BIY AD

24 Ekim 2009 Cumartesi

Geri Döndüler

NBA ile hakemler birliği 2 seneliğine anlaştılar. Böylece hakemler, 2 sene sonra ekonomi düzeldiğinde daha avantajlı bir sözleşme talep edecekler. Yani kısacası sezon başladığında eski hakemler işlerinin başında olacaklar.

NBA baştan hata yaptı. Resimdeki gibi yedek hakemler kullanılsaydı ne oyuncular ne koçlar hiçbir karara itiraz etmezlerdi. Çiçek gibi bir sezon izlerdik.

Beasley Rehabilitasyonun Son Safhasında

Miami Heat yöneticilerinden Tim Donovan, takımın bir balık tutma gezisi düzenlediğini, Beasley'nin de su ve mor gatorade'den başka birşey içmediğini söylemiş. Ayrıca bu gezide Beasley'nin rehabilitasyondaki danışmanı da ona göz kulak oluyormuş, tabii yanındaki kızcağızla da sadece 'arkadaşlar'mış. Harika.

Donovan'ın, acilen yöneticiliği bırakıp yazarlığa soyunması lazım. Çok yetenekli...

Afro Arenas vs. Payton

Stern: LeBron Umarım Cleveland'da Kalır


"Kendisine LeBron sizce nereye gidecek?" diye sorulmuş. Cevap olarak "Hiç bilmiyorum ancak umarım Cleveland'da kalır." demiş. "Bu konu hakkında bir fikrim yok." deyip bıraksa daha iyi olurmuş bana kalırsa. Bu sene, bu konuyla ilgili daha çooook haberler çıkacak herhalde...

23 Ekim 2009 Cuma

Enerjik Skorer Bıraktı

Bobby Jackson'a kariyerini başlatan kareyle veda edeyim dedim. Son senelerde birçok değişik takımda forma giyse de, biz onu Hidayet'in Kings'den takım arkadaşı Bobby Jackson olarak hatırlayacağız. Milli yıldızımızla birlikte, finale giden yolda Lakers/Horry engeline takılmışlardı.

Bu kısa adamın oyununu pek sevmesem de, karakter olarak hep sempatik görmüşümdür. Üzüldüm bırakmasına. Gerçi sahada eski yaptıklarını yapmaya çalışıp bunda başarılı olamadığını görünce de üzülüyordum ayrı.

Her zaman oyuna kenardan dahil olarak takımına ivme kazandıran, kimi zaman girmesi imkansız şutları sayıya çeviren, kimi zaman bomboş atışları kaçıran, enerjik bir oyuncuydu. Boyu, posu yüzünden oyun kurucu pozisyonuna mahkum olan bir şutör guard'dı esasında. İyi bir skorerdi. Bir basketbol takımındaki skorer 6. adamın önemini - en azından benim için - iyice perçinleyen örneklerden biriydi. Böyle de özel bir yeri var benim hafızamda.

Haydi hayırlısı diyelim. Teşekkürler seyrettirdiğin, tattırdığın anılar için.

Lakers'ın Yeni Uğuru

video
NBA 3-4 hafta kadar önce, top oyundayken bench'te oturan oyuncuların ayağa kalkmalarını yasaklamıştı. Lakers ve Cavs gibi takımların benchleri, maçların başlarında takım skor üretene kadar ayakta durmak gibi bir alışkanlık/uğur edinmişlerdi. Bu yeni yasaktan sonra, Lakers'ın uğuru evrim geçirmiş. Artık takımları ilk sayıyı atana kadar sağ bacaklarını sol bacaklarının üstüne atmış şekilde bekliyorlar. Lakers ilk skor bulduğu zaman, sağ bacaklarını yere iki kere vurup, sol bacaklarını onun üzerine atıyorlar.

Bana göre ayakta durmaktan çok daha sempatik bir hareket. Belki Lakers 2 sayı bulduğu için bacaklarını 2 kere vurmuşlardır yere, 3 olsa 3 kere vururlar mı dersiniz? Videodaki bir başka komik ayrıntı ise, olayın Josh Powell'ın kafasına biraz geç dank etmesi.

Atak !!

Adidas Basketball reklamı:


Link

Neden?

İlgimi çekti, Donyell Marshall, Twitter'ında sormuş: "Neden insanlar uzun bir siyahi adam gördüklerinde otomatik olarak basketbolcu olduğunu varsayıyorlar da uzun bir beyaz için sadece "uzunmuş" diye düşünüyorlar?"

Türkiye gibi siyahi insanların çok büyük bir oran farkıyla azınlıkta olduğu bir ülkede bu dediği zaten normal. Sorgulamaya bile gerek yok. Marshall'ın kastettiği ülke yani Amerika için ise ilk bakışta biraz ırkçı görünse de, siyahi oyuncular kolej basketbolunda %60'a, NBA'de ise %85'e ulaşan bir orana sahipler. Belki bazı insanlar bilinç altında ırka göre sınıflandırma yapıyor olabilirler ama genel olarak bu düşünceninin kaynağının istatistikler olduğunu düşünüyorum.

Odom Ölmüş Ağlayanı Yok

Odom, birkaç hafta önce evlendiği sevgilisi Khloe Kardashian ile bir evlilik sözleşmesi imzalamış. Aslında, kendi ölüm fermanını imzalamış desek daha doğru olur.

Boşanmaları durumunda Khloe'nin Odom'dan alacakları:

1) Evli kaldıkları her yıl başına 500.000 $
2) Genel harcamaları için aylık 25.000 $
3) Yeni satın aldıkları ev (Resim aşağıda)
4) Aldığı her lüks arabanın ödemesi bittiğinde, yeni bir lüks araba
5) Alışveriş için her ay 5.000 $
6) Güzellik salonu vs. harcamaları için ayda 1.000$
7) Ailesindeki her bir birey için Lakers saha kenarı biletleri
8) Ruhu
9) Onuru
10) Erkekliği
11) Bu böyle gider

Odom'u bundan 1 ay önce uyarmıştım. Boşanmaları durumunda, aynı kullandığım resimdeki gibi, Khloe Odom'un sırtında bir ağırlık olmaya devam edecek. Eee ne diyelim, kendi düşen ağlamaz...

Ha ayrıca, kesin olmamakla beraber aldıkları ev şu ayarda birşey olacakmış, hatta belki de olmuş:

22 Ekim 2009 Perşembe

Açılış Gecesi Tatsız Olabilir Mi?

Dün oynanan Celtics - Cavs maçında ufak bir olay çıkmış: Shelden Williams, ribaunt için pozisyon almaya çalışan - o boyla oralarda ne yapıyorsa =) - Mo Williams'ı şöyle bir yere savurmuş. Ardından ufak tefek itişmeler olmuş ancak ciddi bir hareket/yumruk vs. yok.

NBA, Ekim ayının başlarında birbirlerinin yüzüne vurdukları için Magloire'a 2, Jerebko'ya 1 maç ceza vermişti. Şimdi aynı şekilde "Cavs ve Celtics'ten itişenlere ve bench'ten kalkmaması gereken oyunculara ceza verilir mi acaba?" diye sorgulayanlar var. Ancak bu itişmelerin bir kavgaya dönüşmemesi ve sezonun açılış maçında bu iki şampiyonluk adayının yeniden karşı karşıya geleceği düşünüldüğünde, NBA'in bu 'derbi'ye gölge düşürecek bir karar alması imkansıza yakın diyebiliriz.

Kavgadan dikkat çeken detaylar: Gibson ve MoWill boylarından büyük işlere kalkışıyorlar. Rasheed'in de sakin olup herkesi durdurmaya çalışması takdire şayan.


Link

Aldridge İmzayı Attı

Brandon Roy'da olduğu gibi, Aldridge de uzun süren pazarlıklar sonunda Blazers ile sözleşmesini uzattı. 5 senede 65 milyon dolar alacak. Kontratta yazan bazı şartları yerine getirirse 70 milyona kadar çıkabilirmiş. Blazers bundan birkaç gün önce Oden'ın da opsiyonunu kullanmış ve sözleşmesini uzatmıştı. Böylece Roy-Aldridge-Oden-Fernandez-Miller-Batum çekirdeğini en azından 3-4 yıl boyunca korumayı garantilediler. Ah şurada Miller yerine Hedo olacaktı. Blazers bana göre çok daha iyi bir takım olabilirdi.

Edit: Bu arada kontrat hakkında yorum yapmamışım, bana göre yıllık yaklaşık 13-14 milyon dolar yerine 11-12 civarı bir para Aldridge'in hakkıdır. Ancak tabii ki şunu unutmamalıyız, NBA'de şut atabilen uzunlara bu paralar hiç düşünmeden veriliyor. Hele bir de bu uzun pivot oynayabiliyorsa... Aldridge'in hücumuna hiçbir söz söyleyemem ancak Portland'a bu kontratın karşılığını kuruşu kuruşuna verebilmesi için, defansını geliştirmesi lazım.

Günün Eğlencesi - 26


Link

Pierce'la İddiaya Girmeyin

Çünkü kaybettiği bir iddianın ardından borcunu ödemiyormuş. 2008 playoff'larının ilk turunda Celtics ile Hawks karşılaştığında, Pierce Horford'a "10.000 dolarına bahse varım ki sizi 4-0'la süpüreceğiz." demiş. Üstünden 1.5 yıl geçmesine rağmen hala ödememiş. Horford'ın bu konuyu, üstünden 1.5 sene geçtikten sonra açması garip. Ayrıca Horford o günden beri Bostunlu oyuncuyla konuşmadığını söylemiş. Playoff'larda ilk maçı kazandıktan sonra 4 maç oynadılar, ardından geçen sezon tam 4 kere karşı karşıya geldiler. Nasıl konuşmadılarsa artık?

Pierce'ın 10.000 doları, sizin bizim gibi 'normal' insanların 50 ytl'sine falan denk geliyordur yaklaşık. Sorunun miktar olmadığı ksin. Herhalde Pierce, serinin ilerleyen maçlarında Al Horford'ın ona olan tutumundan dolayı sinirlenmiş olsa gerek. Hawks'ın kazandığı bir maçın sonuna doğru, Horford bir pozisyonda yere düşen Pierce'a birşeyler söylemişti. Bu hareket kısa forveti çok sinirlendirmiş, peşinden gidip ona doğru fotoğraftaki işareti yapmıştı. Anlamı nedir bilmiyorum. Ama bu açıklama ikilinin arasındaki ilişkiyi düzeltmeyecektir, orası kesin.

Hamilton The Palace'ta Kalıcı Olmak İstiyor

Olay kariyerinin sonuna kadar Pistons'da kalması değil, o konuda zaten hiçbir tereddütü yokmuş. Asıl olarak basketbolu bıraktığında, formasının emekli edilip kirişlere çekilmesini istiyormuş. Hatta Hall of Fame'de gözü varmış. Yok artık daha neler... Hadi formasının The Palace'a asılması ihtimalini bir kalemde silmeyeyim ama Hall of Fame??

Bir insanın hedeflerinin olması kadar güzel birşey yok ama 32 yaşına gelmiş, bugüne kadarki oyunuyla sadece "oldukça iyi" bir takım oyuncusu olmuş. Nasıl böyle bir beklenti içine giriyor, benim aklım almıyor. Zaten attığı sayıların %90'ı perdeden çıkıp bulduğu orta mesafeli şutlardan oluştuğu için seyircinin aklında yer eden bir oyunu da yok.

Bir tane şampiyonluk kazanıp, 3-4 sezon şampiyonluğa oynayan takımda yer alınca, Hall of Fame'e girildiğini zannediyor Hamilton sanırım. Madem öyle Hamilton'la beraber Scalabrine(!!) de girsin Hall of Fame'e.

21 Ekim 2009 Çarşamba

Haydi Hep Beraber Steroid Kullanalım

Mark Cuban'dan yine aykırı bir açıklama gelmiş. Rashard Lewis'in 10 maçlık cezası hakkındaki bir soruyu "Bunu söylediğim için yarın medyada beni asacaklar ama..." diye cevaplamaya başlamış. Ardından steroid kullanımının gerekli/yeterli denetlemeler uygulanırsa, yararlı olacağını söylemiş Mavericks'in çılgın sahibi. Üstelik bunu eski okulunda katıldığı bir panelde dile getirmiş, yani o okuldan mezun olup, milyarlarca dolarlık bir serveti olduğu için, ona idol olarak bakan gençlere bunu söylemiş. Ne kadar düşünceli bir davranış değil mi?

Bu arada evet dediklerinde doğruluk payı var, geçmişte yapılan araştırmalarda steroidlerin kasların çok daha çabuk iyileşmesini sağladığı görüldü. Hatta yanılmıyorsam steroid kullanımı uzun vadede kaslara da bir zarar vermiyor. Ancak - çoğu ölümcül olmasa da - 1001 tane yan etkisi var. Ne kadar gerekli kontroller/denetlemeler yapılırsa yapılsın, böyle birşeyin doktor reçetesiyle de olsa oyunculara verilmesi sporun (bu durumda basketbolun), ileride çok büyük yara almasına sebep olacaktır. Dünya saf ve temiz bir yer değil, bu tarz şeylere ucundan izin verirseniz, ipleri elinizde tutamazsınız. Zaten steroidin yasal olarak kullanılmasının ihtimal dahilinde olmadığını eminim Cuban da biliyordur. Herhalde canı sıkılmış olacak ki medyada biraz tartışma yaratacak bu açıklamayı yapmış.

Josh Smith, Howard'ı Yerle Bir Etmiş


Link

Adidas'tan başarılı bir yapım.

Shaq Vs. Jordan Vs. Malone Vs. Miller Vs. Stockton

Bu sezondan sonra 2 sene daha basketbol oynayıp ardından basketbolu bırakmayı düşünen Shaq, şimdiden yeni bir kariyer yolu çizmiş kendisine: TV yorumculuğu. Ama öyle çıkıp bir televizyon kanalında yorumcu olmaktan bahsetmiyor Shaq. Eski NBA oyuncularıyla açık oturum yapmak tarzı bir program yaratmak canlanmış kafasında. Shaq seçeceği isimlere göre, güzel bir programa imza atabilir. Zaten sadece "Shaq" isminin geçmesi insanların en azından "bir bakması" için başlı başına bir neden.

O'Neal şu sözleri sarfetmiş: "Ski Bayless (ESPN) gibi basketbol oynamamış adamları dinlemekten sıkılıyorum artık. Açık açık söyleyeyim. Bir program izlediğimde, bir blog veya gazete okuduğumda sadece bildiğini zanneden insanların fikirleri hoşuma gitmiyor. Gerçeğe dayanan yorumları tercih ediyorum." Buraya kadar güzel gözüküyor ama oynamak ve koçluk yapmak ile yorumlamak apayrı şeyler. Mesela ülkemizde futboldan örnek vermek gerekirse futbol oynamamış olan Mehmet Demirkol sevilen ve sayılan bir yorumcu iken, ülkenin yetiştirdiği en iyi futbolculardan biri olan Sergen'in yorumları büyük bir çoğunluk tarafından "saçma" bulunuyor. Aynı şekilde Shaq'ın başkalarına laf sokmak bakımından kendisine yakın gördüğü efsane isim Charles Barkley, basketbolseverler arasında en çok dalga geçilen yorumcuların başında geliyor. Keza eski oyun kuruculardan Mark Jackson'ın da yorumlarını çok kötü bulduğumu söylemeliyim. Değişik bir örnek vermek gerekirse, oyunculuğunun ardından yorumlarıyla basketbolseverlerin beğenisini kazanan Steve Kerr, genel menajerliğe soyunduğundan beri eleştirilerden kurtulamıyor. Herhangi bir spor dalında, çoğunluk, departmanlar arası geçişin kolay olduğunu zannediyor ama bu bir yanılgı.
Yukarıda belirttiğim gibi, Shaq bir program yapacaksa her şekilde ilgi çekecektir. Ancak kaliteli bir yapıma imza atmak istiyorsa meslektaşlarını iyi seçmek zorunda. Gerçi Shaq'ın oynadığı filmleri ve çıkardığı rap albümlerini düşününce, onun için önceliğin kalite olmadığını anlayabiliyoruz. Hatta son televizyon programı "Shaq Vs." da rating bakımından pek iyi gitmiyormuş. Zaten Shaq gibi bir ilgi delisinin amacı rating'den çok şov yapmak olacaktır. Ancak bu sefer şovunu kaliteli bir şekilde yansıtsın da, insanlar zevkle izlese bari.

Gershon, Stern'ü İkna Etti

Stern, yaptığı son teklif hakemler birliği tarafından reddedilince pazarlıktan çekilmiş ve yedek hakemlere sarılmaya karar vermişti. Haberlere göre dün hakemler adına görüşmeleri yapan McMorris ile Stern buluşmuşlar ve anlaşma konusunda bir hayli yol katetmişler. Hatta NBA bir teklif sunmuş ve cuma günü hakemler birliğinin bu konuda oylama yapacakmış. İki kaynağa göre bu teklifin kabul edilme ihtimali son derece yüksekmiş. Eh sonuç olarak ekonominin hali ortadayken, hakemlerin işsiz ve parasız kalmayı tercih etmeyeceklerini öngörmek, zor olmasa gerek.

Stern aslında bir nevi tükürdüğünü yalamış oldu tekrardan pazarlıklara katılarak, hatta toplantıyı organize ederek. Ama eminim o da gerek artan faul sayıları olsun, gerek verilen teknik fauller olsun, hazırlık maçlarında vukuu bulan olaylardan hiç memnun değildi. En son Knicks - Maccabi Tel Aviv maçında Pini Gershon'un iki teknik faul almasına rağmen inatla soyunma odasına gitmemesi de yedek hakemlerdeki otorite eksikliğini gözler önüne sermişti.

Eh, en sonunda oyuncular ve koçların dediği oldu yine. Herşey normale döndü diyebiliriz. Tabii cuma günü bir sürpriz olmazsa...

Nostaljik Komik

Not: Biliyorum kaçtır Nowitzki'yi koyuyorum komik resim olarak. Kendisi ile bir alıp veremediğim yok ama bir oyuncu bu kadar da malzeme vermemeli yahu =)

20 Ekim 2009 Salı

Hayatım, Devin Harris Geldi Kapıyı Açar Mısın?

Daha önce NBA takımlarının, kötü giden ekonomide bilet satmak için uyguladıkları kampanyalara değinmiştim. En çok da Nets'inkini beğendiğimi belirtmiştim.

Saha kenarındaki pahalı koltukları satmakta zorlanan Nets kulübü, bu konuda taraftarına bombastik bir plan sunmuş. Normalde 750 dolar olan biletleri, "10 maça 4'er tane = 25.000$" şeklinde bir paketle satışa sunmuşlar. Yani zaten 40 tanesi 30.000 ederken, 5.000'lik bir indirim yapıyorlar. Ancak tabii ki taraftarı heyecanlandıracak şey bu değil. Bu kampanyayı kullanacak olan 4'lüyü istedikleri yerde (ofis, ev, okul, parti vs.), istedikleri Nets oyuncusu 1 saatliğine ziyaret edecek. Çocuklarına mükemmel bir doğumgünü hediyesi vermek isteyen zengin aileler için ideal. Bir başka alternatif ise: Evlerinde ufak bir gruba yemek verirken, Devin Harris'in gelmesiyle konuklarına hoş bir sürpriz yapabilecekler. Taraftarı oldukları takımın en sevdikleri oyuncusu ile 1 saatliğine de olsa tanışma, kaynaşma fırsatı... Fiyatı her ne kadar biraz 'tuzlu' olsa da, bu kolay ele geçen bir fırsat değil. Eminim başka şehirlerde, bu parayı gözden çıkaracak birçok taraftar "Keşke benim takımım da bunu uygulasa" diyordur.

Nets yöneticilerini kutluyorum. Çok başarılı kampanyalar yürütüyorlar.

Ersan'a Kötü Haber

Bucks'ta, pivot Bogut'un yanındaki uzun forvet olmak için yapılan yarışı Kurt Thomas kazanmış gibi gözüküyor. 37 yaşındaki oyuncu Bucks'ın son 4 maçında ilk 5'te başladı. Bunu kendisi bile beklemiyormuş. Ancak koç Skiles'ın yaşlı, oyunu doğru oynayan, düz oyunculara olan aşkını unutmuş olmalı. Skiles, Thomas'ı hem uzun forvette hem pivotta kullanmayı düşünüyormuş. Ama çok süre verip onu yormak da istemiyormuş, çünkü sezonun sonlarına doğru playoff'lar için önemli maçlar oynarlarsa, Thomas en güvendiği adamlardan biri olacakmış. Oldu Skiles'cım, sana "Dream On, Dream On" diyorum.

Gelelim Ersan konusuna: Skiles Thomas-Bogut ikilisi ile başlaması durumunda kenardan ilk getireceği uzun forvetin Warrick olacağını, ardından da Gadzuric'e de görev vereceğini ve bu durumda Ersan'a dakika kalmayacağını söylemiş. Devamında, milli yıldızımızın kalbini kırmamak için "Bazı gecelerde bu rotasyonu kullanmayacağım ve bol bol oynayabileceği dakika olacak." diye sürdürmüş konuşmasını. "İki sene önce geldiği haline göre çok daha iyi, ayrıca dış şutlarıyla savunmanın açılmasını sağlayan bir uzun. Ona rotasyonda dakika bulmak bazen çok zor olacak ama belki de o kadar zor olmaz." diye bitirmiş Ersan hakkındaki düşüncelerini. Ayrıca önlerindeki 2 hazırlık maçının, oyuncuların rotasyonda kendilerine yer kazanmak için son fırsatları olduğunu, bu performansları da göz önüne alacağını söyleyerek konuşmasını bitirmiş.

İnatçı ve sert koçun açıklamasındaki rotasyona daha bir de MbahaMoute'nin gireceğini unutmayalım. Eğer NBA'i takip ettiğim yıllar içinde Skiles'ı birazcık tanıdıysam, Ersan'ın sezonun ilk yarısında beklediği dakikaları alması imkansıza yakın olacaktır. Geçtiğimiz sezonun son 2 ayına kadar, Villanueva'ya 25 dakikanın üzerinde şans vermeyen, geleceğin en iyi oyun kurucularından biri olarak görülen Sessions'ın yerine inatla Ridnour'u oynatan bir zihniyetten bahsediyoruz. Neymiş savunma prensiplerine uymuyormuş bu yetenekli oyuncular...

Ersan'ın, Skiles'ın gözüne girmek için yapması gereken şeyler, mümkün olduğunca basketbolun doğrularını yapmak ve savunmada canını dişine takmak. Yani örneğin 2 fade away üçlük sokup, ardından savunmada tuttuğu adama ribaundu kaptırması halinde Skiles'ın gözünde yerlerde olacağını bilmeli. Ersan, Skiles'ın istediklerini sonuna kadar sahaya yansıtsa bile, aşırı disiplinli koçunun önyargıları ve inatçılığı sezonun başlangıncında Ersan'ın alacağı dakikaları kısıtlayacak gibi duruyor. Umarım oyuncumuz bu dönemde konsantrasyonunu yitirmez.

Günün Eğlencesi - 25


Link

Kim 1 Milyon Dolar İster?

LeBron Maxim'e son verdiği röportajda "Hiçbir zaman Cleveland şehri hakkında kötü bir söz söylemedim." demiş. Ardından "Bana LeBron James'in Cleveland hakkında kötü birşeyler söylediği bir makale/röportaj bulup getirene 1 milyon dolar veriyorum, hem de nakit." şeklinde devam etmiş.

Haydi arkadaşlar. Azim, ruh ve hırs ile bunu başarabilirsiniz. Herkes google başına. Eğer bulabilirseniz, bu olaydan sizi haberdar ettiğim için sadece %5'lik bir komisyon talep ediyorum =)

Nash'in Tecrübesi Varmış


Link

Bir alttaki post'ta, Nash'in yeni sertbest atış stilini vermiştim. Meğer geçmişte üçlük bile atmışlığı varmış antrenmanda. Serbest atışta çıldırma noktasına gelen adam, nedense üçlükte son derece sakin kalmış. D'Antoni ondan daha fazla heyecanlanmış.
Ayrıca birşey dikkatimi çekti, hepimizin bildiği gibi Nash sağlak ancak söz konusu ayak-bacak olunca, solak. Bu ilginç kombinasyona sahip insanlardan biriymiş.

Hatta üstüne şu reklamı da vereyim, gerçek olup olmadığına siz karar verin:


Link

19 Ekim 2009 Pazartesi

Nash'ten Yeni Serbest Atış Stili



Videoyu Erbo's'da gördüm ve paylaşıyorum. Çok hoşuma gitti, sadece video değil Erbo'nun attığı başlık da: Steve 'Sergen' Nash... Kanadalı oyuncunun futbol sevdasından çoğu NBA sever haberdardır. Tottenham Hotspur ile antrenmanlara çıkmışlığı da vardı geçmişte. Her ne kadar başarılı olsa da, maçlarda ellerini kullanması daha sağlıklı olacaktır. Sonuçta, NBA'in gelmiş geçmiş en yumuşak bileklerinden birine sahip.

Bundan yaklaşık 10 sene önce, Sergen bunun aynısını ortasahadan atmıştı. Televole'de yayınlanmıştı. "Vay anasını" demiştim. Nash, Sergen'e göre oldukça kısa bir mesafeden - serbest atış çizgisinden - atıyor. Ama unutmamak lazım ki, biri profesyonel futbolcu, diğeri sadece hobi olarak yapıyor, aralarında o kadarcık fark olsun. Zaten bence asıl görülmeye değer şey, ardından gelen sevinç. Orada koptum. NBA Finalleri'nde şampiyonluğu getiren şutu soksa bu kadar sevinir miydi acaba? =P

Nash'in oyununu da, karakterini de her zaman sevmişimdir, bana hep sempatik gelmiştir. Bu video ile daha bir sevdim kendisini.

Alkol Komikliklerin Anasıdır - 2

Eminim hemen her NBA yıldızı bu duruma düşüyordur. Ama özellikle Nowitzki'nin arkadaşları fotoğraf çekmeye oldukça meraklı zannedersem. Bu arada Nash'in surat ifadeleri gerçekten inanılmaz. Bakıp bakıp sırıtmamak elde değil.

Zeytin Dalı?

Her geçtiğimiz gün, saat, dakika ve hatta saniye Warriors'da mutsuz olduğunu ve takasını istediğini söyleyen Stephen Jackson'a, Nelson'dan mesaj geldi. Warriors'ın son maçında, Kings'e karşı, sorunlu oyuncuyu 48 dakika boyunca sahada tuttu. Bu hareket Nelson'ın Jackson'a güven ve barış sinyali vermek için uzattığı bir zeytin dalı olabilir. Ancak ben Jackson'ın yorgunluktan bayılıp çenesini kapatması için Nelson'ın onu bu kadar oynattığını düşünüyorum. Son zamanlarda, Warriors'da çıkan krizlerin böyle tatlı bir şekilde çözüldüğüne şahit olmadık. Şimdi niye buna inanalım ki? Değil mi?

En İyi Uzun Forvet, Pivot ve 09/10'da Patlama Yapacak Oyuncu

GM anketlerine bakmaya devam edelim. Uzun forvet pozisyonundaki oylamaya aynen katılıyorum. Hepsinin kariyerleri boyunca gösterdikleri performanslara bakılınca son derece sağlıklı bir oylama olduğunu düşünüyorum. Sağlıklı demişken, ufak iyi huylu bir tümör var orada: Howard. Hangi genel menajer Howard'ı uzun forvet olarak görüp oy verdiyse, falakaya yatırılmasını talep ediyorum.

Pivot anketinde ise Yao'nun geçirdiği sakatlıklar hiç oy almamasında etkili olmuş muhtemelen. Ama %80 gibi bir oranla Howard'ın 1. olmasına kesinlikle şaşırmadım. Duncan'ın da All-Star oylamasında pivotlar içinde yer aldığında verdiği tepkiyi hatırlıyoruz, bu durumda pivot kategorisinde oy bulması son senelerde bu pozisyonda aldığı dakikalar yüzünden diye düşünüyorum. Ayrıca Duncan çoğu basketbol izleyicisinden alamadığı takdiri genel menajerlerden almış bir kez daha. Geçtiğimiz seneye göre oylarını arttırmasının sebebi, en yakın rakibi Garnett'in sezonu büyük bir sakatlıkla kapaması olsa gerek.

Patlama yapacak oyuncularda Durant'ın zirvede olmasını değerlendirelim. Bana göre %47 saha içi isabetiyle 25.3 sayı, 6.5 ribaunt, 2.8 asist, 1.3 top çalma ve 0.7 blok ortalamalarını tutturan birinin patlama yapmış olması için için 29-30 sayı 8 ribaunt gibi istatistiklere yüksek bir yüzdeyle ulaşması gerekir. Aynı şekilde Roy'un da listede olması ilginç. Bu oyuncuları ben zaten patlama yapmış olarak görüyorum. Benim adaylarım Anthony Randolph ve Oden olacak. İkisi de hazırlık kampını müthiş geçirdiler. Ayrıca Yao ve T-Mac'siz bir Rockets takımında Brooks'un katkısı maksimum seviyeye ulaşacaktır.

Size göre sıralamalar nasıl olmalıydı?

18 Ekim 2009 Pazar

En İyi Oyun Kurucu, Şutör Guard, Kısa Forvet

Genel menajerler arasında yapılan anketleri değerlendirmeye devam edeyim. Oyun kurucu sıralamasını muhtemelen ben de aynı yapardım. Chris Paul'ün 1. sırayı almasının nedeni, oyun kurucu pozisyonundan, oyunu bu kadar domine edebilmesi diye düşünüyorum. Takımının skor bulması gerekirken bir şekilde çembere gidip sayıyı buluyor, 2. veya 3. rakipten yardım gelmesi durumunda da boş arkadaşını rahatlıkla buluyor. Burada Kidd'in oy almamasına şaşırdım, illa 1-2 kişi ona vermiştir diye düşünmüştüm. En azından ben listemi 4 kişilik yapar ve Kidd'i son sıraya koyardım.

Şutör guard'larda Ray Allen ve Brandon Roy'un orada ne işi var acaba? Hadi Roy'u sineye çekebilirim de, peki ya Ray Allen? "En iyi şut atan oyuncu" seçiliyor olsa anlardım ama gerçekten abuk olmuş Allen'ın oy alması. Bu liste işin sadece 2 isim yeterli: Kobe ve Wade. Ayrıca bana göre Kobe ile Wade'in arasında bu anketteki kadar büyük bir fark yok. Yani %70-Kobe, %30-Wade gibi oranlar benim düşüncemi yansıtırdı.

Kısa forvette ise LeBron'dan nefret ettikleri için düşünceleri etkilenen kişiler hariç, herkes bu sonuca katılacaktır herhalde. Üstünde fazla konuşmaya gerek yok.

Sizin bu pozisyonlar için seçimleriniz kimler?

Günün Eğlencesi - 24

Hafızam beni yanıltmıyorsa geçen sezon bir Wizards - Heat maçı olsa gerek. Nick Young'ın surat ifadesinden anlaşılabileceği gibi Blatche çok 'gaz'dı.

Bilmemek Değil Öğrenmemek Ayıp

NBA, izleyenlerine bir güzellik yapıp, NBA.com'a videolu bir kural kitabı koydu. Buraya tıklayarak ulaşabileceğiniz kitap oldukça detaylandırılmış. Kurallar birçok ana başlığa bölünmüş, ayrıca bunlar da duruma göre 1 veya 2 kademe daha alt başlıklara ayrılıyor. Alt başlıkların içinde de örnek olarak 2-3 video oluyor. Videonun yanında, oyuncunun neyi, nasıl yanlış yaptığı yazıyor. Maçları izlerken bazı pozisyonlarda kafası karışan arkadaşlar için son derece faydalı olacaktır.

Zannedersem sitede yok ama ben çoğunluk tarafından bilinmeyen, daha doğrusu yanlış bilinen bir kuralı paylaşmak istiyorum. Bir oyuncu kendi yarı sahasından rakibin tarafına topla geçerken, bir ayağını rakip sahaya bastıktan sonra topu, kendi yarı sahasına pas verebilir. Bu bir geri pas olmaz. Geri pas olabilmesi için, topun ve top elinde olan oyuncunun iki ayağının da rakip yarı sahaya geçmiş olması gerekmektedir.

Bunu da aradan çıkardıktan sonra siteye yeniden değineyim. NBA bu proje için 1.5 yılı aşkın bir süredir çalışıyormuş. Ancak maçları yedek hakemler yönetirken böyle bir kural kitabının konulması biraz manidar oldu. Büyük nimet gerçekten, izleyip izleyip belki daha iyi olurlar, daha yerinde düdükler çalarlar. Belli mi olur?

Fotoğrafın anlamını bilmeyen arkadaşlar: Başka bir post'ta yer vereceğim bu konuya.

Alkol Bütün Komikliklerin Anasıdır

Hanım kızımızın üstündeki t-shirt'ten anlaşılacağı gibi, fotoğraf 2006 yılından, yani Mavs'in finale çıktığı sezon. Kaçıranlar için; küpelere dikkat çekmek istiyorum. Nowitzki kafayı çekmese şampiyon olur muydu acaba?

Yeni Bir Don Nelson Doğuyor

Don Nelson daha dün alışageldiğimiz açıklamalarından birini yapmıştı: "Oyun kurucu Acie Law'u kısa forvet pozisyonunda kullanacağım" diye. Buna birçok kişi eminim şaşırmamıştır. Nitekim Nelson'ın oyuncuları değişik pozisyonlarda oynatma hastalığının herkes farkında. Geçmişte Nowitzki'yi pivot olarak, Warriors günlerinde ise Stephen Jackson, Azubuike, Magette gibi ligin uzunlarına karşı çocuk gibi kalan oyuncuları uzun forvette oynatmışlığı vardı. Hem bu yüzden, hem de Acie Law'un dakika bile almasının mucize olmasından dolayı bu habere yer vermemiştim.

Şimdi de Nets koçu Lawrence Frank, 1.98 boyundaki kısa forvet Bobby Simmons'ı, Yi'nin yedeği olarak uzun forvette kullanacağını açıklamış. Elinde Najera gibi bir oyuncu varken gerçekten çok ilginç bir seçim. Bildiğim kadarıyla Simmons kariyeri boyunca hiç bu pozisyonda oynamadı. Ayrıca 3 sene önce ayağındaki stres kırığı nedeniyle bütün sezonu kaçırdığını ve Bucks'tan 5 yıllığına 47 milyon dolarlık çılgın kontratı kapan performanstan hala uzak olduğunu söylemeliyim. Ancak oyuncunun bir avantajı var, üstelik yukarıda saydığım Nelson'ın tercihlerinde bu yok: Simmons'ın kolları bir uzun forvetinkiler kadar uzun. Ayrıca bu sakatlık öncesindeki sezonda kısa forvet oynarken 6 ribaunt ortalaması yakaladığının da altını çizeyim.

Bakalım önümüzdeki yaz kontrat kovalayacak olan Simmons yeni mevkisini ne kadar yadırgayacak. Ben kendimi onun yerine koyuyorum da, herhalde böyle bir sezonda alışık olmadığım bir pozisyonda oynamak istemezdim. Eğer başarısız olup rotasyonda gerilere düşerse, yaz aylarında istediği boyutta - hatta belki de herhangi - bir kontrat alması son derece zora girer.