BIY AD

30 Aralık 2009 Çarşamba

Neşeli Ribaund

2000 All-Star maçından bir kare.

29 Aralık Programı

29 Aralık Çarşamba 02:00 / Cleveland Cavaliers - Atlanta Hawks
29 Aralık Çarşamba 02:00 / Oklahoma City Thunder - Washington Wizards
29 Aralık Çarşamba 02:30 / New York Knicks - Detroit Pistons
29 Aralık Çarşamba 03:00 / Indiana Pacers - Chicago Bulls
29 Aralık Çarşamba 03:30 / New Orleans Hornets - Houston Rockets
29 Aralık Çarşamba 03:30 (NBA TV) / Minnesota Timberwolves - San Antonio Spurs
29 Aralık Çarşamba 05:30 / Golden State Warriors - Los Angeles Lakers

Gecenin maçı tartışmasız Cavs-Hawks. Bir tarafta NBA'in Phoenix'ten sonra en iyi hücum eden takımı, diğer tarafta en iyi savunma yapanlarından biri. Çabuk uzunlarıyla çok rahat fast-break'e çıkabilen Hawks'a karşı Shaq'ın ne kadar süre alacağını yine merak ediyroum. Belki Shaq dakikalarından memnun değil ama bu tarz maçlarda az oynaması hem takımına o maçta fayda sağlıyor, hem de playoff'lara Shaq'ın çok daha sağlıklı ve diri olarak girmesini sağlayacak.

Warriors'a 2 sürpriz (Phoenix-Boston) yeter de artar... Lakers hani Phoenix'e yenildi tamam. Ama Phoenix'in 5 gömlek altında ve 8 kat dağınıklığında oynayan Warriors'a Staples Center'da yenilirlerse herhalde oyun sahasına bu sefer köpük parmaklardan fazlası atılır.

29 Aralık 2009 Salı

Tyreke Evans, Jordan ve LeBron Seviyesinde

Daha dün gece Kobe-Evans videosunu keserken kafama koydum bu yazıyı kaleme almayı. Bir çaylağın 20 sayı, 5 ribaund, 5 asist ortalamalarını tutturması normal olmamalıydı. "Kaç oyuncu yapmıştır ki acaba?" diye merak edip bakayım dedim. Gördüğüm listedeki iki isim başlıkta zaten: Michael Jordan, LeBron James, Oscar Robertson. Peki ya bu sezon 20-5-5 yapan oyuncular kimler? Wade, Joe Johnson ve yine LeBron. Yazıyı daha fazla sürdürmeme gerek var mı? Var tabii ki, olmaz olur mu...

Biraz özelliklerinden bahsedelim. Taa draft zamanında, 3-5 youtube videosuna göre Evans'ın defanstaki boşlukları mükemmel okuyup çembere rahat gittiğini ve defansın çökmesine sebep olduğunu yazmıştım. Sanırım 7 veya 8 maç izledim Kings'i bu sezon, bir oyuncu youtube videolarıyla ancak bu kadar örtüşebilirdi herhalde. Bir de işin diğer tarafına gelelim. Draft zamanında Sacramento'nun gerçek bir oyun kurucu olan Rubio'yu almasının daha hayırlı olabileceğini yazmıştım ama Evans'ın da yeteneklerini yabana atmamak gerektiğini söylemiştim. Ne yalan söyleyeyim şimdi dengeler değişti. Kings'in doğru iş yaptığını itiraf etmeliyim. Harika bir seçim oldu Evans onlar adına. Bu kayıp sezonda NBA'de Kings sezonun sürprizlerinden biri olarak dile getiriliyorsa bunun en büyük sebebi genç guard. Hatta Evans'a olan güven nedeniyle Kevin Martin'i ve yüklü kontratını takasla elden çıkarmayı bile düşünüyor kulüp.

Ama Evans'ın eleştirilecek yönleri de var. Daha doğrusu oyununda geliştirmesi, çalışması gereken noktalar diyelim. Öncelikle şutu güvenilir değil. Ayrıca sol eli yeterince kuvvetli değil. Bitiricilikten bahsetmiyorum, o konuda fena değil. Dediğim şey rakiplerini genellikle sağından penetre ederek geçmeye çalışması. Hatta 'geçmesi' diye düzelteyim, çünkü genelde başarılı oluyor. En iyi yaptığı hareketlerden biri soldan sağa crossover yapıp rakibi şaşırtmak. Ama savunma oyuncusu Evans'ın sağını kapadığında ve bu savunmacının arkası bomboş değil ise, Evans sol eliyle penetre etmekten çekiniyor. Bunun en iyi örneğini Lakers-Kings maçında gördük. Kobe özellikle Evans'ın sağına önlem alınca, ayrıca Gasol de devamlı o bölgeyi kollayınca, Evans hücum etmekte çok gecikti ve sonunda da sola gitme kararını verip topu Kobe'ye kaptırdı.


Link

Bunun yanında üçlüklerini de geliştirmesi gerekiyor. Bütün bu özelliklerini daha iyi hale getirmesi halinde, bir süre sonra süperstar sıfatı ile izleyeceğiz kendisini. Gerçi bazen bu tip genç oyuncularda medya ve taraftarlar çok gaza gelip bazı eksiklerini göremiyorlar. O nedenle her zaman biraz temkinli olmakta fayda var.

Başlığın sebebine yani 20-5-5'e geri dönelim. Sezon sonuna kadar bu istatistikleri yapmaya devam eder mi? Bence zor. Hele Kevin Martin geldikten sonra takımın birinci adamlığından, ikinciliğe ineceğini ve 2-3 dakika da süre kaybedeceğini düşünürsek, sezon sonunda 20-5-5 görmemiz zor gibi duruyor. Yine de düşünmesi bile güzel. 2009 draft'ına giren oyuncular 'son yılların en zayıf sınıfı' olarak nitelendirilmişti birçok otorite tarafından Evans şimdiden bu eleştiriye başkaldırdı tek başına. Bu arada onu beğenenler arasında başlıkta kıyasladığım LeBron James de var. İki uzatmada zar zor kazandıkları maç sonrasında LeBron, Tyreke Evans ile el sıkışırken 5-10 saniye birşeyler söylemişti kendisine. Daha önce beğendiği oyunculara (Gallinari, Eric Maynor) bu şekilde moral verdiğini görmüştük LeBron'un.

Bu arada yazının sonuna geldik ama dikkat ederseniz yılın çaylağı konusuna girmedim bile. Zaten beklentilerin bu kadar düşük olduğu Kings takımını şu anki olduğu konuma taşıması bile tek başına yeterli olsa gerek bu ödülü alması için. Evans'ın NBA'de ilk kez izlediğimden beri, "Kings'i bu adam için izleyin" diyordum. Şu anda ise daha bir şiddetle tavsiye ediyorum.

Büyüksün Del Negro

Bulls'un koçu Del Negro, kendisiyle ilgili çıkan "Kovulması için karar alındı, yerine biri bulunduğu anda işine son verilecek." şeklindeki dedikoduları / haberleri yalanlamış. Komiğime giden şey Del Negro'nun çıkıp elinde olmayan bu karar hakkında ileri geri konuşması. Neymiş Paxson ve genel menajer Forman ile devamlı iletişim halindeymiş, onlardan böyle birşey duymamış. Ya ne diyeceklerdi? "Vinny'ciğim biz seni zaten aslında kovduk bile sadece yerine geçecek birisini arıyoruz?" mu?

Hatırlatırım, Pistons "Michael Curry bizimle kalacak." şeklinde bir açıklama yaptıktan birkaç hafta sonra Curry'i kovup yerine Kuester'ı getirmişti. Del Negro'ya da aynısı olabilir.

Bu Nasıl 14 Yıllık Tecrübe?


Link

Warriors maçının son saniyelerinde fark 3 iken Don Nelson, NBA'deki 14. sezonunu oynayan Ray Allen'a taktik faul yapmayı tercih etti. Ray Allen ilk serbest atışta başarılı olduktan sonra, ikincisini bilerek kaçıracak ve takımı hücum ribaundu kovalayacaktı. Ama 14 yıllık tecrübe öyle bir kaçırdı ki serbest atışı, top Warriors'a geçti. Şaşırdım açıkçası Ray Allen'ın böyle birşey yapmasına aşırı derecede şaşırdım. 14 yılda insan kuralları öğrenmez mi ya? Zaten Celtics'in maçı uzatmaya götürmesi çok zor bir ihtimaldi ama yine de sabahın köründe tatsız bir anı oldu benim açımdan.

Ayrıca son topta Warriors'ın maçı Celtics'e verme çabası da görülmeye değerdi. Son top öyle mi oyuna sokulur? Söylemeyi unutmuşum bu arada, bunu yapan oyuncu tabii ki Radmanovic idi. O nedenle çok da şaşırmamak lazım esasında.

28 Aralık'tan Notlar

Ersan ve Bucks:
Skiles ikinci çeyrekte takımın 14-33'lük bir skora imza atmasına sinirlenmiş ve ikinci yarıda Bogut ile Redd'e hiç dakika vermemiş. Keza Delfino da 2. çeyreğin ortalarından sonra hiç oyuna girmemiş. Ersan 12 sayı ile oynamış 21 dakikada ve Skiles'ın onu oynatmamak gibi bir derdi olmamış. En azından bu iyi haber.

Günün hayvan performansları:
Monta Ellis, Celtics'e karşı burada yerini alıyor. 37 sayı üretip 4 de asist yapan Ellis çok yüzdeli oynamış. 'Mış' diyorum çünkü izlediğim son çeyrekte 1 tane zor pozisyonu bitirmesi harici bir numarasını göremedim. İlk 3 çeyrekte daha etkiliymiş.

Durant karşısında Nets'i bulmuş ve 22'de 15 saha içi ve 12'de 10 serbest atış isabetiyle 40 sayı üretmiş.

Randolph ile Gasol ikilisi Wizards pota altını yerle bir etmişler. Antawn Jamison'ın savunduğu bir boyalı alan buna mahkum zaten. 15/29 şut isabetiyle, 43 sayı ve 10'ü hücum olmak üzere 30 ribaund gelmiş Memphis'in iki uzunundan.

Boşa kürek çekenler:
Sadece son çeyreğini seyrettiğim maçta Rondo mükemmele yakın oynadı. 18'de 11 saha içi isabeti bulan Rondo daha son maçta 2 serbest atış kaçırdığı için mağlubiyetin sorumlusu olmuştu, dün ise 9'da 7 serbest atış isabeti buldu. Bunların yanında Pierce yokken Celtics'in pozisyonlarının çoğunu o yarattı. Hele maçın sonunda ürettiği sayılar mükemmeldi. 30 sayı ve 15 asist ile tamamladı maçı.

Yi Jianlian sakatlıktan döndüğü ilk maçta 22 sayı atarak herkesi şaşırtmıştı. Aynen devam etmiş 29 sayı 7 ribaund ile. Ama sonuç farketmiyor, Nets aynen kaybetmeye devam. 2/29 oldular.

Arenas değişik türden bir 5x5 kaçırmış. 12/26 ile 30 sayı atmış, 5 asist yapıp, 5 top çalmış üzerine 5 de üçlük atmış ama ribaundları 4'te kalmış. Tabii resmi bir 5x5 olmuyordu 3'lükle ama ilginç geldi bana.

Kobe'nin 34 sayı ve 7 ribaunduna yazık olmuş ama özellikle Gasol'ün 4 top kaybı yapıp sadece 5 ribaundda kalması şaşırtıcı. Şut performansı çok da iyi olmayan bir Suns'a yenilmişler. J-rich ve özellikle Frye sayesinde kazanmalarını beklerdim ama Dudley ön plana çıkmış.

Günün X-faktörü:
Phil Jackson maçın negatif X-faktörüymüş. Daha 2 gün önce Sacramento'ya karşı Odom'un kısa forvette ne kadar zorlandığını. Hatta Sacramento'yu geçtim, senelerdir Odom'un uzun forvet mevkisinde çok çok daha başarılı olduğu aşikarken, Phoenix gibi hızlı oynayan bir takıma karşı Odom'u kısa forvette oynatmak nasıl bir mantıktır? Bu maçlık Shannon Brown'ı ilk 5'e çekeceğine ve Odom'u 4 numarada kullanacağına kesin gözüyle bakıyordum ama yapmamış. Lakers da afiyetle 118 sayı yemiş rakibinden.

Elton Brand kenardan gelmeyi sevmiyor, takım arkadaşlarını mücadele etmemekle ve pas vermemekle eleştiriyor ama yine de oyuna dahil olduğunda elinden geleni yapıyor. Blazers'a karşı da 25 sayı 9 ribaund ile oynamış ve maçın kazanılmasında önemli rol oynamış. Iggy'nin de 14-7-9'unu unutmayalım.

Barbosa'nın yokluğunda Suns'ın aynı tempoda ve düzeyde kalmasının 1 numaralı sebeb olan Jared Dudley, dün de 28 dakika alıp 19 sayı, 7 ribaund ve 3 asist üreterek kanıtlamış bunu (Barbosa ise 16 dakika oynamış sadece).

Tyreke'in yokluğunda Nocioni 5'te 4 üçlük isabeti sayesinde 21 sayı üretmiş ve Billups'ın oynamadığı Nuggets'ı yenmelerini sağlamış.

Bugün amma çok x-faktörü çıkmış gerçekten. CJ Watson, Curry'nin yerine oyuna dahil olarak 37 dakika görev almış tam ve bu süreçte 7 asist yapmış, üstüne de 7 top çalmış. 4/8 isabetle de 11 sayısını atlamayalım. Ama ben bunların sadece 3 sayısını görebildim son çeyrekte. Bir de son saniyede Celtics'in uzun mesafeli pasını tuttu o da herhalde top çalma sayılmıştır.

Takımı baltalayanlar:
JR Smith ise 1/9 isabetle 4 sayı üretebilmiş sadece ve bunun yanına 4 de top kaybı eklemiş. Maçı da Denver'ın kaybetmesinde etken olmuş.

James Harden'ın 10 atışından hiçbirini sokamaması dikkat çekiyor. En azından 6 ribaund, 3 top çalma ve 1 blokla takımına katkıda bulunmaya çalışmış.

Evans - Kobe - Bakkal


Link

28 Aralık Programı

28 Aralık Salı 02:00 / Milwaukee Bucks - Charlotte Bobcats
28 Aralık Salı 02:30 / Oklahoma City Thunder - New Jersey Nets
28 Aralık Salı 03:00 / Washington Wizards - Memphis Grizzlies
28 Aralık Salı 04:00 / Los Angeles Lakers - Phoenix Suns
28 Aralık Salı 05:00 / Philadelphia 76'ers - Portland Trail Blazers
28 Aralık Salı 05:00 / Denver Nuggets - Sacramento Kings
28 Aralık Salı 05:30 / Boston Celtics - Golden State Warriors


Pierce'ın yokluğuna, Biedrins'in uzun aradan sonra dönüşüne rağmen Warriors'ın galibiyet alması ihtimali bir hayli uzak.

Ersan tam dişine göre bir rakiple karşı karşıya: Diaw. Ama Gerald Wallace'ın uzun forvete geçtiği dönemlerde çok zorlanmasını bekliyorum Ersan'ın.

Philly'de Iverson bu gece oynayacakmış, hayranlarına müjde. NBA TV'de izleyebilecekler yıldız oyuncuyu.

Artest'in yokluğunda ve 2 tane zorlu maçın ardından, Phoenix'in temposunda zorlanabilir Lakers. Tabii bütün bunlara rağmen içeride Gasol-Bynum ikilisi ve Phoenix'in ilacı Odom varken (Odom her ne kadar bu sezon yokları oynasa da), Phoenix'in kazanacağına inanmak zor. Arada sırada yaptıkları gibi her attıklarını sokmaları lazım...

28 Aralık 2009 Pazartesi

Son 10 Yılın Spor Olayları


Link

Birçok yerde bu tarz anketler var. "Size göre yılın olayı?" veya "Size göre son 10 yılın olayı?" falan diye. Belki son yıl içerisinde ayıklamak mümkün ama 10 yıl içerisinde yaşananları elekten geçirmek mümkün değil. ESPN de bu konuda öyle bir video yapmış ki aman aman. Kimi yerde tüylerim diken diken oldu, kimi yerde gözlerim doldu, kimi yerde alkışladım... Bugüne dek izlediğim en iyi video çalışmalarından biri.

"X var Y niye yok" diyeceğiniz 3-5 tane şey elbette çıkacaktır. Sallayın, atın kafanızdan onları. Sadece bu videoyu izleyin izletin. "Sporu seviyorum" deyip, şu videoyu izlememiş bir kişi bile kalmamalı. Tabii ülkemizde spor deyince sadece futbol olarak görülüyor ama bu videoda futbol yok, Amerikan sporları çoğunlukta.

Koç Dediğin

Koç dediğin, savaşmayan, mücadele etmeyen ilk 5 oyuncularını gerekirse komple kenara çeker ve ayaklarını denk almalarını sağlar. Mesajın kralını verir.
Saunders 3. çeyrekte bunu yaptıktan sonra, son 12 dakika için oyuna giren Butler 10, Arenas 12 sayı atarak Philly karşısında maçı kazandırmışlardı 4-5 gün kadar önce. Bu olayı, maçtan 2 gün sonra bir arkadaşım söylemişti gündem içinde karambole gitmiş, bu akşam aklıma gelmişken koyayım dedim. Helal olsun Saunders.

En İyi Oyun Kurucular ve Arroyo-Chalmers

Haftasonu Knicks maçından sonra yazacaktım da yine tabii güme gitti başka yazıların ve işlerin arasında. Arroyo, Cuma günü New York Knicks'e karşı, 7 maç aradan sonra ilk defa bir top kaybı yaptı. Bu sezonki asist/top kaybı oranı 3.93 ve bu rakam onu 20 maç yapmış oyuncular arasında 4.'lüğe taşıyor. Ayrıca ilk 5'e yerleştiğinden beri geçen 6 maç içerisindeki istatistiklerini de vereyim: 22 asist 1 top kaybı. Şaka gibi bir istatistik ama tabii 6 maç, bu değerlendirme için çok ufak bir rakam. Şu anda birinci sıradaki Jason Williams'ın oranı 4.28 ama asıl olay Chris Paul'de. Bu kadar topla oynayan, etkili ve dominant bir oyun kurucu 10.7 asist yaparken sadece 2.6 top kaybediyor maç başına. İnanılmaz bir rakam.

Peki Heat'te neler oluyor? Arroyo'nun ilk 5'e yerleştiği 6 maçın 5'ini kazandılar. Peki Arroyo'nun Chalmers'dan ne farkı veya artısı var? Öncelikle Chalmers çok dağınık oynayan bir guard ve saha içindeki doğru kararları istikrarlı bir şekilde veremiyor. Öte yanda Arroyo'ya tam tersi bir oyun sergiliyor. Jazz yıllarında başına buyruk stili nedeniyle Sloan'la geçinemeyen Arroyo gitmiş, skoru neredeyse hiç düşünmeyen, topun kıymetini çok iyi bilen, gerçek - ve büyük oranda pasif - bir oyun kurucu gelmiş adeta. Şaşmamak elde değil. En azından Chalmers daha disiplinli bir şekilde oynamayı öğrenene kadar.

Ama bu olay Chalmers'a hiç yaramadı. Genç oyun kurucu Arroyo'ya sadece 4 dakika kaybetmiş olsa da, yedekten geldiği için psikolojik olarak etkilenmiş durumda. İlk 5'teyken %58 ile şut adan adam, 6 maçtır %31'e düştü. Chalmers'ı yeniden ilk 5'e yerleştirip, oyun kurucu dakikalarını 24'er olarak paylaştırmak belki de Heat için en iyi yöntem olacak.

Günün En İyileri - 27 Aralık


Link

Baron Davis, Celtics'i domine ettiği yetmiyormuş gibi Top 10'u da domine etmiş. Tam 4 kere izliyoruz kabasakal'ı. Hepsi de çok güzel ama özellkle Perkins'i şebek ettiği pas fake'inde yarıldım. Zaten Celtics gibi defans yapan bir takıma karşı 13 asist yaptıysa aralarında illa ki güzel hareketler olacaktı. Onun dışında Mo Williams - Moon alley-oop'u çok güzel dün gece izlerken zaten Top 10'a gireceğini tahmin etmiştim. Stuckey'nin her tarafından bal akan turnikesi ise komik ve eğlenceli.

Buyrun bu da günün maçının özeti, izlenmeli:


Link

27 Aralık'tan Notlar

Maazeretim var:
Detroit Pistons'ın dün gece Raptors karşısında maazereti vardı komple. Ben Gordon ve Rip Hamilton uzun bir aradan sonra ilk defa parkeye çıktıkları için zorlandılar. Sırayla 4/15 ve 6/20 isabetle oynadılar. Hele Ben Gordon normalde sokacağı birçok boş şutu kaçırdı. Sakatlıkla boğuşan Charlie Villanueva ise 7'de 2 isabet bulup, 4 de top kaybetti. Üçüncü çeyrekte Raptors nasıl 14 sayıda kaldı açıkçası bilmiyorum çünkü fark 20'ye çıkınca maçı izlemeyi bırakmıştım. Dördüncü çeyrekte yeniden seyretmeye başladım...

3. vites:
Rockets-Cavs maçının ilk yarısını izledim. Sonra yatmaya karar verdim. Zaten Cavs de maçı istediği anda koparacak görüntüdeydi skor yakın olsa bile. Sonra uyku tutmayınca kalktım ve 3. çeyreğin başlarını da seyrettim. İlk yarıda rölantide oynayan Cavs, kısa bir süreliğine 3. vitese çıkarak maçı 2 dakika içerisinde, tam 5 tane üçlük bularak kopardı. Bu sezon kısa bir süre içerisinde üstüste üçlükler bularak kopardıkları 4 veya 5. maç zannedersem. Mo Williams'ın ve LeBron'un sayesinde oluyor bütün bunlar normalde ama dün Shaq'ın katkısını es geçmeyelim. Pota altında 2.06'dan uzun ve 110 kilodan ağır oyuncusu olmayan Rockets, ona karşı pota altını kalabalıklaştırınca dışarı güzel toplar çıkardı.

Takımı baltalayanlar:
Rasheed Wallace 16'da 4 isabet, 6'da 0 üçlük ile şov yapmış. Yeniden üçlük sallamayı alışkanlık haline getirmesin de...

Mike Dunleavy harika bir form grafiği çiziyor son günlerde. Yine 1/10 ile oynamış. Son 4 maçındaki şut isabeti oranı 6/36... Baltacının kralı.

Rondo esasında fena oynamamış ama son saniyede kendisine yapılan faul sonrası 2'de sıfır atarak Baron Davis'e maçı kazanmak için fırsatı sunmuş. O da bunu geri çevirmemiş.

Günün hayvan performansları:
Baron Davis mükemmel oynamış. 7/11 saha içi ve 9/9 serbest atış isabeti bulduğu maçta 24 sayı üretmiş. 6 top kaybı dikkat çekiyor ama Celtics'e karşı 13 de asist yaptığını unutmamak lazım. Mükemmel gerçekten. Tabii son saniyede çok zor bir şutla maçı da kazandırmış. Daha ne olsun.

Kaman, Garnett-Perkins ikilisine karşı 27 sayı 12 ribaund ve 1 blok ile mücadele etmiş. Üstelik 21'de 12 gibi harika bir isabet oranıyla.

Boşa kürek çekenler:
Çok kısa bir bölümüne bakabildiğim maçta, David Lee 13'te 11 isabetle oynayıp 28 sayı üretti, 10 da ribaund çekti ama mağlubiyete engel olamadı.

2/16:
Bakmaya üşendim ama eminim Knicks'in bulduğu en düşük üçlük isabeti oldu bu sezon. Hatta belki de son birkaç sezonda? Boston'a karşı 59'da kaldıkları maçta 2 tane atmışlar, o günden beri başka 2'leri var mıdır bilmiyorum.

Takım gibi takımlar:
Mavs, Billups'sız Nuggets'ı mağlup etmiş. İyi veya kötü yönde ön plana çıkan bir oyuncu olmamış. Sırayla takımlardaki oyuncuların sayılarına bakalım: 12-13-10-7-13-17-19 ve 18-16-13-13-16-8-11. Yedekler dahil inanılmaz eşit bir dağılım.

Spencer 'Vlade' Hawes


Link

Lakers'a karşı 2000'li yılların başındaki Kings'i izlermiş gibi hissettim. Udrih, Bibby ve diğer Kings guard'larının backdoor katlarını andıran koşular yaparken, Hawes da Vlade Divac ve Chris Webber'ı aratmayan paslar veriyor. Hele Bynum'ın bacak arasından olan müthiş...

26 Aralık'tan Notlar

Saman alevi:
Zach Randolph ilk 14 dakikada 10/12 saha içi isabetiyle 21 sayı üretip takımını öne taşıdı. Hatta ben "Koç olsam yoruldum diyene kadar oyunda tutardım heralde" diye düşünmüştüm o sırada. Çünkü gerçekten inanılmaz oynuyordu. Nowitzki veya Dampier'ın tutması farketmiyodu, yakın tutarlarsa çembere gidiyordu, bir adım geriden savunmaları halinde ise şutu gönderiyordu. Genelde de boyalı alandan üretti sayılarını. Oyundan çıkıp geri girdikten sonra Mavericks ona devamlı ikili sıkıştırma getirdi ve top kullanmasını engelledi. İkinci yarıda da buna biraz devam ettiler, daha sonra zaten Randolph soğumuştu bile. Maçın kalanında sadece 6 sayı üretebildi Randolph. Tabii 7'si hücum olan 14 ribaundunu da es geçmeyelim. Gasol (7)ile beraber Memphis'in 20 hücum ribaundu almasını sağladılar. Ama yetmedi.

Günün hayvan performansları:
Corey Brewer 27 sayı ile kariyer rekorunu kırmış, yanına da 7 ribaund eklemiş. Şaşırtıcı bir performans.

Monta Ellis yine 7 top kaybı yaparak beni şaşırtmadı ama 27'de 13 isabetle ürettiği 33 sayının yanında 10 da asist yaparak bu başlığın altına girmeyi haketti sonuna kadar. 3 tane de top çaldığını belirteyim.

Maggette de 33 sayı üreterek takımının maçı kazanmasını sağlamış. Son 2 dakika içerisinde bir asist, bir hücum ribaundu ile basket, ayrıca taktik faulleri de değerlendirmiş. Bu nedenle, sadece 1 asistte kalması ve 6 top kaybı yapmasına rağmen buraya yazdım.

Joakim Noah yine burada, yine burada... 17 sayı, 18 ribaund ve 4 blok ile. David West ve Okafor'u denize döktüler aşağıda yer verdiğim Tyrus Thomas ile birlikte.

Kobe yine insan olmadığını gösterdi. 30'da 16 isabetle, insanüstü şutlar atarak 38 sayı üretti, yanına 7 ribaund, 4 asist ve 4 top çalma ekledi. Gerçekten durdurulamaz bir performanstı. İkinci uzatmada maçı koparan isimdi Lakers adına. Maç hakkında yarın sabah ufak birşeyler yazabilirim yine geç de olsa ama çok çekişmeli geçen bir maçtı gerçekten.

Al Horford neler yapmış yahu öyle. Maçın da 5-10 dakikalık bir kısmını izledim pek birşey yapmıyordu: 11/14 isabetle 25 sayı, 19 ribaund ve 5 blok. İşini yapan, kendi yeteneklerini bilen, doğru oynayan bir pivot. Seviyorum Horford'ı da.

Günün notlarını geç yazıyorum gördüğünüz üzere, bu sırada Josh Smith'in performansı ile ilgili birkaç tane yorum geldi. Sadece 1 top çalma ile kaçırmış 5x5'i: 22 sayı, 6 ribaund, 5 asist, 5 blok ve 4 top çalma. Geçtiğimiz sezonu bir türlü güçlenmeyen bileği nedeniyle kendi çapına göre sönük geçiren J-Smoove, bu sezon yeniden iş başında.

Kevin Durant'ın 30 sayı 6 ribaund ve 4 asisti maçı kazandırmış Thunder'a. Hem de karşısında Gerald Wallace gibi bir savunmacı varken.

Boşa kürek çekenler:
Steve Nash 12'de 6 üçlük, 14/22 saha içi isabetiyle 36 sayı göndermiş Warriors potasına. 9 kere de takım arkadaşlarının sayıya gitmesini sağlamış. Ama yetmemiş. Nasıl yetmemiş acaba çok merak ediyorum.

Takımı baltalayanlar:
Sezon başından beri herkesten övgüler alan Marreese Speights Boozer ve Memo'dan oluşan duvara bir çarptı, pir çarptı. Dağıldı adam, perte çıktı adeta. 16 dakika içinde 8 şutunu da kaçırıp 3 top kaybı yapmış. Haliyle takımı da maçı farklı kaybetmiş. Bravo Speights.

Gilbert Arenas bir gün hayvan oluyor, bir gün takım baltalıyor. Yine coşmuş(!): 28'de 10 ile 26 sayı üretmiş. Gerçi hakkını yemeyelim 7 ribaund ve 9 asist ile güzel katkı vermiş takımına ama bir de 7 top kaybını görünce bu başlığın altına aldım yine.

Günün X-faktörü:
Bir başka X-faktörü ise sakatlıktan dönen Tyrus Thomas oldu. Tamamen onun bu maçta dönüşü nedeniyle izlediğim maçta enerjisi ve oyunuyla Bulls'a maçı kazandıran isim oldu. Taj Gibson'a "Uzun forvet pozisyonu benim" mesajını verdi adeta: 17'de 10 isabetle 21 sayı, 9 ribaund, 2 asist ve 2 blok...

Houston'ın maçı varsa, artık buraya Landry'i otomatik koyacağım hiç box-score'a falan bakmadan. Bu nasıl bir istikrardır yahu? Yine yüzdeli oynayarak 26 sayı, 9 ribaund ve 3 asist üretmiş kenardan gelerek. Yürüyedur Landry.

Değinelisi:
Duncan dün bize ondan son 3-4 senedir göremediğimiz birşeyi gösterdi: Şut atabildiğini. Aslında tabii ki her zaman atıyordu şut ama dün gece 6-7 tane falan uzak mesafeli 2'lik attı yanlış saymadıysam, zannedersem 3 tanesi de uzun süredir kullandığına şahit olmadığımız panyalı atışlardı. Eskiden imza atışıyken son senelerde kullanmamasına şaşırıyordum. Sevindim Timmy'nin bu şutlarını görünce.

Ersan:
Kötü performansını sürdürdü. San Antonio'nun farkı açtığı bir ara televizyon başına uyuyakalmışım ne zaman bilmiyorum. Ama aklımda Ersan'dan da birşeyler kalmamış açıkçası geceden. 2-3 tane Blair'a karşı adeta savaş vererek aldığı ribaundu ve bir tane üçlüğünü hatırlıyorum o kadar.

27 Aralık 2009 Pazar

Günün En İyileri - 26 Aralık (Hollins'i İzleyin)


Link

Sam Young'ın reverse'ü çok güzel, maçı izlerken de beğenmiştim "Acaba Top 10'a girer mi?" diye düşünmüştüm ama spektaküler olmadığı için girmesini beklemiyordum. Kings'in hücumunu kendim kesmiştim koymak için youtube'a, meğerse Top 10'a girmiş. Tyrus'ın arkadan gelerek koyduğu blok da güzel.

Ama günün 2 tane pozisyonu var. Brewer'ın ters alley-oop smacı ve tabii ki Ryan Hollins'in inanılmaz smacı. İzledikçe "Nasıl olmuş bu?" diyorum kendi kendime. Blatche orada yokmuş gibi davranmış resmen. Dikkat ederseniz, Hollins'in beli Blatch'in kafa hizzasını geçiyor. O nasıl bir zıplamak öyle?

27 Aralık Programı

27 Aralık Pazar 20:00 / Detroit Pistons - Toronto Raptors
28 Aralık Pazartesi 01:00 (NTV) / Houston Rockets - Cleveland Cavaliers
28 Aralık Pazartesi 01:00 / San Antonio Spurs - New York Knicks
28 Aralık Pazartesi 01:00 (NBA TV) / Indiana Pacers - Miami Heat
28 Aralık Pazartesi 03:00 / Dallas Mavericks - Denver Nuggets
28 Aralık Pazartesi 04:30 / Boston Celtics - Los Angeles Clippers

İki maç aynı anda yayınlanıyor. Tabii ki Rockets-Cleveland daha ilgi çekici olan. Pacers'ın Granger'sız gidişatı hiç iyi değil. Gerçi Granger olsa bile büyük şeyler beklemiyorum onlardan.

Gecenin en güzel maçı da herhalde Mavericks ile Nuggets arasında. 2009 playoff'larında olaylı bir şekilde rakibine elenen Mavericks, bu sezon ilk defa Nuggets ile karşı karşıya geliyor. Avantajları da var dezavanajları da. Artık Carmelo'yu ligde en iyi durdurabilecek isimlerden birine sahipler: Marion. Ama daha dün Memphis ile yüksek tempoda bir maç yaptılar ve Denver gibi zor bir deplasmana gidiyorlar.

Hedo'nun da aylardır oynamayan Prince'e karşı (Hedo'ya her ne kadar ters gelse de) veya onun yerine oynayacak Jerebko'ya karşı iyi bir maç çıkarmasını bekliyorum. Normali bu olmalı. Ama Hedo bu sezon kaç kere 'normal' olanı yaptı ki?

Noel Baba'dan CV'ye ve Pistons'a Hediye

Charlie Villanueva'nın twitter'ına yazdığı yazı: "Noel Baba bana güzel bir hediye verdi. Noel'de Prince, Rip Hamilton ve Ben Gordon'u Pistons formasıyla görmeyi dilemiştim, dileğim gerçekleşti." Ama şöyle bir sorun var ki, Villanueva'nın kendisi yaklaşık 1 haftadır sakat. Hatta diğer 3 oyuncu dünkü antrenmanın tamamında yer alırken, Villanueva sadece bir kısmına katılabilmiş. Ayrıca bu akşam 4 oyuncunun da oynayıp oynamayacağı kesin değil.

CV'nin problemi olan topuk dikenini, uzun oyuncuların kolay kolay atlatamadığını biliyoruz. Üzerine bastıkça acı veren ve iyileşmeyen, sadece ayağı dinlendirerek iyiye giden bir sakatlık. Brad Miller'ın bundan 3 sezon önce topuk dikeni yüzünden kariyerinin en kötü yılını geçirdiğini, Kaman'ın ise geçtiğimiz sezonun yarısından fazlasını kaçırdığını örnek olarak gösterebilirim.

CV'ciğim önce kendi sağlığını, mutluluğunu falan isteyip sonra takım arkaşlarına düşünseydin bari. Ama en azından Pistons - CV'yi dışarıda tutarsak - 1 hafta içerisinde tamamen sağlıklı olacak gibi gözüküyor. Sezon başından beri Prince-Hamilton-Gordun üçlüsünü 1 kere yanyana oynatabilen takım için çok iyi haber.

Yılın Maçı: Cavs - Lakers

Dün vaktim olmadığı için yazamadım. Geç de olsa şu maçı yazmak lazım. Gerek yılın en çok beklenen maçı olduğu için, gerek maçta çıkan olaylar için. Kısaca özet yazayım:

Lakers'da Kobe ve Artest hariç istisnasız herkes, sezondaki en kötü maçlarını oynadılar herhalde. Kobe'nin de 11/32 isabeti dikkatinizi çekmesin, maçı koptuktan sonra zorlama atışlar denedi birkaç tane, yoksa 11/27 falandı. Maç boyunca hem kendisi skor buldu hem de takım arkadaşlarını oyuna sokmaya çalıştı. Ama Gasol-Odom-Bynum 3'lüsünün hiç oynamaya niyetleri yoktu. Buna rağmen tam 8 asist yaptı Kobe. Örneğin maçın başında dip çizgiden boyalı alana girip Gasol'e yaptığı asist harikaydı.

Cavs'de ise Mo Williams adeta tek başına maçı domine etti. İçeri penetre ederek yaptığı asistler ve bulduğu müthiş isabetli şutlarla Cavs'in maçı farklı şekilde önde götürmesini sağladı. Hatta Kobe bu adamın o kadar sıcak olmasına sinirlenmiş olacak ki, bir pozisyonda rakibine bilerek çarpıp yere serdi. Kobe'nin geçmişte de bu tarz hareketlerini çok gördük. Kobe'nin kazanma hırsını bilmeyen yoktur herhalde ama başka oyunculara zarar vermenin hırs ile hiçbir ilgisi yok...


Link

İlginçtir Mo'yu LeBron'dan önce söyledim Cavs'in galibiyetindeki emeği için. Evet bence daha çok katkısı oldu LeBron'dan. Ama tabii superstar'ı da unutmamak lazım. Artest'in savunmasına rağmen arkadaşlarına hazırladığı bomboş şut imkanları ve pota altından post-up ile bulduğu sayılarla Cavs için çok önemliydi. Ayrıca Cavaliers'ın, Lakers'ın uzunlarına karşı Big Z - Shaq ikilisi gibi aşırı büyük ve geniş bir ikili kullanabilmesi, Cavs'e avantaj sağladı. Normalde pota altında sağladığı üstünlükle rakiplerini bitiren Lakers, boyalı alandan skor üretmekte çok zorlandı. İkinci çeyrekte açılan farkı kapatmayı başaramadılar çünkü Cavs her alanda rakibine üstünlük kurdu.

Buradan maçta çıkan olaylara geçelim. Kobe'ye özellikle çembere penetre ederken uzunlar tarafından yapılan birkaç faul verilmedi. Bunlardan 2 tanesi çok netti. Ama öteki tarafta, bu kadar net olmasa da Cavs'in itiraz ettiği düdükler de vardı. Bir pozisyonda Mo Williams Odom tartışmaya başladılar ve ikinci teknik faulü sonrasında Odom oyundan atıldı. Bu olay seyirciye patlamak için bahane oldu... Hakemlerin Cavs lehine çalıştıklarını düşünmelerinin yanında, Cavs'e farklı yenilecek olmalarının verdiği sinirle oyun sahasına ellerindeki köpükten yapılmış Lakers eldivenlerini atmaya başladılar. Bence rakipleri Cavs yerine - Celtics hariç - herhangi başka bir takım olsa seyirci yabancı madde atmazdı.


Link

Çok gereksiz bir hareketti. Maçta dediğim gibi Cavs aleyhine de Lakers'ınkiler kadar net olmasa da düdükler çıkmıştı. Yani bu yenilgi kesinlikle hakemler yüzünden gelmedi. Kobe ve Artest hariç, Lakers'daki bütün oyuncuların "Amaaan Noel'de maç mı oynanır?" havasında oynamalarından kaynaklandı. Nitekim koç Phil Jackson da bir çeyrek arasında (veya devrede hatırlamıyorum) yaptığı röportajda "İşte hakemleri görüyorsunuz, biz de Noel'de bu maçı oynamak zorunda bırakılıyoruz." tarzında bir açıklama yaptı. Ayıp etti. Aşağıda da Kobe'nin maçtan sonra muhabirlern sorduğu sorulara verdiği yanıtlar var:


Link

Canlı Yayın Kazası


Link

Video birkaç günlük ama ben yeni gördüm. Sağ tarafa dikkat. Shannon Brown ile Odom fena yakalanıyorlar. Soyunma odasına canlı bağlanacaksanız baştan zoom-in yapın değil mi ama =)