BIY AD

Westbrook etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Westbrook etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mart 2011 Cumartesi

NBA Oyuncularından Anlamlı Yardım

Bilindiği gibi Japonya, geçtiğimiz günlerde deprem ve tsunami felaketiyle sarsılmış ve büyük bir yıkım yaşamıştı. Japon halkı yaralarını saradursun onlara çok anlamlı bir yardım da Gasol ve Rose önderliğindeki NBA oyuncularından geldi.

İlk açıklamayı Rose yapıp Cuma günü oynayacağı maçta atacağı her sayı için Japonya İnsani Yardım ve Kurtarma Fonu'na 1000 $ bağışlayacağını söylemişti. Hemen ardından Pau Gasol de aynı şekilde attığı her sayı için 1000 dolarlık yardımda bulunacağını açıklamış bu iki oyuncuya daha sonra LaMarcus Aldridge, Marc Gasol, Al Horford, JaVale McGee, Russell Westbrook katılmıştı.

Dün oynanan karşılaşmalarda Rose 24, Pau 26, Aldridge 14, Marc 14, McGee 13 ve Westbrook 19 sayı atınca 110 bin dolarlık yardım şimdiden yerine ulaştı diyebiliriz.

Bunların yanında D.J. Augustin, Jarron Collins, Jason Collins, Mike Dunleavy Jr., Tyreke Evans, Danilo Gallinari, Xavier Henry, Antawn Jamison, Jason Kapono, Quincy Pondexter, Brian Scalabrine, Etan Thomas ve Ben Wallace da attıkları sayılardan bağımsız olarak bağışta bulunacaklarını açıkladılar.

Bu bağışlar, direkt olarak deprem ve tsunami felaketinin vurmuş olduğu bölgelerdeki insanların öncelikli olarak sağlık masraflarını karşılayacak olması bakımından büyük önem taşıyor. NBA'in organizasyon olarak zaten sosyal yardımlaşma konusunda ne kadar hassas ve duyarlı olduğunu biliyoruz. Oyuncularında bu anlamlı davranışı gerçekten takdire değer.

18 Şubat 2011 Cuma

Yetenek Yarışmasına Katlacaklar Belli Oldu

Taco Bell Skills Challenge adı altında düzenlenecek olan yetenek yarışmasına katılacak 5 isim dün gece belli oldu. Organizasyon tarafından Chris Paul'ün yarışmaya katılacağı daha önceden söylenmişti zaten ve geriye 4 oyuncu kalmıştı. Hatırlayacağınız gibi bu 4 kişilik kontenjan için Derek Fisher, Baron Davis, Tyreke Evans, Tony Parker, Stephen Curry, Derrick Rose, John Wall ve Russell Westbrook adaydı. Bu adaylar arasından yaklaşık 3 haftadır süren halk oylaması sonuçlandı ve yarışmaya katılacak isimler şu şekilde belirlendi:

- Stephen Curry
- John Wall
- Russell Westbrook
- Derrick Rose
- Chris Paul


Öncelikle, eğlence amaçlı bir yarışma olduğu için seçimleri çok fazla eleştirme gibi bir niyetim olmadığını söyleyim. Bu sebeple aşağıdaki yazdıklarımı tenkit olarak almayınız. Seçilen isimlerden Paul, Rose,Wall ve Westbrook, bu yarışmada yapacaklarına benzer tarzda hareketleri sezon boyunca sergiledikleri için ve zaten ön plana çıkan yetenekleri bu yarışmaya çok uygun olduğundan dolayı herhangi bir şikayetim yok. Ama Curry'nin yerine bir başkası olabilirmiş. Yarışmacıların genel profilinden çok ayrılıyor çünkü Curry artıları ve eksileriyle. Yarışma nazarında değerlendirecek olursak, Curry'nin diğerleri gibi ne sürati, ne keskin crossoverları, ne de çevikliği var. Belki bu konularda yeteneklidir ama parkede henüz görebildiğimizi söyleyemem. Pas yeteneği ve şutu elbette önemli artıları ve belki bu artılar aslında yarışmaya etki eden en önemli unsurlar. Ama ben yine de bu yarışmada bir şutörden daha çok ya hızıyla ya da paslarıyla ön plana çıkan bir oyuncunun alınmasını yeğlerdim.

Elenen adaylardan Evans zaten sakatlığı yüzünden All-Star haftasonunu kaçıracağını açıklamıştı. E, seçilecekler halk oylamasına tabi tutulduğu için Fisher'ın elenmesi zaten Allah'ın emriydi. Geriye kalıyor Baron ve Parker. Her ikisi de yarışma için oldukça uygun ve heyecan vericiydi. Ama benim tercihim Parker olurdu. Sebebiyse biraz duygusal. Ligin altını üstüne getiren Spurs All-Star etkinliklerine Popovich, Manu, Duncan, Blair ve Neal ile katılacak. Bunların yanında Parker'ı da orada görmek fena olmazdı hani. Hem Longoria başka aşklara yelken açmışken moral olurdu, kafasını dağıtırdı falan... Hazır yarışmacılar belli olmuşken tahminimizi de yapalım ki bilirsek fiyakamız olsun. Benim favorim Rose, siz de favorilerinizi ve görüşlerinizi yorum kısmına bırakabilirsiniz.

24 Ocak 2011 Pazartesi

NBA Sezon Ortası Ödülleri - En Çok Gelişme Gösteren Oyuncu

MVP için yapmıştık, şimdi sıra en çok gelişme gösteren oyuncuda. Dört sezon önce Hido'muzun aldığı ödül. Adı üstünde geçtiğimiz sezona göre en büyük çıkışı yapan oyuncuyu seçiyoruz. Yazıyı okumadan önce seçimlerinizi yorum bölümünde dile getirirseniz seviniriz. Şimdi geçelim adaylara:

Kevin Love
Sayı: 14 --> 21.3, Ribaund: 11 --> 15.6, Dakika: 28.6 --> 36.9, Üçlük yüzdesi: %33 --> %43.7

Eric Gordon
Sayı: 16.9 --> 24.1, Asist: 3 --> 4.5, Dakika: 36 --> 37.8

Raymond Felton
Sayı: 12.1 --> 17.5, Asist: 5.6 --> 8.7, Dakika: 33 --> 38.7, (Şut yüzdesi: %45.9 --> %42.3)

Michael Beasley:
Sayı: 14.8 --> 20.6, Asist: 1.3-->2, Dakika: 29.8 --> 33.4

Russell Westbrook:
Sayı: 16.1 --> 22.7, Asist: 8 --> 8.3, Dakika: 34.3 --> 36.1, Top Çalma: 1.3-->1.9

Wesley Matthews:
Dakika: 25 --> 33, Sayı: 9.4 --> 16.1, (Şut yüzdesi: 48.3 --> 43.9)

Jrue Holiday:
Dakika: 24 --> 35, Sayı: 8 --> 14.5, Asist: 3.8 --> 6.5

Dorell Wright:
Dakika: 21 --> 39, Sayı: 7.1 --> 16.4, Ribaund: 3.3 --> 5.8, Asist: 1.3 --> 2.9, Top çalma: 0.7 --> 1.5 (Şut yüzdesi: %46.3 --> %43)

-Seçimim olan Eric Gordon'a, yavaş yavaş, eleye eleye varalım. Efendim öncelikle şununla başlayayım. Bana göre dakika artışı çok önemli bir kıstastır. O ne öyle. Bir oyuncu 20 dakikadan 40 dakikaya çıkacak da, sayı ortalamasını ikiye katlayacak. Ee ben ne yapayım bunu? Oyuncunun kendisini geliştirdiğini göstermiyor bana kalırsa bu tip bir artış. Ancak maalesef bu genellikle dikkate alınmıyor konu en çok gelişme gösteren oyuncu ödülü olduğu zaman. Yine de ben Matthews, Wright ve Holiday gibi isimleri bir kalemde siliyorum aldıkları dakikalardaki büyük artış sebebiyle. Tamam Wright ile Matthews'ın dakikalarına oranla sayıları da artıyor ama şut yüzdelerinde de büyük bir düşüş var. Holiday'deki artışlar ise bana göre bir ödül almak için yetersiz. Geriye Felton, Beasley, Westbrook ve Love kaldı. Beasley Wolves'a geçince rolü değişti, 1 numaralı skor opsiyonu oldu ve bu işi iyi beceriyor gerçekten. Ancak 5.5 sayılık bir artış, üstelik Wolves bu kadar rezil giderken ne kadar değerli bilmiyorum. Ayrıca geldiği takım ligin en hızlı tempoda oynayan takımı, sayı kategorisindeki artışın nedenlerinden biri de bu. Felton için de bu dediğim geçerli, Larry Brown'un aşırı ağır tempodaki Bobcats'inden, ligin en hızlı temposunu yapan ikinci takımına geldi. İstatistiklerinin artmaması garip olurdu zaten. Buna rağmen 5 sayı ve 3 asist gibi artışlar fena değil. Ayrıca takımı genellikle iyi yönettiğini de söylemem lazım. Bu onu Westbrook ile yaklaşık aynı seviyeye koyuyor MIP ödülünde. Westbrook da sezona sapık gibi başlayıp ardından biraz durulmuştu, Durant'in yaptığı çıkışla beraber onun da yeniden azdığını görüyoruz. Maç başına ekstradan attığı 6.5 sayı etkileyici, bazı maçları tek başına sürüklediğini de görüyoruz. Ayrıca serbest atışlarında %86 isabet buluyor ve bu kariyer rekoru. Yine de finale kalan iki aday kadar gelişme göstermedi bence Westbrook: Love ve Gordon.

Baştan şunu söyleyeyim. Bence ödülü Love alacak ancak Gordon daha çok hakediyor. Niye Love daha şanslı? Çünkü maç başına 15.5 ribaund almak sapıklıktır başka birşey değil. Otomatikman insanın aklında kalıyor Love'ın bu performansı. Rodman'dan beri sanırım bir tek Ben Wallace geçmişti 15 ribaundu. Sayı kategorisindeki 7 sayılık artış da cabası. Bunun yanında üçlüklerini de geliştirdi. Fakat dakikalarındaki artış, Minnesota'nın temposu ve takımının rezil durumu onu biraz gözümden düşürüyor. Bütün bunlara rağmen benim 2 numaralı adayım kendisi. Öte yandan Eric Gordon'a bakıyoruz, 7 sayı fazladan gönderiyor rakip potalara. Yetmezmiş gibi müthiş geliştirdiği penetre yeteneğiyle hem asistlerini arttırdı hem de serbest atış çizgisine maç başına 7 kere gitmeye başladı. Baron Davis ve Griffin'e sahip olan takımda 1 numaralı opsiyon yaptı kendini. Ayrıca bir guard için mükemmel olan %46.8'lik bir şut yüzdesine sahip. Takımının yaptığı çıkıştaki katkısı da göz önüne alınca, ben onu Love'ın ufacık bir adım önüne koyuyorum. Ancak popülerlik ve akılda kalıcılık bakımından Love'ın çok gerisinde kalacağı için oylamada Love seçilecektir diye düşünüyorum. Zaten o da Gordon kadar hakediyor. /Can


- İstatistiklerindeki artış birbirine benzer çok oyuncu olduğu için, epey aday gündeme geliyor söz konusu MIP olunca. Takdir edersiniz ki bu artışlar ödülün sahibini belirlemede önemli bir faktör. Ancak elbette bunun yanı sıra birçok argüman dahil oluyor olaya. Öncelikle kendi kriterlerimi yazayım. Sonuçta bu ödül bireysel performansın takdiri olduğu için, oyuncunun takımını taşıyabilmesinin çok büyük bir önemi olduğunu düşünmüyorum. Bireysel olarak en çok gelişme gösteren oyuncular içerisindense, oyuncunun evrildiği seviye önemli benim gözümde. Örneğin bir bench oyuncusu veya rol oyuncusuyken takımın önemli bir silahı haline gelen Augustin, Matthews, Dorrell Wright gibi isimlerdense, All-Star seviyesindeyken bir kademe daha atlamayı başarabilen oyuncuları daha önde tutuyorum. Yine aynı sebepten, büyük gelişme gösteren yukarıdaki isimlerin yanı sıra adaylarımdan Beasley’i de eliyorum. Bir ara aklıma Nick Young geldi ama yok artık deyip geçtim. Felton’ı favori göstermeme sebebim ise, kendisinin de Amare gibi sistemden nemalandığını düşünmem. Geçen seneye oranla çok daha fazla şut deniyor ve bu sebeple isabet oranı düşmesine karşın sayı ortalaması arttı.

Geriye 4 isim kalıyor benim listemde: Rose, Love, Westbrook ve Gordon. Kevin Love istatistiksel olarak en büyük çıkışı yapan oyuncu belki ama bu muazzam artış, aldığı süreler ve kendisine biçilen rolden kaynaklanıyor. Oyun olarak zaten geçen sene de bu seviyedeydi, sadece yeterli süreyi bulamıyordu. Rose ve Westbrook ise geçtiğimiz sene itibariyle yıldız seviyesine yükseldi ve bu sene isimleri MVP adayları arasında geçiyor. Westbrook takımı için en az Durant kadar önemli bir oyuncu haline geldi ve üstlendiği sorumluluğu başarıyla yerine getiriyor. Hatta Durant'in yokluğunda takımına deplasman turnesinde önemli galibiyetler kazandırdı falan... Ancak Westbrook zaten geçtiğimiz sene Lakers serisinde rakibine kök söktürmüş ve bu seviyelerde bile kendini ispat etmişti. Keza Rose da aynı şekilde geçtiğimiz senelerde playoff seviyesinde kendini göstermişti. Bu sebeple yakaladıkları çıkış benim gözümde Gordon'ınki kadar değerli değil. Clippers'ın çok fazla maçını izleme fırsatı bulduğum için rahatlıkla söyleyebilirim ki Gordon, oyununu baz alırsak Rose ve Westbrook'un altında değil. Sürelerinde çok kayda değer bir artış yok, takımdaki rolü değişmedi, aksine Davis, Griffin gibi kendini gölgede bırakabilecek isimlerle aynı takımda. Ancak takımına çok faydalı oluyor, nerede ne yapması gerektiğini biliyor, çok sade oynuyor ve en önemlisi oldukça efektif. İstatistiklerindeki artışı da hesaba kattığımda benim MIP adayım Eric Gordon. /Soner

30 Aralık 2010 Perşembe

Hangisi All-Star Olmalı?

Eveet, Los Angeles'ta oynanacak 2011 Allstar'ı için bir anket düzenleyelim dedik. Anket sorusu tartışmaya epey açık olduğu için yorumlarınızı da almak istiyoruz. Ayrıca gün içerisinde hemen sağ tarafta anket bölümünü görüp oyunuzu da kullanabileceksiniz. Sorumuz şu şekilde: Şimdiye kadar Allstar olamamış oyuncular içerisinde, bu seneki performansıyla Allstar olmayı en çok hakeden isim hangisi? Adaylarımız aşağıda ancak siz de kendi adayınızı gerekçesiyle birlikte yorum kısmına yazabilirsiniz.

Blake Griffin
Çaylak sezonunda yaptıklarıyla herkesi kendine hayran bırakan Griffin üzerine çok fazla konuşmaya gerek yok sanırım. Normal bir insan gibi oynamıyor. Kaman ve Baron'ın sakatlıkları sonrası takım içerisinde Gordon haricinde çok ön plana çıkan isim kalmadığından dolayı oldukça uygun bir ortam oluştu kendini gösterebilmesi için. Bu fırsatı çok iyi değerlendirdi ve sakatlar döndükten sonra da takım içerisindeki konumu ve ağırlığı olumsuz yönde etkilenmedi. Ne istatistiklerinde bir düşme ne de oyununda bir gerileme oldu. Ligi çaylak sezonunda bu kadar domine eden ender oyunculardan biri ve efsane olma yolunda sağlam adımlarla ilerliyor. Belki takım olarak çok iyi gitmiyorlar ama anketteki diğer isimleri gördüğünüzde bu argümanın her oyuncu için nötr olduğunu anlayacaksınız.

Monta Ellis
Ligin sayı krallığında 3. sıradaki isim. Warriors'ın temposu ve oyun anlayışı göz önüne alındığında takıma kendisinden daha uygun isim yok neredeyse. Etkili mi, evet. Verimli mi, tartışılır. Geçtiğimiz senelerde tartışıldı bu sene de tartışılmaya devam ediyor ama anketteki isimler arasında en yüksek skor potansiyeline sahip olanı. Takımı playoff potasından uzakta belki ama bu durumun kendisinin çok da umrunda olduğunu düşünmüyorum. Mütemadiyen çıkıp sayısını atıyor.

LaMarcus Aldridge
Ligin elit uzunlarından. Ona bu etiketi yakıştırmamdaki en büyük sebep çok yönlü olması. Pozisyonuna göre uzun boyu, etkili şutu ve hiç de küçümsenmeyecek bir oyun zekası var. Bu seneyi baz aldığımızda Camby ile daha uyumlu görünüyor ama esas patlamasını Roy'un yokluğunda yaptı. Roy sakatlandıktan sonra hücumda verimi arttı ve buna bağlı olarak istatistikleri de. İşin ucunda Matthews'e haksızlık etmek olmasa takımını son haftalarda tek başına sırtladığını söyleyebiliriz.

Kevin Love
İstatistik canavarı... Kaç maçta 10'un altında ribaund çekti diye saysak bir elin parmaklarını geçmez. Yeniden yapılanmaya çalışan Minnesota'nın Beasley'le birlikte herşeyi. Geçtiğimiz sezonun aksine ilk 5 başlaması performansının sürekliliğini tetikleyen en büyük faktör belki. T'wolves'un rotasyonundaki kaliteli oyuncu kıtlığı ve batının dibinde olması Love'un istatistiklerinin değerini biraz azaltsa da gösterdiği performansı Allstar olmayı hakedecek seviyede.

Russell Westbrook
Ligin en iyi 5-6 point guardından biri. Hatta bu guardlar arasında en yönlü olanı belki de. Atletizmi ve deliciliğiyle ortalama üzeri bir oyun kurucuyken bu sene skorer kimliğini daha da ön plana çıkardı ve tam anlamıyla combo guard haline geldi. Durant'in yokluğunda üst üste alınan deplasman galibiyetlerinde çok önemli işler çıkardı. Tek başına neler yapabileceğinin sinyallerini verdi bir anlamda. Geçtiğimiz seneye kadar Thunder, Durant'in takımıyken şimdi Durant ve Westbrook'un takımı. Bulundukları konum itibariyle batıda zirveyi zorluyorlar. Yani bu açıdan anketteki diğer isimlerle kıyas bile edilmez.

25 Mart 2010 Perşembe

Rose'dan Kritik Karar

Son birkaç güne kadar üçlük özürlü olarak bildiğimiz Derrick Rose'un, iki maçtır 13 tane deneyip bunların 6'sını soktuğunu biliyor muydunuz? Bunun nedeni de, Vinny Del Negro'nun açıklamalarına göre uzun süredir üçlük çalışmasıymış. Rose'un kritik kararı da bu işte. Zaten orta mesafe şutlarında NBA'in güvenilir guard'larından biriydi ancak onun deliciliğine sahip bir oyuncunun üçlük de atabilmesi oldukça nadir bulunan bir özellik.

Ben, üçlük atamayan oyun kuruculara bir türlü ısınamamışımdır. Düşünsenize Tony Parker'ın en azından istikrarlı bir şekilde 3'te 1 isabet bulduğunu veya Rondo'nun veya Andre Miller'ın veya Westbrook'un... Zaten üst düzeyde oyun kurucularken, bir anda seviye atlatırlar takımlarına. Spurs'ü tuttuğum için yıllar boyunca üçlük atamayan oyun kurucunun hücumdaki eksikliğini açık bir şekilde etüd etme fırsatım oldu. Örneğin Duncan'ın ikili sıkıştırmaya maruz kalması sonucu dışarı çıkardığı top, hızla dolaşıp Parker'ı bulduğunda ya dipten isabetsiz bir üçlük bulmasına ya da topu tutup sektirmeye başlayarak hücumu yeniden kurmasına kaç kere şahit oldum bilmiyorum. Sayısız kere herhalde. Tabii ki bu saydığım oyuncular çok değerliler ve parkede yaptıkları birçok ekstra iş var ligdeki diğer oyun kurucularla kıyasladığımızda. Ama bunun üzerine çalışarak üçlük de eklenebilir diye düşünüyorum. İstediğim şey çok büyük birşey de değil, yani birebir oynayıp Kobe gibi kaldırıp üçlüğü göndermelerini kimse beklemiyor zaten. Sadece takım halinde bomboş pozisyon yaratıldığında üçlük çizgisinin gerisinden bunu cezalandırabilsinler. Blog'un ilk günlerinde şampiyon takım yazımda da bu konuya değinmiştim.

Her neyse, artık Rose'un da böyle bir silahı olabilir. Yeter ki bildiğimiz Rose'dan ödün vermesin. Sadece dışarıda bomboş topla buluştuğunda, içeri dalmayı düşünmesin, kalksın şutunu atsın. Bu bile onun bir üst seviyeye çıkması için yeterli olacaktır. Yoksa her zaman deliciliği açık ara en büyük silahı olacak kalmalı. Eminim bunun o da farkındadır.

Merakla takip edeceğim Rose'un üçlüklerini sezonun geri kalanında. Normalde oyuncuların yazları şut çalıştığına şahit olurduk, bu nedenle Rose'un sezon ortasında bir anda böyle üçlük atmaya başlaması oldukça ilginç. Bu gece de var, onun için bu yazıyı şimdi yazdım zaten. Darısı Westbrook'un başına diyelim 2010-11 sezonu için.

15 Şubat 2010 Pazartesi

All-Star Haftasonunun Ardından: Yetenek Yarışması


Link

Pazar günkü yazımda değindiğim Jennings'in hayretler uyandıracak 3. pas istasyonunu görmeyenler kesinlikle izlemeli. Bu arada videoda Westbrook yok ve final turunda önce Nash yarışmış olmasına rağmen, Deron Williams ilk yarışan gibi gözüküyor.

14 Şubat 2010 Pazar

Yetenek Yarışması Şampiyonu Nash

Aslında beklenilen gibi geçmedi yarışma. Jennings ile Westbrook (Son maçta kalçasından sakatlanan Rose'un yerine katıldı) ilk turdan direk elenir, Nash ile Deron'ı finalde izleriz diye düşünüyorduk. Böyle de oldu ama Jennings elenmesine rağmen az kalsın yarışmanın rekorunu kıracaktı. Driplingi, ilk 2 pası ve şutu müthiş bir şekilde geçtikten sonra 17 saniye civarında 3. pası bir türlü isabetli atamadı. Hatta bir denemesinde 1-2 metreyle falan kaçırdı atacağı noktayı. Rekor heyecanı olsa gerek. Aslında ileriye yönelik de çok hoş bir belirti değildi Jennings adına, daha burada heyecanlanıyorsa, playoff'larda falan ne olur acaba?

Her neyse, Nash ve Deron finale kaldılar. Ancak Nash'in 29.9 saniyelik derecesini geçecekmiş gibi gözüken Deron da 3. pasta takıldı aynı Jennings gibi ve 5 kere denemek zorunda kaldı. Haliyle Nash kazandı. Toplam 491 oy kullanılan blog anketinde Nash %38, Deron %29, Jennings %9 ve sakatlığı nedeniyle yarışmaya katılmayan Rose %24 oy almıştı.

Ayrıca Nash'in tanıtım sırasındaki sempatikliği ve sondaki yalancı blok çabası tebessüm etmemizi sağladı. Aşağıda fotoğrafları görebilirsiniz.