BIY AD

Ilgauskas etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ilgauskas etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Mart 2011 Perşembe

Wall'un Örnek Aldığı Mike Tyson'mış


Link

Dün İlker yazmıştı Wall'un Rose'u örnek aldığını. Meğer düpedüz yalanmış. Wall basketbolcu değil, boksör olmayı planlıyormuş kariyerinin geri kalanında. Nasıl da geçiriyor Ilgauskas'a yumruğu. Yürü be. Tabii İlgauskas'ın ufak çaplı dirsek çalışmalarını da es geçmeyelim. Ayrıca Wall sinirlenip yumruğu çakmadan önce Big Z'nin bir dirsek darbesi daha vurduğunu görebilirsiniz.

Elbette atıldı Wall ve Ilgauskas oyundan atıldılar bu olayın sonucunda. Ayrıca Wall'u korumaya çalışan McGee'ye saldıran Juwan Howard da atıldı. Eğer o atılmasaydı hakemleri eleştirecektim. Çünkü böyle gereksiz yere yangına körükle giden oyuncuların ayıklanması şart diye düşünüyorum. İçimin yağları eridi resmen Howard atıldığında.

Bu arada Wall'un ceza alması neredeyse kesin yumruk attığı için. Yumruk rakibe oturmasa bile otomatik ceza gerektiriyor çünkü kurallar gereği. Ama bence Ilgauskas'ı da boş geçmemesi lazım NBA'in. Üst üste dirsekler atarak Wall'un zıvanadan çıkmasını sağlayan kendisi. Tamam dirsekler belki öyle can yakıcı veya sert değil ama tetikleyici unsur.

10 Mart 2011 Perşembe

İlgauskas Emekli Olacak

İlgauskas ilginç adam vesselam. O boyuna rağmen orta mesafeden rahatlıkla şut atıp savunmada ortayı kapatmayı hiç becerememesi ve deyim yerindeyse kalıbının adamı olmaması aklıma gelir hep İlgauskas ismini görünce. -Can abi uyardı burda kendisi kariyerinin ilk dönemlerinde ortayı kapatmayı beceriyormuş, benim yaşım yetmediği için o kadarını hatırlamıyorum :) - Gelgelelim İlgauskas'ın bloga konu olma sebebine; başlıktan da anlaşılacağı gibi kendisi bu sezon sonunda emekli olacakmış. Sanıyorum artık fizik olarak iyice yıprandı. Eh 36 yaşına da geldi artık. Savunmada iyice zorlanmaya başladı. Kariyerinin hiçbir döneminde iyi savunmacı olmadı ancak artık yanından Shaq bile dribblingle geçecek duruma geldi -Abartmanın sınırı yok- Tabii ki abartıyorum ancak İlgauskas demek ki fizik olarak kendini yıpranmış hissediyor ki bu kararı almış.

Aslında Miami'nin toparlandığı dönemlerde hücumda gayet iyi iş yapmıştı İlgauskas. Wade ve LeBron'a gelen sıkıştırmalarda orta mesafeden iyi ekmek yemişti. Ancak playofflar yaklaştıkça onun da dakikaları azaldı iyice. Şu an 10 dakika ya alıyor ya almıyor ancak playofflarda dakikalarının artacağını düşünüyorum. Özellikle Joel Anthony'nin varlığında takımın 1 kişi eksik hücum ettiğini ve savunmaların daha çok yıldızlara konsantre olduğunu düşünürsek İlgauskas'ın varlığı Miami hücumu için kritik. Ayrıca İlgauskas'ın varlığında -Bosh'la oynadığını düşünürsek- Wade ve LeBron'a daha çok penetre alanı kalıyor ve bu ikili de o iyi attıkları orta mesafeleri daha rahat buluyorlar. Miami'nin o tozu dumana kattığı dönemdeki hücum sistemi pratikte bu.

Bu arada eğer emekli olacaksa bu İlgauskas'ın yüzük için son şansı. Bu seneye kadar kariyerinin tamamını, iyisiyle, kötüsüyle kariyerini tehdit eden ayak ve bilek sakatlıklarıyla, Cavaliers'ta geçirdi -Cavs taraftarının çok sevdiği bir isim olduğunu hatırlatmak gerekir- ve şampiyonluk şansı bulamadı. Bu arada olan da Litvanyalılara oldu yıllardır "ha geldi, ha gelicek" derken İlgauskas emekliliğini açıkladı ve muhtemelen de Litvanya formasını giymeden emekli olacak. (Bu arada son maçlarını Litvanya'da oynanacak Avrupa Şampiyonası'nda kendi evinde oynar mı sorusunu da bir kenara not etmek gerekir)

Edit: İlgauskas yalanlamış böyle bir şey söylediğini...

18 Temmuz 2010 Pazar

Ilgauskas Üzerine Kısa Bir Post

Başlık Kieslowskivari olduğundan ötürü yazının içeriği pek tatmin etmeyebilir okuyucuları vuruculuk açısından, ama elimden geleni yapmaya çalışacağım gözlerim de hafiften kapanmaya başlamışken… 2 yıl $2.8M karşılığında LeBron’un ardı sıra Miami’nin yolunu tuttu Big Z. Nance-Price-Daugherty üçlüsünün bulunduğu Cavaliers kadrosuna efsane gözüyle bakılır hep. Ben yaşım itibariyle o dönemi hiç bilmiyorum, yalnızca sonradan okuduklarım sayesinde az çok anlayabiliyorum ne kadar büyük isimler olduklarını. Ancak Ilgauskas’ı hatırı sayılacak kadar izledim ve izlediğim kadarıyla Cleveland’ın efsanelerinden biridir benim gözümde. Yetenekleri inanılmaz mıdır, hayır. Çok mu büyük oyuncudur, belki sadece cüsse olarak… Ama vefakardır. Ohio’luların kalpten bağlı olduğu isimlerin başında geliyordu kendisi. Dile kolay 13 sene formasını terletti Cavaliers’ın, iyi günde kötü günde… Draft edildikten sonra takımı üst üste 7 sezon playoff yüzü göremediğinde de, Spurs’e karşı finali kaybettiklerinde de, geçtiğimiz sezon şampiyonluğa oynadıklarında da… Hep o vardı ve gönül isterdi ki bir şampiyonluk yaşayacaksa yıllarca emek verdiği bu forma altında yaşasın ama kısmet değilmiş.

Sakatlıklar müsaade etse belki ismini şu anki bulunduğundan çok daha üst mertebelerde zikredebilirdik. Ama o da kısmet değilmiş. Veteran minimumla, Wade’in, LeBron’un, Bosh’ın önderliğinde muhtemelen bir bench oyuncusu olarak belki 10 belki 15 dakika ortalamayla şampiyonluk kovalamakmış payına düşen. Ne yalan söyleyim sırf bu dev için 2 sene içerisinde şampiyon olmasını istiyorum Heat’in. Takıma katabileceklerini belki başka bir postta yazarız ve hatta bu post belki de çok güdük olur yapabileceklerinden ötürü. Ama bu yazımın bir değerlendirme yazısından çok Ilgauskas gibi bir oyuncuya duyduğum saygının nişanesi olmasını istedim. Güle güle Big Z, bol şans.

Madem Soner bu kısmını yazdı, ben de Heat'e katabileceklerinden bahsedeyim aynı yazının içinde. Big Z'yi bu sezon izlerken resmen üzüldüm. Magic'e elendikleri sezon orta mesafeden harika işler çıkaran Ilgauskas, geçtiğimiz sezon 4 atışından 1'ini ancak değerlendirebiliyordu belki de. Hayır istatistiklere bakmadım, kafadan salladım. Ama bir tahminde bulunmam gerekse %33'ü bile tutturamamıştır derim. O kadar kötüydü. Zaten savunmada boyunun ve kilosunun verdiği dezavantajla çok ağır kaldığını biliyoruz ama yaş ilerledikçe, bu konuda daha da geri kalmaya başladı. Hücumda da bu ağırlığından dolayı sırtı dönük rakiplerini iterken yardıma gelen kısalar karşısında top kaybı yapıyordu. Tabii bunu pek denediğini de söyleyemeyiz, neredeyse devamlı dışarıda takılıp boş şutlar atarak geçirdi sezonu. Kısacası geçen sene izlediğim Big Z'yi şampiyonluğa oynayan bir takımda 10-15 dakikadan fazla alacak kapasitede göremedim. Belki Anthony'den başka bir pivot ekleyemezlerse zorunluluktan 20 civarına çıkabilir ama bu Heat'in lehine olmaz. / Can

23 Mart 2010 Salı

Cavs'e Yardım Geldi

Ilgauskas bir aylık bekleyişin ardından, eski takımı Cavs ile yeniden sözleşme imzaladı. Sezonun kalan maçları için yaklaşık 150.000 dolar alacakmış Big Z. Gerçi başlıkta yardım diye yazdım ama 7 maçtır kazanan takıma ne yardımı ki bu? Yine de tabii Varejao'dan başka uzunu olmayan Cavs için gereken bir hamleydi daha önce belirttiğim gibi.

Ilgauskas gibi, bir oyuncunun takasla takımdan gönderildikten sonra eski takımına dönebilmesi konusunda şurada birşeyler yazmıştım. Hala aynı kanıdayım. Bu hamleyi toptan yasaklamaktansa, hem oyuncuyu hem takımını maddi yönden bir yükümlülüğün altına sokmak gerektiğini düşünüyorum. Daha detayını linkini verdiğim yazıda bulabilirsiniz.

22 Mart 2010 Pazartesi

Bir Zamanlar Ilgauskas

Çaylak sezonundan zannedersem fotoğraf. Tabii o zamanlar Bioxcin yoktu...

Hemen altta sormuştum yorum yapanlar yine bildi =)

7 Mart 2010 Pazar

Koca Kontratlı Bumeranglar (Ilgauskas Yazısı)

Biliyorsunuz Cavs, Ilgauskas'ı kontratını, Jamison takasında kullanmış, ardından da Wizards Litvanyalı oyuncunun kontratını satın alarak serbest bırakmıştı. Bu noktadan sonra "Cavs Ilgauskas'ı istiyor ancak NBA onun eski takımına dönmesine izin vermeyecek" şeklinde dedikodular çıkmaya başladı. Ancak NBA bunu yalanladı ve Ilgauskas başka bir takımla kontrat imzalamaya yeniden hak kazandıktan, birkaç gün sonra Cavs ile anlaştığını duyurdu. Kurallar gereği bir oyuncu takas edildikten sonra eski takımına en erken 1 ay sonra dönebiliyor. Yani yanılmıyorsam 22'sinde Cavs kadrosuna katılacak Ilgauskas.

NBA'in bu kuralı bir hayli eleştiriliyor ki ben de katılıyorum bu eleştirilere. Geçmişte Iverson takasından sonra McDyess'ın Pistons'a, Walker takasından sonra Payton'ın Celtics'e ve Kurt Thomas takasından sonra da Barry'nin Spurs'e döndüğüne şahit olmuştuk. Yani takımlar, koca kontratlı oyuncularını bumerang gibi atıyorlar, dönüş yolunda bu bumerangları ufacık kontratlarla geri alıyorlar.

İşte bu yüzden, bu tarzdaki takaslar sanki baştan anlaşılmış gibi duruyor ister istemez. Bazı kişiler takas edilen bir oyuncunun eski takımına dönmesinin engellenmesi gerektiğine inanıyor ancak bu bana göre biraz ekstra katı bir durum olacaktır. Benim görüşüme göre bunun ekonomik olarak bir bedeli olmalı eski takımına. Mesela Wizards, Ilgauskas'a ne kadar para ödediyse serbest kalması için, Ilgauskas Cavs'e döndüğünde bu paranın bir 'exception' olarak Cavs'e yazılması ilginç bir yöntem olabilir. Böylece ya oyuncu 'buy-out' parası olarak az miktarda bir parayı kabullenecek, ya da eski takımı onu geri getirebilmek için eski yüklü kontratına yakın bir para vermek zorunda kalacak. Öyle üstünde çok kafa yorduğum bir konu değil ama kuraldaki bu tarz bir değişikliğin, şu anki kuraldan daha iyi olacağını düşünüyorum.

Kurala olan eleştirimizi yapmışken, aynı zamanda Ilgauskas'ın dönüşünün Cavs için ne kadar önemli olduğuna dikkat çekeyim. Shaq'in de sakatlanmasıyla, 5 numarada sadece Varejao'ya kaldılar. Gerçi Mike Brown ilginç bir tercih ile Hickson'ı pivot pozisyonunda başlatıyor ama o da "Gel 22 Mart gel" diyordur. Ayrıca Ilgauskas yine rotasyonda az dakika alacak ama playoff'larda en azından bir uzun sigortası olacak Cavs adına.

18 Şubat 2010 Perşembe

Takas Çılgınlığı (Jamison, T-Mac, Kevin Martin ve Emir Preldzic)

Dün gece 10 ile 2 arasında herhalde 60 tane falan takas ihtimali ve dedikodusu çıkmıştır. Bunlardan 3 tanesi gerçeğe dönüştü sayılır. Hiçbiri resmi değil henüz. Önem sırasına göre vereyim:

Antawn Jamison + Sebastian Telfair ----> Cleveland Cavaliers
Zydrunas Ilgauskas + Al Thornton + Emir Preldzic'in draft hakları ----> Washington Wizards
Drew Gooden ----> Los Angeles Clippers


Tracy McGrady + Carl Landry + Joey Dorsey ----> Sacramento Kings
Kevin Martin + Kenny Thomas + Hilton Armstrong + Sergio Rodriguez ----> Houston Rockets

John Salmons ----> Milwaukee Bucks
Joe Alexander + Hakim Warrick ----> Chicago Bulls


T-Mac resmi açıklamadan hemen sonra yeni bir takasla Knicks yolunu tutabilirmiş. Clippers büyük ihtimalle Gooden'ın kontratını satın alıp serbest bırakacak. Keza aynı şekilde Ilgauskas da serbest bırakılacak gibi gözüküyor.

McGrady - Kevin Martin ve Jamison - Ilgauskas takasları hakkında analizleri ancak akşama yazacağım, şu anda vaktim yok. O zamana kadar söz sizde, ne düşünüyorsunuz bu takaslarla ilgili? Yan tarafa da anket koyuyorum.