Lewis'i aldı? Hemen onu da cevaplandırayım: 2012/13'ün sonunda Lewis'in sözleşmesi biterken, Arenas'ın bir sene daha 23 milyonluk alacağı vardı, ondan kurtuldular. Ayrıca Wall ile yola devam etmek istiyorlar yeniden yapılanma sürecinde. Gayet mantıklı. Ha belki daha kısa bir kontrat bulabilirler miydi yeterince arasalar? Bence bulabilirlerdi. Ayrıca Rashard Lewis'e aldığı balon kontrat nedeniyle gıcığım vardır. O yüzden ne kadar doğru bir hamle bilmiyorum. Zaten 4 numarada Blatche'e sahipler. Belki de Lewis'i eskiden başarılı olduğu pozisyona yani 3'e kaydıracaklardır. İşte bu ilgimi çekebilir gibi geldi ilk anda ama sonra hatırladım: Lewis son 4 senede aldığı kilolar ve yaptığı kaslarla bir hayli yavaşlamış durumda. Garnett'i bile penetre ederek geçemediğini gördük playofflar'da. Kısa forvetlere karşı rezil olur valla. O yüzden Wizards'ın rotasyonu nasıl bir hal alacak bilmiyorum.
Çoğu analizim gibi, kısa tutmaya çalışsam da bir hayli uzun oldu. Dişinizi sıkıp okursanız sevinirim.
Bu yazıda direk Magic'i ele alacağım, daha sonra kısa yazılar halinde Suns ve Wizards'a da değinirim. Efendim artık hepimiz biliyoruz ki, Vince Carter en son 2 sezon önce gerçek Vinsanity idi. Bir buçuk yıldır izlediğimiz Carter, hem Magic'in hem NBA severlerin beklentisinin çok ama çok uzağındaydı. Üstelik Hidayet'in yerine o geldiği zaman, Magic oyun kurmak açısından birkaç adım geriye gitmişti. Eh aldığınız yıldızın, ışıltısı sönmüşse, üstelik takım oyununun en büyük katalizörü Hedo'yu gönderip yaptıysanız bu takası, işler iyi gitmemiştir. Magic de zaten bir buçuk senedir şampiyonlukta adı geçecek seviyeden uzaktı. Bir hamle yapmaları gerekiyordu ve Hidayet, J-Rich, Arenas üçlüsünü takıma katmaya karar verdiler.
Diğer ayrılan isimler ise Gortat ile Pietrus. Magic'ten gidenler arasında muhtemelen en çok aranacak olan adam Gortat. Çünkü hepinizin bildiği gibi artık Magic'in Dwight'ı yedekleyecek bir uzunu kalmadı. Tabii Ryan Anderson'ı ve Orton'ı saymazsak, ki bir zahmet saymayalım onları. Belki Bass kısa süreler pivot oynayabilir ama o da bildiğimiz cüce yani. Gortat dediğim gibi çok büyük bir eksik olacak ama kadroya bir pivot ekleyeceklerini düşünüyorum. Çünkü bir düşünün Dwight faul problemine girince ne olacak? Ben açıkçası düşünmek bile istemiyorum, SVG'nin de rüyalarına girer herhalde bu ihtimal. Şu 1-2 hafta içinde Dampier/Kwame tadında bir pivot gelecektir, daha doğrusu kesinlikle gelmeli. Pietrus ise en iyi dış savunmacısıydı. Onu da kaybettiler. Şimdi Pierce, Wade ve LeBron'u kim tutacak? Hedo mu, J-Rich mi, Redick mi, Arenas mı? Korkunç gerçekten. Yoksa fena savunma yapmasa da alacağı dakikalar iyice azalan Q-Rich mi? Barnes'ı Lakers'a kaptırmanın faturası bu diyebiliriz. En azından Q-Rich'ten daha güvenilir bir dış savunmacıydı. Şimdi rakibin en önemli silahını yavaşlatmakta sıkıntı çekebilirler. Tabii buna karşılık 1.5 senedir işin savunma tarafında yatan, perde geldiği zaman hayata küsen Carter yerine, J-Rich olacak ilk 5'te. Savunmasıyla ünlü olmasa da, Carter'la kıyas kabul etmez.
Gelelim yepisyeni Magic'imize. Bir kere Stan Van Gundy şunları açıkladı: Nelson ilk 5'te kalacak ve Hidayet uzun forvet pozisyonuna yerleşmeyecek ilk 5'te. Yani şu şekilde oluşuyor kadro: Nelson - X - Y - Bass - Dwight. Arenas, Hedo ve J-Rich'ten biri kenardan gelecek. Dün arkadaşlarla konuşurken, bu adamın kesinlikle Arenas olması gerektiğini söylüyordum. Çünkü Dwight Howard ile en çok beraber oynaması gereken isimler Hedo ve J-Rich. Birisinin Howard'la kimyası çok iyi uyuşurken, diğeri boş atış şansı bulmak için Howard'a gelecek ikili sıkıştırmalara ihtiyaç duyacak. Yanlarında iyi oyuncular yokken, bu iki oyuncunun da verimi düşüyor. Öteki yanda Arenas'a bakıyoruz, maçın herhangi bir noktasında tek başına üst üste 20 sayı üretebilecek kapasitede bir skorer ve bunu yapmaya alışık. Bench'ten gelip rahatlıkla yedeklerin liderliğini yapabilecek bir isim. Zaten Arenas da hemen "Bench'ten gelmeye gönüllüyüm" demiş. Bunu 'problem çocuk' sıfatından kurtulmak için mi yoksa gerçekten içinden geldiği için mi yaptığını bilemiyorum. Amacı sadece o sıfattan kurtulmaksa ve içten içe "Benim ne işim var bench'te?" diyecekse, Magic ve kendisi açısından kötü bir sonun başlangıcı olur.
Üstteki resimde Lewis'in gittiğini öğrenen Bass'in tepkisini görüyorsunuz. Kendime göre ilk 5'i yaptım yani: Nelson-JRich-Hedo-Bass-Dwight. Kenardan gelecek ana oyuncular da Redick, Arenas, Q-Rich ve Ryan Anderson olacak. En önemli değişiklik elbette üçlük atabilen kısa forvetten bozma bir 4 numarada yerine gerçek bir uzun forvetle oynayacak olmaları. Tabii Bass de biraz ufak kalıyor diyebiliriz ama Lewis'ten 8 kat iyi savunma yapıp, rakiplerini box-out ettiğini unutmayalım. İki sezondur blog'dan SVG'ye bağırdım çağırdım Bass daha çok oynamalı, bench'te ne işi var diye. Sonunda beni dinledi bıyıklı babacan koçumuz. Ben ezelden beri şunu savunurum. Bir takım kısa forvetten bozma bir uzunla oynamamalı. Ha elbette bu tür oyunculara ihtiyaç var ve maç başına 20-25 dakika arası bir süre onlarla oynanabilir. Ama bu oyuncuları ilk 5'te başlatıp ana stratejinizi böyle belirleyince, rakibin uzun forveti sizin 4 numaranızı denize döker. Tabii elinizde Rasheed Wallace gibi üçlük atabilen gerçek bir uzun varsa olay bambaşka bir boyut kazanır, ayrı konu... Kısacası Magic doğru yolu buldu diyebiliriz. Rakipler kısa 5'le oynadığı zaman Hedo'yu 15-20 dakikalığına uzun forvette oynatacak Stan Van Gundy. Belki Anderson da Dwight'ın yanında görev yapar biraz. Ama sonuçta Bass maçların büyük çoğunluğunda boyalı alanda Dwight'a yardımcı olacak. Bass, Lewis gibi üçlüğe çıkabilecek menzile sahip değil belki ama Dallas'tan beri müthiş bir orta mesafe şutu var kendisinin. O nedenle içeride Howard'a yeterince alan kalacağını düşünüyorum.
Hedo ve uzun rotasyonuna değinmiş olduk. Kaldı geriye guard rotasyonu J-Rich ile Arenas. Aslında bu noktada SVG'nin elindeki opsiyonlar bol gibi gözüküyor ama aynı zamanda pek çok kısıtlama var. Öncelikle süre açısından bir problem var. 1-2-3 numaralı pozisyonlar için tam 6 aday var ki Duhon'u katmadım bile. Redick 20, Q-Rich 15 dakika bile alacak olsa, Hidayet 10-15 dakikalığına 4 numaraya kaymadan herkesi mutlu edecek kadar dakika çıkmıyor. Bunun dışında mesela J-Rich'in skorer kimliği ön plana çıkmayan bir oyun kurucuyla oynamasının çok daha verimli olacağını düşünüyorum ben. Magic'teki iki kötü seçenek arasında Nelson, J-Rich'in verimliliği için daha mantıklı gibi duruyor. Zaten Hidayet'in top dağıtımına olan katkısı da J-Rich'in işine yarayacaktır. Kısacası her şekilde yukarıda değindiğim gibi Arenas'ın kenardan gelmesi en mantıklı seçenek bence. Sorun bununla kalmıyor, eski lakabıyla Agent Zero, kenardan gelse bile elbette Nelson ile aynı anda sahada bulunacaktır en az 20 dakika. Bu süreçte, rakiplerin iri şutör guard'ları, bu ikiliye karşı şov yapabilirler. Hücumda bile ikisinin nasıl geçineceği meçhul ama Nelson'ın SVG'nin sisteminde, topsuz oyunda başarılı olduğu dönemler vardı. Bu açıdan çok büyük bir problem çıkacağını düşünmüyorum. Son problem ise şu: Celtics 2 sayı önde, maçın bitimine 3 dakika var, geri alanda hangi oyuncularla maçı bitireceksiniz? Daha doğrusu kim kenardan izleyecek? Bana kalırsa, maç sonlarını çok da iyi oynamayan Nelson veya son toplarda başarılı olsa da benim asla güvenemediğim J-Rich kenarda olmalı. Ancak kenardaki isim J-Rich diye varsayarsak, az önce yazdığım gibi oyun alanında Nelson-Arenas'a karşı rakip şutör guard'lar bayram edebilir. Yani kısacası SVG'nin vermesi gereken pek çok karar var. Üstelik bu kararları verirken, bütün oyuncuları da mutlu tutması gerekiyor. Nasıl bir denge sağlayacağına dair hiçbir fikrim yok.
Toparlamam gerekirse; Orlando'nun son 1.5 senede yaptığı ikinci ciddi takası olumlu karşıladığımı söylemeliyim. Vince Carter yanlışından (ki ben ilk yapıldığında doğru olduğunu düşünüyordum) çabuk döndüler. Gelecek vaat etmeyen bir stratejide ısrar etmenin mantığı yoktu. Magic'in yaptığı şey belli. NBA'de ve hatta dünyada boyalı alanı en iyi koruyan oyuncunun üzerindeki savunma baskısını Bass-Lewis değişikliği ile azalttılar ve geri kalan 3 oyuncuyla da çok büyük bir ofansif güç elde ettiler. Hedo'yu değişiklik olarak saymayalım, eski Golden Stateli Arenas ile J-Rich'in takıma ne kadar çabuk ve iyi uyum sağlayacakları Magic'in gidişatını belirleyecek. Elbette takımın 4 dış şutörden 3'e düşünce bir dönem afallamasını da bekleyebiliriz. Yani bu takasların sonucunu şimdiden bilmemizin imkanı yok. Ama Stan Van Gundy 1-2-3 rotasyonunu iyi oturtabilirse, Magic 2 gün önceye göre daha korkutucu bir takım oldu diyebilirim.
Az önce sadece haberini vermiştim, buyrun şimdi analizi. Yanda da anketi bulabilirsiniz:
J-Rich ile Kobe, ABD - Gana maçında milli takımlarına destek verirken... Ancak destekleri yeterli olmadı ve ABD kaybetti.
Az önce Suns-Spurs maçını izliyordum. Maç boyunca internetin yavaşlığından dolayı doğru düzgün seyredememiştim. Son 3 dakikada skorun yakın olduğunu görünce bir kez daha deneyeyim dedim ve şansa düzgün bir şekilde izleyebildim. Steve Nash'in Amare'yi beslemesi sonucu 8 sayılık farkı 2 dakika içinde 2'ye indiren Suns maçın bitimine 45 saniye kala maçı beraberliğe getirme şansını yakaladı. George Hill'in inanılmaz kötü bir pası sonucunda Dudley topu çaldı ve hızla rakip sahaya geçen Jason Richardson'a topu aktardı ama 2 smaç şampiyonluğu bulunan atletik oyuncu, bomboş smaca kalktığı pozisyonda, smacı kaçırdı. Büyük bir fırsatı kaçırdı ve maç burada Spurs'e geldi diyebiliriz.