BIY AD

Ginobili etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ginobili etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Nisan 2011 Perşembe

Manu ve Bynum'ın Durumu

Batı'nın en büyük iki final adayı Spurs ile Lakers, sezonun son günlerinde biraz şanssızlardı. Birkaç gün önce Bynum dizinden sakatlanmış ve Lakers'da yürekler ağıza gelmişti ancak çekilen MR sonrası Bynum'ın ilk playoff maçına yetişeceği açıklandı. Yine de Phil Jackson, Bynum'ı 1 maçlık da olsa dinlendirebileceğini söyledi. Hoş tabii Bynum ilk turda hiç oynayamayacak durumda olsa bile Hornets ile eşleşen Lakers'ın o turu kaybetme olasılığı %2-3'ten yukarı çıkmazdı herhalde. O açıdan Lakers'ın korkacak bir şeyi kalmadı.

Ancak bu sabaha karşı sağ dirseği esneyen Ginobili, Spurs'ün kaderini etkileyebilir. Her ne kadar röntgende bir kırık veya çatlak çıkmasa da ve Parker ile Duncan ciddi bir durum olmadığını söyleseler de henüz MR çekilmedi. Ginobili'nin muhtemel kaçıracağı 1-2 maç, Grizzlies'in Spurs'e diş geçirebilmesi için yeterli olabilir. Ha, ama Manu serinin çoğunu veya bütününü kaçırmadıkça Grizzlies'in de tur atlayabileceğini sanmıyorum. Hem Manu'nun solak olduğunu unutmayalım, sakatlanan dirseği ise sağ. Yani çok ciddi bir sakatlık yoksa, Manu ufak tefek ağrılarla da olsa oyunu çok etkilenmeden forma giyebilir.

2 Nisan 2011 Cumartesi

Oyuncular En "Flopper" İsmi Seçti: Varejao

İlk başta "flopper" sözcüğünü, Türkçe'de ne yazık ki tam karşılığı olmadığı için İngilizce haliyle yazmak zorunda kaldığımı belirteyim ve bilmeyenler için anlamını söyleyeyim: Rol yapan, olayları abartan, olmayan bir şeyi olmuş gibi gösteren gibi anlamlara geliyor.

Geçtiğimiz günlerde bir araya gelen 152 NBA oyuncusunun kullandığı oylarla ligin en flopper isimleri seçildi. Tabii ilk sıradaki isim kimseyi şaşırtmamıştır: Anderson Varejao. Onu takip eden isimler ise: Ginobilli, Scola, Fisher ve Kevin Martin olmuş. Varejao hakkında fazla birşey söylemeye zaten gerek yok, ödülü sonuna kadar hakeden bir isim. Listedeki diğer isimlerden Fisher ligde en çok hücum faul yaptıran oyuncuların başında geliyor. Kevin Martin ise en çok faul çizgisine giden oyunculardan biri. Tabii onun faul çizgisine gitmesinde vücudunun zayıf yapılı olması nedeniyle ufak temaslarda bile sağa sola savrulabilmesinin payı büyük. Ginobilli'nin de bazı darbelerde abartılı tepkiler verdiğini söyleyebiliriz. Ben Scola'ya şaşırdım açıkçası. Haberi okuduktan sonra hafızamı yokladığımda hatırladığım fazla pozisyon olmadı onunla alakalı. Arjantinli olması sebebiyle "Kanında vardır" diyerek önyargıyla yakaşılmış olabilir. Bu arada ilginç bir nokta da gözüme çarptı. Listedeki 5 oyuncunun 3'ü basketbol gelişim sürecini Avrupa'da geçirmiş diyebiliriz. Tabii bunların bir ortak özelliiği de Güney Amerikalı olmaları.

Bu arada aklıma gelenlerden aldığı darbeyi abartma konusunda Reggie Evans, Raja Bell ve Chris Paul de hiç fena değildir. Evans ve Bell hücum faul almak konusunda flop sayesinde uzmanlaşırken, Paul de bol bol rakiplerine faul çaldırmayı başarır.

13 Mart 2011 Pazar

All-Star'ı Takmamak

Desktop'u temizlerken gördüm, blog'a koyacağım diye kaydetmişim ama unutmuşum, çürümeye bırakmışım. Geç olsun güç olmasın, koyayım dedim. Duncan baba, bu nedir yahu? O nasıl bir pantalon, nasıl bir gömlek, nasıl bir kombinasyon. All-Star'da herkes çakı gibi görünmeye çalışırken, Duncan her zamanki modda: "Ben sallamam, işimi yaparım yeter abi"

12 Mart 2011 Cumartesi

Bizim Yeğene Yamuk Yapmışsınız!


Link

Geçtiğimiz sezon AT&T Center'daki bir Kings maçında, salona bir yarasa girmişti. Herkes köşe bucak kaçıp, saklanmaya çalışırken, Manu sabırsızlanıp yere yapıştırmıştı hayvancağızı. Daha sonra da birileri doğaya geri salmıştı. O serbest bırakılan yarasa gitmiş Manu ve Spurs'ü şikayet etmiş akrabalarına. Videoda 20. saniyeye bakarsanız, eski yarasamızın dayısı gelmiş hesap soruyor herkesten. Hatta gidip bir seyirciye kafa göz dalıyor adeta, o derece gözü kara... Manu ise "Bu sefer ben dokunmuyorum ne haliniz varsa görün" modunda takılıyor. Tabii bu sefer gidip kuduz aşısı olmak gibi bir niyeti yok, geçen sefer çekti cefasını.

Geçen seneye göre biraz geç kaldı yarasa ancak. Cadılar Bayramı geçeli çok oldu zira... Ama gelecek sezon da böyle bir olayla karşılaşırsak, Spurs'den San Antonio Geleneksel Yarasa Şenlikleri düzenlemelerini talep edicem.

14 Şubat 2011 Pazartesi

Popovich'ten İlginç Değişiklik

Son iki maçta hafif de olsa düşüş sinyalleri veren Spurs'de koç Popovich, Manu'yu dinlendirmek için ilk 5 başlatmadı ve sadece 8 dakika süre verdi. Popovich'in Arjantinli'yi bench'e alma sebebi, onu dinlendirmek ve son çeyreğe daha dinç bir şekilde girmesini sağlamaktı. Ama Spurs ilk çeyrekten maçı koparınca dakika almasına bile gerek kalmadı Manu'nun. Konumuz dakikaları değil ama sadece ilk 5 ile ilgileniyoruz.

Çünkü Spurs düne kadar tam 53 maçtır aynı 5 ile çıkıyodu maçlara. Bu sezon ilk 5'ini değiştirmeyen tek takımdı. Ancak Popovich'in bu ilginç kararı ile seri sona erdi. Benim anlamadığım şey Wizards'ın son çeyreğine Manu dinlenmiş olarak girse ne olacak, pestili çıkmış olarak girse ne olacak? Wizards yani. Bu konuda rekor ise Pistons'ın elinde. 2005-06 sezonunda tam 73 maç boyunca aynı oyuncular ilk 5'te yer aldılar: Billups, Hamilton, Prince, Rasheed, BigBen. Ancak Rasheed'in 16 teknik faule ulaşması sonucu bu seri bozulmuştu. Spurs'ün onları yakalama şansını sona erdiren ise Popovich'in ilginç kararıydı. Üstelik bunun sadece Wizards'a özel olduğunu açıkladı koç. Neyse, rekor kaçacaksa da böyle kaçsın canım. Bir sakatlık olup oyuncuların maç kaçırmasından çok daha iyi. Nazar değmesin o yönden baya sağlam gidiyor Spurs. Tahtaya vuralım...

Edit: Yazıya yorum yapan arkadaşın belirttiği gibi Pistons'ın, Iverson takasından sonra dikiş tutturamamış olması ve milyonlarca farklı 5 ile maçlara başlaması da kaderin bir cilvesi olsa gerek. Her takım bir dönem zirveya oynarken, daha sonra biraz dipleri süpürmeye de mahkum olacaktır.

17 Aralık 2010 Cuma

Manu for MVP


Link

Yine sabah kalktığımda harika bir maç kaçırdığımı gördüm. Eve gelince baştan sona izlenmesi gerekiyor. Manu dün Bucks maçında birçok kişiye göre steps yaparak maçı kazandıran basketi atmıştı. Dün Manu'nun steps yaptığını düşünüyorsanız şu videoyu izlemenizi öneriyorum. Bugün de kendisini aşmış Manu, McDyess'ın kötü pası (ve belki biraz JR'ın faulü var diyebiliriz tam emin olamadım) sonrası geri düşen Spurs'ü öne geçirmiş. Hem de havada topu 360 derece çevirerek attığı şutla... Bunun turnike versiyonuna çok alışığız ama şut ile gerçekten inanılmaz zor bir hareket. Birazcık basketbol oynamış olanlar dediğimi anlayacaktır.

Ama bununla da yetinmiyor Manu, maçın bitimine 4 saniye varken Jefferson'dan kurtulan Carmelo'ya mükemmel bir şekilde yardım getiriyor ve yerini alıp hücum faul yaptırıyor. Nuggetslı oyuncuların açıkçası neye itiraz ettiğini pek anlamadım çünkü bana çok açık bir hücum faul gibi geldi. Sonuçta 10 saniye içinde iki tane maçı kazandıran pozisyonun içinde aynı isim var: Manu. Eh bu sene Spurs beklenmedik bir şekilde ligin zirvesinde ilerliyor, Manu da onları taşıyan en büyük faktör. Niye MVP olmasın değil mi?

JR Smith'in tek rakibim THY diyerek yaptığı smaca günün hareketlerinde Soner değinir artık. Birşey diyemiyorum ayıptır. Brewer-Fisher'ı anımsattı bana fazlasıyla.

5 Ekim 2010 Salı

Spurs'ün Silahşörleri

Duncan yok ama olsun, idare edin o kadarını da...


1 Haziran 2010 Salı

Manu'nun Dünya Şampiyonası'na Gelmeme Nedenleri


Manu'nun ikiz bebeklerden en azından birinin fotoğrafını internette paylaşmasını bekliyordum, sonunda koydu fotoğrafları: Üstteki Nicola, alttaki Dante. Manu'nun gözlerinin altındaki torbalar geceleri yaşadığı tatlı zorlukları anlatıyor. Aşağıdaki fotoğraflar da bir süredir dolanıyor internette ve gerçekten harikalar. Nicola ile Manu'nun elini bir kıyaslayın. Bir zamanlar Manu'nun da eli o kadarcıktı...

Allah analı babalı büyütsün.


2 Mayıs 2010 Pazar

Maskeli Kahraman Manu

Daha kesin kararını vermese de, Manu bu maskeyi takmaya başlayabilirmiş. Korkunç. Rakipler adına Manu'dan korkmak için yepyeni bir sebep adeta. Batman - Gladyatör - Iron Man karışımı birşey olmuş. Umarım takar bunu, benim çok hoşuma gitti =)

30 Nisan 2010 Cuma

24 Nisan 2010 Cumartesi

Ginobili: Artık Burnum Mükemmel Değil

Spurs, Mavs'i yenerken Ginobili'yi kurban vermiş. Manu da internette yukarıda koyduğum fotoğrafı paylaşarak kendisiyle dalga geçmiş. Burada Manu'ya hayran kalmamak elde değil. Soyunma odasına gidip daha burnundaki hasarı kontrol ettirmeden geri dönmüş Manu. Büyük oyuncu işte böyle olunuyor. Manu'nun basketbol aşkı adına, acı eşiğinin ne kadar yüksek olduğunu siz düşünün artık. Belki kimisine göre 'aptallık' olabilir o halde oyuna dönmek ama bu takdir edilmeyeceği anlamına gelmiyor. Maç yazısında Soner de değinmiş zaten. Ama ben de yazmadan edemedim... Pozisyonun videosunu da aşağı yapıştırıyorum.

Celtics - Heat maçının ardından Mavs - Spurs'ün de ilk yarısını izlemiştim. Ancak sonra sabah erken saatte önemli bir işim olduğu için 2 saatliğine de olsa uyumam gerekti. Pozisyon da zaten ikinci yarıda olmuş. Şimdi ilk iş maçın ikinci yarısını internetten edinmek.

Daha dün akşam 2010 Dünya Şampiyonası için Türkiye'ye gelmeme kararını ve bundan dolayı üzüldüğümü yazmıştım. Üzerine bu gelince herhalde daha bir anlaşılıyor bu adamın basketbolseverler tarafından niye bu kadar sevildiği...


Link

23 Nisan 2010 Cuma

Manu Ginobili Dünya Şampiyonası İçin Türkiye'ye Gelmiyor !!

Arjantin'in bir spor web sitesine bu açıklamayı yapmış Manu Ginobili. 2012 Olimpiyatları'nı 2010 Dünya Şampiyonası'na tercih edecekmiş. 3 sene üst üste yazları milli takımda oynamasının pek mümkün olmadığını söylemiş. Tabii birkaç yıldır süren çocuk yapma çalışmalarından sonra bunu başardıklarını ve Mayıs'ta doğacak olan ikizleriyle bol bol vakit geçirmek istediğini de söylemiş, hatta ana neden buymuş...

Fazla yorumlanacak birşey yok. Spurs eminim çok memnundur bu karardan, nitekim daha yeni 3 senelik bir anlaşma yaptılar Manu'yla ve yine 2008'deki gibi sakatlanması büyük felaket olurdu onlar için. Bizim açımızdan ise son derece üzücü bir karar. Nitekim Wade - LeBron - Kobe gibi isimlerden sonra herhalde en çok canlı izlemeyi istediğim oyuncuydu. Amerika'da iken gittiğim Spurs - Clippers maçında da 2008 Olimpiyatları'ndaki sakatlığı nedeniyle takım elbiseyle oturuyordu kendisi. Ne diyelim nasip değilmiş herhalde onu canlı izlemek. Keşke dönse kararından. Ayrıca tabii ki Arjantin'in en azından bir seviye aşağı düşmesine sebep olacaktır Manu'nun eksikliği...

Edit: fiba.com'da da çıkmış haber.

9 Mart 2010 Salı

Santimlerin Önemi


Link

Hatırlarsınız 2 gün önce Kobe, maçın bitimine 15 saniye kala Magic'e karşı 3 farkla geride iken üçlüğü gönderip eşitliği sağlamıştı. En azından o öyle zannediyordu, televizyon başındakiler 2'lik olduğunu görmüştü, nitekim hakemler de kontrol edince pozisyonu 2 sayı verdiler ve Lakers taktik faul yapmak zorunda kaldı. Vince Carter atışlardan 1'ini kaçırınca Kobe'ye maçı uzatmaya götürme şansı gelmişti ancak başarılı olamamıştı ve Lakers maçı kaybetmişti.

Dün de ilk yarısını izlediğim maçın sonunda tıpatıp aynı pozisyonlar olmuş. Yine 15 saniye kala Cavs 3 sayı öndeyken, Manu 3'lük atmış ancak yine hakemler kontrol edince bunun 2'lik olduğu anlaşılmış. Taktik faullerden sonra fark 3'e çıkmış ve Spurs'e yine maçı uzatmaya götürme şansı gelmiş. Ancak Popovich'in bu sezon 3 veya 4. kere harika çizdiği bir son saniye hücumunda Spurs yine isabeti bulamamış. Şuradan izleyebilirsiniz.

2-3 santimetrenin önemini görmüş oluyoruz yani. Hatırlarsanız bundan 2 ay kadar önce Kobe Kings'e, 1 milimetre ile kenar çizgisine basmadan üçlüğü göndermiş ve maçı kazandırmıştı. Ginobili ise birkaç santim ile içerde seken topu uçarak çevirmiş ve onun sonucunda Jefferson maçı kazandıran basketi atmıştı Thunder'a karşı. İki videoyu da aşağıda bulabilirsiniz. Yani birkaç santim nelere bedel? Galibiyetlere...


Link


Link

3 Şubat 2010 Çarşamba

Ginobili ve Nocioni

Arjantinli oyuncular her fırsatta beraber yemeğe çıkıyorlar. Nocioni ile dün akşam Sacramento'ya varan Spurs'den Ginobili yemeğe çıkmışlar. Ginobili'nin surat ifadesi olmasa koymazdım muhtemelen ama pek hoşuma gitti.

10 Ocak 2010 Pazar

Obi Wan Ginobili


Link

Maçı daha yeni edinebildim o yüzden 2 gün gecikti. Ayın 8'inde Dallas maçında Ginobili bir pozisyonda bizlere Dejan Bodiroga'yı anımsattı. Yayında da zaten Kaan Kural ile Murat Kosova bunu dile getirdiler. Videoda ise yorumcu - Sean Elliot olmalı - şöyle diyor: "Sadece Ginobili'ye özel bir hareket bu, ilk defa gördüm hayatımda.". Tabii nerden bilsin adam Bodiroga'yı değil mi?
Buram buram basketbol zekası kokan bir hareket. Parkelerde daha önce görmediğimiz veya nadiren gördüğümüz pek çok hareketi Ginobili bize sunuyor. Bu adamı izlemek apayrı bir zevk.


Link

Manu aynı crossover'ın light versiyonunu 1 hafta kadar önce Heat'e karşı yapmıştı. Ama sonra bitirişi, Dallas'takine oranla çok daha spektakülerdi o yüzden günün en iyilerine girmişti. Dallas maçındaki crossover ise top 10'da yok, bu konuda fazla diyecek birşey de yok.


Link

Burada da Bodiroga'yı görüyoruz. Görüntü biraz leş ama yapacak birşey yok. Video linki için Niko'ya teşekkürler.

3 Ocak 2010 Pazar

Kıçımız Dondu

2 gün önce dün geceki maç için Washington'a gelen Spurs'den Ginobili ve Finley, Oberto'yu da alıp yemek yemişler dışarıda. Ancak sonra sokakta dolaşırken ufak çaplı bir üşüme gelmiş. Ginobili de aynen başlıktaki gibi "Kıçımız dondu." yazarak paylaşmış fotoğrafı. Maçı da Spurs 97-86 ile kazandı.

30 Aralık 2009 Çarşamba

Günün En İyileri - 29 Aralık (Sihirbaz Manu)


Link

Of of of... İki tane mükemmel pas Ginobili'den. 9 numarada, Parker'ın kötü pasını yerden 30-40 santim mesafeden alarak, müthiş bir asist yaratıyor. 4 numaradakine 'mükemmel' kelimesi yetmez. Bu sefer Jefferson'dan kötü bir pas alıyor ama dışarı çıkmak üzereyken arkasından çevirip sertliği, isabeti ve zamanlaması kusursuz bir pas atıyor. Yok böyle birşey... Bugüne kadar gördüğüm en iyi paslardan biri.

Bunların yanında Tyrus Thomas'ın kaçan şutu potadan uzaklaşarak uçarken smaçla tamamlaması güzel. Turiaf'ın Kobe'ye yaptığı blok da güzel. Ayrıca buradan NBA yönetimine sesleniyorum, LeBron'un fastbreak'te 1'e 0 vurduğu bomboş smaçları Top 10'a koymaktan vazgeçin artık!!

Ama son olarak yine Ginobili demek istiyorum... Geçtiğimiz haftaki House ve Rondo'nun paslarından sonra, sene sonundaki Top 10'a girecek 2 pas da Obi Wan Ginobili'den.

18 Aralık 2009 Cuma

Kardeşim !?!

İki çok yakın arkadaş San Francisco'da bir otelde karşılaşmışlar verdikleri tepki çok güzel. Baya eğlenmişler herhalde bu sahneyi kamera için bir daha gerçekleştirirlerken.

27 Kasım 2009 Cuma

Ginobili ve Scola'dan Bayram Tebriği

İki eski arkadaş Kurban Bayramı'nda buluşmuşlar ve bir güzel yemek yemişler. Türkiye'ye de böyle selamlarını göndermişler. İşin dalgasıydayım tabii, fotoğraf dün yani Şükran Günü'nden (bir bakış açısına göre Hindi bayramı). Onların da bizim de bayramımız kutlu olsun.

İyi bayramlar.

13 Kasım 2009 Cuma

Tebrikler Manu

Eşi ilk çocuklarına hamileymiş. Manu bu haberi hemen sevenleriyle paylaşmış internette. Tebrikler.