BIY AD

Redick etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Redick etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2011 Cuma

Pişmiş Tavuk Redick


Link

On gün içinde ikinci kere olunca vereyim dedim. Redick'in şutlarına lafım yok, hatta hücumunu da bir hayli geliştirdi sadece set şutörü değil artık. Son 2 aydaki formsuzluğu tamamen ayrı hikaye, ben genel olarak konuşuyorum. Hatta savunmada bile arada sırada rakiplerinin önünde kalmayı başararak şaşırtıyor bizleri. Ama son günlerde bileklerine, itibarına kastedip duruyor rakipler. Önce Foye ardından da Hinrich bileğini kırdı müthiş şutörün. Foye'unkini aşağıda görebilirsiniz. O pozisyon sayıyla bitince otomatikman Top 10'da yer almıştı. Bu sefer Redick yere 2.80 yapışırken farkediyor ki yine rezil olacak cümle aleme, "Bari günün hareketlerine girmeyelim" düşüncesiyle faulü yapıyor Hinrich'e. Ama NBA.com'da hareketleri hazırlayanlar yine de es geçmedi ve dün Hinrich yerini aldı Top 10'da yine. En kötüsü de takım arkadaşlarının onunla böyle dalga geçmesi olsa gerek. Özellikle Nelson'ın taklidi çok matrak... Ama en azından gayet olgunlukla kendisi de gülerek karşılıyor bu olayı.


Link

22 Aralık 2010 Çarşamba

Takas Sonrası Maçlarda Orlando'nun Yapısı

Bildiğiniz gibi Orlando Magic kadrosuna 3 yeni isim kattı ve kadro yapısını büyük oranda değiştirdi. Lewis, Carter, Pietrus, Gortat gibi kadronun önemli parçaları gitti ve yerlerine Arenas, J-Rich, Hido, Clark gibi isimler geldi. Herkes değişen Orlando Magic'in ne yapacağını merak ederken onlar takastan 1 ve 2 gün sonra iki önemli rakiple (Atlanta-Dallas) karşılaştı ve bizim de az çok kendileri hakkında fikir sahibi olmamızı sağladı. Can Abi takastan sonra detaylı bir analiz yapmıştı kağıt üstünde, ben de bu iki maçı izledikten sonra değinmek istedim konuya. Buyrun analizimize başlayalım:

Öncelikle Hido'dan başlamak istiyorum. Kendisi hakkında söylenecek çok şey var çünkü. Atlanta maçı başlarken Atlanta televizyonu Hido hakkında "Orlando'nun final yürüyüşünde en büyük pay sahiplerinden biri" ve "Dwight Howard'ı oynadığı oyuncular arasında açık ara en iyi anlayan isim" tarzı cümleler kurdu. Son zamanlarda Hidayet'in Amerika'da inanılmaz eleştirildiği, hatta bu eleştirilerin dalgaya vardığını düşünürsek Hidayet'in yaptıklarının unutulmadığını görmek sevindiriciydi. Hidayet son 1.5 seneyi çok kötü geçirse de bu dalga geçmeye kadar varan eleştirileri hak etmediğini düşünüyordum. Her neyse bunlar saha dışı etkenler ve Hidayet'in Orlando formasıyla kendini tekrardan göstereceğini düşünüyorum.

Saha içinde ise ilk dakikalarda Toronto günlerinden kalma bir rolde izledik Hidayet'i. Nelson takımın direksiyonundayken Hidayet "corner jumper" fazlası değil gibiydi. Zaman zaman direksiyona geçse de Atlanta maçı genelinde Orlando'daki o eski rolünden uzaktı. Daha çok savunmaya ve ribaundlara kanalize olmuş, hücumdaki karmaşadan uzak durmaya çalışan bir Hido izledik eski takımına dönüş maçında. Ancak bu sabah oynanan Dallas maçının büyük bir kısmında hücumun direksiyonunda Hido vardı ve Hido'da bu rolün karşılığını -sezonun en yüksek rakamı olan- 8 asistle verdi. Dwight Howard'ın da 19 şut kullandığını ve indirilen topların çoğunun Hidayet'e ait olduğunu belirtmek lazım. Tabii bütün takımın özellikle bu iki maçta Howard'ı kullanmakta başarılı olduğunu -tabii ki Hido önderliğinde- da es geçmek olmaz.

Hidayet Dallas maçında hücumda olduğu kadar savunmada da oldukça etkiliydi. İlk çeyrekte Nowitzki'yi savunurken aldığı 2 faulden sonra, ikinci çeyrekte 3 numarada oynayan Hido'yu, 2. devre başında tekrar 4 numarada ve Nowitzki'nin karşısına koydu Stan Van Gundy. Bende SVG'yi bu tercihi yüzünden eleştireceğimizi düşünüyordum ancak Hidayet ikinci yarıda öyle bir savunma yaptı ki Dirk Nowitzki'ye benim bile ağzım açık kaldı. Top çaldı, blok yaptı, şutunu bozdu ve Nowitzki'yi ritimden çıkardı. Atlanta maçında da Josh Smith karşısında savunmada iyi iş yapan Hido, Alman yıldız karşısında savunma performansını maximuma çıkardı. Ancak Hidayet'in hücumda üzerindeki o ölü toprağı atamadığını da belirtmek lazım. Şut ritmini bulması için zamana ihtiyacı olduğu açık.

Hido hakkında söylediklerimi toparlamak gerekirse, Hidayet beklendiği gibi takıma en çabuk adapte olan isim oldu. Ancak kafamda bir iki tane soru işareti var, Hido hakkında. Stan Van Gundy'nin "Karşımızda kısa bir beş yoksa, Hido 4 numara oynamayacak" açıklamalarının ardından Hido'yu Dallas maçında 4 numarada başlatması tek maçlık -Dirk'ü savunması için- mı yoksa Hido 4 numarada başlamaya devam mı edecek? Bir diğer soru işareti ise savunması. Hidayet bu savunma performansını devam ettirebilecek mi yoksa bu eski takımına dönmesinin gazı mı? Bunun cevaplarını görebilmemiz için önümüzdeki maçları takip etmek gerekiyor. (Stan Van Gundy, Bass ile Howard'ın aynı anda faul problemine girmemesi için Hido'yu uzun forvete monte ettiğini söyledi. Muhtemelen Magic bir uzun daha ekleyene kadar kadroya, Hedo'yu beklediğimizden daha sık izleyeceğiz 4 numarada / Can)

Hidayet'i bir kenara bırakıp takıma diğer katılan oyuncuların ilk iki maçlık performanslarını da değerlendirmek gerekiyor. Özellikle Arenas'ın Orlando kariyerine çok kötü başladığını belirtmek lazım. Şut isabet oranının yerlerde sürünmesi bir yana tercihlerinin kötü olduğunu da belirtmek lazım. Topu elinde tutmaya alışık olan Arenas, o rolden uzaklaşınca topu eline aldığı an potaya atma isteği duyuyor. Nelson, Hido, Arenas gibi topa hükmettikçe performansı artan oyuncuların yanı sıra Reddick gibi, J-Rich gibi topu elinde fazla tutmadan skor üretebilen isimlerin performansları da önemli ki hala arayışlarda olan Stan Van Gundy'nin bu ikiliye Dallas maçında fazlasıyla süre vermesi -ki ikisi de ilk beşte başladı- SVG'nin de bu iki isme önem verdiğini kanıtlar nitelikte.

Bu takım için en önemli parçalardan biri de kesinlikle Brandon Bass. Dar uzun rotasyonunda Howard dışında önemli katkılar verebilecek tek isim belki de. Ancak onun da rolünü kavramakta sıkıntı çektiğini düşünüyorum ki Atlanta maçının ilk yarısında takımın en çok şut kullanan ismi olması Orlando sisteminin oturmamasının yanı sıra Bass'in de rolünü kavrayamamasından kaynaklanıyor. Ancak rolü iyi belirlendiği zaman Bass, hem orta mesafe şutlarıyla, hem de ribaund katkısıyla Howard ile birlikte çok iyi bir ikili olacaktır. Ayrıca Orlando'nun uzun arayışlarını sürdürdüğü ve Turiaf, Battie isimlerinin gündemde olduğu da yazılıp çizilenler arasında. Stan Van Gundy'nin aklında var mı bilmiyorum ama Phoenix ile yapılan takasta gelen Clark'ın Dallas karşısında aldığı sürede iyi işler yaptığını da belirtmek gerekiyor. O da rotasyona girebilir ilerleyen günlerde.

Toparlamak gerekirse, Orlando'nun bu takviyelerle birlikte şampiyonluk adaylarından biri olduğunu düşünüyorum. Ancak Arenas gibi, Bass gibi isimlerin rollerinin doğru belirlenememesi ve oyuncuların bu rolleri benimsemesi şimdilik ilk öncelik olmalı Stan Van Gundy için. Doğru yapılandıklarında kesinlikle çok iyi bir kadroları var ve benim gözümde de ligin sempatik takımlarından biri oldular. Takipteyiz.

16 Temmuz 2010 Cuma

Redick'in Chicago Uçuşu İptal

Orlando Magic, daha geçtiğimiz gün Quentin Richardson'ı kadrosuna katmasına rağmen Bulls ile sözleşme imzalayan JJ Redick'i kadrosunda tutmaya karar verdi. Hey maşallah, masraftan kısmıyorlar hiç. Çünkü Bulls'un önerdiği ve Magic'in eşleştiği kontratta, yanılmıyorsam Redick'in ilk sezon kazanacağı miktar 7 milyon dolardı. Magic lüks vergisi sınırının üstünde olduğu için, Redick'e 7 milyon dolar öderken, bir 7 milyon da NBA'e ödeyecek. Yani 14 milyon dolar harcamış olacaklar Redick için. Değer mi? Bence değmez, zaten bu yüzden Redick'in Bulls'a gittiğine neredeyse kesin gözüyle bakıyordum. Ama Redick Chicago'nun yolunu tutsa, şampiyonluğa oynayacağına inandıkları kadro, sekteye uğrayacaktı. Ayrıca Redick'in yerine koyabileceğiniz serbest oyuncu da yok. O yüzden anlayabiliyorum bu kararı. Geçen sezon Gortat'dan sonra, bu sezon da Redick başka takımlarla anlaştıktan sonra Orlando'da kaldılar. Bütçeden kısmak adına, geçtiğimiz sezon (bana göre yanlış bir şekilde) hiç görev verilmeyen Bass'i elinden çıkarabilir Magic.

Bulls da Korver'ı şutör guard pozisyonunda başlatmak gibi bir hata yapacak mı acaba merakla bekliyorum. Onlara da takas yolu gözüktü sanki. Redick yerine Morrow'u alsalar çok daha iyi olurdu. Hem daha ucuzdu hem de Warriors'ın meğerse eşleşmek gibi bir niyeti yokmuş. Kısacası Bulls'da halen bir şutör eksikliği var, tek çözüm Rasual Butler veya takas yolu gibi duruyor. Hayret hakikaten az önce serbest oyunculara bakarken dikkatimi çekti, bu Butler'ı kim alacak acaba? Savunma yapan, şut sokan, ucuz rol oyuncusu işte daha ne olsun?

12 Temmuz 2010 Pazartesi

Bulls'dan İki Nokta Transfer (Korver ve Redick)

Kyle Korver'ı 3 yıl 15 milyon dolara renklerine kattılar (bkz: medyamızın çılgın kullandığı laflar). Ayrıca JJ Redick ile de 19 milyon dolara, 3 yıllık anlaştılar. Redick sınırlı serbest oyuncu olduğu için Magic'in aynı kontratı vererek onu takımda tutma hakkı bulunuyor. Tam 1 haftası var Magic'in bu parayla eşleşmek için. Ama Redick'e de %90 Bulls'un oyuncusu gözüyle bakabiliriz. Çünkü Magic şu anda zaten lüks vergisi sınırının üstünde. Yani Magic'in bu sezon Redick'e 6 milyon dolar vermesi, üstüne 6 milyon dolar da NBA'e vergi ödemesi anlamına geliyor. Kısacası Magic'in Redick'i takımda tutmasının bedeli 12 milyon dolar. Bunu isteyeceklerini pek zannetmiyorum. Eğer Redick de gelirse, Bulls bütün eksiklerini kapamış olacak. Boozer geldiğinde, kesinlikle üçlük tehdidi olacak oyuncuları transfer etmeleri gerektiğini yazmıştım. Onlar da gittiler ligdeki en iyi dış şut atan adamlardan ikisini aldılar. Müthiş seçimler. Rose - Redick - Deng - Boozer - Noah. Kenardan da Korver, Taj Gibson ve Ömer gelecek. Redick ve Noah nedeniyle biraz cüsse bakımından ufak kalabilirler o pozisyonlarda ama yapacak bişey yok. Redick'i sırf şutör guard'a göre zayıf kalması nedeniyle pek beğenmiyorum. Ama bu onun Bulls'a ilaç gibi gelmeyeceği anlamını taşmıyor. Redick'in cüsse problemi, Korver'ın da fazla tek yönlü olması ve rezalet savunma yapması aldıkları ücretlerin çok az da olsa hakettiklerinden yüksek olduğu izlenimi veriyor ama bu yaz verilen kontratlara bakınca, Redick ile Korver'a laf etmek ayıp olur. En azından oyun alanında görevlerini bilen ve layıkıyla yerine getiren adamlar...

Bunlara ek olarak ben Deng'in bir şekilde elden çıkarılması gerektiğine inanıyorum. Çünkü o, Rose ile birlikte sahada olduğunda Bulls'un dış şut tehdidi çok kısıtlanıyor. Yine de takımın en eksik yönünü kapamış oldular. Deng yerine dış şut sokacak bir kısa forvetin eklenmesi ve Rose'un beklenildiği gibi süper yıldız seviyesine çıkmasıyla beraber Bulls'dan büyük bir çıkış görebiliriz. Ama Boozer'dan başka önemli bir serbest oyuncu ekleyemedikleri için, şehrin hayalini kurduğu şampiyonluğa oynayacak bir takım olmaktan uzak kaldılar. Yine de iddialı ve doğuda rahatlıkla ilk 4'te yer alabilecek bir kadro oluşturdular. Belki hedeflerini tutturamadılar Wade - LeBron ikilisini ikna edemedikleri için ama bu zaten baştan beri bir anlamda hayaldi. O yüzden ben başarılı sayılacak bir yaz geçirdiklerini düşünüyorum.

Not: Redick Magic'te de kalabilir elbette ama muhtemelen hiç kullanmadıkları Bass'i takas edeceklerdir Redick'i tutarlarsa. Hatırlarsanız geçen sezon Gortat'yı da takımda tutmaları beklenmiyordu ancak sürpriz bir şekilde ekstra harcamaları göze alarak Gortat'nın Mavs'e gitmesine izin vermemişlerdi.

24 Ocak 2010 Pazar

Hedo Ne Diyor?


Link

Önce takım arkadaşlarına soruyorlar ama sadece boş bakışlar geliyor onlardan. Sonra Hedo geliyor, kendisi bile anlamıyor kendi açıklamalarını. Bunu daha önce görmemiştim, mail yoluyla paylaşan Berk'e teşekkürler.

Hedo'nun dediklerini anlayan da yazıversin bir zahmet. Gerçi anlayanın burada işi ne, şifre çözücü olarak MIT'e başvursun.

20 Kasım 2009 Cuma

Redick'ten Tehlikeli Açıklama

Magic bu gece NTV'den yayınlacak maçta, Celtics'ten 30 civarı fark yiyebilir. Bunun sorumlusu da Redick olur. Keskin şutör şu demeci vermiş: "Uluslararası televizyonda Celtics veya Cavs kadar yer almıyoruz. Ligin en iyi takımlarından biriyiz ama yine de bu iki takım kadar ilgi çekmiyoruz. Bizim pazar payımız onlardan daha ufak. Biz de bir LeBron yok. Gerçekten, eğer LeBron yarın 'Başkanlığa adayım' dese, CNN'in ana haber sunucusu Anderson Cooper ESPN'e çıkar ve LeBron'un neden ve nasıl iyi bir başkan olacağını anlatmaya başlar."

Ne alaka diyenleriniz olabilir. Aynı tip açıklamaları Stan Van Gundy 1-2 hafta kadar önce yaptığında, neler olduğunu görmüştük. Redick kaşınıyor bu geceki maç öncesi belli.

Şaka bir yana gece 3'te çok güzel bir maç bekliyor bizleri. Bir tarafın kopup gitmesini hiç beklemiyorum aynı zamanda istemiyorum da. Oturup izleyelim doya doya şu iki takımı. Kim kime mesaj verecek görelim.

2 Kasım 2009 Pazartesi

1 Kasım - Bir Daha Göremeyebilirsiniz

Daha yeni 31 Ekim'e dünya kariyer günü demiştim. 1 Kasım'da da bazı oyuncular, belki de kariyerleri boyunca bir daha kolay kolay göremeyecekleri istatistiklere imza atmışlar. Bu istatistikler, Redick hariç rekor barındırmasa da, bana oldukça ilginç geldiler:

Zach Randolph: 7 asist
Aslında kariyer rekoru 8. Ama biz ve çoğu NBA sever kendisini topu aldıktan sonra ya şut atan ya da top kaybı yapan bir oyuncu olarak tanıyoruz. Yani nam-ı diğer: Kara delik. Kariyeri boyunca maç başına 1.5 asistten fazla yapmayan bir adam 7 asist yaparsa, olay standart sapmanın çok üstünde demektir. Kıyamet yakındır. Iverson'ın da yakında döneceği göz önüne alınırsa, Randolph eline geçen her topu kullanmaya çalışacaktır.
Box Score

Redick: 27 sayı
Magic'te Carter, Pietrus, Lewis 3'lüsü yokken, tam 44 dakika almış ve ceza atışlarını yüksek bir yüzdeyle değerlendirmiş. Bir daha bu kadar dakikayı kim bilir ne zaman bulacak. Bulsa da şutlardaki isabeti aynı oranda olabilecek mi? Zaten ayaklarının yavaşlığı ve fiziğinin yetersizliği nedeniyle herhangi bir takımın ilk 5'ine yerleşmesi çok zor olan bir isim. Her ne kadar mükemmel bir şutör olsa da yakın bir sürede bu performansını tekrarlayacağını sanmıyorum.
Box Score

Dwight Howard: 14/16 serbest atış isabeti
Evet bu yaz serbest atışlarını delicesine çalışmış olabilir Howard. Ama %88 isabeti, NBA'in en iyi serbes atış kullanan oyuncuları bile birçok maçta yakalayamıyor. Bir daha 15 ve üzeri serbest atış attığında böyle bir yüzde yakalaması Howard'ın çok uzak bir ihtimal gibi duruyor. Aslında biraz da ters manyel yapıyorum. Çok sevinirim Howard'ın böylesine kendini geliştirmesi halinde. Tabii yine de imkansıza yakın bir zorlukta olduğunu kabul etmek lazım.
Box Score

Ryan Gomes: 15 ribaunt
Kariyer rekoru 17 olabilir ama o maç 2 uzatmaya gitmişti. Şu anda ise Love ve Jefferson'lı bir takımda normalde kısa forvet oynuyor. Dün Love'ın yokluğunda uzun forvet mevkisine bol bol kayıp, hızlı tempodaki Suns'a karşı bu kadar ribaunt toplamış. Belki Love dönene kadar buna yakın bir istatistik daha gösterebilir bize ama Love formasına kavuştuktan sonra zor, hem de çok zor.
Box Score

Kevin Durant: 3/21 saha içi isabeti
Hep iyileri mi vereceğim? Buyrun size kötü bir örnek. 3/21 ya. Beni koysanız Blazers'a karşı sahaya, 4/21 atarım herhalde =P. Şaka bir yana, şutör guard oynadığı ilk sezonunda bile bu kadar kötü bir istatistik yakalamamıştır herhalde Durant. Kariyerinin sonuna kadar da bir kez daha böyle rezil bir maç çıkarır mı? Hiç ama hiç sanmıyorum.
Box Score