BIY AD

26 Şubat 2011 Cumartesi

26 Şubat Programı

27 Şubat Pazar 02:30 (NBA Tv) / Utah Jazz - Detroit Pistons
27 Şubat Pazar 03:00 / Sacramento Kings - Memphis Grizzlies
27 Şubat Pazar 03:00 / Dallas Mavericks - Washington Wizards
27 Şubat Pazar 03:30 (NTV) / Chicago Bulls - Milwaukee Bucks
27 Şubat Pazar 03:30 / New Jersey Nets - Houston Rockets
27 Şubat Pazar 05:30 / Boston Celtics - Los Angeles Clippers

6 maçlık bir program var bu gece NBA'de. Herkesin merak ettiği maç şüphesiz ki Detroit'in evinde Utah'ı ağırladığı maç olacak. Dün gece Sixers karşısında takımın yarısını oynatmayan Kuester'in bakalım bu maç tercihleri nasıl olacak?Taraftarların da olaya nasıl tepki vereceği merak konusu elbette. Önemli uzunu Perkins'i takımdan göndererek taraftarlarını şaşırtan Celtics, Los Angeles'ın bir diğer ekibi Clippers karşısına çıkacak Staples Center'da. Ömer'i takas döneminde ısrarla takımda tutan Chicago ise Ersan'lı Milwaukee deplasmanına çıkıyor. Şehirlerin yakın olması dolayısıyla Merkez Grubu için mini bir derbi tadında geçecek mücadele NTV ekranlarında. Play-off için iddialı olan Memphis ise evinde bu sene üst sıraları hedefleyen takımlara karşı yaptığı sürprizlerle dikkat çeken Kings'i ağırlayacak.

Boşan da Semerini Ye Love (Rekor)

Adam ribaundları mideye indiriyor indiriyor ama doymuyor sayın seyirciler. Aç bu adam aç anlıyor musunuz? Ribaunda aç. Üst üste double-double yaptığı maç serisini duymayanınız yoktur. Blog'da 72 kere falan dile getirdik herhalde. Dün Hornets'a yenildikleri maçta yine 11 sayı, 14 ribaund alarak, ardı ardına 45. double-double'ına imza attı. Bunun önemi ne? NBA'in modern olarak kabul edilen dönemindeki rekoru kırdı Love. Rekorun sahibi Moses Malone idi 44 ile. 30 yıldır boşuna durmuyordu bu rekor. Double-double'ı geçtim, son 25 senede 45 kere üst üste 10 ribaund alan sadece tek bir isim var, o da bu işin kralı Rodman. Onun hakkında güzel bir yazı yazmıştım yakın zamanda, onu da tavsiye etmekteyim. Neyse Love'a dönelim. Utanmasam abartıp üst üste 10 sayı atma rekoruna bile ulaşacağını söyleyecektim bu gazla ama Majesteleri oradan sırıtıyor pis pis suratıma. "866 maçı geçtim, 66'ya ulaşsın önce Love" diyor. 15 sezon ya, boru değil bambaşka bir şey. Eh haklı adam. Boşuna tarihin en iyisi değil... Bak yine saptık Love'dan. Efendim ne diyordum, evet Love harika çocuk, müthiş bir ribaund sezgisi, savaşçılık ve pozisyon alma yeteneği var. Gayet güvenilir bir hücum silahına da dönüşmüş durumda, nitekim çılgın şut atıyor. Ama işte burada bir ikilem ortaya çıkıyor.

Kimisi diyor ki "Love dandik oyuncu, bak Timberwolves maç bile kazanamıyor, Love da o takımda istatistik kovalıyor bencil herif", başka bir kesim ise "Ne yani takım dandik diye oyuna vermesin mi kendini, sanki Love 20 ribaund aldı diye takımı maçı kaybediyor." Ben işte tam bu iki iddianın ortasında duruyorum. Evet Love'ın yanında Darko yerine bir Bynum olsa mesela, maç başına 15.5 ribaund alamaz. Takımdaki en önemli skor opsiyonu Beasley olmasa veya yanlarında bir adam daha olsa belki 21 sayı atamaz maç başına. Ama emin olun, en kalabalık, geniş rotasyonlu kadroda bile çok sağlam iş yapar Love. Bir insan boşu boşuna 45 kere üst üste double-double yapmaz yani. 30 senedir 5000 tane oyuncu kötü takımlarda oynadı, takım arkadaşları dandikken bu adamlar niye 40 kere bile ulaşamadılar bu istatistiğe? Bir nedeni var demek ki. Love işte adı üstünde çocuk Aşk ile oynuyor bu oyunu.

Celtics'in Listesi Kabarık

Takas hamlelerinden sonra hızını alamayan Celtics birkaç oyuncunun daha peşinde. Danny Ainge takımın henüz tamamlanmış durumda olmadığını ve eklemeler düşündüklerini söylemiş. Yeni oyunculara yer açabilmek için de Semih, Harangody ve Daniels'ı yok pahasına yollamışlardı zaten. Bu yönde takımlarının kontratını satın almayı düşündüğü oyuncuları listeye eklemiş Celtics. İlk düşünülen isimlerin Gadzuric, Murphy ve Kapono olduğu söyleniyor.

Daha önce de söylediğim gibi bu oyuncuların hepsini alsalar dahi, bir hafta önceki kadar favori olmazlar gözümde. Çünkü yolladıkları Perkins Celtics'in, olası rakiplerinin önemli silahlarını durdurabilecek tek oyuncusuydu. Yerini o tarz bir oyuncuyla dolduramayacaklar ve bu da zihnimde takımın tek zaafı olarak kalacak. Muhtemelen Celtics sezonu noktalayana kadar da fikrim değişmeyecek. Gelelim düşünülen isimlere...

Kapono 2 senedir adam akıllı basketbol oynayamıyor. Celtics kendisinin benchten gelip skor katkısı verebileceğini düşünüyor olmalı. Malum Nate, Daniels gibi bu görevi üstlenme potansiyeli olan oyuncularını kaybettiler. Ama Kapono'nun Celtics için playoff seviyesinde katkı sağlayabileceği maç sayısı 1-2 tane olur. Bu maçlar da eğer çıkabilirlerse final serisine denk gelmez. Sadece şut atabilen, savunması zayıf olan bir oyuncu o seviyelerde takıma daha çok zarar verir. Hatta takım kimyasını göz önünde bulundurduğumuzda Wafer'dan daha çok katkı sağlayabileceğini bile düşünmüyorum. Gadzuric'i Semih'in rolü için düşünüyorlardır diye tahmin ediyorum. Normal sezonda sakatlıklardan dolayı, playoffta ise kopan maçlarda as oyuncuları dinlendirmek için parkeye sürülebilir. Kendisinden daha yüksek beklentileri varsa durum vahim. Çünkü Gadzuric ortalama takımlar için bile medet umulacak biri değil.

Murphy ise hem kalite hem parkede sergileyebilecekleri itibariyle yukarıdaki iki ismin çok önünde. Garnett ve Davis'in sahip olduğu orta mesafe şut atabilme özelliğini biraz daha geriye taşıyabilir kendisi. Bu sayede Shaq'a içerde yer açar. Bu formülün eskisi kadar işe yarayacağını sanmıyorum ama Celtics hücumlarını alternatiflendirir. Aynı zamanda kariyerinde beş numara oynamışlığı da var Murphy'nin, yani kısa takımlara karşı bu pozisyonda da görev alabilir. Mesela Heat veya Spurs'e karşı savunmada daha az sırıtır. Ama playoff sertliğinde pivot pozisyonu kaldırması çok zor. Kısacası listedeki bu oyuncular normal sezonda veya playoffun ilk turlarında katkı sağlayabilir ama konu şampiyonluksa hiçbiri çok önemli bir rol üstlenemez.

Çekirge Douglas


Link

Dün geceki Knicks-Cavaliers mücadelesinden görüntü. Knicks'in Carmelo gazı çabuk söndü ligin en kötü takımına yenildiler bildiğiniz gibi ama maçta en dikkat çeken pozisyon buydu. Pek çok kişiye göre NBA'de pek işi olmayan Samardo Samuels ribaundu aldıktan sonra tembel pasın kralını veriyor Gibson'a. Ama yerde oturan Toney Douglas'taki reflekse de şapka çıkarmamak elde değil. Pek çok oyuncu o topu beklemediği için geç kalırdı hamle yapmaya ama Douglas çekirge gibi zıplayarak topu çalıyor ve molayı da alıyor. Ha, yeterli oluyor mu maç için; hayır. Ama ilginç ve hoş bir pozisyon. Arkadan Carmelo falan ok gibi fırlasa da ona asist yapsa Douglas, Top 10'da görürdük büyük ihtimalle.

Bakalım Çanta Kiminmiş

Efendim biliyorsunuz birkaç gün önce bir bavul/çanta resmi koyup hangi NBA oyuncusuna ait olduğunu sormuştum. Oyuncumuz Shane Battier idi. İpucu olarak "NBA'de 2006 yılındaki takımıyla şu anki takımı aynı değil" demiştim. Şans bu ya, ben cevabı yazana kadar takasın son gününde eski takımı Memphis Grizzlies'e takas oldu Battier. Adamı lanetleyip takımdan yolladım iyi mi? O zamanlar 28 yaşındaki oyuncu, oyunlara olan ilgisiyle dikkat çekiyordu. Yaş geldi 34'e dayandı, acaba hala aynı bavulu 2006 yerine 2011 versiyonlu oyunlar ve World of Warcraft: Cataclysm ile mi hazırlıyordur?

Tartışma Büyüyor

Melo'nun takımdan ayrılmasının ardından George Karl bir televizyon kanalında, eski oyuncusuyla ilgili sert eleştiriler yapmıştı. Melo'nun savunma zaafiyetinden dem vuran Karl, yıldız basketbolcunun takım savunmasını tam anlamıyla perişan ettiğini söylemişti. Bu sözler kulağına giden Carmelo cevap vermekte gecikmedi ve twitter hesabından şunları yazdı: "Söyledikleri inanılır gibi değil. Ben Nuggets'a 7 buçuk senemi verdim ve bu zaman zarfında nasıl oynadığımı gayet iyi biliyorum. Konferans finaline çıktığımızda da takımdaydım ve çok iyi savunma yapıyorduk. Ama ne derler bilirsiniz, otlar kesilince yılanlar meydana çıkar." dedi.

Söylediklerinde belki sonuna kadar haklı Karl. O takımın en savunma özürlü oyuncusu Melo'ydu evet. Ama bunları söylemek için onun takımdan ayrılmasını kollaması yakışmamış tecrübeli hocaya. Takımını yarı yolda bıraktığı düşüncesiyle çamur atmış gibi. Melo Nuggets'tan ayrılmamış olsaydı da bu cümleleri kurabilir miydi koç merak ediyorum. Öte yandan Melo'nun sitemini haklı buluyorum bulmasına da böyle twitter'dan polemik sürdürme olayı da iyice bayılttı artık. Klavye delikanlılığı yapar gibi, LeBron karmadan bahsetsin, Melo koçuna cevap yollasın, Blatche taraftararı kavgaya davet etsin falan... Hoş durmuyor, ayrıca oyuncuların saygınlığını da azaltıyor dolaylı yolla da olsa. Neyse ki Jordan'ın, Bird'ün döneminde icat olmamıştı henüz bu meret.

Gecenin Hareketleri - 25 Şubat


Link

10 numarada Love'ın double double'a imza atmasını sağlayan sayıyı ve ribaundı görüyorsunuz. Bu double double'ının anlamına gün içerisinde değineyeceğiz. Devin Harris'in arkadan çift yön değiştirme hareketi çok hoş görünüyor. 8 numarada Howard, Durant'i fena bloklamış. Pozisyona dikkat ederseniz Hidayet'in ayak yavaşlığının yanında Durant'i yakalamak için çok çaba sarfetmediğini de göreceksniz. Magic oyuncularının savunmadaki genel problemi bu işte. Howard'ı gerçekten superman sanmaları. Shannon Brown'ın ters turnikesinden çok yerden kalkma hareketini beğendim. Listedeki diğer hareketlerin çoğu oldukça güzel smaçlar. Benim bir numaram Amar'e'nin Hickson'ın üzerinden vurduğu.

Gölge Etme J-Rich


Link

Daquean Cook'un topuna pas arası yapan Jameer fastbreak'e çıkarken Durant'e takılıp yeri boyluyor. Arkadaşını yerden kaldırmaya gelen Jason Richardson da zeminin azizliğine uğrayıp kayınca o da Jameer'in üzerine kapaklanıyor. Ardından takımın küçük ağabeyi Howard gelip kedi yavrusu kaldırır gibi kaldırıyor yerden Nelson'ı... Magic'li oyuncuların keyfi yerindeydi dün gece. Uzun zamandır güven veren basketbol oynamıyorlardı ama dün gece Thunder'ı devirmeyi başarmışlar. Birkaç gün önce takım arkadaşlarını kötü performanslarından dolayı haklı olarak eleştiren Howard da dün geceyi 40 sayı-15 ribaund ile tamamlamış. Süper yıldızın bu çabaları her zaman sonuca yetmeyebiliyor, laf aramızda Magic'in sözde silahlarının da kendine gelmesi şart. Yoksa playoff ilk turunda istemedikleri bir sürprizle karşılaşabilirler.

Detroit'te Soğuk Rüzgarlar

Detroit cephesinde oyuncu ve koçlar arasında süren anlaşmazlık sınır noktalara ulaştı. Sixers maçından önce şut antrenmanını boykot eden basketbolcular az önce biten maçta benche mahkum edildi. Kaynaklara göre Prince, Hamilton, McGrady ve Wallace'ın idmana katılmadığı Daye ve Stuckey'nin ise son bölümüne katıldığı söylenmiş. Detroit yönetimi ise takımda bir iç huzursuzluk olduğunu önlemek adına tek tek oyuncularının neden katılmadığının bahanelerini basına açıklarken Hamilton hakkında birşey söylememeleri de dikkatleri çekmişti. Kuester ise 'Biz de sağlıklı olanlarla ilgileniriz.' diyerek sert bir çıkış yapmıştı. Bu akşam gördük ki yukarıdaki 6 ismi kesti Kuester ve geriye kalan 6 aktif oyuncu ile Sixers karşısında mücadele etti. Elbette bu daracık bir rotasyonla Sixers'a karşı zayıf kaldılar.

Yenilgiden çok önemli olan nokta ise takımdaki oyuncuların Kuester'e olan saygılarının tamamen sıfırlandığını gördük. Kuester ikinci periyodun sonlarına doğru oyundan atılmış ki izlemediğim için neden atıldığını bilmiyorum ancak Kuester'in oyundan atıldığı sırada antrenmanı boykot eden benchteki oyuncuların gülmeleri de dikkatlerden kaçmamış. Tamam belki koçun yönetiminden veya rotasyon seçimlerinden memnun olmayabilirsiniz ama bu yapılan da saygısızlıktır. Koçun oyundan atılıyor sen benchte acınacak haline gülüyorsun. Kuester'in sezon başından beri duruşu net bu konularda geri adım atmadı bugüne kadar ancak bir-iki oyuncu ile tartışma yaşardı neredeyse takımın yarısının antrenmanı boykot etmesi ve benchte de böyle bir saygısızlığa imza atmaları çok ciddi sorunların olduğuna işaret.
Aşağıdaki videoda Kuester'in atılma anını ve oyuncuların tepkisini görebilirsiniz.

NOT: Video için bigben'e teşekkürler.

Link

Neyse ki Yalanmış

Hatırlayacaksınız geçtiğimiz hafta Nash ve Barbosa'nın başrollerinde olduğu çirkin iddialar basına yansımıştı. Barbosa'nın Nash'in eşiyle bir ilişkisi olduğu ve bu sebeple Nash'in ayrılığına yol açtığı söyleniyordu. Biz de konuya şurada değinmiş ve iddiaların büyük ihtimalle asılsız olduğunu söylemiştik. Bu sabaha karşı oynanan Suns-Raptors maçından hemen önce gözler bu ikilinin üzerindeydi. Fotoğraflardan anladığımız kadarıyla aralarında herhangi bir sorun yok gibi ne dersiniz, beraber parti de verdiklerine göre...

Fotoğraf için adsıza teşekkürler.

NBA'de Bugün - 25.02.2011

Günün Performansları
Oklahoma City şu dönemde ligin en çok konuşulan takımıdır herhalde. Takıma yapılan takviyelerle sert takım hüviyetine de kavuşan Thuner eksik kadro ile geldi takasların hemen ardından Magic'e. Uzun rotasyonunda Collison-Ibaka ve Aldrich olunca Howard meydanı boş buldu ve sadece oynadı. 16/20 isabet ile 40 sayı-15 ribaund-6 blok ile pota altında krallığını ilan etti. Hidayet'te iyi besledi onu, özetlerde görüyoruz ki ikilinin 3 güzel alley-oup'u var.

Dün gece 41 sayı üreten Wade'in sahada adeta şovu vardı. Takımının ihtiyacı olduğu her doğru anda sahneye çıkan ve bulduğu sayılarla Wizards'ın geri dönüş direncini de kıran Wade özellikle maçın 2.çeyreği harikaydı. Üst üste 18 sayı bularak eli adeta yanan Wade sınırları zorlayan bir çeyrek oynadı. Ayrıca 18/27 ile kariyerinin en iyi isabet rakamına ulaşan Wade 5 ribaund-2 asist yaparak istatistiğini süsledi.

Manu Ginobili... 26 sayı-6 ribaund-5 asist söylenebilecek söz yok. Son çeyrek takımını taşıyan Nets'in geri dönüşüne engel olan isimdi. Skor katkısının yanında paslarıyla da savunmanın dengesini bozan Manu dün gece Spurs'un en iyisi olarak dikkat çekti ve maçı kazandıran performansın altına imzasını attı.

Los Angeles derbisinde maçı kazandıran iki isim vardı hücum performansları baz alınırsa. Kobe&Gasol. Hani sadece üçüncü çeyreği izlersek bile yeterli olacaktır zaten. Lakers'a farkı getiren çeyrekte Kobe&Gasol ikili oyunları ve sayılarıyla oldukça iyiydiler. Kobe 24 sayı-5 asist ve Gasol ise 8/9 isabetle 22 sayı üretti ve takımını galibiyete taşıdılar.

24 sayı-14 ribaund ile oynayan ve gecenin en çekişmeli maçında takımını galibiyete taşıyan isim olan Aldridge'i buraya yazmazsak olmaz. Tabi gecenin sürprizi Roy'un performansı oldu. Dönüşü ile ilgili bir çok kişiyi ümitlendiren ancak bir çok kişinin kafasında da soru işaretleri bırakan Roy 18 sayı ve uzatmaya götüren üçlük basketi ile uzun bir aradan sonra burada kendine yer buluyor.

Gerald Wallace'ın da gidişi ile beraber takımda yıldız konumunda olan tek isim Jackson. Dün gece de bunun hakkını verircesine Sacramento karşısında maçı almayı bildi tecrübeli oyuncu. Kings potasıan 30 sayı gönderirken yanında da 5 ribaund-3 asist üreterek galibiyeti getiren isimlerin baını çekti.

Utah pota altı isimlerini buraya yazsak olur. Deron varken bu kadar aktif ve istatistiksel açıdan iyi değillerdi Jefferson&Millsap ikilisi. Deron'suz ilk maçlarında adeta show yaptılar ligin formda takımı Pacers karşısında. Jefferson 30 sayı-9 ribaund ile oynarken, Millsap ise 23 sayı-18 ribaund ile oynadı. Ayrıca Millsap 18 ribaund ile bu sezonun en yüksek rakamına ulaşmış oldu.

Pota altından konu açılmışken Hickson'u atlamak olmaz. Knicks karşısında takımını galibiyete götürürken 24 sayı-15 ribaund-5 blok ile harika bir performans sergiledi. Gerçi 28 sayı bulan Jamison'da dikkat çekenlerden ancak 28 sayısını 25 şutta yapması performansının değerini azaltmakta.

Pistons'un iç sorunları dolayısıyla 6 isimle çıktığı maçta Sixers'lı oyuncular da istatistik yapma fırsatı buldu. 3 isim takımda sivrilen performanslara imza attılar. Iguodala 21 sayı-11 asist-7 ribaund ile oynarken, neredeyse uzunsuz Detroit'e karşı Brand 20 sayı-17 ribaund ve benchten gelen Young 24 sayılık katkıyla galibiyeti getiren oyuncular oldu.

Vince Carter ne zaman Toronto deplasmanına gitse pek hoş karşılanmaz. Dün akşam yine zaman zaman taraftarların tepkisi vardı oyuncuya. Carter'da yüksek bir yüzde ile oynayarak 17 sayı-7 ribaund ile takımının en etkili isimlerinden biri oldu. Hücumdaki bu performansının yanı sıra savunma gayreti konusunda da başarılı bir maç çıkarttı.

İyi Olanlarla İdare Ederiz
Kuester antrenmanı boykot eden ancak hasta oldukları bahanesi öne sürülen oyuncuları hakkında bu cümleyi kullanmıştı. Nitekim duruşunu bozmadı ve Sixers karşısında antrenmana çıkmayan 6 ismi kenarda oturturken 6 isimle mücadele etti. İlk beş rotasyonunda 36 dakika ile en az oynayan isim Villanueva olurken, Will Bynum tüm maç boyucna oyundaydı. Ancak 6 isimle mücadele etmenin dezavantajları da var elbette. Birincisi yorgunluk maçın ilk devresine kadar oyuna ortak olan Pistons'a karşı Sixers ikinci devre 5.vitese takmış gözüktü. Bir de uzun sorunsalı var tabi. Monroe'de olmasa ne yapacaktı takım çok merak ediyorum zira uzun rotasyonunda benchten gelen Maxiell'le beraberdi. Kimi zaman yan yana oynadılar kimi zaman tek kişi savundu boyalı alanı. Sonuca bakacak olursak Sixers 68 sayıyı boyalı alandan üretirken, ribaundlarda da üstünlüğünü kurmuş. Kuester belki elinde kalanlarla idare edemedi ancak ne olursa olsun duruşunu bozmaması önemli oyunculara karşı.

Rekora Doğru
Spurs dün gece Nets karşısında da galip gelerek evinde üst üste 20. galibiyetini elde ettiler. Bundan bir önceki rekorları da 20 galibiyetti zaten ve dün gece bunu egale etmiş oldular. Eğer Spurs pazar akşamı Memphis karşısında da galibiyete uzanırsa evinde yakaladığı en uzun galibiyet serisini ele geçirecek bu sezon. Zaten ligin en iyi basketbol oynayan takımı olarak dikkat çekiyorlar evlerinde de böyle ciddi bir seri yakalamaları durumu özetliyor zaten. Sa Spurs lig lideri ve 58 maçta sadece 10 yenilgileri var.

Oynamasa da Olur
Boris Diaw play-off yarışında takıma verebileceği en kötü katkıyı verdi belki de dün gece. Yaklaşık 30 dakika oyunda kalan Fransız oyuncu 1/6 isabetle oynadı ve istatistiksel katkıları da bildiğimiz Diaw'a göre düşük kaçmış. 2 sayı-3 ribaund-2 asist. Kafası nerede bilmiyorum ama takas olmadığı için de olabilir bu performansın arkasında.

Wolves'in genç forveti Beasley'e de bugün burada yer vermek lazım. Wolves hücumlarını harcayan isim olurken 4/16 gibi çok kötü bir şut yüzdesi ile mücadele etti. 8 sayı-6 ribaund ile oynadı ama 5 top kaybı yaparak dikkatleri üzerine çeken isim oldu.

23 dakika oyunda kalmışsın insan bir şeyler yapar değil mi? Aaa pardon 4 ribaund almış Sefolosha güzel. Zaten eksik bir kadro ile gelmişsin herkesin fedakarlık yapıp iyi oynaması gerekirken Sefolosha'nın oyunda kaldığı 23 dakikada en iyi istatistiği 4 ribaund. Sadece 1 şut denemiş ve maçı da skor üretemeden 4 ribaund-1 asist ile noktalamış.

Boşa Kürek Çekenler
Dün gece Wade'in müthiş performansına cevap veren tek isim vardı Wizards cephesinde. Nick Young. Yanlış şut seçimleri ve bencil oyunu çoğu zaman eleştrilen Young'un her oyuncu gibi sıcak olduğu ve başarılı performans sergiledikleri günler oluyor. 38 sayılık performansı galibiyete yetmedi Young'un. Üstelik 38 sayısını da öyle aman aman şut denemeleri sonrası bulmadı yalnızca 19 şut kullandı ve bu rakama ulaştı. Onun adına büyük gelişme olsa gerek ancak bir sonraki maç ne yapacağı konusunda hiç bir fikrimiz yok. Wall&McGee ikilisinin de oldukça iyi performansları vardı dün gece.

Knicks'in Cavaliers'a karşı sürpriz bir yenilgi aldığı gecede Billups-Melo-Amare üçlüsü hiç fena oynamadılar ancak diğer isimlerden katkı bulamadılar. Bu üçlüden en az sayısı olan isim 26 sayıyla Billups ki onu yazmak bile yeterli olacaktır buraya. Amare ilk dakikalarda hücumda topu Melo'ya bıraktı ancak maç sonlarına doğru sorumluluğu aldı hücumda ve 31 sayı-11 ribaund ile geceyi noktaladı.

Gallinari yeni takımına çabuk alışmış gibi. 30 sayı-9 ribaund ile harika bir gece geçirmiş ancak o son topu kullanma şekli nedir öyle. Bir sayı geridesin uzaklardan zorlama bir üçlüğe kalkıyorsun. Belki çizilen set oydu belki de top o noktada Gallinari'ye geldiği için yapabileceği bir şey yoktu ama yine de performansına gölge düşüren nokta oldu.

Clippers kaybetti ve doğal olarak Griffin bu başlık altındaki yerini alıyor. Dün gece Lakers'a karşı direnmeyi başaran iki isimden biriydi. Foye 24 sayıyla takımının en skoreri oldu ama Griffin 22 sayı-10 ribaundluk performansıyla başarılı bir gece geçirdi ancak kırmızılar gecenin sonunda kaybedenler kulübündeydi.

Takımda topu en çok kullanan isim olarak Bargnani'nin verimli bir şekilde hücum edebileceğini düşünmüyorum. Zaten çoğu zaman gördüğümüz düşük şut yüzdesi bunu kanıtlıyordu. Dün akşam 12/15 gibi çok iyi bir isabet oranı ile oynayan Bargnani 26 sayı gönderdi Suns potasına ancak takımın diğer isimlerinden beklediği katkıyı alamayınca takımını yine galibiyete götüremedi.

Deron'un gelmesiyle mi kendini buldu etti bilemeyeceğim ama Morrow'un benchten gelip Spurs karşısında 25 atması hayırlı mı bilemedim. Üstelik 7/11 gibi başarılı bir isabet yüzdesiyle. Deron'da onu besledi zaman zaman. Deron'da yeni takımında ilk beş çıkarken 14 sayı-12 asist ile double-double yaptı ama yenilgiye engel olamadı.

Bizimkiler
Eksik Thunder'a karşı önemli bir galibiyet aldı Magic. Howard odaklı geçirdiler dün geceyi ve tabi ki Howard'ı en iyi besleyen isimlerden biri olan Hedo'da bu oyun stratejisinden istediğini aldı. 5 şut kullandı Hedo ve 7 sayıda kaldı yani işin skor yönüyle çok ilgilenmedi ancak 10 asist ile güzel bir maç çıkarttı. Kısa zamanda girdiği faul problemine rağmen başarılı bir performansa imza attı Hidayet.

25 Şubat Programı

26 Şubat Cumartesi 02:00 / Phoenix Suns - Toronto Raptors
26 Şubat Cumartesi 02:00 / Sacramento Kings - Charlotte Bobcats
26 Şubat Cumartesi 02:00 / Detroit Pistons - Philadelphia 76'ers
26 Şubat Cumartesi 02:00 / Utah Jazz - Indiana Pacers
26 Şubat Cumartesi 02:30 (NBA TV) / Washington Wizards - Miami Heat
26 Şubat Cumartesi 02:30 / New York Knicks - Cleveland Cavaliers
26 Şubat Cumartesi 03:00 / New Orleans Hornets - Minnesota Timberwolves
26 Şubat Cumartesi 03:00 / Oklahoma City Thunder - Orlando Magic
26 Şubat Cumartesi 03:30 / New Jersey Nets - San Antonio Spurs
26 Şubat Cumartesi 05:30 / Denver Nuggets - Portland Trail Blazers
26 Şubat Cumartesi 05:30 / Atlanta Hawks - Golden State Warriors
26 Şubat Cumartesi 05:30 / Los Angeles Clippers - Los Angeles Lakers

Sabah erken kalkmam lazım ondan dolayı fazla yorum yazacak vaktim yok: Gerald Wallace ve Baron Davis hariç yeni transferler büyük ihtimalle oynayacaklar.

25 Şubat 2011 Cuma

Numara mı Değil mi?


Link

Yukarıdaki görüntü dün gece oynanan Heat-Bulls maçından. Sırtı dönük topu alan Boozer çembere doğru dönerken dirseklerini biraz fazla açıyor ve sağ dirseği Bosh'ın burnuna çarpıyor. Bunun üzerine Bosh bırakıyor kendini yere ve hakem de hücum faulü çalıyor. Bir çok kişi Bosh'ın numara yaptığını düşünmüş. Şiddetini çok kestiremesem de kendisinin bir darbe aldığı ortada ve bu darbe vücudun hassas organlarından birine gelmiş. İşin içine dirsek girdiği için de çok emin olamadım ilk başta Bosh'ın yaptığının numara olduğu konusunda. Belki anlık bir acı duymuş olabilir ve kendini yere bırakma sebebi de faul almaktan ziyede duyduğu korku kaynaklıdır. Ama özellikle yerde kıvranması ve birkaç saniye sonra sapasağlam hücuma katılması olayı aydınlatıyor gibi.

Semih'in Takas Sonrası İlk Açıklamaları

Takasın son saatlerinde Celtics'ten Cavaliers'a geçen Semih Erden transferiyle ilgili NTV SPOR'a konuştu. Son anda gelen bu takasın herkes gibi kendisini de şaşırttığını belirten Semih takasını şu şekilde değerlendirdi: "Takas olduğum haberini ilk öğrendiğimde bir burukluk hissettim çünkü Celtics formasıyla kariyerimin ilk yıllarında yüzük takma olanağım vardı. Aslında hakkımda bazı girişimlerin olduğuna dair bilgim vardı ama medyada yalnızca dedikodu olarak geçiyordu. Danny Ainge'le konuştuğumda, Cavaliers'ın beni kadrolarında görmek için her şeyi yaptığını söyledi. Hakikaten çok istemişler beni. Bu tabi ki benim açımdan çok sevindirici bir haber. Çünkü Cavaliers'ta starter olarak başlayacağım, daha çok süre ile birlikte yeteneklerimi gösterme fırsatı bulacağım. Bu açıdan elbette heyecanlıyım. Ama Celtics'ten ayrıldığım için de burukluk yaşıyorum."

Yeni takımındaki rolü ve Avrupa Şampiyonası'na da değinen Semih konuşmasını şöyle sürdürdü: "Cavaliers'ta oynayacak olmak da benim için büyük bir şans ve bu şansı en iyi şekilde kullanmam gerektiğini biliyorum. NBA'e geldiğimden itibaren bana sunulan fırsatları iyi değerlendirdiğime inanıyorum. Bu konuda Cavaliers'ta da bir sıkıntı yaşayacağımı düşünmüyorum. İlk beş başlayıp başlamamak gibi bir sorunum hiçbir zaman olmadı ama başarabileceğime inanıyorum. Maalesef bir sakatlığım var ama bu sakatlığı bahane etmek istemiyorum. Parkeye çıktığımda yapabileceklerimin en iyisini yapmaya çalışacağım. Son 25 maçı en iyi şekilde oynayıp kendimi göstermek ve burada kalıcı olmak istiyorum. Önümüzdeki Avrupa Şampiyonası ve NBA'deki durumumu tek tek menajerimle konuşup ona göre karar vereceğiz. Baron Davis de benim gibi son anda takas oldu. İyi bir guard, iyi bir oyuncu. Şu an aslında hiçbir şey söyleyemiyorum çünkü yeni takımımla buluşma ve tanışma fırsatını henüz bulamadım. Ama genel menajerle konuştum, yeni bir takım kurma yolunda olduklarını ve bu yeni takımda bana önemli bir rol vereceklerini söyledi. Bu da elbette sevindirici bir durum. Bu sene için çok bir iddiamız yok ama yeni bir yapılanmaya gidiyoruz. Gelecekte önemli oyuncularla daha iddialı bir duruma geleceğimizi düşünüyorum."

Kendisi gibi Perkins'in de takımdan ayrıldığı ve Celtics'in bu boşlukları nasıl dolduracağı yönündeki soruyu şöyle cevapladı Semih: "İşin o kısmını ben çok çözemedim. Nasıl bir strateji çiziyorlar, ne düşünüyorlar gerçekten bilmiyorum. Krstic'i aldılar ama takıma ne kadar katkı verebilir onu zamanla göreceğiz. Bunların haricinde O'Nealların sakatlığı söz konusu. Aynı zamanda Shaq'ın yaşına bağlı sorunları da var."

Röportajın benim açımdan en eğlenceli kısmında ise Celtics'teki arkadaşlık ortamına değindi Semih: "Shaq ile zaten sürekli irtbat halindeyiz. Dün takım arkadaşlarımla aynı oteldeydim ve maçtan sonra vedalaşma fırsatım oldu. Pierce, Garnett,Rondo... hepsinin benim gideceğim için çok üzüldüğünü gördüm. Garnett takas haberimi altyazıdan öğrenmiş ve ismimi gördüğünde şok olmuş. Bu kadar üzüleceğimi asla tahmin etmezdim dedi. Boston'da hakikaten aile gibiydik ve beni çok seviyorlardı. Bu şekilde benimsenmek çok onur verici." Yeni takımında ve kariyerinde başarılar dileyelim biz de genç yıldızımıza.

Kavimler Göçü

Yanılmıyorsam 30 takımın 21'i değişikliğe gitti son 72 saat içinde. Efendime söyleyeyim, evet başlıkta gördüğünüz gibi bu olayın tanımı son dakika telaşı falan değil, direk kavimler göçü. İşte size bir özet, kim nereye gitti bakabilirsiniz. Ayrıca takasların üzerine tıklarsanız, o takasın analizine de ulaşabilirsiniz.

Carmelo Anthony + Chauncey Billups + Shelden Williams + Renaldo Balkman + Anthony Carter (Nuggets) + Corey Brewer (Minnesota) --> NEW YORK KNICKS
Raymond Felton + Danilo Gallinari + Wilson Chandler + Timofey Mozgov + 2014 ilk tur draft hakkı + 2012 ve 2013 ikinci tur draft hakkı + 3 milyon dolar (Knicks) + Kosta Koufos (Minnesota) --> DENVER NUGGETS
Eddy Curry + Anthony Randolph + 3 milyon dolar (Knicks) + 2015 ikinci tur draft hakkı (Nuggets) --> MINNESOTA TIMBERWOLVES

- Analiz için tık -


Deron Williams --> NEW JERSEY NETS
Devin Harris + Derrick Favors + 2011 Nets ilk tur draft hakkı + 2012 Warriors ilk tur draft hakkı (ilk 7 sıra korumalı) --> UTAH JAZZ
- Analiz için tık -

Kendrick Perkins + Nate Robinson --> OKLAHOMA CITY THUNDER
Jeff Green + Nenad Krstic + 2012 Clippers ilk tur draft hakkı --> BOSTON CELTICS
- Analiz için tık -

Semih Erden + Luke Harangody --> CLEVELAND CAVALIERS
2013 ikinci tur draft hakkı --> BOSTON CELTICS
- Analiz için tık -

Mo Williams + Jamario Moon --> LOS ANGELES CLIPPERS
Baron Davis + 2011 ilk tur draft hakkı --> CLEVELAND CAVALIERS
- Analiz için tık -

Kirk Hinrich + Hilton Armstrong --> ATLANTA HAWKS
Mike Bibby + Jordan Crawford + Maurice Evans + 2011 ilk tur draft hakkı --> WASHINGTON WIZARDS
- Analiz için tık -

Aaron Brooks --> PHOENIX SUNS
Goran Dragic + ikinci tur draft hakkı --> HOUSTON ROCKETS
- Analiz için tık -

Gerald Wallace --> PORTLAND TRAIL BLAZERS
Joel Przybilla + Dante Cunningham + 2011 Hornets ilk tur draft hakkı + 2013 Blazers ilk tur draft hakkı + bir miktar para --> CHARLOTTE BOBCATS
- Analiz için tık -

Marcus Thornton + bir miktar para --> Sacramento Kings
Carl Landry --> New Orleans Hornets
- Analiz için tık -

Troy Murphy + 2012 ikinci tur draft hakkı --> GOLDEN STATE WARRIORS
Dan Gadzuric + Brandan Wright --> NEW JERSEY NETS
- Analiz için tık -

Shane Battier + Ishmael Smith --> MEMPHIS GRIZZLIES
Hasheem Thabeet + DeMarre Carroll + tarihi belirsiz bir ilk tur draft hakkı --> HOUSTON ROCKETS
- Analiz için tık -

James Johnson --> TORONTO RAPTORS
2011 Heat ilk tur draft hakkı --> CHICAGO BULLS
- Analiz için tık -

Nazr Mohammed --> OKLAHOMA CITY THUNDER
DJ White + Mo Peterson --> CHARLOTTE BOBCATS

Marquis Daniels --> SACRAMENTO KINGS
2017 ilk tur draft hakkı + Bir miktar para --> BOSTON CELTICS


Melo Maç İzletir

Can abi bahsetmişti Melo'nun ilk maçı için artan bilet fiyatlarını. Bilet fiyatları son maça göre %222 artmıştı. Şimdi de Melo ve Billups'ın ilk maçının reytingleri belli olmuş. Aslında sonuç pek şaşırtıcı değil ancak çok etkileyici; Melo'nun ilk maçında yakalanan reyting son 16 yılda normal sezonda yakalanan en yüksek rakam. Peki 16 yıl önce nolmuştu? Onu da hatırlalım, Jordan basketbolu ilk bıraktıktan sonra tekrar basketbola dönmüş ve Madison Square Garden'a ayak basmıştı. "Double-nickel" yani. Jordan o maçta unutulmaz bir performans sergilemiş ve 55 sayı atarak takımını galibiyete taşımıştı. İşte Milwaukee ile oynanan maç, bu maçın ardından en yüksek reytinglere ulaşmış.

Sadece bu kadar da değil. Bunda önce ulaşılan en yüksek reyting -Boston maçında- 3.61 iken Milwaukee maçında bu rakam 6.75'e ulaşmış. Yani neredeyse 2'ye katlamış. Sezon ortalamasının da 1.62 olduğunu düşünürsek gerçekten etkileyici bir rakam yakalanmış. (Kıyaslama için şunu vereyim: Lost'un final bölümü zannedersem 6-6.5 arasında bir rating almıştı. /Can)

NBA'de Bugün - 24.02.2011

Günün Performansları
Rose'un bu sezon iyi istatistiklerini her maç görüyoruz zaten. Dün yine takımını taşıyan ve galibiyette önemli bir payı olan isimdi. 24'te 9 isabetle şut konusunda belki çok iyi bir gece geçirmedi ancak hücumda sorumluluğu ele alışı, takımdaki düzenin anahtar ismi olması nedeniyle performansı gölgelenmedi. 26 sayı-5 ribaund-6 asist ile takımını galibiyete taşımayı bildi. Ayrıca takımda asıl öne çıkan isim Rose'un son hücumda asist yaptığı ve galibiyeti getiren şutu bulan Deng ise 20 sayı-10 ribaund ile double-double yaparak double-double ile maçı tamamladı.

Dün gece Denver takım olarak iyi bir performans sergiledi ancak aradan sivrilen isim uzun bir aradan sonra başarılı bir performans sergileyen Martin oldu. Celtics'in eksik pota altı karşısında kendisini bulan Martin 13'te 8 isabetle 16 sayı-10 ribaund ile oynadı ve pota altındaki performansla maçı kazandıran isimlerden biri olarak dikkat çekti.

Göze Çarpanlar
Chris Bosh'un performansı dikkat çekmeyecek gibi değil. Soner gün içinde blogda paylaşmış zaten 70'lerden bu yana en kötü şut performansı olmuş NBA'de. 18 şut denediği ve bunlardan 17'sinin başarısız olduğu bir maçı geride bıraktı Bosh. Tabi bunda Noah'ın savunmasının etkisi de önemli. Noah'ın takıma formda dönmesi Chicago içinde oldukça önemli oldu play-off öncesi.

Boston'un dün akşam yaptığı takaslar bir çok kişi tarafından eleştirildi. Henüz yeni isimler forma giymedi haliyle ancak dün gece pota altında hiç verimli olamayan Garnett-Davis ikilisi vardı. Belki performansları ortalamalarına göre fena sayılmazdı ancak Denver'ın pota altında beklenilenden fazla üstünlük kurması dikkatleri çekti. Nitekim maçı da boyalı alanda sergiledikleri performans getirdi Denver'a. Baktığımız zaman ribaundlarda müthiş bir üstünlük sağlamışlar Celtics'e karşı ve pota altında Martin&Nene ikilisinden de oldukça iyi faydalanmışlar. Sezon başında uzun rotasyonu ile korkutucu bir takım olan Celtics'in önümüzdeki günlerde bakalım pota altı rotasyonu nasıl şekillenecek ve eskisine göre ne gibi farkları olacak?

Yeni Denver
Yenilenen kadrosuyla Denver'ı ilk kez izledik dün akşam. Melo'nun gidişi ile eksik kadro ile Memphis gibi önemli bir takımı geçmeyi bilen Denver, Celtics karşısında da kazanan taraf oldu. Lawson beklenildiği gibi ilk beş başlarken gelen 4 isimden yalnızca Gallinari ilk beş rotasyonunda kendine yer buldu. Chandler ve Felton'dan bench desteği almak istiyor Karl ki doğru olanı da bu kadro için. Felton pek gününde olmasa da Chandler 16 sayı-5 ribaundluk katkısıyla galibiyette önemli bir rol oynadı. Mozgov ise süre almadan maçı tamamladı.

Bulls'tan Geçit Yok
Bu sezon ikinci kez United Center deplasmanındaydı Heat ve bir kez daha yüzü gülmedi. Chicago özellikle uzun savunması konusunda problemi olan Heat'i tecrübeli oyuncularıyla bir kez daha geçmeyi bildi. Heat'in uzun savunması konusunda problemleri öyle gözle görülür derecede ki Ömer bile iyi bir performans sergiledi. Chicago önemli bir mesaj maçını kazanarak rakipleriyle aradaki maç farkını da 2 maça indirdi. Chicago-Heat arasındaki 3. ve son maça bu kez Heat ev sahipliği yapacak ve bu maçta Heat, Bulls karşısında galibiyet alıp mesaj vermek isteyecektir.

Boşa Kürek Çekenler
Heat'in hücumları genelde Wade ve James odaklı oluyor. Bosh'un çok kötü bir performans sergilediği gecede LeBron 29 sayı-10 ribaund-5 asist ile takımını sırtlayan isimdi. Son hücumda ise üçlük denemesinde isabet bulamadı James ve maçı uzatma şansını kötü değerlendirdi. Wade ise 34 sayı-8 ribaund ile oynayarak takımda olumlu performans gösteren bir diğer isimdi. Wade ise maçı getiren üçlüğün hazırlandığı hücumda Deng karşısında kötü bir savunma sergiledi. Şut için köşede beklediği gün gibi ortada olan Deng'i uzaktan savunmayı tercih eden Wade, Rose'un penetresine getirdiği yardımla Deng'in bomboş üçlüğü bulmasına büyük katkı sağladı.

Pota altı rotasyonu konusunda maç boyu büyük sıkıntı çeken Celtics'te ayakta kalan tek isim Garnett oldu. 14 sayı-13 ribaund-3 asist-2 blok ile başarılı bir performansa imza atsa da tek başına pota altını toparlayamadı ve takımının yenilgisini önleyemedi.

Bizimkiler
Kurt Thomas'ın yokluğunda 21 dakika ile önemli bir süre aldı Ömer benchten gelerek. Takas dedikodularında adı sıkça geçmesine rağmen takımda kalan Ömer maç boyu şut denemesi yapmamasına rağmen iyi bir performans sergiledi ve 11 ribaund alarak kariyer rekorunu egale etti. Thomas'ın yokuğuna rağmen 20 dakikadan fazla süre alması koçun onu ilerleyen zamanlarda kullanacağı anlamına da gelebilir ki takas paketlerinde adı geçmesine rağmen takımda tutuldu Ömer.

Murphy Eski Takımında (Şimdilik)

Nets Troy Murphy ve 2. tur draft hakkını Warriors'a yollayıp karşılığında Gadzuric ve Brandan Wright'ı aldı. Gündem yoğunluğundan dolayı yalnızca haber olarak geçmiştik. Şimdi biraz daha değinelim Murphy takasına. Ama çok derine dalmayacağım çünkü başlıktan da anlayacağınız üzere Warriors'ın Murphy'yi kontratını satın alıp yollaması bekleniyor. Magic, Celtics, Knikcs gibi takımların pusuda beklediği söyleniyor Murphy için. Bu takımlar içerisinde Magic Murphy'nin süre bulabilmesi adına en uygun takım belki ama onların Murphy'yi alması yeniden '4 dışarda' sistemine döneceğini gösterir ki ben bu sistemin başarılı olacağına ihtimal vermiyorum. Celtics Murphy'yi alsa bile düne oranla şampiyonluk ihtimalini hayli az görüyorum. Kaldı ki son takasların ardından uzun forvet pozisyonu çok kalabalıklaştı. Knicks açısından mevcut yapıyla en makul hedef konferans yarı finali gibi görünüyor. O sistemde belki Amar'e'nin arkasında benchte kalır ama koca ligde kendisine en uygun takımı da bulmuş olur Murphy. Beş numarayı Amar'e ile beraber paylaşırlar hem. Kesinlikle çok yarar sağlar Knicks'e.

Warriors'ın Murpy'yi serbest bırakacağına dair çıkan haberlerin altında yatan nedenler aynı pozisyonda David Lee'nin bulunması ve takımın playoff ümidinin kalmamış olması. Playoff potasının 4.5 galibiyet dışında olsalar da 8. sıra için batıda bol talip var ve araya bu takımlar sıkışmış durumda. Warriors adına benim de pek umudum yok ama Murphy ile yola devam etmeleri eğlenceli olabilir. Uzunca zamandır uzak kaldığı Golden State forması ve nispeten daha kısa süredir uzak kaldığı basketbola döndüğünde başarı gelir demiyorum ama güzel bir birliktelik çıkabilir ortaya.

Bu sene Avery Johnson'la yıldızı bir türlü barışmadı ve rotasyonda yer bulamadığı için en son geçtiğimiz sene sağlıklı bir şekilde izlemiştik Murphy'yi. İzlediğimiz yıllarda rakip pota altına yalnızca ribaund almak için girerdi, zaten boyalı bölgeden bulduğu sayıların geneli de bu ofansif ribaundlarla gelirdi. Onun haricinde kendisini şutör guard'dan sayardı ve Allah için hücum yönü değme şutör guardlara taş çıkarırdı. Eli ısındığında ligin en iyi şutörlerinden olurdu. Hem dış şuta bu kadar yatkın hem de ribaundlarda etkili nadir oyuncular içerisinde en değerlisiydi. Warriors'ta kalması halinde Keith Smart kendisini pivot olarak düşünür mü bilmiyorum ama bu pozisyonda ilk beş başlaması eğlenceli olabilir. Tabi Curry-Ellis ikilisinden şut fırsatı bulabilirse... Dediğim gibi takım olarak herhangi bir yükseliş olmaz ama daha da keyif veren bir basketbol oynarlar.

Nets cephesindeyse değişen bir şey olacağını sanmıyorum. Murphy'den sezon boyunca hiç bir katkı alamadı Avery Johnson. Bu konuda sorunun koçta olduğunu düşünüyorum ben. Ama gözden çıkardıkları süre vermedikleri bir oyuncudansa Brandan Wright gibi potansiyelli birini almaları makul karşılanabilir. Yanlış anlaşılmasın potansiyelli olduğu benim fikrim değil, Nets böyle düşünmüş olacak ki Murphy'ye karşılık istemişler kendisini. Atletikliği ve hızlı ayaklarıyla draft olduğu yıllarda beklenti yüksekti Wright'tan ama bir türlü istenen seviyeye gelemedi. Nets'te o bölgede kuru bir kalabalık var. Küçük bir ihtimal ama Humphries'ten formayı kapıp kendini ispat etmek isteyecektir. Aynı durum Gadzuric için de geçerli ama ona gösterilecek tahammülün seviyesi daha düşük olacaktır.

NOT: İyi ki çok derine girmeyeceğim demişim...

Semih Ligin En Kötü Takımında (Analiz)

Semih Erden + Luke Harangody ---> Cavaliers
2013'te 2. tur draft hakkı ---> Celtics


Aslında çok da analiz edecek bir durum yok. NBA'de ciddi anlamda şampiyonluk şansı olan 4-5 takımdan birindeydi Semih. Şimdi ise ardı ardına 26 maç kaybederek rekora imza atan, ligin süpürge şampiyonu Cavaliers'a gitti. Pozitif yönleri de var bu takasın, negatif yönleri de. Kötümser insan olarak hemen negatiften başlayalım.

Shaq, Garnett gibi efsane uzunlardan, Pierce ve Allen gibi yetenek abidelerinden öğreneceği çok şey vardı Semih'in. Zaten öğrenmiştir 5-6 ay içinde pek çok şey ama daha kalsa, bu onun yararına olacaktı. Ancak tabii dakika bulmakta zorlanacaktı Krstic, Garnett ve O'Neal biraderlerin yanında. Aslında All-Star öncesine kadar diğer oyuncuların başına gelen sakatlıkların da yardımıyla, beklediğimden çok dakika almıştı Semih. Üstelik oynadığı maçlarda hiç de öyle çaylak gibi değildi Semih. Yani elbette hatalar yaptı ama Fenerbahçe ve milli takımla edindiği tecrübelerin ona çok yardımcı olduğunu gördük NBA'de. Şaşırttı beni bir hayli. Ben, Semih'in NBA'de kolay kolay tutunamayacağını düşünenlerdendim, oynadığı 40 civarı maç ile benim fikrimi değiştirdi Semih, ki kolay kolay fikrimi değiştirmem ben. Bunların dışında attan inip eşşeğe binmesi Semih'i etkileyebilir. Şu anda ligdeki oyunculara sorsanız gitmek istemeyecekleri takımlar içinde Cavs herhalde açık ara 1. çıkar. Semih hele şampiyonluk yarışında olan bir takımdan buraya geldi. Morali bozulabilir ama bunu çabuk atlatması lazım.

Çünkü Cavaliers'da bol bol dakika bulacak Semih. Daha doğrusu kesin konuşmamak lazım ama normal şartlar altında oynaması lazım yani maç başına 20 dakika fix. Önünde Ryan Hollins ve JJ Hickson var yani sadece. Hollins zaten öyle büyük bir yetenek değil sonuçta, Hickson da zaman zaman 4 numaraya kayıyor. Bu durumda Semih'e süre açılmalı. Benim hatırladığım kadarıyla koç Byron Scott da normalde çaylaklara pek dakika vermez hedefi olan takımlarda, ancak sezon ilerledikçe çaylaklar kendini geliştirirse yavaş yavaş şans verirdi. Cavs'de öyle bir olay da yok, önüne gelen süre alıyor, zira takımın hedefi NBA'den D-League'e düşmemek sadece.

Belki moral bozucu bir gelişme ama en azından kendini geliştirmesi için de bir fırsat bu Semih adına. Bu fırsatı en iyi şekilde kullanması dileğiyle...

Gecenin Hareketleri - 24 Şubat


Link

Sadece 2 maç olduğu için gecenin en güzel 5 hareketini izleyebiliyoruz bugün. İki tane maç olmasına rağmen 5 tane güzel hareket izledik dün gece. Özellikle LeBron'un fast break'teki smacı enfes. Kendisinden görmeye alışık olsakta bu tip hareketleri çok iyi olmayan bir pas sonrası nefis bir smaç vurmuş LeBron. Tabii maçı izleyen biri olarak Chicago'nun maçın ilk bölümünde geri koşmakta sıkıntı yaşadığını söyleyebilirim. LeBron'un bir tane daha çok güzel smacı var yine boş pozisyonda. Onun dışında Nene'nin pota altında ne kadar iyi bir bitirici olduğunu gösterdiği pozisyon ve Deng'in maçı getiren üçlüğü dikkat çekici.

Bosh Fena Çuvalladı

Takımının bu sabaha karşı Bulls deplasmanında 93-89 kaybettiği maçta Chris Bosh denediği 18 şuttan yalnızca 1 isabet bularak ilginç bir başarıya imza attı. Takdir edersiniz ki bu kadar şut girişiminden bir isabet çıkarabilmek oldukça zor bir iş. 1973'te Houston'da forma giyerken 22'de 1 isabet oranıyla bir maçı tamamlayan Mike Newlin'den sonra, 18 ve daha çok şut denediği bir karşılaşmada en düşük isabet yüzdesi tutturmuş oyuncu oldu kendisi.

Gelelim bu kötü performansın nedenlerine... Miami hücumları genellikle bire bir zorlamalar ve yıldızların(özellikle Wade-LeBron) bireysel yeteneklerini kullanarak skora gitmeleri veya arkadaşlarına pozisyon hazırlamaları üzerine kurulu. İkili oyunlar, hücum stratejilerinin çok ufak bir alanını kapsıyor. Bu maçta ise neredeyse hiç kullanmadılar tepeden pick'n roll oyununu ve böylece Bosh'a çok pozisyon hazırlayamadılar. Bosh başkasına ihtiyaç duymadan da sayıya gidebilen bir oyuncu ama onu bu şekilde ligin en iyi uzun savunmacılarından Noah'ın kucağına atmak kötü hücum etmesinin en önemli sebebi oldu. Bu seviyedeki bir oyuncu 18'de 1'le oynuyorsa, bunu yalnızca rakip savunmaya bağlamak saçma olur. Zaten maç içinde kısa bir sürelğine de olsa Boozer geçti Bosh'ın savunmasına. Boozer'a karşı sayı bulamayan bir oyuncu gününde değil demektir. İşte Bosh'ın kötü hücum performansının ikinci sebebi de buydu. Yüksek posttan boş şutlar ve hatta pota dibinden turnikeler de kaçırdı kendisi. E yıldız oyuncular bunlar, şutum girmiyor diye paniğe kapılıp, kendilerini geri çekmez, çekingen davranmazlar. Hal böyle olunca 18'e kadar gitti denediği şut sayısı ve sonuç koca bir fiyasko oldu.

Tek bir maçla yargılayacak değilim kendisini, bu tarz karşılaşmaları her yıldız oynayabiliyor. Esas önemli nokta Bosh'ın içler acısı haline rağmen Heat'in deplasmanda son topa kadar direnebilmesi. Bulls rakibine karşı oynadığı iki maçtan da galip gelmesini bildi bu sezon. Bunlar elbette çok önemli zaferler ama Heat'e, Celtics'in verdiği kadar etkili bir mesaj verebildiklerini söylemek de şu aşamada pek mümkün görünmüyor.

Celtics'in Krstic-Green Takası (Analiz)

Kendrick Perkins + Nate Robinson ---> Thunder
Jeff Green + Nenad Krstic + Clippers'ın 2012'deki ilk tur draft hakkı ---> Celtics


Oy oy oy... Ne yaptın Ainge? Bu takımın savunma sertliğini Garnett'ten sonra en iyi temsil eden oyuncunu gönderdin. Hem de hanım hanımcık Krstic ile 3'ten bozma 4 numara Green karşılığında. Niye? Neden? Niçin? Nasıl? Nereden? Nereye? Kim?

Anlatabildim herhalde ne düşündüğümü takas hakkında... Tamam ben her takımın üçlük atabilen bir 4 numaraya ihtiyacı olduğuna inanırım. Ancak bana göre Green bu tanımladığım oyuncunun karşılığı değil. Green bir kere kısa kalıyor, yumuşak bir oyuncu, üçlüklerine ve şutu asla güvenilecek bir seviyede değil. Tek artısı atletik olması, sahayı herkesten önce katedebilmesi ve kısa 5 ile oynayan takımlara karşı 4 numarayı savunabilmesi. Peki bu yeterli mi? Sizce bu saydıklarım yeterli olduğu izlenimini veriyor mu? Elbette vermiyor... Hayır bir de bakıyoruz takıma, pivot pozisyonunda O'Neal kardeşler kaldı o kadar. Tamam Glen Davis de oynayabilir ama o cüce kontenjanında... O'Neal kardeşlerin zaten 2 maçta 1 sakatlandıklarını, sonra en az 1-2 hafta oynayamadıklarını biliyoruz. Playofflar'a bu riskle girmeye değer miydi Green için? Değmezdi bence. Yani aslında derinlik olarak çok da farketmedi Krstic'i de aldıkları için. Ama Krstic'in boyu uzun olsa da oldukça yumuşak bir oyuncu ve savunması (özellikle de yardım savunması) kötü... Kendini savunmayla tanımlayan Celtics, ortalama savunma yapan Thunder takımının en kötü iki savunmacısını niye alır peki? Çünkü Celtics bu yaz Perkins'e verebileceği en yüksek parayı zaten teklif etti oyuncuya ancak Perkins sözleşmesini uzatmadı. Yani transfer döneminde Perkins piyasaya açılacaktı ne kadar para kazanabileceğini görmek için. Bir hiç uğruna pivotunu kaybetmektense, bu takası yapmayı uygun gördü Ainge. Fakat bu sezonki kadroya verdiği zararın farkında değil zannedersem kendisi. En azından Perkins yerine alınan Krstic, NBA'de en iyi orta mesafeden şut sokan pivotlardan biri, böyle bir artıları var yani. Ama savunmada yaşanacak düşüşün yanında Krstic'in bu şutlarının pek önemi olmayacak sanki. Dwight Howard'ı yardım getirmeden yavaşlatan hatta zaman zaman durduran Perkins artık yok. Yani Magic bir anda daha tehlikeli bir takım halina geldi Celtics için. Keza Chicago'nun da uzunları boy olarak üstünlük kurmasalar da boyalı alanı deli gibi işliyorlar. Finalde Batı'dan gelmesi muhtemel Lakers'ın uzunlarını zaten biliyoruz, Rasheed-Perkins varken bile ne kadar zorlanıyordu Celtics. Blog'da daha önce belirttiğim üzere, Perkins'in sakatlığı nedeniyle muhtemel şampiyonluğu gitmişti Celtics'in, o varken içeride üstünlük kuramıyordu Lakers. Şimdi ise göz göre göre takas ediyorlar... Green çok büyük yetenek olsa gam yemeyeceğim.

Thunder için ise gayet güzel bir takas oldu bence. Blog'da defalarca yazdım Green'den kurtulup yerine gerçek bir uzun forvet almaları gerektiğini. Onlar Perkins'i aldılar ve herhalde Ibaka'yı 4 numaraya kaydıracaklar. Aslında onların ihtiyacı da boyalı alandan 1'e 1 oynayarak skor üretecek, Boozer gibi bir oyuncu ama o tarz oyuncular son derece nadir bulunuyor. Böyle idare edecekler yani. Yanılmıyorsam salary cap'lerinde bir maksimum kontratlık yer olacak yazın, Perkins'e yıllık 8 milyon dolar civarı bir kontrat verirler diye düşünüyorum. Bir de şutör guard bulurlarsa tadından yenmez. Bu sezon için ise ilginç bir şekilde iddialı olabilir Thunder belki de... Geçen sezon Lakers henüz playofflarda ısınmamışken, onları eleyebilecek noktaya gelmişlerdi. Ancak boyalı alandaki üstünlüğü sayesinde Lakers turu geçmişti. Şimdi Ibaka, Perkins, Collison ve Mohammed ile müthiş savaşçı ve savunmacı uzunlara sahip Thunder, ikinci turda yine vurdumduymaz bir Lakers ile eşleşirlerse problem çıkarabilirler. Hücumda Westbrook ile Durant'ın sırtına ekstra yük binecek elbette, Green'in yokluğunda rakip uzunlar boyalı alanda takılacaklar. Ibaka orta mesafeden hiç fena şut atmasa da üçlüğe çıkan Green, pota altının açılmasını sağlıyordu Thunder'da. Bir de bu seneki Thunder'ın ufak çaplı da olsa düşüşte olduğunu, geçen sezonki gibi formda ve korkutucu olmadığını eklemek lazım.

Bu arada Perkins üzgünmüş takas edildiği için. Eh sen, senin Perkins olmanı sağlayan takımın teklifini otomatik olarak reddetip "Ben yazın başka takıma giderim %90" dersen, onlar da seni takas ederler ilk fırsatta. Tabii bana göre Green-Krstic ikilisi ne kadar 'fırsat' idi tartışılır...

Son olarak da, farkındaysanız Nate Robinson'a değinmedim bile. Delonte West'in bileği iyileştiği zaman zaten Robinson'a pek ihtiyaçları kalmayacaktı. Thunder'da ise hayal kırıklığı yaratan Maynor'ın yerine enerjisiyle takımı ateşleyebilir...

Battier-Thabeet Takası (Analiz)

NBA Trade Deadline olayında bir çok isim takım değişikliği yaptı. Gün içinde yazılan dedikodularda Doğuş bahsetmişti bu takasın görüşüldüğünü. Batı'da da play-off kovalayan Houston ve Memphis takas yoluna gitti. Memphis uzun süredir takas etmek için çabaladığı Thabeet'i yanında birinci tur draft hakkı da vererek Houston'a yollarken karşılığında eski oyuncularından Shane Battier'i kadrosuna kattı. Kısaca iki takımda istediğini elde etmiş gibi duruyor.

Thabeet'in kısaca kariyerine bakacak olursak lise ve kolej basketbolunda başarılı olmasına rağmen NBA'de deyim yerindeyse balon isim oldu. Çok değil daha geçen sezon draftta 2.sıradan seçilen bir oyuncu Thabeet yani bu kadar sıradan bir takas ile takım değiştirmesi sizleri şaşırtmasın. Memphis onun için iyi bir başlangıç noktası değildi nitekim NBA tarihinde 2. sıra seçimi olarak NBDL'e giden ilk basketbolcu olma ünvanını eline geçirdi. Hücum konusunda büyük problemleri olan savunma yönüyle ligde var olmaya çalışan ancak süre bulamadığı için o konuda da dikiş tutturamamış bir isim Thabeet. Peki Houston böyle bir riske neden giriyor?Onların hücumu olan bir uzuna ihtiyaçları zaten yok zira Thabeet'in yanında Scola gibi bir isim olacak ki kısalarıyla da skora giden bir takım Rockets. Play-off yolunda olan Rockets için Thabeet'in süre bulması halinde göstereceği savunma performansı kritik olacak. Yeni bir takım onun için de yeni bir başlangıç olabilir ki 2.sıra seçilen biri için gösteremediği performanslarından dolayı bu onun için bile son şans olabilir.

Memphis ise takas döneminde takımdan göndermeyi düşünüyordu genç pivotu. Birincil neden olarak yukarıda bahsettiğim gibi performansından memnun değillerdi ikincil neden ise Thabeet'in yüksek kontratı oldu. Bu sezon Chris Wallace yaptığı kontratlarla gündeme gelmişti Conley örneğinde olduğu gibi ve yazın kadrosunda bazı isimleri tutmak istiyorsa Thabeet'in yaklaşık 5 milyonluk kontratından vazgeçmesi gerekiyordu Memphis'in. Karşılığında ise istedikleri parçayı aldılar. Memphis'in zorlu bir viraja gireceğinden bahsetmiştik kısa bir zaman önce ki bunda Rudy Gay'in sakatlığından dolayı takımda olamayacak olmasının da etkisi vardı. Bu zorlu dönemeçta Battier gibi birinin kadroda olması en azından güvenebilecekleri bir isim anlamına gelir. Yeri geldiğinde hücum performansıyla ve savunma konusunda gösterdiği performanslarla play-off hedefiyle ilerleyen Memphis için oldukça iyi bir hamle olacaktır. Ayrıca kontratının da sezon sonu bittiğini belirtmek gerek Battier'in.

24 Şubat Programı

25 Şubat Cuma 03:00 / Miami Heat - Chicago Bulls
25 Şubat Cuma 05:30 / Boston Celtics - Denver Nuggets

Az maçın olduğu geceler daha cazip geliyor bana, yoğun tempoda takip etmek gereken maç sayısının az olması insanı rahatlatıyor. Gecenin iki maçı da izlemeye değer. Doğunun tepesindeki devlerin hemen ardında yer alan Bulls, Heat'i ağırlayacak. Noah'ın dönüşü pek uğurlu gelmedi kendilerine ve ilginç bir şekilde Raptors'a kaybettiler içerde. Sezon içerisinde daha önce oynanan tek maçı Bulls evinde yenmişti ama o karşılaşmada LeBron sakatlığı nedeniyle oynamamıştı. Savunmaların konuştuğu bir maç izleyeceğiz gibi. Diğer karşılaşmada Nuggets yeni çehresiyle Celtics'i konuk edecek. Celtics uzunlarının sene boyunca olduğu gibi sakatlık problemi sürüyor. Nuggets karşısında Shaq büyük olaslıklıa, Perkins ise kesin görev alamayacak. Ev sahibi ekipte bir önceki maçı kenardan izleyen yeni transferler muhtemelen sağlık kontrolünden geçmişlerdir. Bu da bu geceki Celtics maçında forma giyecekleri anlamına geliyor.

Brooks-Dragic Takası (Analiz)

Son güne o kadar takas hareketi sığdı ki bundan bir hafta önce dikkat çekmeye gayet müsait bu hamle biraz arka planda kaldı. Efendim, batıda playoff mücadelesi veren iki takım, yedek point guardlarını takasla birbirine yolladı. Suns Aaron Brooks'u alabilmek için Goran Dragic'e ilaveten 1. tur draft hakkını yolladı Rockets'a.

Rockets açısından düşünmemize gerek bile yok, çok karlı bir takas bu. Çünkü Brooks sene başından beri garip bir ruh hali içerisindeydi. Nereden geldiğini çabuk unuttuğu hareketlerine yansımıştı ve kendisini oyundan alan Adelman gibi saygın bir koça saygısızlık yapabilecek cürreti göstermişti birkaç ay evvel. Organizasyon olarak para cezası verilmişti genç oyuncuya ama sonrasında özür dilese de tuhaf tavırları belli aralıklarla devam etti. En son geçtiğimiz gün Kevin Love'ın üzerine topu fırlatmıştı. Yani demek istediğim Brooks ile Rockets birlikteliğinden pek bir hayır gelmeyeceği her gün biraz daha ispatlanır hale gelmişti. Uzun süreli sakatlığının dönüşünde Lowry'nin arkasından kurtulamadı Brooks ve sene başından beri takıma neredeyse hiç katkı sağlayamadı.

Geçen sene olsaydı bu takas aynı şekilde düşünmezdim ama bu sezonki gelişmelerin ardından kaybettiği hemen hiçbir şey olmadı diyebilirim Rockets adına. Hiçbir şey kaybetmeden Dragic'i almak da fena bir hamle değil. Dragic Rockets'ın yüksek temposuna Suns'tan alışkın ve Brooks'a nazaran mücadeleye çok daha yatkın bir oyuncu. Son sene pek göstermese de savunması Brooks ile kıyaslanmayacak kadar iyi. En azından matchupları karşısında çocuk gibi kalmaz. Bunun yanı sıra Kevin Martin'in hücumdaki liderliğine boyun eğmeye ve takımı oynatmaya meğilli olması da avantaj. Hatta Adelman işleyen düzeni bozmak ister mi bilmiyorum ama bir süre sonra Lowry'nin ilk beşteki yerini bile alabilir Dragic, çünkü potansiyeli Lowry'den daha yüksek.

Takasa Suns tarafından bakınca, bu kadar net bir iyimserlik belirmiyor zihnimde. Sebebini en aşağıda açıklayacağım. Geçtiğimiz sene Spurs serisinde rüştünü ispatlamış Dragic'in yerlerinde yeller esiyordu bu sene. Yalnızca hücum anlamında değil savunmada da... Örneğin geçtiğimiz yıl batı finaline çıkan takımda benchten gelerek savunmada müthiş bir direnç ve dinamizm gösteriyordu Dragic, ama bu yıl, belki takımın gidişatından dolayı, pek takılmadı savunmada. Brooks ise her ne kadar pek beğenmesem de özellikle hücumda Dragic'ten daha potansiyelli bir oyuncu. Her takıma belli bir seviyenin üzerinde skor yapabilecek kapasitede, hatta çok yakın zamana kadar yapıyordu da. Savunması ise Nash'ten hallice. Al birini vur ötekine. Bu hamleyle Suns, yırtıcı, penetre etmeyi seven veya güce dayalı oynayan her guarda karşı ezilecek.

Brooks Suns sistemine bireysel olarak daha yatkın belki ama Suns onun oyunda kaldığı dönemlerde takım halinde verimli hücum yapabilecek mi işte kötümser olmamı sağlayan nokta bu. Dragic hücum yönünde Nash'in kopyası gibiydi. Yaratıcılık anlamında değil belki ama taşıdığı özellikler açısından... Nash'in yapabildiği her şeyi ama her şeyi, onun bir seviye altında yapabilen bir oyuncuydu. Örneğin, şut atabilmesinin yanı sıra pick'n roll oyununu çok iyi oynatır Dragic ve Suns hücumlarında pick'n roll önemli bir yerdedir. Bu sayede Nash'e oynattığı setlerin aynısı, Gentry tarafından Dragic'e de oynatatılabiliyordu. Brooks'un daha önce bu tarz girişimlerine pek tanık olamadık, belki Rockets uzunlarının ikili oyun oynayabilme özelliği azdı ama kendisinin ne pas yeteneği var ne de oyun zekası çok iyi. Bu sebeple Dragic'e nazaran daha ön plana çıkan bireysel hücum özellikleri takımı hücumda bir seviye yukarı taşımaya yetmediği gibi, aşağı bile çekebilir. Kaldı ki Suns'ın benchten gelecek ekstra bir skor gücünden ziyade, bench oyuncularının mevcut potansiyeline destek çıkabilecek bir oyun kurucu ihtiyacı olduğu aşikar. Pietrus, Gortat, Dudley hepsi Suns sisteminde skor yapabilen oyuncular ama yanlarında onları oynatabilecek bir guard varsa. Sonuç olarak kağıt üzerinde avantajlı taraf Suns gibi görünebilir ama ben Rockets'ın çok daha karlı çıkacağını düşünüyorum.

24 Şubat 2011 Perşembe

Gerald Wallace Portland'da (Analiz)

Gerald Wallace --> Portland
Joel Przybilla, Dante Cunningham ve 2 tane 1. tur draft hakkı --> Charlotte

Gün içinde bahsetmiştim Gerald Wallace'ın Portland'a gidebilme ihtimalinden. Jordan'ın bu seneyi çöpe atarak takımı yeniden yapılanmaya götürmek için ilk hamleyi yaptı. Ancak açıkçası bu takasta beni yanıltan Batum'un pakette yer almaması oldu. Batum'un hem iyi bir tamamlayıcı olması açısından Charlotte'un isteyebileceği bir isim olacağını düşünüyordum hem de Portland için dokunulmaz bir isim değildi Batum hem de söz konusu Gerald Wallace'ı almaksa. Bu iki isim 3 numara için fazla iyi ve birine -bu isim Batum olacak- aldığı süreler bakımından yazık olacak. Ancak bu takasın Portland adına kötü olduğunu söylemek mümkün değil. Gerald Wallace bir NBA takımının 1. adamı olmak için yetersiz olsa da kesinlikle çok iyi bir tamamlayıcı olacaktır. Her ne kadar Joel Przybilla gibi değerli bir uzunu kaybetmiş olsalar da onlar için Miller-Roy-G-Wall-Aldridge-Camby beşlisi oyunun iki tarafında da etkili olabilecek kağıt üzerinde çok iyi bir beş. Ancak Portland adına 2 tane soru işareti var: Birincisi Brandon Roy'un sağlık durumu. Bu kağıt üzerinde Batı finali oynayabilecek kadro Roy'un sakatlık sonrası eski performansına yaklaşaması durumunda bir playoff takımından öteye gidemez bana kalırsa. Her ne kadar diğer parçalar çok iyi olsa da Portland'ı Batı'nın zirvesine çıkaracak isim Brandon Roy'dur, eski performansını gösteren bir Brandon Roy. İkinci soru işareti ise Charlotte'da senelerdir önemli bir opsiyon iken, Blazers'a gelip hücumda Roy ve Aldridge'in arkasında kalınca bir konsantrasyon düşüklüğü olma ihtimali. Ancak Gerald Wallace gibi alçakgönüllü, sorun çıkarmayan bir oyuncudan bahsediyoruz, bunun gerçekleşme olasılığı pek düşük.

Charlotte'ta ise su daha berrak. Jordan Wallace'ın 1. adam olacağına inanmıyor ve Joel Przybilla'nın 7 milyon dolarlık biten kontratını alarak yeniden yapılanmaya doğru yelken açtı. Jordan'ın yöneticilik kariyeri hep eleştiriliyor -Kwarme'yi ilk sıradan draft ettiğini hatırlatayım- ancak ben bu sefer daha makul bir hamle yaptığını düşünüyorum. Kağıt üzerinde kesinlikle Portland karlı ancak Joel Przybilla'nın biten 7 milyon dolarlık kontratını es geçmemek gerekiyor takası değerlendirirken. Takımının Doğu'da 9. olduğunu ve playoff yarışında İndiana ve Philadelphia'yı geçmesinin zor olduğu da düşünülürse ben bu takası Charlotte adına da mantıklı buluyorum. Tabii Charlotte için asıl önemli olan bundan sonra yapılacak hamleler.
(Oy oy oy Jordan diyorum ben, yıldız oyuncunu, elinde rezalet kontratlar varken, salary'i ancak 2012'de açabilecekken, şimdiden bedavaya göndermek nedir? Gerald Wallace'a karşı istediğin her an biten bir kontrat üstüne draft hakkı alabilirsin zaten. Yetmiyormuş gibi bunu bir de hala playoff yarışındayken yapıyorsun. Bir daha gösterdi Jordan bence yöneticilik başarısını(!). Doğuş'a hiç katılmıyorum bu noktada /Can)

Sonuç olarak Portland Batı'nın en korkulan ekiplerinden biri oldu Lakers, Spurs, Thunder ile birlikte. Ancak şimdilik bu 3 takımın gerisinde olduklarını söyleyebilirim. Sadece Roy'un sağlam bir dönüşü sonrasında ligin en iyi taraftar gruplarından birine sahip olan Portland, Batı'da kafaya oynadığı günlere dönebilir. Charlotte için ise bu sene tamamen çöpe atıldı. Bundan sonra yapacakları hamleler çok kritik.

Bombalar Patlıyor, Semih Cavs'e Gitti (Post Sürekli Güncelleniyor)

Takasın son dakikalarında bombalar birbiri ardına patlıyor. Semih Erden, Harangody ile birlikte Cleveland'a geçerken, Boston ikinci tur draft hakkı aldı. Aynı zamanda Kendrick Perkins ve Nate Robinson Oklahoma City'nin yolunu tutarken, Jeff Green ve Nenad Krstic Boston'a geçti. Gerald Wallace, Joel Przybilla ve ikinci tur draft hakkı karşılığında Portland'a takas oldu.

Diğer son dakika takaslarında Phoenix Aaron Brooks'u alırken, Goran Dragic ve ilk tur draft hakkını Houston'a yolladı. Houston, Shane Battier'i eski takımı Memphis'e yollayıp, karşılığında Thabeet ve birinci tur draft hakkı aldı. Yine Charlotte'dan Nazr Mohammed'i alan Oklahoma City, DJ White ve Mo Peterson'ı yolladı. Ayrıca OJ Mayo'nun, Josh McRoberts'a karşılık Indiana'ya takas olduğu konuşuyor ama henüz bir kesinlik yok. Takasların detaylarını ve analizini ilerleyen saatlerde yazacağız.

Gentry'den 100. Galibiyet

Dün gece eksik Hawks'u oldukça çekişmeli geçen bir maçın ardından mağlup etmeyi başararak batıda playoff kovalamaya devam etti Suns. Bu galibiyetin bir başka anlamı daha vardı, o da Gentry'nin Suns koçluğunda 100. galibiyetine ulaşması. 2008 sezonunun ortasında Terry Porter'ın ayrılmasıyla göreve gelen Gentry takımın başında yaklaşık iki senede 100-68'lik bir galibiyet/mağlubiyet oranı yakaladı. Bu sene Suns'ın sınırlı kadrosuna rağmen hala playoff ümidi varsa Nash'in ardından baş faktör Gentry'dir. Koçluk yeteneklerini beğendiğim, tarzı sebebiyle de sempati duyduğum bir koçtur kendisi. Kenarda oldukça karizmatik bir görüntü sergiler, oyuncularla ve medyayla ilişkisi de oldukça iyidir. Takas sonrası rotasyonu oturtmasıyla takım biraz daha toparlanmış görünüyor ama hala güven vermiyorlar. Her ne kadar rakipleri değerli oyuncularını sakatlıklar ve takaslarla kaybetmiş olsa da mevcut koşullar altında geçen seneki gibi batı finaline ulaşmak bir yana playoffa kalabilmeleri bile başarı sayılacaktır gözümde.

NBA'de Bugün - 23.02.2011

Günün Performansları
Kobe Bryant adeta hırsıyla tek başına aldı karşılaşmayı Portland'ın elinden. 37 sayı-9 ribaund-6 asist ile gecenin performansına imza atan Bryant son basketi ile maçı uzatmaya taşıyan isim oldu Lakers'ta. Uzatmada da etkili performansına devam eden Bryant Lakers'a zorlu deplasmanda galibiyeti getirmesini bildi.

Takas söylentilerinde adı geçen isimlerden biri olan Zach Randolph, Wolves karşısında 24 sayı-10 ribaund-5 asist ile takımını sırtlayan isimdi. 10/16 isabetle oynayan ve bitiriciliğini konuşturan Randolph takımı Memphis'i de play-off potasına sokmayı başardı.

Batı'da çok çekişmeli geçen play-off yarışında iyi bir sıra elde etmek isteyen Hornets'te galibiyeti getiren performans Paul'den gelmiş. 19 sayı-10 asist-6 ribaund ile double-double yapan Paul takımını sırtlayan isimdi. West ise 22 sayıyla takımının en skoreri oldu.

Chase Budinger günden güne çizgisini yükselten bir profil çiziyor. Dün gece Cleveland karşısında oynadığı basdketbolla takımını galibiyete taşırken 30 sayıyla kariyer rekorunu kırmayı başardı. Maçın ikinci devresinde 17 sayı üreten Budinger aynı zamanda toplamda 8 ribaundluk katkısıyla kısaların döküldüğü maçta takımını ayağa kaldıran isim oldu.

Kariyer rekorunu kıran ve takımını galibiyete taşıma başarısını gösteren bir diğer isim ise Kings'ten Jermaine Taylor oldu. 9/12 isabetle 21 sayı üreten Taylor oldukça yüzdeli bir maç çıkardı ve back-to-back maçında takımını zorlu Magic deplasmanında galibiyete götürdü.

Knicks için bench katkısı çok önemli özellikle play-off için. Dün gece Melo-Billups-Amare gibi oyuncuların gölgesinde kalmasına rağmen benchten gelerek 23 sayı-3 asist-3 ribaund üreten Douglas galibiyetin mimarlarından oldu.

New York
Yenilenen Knicks'i dün gece ilk kez izleme fırsatı bulduk. Takımın takas sonrası birbirine alışma dönemi için elbette belli bir zaman gerekecektir ama Melo bildiğimiz performansını sürdürmüş Knicks forması altında. 25 şut denemesinde bulunan yıldız isim sadece 10 şutunda baskete ulaşarak 27 sayı-10 ribaund ile taraftarını selamladı. Billups ise her zaman bildiğimiz Billups. Yıllanmış bir şarap gibiydi dün gece ve 21 sayı-6 ribaund-8 asist üreterek galibiyetin baş mimarlarından oldu.

Thunder'a Geçit Yok
Batı'nın zirvesindeki Spurs evinde Oklahoma2yı konuk etti dün gece. Takımların bu sezon 3. randevusuydu ve bir kez daha galip gelen taraf Spurs oldu. NBA'de yetenek ve atletikliğin yanı sıra tecrübe ve maç sonu oynamanın da ayrı bir önemi var. Spurs bunu dün gece gösterdi maçı seyredenlere. Son çeyrek çok iyi bir performans sergileyen Thunder'a karşı ayakta kalan Spurs evinde üst üste 19. galibiyetini aldı. Üst üste galibiyet rekoru 20 ile 1989-1990 sezonunda kırılmış.

Bench Desteği
Play-off iddiasını sürdüren Suns, Staples Center'da bozguna uğrayan Hawks'ı evinde mağlup etmeyi başardı. Dikkat çeken nokta ise benchten gelen dört ismin çift haneli skorlara ulaşarak galibiyeti getirmesiydi. Bench derinliği ile zaten dikkat çeken Phoenix 105 sayısının 51'ini kenardan bularak galibiyete ulaşmış.

Bench desteği alarak galibiyete ulaşan bir diğer takım ise Dallas oldu. Zaten kötü ilk beş seçimleri ile -Pavlovic,Cardinal- benchinden genelde aldığı iyi katkılar ile dikkat çekiyordu Dallas. Terry-Haywood-Barea ve Marion'un benchten gelerek yaptığı katkılar, Utah karşısında galibiyeti getiren performanslardı. Benchten 55 sayılık destek buldu Dallas.

Göze Çarpanlar
Detroit play-off umudu için belki de son kozunu oynamak için Pacers karşısındaydı. Öndeyken kaybettiği maçları sıkça hatırlıyoruz ancak bu kez Detroit geriden gelerek rüzgarı arkasına alan taraftı. Son anları büyük bir heyecan içinde geçen maçta son sözü Rush söyledi ve Pacers play-off için önemli bir galibiyet almayı bildi. Aynı zamanda Pistons'un lige havlu attığı maç oldu.

Hücum sisteminde üçlük önemli bir silah olan Orlando Magic dün gece yayın gerisinden çok kötü bir performans sergiledi. 8/28 isabetle %30 seviyesine dahi ulaşamayan Orlando'da kaçan şutlar yenilginin nedenlerinden biriydi. Top kayıpları da başına dert açan Orlando'da guard rotasyonunun bir numaralı ismi Nelson yaptığı 5 top kaybı ile dikkat çekti.

X-Faktör
Play-off iddiasını sürdürebilmek için kazanmak zorunda olan Houston'a galibiyeti maç boyu aldıkları hücum ribaundları getirdi. Cleveland karşısında 22 hücum ribaundu ile oynayan Houston'da Hayes 12 sayı 17 ribaundluk -13 hücum- performansıyla ekstra bir katkı sergiledi ve takımına galibiyeti getirdi. Tabi bu istatistiğe katkısı olan Houston kısalarını da pas geçmemek lazım. Lowry&Brooks ikilisi 3/22 isabetle oynayarak saç baş yoldurttu ancak hücum ribaundlarıyla takımına ikinci şansları getiren Hayes galibiyette önemli pay sahibi oldu.

Boşa Kürek Çekenler
Orlando'da son dönemde iyi performansıyla dikkat çeken tek isim var Dwight Howard. Faul problemine girmediği zaman müthiş istatistikler tutturabilen Howard 31 sayı-17 ribaund ile dün gece yine takımının en etkili ismiydi. Howard'ın bu performansına rağmen ona eşlik edebilecek biri çıkmayınca Orlando beklemediği bir yenilgi almış oldu. Howard maç sonrası yaptığı açıklamalarla da dikkat çeken isimdi dün gece. İsim vermeden konuşan Howard kısaca 'Bu formayı giyiyorsanız %100 performans sergilemek zorundasınız.' diyerek tepkisini dile getirdi.

Adeta tek başına takımını play-off potasına sokan Aldridge Lakers'a karşı da oldukça iyi bir performans sergiledi. Maçı kazanmaya yakın olan Aldridge ve arkadaşları Kobe Bryant'a engel olamayınca maçtan boyunları bükük ayrıldı. Buna rağmen 29 sayı-14 ribaund ile oynayarak başarılı bir performans sergiledi Aldridge.

11/14 isabet ile 30 sayı-8 ribaund. Al Jefferson'dan bahsediyoruz. Takımın yıldız guardı gitti ancak o halen play-off için savaşmayı sürdürüyor. Ne yazık ki bu güzel performansı galibiyeti getirmedi ve Utah 8.sıradaki yerini kaybetti.

Batı turnesinde bulunan Atlanta Lakers deplasmanından sonra Phoenix karşısında da aradığı galibiyete ulaşamadı. Smith ise All-Star arasından en formda dönen isim oldu muhtemelen takımında. 26 sayı-6 ribaund-4 asist ile önemli bir performans sergiledi ancak takımını galibiyete taşıyamadı.

Blake Griffin'in tek başına sergilenen gösterisi her zaman olduğu gibi Clippers'a yetmedi. Clippers'ın Hornets deplasmanında olduğu gecede Griffin 21 sayı-13 ribaund ile takımını taşıyan isim olmasına rağmen performansı galibiyete yetmedi.

Yaklaşık 2 ay aradan sonra formasına kavuşan Noah ayağının tozuyla ilk beş çıktığı karşılaşmada 7 sayı-16 ribaund ile oynadı. Aldığı 16 ribaund ile dikkat çeken Noah buna rağmen takımına galibiyeti getiremedi. Aynı zamanda Rose 32 sayı-10 asist ile Mvp gibi oynamayı sürdürse de performansı galibiyet için yetmedi ve Bulls zirveden bir adım daha uzaklaştı.

Detroit belki lige havlu attı ancak bu sezon kazandığı önemli bir isim var. Greg Monroe. Pota altınad fena olmayan bir bitiriciliğe sahip olan Monroe hücum ribaundlarında da oldukça efektif bir uzun. Dün gece 27 sayı-12 ribaund ile takımını galibiyete taşımak için çok çalıştı ancak bunu gerçekleştiremedi.

Bizimkiler
Takımı kaybetmesine rağmen Hidayet oldukça başarılı bir performansa imza attı. Takım olarak kötü dış şut yüzdesiyle dikkat çeken Orlando'da 4/7 üçlük isabetle iyi bir gece geçirirken 19 sayı-8 asist-4 ribaund-2 top çalma ile mücadele etti.

Noah'ın yokluğunda sürelerini arttıracağını düşürdüğümüz Ömer koçun sürpriz Kurt Thomas kararıyla benche mahkum olmuştu. Dün gece Noah döndü ve play-off arifesinde süreleri iyice sekteye uğradı Ömer'in. Hakkında takas söylentileri de sıkça dolaşıyor takas süresinin bitimine saatler kala. Raptors karşısında sadece 24 saniye forma giydi Ömer ve istatistiksel katkı yapamadı.

Play-Off potasından iyiden iyiye uzaklaşan Milwaukee'de ise Ersan benchten gelerek 15 dakika süre aldı ve 8 sayı-3 ribaund-1 asist ile geceyi noktaladı.

Melo MSG'de


Link

Uzun süredir gündemi meşgul ediyordu Carmelo'nun takas söylentileri. Sonunda Denver ve New York anlaştı ve Brooklyn doğumlu Carmelo New York rüyasına kavuştu. Yukarıdaki görüntüler de Melo'nun Madison Square Garden'da çıktığı ilk maçtan. Carmelo maçı 10/25 gibi düşük bir şut isabetine karşı 27 sayı 10 ribaundluk bir performansla tamamladı. İlk sayılarını hücum ribaundu sonrasında bulan Carmelo özellikle Amare'nin 6. faulünü almasından sonra maça ağırlığını koydu ve son dakikalarda çok iyi bir performans sergiledi. Maç öncesinde anons edilirken müthiş bir destek alan Melo da maçtan sonra hala bir rüyada olduğunu ve çok mutlu olduğunu söylemiş. Şimdilik iki tarafında çok memnun olduğunu belirtmek gerekiyor. Biz NBA sevelere de özlediğimiz New York'u izlemek kalıyor.

Gecenin Hareketleri - 23 Şubat



Dünkünden daha güzel bir top 10 olduğu açık. Blake Griffin'in 10 numaradaki turnikesi ve bloğu gayet güzel ancak artık fazlasıyla alıştık kendisinden böyle hareketleri görmeye. Başka birisi yapsaydı muhtemelen ilk 5'e girerdi o hareketle. Onun dışında Bargnani'nin ligin en iyi savunmacılarından biri olan Noah'ı geçerek vurduğu ters smaç, Landry Fields'ın attığı fake sonrası vurduğu smaç ve DeRozan'ın smacı etkileyici gözüken diğer hareketler.

Son Dedikodular


Takas yasağının başlamasına 7 saatten az bir süre kala dedikodular yapılan takaslardan sonra biraz durulsa da hala ortalıkta fazlasıyla dedikodu var. Ben de bunları tek tek yazmak yerine birçoğu gerçekleşmeyecek takasları bir arada kısa kısa yazmak istedim. Son dedikodular, buyrun:

-Caron Butler'ı sakatlığa kurban veren Mavericks arayışlara devam ediyor. Ben aslında onlardan daha önce bir hamle bekliyordum ancak Cuban sanıyorum Butler'ın playofflarda döneceğine inanıyor o yüzden takas konusunda oldukça yavaş davrandı. Buna rağmen Dallas'ın JR Smith ve Prince ile ilgilendiği konuşuluyor. JR Smith takası kağıt üzerinde Butler'ın biten kontratının rebuilding hamleleri yapan Denver'a gitmesi açısından mantıklı gözükebilir ancak JR Smith gibi bir ismi isteyeceğini sanmıyorum Cuban'ın. Ellerinde zaten benchten gelip skor üretebilecek Terry gibi bir isim var. Bunun yanında Peja da Dallas kariyerine çok iyi başladı. Bundan sonra sadece işin hücum kısmında etkili olan bir isim almak israf olur. Dallas'ın almak isteyeceği adam savunmada maximum katkı verecek, ceza şutlarını kesecek, hücumda top alamamasını dert etmeyecek bir isim olmalı. Biri Prince mi dedi?

-Jordan geldiğinden beri bir türlü ısınamadı G-Wall'a herhalde. Ne zaman Bobcats ile bir takas dedikodusu çıksa Wallace bu dedikoduların içinde buluyor kendini. Aslında Jordan haksız sayılmaz çünkü Gerald Wallace playoff yarışında olan bir takımın yıldızı olabilecek bir isim değil bence. Çok iyi bir 2. adam olabilir ancak takımın 1 numaralı skor opsiyonu olabilecek, hücumu sürükleyebilecek bir isim değil Gerald Wallace. Onun da içinde Batum'un olduğu bir paketle Portland'la gidebileceği konuşuluyor.

-Chicago Bulls'un ise 2 numara aradığı konuşuluyor. Aslında piyasada Chicago'nun işine yarayabilecek bir sürü isim var. Jr Smith, Oj Mayo, Anthony Parker gibi takas piyasasında sulanabilecekleri bir sürü nitelikli 2 numara var ancak Chicago'nun sorunu ellerinde bu isimlere karşılık vereceği bir ismin olmaması. Rose-Boozer-Noah üçlüsünün dokunulmaz olduğunu ve Deng'in de aldığı yıllık 11 milyon dolarlık konratını düşünürsek Chicago'nun bu isimlere karşılık verebileceği en değerli parçalar Cj Watson ve Kyle Korver kalıyor ki bu 2 ismin de gelmesi muhtemel isimlerin karşılığı olmadığını söylemek mümkün.

-Son haber Rockets cephesinden. Aslında onlar da hamle beklediğim takımlardan biriydi. Ancak takas döneminin bitimine doğru hiçbir gelişme olmadı Texas cephesinde. Son olarak bugün Rockets'ın Memphis'e Thabeet karşılığında Battier'i önerdiği konuşuluyor. Ancak Battier'in 7 milyon, Thabeet'in 3 miyon aldığı düşünülürse takasın dengelenmesi için Memphis'in 1 isim daha vermesi gerecektir.

Baron Davis Cavaliers'da! (Mo Williams Clippers'da)

Baron Davis + 2011 ilk tur draft hakkı ---> Cavaliers
Mo Williams + Jamario Moon ---> Clippers


Baron Davis var ya hani Clippers'daki. Blake Griffin'e attığı alley-oop paslarıyla hatırlıyorsunuzdur bu sene özellikle. Hani kendisine 2013'e kadar 30 milyon dolar daha para ödenecek olan Baron Davis. Yetenekleri asla tartışılmayan ancak 8 yaşındaki bir hiperaktif çocuktan bile daha zor konsantre edilebilen Baron Davis. İki sezondur türlü türlü sakatlıklarla yattıktan sonra, Blake Griffin'in gelişiyle keyiflenen ve biraz oynamaya niyetlenen Baron Davis. İşte bu adamdan kurtuluyor Clippers. Yerine Cavs'den Mo Williams'ı alıyor. Aslında Mo Williams kritik maçlarda, kritik anlarda ortadan kaybolmasıyla bilinir ama Baron Davis gibi hangi sezon kendisini vererek oynayacağı, hangi sezon bol bol sakatlanacağı, hangi sezon hiçbir şeyi kafasına takmayacağını bilmediğiniz bir adam yerine en azından Mo Williams gibi şutuna güvenebileceğiniz bir oyuncu alıyorsunuz. Baron Davis'in bu konuda günü gününe uymaz kafasını oyuna vermiş olsa bile... Ekonomik olarak çok daha hafif bir kontratı var ayrıca bu oyuncunun. Ha eğer Baron Davis'le beraber bir garanti olsaydı "Önümüzdeki 3 sezon kafası basketbolda olacak" diye, saçma bir takas olurdu Clippers için ama şu şekliyle oldukça mantklı. Tek kötü yanı, biz seyirciler Blake Griffin'den daha az alley-oop göreceğiz. Çünkü Mo Williams, Baron kadar yetenekli bir pasör değil, ayrıca saha görüşü de Baron'ın daha iyi. Bu açıdan üzülüyorum sadece... Bu arada kısa forvette problem yaşayan Clippers için Jamario Moon da ilginç bir opsiyon olabilir. Belki kendisini kanıtlayabilir tekrardan...

NBA'in en kötü ve en çok dalga geçilen takımına giden Baron Davis'in, sezon sonuna kadar 120 kiloya çıkacağına iddiaya girerim. Var mı isteyen? Ayrıca önümüzdeki 20 küsur maçın 10'unda oynar en fazla herhalde, türlü türlü bahaneler bulacaktır. Ya eskiden takıştığı hocası Byron Scott ile yine tartışır, ya antrenmanlara çıkmaz, ya vurdumduymazlığın dibine vurarak oynar, ya da omuzu, başı, kalçası bir tarafı ağrır... Dan Gilbert sözünü tutmaya çok yakın. Gerçekten de Baron Davis gibi bir yeteneği alarak LeBron şampiyonluğa ulaşmadan önce, Cavaliers'ı şampiyon yapacak galiba. Önümüzdeki draft'ta ilk 8 içindeki bir seçim için ekstradan 10 milyon dolar ödemeye değer miydi? Ne düşünüyor Cavaliers acaba?

Roy ve Noah Sonunda Döndüler

Bulls ve Blazers'ın özlem duyduğu oyuncuları Noah ve Roy, dün gece formalarına kavuştular sonunda. Noah elini kırmıştı, Roy ise dizinde menisküs olmaması gibi bir problemle boğuşuyordu. İki maçı da izlemedim, zira yeni Knicks daha ilgi çekiciydi ama yıldızların dönmesi takımlarına yaramamış ve iki takım da maçlarını kaybetmişler. Blazers'ın karşısında Lakers vardı hadi neyse de, Bulls'un tam kadro çıktığı maçta Raptors'a kaybetmesi ilginç bir hayli. Bu arada Roy bir süre boyunca 15 dakikadan fazla oynamayacak ve iki gün üst üste oynadıkları zaman, ikinci maçta dinlenecek. Yani Blazers'ın Roy'a tam anlamıyla kavuştuğunu söylemeyiz ama belki de asla kavuşamayacaklar...