BIY AD

20 Aralık 2010 Pazartesi

Ah Biraz da Kafan Çalışsa


Link

Daha dün bahsetmiştik McGee'nin oyun zekasından. Bu gece pozisyon olarak pek benzemese de ahmaklıkta McGee ile boy ölçüşebilecek bir hareket de Maxiell'dan geldi. Videoyu izledikten sonra "Adam maçı kazandırmış daha ne istiyorsun" diye kızmayın bana. Evet maçı kazandırıyor bunu yaparken de ekstra mücadele, hırs ve kararlılık gösteriyor bir pozisyonluk da olsa. Ama bir de o smacı vurduktan sonra süreye dikkat edin. Maxiell o smacı vurarak rakibe 0.5 saniye kala bir üçlük imkanıyla maçı uzatma fırsatı veriyor ve bunun adı en iyi tabirle ahmaklıktır. Top çalmanın verdiği gazla ve tamamen iyi niyetle yapılmış bir hareket olsa bile... Böyle olaylara denk geldikçe Gasol gibi Vujcic gibi uzunları izlemenin değeri daha iyi anlaşılıyor.

19 Aralık 2010 Pazar

Takas Piyasası #2

Dün beklenen bir şekilde canlanan takas piyasasında Carmelo Anthony'den sonraki durağımız Memphis'in guardı O.J. Mayo olacak.

#2 O.J. Mayo

Memphis takım sahibinin bir açıklaması var Mayo takasa açık değildir diye. Ama daha önce defalarca bu tip açıklamalarda yer alan oyuncuların takımdan ayrıldıklarını gördüğümüz için mutsuz Mayo için de bir yazı yazmanın uygun olduğunu düşündüm.

Mayo neden mutsuz hepimiz biliyoruz. 3 yıldır ligde olan skorer oyuncu bu yıl ilk defa bench'e düştü ve geçtiğimiz yıllarda yakaladığı rakamlara oranla inanılmaz düşük istatistiklerle oynuyor. Bu rakamlardan onun en çok canını sıkan da kuşkusuz dakika. Kariyerinin ilk 2 yılında 82 maçın 82'sinde de ilk 5'te sahada olup, her 2 yıl da maç başına 38 dakika sahada kalan Mayo, bu yıl ne yazık ki 28 maçın sadece 14'ünde ilk 5 çıkmasının yanı sıra 29.1 dakika sahada kalabiliyor. Bu da ister istemez 23 yaşındaki bu adamın önünü kesmek oluyor. Hele ki Grizzlies gibi bir takımda Henry adındaki çaylağın arkasında ilk 5 çıkamadığını düşünürsek, bu onu mental olarak da yaralar diyebiliriz.

Peki Mayo'yu kim alır? Benim aklıma ilk olarak Chicago Bulls geliyor. Malumunuz mükemmele yakın bir kadroları var. ( Tabii ki sağlam bir Noah'la beraber. ) Ancak o mükemmel kadronun tek eksiği şutör bir oyuncu. Korver var, Rose atmaya başladı falan ama kesinlikle bir keskin şutör daha takıma eklenmeli. Bu konuda Bulls'un da offseasonda bir girişimi olmuştu zaten hatırlarsanız. J.J. Reddick'le anlaşmışlardı ama kontratı Magic karşılayınca Reddick takımında kalmıştı. Sonuç olarak sonra yaptığı girişimlerden de sonuç alamayan Bulls amacına ulaşamadan sezona başladı ve kilit şutörün eksikliğini bolca hissetti.

Mayo için bir diğer adres ise New York Knicks olabilir bence. Neticede onların bir Carmelo girişimleri var ve bu uğurda görev adamlarını feda edecekler. Giden oyuncunun yeri Mayo'yla doldurulabilir ki şehrin cazibesinin yanında yeni bir Big Three oluşturma hayalleri Mayo'nun aklını çelecektir. Ya da alternatif olarak Knicks şöyle de bir formül düşünebilir zira Nuggets'a sunacakları paketi oluşturmakta zorlanıyorlar. Mayo takıma dahil edilir, Curry'nin biten kontratı ve draft hakkıyla süslenip, Nuggets'a yollanır. Biraz komplike bir plan oldu ama Melo'yu alacaksanız işleri biraz daha karmaşık düşünmeniz gerekiyor.

İşin finansal boyutu sorunsuz görünüyor çünkü 4-5 milyon dolar civarı alan Mayo hiçbir takımın ekonomisini zedelemeyecektir. Zaten daha ilk yıldan kendini kanıtlamış bu genç yıldız için verilen miktar az bile bana kalırsa. Özetleyecek olursak Mayo takımında bu sene istemediği şeyler gerçekleşince gerek Grizzlies camiasından soğudu, gerekse birçok dedikoduya karışarak takas piyasasının gözdelerinden biri haline geldi. Bundan sonra ne olur bilinmez ama bu adamı kapmak isteyen çok olacaktır. Tek bildiğim Memphis'in Mayo'yu tekrar kazanmak için maçların yarısında yedeğe tıktıktan sonra Spurs maçında olduğu gibi 47 dakika sahada tutmaktan fazlasını yapması gerektiği. Mesela düzenli olarak ilk 5 başlatmak ve saha içinde daha önemli bir rol vermek gibi.

Yeni Çehresiyle Orlando Magic (Analiz)

Çoğu analizim gibi, kısa tutmaya çalışsam da bir hayli uzun oldu. Dişinizi sıkıp okursanız sevinirim.

Evet efendim, dün Hidayet, J-Rich ikilisinin ve Arenas'ın takaslarına tek tek değinmiştik blog'da. Bugün sırada kocaman bir Orlando Magic analizi var. Her zaman yaptığım gibi başta bir özetini çıkarayım takasın.

Gilbert Arenas (Wizards), Hedo, J-Rich, Earl Clark (Suns) --> Magic
Rashard Lewis (Magic) --> Wizards
Vince Carter, Pietrus, Gortat, 3 milyon $, 2011 ilk tur draft hakkı (Magic) --> Suns

Bu yazıda direk Magic'i ele alacağım, daha sonra kısa yazılar halinde Suns ve Wizards'a da değinirim. Efendim artık hepimiz biliyoruz ki, Vince Carter en son 2 sezon önce gerçek Vinsanity idi. Bir buçuk yıldır izlediğimiz Carter, hem Magic'in hem NBA severlerin beklentisinin çok ama çok uzağındaydı. Üstelik Hidayet'in yerine o geldiği zaman, Magic oyun kurmak açısından birkaç adım geriye gitmişti. Eh aldığınız yıldızın, ışıltısı sönmüşse, üstelik takım oyununun en büyük katalizörü Hedo'yu gönderip yaptıysanız bu takası, işler iyi gitmemiştir. Magic de zaten bir buçuk senedir şampiyonlukta adı geçecek seviyeden uzaktı. Bir hamle yapmaları gerekiyordu ve Hidayet, J-Rich, Arenas üçlüsünü takıma katmaya karar verdiler.

Carter'a değindim, biraz da Lewis'e değineyim. Blog'u uzun süredir takip edenler biliyordur. Rashard Lewis'in aldığı senelik 20 milyon dolar değerindeki kontratın ne kadar fazla olduğunu pek çok kere eleştirmişimdir. Bana göre böyle bir oyuncuya max kontrat vermek büyük salaklıktır. Max kontratı, takımı taşıyacak oyuncunuza verirsiniz. Rashard Lewis taşımayı geçtim, ikinci opsiyon olabilecek kapasitede bile değildi. Hele bu sene sergilediği oyunla bırakın maksimum kontratı, takımın 3. opsiyonu olmasını, ancak Ortalama bir playoff takımının rotasyon oyuncusu seviyesindeydi. Onu 3 senelik leş gibi kontratıyla kim alırdı? Ancak Arenas karşılığında Wizards alırdı herhalde.

Diğer ayrılan isimler ise Gortat ile Pietrus. Magic'ten gidenler arasında muhtemelen en çok aranacak olan adam Gortat. Çünkü hepinizin bildiği gibi artık Magic'in Dwight'ı yedekleyecek bir uzunu kalmadı. Tabii Ryan Anderson'ı ve Orton'ı saymazsak, ki bir zahmet saymayalım onları. Belki Bass kısa süreler pivot oynayabilir ama o da bildiğimiz cüce yani. Gortat dediğim gibi çok büyük bir eksik olacak ama kadroya bir pivot ekleyeceklerini düşünüyorum. Çünkü bir düşünün Dwight faul problemine girince ne olacak? Ben açıkçası düşünmek bile istemiyorum, SVG'nin de rüyalarına girer herhalde bu ihtimal. Şu 1-2 hafta içinde Dampier/Kwame tadında bir pivot gelecektir, daha doğrusu kesinlikle gelmeli. Pietrus ise en iyi dış savunmacısıydı. Onu da kaybettiler. Şimdi Pierce, Wade ve LeBron'u kim tutacak? Hedo mu, J-Rich mi, Redick mi, Arenas mı? Korkunç gerçekten. Yoksa fena savunma yapmasa da alacağı dakikalar iyice azalan Q-Rich mi? Barnes'ı Lakers'a kaptırmanın faturası bu diyebiliriz. En azından Q-Rich'ten daha güvenilir bir dış savunmacıydı. Şimdi rakibin en önemli silahını yavaşlatmakta sıkıntı çekebilirler. Tabii buna karşılık 1.5 senedir işin savunma tarafında yatan, perde geldiği zaman hayata küsen Carter yerine, J-Rich olacak ilk 5'te. Savunmasıyla ünlü olmasa da, Carter'la kıyas kabul etmez.

Gelelim yepisyeni Magic'imize. Bir kere Stan Van Gundy şunları açıkladı: Nelson ilk 5'te kalacak ve Hidayet uzun forvet pozisyonuna yerleşmeyecek ilk 5'te. Yani şu şekilde oluşuyor kadro: Nelson - X - Y - Bass - Dwight. Arenas, Hedo ve J-Rich'ten biri kenardan gelecek. Dün arkadaşlarla konuşurken, bu adamın kesinlikle Arenas olması gerektiğini söylüyordum. Çünkü Dwight Howard ile en çok beraber oynaması gereken isimler Hedo ve J-Rich. Birisinin Howard'la kimyası çok iyi uyuşurken, diğeri boş atış şansı bulmak için Howard'a gelecek ikili sıkıştırmalara ihtiyaç duyacak. Yanlarında iyi oyuncular yokken, bu iki oyuncunun da verimi düşüyor. Öteki yanda Arenas'a bakıyoruz, maçın herhangi bir noktasında tek başına üst üste 20 sayı üretebilecek kapasitede bir skorer ve bunu yapmaya alışık. Bench'ten gelip rahatlıkla yedeklerin liderliğini yapabilecek bir isim. Zaten Arenas da hemen "Bench'ten gelmeye gönüllüyüm" demiş. Bunu 'problem çocuk' sıfatından kurtulmak için mi yoksa gerçekten içinden geldiği için mi yaptığını bilemiyorum. Amacı sadece o sıfattan kurtulmaksa ve içten içe "Benim ne işim var bench'te?" diyecekse, Magic ve kendisi açısından kötü bir sonun başlangıcı olur.

Üstteki resimde Lewis'in gittiğini öğrenen Bass'in tepkisini görüyorsunuz. Kendime göre ilk 5'i yaptım yani: Nelson-JRich-Hedo-Bass-Dwight. Kenardan gelecek ana oyuncular da Redick, Arenas, Q-Rich ve Ryan Anderson olacak. En önemli değişiklik elbette üçlük atabilen kısa forvetten bozma bir 4 numarada yerine gerçek bir uzun forvetle oynayacak olmaları. Tabii Bass de biraz ufak kalıyor diyebiliriz ama Lewis'ten 8 kat iyi savunma yapıp, rakiplerini box-out ettiğini unutmayalım. İki sezondur blog'dan SVG'ye bağırdım çağırdım Bass daha çok oynamalı, bench'te ne işi var diye. Sonunda beni dinledi bıyıklı babacan koçumuz. Ben ezelden beri şunu savunurum. Bir takım kısa forvetten bozma bir uzunla oynamamalı. Ha elbette bu tür oyunculara ihtiyaç var ve maç başına 20-25 dakika arası bir süre onlarla oynanabilir. Ama bu oyuncuları ilk 5'te başlatıp ana stratejinizi böyle belirleyince, rakibin uzun forveti sizin 4 numaranızı denize döker. Tabii elinizde Rasheed Wallace gibi üçlük atabilen gerçek bir uzun varsa olay bambaşka bir boyut kazanır, ayrı konu... Kısacası Magic doğru yolu buldu diyebiliriz. Rakipler kısa 5'le oynadığı zaman Hedo'yu 15-20 dakikalığına uzun forvette oynatacak Stan Van Gundy. Belki Anderson da Dwight'ın yanında görev yapar biraz. Ama sonuçta Bass maçların büyük çoğunluğunda boyalı alanda Dwight'a yardımcı olacak. Bass, Lewis gibi üçlüğe çıkabilecek menzile sahip değil belki ama Dallas'tan beri müthiş bir orta mesafe şutu var kendisinin. O nedenle içeride Howard'a yeterince alan kalacağını düşünüyorum.

Hedo ve uzun rotasyonuna değinmiş olduk. Kaldı geriye guard rotasyonu J-Rich ile Arenas. Aslında bu noktada SVG'nin elindeki opsiyonlar bol gibi gözüküyor ama aynı zamanda pek çok kısıtlama var. Öncelikle süre açısından bir problem var. 1-2-3 numaralı pozisyonlar için tam 6 aday var ki Duhon'u katmadım bile. Redick 20, Q-Rich 15 dakika bile alacak olsa, Hidayet 10-15 dakikalığına 4 numaraya kaymadan herkesi mutlu edecek kadar dakika çıkmıyor. Bunun dışında mesela J-Rich'in skorer kimliği ön plana çıkmayan bir oyun kurucuyla oynamasının çok daha verimli olacağını düşünüyorum ben. Magic'teki iki kötü seçenek arasında Nelson, J-Rich'in verimliliği için daha mantıklı gibi duruyor. Zaten Hidayet'in top dağıtımına olan katkısı da J-Rich'in işine yarayacaktır. Kısacası her şekilde yukarıda değindiğim gibi Arenas'ın kenardan gelmesi en mantıklı seçenek bence. Sorun bununla kalmıyor, eski lakabıyla Agent Zero, kenardan gelse bile elbette Nelson ile aynı anda sahada bulunacaktır en az 20 dakika. Bu süreçte, rakiplerin iri şutör guard'ları, bu ikiliye karşı şov yapabilirler. Hücumda bile ikisinin nasıl geçineceği meçhul ama Nelson'ın SVG'nin sisteminde, topsuz oyunda başarılı olduğu dönemler vardı. Bu açıdan çok büyük bir problem çıkacağını düşünmüyorum. Son problem ise şu: Celtics 2 sayı önde, maçın bitimine 3 dakika var, geri alanda hangi oyuncularla maçı bitireceksiniz? Daha doğrusu kim kenardan izleyecek? Bana kalırsa, maç sonlarını çok da iyi oynamayan Nelson veya son toplarda başarılı olsa da benim asla güvenemediğim J-Rich kenarda olmalı. Ancak kenardaki isim J-Rich diye varsayarsak, az önce yazdığım gibi oyun alanında Nelson-Arenas'a karşı rakip şutör guard'lar bayram edebilir. Yani kısacası SVG'nin vermesi gereken pek çok karar var. Üstelik bu kararları verirken, bütün oyuncuları da mutlu tutması gerekiyor. Nasıl bir denge sağlayacağına dair hiçbir fikrim yok.

Toparlamam gerekirse; Orlando'nun son 1.5 senede yaptığı ikinci ciddi takası olumlu karşıladığımı söylemeliyim. Vince Carter yanlışından (ki ben ilk yapıldığında doğru olduğunu düşünüyordum) çabuk döndüler. Gelecek vaat etmeyen bir stratejide ısrar etmenin mantığı yoktu. Magic'in yaptığı şey belli. NBA'de ve hatta dünyada boyalı alanı en iyi koruyan oyuncunun üzerindeki savunma baskısını Bass-Lewis değişikliği ile azalttılar ve geri kalan 3 oyuncuyla da çok büyük bir ofansif güç elde ettiler. Hedo'yu değişiklik olarak saymayalım, eski Golden Stateli Arenas ile J-Rich'in takıma ne kadar çabuk ve iyi uyum sağlayacakları Magic'in gidişatını belirleyecek. Elbette takımın 4 dış şutörden 3'e düşünce bir dönem afallamasını da bekleyebiliriz. Yani bu takasların sonucunu şimdiden bilmemizin imkanı yok. Ama Stan Van Gundy 1-2-3 rotasyonunu iyi oturtabilirse, Magic 2 gün önceye göre daha korkutucu bir takım oldu diyebilirim.

19 Aralık Programı

19 Aralık Pazar 20:00 / Indiana Pacers - Boston Celtics
19 Aralık Pazar 20:00 (NBA TV) / Atlanta Hawks - New Jersey Nets
19 Aralık Pazar 20:00 (NTV Spor Banttan 01:30) / Los Angeles Lakers - Toronto Raptors
20 Aralık Pazartesi 01:00 / New Orleans Hornets - Detroit Pistons
20 Aralık Pazartesi 01:00 / Houston Rockets - Sacramento Kings

20 Aralık Pazartesi 02:00 / Phoenix Suns - Oklahoma City Thunder

Pazar günü erkenden programımızı yazalım dedim. Gecenin en çok merak edilen konusu Phoenix olacak elbette. Carter, Gortat gibi isimlerin oynaması halinde yeni kadrolarıyla nasıl bir görünüme sahip olacakları büyük bir soru işareti. Ayrıca 5 gün önce Sacto'yu kendi evinde mağlup eden Rockets bu sefer aynı başarıyı deplasman tekrarlamayı deneyecek. NTVSPOR'dan yayınlanacak maçta ise Lakers ve Raptors yılın son randevusunda karşı karşıya geliyorlar. Bu sezon birbirlerinde karşı 1'er galibiyet alan Hawks ve Nets takımlarının mücadelesi ise NBA TV ekranlarında.

Gecenin Hareketleri - 18 Aralık


Link

NBA'de Bugün - 18.12.2010

Ligin zirvesinde bulunan ve müthiş form grafiği ile parmak ısırtan San Antonio dün gece Memphis karşısında zorlansa da uzatmada galibiyete uzandı. Özel hayatında sorunlar olsa da basketboluna bunu yansıtmayan Parker dün gece 37 sayısı ile takımını galibiyete taşırken yanında da 9 asiste imza attı. Her parçası muazzam bir şekilde işleyen Spurs üst üste 8.galibiyetini almış oldu. Memphis, Rudy Gay'in eksikliğinde aslında iyi mücadele etti. Ligden ve takımdan çok kopuk mücadele eden Mayo ilk beş şansı bulduğunda neler yapabileceğini göstermiş oldu. 27 sayı 5 ribaunt 5 asist üreten Mayo maçı uzatmaya götüren basketin de sahibiydi. Memphis'te Zach Randolph'ta 24 sayı 21 ribaunt ile harika bir maç çıkartsa da bu çabası galibiyeti getirmedi.

Yedi maçlık galibiyet serisi bulunan Chicago'nun serisini eski koçu Del Negro'nun çalıştırdığı Clippers bitirdi. Noah'ın sakatlığında Gibson ilk beş başlarken üçüncü çeyrek başında başına aldığı darbe ile sakatlandı ve fazla süre alamadı. Noah ve Gibson'un eksikliklerinde uzun rotasyonu sıkıntıya giren ve Deng'in 45 dakika oyunda kaldığı Bulls buna rağmen buldukları sayıların yarısını boyalı alandan buldu. Koç bu eksiklikler içinde mecburen Ömer'e süre vermek zorunda kalıyor. Hücumda Boozer gibi bir bitiricisi olmasına rağmen Ömer'in savunmasına fazlasıyla ihtiyaçları var. Rose'un 34 sayı 6 ribaunt 8 asist ile harika bir maç çıkardığı gece de tek bir serbest atışla maçı kaybetmeleride fazla dramatik olmuş. Clippers cephesine bakacak olursak varsa yoksa Griffin'den bahsetmek gerek. Basketbolu çok iyi biliyor, ikili oyunları, pozisyon alması falan muazzam. Griffin'in yanında Baron Davis'te fazlasıyla iyi bir performans sergiledi dün gece ve galibiyete önemli katkı sağladı.

Son on maçını kaybederek gelen Cleveland, Knicks için yara sarma maçı olarak gözüküyordu kuşkusuz ama Mo Williams'ın performansı buna engel oldu. Sezon içinde birbirlerinden çok kopuk mücadele eden ve birliktelik sağlamakta zorlanan Cleveland dün Knicks'e çok zor anlar yaşattı. Williams önderliğinde özellikle hızlı hücumları ile fark yaratan Cavaliers'ta altı isim çift haneli rakamlara ulaştı. Mo Williams bir gece önce Pacers deplasmanındaki iyi oyununu bu maçta da sürdürdü ve 23 sayı 14 asistlik rakamları ile takımını galibiyete taşıdı. Celtics ve Heat gibi en önemli rakiplerine boyun eğen Knicks'e ayaklanma fırsatı vermedi Cavaliers. Knicks'te 23 sayı 11 asist 7 ribaunt ile Felton fazlasıyla etkili olurken Gallinari'nin rezalet şut performansı ve Amare'nin 8 top kaybı mağlubiyeti getiren faktörlerdendi.

Kötü gidişe yaptığı takaslarla engel olmaya çalışan ve tekrar başa güreşecek düzeyde kadro kurmayı hedefleyen Magic eksik kadroyla çıktı Sixers karşısına. Her takas sonrası takımlar 7-8 kişilik bir rotasyon ile mücadele etmek zorunda kalırlar ki Sixers'ta bunu değerlendirerek galibiyete ulaştı. Howard 26 sayı 10'u hücum 20 ribauntu ile çok iyi mücadele etse de galibiyeti getiremedi. Pota altında Howard kadar etkileyici olmasa da Brand2in 20 sayı 13 ribauntu da dikkat çekici. Lois Williams benchten getirdiği ekstra katkılarına devam etmiş yine ve Sixers önemli bir galibiyete imza atarak play-off potasında kalmayı sürdürmüş.

Takas seçeneğini kullanan bir diğer takım Wizards dün gece hem Arenas'sız hem de Wall'sız Heat karşısına çıktı. Maçı kazanmak için var gücüyle çaba gösteren takım özellikle her eline top geldiğinde potayı düşünen Young'un da gününde olmasıyla galibiyete çok yaklaştı ancak Heat, Wizards'ın son anlarındaki tecrübe eksikliğinden faydalanıp galibiyete uzandı. James, Knicks maçından sonra yine etkili bir maç çıkartırken Wizards'ta Howard'ın dönüşü asıl dikkat çeken nokta oldu. Lewis'in de gelişi ile en azından ilk beş dahilinde önemli bir takım olabilir Wizards ama bench hala zayıf.


5/5 üçlük 14/23 isabet ve 43 sayı 17 ribauntluk müthiş performans. Buna rağmen Kevin Love takımını galibiyete taşıyamadı. Bu sezon sergilediği müthiş istatistiksel performanslarla dikkat çeken Love'un genelde çabaları galibiyet açısından sonuçsuz kalıyor. Wolves üst üste altıncı yenilgisini aldı dün gece Denver karşısında. Billups'un yokluğunda son günlerde form tutan Ty Lawson 23 sayı 9 asisti ile dikkat çekerken takımla sorunlar yaşayan Melo'nun 24 sayılık performansı galibiyeti getirdi.

Memo'nun dönüşünü buruk bir şekilde kutlayan Jazz back-to-back maçında Bucks deplasmanında galibiyete ulaşmasını bildi. Mehmet Okur benchten gelirken 13 dakika oyunda kaldı ve 3 sayı üretti. Utah'ta galibiyeti getiren performans 22 sayı 11 asist ile Deron Williams'a aitti. Bir diğer temsilcimiz Ersan ise mücadeleye ilk beş başladı ancak 17 dakikada sadece 2 sayı 3 ribaunt ile mücadele etti. Zaten Salmons-Jennings-CDR üçlüsü ile aynı takımda olmak top kullanma konusunda sıkıntı yaşamak demektir. Savunmasıyla dikkat çekse de hücumda top alamadığı için kendini gösterme fırsatı yakalayamıyor Ersan.

Golden State'in sezon başında sağlıklı olduğu dönemd gösterdiği performans oldukça dikkat çekiciydi ancak sakatlıkların kendini göstermesiyle takımdaki düşüşte kaçınılmaz oldu. Curry'nin yokluğu etkiliyor elbette takımı ancak yerinde oynayan R.Williams'ın performansı şimdilik iyi. Portland karşısında sakatlıklar yüzünden verimsiz olan bir takımdan bahsetmemizde garip. Brandon Roy'un bitik dizinin bakımı için yine üç maç kaçıracağı açıklanmış. Dün gece Warriors karşısında forma giyemedi Roy ancak Miller'ın müthiş performansı ve ilk beşin tamamının skora katkıda bulunması galibiyeti getirmiş. Yine de son çeyrekte farkı 15 sayıya kadar çıkardıktan sonra maçın bıraya gelmesi onlar adına soru işareti.

Telafisi Olmayan Hata


Link

Gece Wizards'ı değerlendirirken değinmiştim takım olarak oyun zekası üst düzey isimlerden oluşmadıklarına. McGee'de fizik falan gayet yerinde maşallah, hatta NBA'in en atletik uzunu belki. Ama iş zihinsel olgunluğa gelince o da sınıfta kalanlardan. Aşağıdaki videoda izleyeceğiniz üzere 2'ye 1 giderken arkadaşını görmek yerine James Jones'un üzerinden serbest atış çizgisinden hallice bir noktadan smaca kalkıyor. Sonuç tahmin edeceğiniz üzere hüsran. Her maçın içinde sık sık oluyor böyle şeyler diyebilirsiniz ama dün geceki maçın skorunu bilmeyenler için yazalım: 95-94 Heat lehine. Yaklaşık 10 gün önce Kings'e karşı maç koptuktan sonra son hücumu smaçla tamamlayım derken de rezil olmuştu. O videoyu da burdan izleyebilirsiniz. Küçük hesapların adamı olma yolunda hızla ilerliyor, ilerledikçe çuvallıyor McGee. Ne diyelim sonu hayır olsun, Blatche'le de fazla takılmasın. Şuradan da NBA.com'un hazırladığı özetlerde, yaptığı göndermeyi izleyebilirsiniz, 45. saniyede.

Olmayınca Olmuyor (Küçük Bir Wizards Analizi)

Maçın başından sonuna kadar var gücüyle çalışan ve parkeye büyük bir karakter koyan Wizards'ı yenmek için Heat'in 5 dakikalık ciddiyeti ve dikkatli oyunu yetti. Wizards adına bahsettiğim karakterin parkeye yansıyan hali şuydu: "Mücadele". Oyun zekası yüksek oyunculardan kurulu bir takım değil Washington ve genelde bireysel yeteneklere dayalı oyuncuların birebir zorlamalarıyla giden bir hücum sistemleri var Wall'un yokluğunda. Ayrıca takımdaki isimlerin vurdumduymazlığını da bilmeyen yok. Ama bugün farklıydı... Bugün güçlü Miami'ye bir sürpriz yapmak için ellerinden geleni yaptılar. Rakibe kolay sayı vermediler, savunmada yardımlaştılar. Belki galibiyet gelmedi ama ümit verdiler. Arenas-Lewis takasını değerlendirirken yazdığım Wizards'ın yakın geleceğinde umut yok anlamındaki cümlemi bir kez daha düşünmeme sevk ettiler. Tabi birkaç yerinde hamle daha yapmaları şart. Çünkü halen çok toplama bir kadroları var. 2 ve 3 numaradaki şişkinilk, dahası bu oyuncuların aynı tarzda olması falan... Biraz traş edilmesi, düzene konması lazım kadronun.

Potansiyeli sebebiyle Wall'u ayrı tutarsak Hinrich, sakatlıktan dönüp bu sezonki ilk maçına çıkan Howard, Blatche, McGee ve Nick Young... Hepsi belli bir kalitenin üzerinde ama istikrarsız, ne zaman ne yapacağı belli olmayan oyuncular. Bunlara bir de Lewis eklenecek. Böyle oyunculara çok büyük saygı duymam ama sempati beslerim. Çünkü maça renk katma olasılıkları yüksektir ama maç kazandıramazlar. Bügün de böyle oldu zaten. Saydığım isimlerin hemen hepsi üst düzey performansıyla karşılaşmayı koparma noktasına getirdi. Gelin görün ki son saniyelerde kaçan serbest atışlar, yapılan basit top kayıpları ile maçı tecrübeli Heat'e hediye ettiler. Velhasıl bu genç ve yeni yapılanan takıma kazanmasını bilen bir iki oyuncu şart.

Arenas-Lewis Takası

Öncelikle Can'ın Hidayet takasıyla ilgili yazısı için sizi şöyle alalım.

Gecenin sıcak haberlerinden diğeri de gerçekleşen bu takasla geldi. Magic Arenas'ı kadrosuna katıp Lewis'i Wizards'a yolladı. İki takımın hedeflerini baz alırsak önce Magic'i değerlendirmek gerekir sanırım. Jameer'in en önemli noksanı olan oyun kurucu zekası ve takımı oynatabilme yetisi Arenas'ta da var denemez. Gerçi özellikle son senelerde yaşadığı olaylar ve takımın vizyonunun küçülmesiyle birlikte iyice saldı kendini, sakal bıraktı falan. Yani mental olarak da çok sağlıklı değildi. Ama onun konsantre bir şekilde basket oynadığı yılları da biliyoruz. Kariyeri boyunca takımı oynatan bir guard olmadı. Kısacası Magic'in bu handikapı hala giderilmiş değil. Şimdi Hidayet geldi zaman zaman hücumları o organize edecek belki ama o sistemde Arenas nasıl bir rol alır da iş yapabilir bilemiyorum. Eğer spot-up shooter olacaksa bu rolde J-Rich de olacak. Top paylaşımı nasıl olacak, herkes nasıl mutlu ve takımdaki rolünden memnun olacak. İçinden çıkması zor bir durum ve bir takas daha gerçekleşebilir önümüzdeki günlerde. Yani Magic bu konuda tam bir çorba olmuş durumda ama daha sonra bir Magic analizi yapıp orada yazarız bunları. Diğer taraftan Lewis'in takımdan ayrılması uzun rotasyonuna da darbe vuracak (Gortat'ın da gitmesi argümanını hesaba kattığımızda). Hidayet belki 4 numara olarak düşünülüyor ama bunun playoffu var, sakatlığı var, faul problemi var ve eldeki kalifiye uzun sayısı çok sınırlı. Lewis senelerdir cuk oturmasa da sırıtmıyordu o pozisyonda şimdi onun boşluğunu nasıl dolduracaklar. Büyük soru işaretleri bunlar.

Bir koltukta iki değil üç karpuz taşımaya çalışan Wizards'ta ise Wall-Arenas-Hinrich üçlüsünden birinin gideceği belliydi. Piyango Arenas'a çıktı, çok da güzel oldu, çünkü Wall'un önü açıldı. Artık kendini tam anlamıyla takımın esas sahibi gibi hissedecektir. Hinrich'in sürelerinin azalmasından korkuyordum ama Arenas'ın gidişiyle o tehdit de kalktı ortadan. Lewis'in takıma katılması da gayet olumlu. Amiyane tabirle çoluk çocuk oynuyordu pota altında. Dış şut tehdidi olan ve tecrübeli bir skorer kazandılar en azından. Ama Wizards kanadında gelecek halen çok aydınlık görünmüyor. Hele bir deplasmanda maç kazansınlar da hayırlısıyla...

18 Aralık 2010 Cumartesi

Flaş: Hidayet Kürkçü Dükkanında !!

Az önce sadece haberini vermiştim, buyrun şimdi analizi. Yanda da anketi bulabilirsiniz:

İki sezon önce Carter'ı takas ile Nets'den neredeyse bedavaya alan Magic, bunun sonucunda Hedo'ya istediği parayı ödememiş ve takımdan göndermişti. Bir nevi takas etmişlerdi Hidayet'le Carter'ı yani. Şimdi gün geldi, devran döndü. Bu sefer de Carter'ı Phoenix'e gönderip yerine Hidayet'i aldılar. Milli oyuncumuzun yanında Jason Richardson ve Earl Clark da Orlando'nun yolunu tuttu. Phoenix ise Carter'la beraber Pietrus ve Gortat'ı aldı. Ek olarak 3 milyon dolar ve 2011 Draft'ındaki Magic'in ilk tur draft hakkı da Phoenix'e gitti. Bu yazının ana konusu Hidayet olacak, daha sonra Magic hakkında Arenas ile Lewis'i de içeren bir yazı yazacağım.

Toronto macerası neredeyse skandal bir sezonun ardından sona eren Hidayet bildiğiniz gibi soluğu Phoenix'te almıştı. Uzun forvet pozisyonu, Hedo'yu savunmada çok zorlayacak olsa da hücumda rakiplere kuracağı üstünlükle bir nevi Rashard Lewis rolünü oynayabilir diye düşünüyordum. Yanıldığımı gördüm, hem de ne biçim. Oyuncuların attıkları şutların neredeyse hepsinin bomboş olduğu bir sistemde bile Hidayet beklenen çizgiyi yakalayamadı. Bench'e çekilip, 3 numarada oynamaya başlayınca da değişen birşey olmadı. Hidayet 2009 sezonuyla kıyasladığımızda, yokları oynuyordu. Zaten Raptors'da geçen rezil sezon ile NBA'de kontratını en haketmeyen oyuncular arasında çoğu kişinin 1 numarasıydı. Phoenix'te de işler yolunda gitmeyince benim bile umudum kalmamıştı.

Öte yandan Carter'da beklentilerinin yarısını bile bulamayan Magic, son 6 maçın 5'ini kaybedince bir hamle yapmak durumunda hissetti. Arenas-Lewis takasının (onu da Soner yazıyor) yanı sıra Hidayet ve Jrich'i de kadroya kattılar. Artık NBA'de pek çok taraftar için dalga konusu konusu Hidayet'e de son bir şans verildi diye düşünüyorum. Tam 5 sezonunu geçirdiği, takımdaki bireylerin neredeyse hepsiyle olduğu, sistemini ezbere bildiği Orlando'ya gitmesi kadar büyük bir nimet yok. Keza aynı şekilde Orlando'nun da, Howard ile pick & roll oynayacak, takımda oyunu yönetecek birine ihtiyacı vardı. Yani karşılıklı bir çıkar ilişkisi olacak Hidayet ile Magic arasında. Kimin biraz daha çok ihtiyacı vardı derseniz, Hidayet'in derim. Çünkü Hidayet son bir buçuk senedir gösterdiği performansla nereye giderse gitsin başarılı olması çok zor gibiydi. Zaten bu haliyle onu kim alırdı ki? Ancak işte geçmişte neler yapabildiğini gören, onunla gönül bağı olan ve ona ihtiyacı olduğunu anlayan Magic alırdı. Başkası değil. Ben geri kalan 28 takımdan hiçbirinin Hidayet'i almayı aklından bile geçirmediğine eminim.

Kısacası Magic için de Hidayet için de son derece hayırlı bir takas oldu. Ama tek bir sözüm var Hidayet'e. Artık kürkçü dükkanında da TBL basketbolcusu kıvamındaki performansını sürdürürsen, oradan Türkiye'ye erken gelip, Fenerbahçe'de jübileni yaparsın herhalde. Puzzle'ın parçaları yerine oturmuşken, karakterinde pek olmasa da ciddi bir istek ve hırs görmek istiyorum senden: NBA'e "Ben düşündüğünüzden çok daha iyiyim" mesajı vermek için...

Not: Aman derim umarım Van Gundy, Hidayet'i Phoenix'te izledikten sonra Lewis'in yerine uzun forvet olarak monte etmeye çalışmaz. Orlando Magic açısından bu işin en kötü tarafı Dwight Howard'ın yedeğinin kalmaması; Ryan Anderson'dan başka tabii...

Edit: Stan Van Gundy az önce, Hidayet'i 4 numarada başlatmayacağını açıkladı. "Belki arada kısa 5'lere karşı uzun forvette kullanabiliriz" dedi. Ayrıca Arenas, J-Rich, Hedo üçlüsünden birinin bench'ten geleceğini söyledi.

18 Aralık Programı

19 Aralık Pazar 02:00 / Philadelphia 76'ers - Orlando Magic
19 Aralık Pazar 02:00 / Miami Heat - Washington Wizards
19 Aralık Pazar 02:30 / New York Knicks - Cleveland Cavaliers
19 Aralık Pazar 03:00 (NBA TV) / Los Angeles Clippers - Chicago Bulls
19 Aralık Pazar 03:30 / Utah Jazz - Milwaukee Bucks
19 Aralık Pazar 03:30 / Memphis Grizzlies - San Antonio Spurs
19 Aralık Pazar 04:00 / Minnesota Timberwolves - Denver Nuggets
19 Aralık Pazar 05:00 / Golden State Warriors - Portland Trail Blazers

8 maçın oynanacağı Cumartesi gecesinde milli oyuncularımız Memo ve Ersan karşı karşıya geliyor. Gerçi Memo dün pek hazır görünmüyordu, back to back oynamak için düşünülmeyebilir ama oynadığı takdirde bu sezon ilk kez bir Türk oyuncunun takımına karşı oynamış olacak. Ersan ise bu sezon oynayacakları son Utah maçında ilk karşılaşmada yedikleri 21 sayılık farkın acısını çıkartmak için oynayacak.

Ayrıca milli oyuncularımızdan Ömer de sahada olacak. Onu özellikle söylememin nedeni ise kuşkusuz takımın Noah'tan yoksun olarak sahaya çıkacak olması. Ömer'in rotasyondaki yerinde nasıl bir değişiklik yapıldığını hep beraber göreceğiz. Yine bir yıldızından yoksun sahaya çıkacak takımlardan biri de Timberwolves olacak. Zorlu Nuggets deplasmanında bu sene iyi verim aldıkları Milicic'ten yoksun mücadele edecekler.

New York'a gelecek olursak, onlar da Miami mağlubiyetinin ardından ikinci bir şok yaşamak istemeyeceklerdir. Yükselen grafikleri aksasa da Heat maçından önce kaldıkları yerden devam edeceklerini düşünüyorum.

Biraz İstatistikler Konuşsun

Pierce .500
Rondo .529
Allen .487
Davis .493
Shaq .687
Garnett .538

Geçtiğimiz günlerde bir yazıda kısaca değinmiştim Celtics hücumlarının verimliliğine. Takım olarak .511 ile şut atıyorlar ve bu kategoride ligin açık ara en iyisi konumundalar. Şimdi diyeceksiniz ki bu istatistikler ne. Bu istatistikler, Celtics'in dün geceki Hawks maçından alıntı. Celtics rotasyonundaki en önemli oyuncuların sene başından beri bulduğu isabet yüzdeleri. İlk bakışta gayet güzel görünüyor bu yüzdeler ama anlamı görünenden daha büyük. Yukarıdaki oyunculardan Garnett haricindeki hepsi kariyerinin en iyi yüzdesini bu sene yakalamış durumda. Garnett ise en iyi 2. sezonunu geçiriyor bu kategoride. E durum böyle olunca Celtics de ligin tepesine oturuyor haliyle. Zira Celtics tüm bu istatistiklere rağmen hala hücum değil savunmasıyla ön plana çıkan bir takım.

Ligin basketbol zekası ve pozisyon bilgisi en iyi beşine sahip takımı diyebiliriz Celtics için. Oyuncular birbirini ezberlemiş durumda. Herkes ne zaman nerede olması gerektiğini biliyor. Rivers'ın çizdiği hücum setlerini ayrıca beğendiğimi de söyleyeyim. Robinson-Daniels gibi bencil ve bireysel oyuna yatkın isimleri de takım içinde çok iyi harmanladılar. Tüm bunlar birleşince kusursuza yakın bir organizma ortaya çıktı sezon başı itibariyle. Sakatlık ve yaşlılığa bağlı yorgunluk bir darbe vurmazsa doludizgin ilerliyorlar şimdilik. Bakalım zaman neler gösterecek.

NOT: Merak edenler için NBA tarihinde bir sezonu en yüksek yüzdeyle tamamlayan takım 1984-85 sezonundaki Lakers imiş .545 ile.

Gecenin Hareketleri - 17 Aralık


Link

Videoyu izleyince tam anlamıyla smaca doyacaksınız. Ben en çok Chandler'ın smacını beğendim ama diğerleri de muazzam. Bu arada Wade'in bir crossover bir de smacı vardı gayet güzel ama girememiş listeye. Gün içinde bulabilirsem paylaşırım.

NBA'de Bugün - 17.12.2010

Msg'de gösterilen performansın istatistiklerin değeri büyüktür. İki gece önce Pierce'in müthiş performansından sonra dün gece de Heat'in süper yıldızları Msg'nin tozunu aldı. LeBron istatistiksel olarak yaptığı 32 sayı 11 ribaunt 10 asistlik triple'ı ile ön plana çıksa da Wade ve Bosh ikilisinin de Knicks potasına 26 sayı bıraktığından bahsetmek gerek. 90'lı yılların sonunda ortaya çıkan Heat-Knicks rekabatinin bu yıl takımların tepeye güreşecek kadrolar kurmasıyla tekrar canlanması ve salondaki atmosfer de iyiydi. Knicks seyircisini Celtics maçında da dün Heat maçında da izledim tekrardan başarı hedefleyen bir kadro kurulması onlarıda havaya sokmuş gibi. Amare ise 9 maçlık 30+ performanslarını daha ileri götüremedi ve 24 sayı 14 ribaunt ile maçı tamamladı.

Lakers için Doğu Turnesi'nin sancılı geçmesi bekleniyordu ancak oynadıkları beş maçta şu ana kadar sadece Bulls deplasmanında yenilgi aldılar. Sixers karşısında skor yönünden oldukça kısır kalan ilk üç çeyrel Lakers gibi oynayamayan bir takım vardı ama Sixers'ta bu kötü Lakers'ı avlayamadı. İlk üç çeyrek ortada geçen maçı Blake'in son çeyrekte oyuna girmesi kurtardı. Lakers'ta parmağındaki sakatlığı nükseden Kobe düşük şut yüzdesinde kalarak 9 sayı üretse de Odom 28 sayıyla takımını sırtlayan isimdi.

Batı'da play-off hedefleyen ancak sakatlıklardan belini doğrultamayan Portland dün gece Wolves'i zorlanmasına rağmen 107-102 ile geçmeyi bildi. Son üç maçta yalnızca 9 basket bulan Brandon Roy sakatlığı dolayısıyla forma giymedi ve onun görevini alarak 2 numara oynayan Matthews 21 sayıyla oynadı. Galibiyeti getiren isim de 36 sayı 10 ribaunt ile oynayan Aldridge oldu. Wolves cephesinde Love'un iyi performanslarına alıştık dün gece 33 sayı atan Beasley'de zaman zaman takımını taşıyan isim olabiliyor ancak dikkat çekmek istediğim nokta Webster'ın son maçlarda yükselen performansı. Dün yine Portland'a karşı 19 sayı 9 ribaunt ile dikkat çekti. Sitede haberi geçilmiş ama Darko o nasıl bir sakatlıktır yaa?

Mehmet Okur'un dün Utah formasıyla sezonun ilk maçına çıkacağı haberini almştık dün ancak Utah'ın böylesine kötü bir performans göstereceğini tahmin etmemiştik Hornets karşısında. Zaten kendi içinde sorunlarla boğuşan Hornets, Batı'nın dişli takımlarından Utah'a karşı galibiyet alması zor gözükse de Utah'ın dış şutlarda %15 toplamda da %35 isabette kalması onları galibiyete götürdü. Paul'un 11 sayıda kalmasına rağmen West'in 23 Ariza'nın 17 ve benchten gelen Thornton'un 19 sayısı Hornets'i galibiyete taşıdı. Temsilcimiz Mehmet Okur 11 dakika süre aldığı maçı 2 sayı 1 asist ile tamamladı.

Oklahoma City Thunder konferansında en dipte bulunan ve ligin en az galibiyet alan takımı olan Sacramento'yu konuk etti. Maçın büyük bir bölümünü önde götüren ve rahat gözüken Thunder rakibin hafiften baskılarına rağmen galibiyete uzanmayı bildi. Westbrook ve Durant ikilisi yine takımı galibiyete taşıyan isimler olurken Ibaka ise 12 sayı 10 ribaunt ile double yaptı. Sacramento'da ise Cousins 19 sayı 15 ribaunt ile kısa NBA kariyerinin en iyi maçlarından birini çıkartsa da takımını galibiyete götüremedi.

Kısıtlı kadrosuyla gösterdiği mücadele bakımından takdir toplayan Toronto evinde konuk ettiği Nets'i Bargnani'nin 32 sayı 9 ribauntluk performansıyla geçmeyi bildi. Sezon içinde yapılan takasın meyvelerini de zaman zaman alıyor Raptors. Bu maç göremesek bile Bayless gibi bir arka alan oyuncusunun takımda bulunması önemli. Calderon'da dört maç aradan sonra dönüş yaptı ve ilk beş çıkıp 15 sayı 14 asist ile farkını ortaya koydu. Nets cephesinde birşeyler çabalayan isimler yine sadece Harris ve Lopez'di. Nets'e bir kaç gün önce takas olan Vujacic'de ilk maçına çıktı yeni takımıyla ve 6 sayı üretti.

Batı'da dolu dizgin devam eden Dallas Mavericks, Suns karşısında çok rahat bir galibiyete ulaştı. Rakip takımda Nash'in sakatlanıp henüz ilk çeyrek oyun dışında kalmasının da bunda payı büyük elbette ama Dallas maç boyu savunmasından ve hücum sisteminden ödün vermemiş. Nash'in eksikliği Suns'un tüm sistemini çökertti aslında. Dragi 40 dakika kadar süre bulurken 14 sayı 10 asist ile mücadele etti. Bunun yanında Warrick'te benchten olumlu katkılar getirdi ama ilk beş rotasyonundaki isimler Nash olmayınca bir türlü ritimlerini bulamadılar. Dallas'ta Terry 18 sayı 6 asist ile en dikkat çeken isim oldu takımında. Hidayet ise 20 dakika süre aldı ve 10 sayı 4 asist ile oynadı.

Blake Griffin için uzun bir aradan sonra Clippers maçı izledim bu sezon. Griffin oynadığı basketbol ile takımı ümit vermese dahi bize Clippers maçını izlemeyi ve hoşça vakit geçirebilmemizi vaat ediyor. Sıkıcı bir maç izlememize imkan yok çünkü Griffin maçın bir yerinde umulmadık bir harekete imza atıyor ve maçı tekrar dikkatli izlemeye başlıyorsunuz. Dün sadece özetleri izledim ama bunun gibi bir çok harekete imza attığını gördüm Griffin'in. 24 sayı 17 ribaunt ile oynayan Griffin yılın çaylağı ödülünün tek başına favorisi kuşkusuz. Detroit ise kötü gidişe devam ediyor. Aslında kağıt üzerinde play-off yapabilecek seviyede bir kadroları var ve Doğu'da da play-off potasından sadece 3 maç gerideler. Belki eski günleri geride kalalı çok oldu ama biraz ciddiyet ve doğru koçla rahat bir şekilde Doğu'da play-off yapacaklardır.


28 Kasım'dan bu yana forma giyemeyen Joe Johnson dün dönüş yaptı ve takımını galibiyete taşıdı. Joe Johnson'un 9 maç kaçırdığı dönemde Hawks 5-4'lük bir derece elde etmişti. Johnson'un dönüş yaptığı ilk maçı kazanarak Doğu'da rakiplerine karşı önemli bir avantaj yakaladılar. Hawks'ta ilk beş rotasyonunun tamamı çift haneli rakamlar elde etti. Bobcats cephesinde Agustin ve Diaw 22'şer sayı ile oynarken dikkat çeken isim ilk beş çıkıp 17 ribaunta imza atan McGuire oldu.

Sezona her ne kadar felaket başlamış olsalar da toparlanma döneminde olan bir takım Houston. Yao Ming'in bir kez daha sakat olduğu haberini alan Houston evinde Memphis'i Martin'in 34 sayısıyla mağlup etmeyi bildi. Memphis'te Conley eski takım arkadaşı Lowry karşısında bozguna uğrarken 17 sayı 18 asist 5 top çalma ile takımını müthiş organize etti Lowry. İlginç bir istatistikte pivot pozisyonunda oynayan Gasol'un 16 şutunda yalnızca 2 basket bulması. %36 ile hücum eden ve ilginçtir ki sadece 5 kez üçlük çizgisinin dışından hücum eden Memphis kötü bir gününde önemli bir maçı kaybetti.

Özetlerden izlediğim kadarıyla Cleveland oldukça iyi bir performans göstermiş uzun bir süreden sonra. Williams'in 22 sayı 11 asist 6 ribauntluk üst düzey performansına rağmen yenilmekten kurtulamadı ve üst üste 11.maçından da yenilgiyle ayrıldı. Pacers'ta Granger 30 sayı 12 ribauntluk performansı ile kendine gelirken takımı da üst üste ikinci galiiyetini elde etti.

Nash de Sakatlandı

Dün geceden bir sakatlık haberi daha verelim. Yalnız bu haber Darko kadar ortalama bir oyuncudan değil. Takımının herşeyi diyebileceğimiz Nash, Dallas maçının 5. dakikasında, Chandler ile girdiği top kapma mücadelesinde boynuna aldığı darbeyle sakatlandı ve oyuna geri dönemedi. Nash'in oyunda kalması halinde bile maçın net favorisi olacağını düşündüğüm Dallas da, Nash'in yokluğunda çok rahat bir galibiyet aldı. Nash'ten gelen ilk raporlar, çarpmanın etkisiyle ilk başta vücudunun birkaç uzvunu hissetmediği ancak sonra kendine geldiği, sakatlığının çok önemli olmadığı ama yarın geceki Thunder maçında oynayamama ihtimalinin de bulunduğu yönünde.

Darko'ya Nazar Değdi

Çok değil 3 gece önceydi... Senelerdir beklenen patlamayı yapmıştı Darko(!) ve tam 25 sayıyla kariyer rekorunu kırmıştı. Aynı yıl lige katılan akranlarından 7 yıl gecikmeli de olsa 25 sayı barajını geçmişti. Şaka bir yana kariyerinin en olumlu basketbolunu oynuyordu sene başından beri. Bu sayede eleştirilerden, hatta alaylardan bir süredir arınmıştı ki dün gece yine olan oldu. Portland maçının henüz hava atışında ayak bileğini burkarak maçın 1. dakikasında oyundan çıkmak zorunda kaldı ve bir daha da dönemedi parkeye. Yani, aslında böyle sakatlıklardan sonra falan hareketlerimin alaycı olmamasına özen gösteririm ama bu da gülünmeyecek gibi değil. Maçın henüz ilk saniyesinde hava atışına çık, sonra yere düştüğünde bileğini burk. Sanki 1 metre sıçradı da yüksekten düşünce ayarlayamadı ayaklarını. E, Darko oyuna giremeyince Minnesota adına Portland deplasmanında mağlubiyet kaçınılmaz oldu(!). Pek önemli birşeyi yok gibi görünüyordu maç esnasında, sonradan da sakatlığın ciddiyetini araştırmadım açıkçası. Umalım mühim olmasın. Her ne kadar yetenekleri tartışılsa da iyi niyeti ve çalışkanlığıyla renk katıyordu takımına bu sene. Geçmiş olsun Darko.

Bu Çocukta İş Var


Link

Blake Griffin'den bahsediyorum ve tabii ki "Hadi ya?" tepkilerine hazırım. Ben o çocukta iş olduğunu draft'tan beri zaten söylüyorum da ne yapayım başlık atmakta zorlandım bu çıktı. Birkaç sene içinde Clippers'ı da adam edecektir bu çocuk...

Neyse efenim Heat-Knicks maçı koptuktan sonra uykuya daldım nitekim şu anda evden çıkmam lazım. Haliyle Clippers-Pistons maçına da bakmadım ismi "dandik" olduğu için. Ama Griffin yine 24 sayı 17 ribaund ile yapmış yapacağını. Üstüne Vinsanity'nin ünlü 360 derecelik turnikesinin benzerini atmış. Pozisyondaki faul de komiğime gitti: T-Mac'in Griffin'in poposuna indirdiği bir şaplak. Buyrun aşağıda da bunun 5 katı zorlukta olan Vinsanity'nin videosu, kariyerinde bundan 10 tane falan attı herhalde Carter ama en ünlüsü budur:


Link

17 Aralık Programı

18 Aralık Cumartesi 00:30 (NTV Spor) / NBA Stüdyo
18 Aralık Cumartesi 02:00 / Cleveland Cavaliers - Indiana Pacers
18 Aralık Cumartesi 02:00 (NTV) / Miami Heat - New York Knicks
18 Aralık Cumartesi 02:00 / Los Angeles Lakers - Philadelphia 76'ers
18 Aralık Cumartesi 02:00 / New Jersey Nets - Toronto Raptors
18 Aralık Cumartesi 02:30 / Charlotte Bobcats - Atlanta Hawks
18 Aralık Cumartesi 02:30 / Los Angeles Clippers - Detroit Pistons
18 Aralık Cumartesi 03:00 (NBA TV) / Utah Jazz - New Orleans Hornets
18 Aralık Cumartesi 03:00 / Sacramento Kings - Oklahoma City Thunder
18 Aralık Cumartesi 03:30 / Memphis Grizzlies - Houston Rockets
18 Aralık Cumartesi 04:30 / Phoenix Suns - Dallas Mavericks
18 Aralık Cumartesi 05:00 / Minnesota Timberwolves - Portland Trail Blazers

Süper maçların yayınlanacağı Cuma akşamında kuşkusuz bir numaralı olay Memo'nun uzun bir aradan sonra tekrar sahada olması olacak. Can Abi'nin de söylediği gibi benchten gelmesi muhtemel ama bu noktada onu sahada görmekten başka bir şey istemediğimiz de gerçek. Okafor karşısında lige güzel bir başlangıç yapması dileklerimizle gecenin diğer bomba maçına geçelim. O da Soner kardeşimin belirttiği tarihin en büyük rekabetlerin Knicks-Heat karşılaşması olacak. Özellikle son zamanlarda Amare'nin önderliğinde tam bir buldozere dönüşen Knicks, Heat karşısında sansasyonel bir galibiyet peşinde koşacaktır. Hele ki MSG gerçeği ve Amare'nin karşılaşacağı yumuşak uzunları düşündüğümüzde olacakları kestirmenin ne kadar zor olduğunu da anlıyoruz. Zaten tahminim NBA Stüdyo'da da bu iki takım hakkında bolca konuşulacak zira haftanın 5 anketinden 2'si bu takımlara ait. Keyifli bir maç olacağı kesin gibi görünüyor.

17 Aralık 2010 Cuma

Gecenin Tahminleri - 17 Aralık

LaMarcus Aldridge 25.5 Sayı + Ribaund Üst (Betsson)
Uzun zamandır buraya yazmıyorduk birşeyler umarım güzel bir dönüş olur. Bu gece Minnesota karşısına çıkacak olan Portland'da Roy forma giymeyecek. Son maçlarda çok formsuzdu ve yüksek skor üretemiyordu belki ama şut denemekten çekinmiyordu. Onun olmaması Aldridge'i daha önemli bir hücum opsiyonu haline getirecektir. Minnesota ligin en hızlı tempoda oynayan takımlarından biri ve aynı zamanda en kötü savunma takımlarından da. Aldridge karşısında Love'u bulacak ve belki istatistiksel olarak Love'a üstünlük sağlayamayacak ama takımdaki eksikliklerle birlikte açılan baremi geçebileceğini düşünüyorum. Herkese bol şans.

NOT: Tahminlerimizin oluşturacağı olumlu veya olumsuz durumlardan KP ailesi olarak sorumluluk kabul etmeyeceğimizi ve Türkiye'de yasal olmayan sitelerdeki bahisleri yurt dışındaki okurlarımız için değerlendirdiğimizi belirtmeliyim.

Memo Bu Gece Forma Giyecek

Birkaç gün önce Memo'nun iki hafta içinde formasına kavuşacağını yazmıştım. Jerry Sloan'un yaptığı açıklamaya göre Mehmet bu gece Hornets'a karşı oynayacak. İzlemek isteyenler için, maç saat 03:00'da.

8 aydır parkelerden uzak kalan pivotumuz elbette kenardan dahil olacak oyuna ve dakikaları bir hayli kısıtlı olacak. Ben 15 dakikanın üzerinde alacağını sanmıyorum. Normali de bu olur. Hani 8 aydır maç yapmamış bir oyuncunun kondüsyon olarak zaten 15-20 dakikadan fazla çıkarması kolay değildir. Bir de aşil tendonu kopmasından bahsediyoruz burada. Gerçi Elton Brand de Mehmet ile aynı süre içinde dönüp hemen 30 civarı dakika almaya başlamıştı ama Utah'ın daha tedbirli yaklaşacağını düşünüyorum.

Hayırlı olsun, NBA'de ülkemizi aktif olarak temsil eden oyuncu sayısı 5'e çıkmış oldu.