BIY AD

31 Aralık 2010 Cuma

Rasheed ve Tayfasından Mesaj Var


Link

Video biraz eski ama klasiklerden. Yeni yılınızı Sheed önderliğindeki Pistons takımı aracılığıyla tekrar kutluyoruz.

31 Aralık Yılbaşı Gecesi Programı

31 Aralık Cuma 22:00 / New Orleans Hornets - Boston Celtics
31 Aralık Cuma 22:00 / Golden State Warriors - Charlotte Bobcats
31 Aralık Cuma 22:00 / Washington Wizards - Indiana Pacers
31 Aralık Cuma 22:00 / New Jersey Nets - Chicago Bulls
1 Ocak Cumartesi 02:00 / Toronto Raptors - Houston Rockets
1 Ocak Cumartesi 03:00 (NBA TV) / Atlanta Hawks - Oklahoma City Thunder
1 Ocak Cumartesi 04:00 / Detroit Pistons - Phoenix Suns
1 Ocak Cumartesi 05:30 / Philadelphia 76'ers - Los Angeles Lakers

Başlık gazinoların tanıtımın sloganlarına benzedi ama neyse. Yılbaşı gecesi dışarı çıkmayıp evde takılacaklar için güzel bir program mevcut. Akşam maçları gayet uygun saatte. Geçelim maçlara: Garnett'in yokluğunda Hornets'i konuk edecek olan Celtics, rakibine Lakers'tan sonra bir darbe vurmak isteyecek. Yüksek temponun ve düşük temponun en iyi temsilcilerini karşı karşıya getirecek maçta Bobcats evinde Warriors'ı ağırlayacak. Gecenin en çekişmeli geçmeye aday maçında ise doğunun ve batının benzer kimlikteki takımları karşılaşacak. Her iki takım da genç ve konferanslarında üst sıraları zorluyor. Ancak ev sahibi avantajıyla Thunder biraz da olsa favori gibi. Son maçlarda galibiyeti unutan Suns ise evinde Pistons'ı ağırlayacak. Galibiyet hasretine son vermek adına Pistons uygun bir rakip gibi görünüyor. Herkese iyi seyirler ve mutlu yıllar.

İyi Seneler !

Hoşgeldin 2011... Hepinizin yeni yılı kutlu ve mutlu olsun.

Gecenin Hareketleri - 30 Aralık


Link

Kidd'in 3 numaradaki hareketi çok iyi. 40'ına merdiven dayamış bir guardın Parker gibi birinin fastbreakini blokla kesmesi başlı başına bir olay. Richardson'ın turnikesi çok zor bu arada. Jameer'in kötü pası pozisyonu daha da zorlaştırmış ve güzel hale getirmiş. Deron Williams'a gelince yarısahadan, iki kişi savunurken sokuyor şutu iyi hoş ama öyle bir adım yok yani. Buz gibi steps pozisyon. Örneğin Kobe çok yapıyor bunu ve hakemlere yediriyor.

Rekora Hangisi Daha Yakın?

Ligde bu sene adından en çok söz ettiren isimlerden ikisi... Bir tarafta henüz çaylak sezonunda olmasına rağmen inanılmaz olgun ve dominant oynayan Griffin, diğer tarafta Minnesota'nın ribaund makinesi Kevin Love. Zaten blogda sık sık yer veriyoruz kendilerine ama bu seferki konumuz biraz farklı. Griffin 18 Kasım'dan beri çıktığı 20 maçı, Love ise 19 Kasım'dan beri çıktığı 19 maçı double double ile tamamladı. Ligin son 25 yılına baktığımızda üst üste double double yapma rekoru 2006 senesinde 37 maç ile Garnett'e ait. Ondan önce Barkley'nin 28'lik bir serisi var. Yine yakın zamanda David Lee'nin 24, Dwight Howard'ın 20 maçlık dönemleri var. Bu kategorideki rekor ise 227 maçla Wilt Chamberlain'de -ama tabi ki bu istatistiği postumuzu girerken bilmezden geliyoruz. (Zaten Wilt'in rekorlarını ciddiye almak doğru değildir bence. Bilgi olsun diye buldum onu /Can)

Griffin'in uzunca bir süredir 20 ve üzerinde skor ürettiğini göz önünde bulundurursak sayı kategorisinde Love'a karşı daha avatajlı olduğunu söyleyebiliriz. Fakat benzer bir avantaj ribaund kategorisinde de Love'un yanında. Benim görüşüm nispeten kolay fikstür ve zaten bir maç önde olması sebebiyle Griffin'in bir adım önde olduğu yönünde. Şimdilik ikilinin önümüzdeki 5 maçlık fikstürünü verip sözü size bırakalım. Hangisinin double double serisi daha uzun sürecek? (Gün içerisinde yandaki anket bölümünden oyunuzu kullanabilirsiniz)

Griffin: Hawks, Nuggets, Warriors, Heat, @Warriors.
Love: Nets, @Celtics, Bobcats, Blazers, @Spurs.

NBA'de Bugün - 30.12.2010


Doğu'da Orlando'nun hızla yükselişi ve bunun yanında Knicks'in kötü gidişi devam etmekte. Yaptığı hamlelerin başarıyla sonuçlanmasıyla çıkışa geçen Orlando üst üste beşinci maçından da galibiyetle ayrıldı. Maçın hemen başında skorda üstünlüğü eline alan Orlando rakibin zaman zaman dönüşlerine engel olamadı ancak verdiği cevaplarla Knicks'in öne geçmesini önledi. Howard 24 sayı 18 ribaunt ile pota altında üstünlük sağlarken Orlando'nun ribauntlarda da rakibini yere serdiğini görebiliyoruz. Hidayet 17 sayı 9 ribaunt ile mücadele etti. Orlando benchten 38 sayılık katkı alırken yedi ismin çift haneli skor üreterek skoru paylaşması dikkat çeken nokta oldu. Amare 30 sayı 4 ribaunt 4 asist 4 blok ile istatistik kağıdını doldurmasına karşın takımını galibiyete taşıyamadı. Amare'nin yanında Chandler'ın da 29 sayılık önemli bir performansı vardı ama bu istatistikler Knicks'in üst üste üçüncü kez kaybetmesine engel değildi.

Portland deplasmanına çıkan Utah Jazz rakibine bu hafta ikinci kez yenilmekten kurtulamadı. Kuzeybatı grubu açısından da oldukça önemli olan bu maçta Utah rakibine bir kez daha teslim bayrağını çeken taraf oldu. Portland'da eski takımına karşı oynayan Matthews 30 sayı 3 ribaunt 3 asist 4 top çalma ile resital sunarken Aldridge'de 27 sayısıyla ona eşlik etti. Orlando'nun peşinde olduğu Camby 4 sayı bulmasına rağmen 20 ribaunt toplayarak önemli katkı sağlarken Miller'da 16 sayı 10 asist ile double yaptı. Utah'ta temsilcimiz Mehmet forma giymezken Deron 19 sayı 8 asist ile mücadele etti. Clippers'a karşı oldukça başarılı bir performansa imza atan Jefferson 13 sayı 10 ribaunt ile double double'a imza atarken ekürisi Millsap ona 17 sayıyla eşlik etti.


Batı'nın üst tarafını ilgilendiren önemli maçta Dallas ile San Antonio karşı karşıya geldi. Texas derbileri her zaman ilgi çekici olmuştur ancak bu kez karşılaşan iki takım Batı'nın en tepesindeki iki takım olunca işler daha da kızışıyor. Bundan bir ay önceki maçı kazanan taraf deplasmanda Dallas olmuştu. O maçın yıldızı olan Nowitzki bu sefer sakatlığından dolayı forma giymedi. İki gün önce Nowitzki'nin yokluğunda Raptors'a mağlup olmaktan kurtulamayan Dallas'ta Nowitzki'nin tartışmasız önemi bir kez daha ortaya çıkmış bulunuyor. Spurs'e karşı Nowitzki'nin yokluğunda dahi maçın sonuna kadar ayakta kalmalarına rağmen son adımı atıp kazanma noktasına gelemediler.

San Antonio'da Duncan hücumda oldukça efektif olurken 17 sayı 11 ribaunt ile mücadele etti. Parker 14 sayı 6 ribaunt 5 asist ve Ginobili 15 sayı 8 ribaunt ile oynarken asıl önemli katkı bench rotasyonundan geldi Spurs adına. Bu sezon zaman zaman yaptığı sürpriz katkılarla dikkat çeken Gary Neal benchten gelerek çizginin arkasından gönderdiği sekiz şutunda beş isabet buldu. Maçı da 21 sayı 5 ribaunt ile tamamladı Neal. Hill'de 12 sayı 6 ribaunt ile katkı sağladı. Dallas cephesine bakacak olursak ribauntlarda rakibine karşı fazla etkili olamadı. Kidd triple double'larına bir yenisini daha ekledi. 12 sayı 10 ribaunt 13 asist ile oynayan Kidd'in yanı sınra Nowitzki'nin yokluğunda sorumluluk alan Butler 30 sayı ile mücadele etti. Ancak Nowitzki'nin yokluğunda Dallas yenilgiden kaçamadı.

30 Aralık Programı

31 Aralık Cuma 02:00 / New York Knicks - Orlando Magic
31 Aralık Cuma 04:30 / San Antonio Spurs - Dallas Mavericks
31 Aralık Cuma 05:00 (NBA TV) / Utah Jazz - Portland Trail Blazers

3 maçın oynanacağı Perşembe gecesinde Texas'ın kralı belli olacak. Ligi uzun süredir lider götüren Spurs ile son dönemdeki performansıyla Power Rankings'de 1. sıradan inmeyen Mavericks karşılaşıyor. İki takım arasında oynanan ilk maçın kahramanı Nowitzki sakatlığı sebebiyle bu gece oynayamayacak. Onun dışında 2 gün önce Miami deplasmanında Wade'in gazabına uğrayan Knicks, şansını bu sefer Orlando'da deneyecek. Keyifli bir gece dilerim.

30 Aralık 2010 Perşembe

All-Star Oylamasında Son Durum #2


16 Aralık'ta açıklanan sonuçlardan sonra bugün 2. sonuçlar basına duyuruldu. Oylamada Kobe'nin açık ara en çok oyu aldığı göze çarpıyor yine. Milyonu geçen ilk oyuncu olmuş. Doğu Forvetleri'nde Amare, Garnett'in arkasında takibini sürdürüyor. İkili arasındaki fark iyiden iyiye azalmış durumda. Ayrıca yine Doğu Guardları'nda Derrick Rose ilk sonuçlarda olduğu gibi Rondo'yu yakından takip ediyor. Batı Konferansı'na gelecek olursak All-Star'ı hakedip haketmediği tartışılan Blake Griffin, Tim Duncan'ı yakalamak üzere gibi görünüyor. Belki ilk 5 çıkamayacak ama daha ilk yıldan elde ettiği bu hayran kitlesi kariyerinin ilerleyen dönemlerinde ona çok yarar sağlayacaktır. Yine Batı Forvetleri'nde Durant'in yanına ilk 5 çıkmak için inanılmaz bir savaşın verildiğini de söylemek lazım zira Melo ve Gasol arasında yanlızca 5bin oy fark var. Çok uzatmadan 2. sonuçları vereyim;

Doğu Konferansı

Forvetler
LeBron James (Heat) 969,459
Kevin Garnett (Celtics) 712,555
Amar'e Stoudemire (Knicks) 637,486
Paul Pierce (Celtics) 381,348
Chris Bosh (Heat) 260,007
Josh Smith (Hawks) 193,897
Carlos Boozer (Bulls) 159,073
Danilo Gallinari (Knicks) 127,726
Andre Iguodala (76ers) 115,660
Danny Granger (Pacers) 107,145

Guardlar

Dwyane Wade (Heat) 938,402
Rajon Rondo (Celtics) 777,310
Derrick Rose (Bulls) 721,122
Ray Allen (Celtics) 392,441
John Wall (Wizards) 169,219
Gilbert Arenas (Magic) 144,889
Brandon Jennings (Bucks) 128,556
Raymond Felton (Knicks) 105,425
Joe Johnson (Hawks) 99,598
Jamal Crawford (Hawks) 97,809

Pivotlar
Dwight Howard (Magic) 988,572
Shaquille O'Neal (Celtics) 410,663
Joakim Noah (Bulls) 153,657
Al Horford (Hawks) 120,404
Andrew Bogut (Bucks) 110,153
Andrea Bargnani (Raptors) 92,822
Brook Lopez (Nets) 77,048
Roy Hibbert (Pacers) 70,698
JaVale McGee (Wizards) 59,508
Ben Wallace (Pistons) 44,375

Batı Konferansı

Forvetler

Kevin Durant (Thunder) 735,521
Carmelo Anthony (Nuggets) 602,516
Pau Gasol (Lakers) 597,201
Dirk Nowitzki (Mavs) 447,737
Tim Duncan (Spurs) 436,651
Blake Griffin (Clippers) 435,857
amar Odom (Lakers) 232,299
Luis Scola (Rockets) 197,728
Kevin Love (T-Wolves) 171,945
Caron Butler (Mavs) 168,937

Guardlar

Kobe Bryant (Lakers) 1,153,694
Chris Paul (Hornets) 585,690
Manu Ginobili (Spurs) 403,632
Steve Nash (Suns) 321,659
Deron Williams (Utah) 313,011
Jason Kidd (Mavs) 234,779
Russell Westbrook (Thunder) 233,593
Tony Parker (Spurs) 219,378
Vince Carter (Suns) 185,213
Eric Gordon (Clippers) 179,917

Pivotlar

Yao Ming (Rockets) 637,527
Andrew Bynum (Lakers) 376,283
Brendan Haywood (Mavs) 215,905
Nene (Nuggets) 211,475
Marc Gasol (Grizzlies) 205,227
Emeka Okafor (Hornets) 172,012
Chris Kaman (Clippers) 131,741
Marcus Camby (Blazers) 111,346
Andris Biedrins (Warriors) 65,908
Robin Lopez (Suns) 62,199

Villanueva'nın Ahı Tuttu

Senenin ilk karşılaşmasında Garnett ile Villanueva'nın yaşadığı malum olaydan sonra dün gece gözler bu ikilinin üzerindeydi. Eşleşmeleri gereği sık sık karşı karşıya gelecek bu ikilinin sergileyeceği tavrı ben de hayli merak ediyordum. Nitekim gayet gergin bir şekilde başladılar maça. Pozisyon dışı sertlikler, topsuz alanda yapılan tahrikkar temaslar derken Villanueva kendisine çalınan haksız sayılabilecek iki faulün ardından kenara geldi. Açıkçası Garnett'in oyununa, kazanma hırsına saygım sonsuz ama aynı durum karakteri söz konusu olduğunda geçerli değil ve ne yalan söyleyeyim bu karşılaşmada Villanueva'nın kendisine ezilmesini istemiyordum. Hele ki çalınan haksız faullerle Villanueva kenara gelmişken. Ama gelin görün ki ilk çeyreğin bitimine 3 dakika kala Garnett kariyeri boyunca belki binlerce defa yaptığı smaçlardan birini vururken sakatlandı. Görünürde pek ciddi birşeyi yoktu ama maça devam edemedi. Garnett'in yokluğunda üzerindeki baskıyı atan Villanueva da karşılaşmayı 14 sayı-5 ribaund ile tamamlayıp maçın kazanılmasında önemli bir katkı yaptı.

Garnett'in sakatlığı hakkında konuşan Doc Rivers, oyuncusunun diz sakatlığının çok önemli olmadığını ancak birkaç maç kaçırabileceğini ve onun yerine Glen Davis'in rotasyonda yer alacağını açıklamış. Garnett'in sakatlığına sevinecek değilim ama alma mazlumun ahını demişler.

Gecenin Hareketleri - 29 Aralık


Link

Top 10'da 9 numara dikkat çekici. Foye, Griffin'in intikamını fazla vakit kaybetmeden sert bir şekilde alıyor. Bana kalırsa gecenin en güzel iki hareketi Grizzlies-Kings maçının sonundakiler. Mayo'nun geri çekilerek bulduğu basket gerçekten çok zor ama Tyreke'in maç kazandıran şutu bambaşka bir yerde.

Hangisi All-Star Olmalı?

Eveet, Los Angeles'ta oynanacak 2011 Allstar'ı için bir anket düzenleyelim dedik. Anket sorusu tartışmaya epey açık olduğu için yorumlarınızı da almak istiyoruz. Ayrıca gün içerisinde hemen sağ tarafta anket bölümünü görüp oyunuzu da kullanabileceksiniz. Sorumuz şu şekilde: Şimdiye kadar Allstar olamamış oyuncular içerisinde, bu seneki performansıyla Allstar olmayı en çok hakeden isim hangisi? Adaylarımız aşağıda ancak siz de kendi adayınızı gerekçesiyle birlikte yorum kısmına yazabilirsiniz.

Blake Griffin
Çaylak sezonunda yaptıklarıyla herkesi kendine hayran bırakan Griffin üzerine çok fazla konuşmaya gerek yok sanırım. Normal bir insan gibi oynamıyor. Kaman ve Baron'ın sakatlıkları sonrası takım içerisinde Gordon haricinde çok ön plana çıkan isim kalmadığından dolayı oldukça uygun bir ortam oluştu kendini gösterebilmesi için. Bu fırsatı çok iyi değerlendirdi ve sakatlar döndükten sonra da takım içerisindeki konumu ve ağırlığı olumsuz yönde etkilenmedi. Ne istatistiklerinde bir düşme ne de oyununda bir gerileme oldu. Ligi çaylak sezonunda bu kadar domine eden ender oyunculardan biri ve efsane olma yolunda sağlam adımlarla ilerliyor. Belki takım olarak çok iyi gitmiyorlar ama anketteki diğer isimleri gördüğünüzde bu argümanın her oyuncu için nötr olduğunu anlayacaksınız.

Monta Ellis
Ligin sayı krallığında 3. sıradaki isim. Warriors'ın temposu ve oyun anlayışı göz önüne alındığında takıma kendisinden daha uygun isim yok neredeyse. Etkili mi, evet. Verimli mi, tartışılır. Geçtiğimiz senelerde tartışıldı bu sene de tartışılmaya devam ediyor ama anketteki isimler arasında en yüksek skor potansiyeline sahip olanı. Takımı playoff potasından uzakta belki ama bu durumun kendisinin çok da umrunda olduğunu düşünmüyorum. Mütemadiyen çıkıp sayısını atıyor.

LaMarcus Aldridge
Ligin elit uzunlarından. Ona bu etiketi yakıştırmamdaki en büyük sebep çok yönlü olması. Pozisyonuna göre uzun boyu, etkili şutu ve hiç de küçümsenmeyecek bir oyun zekası var. Bu seneyi baz aldığımızda Camby ile daha uyumlu görünüyor ama esas patlamasını Roy'un yokluğunda yaptı. Roy sakatlandıktan sonra hücumda verimi arttı ve buna bağlı olarak istatistikleri de. İşin ucunda Matthews'e haksızlık etmek olmasa takımını son haftalarda tek başına sırtladığını söyleyebiliriz.

Kevin Love
İstatistik canavarı... Kaç maçta 10'un altında ribaund çekti diye saysak bir elin parmaklarını geçmez. Yeniden yapılanmaya çalışan Minnesota'nın Beasley'le birlikte herşeyi. Geçtiğimiz sezonun aksine ilk 5 başlaması performansının sürekliliğini tetikleyen en büyük faktör belki. T'wolves'un rotasyonundaki kaliteli oyuncu kıtlığı ve batının dibinde olması Love'un istatistiklerinin değerini biraz azaltsa da gösterdiği performansı Allstar olmayı hakedecek seviyede.

Russell Westbrook
Ligin en iyi 5-6 point guardından biri. Hatta bu guardlar arasında en yönlü olanı belki de. Atletizmi ve deliciliğiyle ortalama üzeri bir oyun kurucuyken bu sene skorer kimliğini daha da ön plana çıkardı ve tam anlamıyla combo guard haline geldi. Durant'in yokluğunda üst üste alınan deplasman galibiyetlerinde çok önemli işler çıkardı. Tek başına neler yapabileceğinin sinyallerini verdi bir anlamda. Geçtiğimiz seneye kadar Thunder, Durant'in takımıyken şimdi Durant ve Westbrook'un takımı. Bulundukları konum itibariyle batıda zirveyi zorluyorlar. Yani bu açıdan anketteki diğer isimlerle kıyas bile edilmez.

Zach Terörü

Zach Randolph insanüstü rakamlarına bugün bir yenisini ekleyince artık yazmam gerektiğini düşündüm. Takımı Memphis'ten fazla bir şey beklenmediği için her daim geri planda kalsa da istatistiklerine dikkatli bir şekilde baktığımızda ligde estirdiği terörü gözlemlemek mümkün. Kevin Love canavarını bir kenara koyarsak ligde böyle performans gösteren ikinci bir forvet yok. (Hatta Love'ı da pivot saysak yanlış olmaz. )

Şimdi o inanılmaz rakamlara gelelim. Öncelikle bu akşam Sacramento'ya karşı yaptığı 35 sayı 9'ü hücum olmak üzere 17 ribaund var. İki gece önce Indiana'ya 18-16'sı var. Ondan bir hafta önce lig lideri Spurs'e karşı yaptığı akılalmaz 24 sayı 10'u hücum 21 ribaund'u var. Bu rakamları her daim Howard, Love da ortaya koyuyor ama onlar her yaptığında manşetlere çıkıyorlar. Zach ise bu işi sessiz ve derinden yürütüyor diyebiliriz. Onlardan aşağı kalır rakamları olmamakla beraber bu üçlü arasında en kısa boya sahip olan oyuncu olduğunu söylemekte de fayda var. ( 2.06 ) Peki bu geri planda kalmanın sebebi ne? Takımı Grizzlies'in başarısızlığından ziyade iş Zach'in kafa yapısıyla alakalı biraz. Ligde bulunduğu 9 yıl içine her zaman sorunlu adam damgası yemeyi başarmış bu skorer oyuncu hatırlarsanız birçok takımda da istenmeyen adam olarak gösteriliyordu. Grizzlies'de bunları biraz aşmış görünse de NBA'de üstünüze yapışan damgalardan kurtulmanız neredeyse imkansız. Randolph da bunun cezasını çekiyor şu sıralar.

Dedikodu Kazanı

Bu aralar NBA'de takas dedikoduları inanılmaz artmış durumda. Houston Rockets, Charlotte Bobcats, New Jersey Nets, Minnesota Timberwolwes gibi bekleneni veremeyen takımlar hakkında çok sayıda takas dedikodusu çıkıyor ve bu dedikodulara her gün bir yenisi ekleniyor. Bende bu yazıda gündemde olan takas haberlerini paylaşım, o haberleri değerlendiricem.

- Öncelikle geçtiğimiz iki günde de bahsettiğim Yao olayında başlayayım. Yao konusunda yeni bir takım ortaya atılmadı ancak Rockets'ın Yao için istedikleri yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Beklenildiği gibi Rockets, Yao'nun 17 milyon dolarlık biten konratının karşılığında genç yetenekler, draft hakları ve nakit paradan oluşan bir paket talep ediyor. "Sakat Yao için değer mi bu kadarına" diyenlere tekrar hatırlatmakta fayda var; Yao'nun 17 milyon dolarlık kontratı bu sezon sonunda bitiyor ve Yao'yu alacak takım Yao emekliliğini açıklasa bile salary cap'in de çok büyük bir boşluk açacak.

- Hazır Yao'dan bahsetmişken Houston'dan devam edelim. Houston şu an ligin takas konusunda en hareketli takımlarından biri ve her an bir takas yapacaklarmış gibi duruyor. Bir yıldız alabilmek için Yao, Kevin Martin, Luis Scola, Battier 4'lüsünün bile kullanılabileceği konuşuluyor. Takımın beklentilerin çok altında olduğu bir gerçek ancak Martin ve Scola'yı kullanacak kadar büyük bir hareketlenme olduğunu kimse tahmin etmiyordu herhalde. O zaman hemen bir Denver-Houston takası yaparak Carmelo'yu Texas'a getirelim: Kevin Martin+ Kyle Lowry+ Courtney Lee. Brooks-T. Williams-Carmelo-Scola-Hayes (Brad) beşlisiyle sağlam bir takım kurmuş olur Houston. O da olmadı Kevin Martin+Aaron Brooks ikilisiyle Chris Paul'e de Houston formasını giydirebiliriz. Ancak tabii ki uydurma senaryolar bunlar, tamamen benim hayal gücümden çıktılar.

- Bir diğer hareketli takım ise Minnesota. Timberwolwes için David Lee'nin karşılığında New York'a giden ve her sezona "çok yetenekli, mip'in en büyük adayı" beklentileriyle başlayan Anthony Randolph ve Memphis'te benchten geldiği için mutsuz olduğunu açıkça belli eden ve takımdan ayrılmak isteyen OJ Mayo isimleri geçiyor. Şimdi bir baktım da OJ Mayo'yu alması için elinde hiç ama hiç yeterli parça yok Timberwolwes'un. En fazla Brewer+Telfair=Oj Mayo+capfiller tarzı bişey olabilir ancak bunu da Memphis'in kabul edeceğini sanmıyorum. Ancak Randolph'u kadrolarına katmaları daha kolay olabilir. Kimseyi vermeyip, sadece 2. tur draft hakkı ve nakit para karşılığında bile alabilirler.

- Cleveland'da dedikodu kazanına yeni girmiş takımlardan biri. LeBron'un gidişiyle bu sezonki enkazı gördükten sonra takımı tamamen dağıtmayı düşünüyorlar. Olası bir Carmelo takasında, ellerindeki takas istisnası ile üçüncü takım olarak takastaki kontratların uyuşmasını sağlayabilirler. Bunun karşılığında da ya genç oyuncu ya da ilk tur draft hakkı istiyorlar. Varejao başta olmak üzere bütün oyuncuları takasta kullanabilirler. Diğer önemli isimler JJ Hickson ve Mo Williams olarak sayılabilir.

- Uzun takviyesi yapmak isteyen Orlando'nun da ligin sağlam uzunlarından Camby'i istediği haberi çıktı ancak bu dedikoduyu Camby'nin takas söylentileriyle ilgilenmediği ve takımda kalmak istediği haberi takip etti. Ama yine Orlando ne verebilir diye düşünürsek en uygun parça JJ Reddick olarak gözüküyor, hem kontrat hem kalite açısından ancak Portland'ın 2 numara rotasyonunda Rudy Fernandez'in bile istediği süreleri alamadığını düşünürsek o bölgeyi gereksiz şişirmekten başka bir işe yaramaz bu takas. Nelson+Duhon gibi bişey olabilir ancak 2 sene Camby'i oynatmak için Orlando Nelson'ı gözden çıkartır mı bu da bir başka soru işareti.

NBA'de Bugün - 29.12.2010


Bir insanın bünyesi üç saniye içinde iki buzzer'ı kaldırmıyor gerçekten. Maç boyu rakibine boyalı alanı teslim etmiş, skorda hiç öne geçememiş olan Kings maçın sonunda Evans'ın müthiş yarı saha basketi ile galibiyete uzanıyor. Uzun bir aradan sonra böylesine dramatik bir sonla galibiyet almaları da onları çılgınlar gibi sevince boğmuş haliyle. Cousins 21 sayı 16 ribaunt ile oynarken Evans 21 Udrih ise 24 sayısıyla galibiyete katkı sağladı. Memphis'te ise Zach 35 sayı 17 ribaunt ile pota altında güç gösterisi sundu.

Üst üste üç maçını kaybeden Lakers b2b maçında Hornets deplasmanındaydı. Bynum'un ilk beş olarak forma giydiği maçı henüz ilk devreden rahat bir oyunla kazanmayı garantiledi Lakers. Bynum ilk beş çıktığı karşılaşmayı 18 sayı 6 ribaunt ile tamamlarken onun yerine benchten gelen ve ikinci beşin yıldızı konumunda kendini bulan Odom 24 sayı kaydetti. Hornets cephesinde sie her zamanki gibi 20 sayı 7 asist ile Paul bir şeyler yapmaya çalışan tek isimdi.

Üst üste üç galibiyet ile bir anda dikkatleri üzerine çeken Warriors'un serisi Hawks deplasmanında son buldu. Kendi salonunda farklı oynayan takımlardan olan Atlanta dönem dönem zorlanmasına rağmen galibiyeti elde etmeyi başardı. Horford'un 21 sayı 15 ribaunt ve Smith'in 22 sayı 10 ribauntluk performansları rakip pota altında fazlasıyla etkili olurken Joe Johnson ve Bibby'de dışardan destek vererek takımı galibiyete götürdü. Warriors'ta Ellis ve Curry düşük yüzdede kalırken Wright 32 sayı 11 ribaunt ile takımı ayakta tutan tek isimdi ancak onun da çabaları yeterli olmadı.


Yoluna doludizgin devam eden Miami Heat'in son kurbanı Houston Rockets oldu. Maç aslında çok ortada ve sıkıntıda geçti iki takım adına da. Son çeyreğe kadar başa baş ve kıran kırana bir mücadele vardı. Wade bir gece önce Knicks'e 40 sayı atarak bu sezon en yüksek rakamına ulaşmıştı ki bu rakam bir gece sonra 45'e çıkıverdi. Houston karşısında 45 sayıyla oynayan Wade takımına galibiyeti getiren isim olurken Bosh 21 sayı LeBron 20 sayı 9 asist ile mücadele etti. Rockets cephesinde Scola 22 sayı ile öne çıkarken benchten gelen Brooks 20 sayı 9 asist ile mücadele etti.

Batı'da üst sıraları hedefleyen bir takım olan Oklahoma evinde rahat bir galibiyet elde etti Nets karşısında. İkinci çeyrek ile beraber oyuna ağırlığını koyan ve skorda üstünlüğü ele geçiren Thunder o andan itibaren rakibine geri dönüş şansı vermedi. Durant'ın 27 sayısı dikkat çekerken Westbrook'ta 17 sayı 7 asist ile galibiyete katkı sağladı. Nets cephesinde ise Lopez ve Harris'in 19 sayılık katkısı mevcuttu.

Koç değişimi sonrası üzerindeki ölü toprağını atan Charlotte üst üste ikinci galibiyetini elde etti. Hücumlarda sergilediği durağanlıktan da uzak kalmayı başaran Bobcats'de kaptan Jack 38 sayı ile galibiyeti getiren isim olmuş. Agustin ise 28 sayı 6 asist ile yine görevini başarıyla yerine getirmiş. Üçlük bakımından 4/22 ile felaket bir gece geçire Cleveland'da Jamison hariç ilk beşin tamamı dökülürken ayakta kalan isim 22 sayıyla oynayan Sessions olmuş.


Melo'nun bir kez daha forma giyediği maçta Wolves deplasmanında zorlansa da galibiyete uzanmayı bşardı Denver. Özellikle Billups parke üzerinde adeta show yaparken 6/6 üçlük isabeti ve 36 sayı 5 asist 3 top çalmalık performansı olduka önemliydi galibiyet adına. Denver benchten de 42 sayılık bir destek gördü. Wolves cephesinde son günlerde form tutan Beasley 33 sayı ile takımını sırtlamaya çalışsa da galibiyeti getiremedi. Formdan bahsetmişken son üç maçtır oldukça verimli bulduğum Ridnour'u da atlamamak gerek. Bu maçta da 20 sayı 8 asist ile takımına önemli katkı sağlamış.

Kendi sahalarında rakibe aslan kesilen ancak aynı başarıyı deplasmanlarda sergileyemeyen iki takımın mücadelesi vardı dün. Indıana ve Wizards başkentte karşılaştı ve tahmin edildiği gibi gülen taraf Wizards oldu. Özellikle hücum ribauntları ile dikkat çeken Wizards cephesinde Young 25 sayısı ile galibiyete katkı sağladı. Lewis yine beklenenin altında kalırken son günlerde kavga dedikodularıyla öne çıkan ikili Blatche (22-11) ve McGee (16-10) yaptıkları double ile dikkat çekti. Pacers cephesinde ise Granger ve Dunleavy'nin çabaları olsa da takım halinde düşük yüzdede kalmaları onları galibiyetten uzaklaştırdı.

Üst sıralardan kopmak istemeyen Utah adına Clippers oldukça önemli bir maçtı. Maça kötü başlamalarına rağmen tecrübeleri ile geri dönüş yaptılar ve maçı kazanmayı bildiler. Mehmet Okur günden güne ritmini buluyor, dün gece 13 sayı 3 ribaunt ile mücadele etmiş. Utah'ta galibiyeti getiren isim Jefferson olmuş ki pota altında 31 sayı 10 ribaunt 3 blok ile oldukça başarılı olmuş. Krilenko'nun yokluğunda ilk beş çıkan Hayward ise 17 sayı ile mücadele etmiş. Clippers'a bakacak olursak Griffin 30 sayı 12 ribaunt ile maça ağırlığını koyan tek Clippers oyuncusu olmuş bir kez daha.

Doğu'nun zirvesinde bulunan Celtics deplasmanda Pistons'a yenilerek sürpriz bir sonuca imza attı. Sezon başında Villanueva'nın Garnett hakkındaki açıklamalarından sonra ilk kez bu oyuncular karşı karşıya geliyordu nitekim aralarında laf düelloları da yaşandı ilk çeyrek. İlk çeyreğin sonunda Garnett'in şanssız sakatlığı olmasa maç daha farklı bitebilirdi. Maçın yıldızı ise kazanan tarafta 21 sayı 8 asist kaydeden T-Mac oldu. Detroit üç sayılık atışlarda da oldukça isabetliydi. Semih'in oynamadığı maçta Celtics adına öne çıkan isim 33 sayı 8 asist ile Pierce oldu.

Yaptığı Hidayet ve J.Rich takasının ardından halen ritmini bulamayan Phoenix evinde Sixers'a mağlup olarak son altı maçtaki beşinci yenilgisini aldı. Takımda sadece Nash'in ekstra performansları dikkat çekerken diğer oyuncuların zaman zaman sahne aldığı gözlerden kaçmıyor. Nash yine bu maçta 23 sayı 15 asist ile elinden geleni yapmış ancak yeterli olmamış. Vince Carter'da ilk kez yeni takımında forma giyerken 18 sayı üretti. Sixers cephesinde bu sezon en beğendiğim oyunculardan biri olan Holiday'in 25 sayı 7 asisti dikkat çekerken çaylak Turner da 23 sayı ile kendisinden beklenen bir performansa imza atmış.

Tyreke'ten Mucize Şut


Link

Az önce tamamlandı maç ve açıkçası maçı çok fazla takip etme şansım olmadı. Ama son dakikasını izledim. Videonun hemen öncesinde Memphis çok büyük bir avataja sahipken top kaybı yapıyor ve Tyreke fastbreaki smaçla tamamlayarak takımını 1 sayı öne geçiriyor. Sonrası ise görüntüde izleyeceğiniz üzere inanılmaz.

Gecenin Tahminleri - 29 Aralık

Curry -4.5 Sayı + Asist (Betsson)
Uzun zamandır tahmin girmiyorduk bir okurumuzun isteği üzerine baktık güzel birşeyler de bulduk gibi. Normal şartlar altında -10.5 falan açılmalıydı Bibby'ye karşı Curry'nin baremi. Ama sakatlık sonrası iki maçta durgun göründüğü için kendisini hafife almışlar gibi. Ortalamalarını söyledi Can, Curry toplamda 25, Bibby ise 14'te. Yani bir aksilik olmazsa çok net favori Curry. Şutlarının yarısını üçlük deneyen Bibby coşup çok yüzdeli atmazsa bu bahis gelecektir.

Hill 17.5 Sayı Alt(Betsson)
Takaslardan sonra bir süredir hücumda net bir skor lideri oluşturamadı Suns. Eskiden bu görevi Richardson üstlenirdi ama son dönemde bir maç Dudley çıktı piyasaya bir maç Hill, bir maç Pietrus... Pietrus'un yanı sıra Carter'ın da bu gece ilk kez sahne alacak olması Hill'in pozisyonunu hayli kalabalık bir hale getiriyor. Bu şartlar altında kendisinin 17 sayıdan fazla atamayacağını düşünüyorum. Herkese bol şans...

NOT: Tahminlerimizin oluşturacağı olumlu veya olumsuz durumlardan KP ailesi olarak sorumluluk kabul etmeyeceğimizi ve Türkiye'de yasal olmayan sitelerdeki bahisleri yurt dışındaki okurlarımız için değerlendirdiğimizi belirtmeliyim.

Shaq Haber Yaratır


Link

Haftasonu Orlando Magic maçında, Dwight Howard'a karşı 10 dakika civarı bir sürede 6 faul alıp oyundışı kalan Shaq, Bob Delaney başta olmak üzere hakemlere saydırmıştı. Seyircilerin kendisini ve Dwight'ı izlemeye geldiğini, Delaney'i izlemeye gelmediğini söylemişti. Buraya kadar sorun yok, son zamanlarda sıklıkla gördüğümüz, haber değeri az olan açıklamalar. Ardından Shaq'ın 35.000 dolar ceza alması da, prosedürün doğal akışı gereğiydi. Yani son derece normaldi. Ama normal olmayan ve benim bu haberleri blog'a geçmemi sağlayan şey; Shaq'ın ceza aldığını duyduğu anda verdiği tepki.

Elbette kariyeri boyunca 300 milyon dolar civarında sadece NBA takımlarıyla yaptığı kontratlardan kazanan Shaq için 35.000 dolar komik bir para. Verdiği tepki de zaten "Ben hakemlerle ilgili istediğimi söylerim, bu minnacık ceza da bana koymaz" dercesine adeta. Ama komik mi? Fazlasıyla. Tabii hani Garnett'i yere düşürdüğünde, KG bir ihtimal sırtından, omuzundan falan bir sakatlık yaşasaydı o zaman Doc Rivers gülmek yerine ağlardı orası ayrı konu. Olmaz olmaz demeyin, 150 kiloluk cüssesiyle beraber yapıştırıyor KG'yi yere.

Şurası bir gerçek ki, Shaq emekli olunca NBA sadece efsanevi bir Hall of Fame oyuncusunu değil, çok ama çok daha fazlasını kaybedecek. Özleyeceğiz be Shaq. Geçen sene girememişti ama umarım bu sefer All-Star'da yerini alır. Seviyoruz seni koca adam. Emekli olduğunda bile ortalıkta ol, saha içi spikeri olarak falan takıl ESPN'de, hatta All-Star oylamasında seni seçebilelim.

Edit: Ben ilk izlediğimde farketmemiştim, yorumlarda dile getirilmiş, videonun sonlarına doğru Shaq'ın Semih'e de "Selamün aleyküm" dediğini görüyoruz.

29 Aralık 2010 Çarşamba

29 Aralık Programı

30 Aralık Perşembe 02:00 (NBA TV) / Golden State Warriors - Atlanta Hawks
30 Aralık Perşembe 02:00 / Celeveland Cavaliers - Charlotte Bobcats
30 Aralık Perşembe 02:00 / Indiana Pacers - Washington Wizards
30 Aralık Perşembe 02:30 / Boston Celtics - Detroit Pistons
30 Aralık Perşembe 03:00 / Denver Nuggets - Minnesota Timberwolves
30 Aralık Perşembe 03:00 / Los Angeles Lakers - New Orleans Hornets
30 Aralık Perşembe 03:00 / New Jersey Nets - Oklahoma City Thunder
30 Aralık Perşembe 03:30 / Miami Heat - Houston Rockets
30 Aralık Perşembe 04:00 / Philadelphia 76'ers - Phoenix Suns
30 Aralık Perşembe 05:00 / Memphis Grizzlies - Sacramento Kings
30 Aralık Perşembe 05:30 / Utah Jazz - Los Angeles Clippers

Yoğun bir program bizi bekliyor. Gecenin en güzel kapışmasında batının formsuz devi Lakers, istikrarsız Hornets'a konuk olacak. Paul ve arkadaşlarının ev sahibi pozisyonunda bulunması maçı daha çekişmeli hale getirecektir. Takımın oturmasıyla birlikte yavaş yavaş vites yükselten Heat ise üst üste 5 maçtır kazanıp playoff potasına giren Rockets deplasmanında galibiyet arayacak. Melo'nun yokluğunda Chauncey'in sırtladığı Denver Minnesota deplasmanına giderken, gecenin en önemli gelişmelerinden biri de Carter'ın Suns formasıyla ilk defa parkeye çıkacak olması. Saha içinde verecekleri konusunda ciddi bir beklentim yok ama Carter'ı yeni formasıyla izleyecek olmak heyecan verici.

Delidir Ne Yapsa Yeridir

Geçtiğimiz haftalarda şampiyonluk yüzüğünü açık arttırmayla satıp buradan gelecek parayı zihinsel engelliler yararına işlevini yürüten bir hayır kurumuna bağışlayacağını açıklamıştı Artest. Ve gerekçe olarak da kendise yapılan psikolojik desteklerin hayatını olumlu yönde çok fazla değiştirdiğini söyleyip eklemişti "Böylece yeni bir yüzük için daha fazla motive olacağım". Motive olmak için ekstra birşeylere ihtiyacı var mı bilmiyorum ama son gelen haberler Ron-Ron'un bu bağışı 500 bin dolar daha genişleteceği şeklinde. Bahsedilen psikolojik desteğin hareketlerine yansıdığı konusunda şüphelerim var açıkçası, belki de yansımış halinin bu olduğunu düşünmek istemiyorum. Ama işin bir de diğer yönü var.

Sezona çok formda başlamadı Artest ve takım olarak da sıkıntılı bir dönemden geçiyorlar. Yeni bir yapılanma içerisinde olan rakipleri karşısında bir kez daha şampiyonluğa ulaşabilirler mi emin değilim. Yani demek istediğim Artest'in açık arttırmaya çıkardığı yüzük kendisine ait ilk ve son yüzük olabilir. Malone, Payton gibi efsanelerin şampiyonluk uğruna yaptıklarından sonra elindeki yüzüğü bu kadar rahat gözden çıkarmak da ancak Artest gibi birine yakışırdı. Saha içinde ve dışında tavırları ne kadar dengesiz olsa da ligin en renkli karakterlerinden biri olduğu tartışılmaz gerçek. Habere konu olan hareketi karşısında ise saygıyla eğiliyorum. Helal sana aslan yürekli Artest.

Howard, LeBron'u Aratmadı


Link

Dün gece Cleveland deplasmanına çıkan Magic'te, Dwight Howard'ın maç öncesi yaptığı LeBron taklidi. Çok da fazla yazılacak birşey yok, her NBA sezonunda ortalama 374 kere bu tür hareketlere, şakalara imza atan Dwight'tan, yeni bir malzeme diyelim.

Gecenin Hareketleri - 28 Aralık


Link

Pek fazla güzel hareket çıkmamış geceden ama bir numaranın etiketi yeter. Jordan Crawford'ınki haricinde LeBron'un üzerinden bu kadar net bir smaç vurulduğunu hatırlamıyorum. Amar'e bu smaçla bir yıl gecikmeli de olsa hesabı kapatmış oldu.

NBA'de Bugün - 28.12.2010

Milwaukee ve Miami yenilgilerinden sonra iki maçlık güneybatı seferine çıkan Lakers ilk maçında Batı'nın tepesinde olan Spurs'e yenilmekten kurtulamadı. Bucks ve Heat maçı sonrası Kobe'nin ne yapıp edip maça damgasını vurmasını bekliyordum. Sorumluluk aldı ama maça damgayı attığı sayılarla değil kaçırdığı şutlarla vurdu. 8/27 ile oynadı Kobe ve 21 sayı üretti. Gasol'de 9 sayı 9 ribaund 5 asist ile mücadele etti. Karşısında kötü bir Lakers bulan Spurs galibiyete rahat uzanırken Blair 17 sayı 15 ribaund ile pota altında fazlasıyla etkiliydi. Parker da 23 sayısıyla galibiyete giden Spurs'e önemli bir katkı sağladı. Lakers böylece üst üste üçüncü maçından da yenik ayrılmış oldu. Bu derbinin ardından, yarın gece Hornets'a konuk olacaklar.

Batı'da Spurs'ü takibini sürdüren, beş maçlık galibiyet serisi ve iyi basketbolla dikkat çeken Dallas evinde Raptors'ı konuk etti. Nowitzki'nin yokluğuna rağmen sürpriz sayılabilecek bir mağlubiyet aldılar. Bir gece önce Oklahoma karşısında sakatlanan Nowitzki'den yoksun Dallas'ta, dış şut yüzdesi oldukça düşük kaldı. Terry benchten gelerek 18 sayı 6 asist ile takımı taşımaya çalışırken Butler'ın son çeyrekteki garip tercihleri Dallas'ı galibiyetten uzaklaştırdı. Toronto'da Ed Davis benchten gelip 17 sayı 12 ribaund yaparak dikkatleri çekerken Kleiza ve DeRozan 16'şar sayı ile galibiyete katkıda bulundu. Dallas adına sadece şu maçta dahi görüldü ki Nowitzki bu takım için fazlasıyla önemli biri.
Müthiş formunu sürdüren Miami Heat evinde Knicks'i zorlanmadan geçmesini bildi. Maç boyu skor avantajını elde bulunduran Miami, Knicks'in her geri dönüş hamlesine yanıt vermesini bildi. Maç sonu farkı 3e kadar indirmeyi başarsa da Knicks galibiyete ulaşamadı. Dwyane Wade adeta resital sunarken 40 sayı 9 ribaund ile oynadı ki maç boyu taraftarlar Wade'e Mvp tezahüratı yaptı. ribaundlarda rakibine karşı büyük üstünlük kuran Heat'te ilk beşin toplam 40 ribaund alması dikkat çekti. LeBron ve Bosh 18'er sayı atıp, 10'ar ribaund çektiler ki LeBron'un ekstradan yaptığı 8 asist de mevcut. İlk çeyrek muazzam oynayan Ilgauskas ise maçı 14 sayı 10 ribaund ile tamamladı. Knicks'e bakacak olursak maç boyu Amare'yi kullanmaya çalışan ancak pota altında beklediği verimi alamayan bir takım vardı. Amare 30 sayı ile oynasa da düşük yüzdede kaldı ancak Chandler onu tamamladı. Knicks'in galibiyete ulaşmasını engelleyen önemli faktör ise Felton ve Gallinari'nin dış şut konusunda gününde olmamasıydı.

Günün programında Tolga kısaca değinmiş bu sezon bir çok takıma zor anlar yaşattı Pacers. Dün gece de Celtics karşısında bunu başardılar ancak maçın sonunu getiremediler. Üç çeyrek boyunca skorda üstünlüğü elinde tutan Pacers son çeyreğe bu başarılı performansını yansıtamayınca yenilgiden kurtulamadı. Indıana son çeyrekte yalnızca 16 sayı üretebildi. Celtics'te Semih Erden forma giymezken Pierce 21 sayı 7 asist ile takımını galibiyete götüren isim oldu. Benchten de önemli katkılar alan Celtics'te Davis ve Daniels'in geri dönüşte performansları fazlasıyla önemliydi. Pacers'da takımı sırtlaması beklenen Granger ve Hibbert ikilisinin kötü şut performansı yenilginin başlıca faktörlerinden oldu.
İyi performansını hızla devam ettiren Orlando Magic, Cleveland deplasmanında zorlansa da galibiyete ulaşmayı başardı. Celtics gibi oyunu son çeyrekte açan ve kazanmayı garantileyen Magic'de Hidayet dışında takastan gelen diğer yeni yüzlerin kendini bulduğu bir maç oldu. Öncelikle Arenas'ın 5/8 üçlükle 22 sayı 11 asist 6 ribaund ile oynaması dikkatleri çekerken J.Rich 20 sayı ve yeni gelen Clark 12 sayılık katkı sağladı. Hidayet ise 9 sayı 6 ribaund 5 asist ile mücadele etti. Ayrıca Orlando'nun maçta 19 üçlük isabeti bulduğunu da belirtmek lazım. Orlando'yu fazlasıyla zorlayan ve iyi direnen Cleveland'da beş oyuncu çift haneli rakamlar üretirken Jamison'un 21 sayısı ve Varejao'nun 14 sayı 9 ribaundu dikkat çeken istatistiklerden.

Doğu'da play-off potasında bulunan iki takım olan Chicago ve Milwaukee karşı karşıya geldi. Zaten bu iki şehrin birbirine yakınlıklarından dolayı olan husumetinin yanında Ömer ve Ersan'ı karşılıklı izleyecek olmamız önemliydi. Chicago evinde rakibini 90-77 mağlup etmeyi bildi. Ömer benchten gelerek 1 sayı 4 ribaund 3 blok üretirken Ersan ilk beş çıktığı mücadeleyi 10 sayı 7 ribaund ile tamamladı. Chicago'da 24'er sayıyla oynayan Boozer ve Deng forvet olarak görevlerini fazlasıyla yerine getirirken 18 sayı 12 asist ile Rose'da bir guard olarak görevini başarıyla tamamladı. Bucks rakibine ribaundlarda üstünük kurmasına rağmen aynı başarıyı şut yüzdesine yansıtamadı. Bogut 16 ribaund aldı ancak yanında sadece 4 sayı üretebildi ki hal böyle olunca Bucks yenilgiden kurtulamadı.

Melo'nun yokluğunda üst üste üç maç kaybeden Denver evinde Portland'ı devirmeyi başardı. Melo'nun eksikliğinde önemli bir galibiyet alan Denver özellikle ikinci devre oyunun kontrolünü tamamen ele geçirdi. İlk beşin tamamı çift haneli skor üreten Denver'da Billups 18 sayı 9 asist ile dikkat çekerken Nene pota altında 17 sayı 7 ribaund üretti. Benchten gelerek takıma enerji getiren Andersen ise 8 sayı 12 ribaund 3 blok ile önemli bir katkı sağladı. Portland'da klasik olarak Roy yine forma giymezken Camby'de benchte oturdu eski takımına karşı. Portland'da 18 sayı 13 ribaund üreten Aldridge dişe dokunur tek iyi istatistiğe sahip isimdi.

Yao İçin İlk Adaylar: Kings ve Bobcats

Dün bahsetmiştim Houston yönetiminin Yao'yu takas etmek için takım aradığını ancak şimdilik ortada takım ismi olmadığından da bahsetmiştim. Takım isimleri de bugün itibariyle ortaya çıkmaya başladı: Charlotte Bobcats ve Sacramento Kings. Charlotte'un teklifinin Boris Diaw ve Nazr Mohammed üzerinden olacağı, Sacramento'nunkinin ise Cousins ve draft pickleri üzerinden şekilleneceği ilk yazılanlar arasında.

Şimdi ilk konuşulanları bir değerlendirelim. Öncelikle Bobcats'in bu parçalarla Yao'yu alması zor gözüküyor. Yao sakat bile olsa bu sezon sonunda biten çok yüklü bir konratı var (17 milyon dolar civarında) ve Rockets Yao'yu elinde tutup sene sonunda kontratını yenilemese bile bu konuşulan takastan çok daha fazla kar edeceklerdir. Diaw fena bir parça değil ancak onun bir sezon daha 9 milyon dolar civarı bir konratı var. Nazr Mohammed'in kontratı bitiyor (6.5 milyon dolar civarında bir kontratı var Nazr'in) ancak o biten konratın kralı Houston'da da var. Yani bir takım Yao'yu almak istiyorsa biten konrattan çok gelecek vaadeden isimler önermeli gibi geliyor bana. Bobcats'in ise o gelecek vaadeden gençlerden elinde pek yok. Tyrus Thomas'ı o kategoriye katabiliriz zorlarsak ancak onun kontratının da daha 4 senesi var ve 9 milyon dolar civarı, yani oldukça yüklü. Yani Thomas'ın da takas malzemesi olarak rakip takımlar tarafından kabul edileceğini sanmıyorum. Jordan'ın bir arayış içerisinde olduğu ve takımı ileri götürmek için hamle aradığı doğru -ki bunu haklarında çıkan Baron Davis, Carmelo Anthony gibi spekülasyonlardan da anlayabiliyoruz- ancak Yao'nun bu isim olacağını sanmıyorum. Hele ki yeni gelen coach Paul Silas'ın takımı daha hızlı bir sistemde oynatacağını söylemesinden sonra. Larry Brown olsaydı belki diyebilirdim bu takasın olma ihtimali için ancak şu şartlarda çok çok zor gözüküyor.

Sacramento'nun ise Cousins üzerinden bir teklif yapabileceği konuşuluyor. Ayrıca teklifi draft haklarıyla süsleyecekleri yazılmış. Sacramento, salary cap'in altında ve Yao'yu alıp Cousins'i verseler bile cap'i sadece 100.000 dolar geçmiş olacaklar ve bu sayede Yao'nun kontratına karşılık gelecek bir oyuncuyu vermek durumunda değiller. Cousins ile kafa kafaya takas etme şansları bulunuyor. Bu takastaki problem ise; Kings bu iki ismin üzerine 2011 ilk tur hakkını verir mi? O ilk tur hakkı muhtemelen en yükseklerde olacak. Yao'nun sadece 17 milyon dolarlık biten konratı için takımın umut bağlayacağı genç bir yetenek verilir mi sorusu da bu takasın önünü tıkıyor bana göre. Ha eğer Sacramento 2011 draft hakkını verir, bunun üzerine "sağlıklı" bir Yao ile çok daha düşük bir konrata imzalayıp kalan boşlukla da bir yıldızı kadrosuna katarsa çok sağlam bir hamle olur ancak parantezin içi o işinde olma ihtimalini düşürüyor. İlk 2 söylenti benim kafama yatmadı açıkçası, söylentilerin devamı geldikçe devam ederiz değerlendirmeye.

28 Aralık 2010 Salı

28 Aralık Programı

 29 Aralık Çarşamba 02:00 / Orlando Magic - Cleveland Cavaliers
29 Aralık Çarşamba 02:00 / Boston Celtics - Indiana Pacers
29 Aralık Çarşamba 02:30 / New York Knicks - Miami Heat
29 Aralık Çarşamba 03:00 (NBA TV) / Milwaukee Bucks - Chicago Bulls
29 Aralık Çarşamba 03:30 / Toronto Raptors - Dallas Mavericks
29 Aralık Çarşamba 03:30 / Los Angeles Lakers - San Antonio Spurs
29 Aralık Çarşamba 04:00 / Portland Trail Blazers - Denver Nuggets

7 maçla geçilecek Salı gecesinde milli oyuncularımız Ersan İlyasova ve Ömer Aşık karşı karşıya gelecek. Ayrıca Hido'lu Orlando Cavs deplasmanına gidiyor. Semih'in takımı Celtics'in rakibi ise bu sene birçok şampiyonluk adayını dize getiren Pacers olacak.

Gecenin en dikkat çeken maçı ise kuşkusuz Lakers-Spurs mücadelesi. Her iki takım için de mesaj maçı olarak görünen bu maç At&t Center'da oynanacak. Lakers'ın büyük takımlara karşı sürekli olarak kaybetmeye bir dur demesi, Spurs'ün ise Batı'daki bir numaralı rakibini devirmesi gerekiyor.

Bunlar dışında tarihin en büyük rekabetlerinden Miami-New York düellosunda yeni bir raund bu akşam oynanacak. Amare-Bosh kapışmasının yine altını çizmek istiyorum. Son olarak Dallas Mavericks'in bu gece Dirk'ten yoksun oynayacağını da hatırlatalım. Keyifli bir gece dilerim.

Takas Piyasası #4

Takas piyasasında adı geçen isimleri değerlendirdiğimiz yazı dizisinin 4. bölümünde son günlerde birçok dedikoduya karışan Bobcats'li Boris Diaw 'ın takımdaki geleceğini masaya yatıracağız.

#4 Boris Diaw

Ligde 7. yılını geçiren Fransız oyuncunun en büyük özelliği çok yönlü bir oyuncu olması tartışmasız. Pota altından tüm o itişmelerin arasından sayı bulabiliyor, pek güvenilir olmasa da ortalama bir şutu var zaman zaman üçlükleri ardı ardına sıralayabiliyor. Ayrıca oyunun savunma yönünde takımlara çok büyük bir artısı var zira Diaw hem forvetleri hem de pivotları savunabilecek bir yapıya sahip. Zaten şu an forvet pozisyonunda kullanılan oyuncu, hatırlarsanız Suns yıllarında pivot olarak sahadaydı. Tüm bunlar dışında lig için ortalamanın üstünde sayılabilecek bir pas yeteneği var.

Tüm bu olumlu özelliklerinin altında 05-06 sezonunda D'Antoni yönetimindeki o efsane Suns takımında geçirdiği yıl ve Steve Nash'in imzası var diyebiliriz. O zamanlar Nash takıma gelen tüm oyuncuların neredeyse tüm kategorilerde kariyerlerinin en yüksek ortalamalarına sahip olmasını sağlamıştı. Diaw da bunlardan biriydi ve pivot olarak oynadığı sezonda 13.3 sayı 6.9 ribaund 6.2 assist gibi mükemmel rakamlarla oynamıştı. Suns'dan ayrıldıktan sonra hantallaştığı göze çarpsa da hep o performansını sahaya yansıtacağı umuduyla Bobcats ona güvendi. Yine Suns yıllarında bıraktığı o izlenim sayesinde de hala devam eden yıllık 9 milyon dolarlık kontratını da kaptı Fransız oyuncu.

Diaw'ın geçmişinden günümüze gelelim. Bu yazıyı yazmamın asıl sebebi son günlerde çıkan Richardson-Diaw takası dedikodusu. Magic'in Gortat'ın gidişiyle beraber Howard'ın arkasına pivot aradığı hikayesini fazla uzatmadan Diaw'ın onların istediği adam olup olmadığına bir bakalım. Bu noktada Can Abi'nin görüşlerine yer vereceğim zira o Diaw'ın Orlando'nun istediği blok yapabilen uzun pivot tanımına hiç uymadığı görüşünde. Ben de buna paralel düşünüyorum aslında. Yani Orlando'nun takıma monte etmesi gereken parça Diaw gibi istenildiğinde pivot oynayabilen bir isim değil, saf bir pivot olmalı. Turiaf, Tony Battie güzel seçenekler. Ama Diaw değil kesinlikle.

Olaya Charlotte açısından bakarsak da eski oyuncularını takıma geri kazandırmak istiyorlar. Fakat Richardson'ın kontratına baktığımızda bu takasın Bobcats adına uzun vadeli bir plan olmadığı gerçeği ortaya çıkıyor. Bunun sebebi bu yaz Richardson'ın serbest kalacak olması. Yani Jordan'ın takastaki tek düşüncesi cap'te yaşanacak rahatlamayı bir yıl öne çekmek o kadar. Bu amaç uğruna da Diaw'ı feda etmeye hazır görünüyorlar. Bu sene de görüntülerinin pek iç açıcı olmadığını düşündüğümüzde şimdiden gelecek planları yapmak çok da mantıksız gelmiyor açıkçası. Bu planlar 2011 yazında başarılı olur mu bilinmez ama bu takas gerçekleştiği takdirde her türlü Charlotte karlı çıkacaktır.

Gecenin Hareketleri - 27 Aralık


Link

Birbirinden etkileyici hareketler var hangisini buraya yazmak için seçeyim kararsız kaldım aslında. Videodaki sırasıyla Jeff Teaugue ve Humphries'in blokları, pozisyonun devamında gelen fastbreak sayıları gayet güzel. Livingston'ın no look pası da hoşuma gitti. Uzun zaman sonra Top 10'de yer almasına ayrıca sevindim. En beğendiğim hareket ise Rudy'nin pas feyki sonrası vurduğu smaç. Barbosa'ya dikkat Rudy feyki atarken. Bu arada Barbosa da akıllanmış olacak ki smaca giden Rudy'nin altına girmemiş. Posterlik olduğu çok pozisyonunu biliyoruz kendisinin.

İmkansız Şut


Link

Karşınızda dün gecenin en ilginç olayı. Arenas'tan başkası imza atsa şaşardım zaten. Çemberin ön tarafından sektikten sonra şut saatine çarpan top, geri dönüp basket oluyor. Elbette şut saatine çarptığı zaman top oyun alanı dışına düşmüş gibi kabul edildiğinden basket iptal ediliyor. Magic oyuncuları hafif yalandan "Ama çocuk o kadar uzaktan soktu işte kabul ediverin" şeklinde itiraz ederlerken, Arenas'ın ciddi ve ısrarla yaptığı itirazlar dikkat çekiyor. Artık gözleri kaç numara bozuksa, şut saatine çarpmadığını iddia etti topun uzun süre.

Bu arada seyircinin tepkisine de dikkat etmenizi öneririm. Yarım saniye arayla "Aaaaah" ve "Oooooohhh". Premier Lig'de maç izliyormuşum gibi geldi bir an.

NBA'de Bugün - 27.12.2010

Takaslar sonrası ritmini yavaş yavaş bulmaya başlayan Orlando dün gece Nets'i deplasmanda mağlup ederek üst üste üçüncü galibiyetini aldı. Özellikle Hidayet'in eski takımına müthiş uyumu gözlerden kaçmıyor tabi ki. Dün yine takımını sırtlayan isim olan Hidayet 20 sayı 7 ribaunt 5 asist ile galibiyete katkı sağladı. Howard'ın 19 sayı 13 ribaunt 6 blokluk performansı da dikkat çeken noktalar arasında. Benchten de iyi katkı alan Orlando'da Anderson'un 10 sayı 12 ribauntluk double'ı ve Reddick'in skorer oyunu da galibiyeti getiren faktörlerden oldu. Nets cephesine bakacak olursak boyalı alanda rakibine göre daha çok skor üretmelerine rağmen aynı etkiyi dış şutlarda gösteremediler. Harris ve Lopez yine takımını taşımaya çalışan oyunculardı ancak galibiyete ulaşamadılar.

Batı'da Spurs'ün takibini sürdüren Dallas deplasmanda Thunder'ı mağlup etmeyi başardı ve galibiyet serisini 5 maça çıkarttı. Dallas'ta Nowitzki ikinci çeyreğin başında sakatlanarak oyundan çıktı ve maçta etkili olamadı. Nowitzki'nin yokluğunda sorumluluk alan Butler kötü şut yüzdesiyle istenileni gerçekleştiremedi ama benchten gelen Terry ve özellikle 20 sayı 9 ribaunt ile oynayan Marion takımı galibiyete taşıyan isimler oldu. Kidd ise 10 sayı 10 asist 9 ribaunt ile çok yönlü bir maça imza attı. Thunder cephesinde de maç içinde bir sakatlık anı yaşandı. Westbrook maçın son bölümünde girdiği bir pozisyonda sakatlandı. Durant 28 sayısıyla yine harika iş çıkartırken sezon başından beri ritmini bulamayan ancak son dönemde iyi performanslara imza atan Harden'da 18 sayılık bir katkı sağladı.

Bir gece önce Cleveland'ı mağlup eden Wolves şimdi de evinde Hornets'e geçit vermedi. Hornets gibi takımlaırn galibiyet serisi yakalamasına alışkın değiliz ama 2 maçtır kazanıyorlar. Love bu maç etkisiz gözükse de yine double yapmayı başardı. Wolves'i asıl galibiyete götüren oyunculan Beasley'in 30 sayı 9 ribaunt 7 asistlik performansı ve kariyer rekoru kıran W.Johnson'un 24 sayı 3 asisti. Ridnour'un da son günlerde oldukça iyi maçlar çıkardığını söylemek gerek. Hornets ise dengesiz performanslarını sürdürüyor. Bir gece önce Atlanta'yı mağlup eden takım Wolves'e yeniliyor. Paul 22 sayı 13 asist ile takımını sırtlasa da yeterli olmamış.

Yazın Matthews hamlesi ile kimilerine göre fazla müsrif davranen Portland bu işin meyvelerini toplamayı sürdürüyor. Matthews dün ilk kez Utah'ta başka bir formayla sahaya çıktı ve Roy'un eksikliğinde 14 sayı 8 ribaunt üretti. Aldridge ise 26 sayı 7 ribaunt ile takımının en etkili isimlerinden biriydi. Utah'ta bu sezon üçüncü maçına çıkan Mehmet Okur 6 sayı 5 ribaunt ile en etkili maçını çıkarttı. Deron Williams 31 sayı 6 asist ile takımını komuta ederken Jefferson-Millsap-Krilenko üçlüsünün beklenilenin altında kalması galibiyeti önledi.

Bir gece önce deplasmanda Hornets karşısında galibiyet alamayan Hawks bu kez Bucks deplasmanından mutlu döndü. Hornets karşısında Horford'u kullanamayan Hawks yenilgiyle ayrılmıştı . Dün gece 18 sayı 12 ribaunt ile fazlasıyla etkili oldu Horford Bucks pota altında. Benchten de 42 sayılık katkı alan Hawks galibiyete rahat ulaştı. Bucks cephesinde ilk beş olarak sahaya çıkan Ersan faul problemine girerek sadece 18 dakika sahada kaldı ve 6 sayı 3 ribaunt üretti. Jennings'in yokluğunda 15 sayı 9 asist ile oynayan Dooling iyi bir performansa imza atsa da galibiyete ulaşamadı.

Yeni koçu Silas yönetiminde çıktığı ilk maçında Charlotte galibiyete uzanmayı başardı. Detroit'e karşı ikinci çeyrek skorda üstünlük kuran ve rakibine sadece 14 sayı izni veren Bobcats bir daha rakibini yaklaştırmadı. Maç boyu 23 top kaybı yapmasına rağmen dış şutlarıyla galibiyete giden Bobcats'te Agustin 27 sayı 4 asist ile etkili olurken kaptan Jack 23 sayı 9 ribaunt 4 asist ile oynamasına rağmen yaptığı 9 top kaybı ile dikkat çekti. Detroit'te Villanueva'nın 25 sayı ve Prince'in 17 sayılık performansları dikkat çekiciydi. Bobcats böylece aldığı galibiyetle play-off potasından uzaklaşmadı ve yeni koçuna ilk galibiyetini hediye etti.

Son günlerin en formda takımlarından biri olan Rockets evinde Wizards'ı mağlup ederek üst üste beşinci galibiyetine ulaştı. Son ana kadar başa baş geçen mücadele de kritik anlarda daha iyi oynayan Houston galibiyete ulaşmayı başardı. Rockets'te Martin ve Battier'ın etkili performansı galibiyeti getirirken Brooks benchten gelerek 15 sayı 4 ribaunt 5 asist üretti. Wizards cephesinde Wall bir kez daha kötü bir şut performansı geçirirken Lewis sadece 12 sayı üretti. Hinrich-Young-Blatche üçlüsü maçı son ana kadar taşımayı başarsa da son adımı atamadılar.

Golden State son dönemde formda oyununu sürdürüyor. Sixers' karşı elde ettiği galibiyet ile bu sezon ilk kez üst üste üç maç kazanmayı başardı Warriors. Wright dış şutlardaki başarılı yüzdesiyle 28 sayı üretirken Ellis ve Curry'de sergiledikleri performansla bir kez daha takımlarını galibiyete taşıdılar. David Lee'nin 21 sayı 16 ribauntluk performansı da fazlasıyla dikkat çekiciydi dün geceki maçta. Sixers cephesinde formda olan Brand 16 sayı 16 ribaunt ile etkili olurken Holiday'de 23 sayı 11 asist ile dikkat çekti.


Ligin kötü basketbol oynayan takımlarından olan ve bir türlü istediği sonuçları alamayan Sacramento bir kez daha galibiyete yaklaşmasına ve başa baş geçen bir maç oynamasına rağmen sonuca ulaşmayı başramadı. Eric Gordon ve Griffin önderliğinde ilerleyen Clippers bir galibiyete daha ulaşırken Gordon 31 sayı ve Griffin de 24 sayı 14 ribaunt ile mücadele etti. Sacramento'da uzun bir aradan sonra Evans gösterdiği 32 sayılık performansla takdir toplamasına rağmen son anlarda serbest atıştan faydalanamaması Saramento'yu olası bir galibiyetten etti.

Bu sezon Batı'da play-off hedefi ile yola çıkan Memphis evinde ağırladığı Raptors'u zorlanmasına rağmen geçmeyi bildi. İki takımda asistlerinden fazla top kaybı yaparken Raptors'un serbest atışlardaki takım halindeki istatistiği düşündürücü olan noktalardan biri olarak dikkat çekti. Benchten gelen Tony Allen 14 sayı 8 ribaunt 6 top çalma ile oldukça efektif olurken Gay'in 18 sayı 5 ribaunt 6 asist 5 top çalma ile sergilediği istatistikler dikkat çekti. Raptors cephesinde ise Bargnani'nin yokluğunda takımı sırtlayan isim Kleiza ve DeRozan olmasına rağmen galibiyete ulaşamadılar.

Yao Takas Mı Olacak?

Pek beklenmedik bir haber geldi Adrian Wojnarowski'den. Woj açıkçası benim en güvendiğim NBA yazarlarından biridir ve Amerika basınında söylediklerine inanılması gereken isimlerin başında gelir. İddiası ise şöyle: Rockets'ın sol ayak bileğindeki stres kırığı yüzünden sezonu kapatan Çinli pivotu Yao Ming'i takas etmeyi düşündüğünü yazmış Wojnarowski.

Son 2 sezonda sadece 5 maç oynayan ve sakatlığı kroniğe dönen Yao'nun neden takas edilmek isteneceğine bir bakalım önce: Rockets muhtemelen Yao'dan umudu kesti ancak bu sezonu kayıp sezon olarak görmek istemiyor. Bu yüzden kontratının son senesinde olan ve yılda 17 milyon dolar kazanan Çinli yıldızının rebuilding'e giden bir takımın ilgisini çekebileceğini düşünmüş olabilirler. Yao'nun sakatlığı alacak takımlar için korkutucu olabilir ancak kontratının bitiyor olması burada Cap'lerinde boşluk açmak isteyen bir sürü takımın ilgisini çekecektir. Ayrıca duruma göre Yao'nun sakatlığının iyiye gitmesi durumunda (biri Phoenix Suns sağlık ekibi mi dedi? /Can) kendisine daha kısa vadeli ve daha düşük bir kontrat teklif edilebilip ligin en iyi uzunlarından biri olan Yao'dan sahada da faydalanılabilir.

Peki Yao'yu kadrosuna katmak isteyen takımlar kimler olabilir? Öncelikle akıllara her yıldıza sulanan New York geldiğinin farkındayım. Ancak hem Yao'nun D'Antoni'nin sistemine uymaması hem de New York bu seneki atılımla daha net bir hamle yapıp -Carmelo Anthony- şampiyonluk adaylarının arasına girmek istemesi Yao'ya olası bir New York kapısını kapatıyor. New Jersey uygun olabilirdi ancak orada da ligin elit uzunlarından biri olan Brook Lopez var. New Jersey kapısı ancak Carmelo'nun takasla New Jersey'e gelip karşılığında Brook Lopez'in Denver'a gitmesi durumunda açılabilir. Bu biraz fantastik oldu ancak Wojnarowski 5-6 takımın gündemde olduğunu belirtip takım ismi vermeyince bizim de elimizden sadece beyin fırtınası yapmak geliyor. Bunun dışında Yao'yu yollamak isteyen Rockets'ın da Yao'yu çerez karşılığında yollayacağını sanmıyorum zira 17 milyon dolarlık o kontratı sezon sonuna kadar ellerinde tutarak onlarda yeni bir yapılanmaya gidebilirler. Ellerinde de bu işe uygun Terrence Williams, Aaron Brooks, Kevin Martin, Luis Scola gibi isimler var. Free agent piyasasından gelebilecek sağlam bir uzunla o yıllardır istedikleri şampiyonluk seviyesine çıkabilirler. Neler olacağını şimdilik zaman gösterecek, zaten birkaç güne potansiyel takımlar da ortaya çıkar herhalde.

Kimim Ben? - 2 (Cevabı Verildi)

Eğer daha önce internette dolanırken falan rastlamadıysanız, tahmin etmeniz kolay değil. Bakalım kaç kişi bilecek.

Sabaha kadar bekletiyorum yorumları. Şu ana kadar 40 civarı yorum gelmiş, 2-3 bilen var.

Efendim kendisi Gary Payton'dı. Fotoğraf link'ine yazdığım Afflalo oltasına takılanlar beklediğimden çoktu =) Kendim bir an için benzettiğim için yazmıştım Afflalo diye. Durant'a ama hakikaten benziyor evet.

27 Aralık 2010 Pazartesi

27 Aralık Programı

28 Aralık Salı 02:00 / Detroit Pistons - Charlotte Bobcats
28 Aralık Salı 02:00 / Orlando Magic - New Jersey Nets
28 Aralık Salı 03:00 / Toronto Raptors - Memphis Grizzlies
28 Aralık Salı 03:00 / Atlanta Hawks - Milwaukee Bucks
28 Aralık Salı 03:00 / New Orleans Hornets - Minnesota Timberwolves
28 Aralık Salı 03:00 / Dallas Mavericks - Oklahoma City Thunder
28 Aralık Salı 03:30 / Washington Wizards - Houston Rockets
28 Aralık Salı 04:00 (NBA TV) / Portland Trail Blazers - Utah Jazz
28 Aralık Salı 05:00 / Los Angeles Clippers - Sacramento Kings
28 Aralık Salı 05:30 / Philadelphia 76'ers - Golden State Warriors

10 maçın oynanacağı Salı gecesinde dün Bulls'a karşı oldukça yorucu bir maç yapan Pistons, Bobcats deplasmanında galibiyet arayacak. Thunder ve Blazers'ın inişli çıkışlı grafikleri göz önüne alındığında olası playoff eşleşmeleri Thunder-Mavs ve Blazers-Jazz maçları da gecenin diğer ilgi geçen karşılaşmaları konumunda. Bunlar dışında özlediğimiz tabiriyle Hidolu Magic zayıf Nets deplasmanına giderken, Lewisli Wizards da Rockets'a konuk olacak. Keyifli bir gece dilerim.

NBA'de Bugün - 26.12.2010


Doğu'da zirve hedefleyen Chicago Bulls bir gece önce Knicks'e karşı son çeyrek kötü bir performans sergileyerek yenilmekten kurtulamamıştı. Pistons karşısında da aynı sorunla karşı karşıya gelen Bulls son 12 dakikada yalnızca 17 sayı buldu ve maçı son anda Villanueva'nın basketi ile Pistons uzatmaya götürmeyi başardı. Uzatmada maçı 31 sayı 11 ribaunt ile tamamlayan Boozer'ın katkılarıyla galibiyete yürümeyi başardı Chicago. Rose'da 23 sayı 12 ribaunt 8 asist ile müthiş bir performans gösterse de kariyerinin en yüksek top kaybı ortalamalarını gerçekleştiriyor bu sezon. Ömer'de benchten gelerek 4 sayı 4 ribaunt üretti. Pistons cephesinde Rip ve T-Mac benchten gelerek 15'er sayı üretti ve kenardan önemli bir katkı sağladı. Son saniye basketi ile maçı uzatmaya götüren Villanueva ise 12 sayı 10 ribaunt ile double yaparak maçı tamamladı.

Hafta içi Nets galibiyeti ile moral bulan Hornets evinde Hawks'ı devirerek toparlanma belirtileri gösterdi. Bu iki maçta alınan galibiyet onları fazlasıyla rahatlatmıştır zira play-off potasında kritik noktalara düşebilirlerdi. Paul 22 sayı 8 asist ile takımını sırtlarken onun dışında dört isim daha çift haneye ulaştı. Pota altında Okafor'un 14 sayı 15 ribauntu Ariza'nın double'ı ve West'in 18 sayısı galibiyeti getiren rakamlardı. Hawks cephesinde ise Horford'un ve Bibby'nin kötü bir maç geçirmesi mağlubiyette etkili olurken Johnson 23 sayı 5 ribaunt 4 asist ile mücadele etti.


San Antonio Spurs gayet rahat bir şekilde Batı'da liderliğini sürdürüyor. Dün gece Spurs'ü sırtlayan isim Fransız oyuncu Parker oldu. Parker 20 sayı 14 asist 6 ribaunt ile takımını galibiyete taşıdı. Boyalı bölgeden Duncan ve Blair şut konusunda istediklerini gerçekleştiremese de Ginobili'nin dışarıdan bulduğu 5 üçlük isabeti Spurs adına galibiyeti getiriyordu. Wizards'ta beş maç aradan sonra forma giyen Wall çok etki göstermese de yeni transfer Lewis 21 sayı 12 ribaunt ile belki de bu sezoni en iyi maçını çıkarttı.

Kendi seyircisi önünde Memphis'i konuk eden Pacers beklemediği bir yenilgi aldı. Skorda üstünlüğü daha maç başında kaptıran Pacers bir daha geri dönemedi. Gasol ve Rnadolph'a pota altında fazla alan bırakan Pacers'a karşı özellikle Rudy Gay sergilediği 30 sayı 8 ribaunt 5 asist ile dikkat çekti. Mayo'da her ne kadar düşük yüzdede kalsa da 17 sayı ile destek verdi benchten gelerek. Pacers cephesinde Granger 29 sayı ile oynamasına ve takımını sırtlamasına rağmen galibiyeti getiremedi. Hibbert ise 14 sayı 10 ribaunt ile double yaparak dikkat çekti.

Kötü bir hafta geçiren ve takaslardan sonra ritmini bulamayan Phoenix dün gece Clippers karşısında da galibiyete ulaşamadı ve üst üste üçüncü maçından yenik ayrıldı. Jason Richardson sonrası skorer problemi çeken Suns'ta bir önceki maç Dudley sahneye çıkarken bu maç adının okunmaması dikkatleri çekti. Benchten gelen Pietrus dün gecenin skoreri olurken 25 sayı kaydetti. Nash ise 21 sayı 14 asist ile takımını tek başına taşıma çabalarında ancak artık ne Nash eski Nash ne de Suns eski Suns. Clippers cephesinde ise Griffin 28 sayı 12 ribaunt 4 asist ile müthiş oynadı. Bunu 8/11 saha içi isabeti ve 12/16 serbest atış isabeti ile yapması ise ayrı olay tabi. Gordon'da 24 sayıyla ona eşlik etti.


Ligin dibinde debelenen iki takımın mücadelesi gayet çekişmeli geçmiş. Michael Beasley son basketi atarak günü kahraman olarak tamamlamış ve 28 sayı üretmiş. Love yine takımın boyalı alandaki tek savaşçısı. Cleveland boyalı alanda bol bol skor üretmiş ve görünüşe göre gayet rahat kullanmış o bölgeyi. 14 sayı farkla öne fırladıkları şu maçı kendi seyircileri önünde vermemeleri gerekirdi. Gerçi Jamison olsun Parker olsun çok uğraşmışlar ancak uzun süredir iyi performansını görmediğimiz Ridnour kritik anlarda bulduğu basketlerle takımını galibiyete taşımış.

Bu sezon takası ile bol bol gündeme gelen Melo'nun yokluğunda bir yenilgi daha aldı Nuggets. Ablasının ölümü nedeni ile takımdan üç maçtır uzak olan Melo'nun oynamadığı maçta Nuggets, Sixers'a yenilmekten kurtulamadı. Sixers'ta pota altında Brand 16 sayı 17 ribaunt ile özlenilen performanslarından birini sergilerken benchten gelen Young 20 sayı kaydetti. Holiday'de kaydettiği 22 sayı ile galibiyete katkı sağladı. Denver cephesinde Billups, Melo'nun eksikliğinde her ne kadar sorumluluk almış olsa da galibiyete götüremedi takımını. Dün gece de 24 sayı 4 asist ile oynayan Billups'un yanında Nene 13 sayı 9 ribaunt ile dikkat çekti.

Gecenin Hareketleri - 26 Aralık


Link

Griffin yine hakkıyla bir numarada. Onun hakkında birşey konuşmaya lüzum yok artık. (Baron Davis'in, milimetrik pasını da es geçmeyelim /Can) Ama Derrick Rose muhtemelen havada en çok hareket yapabilme yeteneğine sahip oyunculardandır. Süratiyle birleşince çok güzel bir turnike çıkmış ortaya. Eric Gordon ve Villanueva'nın hareketleri ise maçın sonucunu etlkileyecek cinsten. Gordon'un savunmasını beğenirim hızlı ayaklarıyla rakibinin karşısında iyi durur ve soğuk kanlılıkla topa hamleler yapar. Hiç çaktırmadan kapar topu. Yine öyle bir pozisyonda Pietrus'un olası bir kahramanlık hikayesine izin vermemiş. Villanueva'nın maçı uzatan sayısı ise apayrı bir yerde. Bulls savunmasına tebriklerimi gönderiyorum son topta 3 hücum ribaundı verdikleri için.

Dwight'ı Ele Veren Hawks Taraftarları


Link

Dwight Howard'a Celtics maçında çalınan 10 saniye düdüğünü yazmıştım blog'da. Görmeyenler, bilmeyenler tık'lasın. Bu yukarıdaki videoyu adsız bir yorumcu paylaşmıştı. Meğersem Dwight'ın 10 saniye ihlalini Atlanta seyircisi gözler önüne sermiş. Hawks, Magic'i takas sonrasında dağıtırken, Hawks taraftarları kendilerine böyle bir eğlence bulmuşlardı. Ancak maçın hakemleri, Dwight 10 saniyeyi geçmesine rağmen düdük çalamışlardı. Celtics maçının hakemlerinden Delaney de izlemiş olsa gerek bu maçı herhalde. Aşağıda da Dwight Howard'ın maç sonrasındaki 10 saniye kararı hakkında söyledikleri var:



Kısaca oyunun akışını etkilemediğini, serbest atışlar sırasında saatin zaten durmuş olduğunu söylüyor Dwight ve ekliyor "Belki biraz daha kısa kesmem gerekebilir ama aynı şekilde bekleyerek serbest atış kullanmaya devam edeceğim." Tabii Dwight sağolsun, bilmiyorduk saatin durduğunu serbest atışlar sırasında. Buradaki olay oyunun temposunu, oyuncuların konsantrasyonunu bozmak. O zaman kural olmasın, serbest atışları herkes 30 saniyede kullansın. Bakalım seyirciler nasıl homurdanmaya başlıyor. Yine 15 saniye civarlarına çıkacak olursa umarım hakemler çekinip düdüklerini yutmazlar.

Salak ile Avanak Cezalı

Haber dünden ama bildiğiniz gibi dün Noel'di, erken saatte fıstık gibi maçlar vardı, yazmaya fırsat olmadı. Blatche ile McGee Perşembe gecesi bir gece kulübünde kavga ederken görülmüşler. Bazı tanıklara göre birbirlerine küfür yağdırmışlar, bazılarına göre ise yumruklaşmaya kadar varmış olay. Tabii kendilerine göre beraber gece kulübünde etraftanlarında çıkan tartışmalardan kaçmaya, o sürtüşmelerden kaçmaya çalışmışlar sadece. Blatche "O benim takım arkadaşım niye onunla kavga edeyim ki?" şeklinde mesaj atarak olayı açıklamış. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz diye boşuna dememişler. Sonuçta Amerika'da isim açıklanmasa da "kaynağa göre" diye yazılan, üstelik birkaç farklı kaynağa göre yazılan haberler çok büyü oranda doğrudur. Hani Türkiye'deki gibi düpedüz yalan gazetecilik kolay kolay yapılmaz. Wizards kulübü de kavganın ikili arasında geçmediğini iddia ederek, oyuncularına kulüpte kavgaya karıştıklraı için ceza vermiş. Blatche ile McGee birkaç saat içinde başlayacak olan Spurs maçında kenarda oturacaklar.

Sonuç olarak, Blatche kariyerinin başından beri yetenekli ama kafasını oyuna vermeyen, tembel, kendini beğenmiş, sorunlu bir oyuncu olarak biliniyordu. McGee de NBA'de baya ses getirecek yeteneklere sahip olmasına rağmen, parkede yaptığı aptalca hatalarla dalga geçilen bir isim olmayı başardı. Faul problemleri, hocasının sözünü dinlememesi, ana görevi olan savunmadan çok, şov peşinde koşan bir oyuncu yani anlayacağınız. Bütün bunlara saha dışında yaşanan problemler eklenecek gibi duruyor. Hani başkalarıyla kavga etseler neyse, sıkça rastladığımız için bir nebze doğal karşılardım. Sanki Blatche'in daha önce saha dışında karıştığı bazı olaylar vardı diye hatırlıyorum. Ama takım arkadaşınla yumruklaşmak apayrı bir boyut. Aklıma hemen Haywood-Thomas ikilisi geliyor. Onlar da Wizards'da pivot pozisyonunu kapmak için kapışırken, antrenmanlarda yumruklaşmaya varan tartışmalar yaşıyorlardı. İkisinin birbirinden nefret ettiği yazılıp çizliyordu. Onlardan kurtuldular, şimdi Blatche ile McGee mi başlayacak? Tabii burada motivasyon ilk 5'teki pozisyonu kapmak değil, başka özel birşeyler vardır aralarında.

Wizards ne zaman bu saha dışı olaylardan kurtulacak acaba merakla bekliyorum. Say say bitmez son yıllarda yaşadıkları şeyler. Grunfeld mi gitmeli artık bilmiyorum ama bir disiplin sorunu olduğu açık. Belki de en yakın zamanda bütün karakter problemi olan oyuncuları gönderip, takımı tamamen Wall'un üzerine kurmaları en mantıklısı...

26 Aralık 2010 Pazar

Artı Eksinin Kısa Vadedeki Yanıltıcılığı

Dün Boston Celtics'in en kötü oyuncusu Nate Robinson 15'te 2 şut isabetiyle ile bitirdiği maçı, -5 +/- istatistiği ile tamamladı. Önce kısaca ne olduğunu anlatayım bunun. Bir oyuncunun parkede olduğu süreler içinde, takımının rakibinden kaç sayı geriye düştüğünü veya öne geçtiğini hesap eder +/- istatistiği. Bu veri son 1-2 yıldır daha fazla kullanılmaya başlandı NBA'de, eskiden maç içinde belki kafalarına eserse dikkat çekilirdi yanlış hatırlamıyorsam. Artık box-score'larda da yerini aldı, bazı istatistik sitelerinde ise yıllardır kullanılıyor. Ben istatistiklerin yalan söylemediğine inanan kesimdenim. Ancak bu +/- herhalde tutulan istatistikler içinde en çok eleştirilen ve en az güvenilendir. Bunun nedenini herhalde en iyi açıklayan örneklerden biri yukarıda verdiğim Nate Robinson'ın istatistiğidir.

Dün gece Celtics-Magic maçını izleyen istisnasız herkesin hemfikir olduğu bir konu vardı; o da Nate Robinson'ın gece boyunca Celtics'i baltaladığıydı. Zaten istatistiklerinden de anlayabilirsiniz bunu, 15'te 2 şut az buz değil. Ben çıksam Nate yerine Celtics ile maça, kazma bir şutör olarak yanımda Pierce, Garnett ve Allen varken 15'te 3 falan atarım herhalde. Neyse demek istediğim şey şu, Nate Robinson'ın elde ettiği -5, Pierce'ın -9 ve Allen'ın -12'sinden iyi. Halbuki Nate'in rezil hücum performansı onu Celtics'in açık ara en kötüsü yaptı dün gece. Bunu basketboldan anlayan, anlamayan herkes rahatlıkla görebilirdi. Tabii istatistiklere göre Pierce daha çok zarar vermiş takımına mesela. İşte +/- istatistiğine her maç tek tek bakmanın ne kadar yanlış olduğunu gösteren bir örnek bu. Kontrol etmedim açıkçası ama Nate Robinson muhtemelen takımın en iyisi Garnett'in parkede olduğu her saniye parkedeydi herhalde ve bu sayede +/-'de -25'lere düşmekten kurtuldu diye düşünüyorum.

Peki +/-'yi ne gibi durumlarda kaale almak lazım? İki durumda: Olağan dışı rakamları gördüğümüzde ve uzun vadedeki oyuncu istatistiklerinde. Mesela, Hidayet'in dün +30 yapması büyük ihtimalle bir tesadüf değil, çünkü takım arkadaşlarına baktığımızda en fazla +9 dikkat çekiyor. Maçı izlemeyenler için diyorum bunu elbette, yoksa zaten maçı izleyen herkes gördü Hidayet'in Magic'e dönüşünün ne kadar verimli olabileceğini. Diğer dediğim durum ise 15-20 maç ve sonrasında ortaya çıkan istatistikler. Ne kadar uzun vadeye bakarsanız, o kadar şansın etkisini sıfıra yaklaştırırsınız. Mesela Varejao geçen sene yanılmıyorsam ligin lideriydi +/-'de. Bu kesinlikle şans değil. Hani kazmadır falan ama Kobe'yi, Gasol'u, Nowitzki'yi falan geçmesini de şansa bağlamak olmaz, hele ki 82 maçlık istatistiğe baktığımızda. Varejao istikrarlı olarak bire bir savunmayı, rakibi devamlı rahatsız etmeyi, takıma enerji vermeyi başarıyordu ki, sahada olduğu bölümlerde Cleveland maç başına 14 sayı me ne fark atıyordu rakiplerine. Ha Varejao, LeBron'suz ne yapabilir? Bu sezon mesela maç başına -10 civarında Varejao, ama tabii Cleveland tam bir enkaz, takımda pozitif istatistik elde eden yok +/-'de... Bu tamamen ayrı bir konu, elbette yıldızların ve takımları taşıyan oyuncuların elde ettiği +/-'ler çok daha değerli, bunun tersini iddia etmek komiktir. Ama işte bütün sezon boyunca bir oyuncunun yaptığı doğruları göz ardı etmek de bana göre yanlıştır.

Ayrıca ek olarak bir oyuncu kenardayken takımın elde ettiği +/- değerler de ölçülüyor. Onunla, oyuncunun parkedeki dönemini karşılaştırıp ilginç sonuçlara varmak da mümkün. Mesela oyundayken pozitif katkı veren bir isim bench'e geldiğinde, takımı çok daha iyi bir performans gösterebiliyor. Bu durum o oyuncunun hücumdaki bencilliği ile açıklanabilir belki de. Böyle bir kural yok elbette, sadece ben fikir yürüttüm.

Böyle ilginç bir istatistiktir işte +/-. Bir daha box-score'larda gezindiğinizde, daha değişik bir gözle bakmanızı sağlayacak isem, ne mutlu bana.