BIY AD

Konu Dışı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Konu Dışı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mart 2011 Çarşamba

Power Balance Bileklikleri ve Yalan Dolan

3 ay önce bir arkadaş göstermişti ilk olarak bana, "Bak şöyle işe yarıyor böyle işe yarıyor, takıyorsun çok daha dinç, daha dengeli, daha güçlü, daha esnek oluyorsun" falan filan diye anlatmıştı. İlk kez canlı görmeme rağmen direk pazarlama harikası bir ürün olduğunu ve beyninin ona oyun oynadığını anlatmaya çalıştım 15 dakika boyunca. Ama inanmıştı bir kere, ikna edemedim. Neymiş efendim üstündeki hologram sayesinde böyle etkileri varmış bilekliğin. Geçen gün bir arkadaşım daha bilekliğini gösterip aynı şeyleri söyleyince bu yazıyı kaleme almak istedim.

NBA'de Griffin, Shaq, Odom, Carmelo, Pierce ve Kobe gibi isimler kullanıyor bu bilekliği. Gerçi Griffin'in yaptıklarına bakınca bir ihtimal gerçek olabilir mi diye düşünmüyor değil insan! Bir kısmı pazarlama tuzağı, bir kısmı ise reklam yapıp para kazanmak için takıyorlar bu zımbırtıyı. Her iki gruba da pek saygı göstermiyorum ben açıkçası. Zira komple yalan olan bir ürünün reklamını yapmak pek de etik gelmiyor bana. Yok eğer gerçekten işe yaradığına inanıp takıyorlarsa, durum yine vahim.

Peki efendim niye kandırmacadan ibaret bu Power Balance bileklikleri? Öncelikle şunu söyleyeyim, üretici firma bile "Bu bilekliklerin iddia ettiğimiz şeyleri gerçekleştirdiğini destekleyecek bilimsel bulgular elimizde yoktur" diye açıklama yaptı. Hatta yukarıda saydığım isimlerden Shaq ve Odom'a bu bilekleriklerin reklamını yaptıkları için dava açılmıştı 1-2 ay önce yanılmıyorsam. İnternetteki reklamların, videoların pek çoğunda çakallık yapılıyor. Aynı şeyi satıcılar da uyguluyor. Kollarınızı açıyorsunuz, kolunuza hafif dışa doğru kuvvet uyguluyorlar ve düşüyorsunuz. Sonra bilekliği takıyorsunuz, bu sefer kuvveti hafif iç tarafa doğru uyguluyorlar ve düşmüyorsunuz. "O da ne? Bileklik harbiden işe yarıyor galiba?" diye düşünmeye başlıyorsunuz. En komiği de esneklik testi, zira birazcık genel kültürü olan herkes kasların birkaç saniye içinde açıldığını bilecektir ama bunu yiyenler var maalesef. Bu testlerin gösterildiği video için tık.

Bunun yanında asıl bomba olay video ise aşağıda. Power Balance'ı üreten firmanın başkanı, hologramın kimde olduğunu bilmeden 6 kişiye testleri uyguluyor ve hiçbirinde doğru tahmi nedemiyor bilekliğin kimde olduğunu. Bak şu şansa! Neyse efendim böyle yazarak olmuyor. Videoyu izleyin en iyisi. Ama şunu bilin ki 80 küsur TL verirken sadece beyniniz başkaları tarafından aldatıldığı için veriyorsunuz bu parayı. Gerçek bir ürüne değil yani...


Link

1 Mart 2011 Salı

Blog'uma Dokunma !!!


Link

Bilmeyenler için; Digiturk bazı blog'larda kaçak olarak Ligtv maçları yayınlandığı için mahkemeye başvurup Türkiye'den blogspot adreslerine erişimi yasaklattı. Bu hareket Konyalı Portlandlılar da dahil olmak üzere, binlerce blog'u etkiledi. Bu videoların yanısıra, twitter'da #blogumadokunma ile yazılan mesajlarla verlen tepkiler mevcut. İnternet sansürü bakımından bir Çin olma yolunda ilerliyoruz orası kesin. Yakında devlet siteleri hariç hiçbir şeye giremiyor olacağız. Aynen devam!
Herhangi bir blog'a erişim için internet bağlantınıza şu DNS ayarlarını yapmanız yeterli olacaktır diye düşünüyorum: 208.67.222.222 ve 208.67.220.220


Link

6 Ocak 2011 Perşembe

Cavs'den Güzel Hareket


Link

Cleveland Cavaliers organizasyonu geçtimiz günlerde herkes tarafından takdir edilen bir işin altına imza attı. Bu işin oyuncularla, antrenörlerle hatta basketbolla bile alakası yok desek yanılmayız zira Cavs sokaklarda harcanıyor diyebileceğimiz türden evsiz bir adama iş teklif etti. Bu adamı özel kılan şey eşi benzeri bulunmayan sesi. Hayatını sokaklarda sürdüren Ted Williams adeta radyoda çalışmak için yaratılmış. Sesi üzerine zamanında eğitim alan ancak kötü alışkanlıklar yüzünden evsiz kalan ve radyoda duymaya alıştığımız birçok isime taş çıkartacak bir yeteneği olan bu adam eğer teklifi kabul ederse artık Cavs radyosu için çalışacak. Cleveland'a gelecek olursak onlar için basketbolda işler pek yolunda gitmiyor ama bu hareketleri gerçekten çok güzel. Takdir etmek lazım.

31 Aralık 2010 Cuma

İyi Seneler !

Hoşgeldin 2011... Hepinizin yeni yılı kutlu ve mutlu olsun.

22 Aralık 2010 Çarşamba

Kimim Ben?

Eveet, aslında çok zorlanacağınızı düşünmüyoruz ama yine de fotoğraftaki şahsın ismi için tahminlerinizi alalım.

Edit: Çoğunluk doğru bildi, kendisi Brandon Jennings'dir.

1 Ağustos 2010 Pazar

Nesin Sen Nolan?

Bu tarz basketbol dışı konulara genellikle pek girmiyorum bildiğiniz gibi. Ama bu bir istisna. Aslında dün gece gittim Inception'a ama ancak şimdi yazıyorum. Muhteşemdi gerçekten. Ana konu ve o konunun senaryoya bütün bu detaylarıyla uyarlanması hayranlık uyandırıcı. Bu senaryoyu yazan ve yöneten Nolan'a çok büyük saygı duydum. Bundan önce saygı duymadığım anlamına gelmiyor bu elbette. O nasıl bir beyin, o nasıl bir düşünce yapısıdır ki böyle bir senaryo çıkarabiliyor karşımıza? Di Caprio'nun oyunculuğuna da çok beğendim, ki biraz ön yargılı yaklaşırım kendisine genellikle. Marion Cotillard'ın da hakkını yemeyeyim, o da olağanüstüydü. Çıktığı her sahnede içim sıkıştı. Bu hissi verebilmesi çok önemliydi. Müzikleri söylemeyi unutmayayım, Hans Zimmer'e selam çakayım. Onlar da müthişti. Kısacası herşeyiyle mükemmel bir film. Gidin görün acilen. Her kaçan seans ile hayatı Inception'sız geçirdiğinizi unutmayın.

Elbette bir kesim bu kadar ses getirmesi nedeniyle büyük beklentilerle gidecek ve film çıkışında "Aman be amma abartmışlar" diyecektir. Fakat çoğunluk ağzının suyu akarak çıkacak filmden eminim. Benim izlediğim en iyi 2-3 film arasına girdi, onu biliyorum.

27 Temmuz 2010 Salı

Hell It's About Time!

Efendim az önce elime geçti Starcraft 2. Yaz sıcağıyla boğuşurken zaten biraz tatil moduna girmiştim, benden şu sıralar biraz daha az yazı görürseniz, bilin ki suçlusu Blizzard'dır. Zira boş zamanlarımda Starcraft 2'ye kilitleneceğim gibi duruyor. Daha başlamadan gönül rahatlığıyla herkese tavsiye ediyorum: Oynayın, oynatın bu oyunu. Dile kolay 12 senedir bekliyoruz. Hell it's about time...

Not: Kadir, Soner ve Yusuf'a güveniyorum burayı biraz güncel tutmaları konusunda. Gerçi Kadir de SC 2 ateşiyle yanıp tutuşuyordu ama bakalım.

9 Temmuz 2010 Cuma

LeBron Miami'ye mi Gitmiş? Çok da Fifi


Link

LeBron'un kararını bir örnek olarak kullanıp, günümüz medyasını eleştiren çok başarılı 5 dakikalık bir konuşma. Belki biraz abartı katılmış ama çok doğru noktalara parmak basılmış. Kesinlikle izlemenizi öneriyorum.

3 Haziran 2010 Perşembe

Evet Steve Bize Aktaracakların Neler?

Nash CBS Sports için Güney Afrika'da düzenlenen Dünya Kupası'nı yerinde takip edip, hergün videolar hazırlayacak. Ayrıca facebook ve twitter gibi sosyal medya ağlarından taraftarla devamlı dirsek temasında olacak. Çocuk gibi mutlu olsa gerek Nash. Ayrıca Güney Afrika'nın, Nash'in doğduğu ülke olduğunu da hatırlatmamda fayda var.

Nash'in futbola olan sevgisini biliyoruz; aşırı boyutlarda. Yazın gidip futbol takımlarıyla antrenmanlara falan çıkıyor kafasına estiği zaman. Video, kısa film çekmek konusunda da bir o kadar tutkulu, tecrübeli ve başarılı. Zaten kendisi de "Basketbol dışındaki en büyük iki tutkum futbol ve video hazırlamak. Akılda kalıcı şeyler çekmek ve taraftarlara Dünya Kupası'nı farklı ve komik bir bakış açısıyla sunmak için sabırsızlanıyorum." demiş. Ayrıca Nash geçen seneden tecrübeli bu konuda, David Letterman için NBA Finalleri'nde bir maça görevli olarak gidip son derece eğlenceli ve komik bir video sunmuştu (aşağıda). Eğer Letterman'daki kadar başarılı olacaksa videolar; Steve Nash kadar, ben de iple çekiyorum bu videoların yayınlanacağı günü...


Link

24 Mayıs 2010 Pazartesi

Küfretmeyen Küfürbazlar - Lost


Link

Madem sabaha karşı Lost'un son bölümü yayınlanacak, şuna rastlamışken paylaşmamak olmazdı, öyle böyle gülmedim. Jimmy Kimmel Live'da uzun süredir hazırlanan bir bölüm bu. Küfür olmayan yerleri sansürleyerek sunuyorlar ve ortaya absürd ama bir o kadar da komik sahneler çıkıyor. Hepsi birbirinden güzel ama özellikle Richard ve John Locke'a dikkat diyorum...

5 Şubat 2010 Cuma

Bağcıkları Bağlayın, Hayatları Kurtarın


Link

Saf NBA ile alakalı değil, hatta sadece Kobe var ama çok hoş bir video. Sharapova da gözüme ilk defa bu kadar şirin göründü.

Videoyu paylaşan arkadaşım Berke'ye de teşekkür ediyorum.

4 Şubat 2010 Perşembe

Youtube'a Giriş

Son 2 gündür Youtube'a girişlerde sıkıntı yaşanabiliyor. Ben de NBA blog'u olmam dolayısıyla bol bol Youtube videosu paylaştığım için, bu konuda yardımcı olayım dedim. Yapmanız gereken işlem basit. Bu yöntem daha önceden hosts dosyasını değiştirmiş kişiler için uygulanabiliyor yanılmıyorsam. Öncelikle şu dizine giriyorsunuz: C:\WINDOWS\system32\drivers\etc
Buradaki hosts dosyasını notepad ile açıyorsunuz ve 127.0.0.1 yazan satırın altına şu aşağıdaki yazacağım şeyleri kopyalıyorsunuz.

74.125.45.100 youtube.com
209.85.229.99 youtube.com
209.85.229.99 www.youtube.com

Açık olan tarayıcılarınızı kapatıp tekrar açtığınızda youtube'a girebilirsiniz. Ama anladığım kadarıyla youtube videolarını oynatabilmek için DNS ayarı yapmanız gerekmekte bilgisayarınızda, yoksa "An error occured" hatası çıkıyor videolarda.

31 Aralık 2009 Perşembe

İyi Seneler

Belki bir ara programı yazacak bir vakit bulursam yazarım. Yoksa şimdiden hepinize 2009 Sports Illustrated Takvimi için NBA dansçı kızlarının çekiminden bir kare ile iyi seneler diliyorum.

28 Aralık 2009 Pazartesi

Son 10 Yılın Spor Olayları


Link

Birçok yerde bu tarz anketler var. "Size göre yılın olayı?" veya "Size göre son 10 yılın olayı?" falan diye. Belki son yıl içerisinde ayıklamak mümkün ama 10 yıl içerisinde yaşananları elekten geçirmek mümkün değil. ESPN de bu konuda öyle bir video yapmış ki aman aman. Kimi yerde tüylerim diken diken oldu, kimi yerde gözlerim doldu, kimi yerde alkışladım... Bugüne dek izlediğim en iyi video çalışmalarından biri.

"X var Y niye yok" diyeceğiniz 3-5 tane şey elbette çıkacaktır. Sallayın, atın kafanızdan onları. Sadece bu videoyu izleyin izletin. "Sporu seviyorum" deyip, şu videoyu izlememiş bir kişi bile kalmamalı. Tabii ülkemizde spor deyince sadece futbol olarak görülüyor ama bu videoda futbol yok, Amerikan sporları çoğunlukta.

15 Aralık 2009 Salı

Yok Böyle Birşey

Dün daha sezon finalini izlemeden önce "İzlediğim en iyi dizi sezonuydu." yazmıştım Dexter'ın 4. sezonu için. Eve gidip finali izledim ve inanılmaz bir bölümle karşılaştım. Dexter diziyse diğer izlediklerimiz nedir?

Aşmış tek kelimeyle.

14 Aralık 2009 Pazartesi

Final

Bu sabah 4. sezonun finali yayınlandı. Lost'un ilk sezonu dahil, izlediğim en iyi dizi sezonuydu. Son bölümde daha da kendini aşacak gibi gözüküyor. Eve gidip izlemek için sabırsızlanıyorum...

Herkese tavsiye ediyorum bu diziyi.

27 Kasım 2009 Cuma

Ginobili ve Scola'dan Bayram Tebriği

İki eski arkadaş Kurban Bayramı'nda buluşmuşlar ve bir güzel yemek yemişler. Türkiye'ye de böyle selamlarını göndermişler. İşin dalgasıydayım tabii, fotoğraf dün yani Şükran Günü'nden (bir bakış açısına göre Hindi bayramı). Onların da bizim de bayramımız kutlu olsun.

İyi bayramlar.

23 Kasım 2009 Pazartesi

Film Gibi

Call of Duty: Modern Warfare 2... Son 1 haftadır evde ve boş isem, otomatik olarak bu oyunu oynuyordum, Kaan Kural röportajı bölümlerinin gecikmesinde 1 numaralı neden de budur herhalde. Sonunda dün akşam bitirebildim.

Senaryosu, hikayenin anlatılışı, oynanabilirlik, grafikleri, atmosferi kısacası herşeyiyle mükemmel bir oyun olmuş. Özellikle savaş ortamını öyle güzel yansıtmışlar ki, kendinizi gerçekten savaşın ortasındaymış gibi (sanki savaşta bulundum da!) hissediyorsunuz. Öldüğünüz zaman %90 nereden ateş edildiğini bile anlamıyorsunuz. Hele en zor seviyede oynarsanız curcurnayı görün. Ayrıca oyun öyle akıcı ve sürükleyici ki, siz oynarken sizi bir arkadaşınız izlese eminim sıkılmayacaktır. First-person shooter ve savaş oyunu seviyorsanız, alın oynayın, oynatın. Pişman olmazsınız.

20 Kasım 2009 Cuma

Cumhuriyetten Önce Galatasaray - Fenerbahçe Derbisi



Kesin benden önce birçok futbol blog'unda yer almıştır. Ama ben yeni gördüm ve paylaşmak istedim. Tarih 15 Haziran 1923...

O gün ile günümüz arasındaki farkları göstermek için koymuştum ve "altında herhangi bir anlam aramayınız lütfen" demiştim ancak farklı anlamlar çıkaranlar var. Kusura bakmayın bununla ilgili yorumları yorumlamayacağım.

10 Kasım 2009 Salı

Saat 9'u 5 geçe


Saat 9`u 5 geçe
Atam Dolmabahçe`de
Gözlerini kapamış
Bütün dünya ağlamış

Doktor doktor kalksana
Lambaları yaksana
Atam elden gidiyor
Çaresine baksana

Uzun uzun kavaklar
Dökülüyor yapraklar
Ben atama doymadım
Doysun kara topraklar

İlkokulda bize öğretilen bu şiirle anıyorum Atamız'ı. Hiç duymadım görmedim bu şiiri etrafta son zamanlarda, gerçi etrafımda pek ufak çocuk yok ama bilmiyorum yeni nesil tarafından biliniyor mu. Umarım öğretilmiştir onlara da.

Ata sevgisinin çocukluktan aşılandığına dikkat çekmek istemiştim ama birkaç kişinin hoşuna gitmemiş bu şiir. Elbette çocukça, fakat zaten amacım bunu vurgulamaktı.