BIY AD

Ben Wallace etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ben Wallace etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Nisan 2011 Perşembe

Big Ben Bırakabilir

Ben Wallace geçtiğimiz günlerde verdiği demeçte basketbolu bırakabileceğinden bahsetmiş ve eklemiş: "Fiziksel durumumu göz önüne alarak kendim için en iyi kararı vermeye çalışacağım. Artık yaşlandığımı hissediyorum. Saçlarımın rengi griye değil beyaza dönüyor".

Wallace, Pistons'ın ikinci "Bad Boys" döneminin belki de en önemli parçalarından biriydi savunmada yapyıklarıyla. 2004 yılında "Yıldızlar Topluluğu" Lakers'ı finalde dillere destan bir şekilde dize getirerek başlayan Pistons'ın başarı serisi, 2005 yılında NBA finali daha sonra da yaptıkları 3 yaka finali ile devam etmişti. Savunma takımlarını seven bir basketbol severin belki de izlerken en keyif aldığı takımların başında o dönemki Pistons geliyordur. Fakat 2006 yazında kontratı biten Big Ben, arkadaşlık ve başarı değil de parayı tercih edince kendisi için çöküşün başlangıcını hazırlıyordu. Daha sonra gelen Cavaliers ve tekrar Pistons'a dönüş maceralarında asla eski yaptığı etkiyi yaratamayacaktı. Ne yazık ki zaman, genelde fiziksel özellikleri ve mücadelesi sayesinde ligde kendine yer edinen oyunculara daha acımasız davranıyor ve bir anda en tepeden en aşağıya indirebiliyor onları. Wallace da bunun en somut örneklerinden biri.

Kariyerine 1 şampiyonluk, 4 All-Star, 4 yılın savunmacısı gibi ödülleri sığdıran Ben Wallace, eğer lig önümüzdeki sezon lokavta giderse büyük ihtimalle şu anda kariyerinin son maçlarına çıkıyor.

26 Şubat 2011 Cumartesi

Detroit'te Soğuk Rüzgarlar

Detroit cephesinde oyuncu ve koçlar arasında süren anlaşmazlık sınır noktalara ulaştı. Sixers maçından önce şut antrenmanını boykot eden basketbolcular az önce biten maçta benche mahkum edildi. Kaynaklara göre Prince, Hamilton, McGrady ve Wallace'ın idmana katılmadığı Daye ve Stuckey'nin ise son bölümüne katıldığı söylenmiş. Detroit yönetimi ise takımda bir iç huzursuzluk olduğunu önlemek adına tek tek oyuncularının neden katılmadığının bahanelerini basına açıklarken Hamilton hakkında birşey söylememeleri de dikkatleri çekmişti. Kuester ise 'Biz de sağlıklı olanlarla ilgileniriz.' diyerek sert bir çıkış yapmıştı. Bu akşam gördük ki yukarıdaki 6 ismi kesti Kuester ve geriye kalan 6 aktif oyuncu ile Sixers karşısında mücadele etti. Elbette bu daracık bir rotasyonla Sixers'a karşı zayıf kaldılar.

Yenilgiden çok önemli olan nokta ise takımdaki oyuncuların Kuester'e olan saygılarının tamamen sıfırlandığını gördük. Kuester ikinci periyodun sonlarına doğru oyundan atılmış ki izlemediğim için neden atıldığını bilmiyorum ancak Kuester'in oyundan atıldığı sırada antrenmanı boykot eden benchteki oyuncuların gülmeleri de dikkatlerden kaçmamış. Tamam belki koçun yönetiminden veya rotasyon seçimlerinden memnun olmayabilirsiniz ama bu yapılan da saygısızlıktır. Koçun oyundan atılıyor sen benchte acınacak haline gülüyorsun. Kuester'in sezon başından beri duruşu net bu konularda geri adım atmadı bugüne kadar ancak bir-iki oyuncu ile tartışma yaşardı neredeyse takımın yarısının antrenmanı boykot etmesi ve benchte de böyle bir saygısızlığa imza atmaları çok ciddi sorunların olduğuna işaret.
Aşağıdaki videoda Kuester'in atılma anını ve oyuncuların tepkisini görebilirsiniz.

NOT: Video için bigben'e teşekkürler.

Link

27 Ocak 2011 Perşembe

Durant ve Kobe'den Farkım Ne?


Link

Bunu diyen Ben Wallace. Videoda izleyeceğiniz üzere Shelden Williams'ı tuzağa düşürüyor. Bu hareketi günümüzde en çok kullanan skorerler Kobe ile Durant. Bu şekilde pek çok kere rakiplerini kandırıp, oyuna getiriyorlar. Ancak bunu yapan oyuncu Ben Wallace olunca, Shelden Williams da afallamış. Faulden sonra "Bu gerçekten oldu mu?" bakışı yeterli herhalde herşeyi anlatmaya. Aslında iyi birşey yaptığının farkına varamamış o anda. Ben Wallace da yıllardır kendisine taktik faul yapıldığının ve kariyeri boyunca serbest atış çizgisinden %40 ile attığının farkında değildi herhalde. Nasıl bir güvenle şuta kalkıp serbest atış çizgisine gidiyorsa? İnsan utanır diyeceğim ama herhalde ilk serbest atışta airball attıktan sonra biraz olsun "Ben ne yaptım?" diye sormuştur. Durant ile Kobe'nin sadece insanlar "Vay be ne zeki oyuncu" desin diye değil takımlarına çizgiden sayı kazandırmak için bunu yaptıklarını anlamıştır Wallace artık. Ne de olsa aralarında %50'ye yakın bir isabet oranı farkı var...

Sen bizi güldürdün, Allah da seni güldürsün Ben Wallace. Airball'ların bol olsun.

23 Temmuz 2010 Cuma

Big Ben 2 Yıl Daha Detroit’te

2 yıl $4M civarında sözleşme yenilendi Wallace’la. Son 10 yılın en hak edilen şampiyonluğunun ardından gemiyi ilk terk eden olmuştu kendisi. Biraz da şampiyonluğa ulaşmış kadroda bulunmasının çekiciliğiyle 4 yıl 60 milyon dolara Chicago’nun yolunu tuttu (Burada hatırlatalım sadece para için gitti Pistons'dan. Ayrıca Gasol'ü almayan ama 'kazma' ve yaşlı bir adama o kadar parayı veren Bulls'la da hala dalga geçerim bu konuda / Can). Sonrasında kısa süreli bir Cleveland ardından daha da kısa süreli, ölü sezonda 15-20 günlük bir Phoenix macerası yaşamıştı. Fakat para için ayrıldığı ve kapı kapı dolaştığı bu yerlerde o küçük ama sıcak, pembe panjurlu olmasa da herkesin birbirine sevgiyle bağlı olduğu evinin ne huzurunu ne de mutluluğunu bulabildi. Seneler sonra eski evine dönüş yaptığında ise Türk filmlerinden hatırlayacağınız üzere hiçbir şey bıraktığı gibi değildi. Ah Müjgan ahhh… Hem kendisi yaşından ötürü eski formunun çok uzağındaydı, hem de Detroit gidenlerin yerini gelenlerle dolduramamış ve eldekilerin sağlık sorunlarıyla kolu kanadı kırık kalmıştı.

Epeydir göz önünde bulunmadığından dolayı düşünmüyordum, bu postu yazarken aklıma geldi tekrardan. Hangi akla hizmet bu kadar para verilir Ben Wallace gibi bir adama halen bir anlam veremiyorum. Bir zamanlar ligin en iyi pota altı savunmacısı olduğu su götürmez gerçek, ancak en iyi dönemlerinde dahi, hücumdayken karşısında ben dursam bile efektifliği artmayacak bir oyuncu.

Muhtemelen Greg Monroe’nun arkasında, benchten gelerek katkı sağlamaya çalışacak takımına. Bu yaşından sonra, takımın halini de göz önünde bulundurunca pek bir beklentim yok ne Detroit’ten ne Wallace’dan. Ama kariyerine burada son verecek olması -muhtemelen böyle olacak- mutluluk verici olacaktır her iki taraf adına da.

21 Ocak 2010 Perşembe

Wallace x 2

Sağlam alkış almışlardır herhalde. İçim bir hoş oldu valla. Ne takımdı ama... Ne güzel bir uyumdu aralarındaki. Dün gece karşılaşmayı kazananın sürpriz bir şekilde Pistons olduğunu da hatırlatayım.

13 Ekim 2009 Salı

İki Kazma Yanyana

Öyle kolay kolay bir NBA oyuncusuna kazma veya yeteneksiz demem. Ama Pistons'ın yeni koçu Kuester'in, ilk 5'te başlatmayı düşündüğü uzunlara bakınca basketboldan soğudum: Kwame Brown ve Ben Wallace. Birkaç aydır, hızlı basketbol ve bol sayı prensibini Pistons'a uygulatacağını söyleyen Kuester'den tam bir U dönüşü gelmiş. Pistons'da bu sezonun başlangıcında yukarıda yazdığım iki yetenek abidesi pota altında oynayacak gibi duruyor. İki tane kazandığı parayı tamamen defansta yaptığı işlerle hakeden hatta doğrusunu söylemek gerekirse, haketmeyen oyuncuyu yanyana oynatmak hangi akla, mantığa sığar? Bulls'un Wallace ile olan tecrübesinden hiç mi ders çıkarmamış Kuester?

Ayrıca bu, yılda 8 milyon dolara yakın bir ücret ödeyecekleri Villanueva'nın oyuna kenardan dahil olacağı anlamına geliyor. Elbette CV, 30 dakika civarında süre alacaktır ama bana kalırsa işin doğrusu, pivot pozisyonunu defansif ve kalıplı olan Wallace-Brown'a verip, uzun forvette ilk 5'te CV'yi, yedekten gelecek isim olarak da Wilcox'u seçmeliler. Bu rotasyonlar onlara hücumda uzun forvetlerinin çabukluk avantajlarını kullanmalarını sağlarken, defansta en azından ortayı kapatacak 1 isim olmasını sağlayacaktır. Bu konuda blog'a ilk başladığım günlerde, uzunca bir yazı yazmıştım. Gerçi bugünkü Pistons'ı pek kapsamıyor ama genel basketbol doğruları açısından ilgi çekici bir makale bana kalırsa. Tavsiye ederim. Kısaca özetlersem iki tane tamamen defansif veya iki tane tamamen hücuma yönelik uzun yerine dengeli bir kombinasyon her zaman çok daha başarılı olmuştur.

Neyse sonuç olarak an itibariyle Pistons'ın pota altındaki durumu şöyle özetleyebiliriz: "2 kazma yanyana, ortada kalacak Charlie Villanueva."

20 Ağustos 2009 Perşembe

Günün Eğlencesi - 18



Bir çok airball serbest atış gördüm ama böylesini görmedim. Normalde uzunların güçlerini ayarlayamayıp topu yetiştirememelerine alışığız ama çemberi yan tarafından bu kadar farkla kaçırmak da sadece Ben Wallace'a has bir özellik olsa gerek. LeBron da dayanamayıp kopmuş.

8 Ağustos 2009 Cumartesi

Ben Wallace Yuvaya Döndü

Zamanında fotoğraftaki gibi bebeklerine Ben Wallace forması giydiren Pistons taraftarları çok mutlu ve gururluydular. Artık o gururdan eser kalmadı. Hatta birçok Pistons taraftarı Big Ben'e para için takımı bıraktığı için kırgın ve öfkeli. Bakalım The Palace'a döndüğüne nasıl bir tepkiyle karşılacak Big Ben...

Pistons'ın uzun rotasyonuna birkaç ek gerektiğini bir süredir yazıyordum. Son yardımı da tek senelik 1.3 milyon dolar karşılığında aldılar. Ucuza doğru bir hamle.