BIY AD

Frye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Frye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mart 2011 Pazar

Hill İddiayı Kaybetti, Formayı Giydi


Link

Mart çılgınlığında sona yaklaştıkça takımlar ve taraftarları arasındaki rekabet de giderek artıyor. Bunun son örneği geçtiğimiz günlerde Sweet 16'da Arizona Wildcats ile Duke Blue Devils eşleşince eski Arizona'lı Channing Frye ile eski Duke'lü Grant Hill arasında yaşanmış ve iki oyuncu basına iddialı demeçlerde bulunarak kaybedenin diğer takımın formasını giyeceği konusunda bahse girmişlerdi.

Karşılaşmanın favorisi Blue Devils iyi başladığı maçın ikinci yarısında rakibine direnemeyince salondan 93-77 gibi farklı bir skorla yenik ayrılmıştı. Yukarıdaki görüntüde, Blue Devils formasıyla NCAA'de iki şampiyonluk yaşayıp bir kez de final oynayan Hill'e Wildcats forması giymek çok acı vermiş olacak ki Suns idmanı sonrası arka kapıdan otoparka çıkıp kendisinden görüntü almak isteyenlerden adeta kaçmaya çalışıyor.

8 Mart 2011 Salı

Frye 2-3 Hafta Yok


Link

Grizzlies ile birlikte batıda playoff savaşı veren Suns'a, Thunder yenilgisinden sonra bir kötü haber de Frye'dan geldi. O maçın son çeyreinde sağ omzundan sakatlanan oyuncunun omzunun çıktığı ve 2-3 hafta kadar takımından uzak kalacağı açıklandı. Bu da Frye'ın sezonun geri kalan kısmındaki maçların aşağı yukarı yarısını kaçıracağı ve takımının playoff ümitlerinin azalacağı anlamına geliyor. Suns adına teselli olur mu bilmem ama deplasman turnesini atlattılar ve önümüzdeki 2 haftalık dilimde maçları nispeten daha kolay. Alt tarafı bir Frye deyip geçmeyin. Başka herhangi bir takımda olsa çok büyük bir sorun teşkil etmezdi belki ama Suns için durum öyle değil. Takımda Nash ile oynadığı ikili oyunlar sonrası şut atabilecek tek isimdi ve bu sayede Suns hücumunu çeşitlendiriyor, rakiplerin içeri gömülmesine engel oluyordu. Son toplarda kazandırdığı maçlar da cabası. Geçmiş olsun diyelim kendisine. Yukarıdaki videodan sakatlık anını izleyebilirsiniz.

1 Mart 2011 Salı

Deja Vu


Link


Link

Yukarıdaki videolar arasında 7 farkı bulabilir misiniz? Bence zor. İki gece üst üste uzayan maç, uzatmanın son saniyelerinde sahneye çıkan ve bu maçları Suns'a getiren Frye... Tesadüf sanmayın sakın ne maçların uzamasını ne de Frye'ın bulduğu isabetleri. Açıklayayım;

Suns bu iki karşılaşmada da oyunun genelinde üstündü ama maç sonlarında yakalandı. Neden, çünkü kadronun en önemli oyuncularından ikisi genç yaşta evlenselerdi eğer, şimdiye torun severlerdi kucaklarında, o kadar yaşlılar neredeyse yani. Maç sonlarında yorgunluk baş gösteriyor ve organize olmakta zorlanıyorlar. Bu sebeple de rakiplerine yakalanıyorlar. Frye'ın yolladığı şutlarla maçı kazandırması da tesadüf değil. Bana inanmıyorsanız videoları izleyin. Gentry'nin çizdiği sete dikkatle bakın, hiçbir fark olmadığını göreceksiniz. Önce Frye Nash'e perdeye gidip savunmanın dikkatini onun üzerine kaydırıyor. Ardından dışarı doğru açılırken kendisine gelen bir başka perde ve yolladığı şut... Özellikle Frye için yapılan perdeler çok önemli. Dudley ve Gortat perdeyi mükemmel zamanlama ve pozisyonda yapıyorlar, böylece Frye topu aldığında şut atacak vakti buluyor. Akabinde ise dikkat ederseniz Pacers maçında Rush olaya çabuk uyanıyor ve switch yapıyor ama boyu kısa kaldığı için kesemiyor Frye'ın şutunu. Nets'e atılan baskette ise Lopez'in nasıl uyuduğunu görüyoruz. Basketbolda şans faktörünün de önemli olduğuna inanırım ama bu tarz zeka barındıran hareketlere bayılıyorum.

28 Şubat 2011 Pazartesi

Nasıl Kazansın Bu Çocuklar

Dün akşamın en erken maçında Suns, Pacers'a konuk oldu. Maç uzatmaya gitse de kazanan Phoenix Suns oldu. Belki eski Suns'dan eser yok, Pacers ile neredeyse eşit güce sahipler hatta. Ama ellerinde hala çok önemli bir değer var: Tecrübe. Efendim dün gece maça çıkan Pacers 5'inin toplam 13 sene NBA tecrübesi var. Karşı tarafta tek tek Hill ve Nash'e bakınca sırayla 16 ve 14 senedir ligde olduklarını görüyoruz. İşte bu tecrübe farkı fazlasıyla ortaya çıktı dün gece. Grant Hil son 10 senede 5. kere 30 sayıyı geçti, yetmezmiş gibi kariyer rekoru olarak 4 üçlük attı ve bunlardan biri uzatmaya götürdü maçı. Nash belki 'normal' bir maç geçirdi. Ama Hill ile beraber son 10 dakika içindeki her sayıda parmağı vardı onun da. Uzatmaya kadar uyuyan, 8'de 2 isabetle sadece 6 sayısı bulunan Frye'ı uyandırdılar. Zaten Frye maçı kazandırsa da son saniyedeki basketiyle, o ana eşitlikle girilmesine sebep olmuştu. O yüzden Hill ile Nash'in etkisi daha fazlaydı maça. Uzatmada belki yoruldular biraz ve 1-2 hata yaptılar ama bu sefer de Frye'ı devreye sokmayı bildiler. 30 yıllık NBA tecrübesi, toplam 13 yıldır ligde olan Pacers 5'ine fazla geldi...

29 Ocak 2011 Cumartesi

Çıkışta Bekle Sen...

Yukarıdaki fotoğraf dün gece oynanan Celtics-Suns maçından hemen sonra çekilmiş. Dikkat ettiyseniz Frye'ın dolabında bir çift boks eldiveni asılı. Eldivenler Frye'a ait değilmiş, Jared Dudley muziplik olsun diye koymuş. Benim de başka işim gücüm yok gibi kafama takıldı, "Acaba bire birde hangisi indirir?" diye düşündüm. Garnett daha kilolu, daha hırslı. Baskette savunması fena olmadığına göre iyi guard da alır muhtemelen. Frye'ın avantajları ise ayak çabukluğu ve gençliği. Eğer söz konusu trash talk olsaydı Garnett'i favori gösterirdim ama kavgada bugüne kadar kendisi hep kaçan taraf olduğu için, pek şans tanımıyorum. Hele ki maçın uzaması halinde Frye çok net döver gibi geliyor.

Bir Bu Eksikti - Garnett


Link

Ön hazırlıktan haz almayıp direk olaya girmek isteyenler yukarıdaki videodan Garnett'in yaptığı terbiyesizliği izleyebilir. Konuyu merak edenleri biraz aşağı doğru alalım...

Şu postta anlamıştık takındığı ruh halinin pek parlak olmadığını ama Garnett sağ göterip sol vurdu. Biz kavgayı yarın beklerken bugün Suns maçında çıkardı. Evvela maçı izlemeyenler için biraz anlatayım konuyu. Suns maça hızlı başlayıp farkı ilk dakikalarda açtı ve ilk yarının sonlarına doğru bir mola dönüşünde Doc Rivers hakemlere ettiği itiraz sebebiyle oyundan atıldı. Gerginlik bu dakikadan başladı yani. Sonrası Celtics'in oyuna ortak olma, Suns'ın ise yakalanmama çabasıyla geçerken videolarda izleyeceğiniz olaylar vuku buldu. Olayların ilkinde Pietrus screen'e gelen Garnett'e sert bir şekilde çarptıktan sonra ivmesini kesmeyip onu boynundan itiyor ve Garnett de haliyle sinirleniyor. Ben burada kendisine pek kabahat bulmuyorum, zaten hakemler de benim gibi düşünmüş olacaklar ki yalnızca Pietrus'u flagrant faulle cezalandırıyor. Fakat ikinci videoda yaptığı terbiyesizlikten başka bir şey değil. Hareket zaten başlı başına bir ayıp da, sırf bunu yapmak uğruna şuta kalkmış adamın altına girmesi olayı daha da kabul edilmez kılıyor. Kazanma hırsına her zaman saygı duymuşumdur. Hatta dün Lakers'a ayakkabıyla yolladığı mesajın da, sonuçta kimseye zararı olmadığı için rekabete renk kattığını düşünmüştüm. Ama böyle saçma sapan ve rakibinin sağlığını tehlikeye atacak olayların başrolünde bulunması üzücü. Zaten bu yüzden şu anda NBA'in en nefret edilen oyuncularından biri kendisi. Asıl bomba ise Garnett'in ceza alması durumunda Lakers maçında oynayamayacak olması. O kadar da ayakkabı falan hazırlamıştı. Ama ben pek sanmıyorum ceza alacağını.


Link

2 Temmuz 2010 Cuma

Channing Frye Suns'da Kaldı

Frye 30 milyon dolara 5 senelik anlaşma imzaladı Suns ile. Eminim pek çok kişi eleştirecetir Suns'ı, Frye'a bu parayı verdikleri için. Ama ben tam olarak katılamayacağım bu konuya. Playofflar'da ne kadar %30 civarında şut attıysa da, normal sezonda Frye ona şans verildiğinde neler yapabileceğini gösterdi, özellikle de istikrarlı bir şekilde 20 dakika alırken. Suns'ın çıkışındaki önemli pay sahiplerinden biriydi. Kim ne derse desin, 2.10 üzerinde %40 civarı üçlük isabeti sağlayan bir uzun değerlidir. Takımın bir anda çehre değiştirip dört dışarıda oynamasını sağlar. Üstelik Frye bütün ligde en iyi üçlük atan uzundu yanılmıyorsam. Ayrıca playofflar'da yaptığı savunmayla da beni şaşırttı. Yani belki harika bir iş çıkarmadı ama beklediğimden çok daha iyiydi.

Kısacası ligde onlarca uzun sadece 'uzun' oldukları için milyon dolarları götürürken, Frye'ın aldığı sene başına 6 milyon bence çok acaip bir para değil. Suns'ın ilk teklif ettiği 5 yıllığına 25 milyon elbette daha mantıklıydı kulüp açısından baktığımızda ama 30 da çok abartılı değil. En azından Gooden'ın aldığı parayla kıyasladığımızda gayet makul gözüküyor.

Frye'ın adına da sevindim. Suns'a gittiğinde takıma iyi uyum sağlayıp kendini gösterebileceğini yazmıştım. Knicks bir zamanlar tam bir taş kafalı olan Randolph'u almak için gözden çıkarmıştı kendisini. Halbuki gayet güzel geçirmişti ilk 2 sezonunu. Orada üçlük atabilse de, bunu McMillan yüzünden gösterememişti. Suns'a gidince, Nash de sağolsun bol bol üçlük atma fırsatı buldu. Uzun süreler çalışmış üçlüğü üzerine, meyvesini 30 milyon dolar olarak topladı.

10 Mart 2010 Çarşamba

Watson vs Frye (Pacers vs Suns)


Link

2 gün önceki maçta çıkan bir olay. Saçma sapan bir nedenden çıktığı için çok da önemsememiştim. Ama birbirlerine vuran Granger ile Frye 1'er maç ceza aldıkları için paylaşıyorum. Elbette Watson ile Frye teknik faulü hakediyorlar ancak olayı başlatan Watson: Frye perdeleme yaparken, iki kere Frye'ın koluna vuruyor oldukça sert şekilde. Frye da tepki olarak itiyor. Haklı-haksız diye ayıracaksak kesinlikle Watson ve Pacers haksız bu pozisyonda.

Granger ile Frye ufak bir yumruklaşıyorlar zaten bu yüzden de ceza almışlar. Yoksa Frye'ın ceza almasını gerekterecek bir saldırısı yok Watson'a karşı. Ama ilginç olan pozisyon, Hibbert hakemden kurtulmaya çalışırken Nash'e yumruk sallarmış gibi gözüküyor.

15 Şubat 2010 Pazartesi

All-Star Haftasonunun Ardından: Üçlük Yarışması

Yarışmanın sonucu hakkında Cumartesi günü ufak birşeyler yazmıştım, buyrun izlemeyenler de şöyle buyursunlar. Doya doya izlesinler şutörleri:

Birinci kısım:

Link

İkinci kısım:

Link

Üçüncü kısım:

Link

14 Şubat 2010 Pazar

Üçlük Yarışması Şampiyonu Pierce

İlginç bir yarışmaydı. Pek çok kişi seçilen yarışmacıları eleştirmişti. Ancak ben ümitliydim çok ve gerçekten de harika bir çekişmeye sahne oldu. Murat Kosova benim favorim Gallinari'nin "Omuzumdan sakatım, benden çok şeyler beklemeyin" dediğini söyleyince gözlerimi Curry'e çevirdim. 18 puan ile ilk turun en başarılısı oydu. Pierce ve Billups da 17 puan alarak finale kaldılar. Elenen Gallinari, Cook ve Frye'dan hepsi de 15'te kaldılar. Onların içinden Frye aslında finale kalabilirdi ancak 2 veya 3 puanı, o atışlarda çizgiye bastığı için silindi.

Pierce finalde bütün renkli topları sokup 20 puana ulaştı ve bu Billups ile Curry'nin dezavantajına oldu. Bu tür durumlarda kaçırdıkça "Bir sonrakini kaçırmamalıyım." moduna girip stres yapar oyuncular. Nitekim Billups çok kötü attı ve iş işten geçtikten sonra isabetler bularak ancak 14'e çıkabildi. Curry ise tepedeki istasyonda çok sıkıntı çektiği için 17'de kaldı.

Pierce'ın normalden çok daha hızlı atmasına rağmen başarılı olması dikkat çekiciydi. Bu sezon %47 ile attığı için seçilmesi gerektiğini yazmıştım ama ben bile beklemiyordum 20 puan. 15-17 arasını bekliyordum maksimum. Büyük iş başardı gerçekten. Blogdaki ankette kullanılan 399 oyun %8'ini almıştı sadece, Gallinari %47, Billups %21, Curry %11, Cook %8 ve Frye %5 idi.

İleride Curry'i tekrar görmek isterim bu yarışmada, kazanacak potansiyeli var kesinlikle. Sağ dipteki istasyon için başlamadan önce ufak bir ayarlama yapması gerekiyor sadece. Çünkü topu sol taraftan almaya alışık olduğu için, sağ dipteki istasyonda şut açısı çok daralıyor. Aynı problemi geçen sezon Cook da yaşamıştı ama hemen istasyonu yarım metre sola itmiş ve bu şekilde atışlarına devam etmişti. Sonucunda da şampiyon olmuştu. Curry'e ek olarak Gallinari'nin de 20-25 arasına ulaşacak potansiyeli olduğuna inanıyorum, zaten "Girersem kesin kazanacağım" şeklinde açıklamaları vardı daha yarışmaya katılacağı belli olmadan, kendisine çok güveniyordu ama dünkü omuz sakatlığı etkilemiş olabilir şutunu.

2 Şubat 2010 Salı

Frye 3'lük Yarışmasında (ve Diğer Adaylar)

Evet efendim kaynaklara ve duyumlara göre Frye üçlük yarışmasına katılıyormuş All-Star haftasonunda. Hemen geyikler başlamış "Daha önce bir pivot kazanmadı ve ondan önce son katılan pivot 1997'de Sam Perkins'di" diye. Yahu pozisyonun ne alakası var? Tamamen boyla alakalı olan birşey. Üstelik bu konuda da Dirk Nowitzki 3'lük yarışmasını kazanan 2.10'un üzerindeki ilk oyuncu olmuştu daha 4 sezon evvel. Amerikan medyasının bu tarz ilkler yaratma heyecanına bayılıyorum.

Her neyse, bu sezondan önce kariyerindeki 278 maçta sadece 20 üçlük bulan bir oyuncunun, şimdi üçlük yarışmasına katılması takdire şayan ve sonuna kadar hakediyor bu sezon katılmayı. Ayrıca geçtiğimiz sezonun şampiyonu Daequan Cook da ünvanını korumak için 3'lük yarışmasına gireceğini açıklamış. Bana göre katılması gereken diğer 4 adayı vereyim:

Gallinari, Pierce, Crawford ve Mike Miller (Morrow döndü dönecek sanıyordum, meğersem daha haftasonu yeniden dizine bakılacakmış, Crawford yazdım yerine)

Açıklaması zor ama çok atmakla, yüzdeyi kombine eden ve boş kaldıklarında kaçırmaz dediğim isimleri seçtim. Crawford da çıkıp alev alıp 30 yapsa şaşırtmayacak bir isim ondan ve bu sezonki performansına ödül açısından koydum. Miller az maçta oynadığı için seçilmeyecektir bence ama onu görmek isterim... Elbette dışarıda kalan tonla adam var. Tartışsak sabaha kadar sürer herhalde.

Örneğin Nash ve Curry de olabilirler. Bunların yanında Dudley var tabii ki ligi nen yüksek yüzdeyle üçlük atan oyuncusu olarak ama nedense bana hiç güven vermiyor. Daha başka saymam gerekirse, Brooks, Billups, Morrow ve Lewis var. Ayrıca istatistiklere daha derin bakarak 4 aday daha çıkardım: Anthony Parker, Kevin Martin, Peja, Webster.

Yan tarafa da anket koydum, size göre yarışması gereken 4 oyuncuyu seçebilirsiniz. Elbette bu liste içinde de eksikler çıkacaktır bazı kişilere göre, son derece normal. Örneğin hemen Ray Allen sorulmuş "Neden yok" diye. Kariyerinin en düşük 3'lük yüzdesine sahip (%34) bu sezon Allen.