BIY AD

24 Şubat 2011 Perşembe

Melo MSG'de


Link

Uzun süredir gündemi meşgul ediyordu Carmelo'nun takas söylentileri. Sonunda Denver ve New York anlaştı ve Brooklyn doğumlu Carmelo New York rüyasına kavuştu. Yukarıdaki görüntüler de Melo'nun Madison Square Garden'da çıktığı ilk maçtan. Carmelo maçı 10/25 gibi düşük bir şut isabetine karşı 27 sayı 10 ribaundluk bir performansla tamamladı. İlk sayılarını hücum ribaundu sonrasında bulan Carmelo özellikle Amare'nin 6. faulünü almasından sonra maça ağırlığını koydu ve son dakikalarda çok iyi bir performans sergiledi. Maç öncesinde anons edilirken müthiş bir destek alan Melo da maçtan sonra hala bir rüyada olduğunu ve çok mutlu olduğunu söylemiş. Şimdilik iki tarafında çok memnun olduğunu belirtmek gerekiyor. Biz NBA sevelere de özlediğimiz New York'u izlemek kalıyor.

Gecenin Hareketleri - 23 Şubat



Dünkünden daha güzel bir top 10 olduğu açık. Blake Griffin'in 10 numaradaki turnikesi ve bloğu gayet güzel ancak artık fazlasıyla alıştık kendisinden böyle hareketleri görmeye. Başka birisi yapsaydı muhtemelen ilk 5'e girerdi o hareketle. Onun dışında Bargnani'nin ligin en iyi savunmacılarından biri olan Noah'ı geçerek vurduğu ters smaç, Landry Fields'ın attığı fake sonrası vurduğu smaç ve DeRozan'ın smacı etkileyici gözüken diğer hareketler.

Son Dedikodular


Takas yasağının başlamasına 7 saatten az bir süre kala dedikodular yapılan takaslardan sonra biraz durulsa da hala ortalıkta fazlasıyla dedikodu var. Ben de bunları tek tek yazmak yerine birçoğu gerçekleşmeyecek takasları bir arada kısa kısa yazmak istedim. Son dedikodular, buyrun:

-Caron Butler'ı sakatlığa kurban veren Mavericks arayışlara devam ediyor. Ben aslında onlardan daha önce bir hamle bekliyordum ancak Cuban sanıyorum Butler'ın playofflarda döneceğine inanıyor o yüzden takas konusunda oldukça yavaş davrandı. Buna rağmen Dallas'ın JR Smith ve Prince ile ilgilendiği konuşuluyor. JR Smith takası kağıt üzerinde Butler'ın biten kontratının rebuilding hamleleri yapan Denver'a gitmesi açısından mantıklı gözükebilir ancak JR Smith gibi bir ismi isteyeceğini sanmıyorum Cuban'ın. Ellerinde zaten benchten gelip skor üretebilecek Terry gibi bir isim var. Bunun yanında Peja da Dallas kariyerine çok iyi başladı. Bundan sonra sadece işin hücum kısmında etkili olan bir isim almak israf olur. Dallas'ın almak isteyeceği adam savunmada maximum katkı verecek, ceza şutlarını kesecek, hücumda top alamamasını dert etmeyecek bir isim olmalı. Biri Prince mi dedi?

-Jordan geldiğinden beri bir türlü ısınamadı G-Wall'a herhalde. Ne zaman Bobcats ile bir takas dedikodusu çıksa Wallace bu dedikoduların içinde buluyor kendini. Aslında Jordan haksız sayılmaz çünkü Gerald Wallace playoff yarışında olan bir takımın yıldızı olabilecek bir isim değil bence. Çok iyi bir 2. adam olabilir ancak takımın 1 numaralı skor opsiyonu olabilecek, hücumu sürükleyebilecek bir isim değil Gerald Wallace. Onun da içinde Batum'un olduğu bir paketle Portland'la gidebileceği konuşuluyor.

-Chicago Bulls'un ise 2 numara aradığı konuşuluyor. Aslında piyasada Chicago'nun işine yarayabilecek bir sürü isim var. Jr Smith, Oj Mayo, Anthony Parker gibi takas piyasasında sulanabilecekleri bir sürü nitelikli 2 numara var ancak Chicago'nun sorunu ellerinde bu isimlere karşılık vereceği bir ismin olmaması. Rose-Boozer-Noah üçlüsünün dokunulmaz olduğunu ve Deng'in de aldığı yıllık 11 milyon dolarlık konratını düşünürsek Chicago'nun bu isimlere karşılık verebileceği en değerli parçalar Cj Watson ve Kyle Korver kalıyor ki bu 2 ismin de gelmesi muhtemel isimlerin karşılığı olmadığını söylemek mümkün.

-Son haber Rockets cephesinden. Aslında onlar da hamle beklediğim takımlardan biriydi. Ancak takas döneminin bitimine doğru hiçbir gelişme olmadı Texas cephesinde. Son olarak bugün Rockets'ın Memphis'e Thabeet karşılığında Battier'i önerdiği konuşuluyor. Ancak Battier'in 7 milyon, Thabeet'in 3 miyon aldığı düşünülürse takasın dengelenmesi için Memphis'in 1 isim daha vermesi gerecektir.

Baron Davis Cavaliers'da! (Mo Williams Clippers'da)

Baron Davis + 2011 ilk tur draft hakkı ---> Cavaliers
Mo Williams + Jamario Moon ---> Clippers


Baron Davis var ya hani Clippers'daki. Blake Griffin'e attığı alley-oop paslarıyla hatırlıyorsunuzdur bu sene özellikle. Hani kendisine 2013'e kadar 30 milyon dolar daha para ödenecek olan Baron Davis. Yetenekleri asla tartışılmayan ancak 8 yaşındaki bir hiperaktif çocuktan bile daha zor konsantre edilebilen Baron Davis. İki sezondur türlü türlü sakatlıklarla yattıktan sonra, Blake Griffin'in gelişiyle keyiflenen ve biraz oynamaya niyetlenen Baron Davis. İşte bu adamdan kurtuluyor Clippers. Yerine Cavs'den Mo Williams'ı alıyor. Aslında Mo Williams kritik maçlarda, kritik anlarda ortadan kaybolmasıyla bilinir ama Baron Davis gibi hangi sezon kendisini vererek oynayacağı, hangi sezon bol bol sakatlanacağı, hangi sezon hiçbir şeyi kafasına takmayacağını bilmediğiniz bir adam yerine en azından Mo Williams gibi şutuna güvenebileceğiniz bir oyuncu alıyorsunuz. Baron Davis'in bu konuda günü gününe uymaz kafasını oyuna vermiş olsa bile... Ekonomik olarak çok daha hafif bir kontratı var ayrıca bu oyuncunun. Ha eğer Baron Davis'le beraber bir garanti olsaydı "Önümüzdeki 3 sezon kafası basketbolda olacak" diye, saçma bir takas olurdu Clippers için ama şu şekliyle oldukça mantklı. Tek kötü yanı, biz seyirciler Blake Griffin'den daha az alley-oop göreceğiz. Çünkü Mo Williams, Baron kadar yetenekli bir pasör değil, ayrıca saha görüşü de Baron'ın daha iyi. Bu açıdan üzülüyorum sadece... Bu arada kısa forvette problem yaşayan Clippers için Jamario Moon da ilginç bir opsiyon olabilir. Belki kendisini kanıtlayabilir tekrardan...

NBA'in en kötü ve en çok dalga geçilen takımına giden Baron Davis'in, sezon sonuna kadar 120 kiloya çıkacağına iddiaya girerim. Var mı isteyen? Ayrıca önümüzdeki 20 küsur maçın 10'unda oynar en fazla herhalde, türlü türlü bahaneler bulacaktır. Ya eskiden takıştığı hocası Byron Scott ile yine tartışır, ya antrenmanlara çıkmaz, ya vurdumduymazlığın dibine vurarak oynar, ya da omuzu, başı, kalçası bir tarafı ağrır... Dan Gilbert sözünü tutmaya çok yakın. Gerçekten de Baron Davis gibi bir yeteneği alarak LeBron şampiyonluğa ulaşmadan önce, Cavaliers'ı şampiyon yapacak galiba. Önümüzdeki draft'ta ilk 8 içindeki bir seçim için ekstradan 10 milyon dolar ödemeye değer miydi? Ne düşünüyor Cavaliers acaba?

Roy ve Noah Sonunda Döndüler

Bulls ve Blazers'ın özlem duyduğu oyuncuları Noah ve Roy, dün gece formalarına kavuştular sonunda. Noah elini kırmıştı, Roy ise dizinde menisküs olmaması gibi bir problemle boğuşuyordu. İki maçı da izlemedim, zira yeni Knicks daha ilgi çekiciydi ama yıldızların dönmesi takımlarına yaramamış ve iki takım da maçlarını kaybetmişler. Blazers'ın karşısında Lakers vardı hadi neyse de, Bulls'un tam kadro çıktığı maçta Raptors'a kaybetmesi ilginç bir hayli. Bu arada Roy bir süre boyunca 15 dakikadan fazla oynamayacak ve iki gün üst üste oynadıkları zaman, ikinci maçta dinlenecek. Yani Blazers'ın Roy'a tam anlamıyla kavuştuğunu söylemeyiz ama belki de asla kavuşamayacaklar...

Hinrich Atlanta'ya, Bibby Washington'a

Melo'ydu, Deron'dı derken arada kaynamasın... Wizards Kirk Hinrich ve Hilton Armstrong'u Hawks'a yollayarak karşılığında Mike Bibby, Maurice Evans, Jordan Crawford ve 2011 ilk tur draft hakkı aldı. Artık ne kadar zayıf bir draft bekleniyorsa önümüzdeki yaz, takımlar bozuk para gibi gözünü kırpmadan harcıyor 1. tur draft haklarını. Her takasta görmeye başladık aynı durumu. Takasa geri dönersek, Wizards biraz daha karlı görünüyor. Takas özelinde değerli sayabileceğimiz Bibby, Evans ve ilk tur hakkı aldılar buna karşılık yalnızca Hinrich'i elden çıkardılar.

Takası Hawks açısından değerlendirelim ve önce Armstrong'u aradan çıkaralım. Gittiği hiç bir takımda bir numarasını göremedik henüz. Burada da kendisinden bir beklentim yok açıkçası. Ortalama 10 dakika süre bulursa ne ala. Geçelim takıma katılacak esas parçaya... Bibby bu sene %44 isabet oranıyla maç başına 2'nin üzerinde üç sayı isabeti buluyor ki sene başından beri istikrarlı olarak düştü bu yüzdesi. Buna rağmen yakaladığı istatistikler oldukça değerlidir, bu istatistikleri yakalamak da her baba yiğidin harcı değildir. Ancak başka ne yapıyor Bibby diye sorarsanız cevap veremem. Bu sene kayda değer pek bir şey yapmadı şut atmanın haricinde. Zaten kariyeri boyunca şutunun yanındaki tek artısı kalbur üstü bir oyun kurucu kadar takımı yönetebilmesi oldu. Bibby kadar değil belki ama Hinrich de çok iyi bir şutördür. Aynı zamanda Bibby'den çok daha mücadelecidir ve savunma yönünde takıma iyi katkı verir. Hawks savunmasının zayıf karnıydı Bibby, bu açıdan takım biraz rahat nefes alacaktır. Kaldı ki Bibby şut atıyordu atmasına ama bu şutlar Hawks hücumunun ne kadar büyük bir parçasaydı tartışılır. Hinrich'le takımın hücum yönü neredeyse hiç etkilenmezken, savunma bir seviye yukarı çıkacak ve daha iyi bir takım olacaklar. Ben bir Hawks taraftarı olsam bu durumu tercih ederim.

Wizards cephesindeyse takasa olumlu bakmamın temel sebebi muhtemel başka bir takas için ellerinde bulunduracakları malzemelerin bollaşmış olması. Gün içerisinde bir başka hamle yapabilirler mi bilmiyorum ama olmazsa seneye deneme şansları var. Mo Evans özellikle Orlando yıllarında oldukça yararlı bir görev adamı, iyi bir set şutörüydü ancak bir süredir Hawks benchinde köreldi. Bibby-Wall ikilisini takıma nasıl monte edecekler bilemiyorum. Hücumda Bibby'nin oyun tarzı gereği pek sorun olmayabilir ama savunmada başları çok ağrır. Hinrich yeri geliyordu 2, hatta bazı zamanlar 3 numara bile oynuyordu. Bibby'nin bu yönde bir potansiyeli olmadığı aşikar. Geriye tek bir alternatif kalıyor o da Wall'u iki numaraya kaydırmak. Kolej kariyerinde Bledsoe ile parkede kaldığı zamanlar iki numara oynamışlığı var ama oyunu henüz tam olarak oturmamış, kariyerinin başındaki bir süper yıldız adayına "Biz Bibby'yi aldık sen artık 2 numara oyna" demek olmaz. Bu sebeple paragrafın başında dediğim gibi bir başka takas en olur yol gibi görünüyor Wizards adına. Çekirdek kadrolarını beğenirim ama her biri tek tek yetenek abidesi olan bu oyuncuların aynı çatı altında bir halt yapacakları yok. Wizards'ın elinde aynı seviyede tonla oyuncu birikti, mühim olan bunları uygun şekilde tümletip Wall üzerine takımı inşa ederek beklemek.

Deron Williams - Devin Harris Takası (Analiz)

Deron Williams ---> New Jersey Nets
Devin Harris + Derrick Favors + 2011 Nets'in ilk tur draft hakkı + 2012 Warriors'ın ilk tur draft hakkı (ilk 7 sıra korumalı) ---> Utah Jazz


Hoppala. Nasıl yani ya? Dersten çıktım, eve geldim; aldığım ilk haber Jazz'ın Deron'ı Nets'e gönderdiği oldu. Transfer döneminin bitmesine 24 saat kala inanılmaz şaşırtıcı bir gelişme. Hayır daha iki hafta önce Sloan, Deron'la tartışınca istifa etmemiş miydi? Bunun nedeni de Jazz yönetiminin "Deron bizim geleceğimiz, biraz ona iltimas göstermek lazım" şeklindeki kafa yapısı değil miydi? Sloan'un istifası üzerine tu kaka mı oldu Deron? Yok ben anlamıyorum.

Hayır yani, bir de Deron'a karşılık, her zaman sakatlanma riski olan, 3 yıldır beklenilen gelişmeyi gösteremeyen, 2013'e kadar sözleşmesi süren Harris'i aldı Utah. Perşembe gününe kadar biraz daha zorlasalar, çok daha iyi teklifler alabilirlerdi. NBA'de Deron'ın değeri, Carmelo'nunkine son derece yakındır yani. Carmelo "Ben takasımı istiyorum, etmezseniz serbest kalıp bedavaya giderim" deyip Denver'ın elini zorladı. Buna rağmen harika bir takas yaptılar. Utah'ta böyle bir aciliyet yokken, neden ortalama bir pakede razı olduklarını açıklayamıyorum. Chris Paul bile dayanamamış Twitter'ından "Deron Nets'e? Rezalet, yok artık." gibi sözler yazdı. Bu arada Favors'dan çok ümitliymiş Utah. Takastan sonra telefonlar çalmaya başlamış Favors için ancak böyle bir niyeti olmadığını açık açık belirtmişler... Bakalım NBA'de henüz faul yapmak haricinde bir işe yaramayan Favors'a, Deron-Harris arasındaki fark kadar değer veren Jazz ileride bu takası nasıl hatırlayacak...

Şimdi 24 saat içinde Kirilenko'nun bu yaz bitecek olan 18 milyon dolarlık kontratını da gönderecekler mi bir yere, asıl soru bu. Al Jefferson, Mehmet Okur ve Millsap gibi isimlerin bile gidebileceği konuşuluyor ama o kontratları birilerine kakmak için büyük yöneticilik başarısı lazım. Ha Deron'ı verdikleri gibi kötü bir takas yapmaya razılarsa bilemem... Bu sezon bence playoff'a kalmayı başarırlar ancak gelecek seneden itibaren şu takımda neler olacağını kestirmek pek mümkün değil. Kadronun böyle kalmayacağı kesin gibi. Aynı oyuncuları tutsalar bile Devin Harris gibi dengesiz bir guard ile nereye kadar ilerleyebilirler bilmiyorum. Dün hazır haber sıcakken hemen yazayım dedim, draft haklarına değinmeyi unutmuşum. Draft hakları kesinlikle güzel Utah'ın yetenek avlaması için, özellikle bu sezonki Nets hakkı yükseklerde olabilir. 2011 draft'ının zayıf olacağı konuşuluyor ama draft sınıfı ne kadar zayıf olsa da, aralarından güzel parçalar buluyor iyi araştıran ve şansı yaver giden takımlar. O nedenle bu draft hakları iyi kullanmaları duurmunda, Deron takası biraz daha dengeye gelebilir Utah adına.

Nets tarafından bakarsak; Carmelo'nun peşinde koştular o kadar ancak sonunda süper yıldızı New York'a kaptırdılar. Hemen ertesi gün ise bir anda talih kuşu kondu kafalarına. Tabii o konan, bu dönemde Twitter kuşu da olabilir. Öyle veya böyle, Carmelo ayarında bir oyuncuyu neredeyse bedavaya takıma kattılar. Önümüzdeki yaz maksimum kontrat verebilecek nadir takımlardan biri olacak Nets ve Dwight Howard'a imza attırabilecekleri konuşuluyor. Brooklyn'e taşınmaları da cabası. Ah bir de 2010 yazında Travis Outlaw'a dünyanın en saçma kontratını vermeselerdi, Nets'in geleceği çok ama çok daha parlak olurdu. Deron gelince şu anki takımın bile bir anda çehresi değişti yahu. Deron - Morrow - Outlaw - Humphries - Lopez. Ribaund almayı unutan pivotumuz biraz kendine gelse çok da kötü değiller esasında. Ama tabii Sloan ile "dediğim dedik" bir hoca olduğu için tartışan Deron'ın, Avery Johnson'ın o sesine nasıl katlanacağını merakla bekliyorum. Takas olmayı hiç beklemediğini ve bu takası kendisinin istemediğini belirtmiş Deron. Prokhorov'un onu ikna etmek için işe koyulması lazım, çünkü 2012 yazında her ne kadar Dwight'ın peşinde koşacak olsalar da, Deron da oyuncu opsiyonunu kullanarak serbest kalabilir. Bu durumda Nets herhalde bir 5-10 sene daha toparlanamaz. O yüzden Brooklyn kozunu ve 2012'de takımı nasıl geliştireceğini Deron'ın beynine kazımalı Prokhorov.

23 Şubat 2011 Çarşamba

23 Şubat Programı

24 Şubat Perşembe 02:00 / Detroit Pistons - Indiana Pacers
24 Şubat Perşembe 02:00 / Washington Wizards - Philadelphia 76ers
24 Şubat Perşembe 02:00 / Houston Rockets - Cleveland Cavaliers
24 Şubat Perşembe 02:00 / Chicago Bulls - Toronto Raptors
24 Şubat Perşembe 02:00 / Sacramento Kings - Orlando Magic
24 Şubat Perşembe 02:00 / Oklahoma City Thunder - San Antonio Spurs
24 Şubat Perşembe 02:30 (Nba Tv) / Milwaukee Bucks - New York Knicks
24 Şubat Perşembe 03:00 / Memphis Grizzlies - Minnesota T.Wolves
24 Şubat Perşembe 03:30 / Utah Jazz - Dallas Mavericks
24 Şubat Perşembe 04:00 / Atlanta Hawks - Phoenix Suns
24 Şubat Perşembe 04:30 / Los Angeles Clippers - New Orleans Hornets
24 Şubat Perşembe 05:30 / Los Angeles Lakers - Portland T.Blazers

Yoğun bir program bizleri bekliyor bu gece. Gecenin en dikkat çekici maçında Oklahoma City, lig lideri Spurs deplasmanına konuk oluyor. Batı'da üst sıralara tırmanmak isteyen ve mesaj vermek isteyen Thunder açısından oldukça önemli bir maç olacaktır. Bu maçı bir kenara bırakırsak gecenin en çok merak edilen maçı da New York'ta oynanacak. Carmelo yeni takımında ilk kez forma giyecek ve Knicks forması ile Msg'nin büyülü atmosferini tadacak. Şanslıyız ki bu maçı Nba Tv veriyor. Gün içinde Deron Williams'ı takımdan göndererek sürpriz bir hamleye imza atan Utah ise Dallas deplasmanında galibiyet arayacak. Play-off için şansı iyice artan Memphis ise ribaund canavarı Love'un takımı Wolves'e konuk olacak. Evinde Hawks'ı farklı geçen Lakers ise back-to-back maçında zorlu Portland deplasmanına çıkıyor. Çıkışa geçme çabasında olan Lakers için tehlikeli bir viraj olacak. Detroit ise play-off iddiasını sürdürebilmek için belki de son kozunu Indiana deplasmanında oynayacak.

Melo Bilet Sattırır

Melo'nun Knicks formasıyla çıkacağı ilk maç için kalan biletlerin fiyatları fena cep yakıyor efendim. Hayır zaten pahalıdır Knicks biletleri ama Melo takası gerçekleşince olay başka bir boyut kazanmış. İlk iç saha maçında yeni transferleri görmek isteyen Knicks taraftarları biletlere hücum etmiş, fiyatlar da haliyle piyasanın kaymağını götürmek amacıyla yükseltilmiş. Ortaya çıkan sonuç: Bucks maçı biletlerinin ortalama fiyatı üç gün içinde üç katına fırladı...

Şok Gelişme, Deron Williams Nets'te

NBA kaynaklarının verdiği bilgiye göre Utah Jazz ve New Jersey Nets odaklı sürpriz bir takas gerçekleşti. Deron Williams Nets'e takas edildi. 23 yıldır Utah Jazz koçluğunu sürdüren Sloan'ın istifasında başrol isim olarak dikkat çeken Deron Williams sürpriz bir şekilde Utah'tan gönderildi.

Derrick Favors ve Devin Harris ise Utah yolunu tuttu. Ayrıca Utah Jazz, Nets'in iki adet 2011 birinci tur draft hakkını aldı. Devin Harris son zamanlarda sıkça dedikodularda adı geçen biriydi fakat Utah işi onun için de çok ani ve sürpriz olmuştur. Utah Deron'un yerini Harris gibi potansiyeli olan bir isimle doldurmaya çalışacak. Ayrıca önemli bir pota altı oyuncusunu kadrosuna katmış oldu yıldız guardı karşısında.

Bir başka takasta ise Nets Brandan Wright ve Dan Gadzuric'i kadrosuna katarken, Troy Murphy'yi Warriors'a yolladı. Warriors'ın Murphy'nin kontratını satın alacağı ve şutör uzun için başta Magic olmak üzere şampiyonluk hedefleyen takımların pusuda olduğu konuşuluyor.

Magic Bir Takas Daha Kovalıyor

Söylentiler bitmek bilmiyor. Geçtğimiz günlerde Troy Murphy'nin adı çok kere anılmıştı Magic'le. Bu kez çıkan haberler, Zach Randloph'a talip oldukları yönünde. Takasın gerçekleşmesi uğruna Jason Richarson ve Brandon Bass'i gözden çıkardıkları belirtiliyor.

Birincil hedefi şampiyonluk olarak gösterilen bir takım ilk beşinden iki oyuncuyu birden Zach Randolph için feda etmeyi göze alıyorsa, o hedefin çok da radikal olduğunu söylemek mümkün değil. Benzer şekilde kadro yapılanmasının da iyi olmadığı sonucu ortaya çıkıyor bu takas isteğiyle. Öncelikle takasın gerçekleşmesi halinde lige büyük bir heyecan getireceğini söylemek gerekir. Çünkü bir önceki takas hamlesiyle geldikleri nokta Magic'in hala şampiyonluk yarışında muhtemel rakiplerinin hayli gerisinde olduğunu gösteriyor. Yani yaklaşık 2 ay önce değişen ve şimdilerde oturmaya başlayan yeni düzen de şampiyonluk için umut vermeye yetmedi. Takım biraz daha hızlı tempoyu benimseyen, ofansif bir kimliğe büründü ama bunun yanında defansif zaafları ortaya çıktı ve gidişat yapılan hamle öncesine nazaran kötü. Gelin görün ki o takas gerçekleştiğinde düşündüklerim bugün de geçerli. Madem mevcut rotasyon ve sistem şampiyonluk için umut vermiyor o halde neden bir hamle daha yapılmasın ki...

Her şeyden önce Randolph'un takıma katılması sistemin iyiden iyiye değişmesi demek. Lewis'in yerine Bass'in monte edilmesiyle takım hücumu biraz daha boyalı alana doğru kaymıştı. Randolph'un da gelmesiyle senelerdir süren sistemden nihayet vazgeçmiş olacaklar ki şahsi fikrim mevcut sistemle bir takımın asla şampiyon olamayacağı yönündeydi zaten. Aynı zamanda kağıt üzerinde daha ürkütücü bir takım olacakları aşikar. Howard-Randolph ikilisi daha önceden görmediğimiz bir ribaund dominasyonuna gebe. Bass mücadele ediyor ve kendisine biçilen rolü en iyi şekilde uygulamaya çalışıyordu ama fiziki açıdan dezavantajları vardı. Bu dezavantajlar da takdir edersiniz ki düzelticek türden değil. Zach Randolph ise bu konuda ligin önde gelen isimlerinden. Güç ve yeteneği bünyesinde barındıran birkaç uzundan biri. Zaten onun bu konularda kariyeri boyunca bir noksanı olmadı, kendisi daha çok zihinsel açıdan eleştirildi. Ama son yıllarda herkesi şaşırtacak derecede bir olgunluk hasıl oldu oyununda ve bu da kendisini aranan oyuncu haline getirdi. Howard'ın yanında işe yarayacağı tartışılır ama Bass'e oranla pota altında çok daha iyi bir bitirici. Aynı zamanda ofansif ribaundlarda etkili ve kendi pozisyonunu yaratabilen bir uzun. Yani hücumda verimli olabilmesi için başka birine ihtiyaç duymuyor. Bu da Magic 4 numaralarında görmeye alışkın olduğumuz türden bir özellik değil.

Verilecek isimlerden Richardson takımı şampiyonluğa taşıma potansiyeli olan bir oyuncu değil. Keza Bass de anca iyi bir bench oyuncusu olarak katkı verebilir hedefi şampiyonluk olan bir takımda. Bass'in yokluğu Anderson-Randolph ikilisiyle aranmaz zaten. Redick de son zamanlarda inişli çıkışlı bir performans sergilse de Richardson'ın boşluğunu pekala doldurabilir. Yine son zamanlarda komik videoları süsleyen savunma özelliği Richardson'ın biraz gerisinde kalsa da takımın yumuşak karnı olacak seviyede de değil. Ama bana sorarsanız takımın esas sorunu hala oyun kurucu pozisyonunda o ayrı konu.

Muhtemel bu takası Magic açısından değerlendirdik ama işin bir de diğer boyutu var. Grizzlies batıda playoff kovalarken ve Jazz'in yarım galibiyet kadar arkasına gelmişken, takımın en büyük silahı Randolph'u niye yollasınlar. Alacakları parçalardan Richardson'ı geçelim bir kere. Takımda benzer pozisyonundaki oyuncuları sıralamaya kalksak buradan Memphis'e yol olur. Bass de savunmada belki daha yararlı olabilir ama hücumda asla Randolph'un boşluğunu doldurabilecek bir isim değil. Bu sebeple Grizzlies için kalan kısa dönemde riske edilmesi fazla lüks bir hamle olur görüşündeyim.

Hornets (Monty) Thornton'dan Kurtuldu

Hornets ile Sacramento bu sezon doğru şekilde kullanamadıkları Thornton ve Carl Landry'i kafa kafaya takas ettiler.

Geçtiğimiz sezonun sonuna doğru gösterdiği çıkışla "Bu çocuk adam olacak" dedirten Marcus Thornton, bu sene beklentilerden uzak bir sezon geçiriyordu. 6 aydır, yeni koç Monty Williams'ın gözüne girmeyi başaramayan Thornton, sezonun çok büyük bir bölümünü bench'i ısıtarak geçirdi. Hani öğrenciler der ya "Abi hoca taktı kafayı bana. Dördüncü kere alıyorum dersi ne yaparsam yapayım geçemiyorum." falan diye. Monty de Marcus'a taktı kafayı. Niye? Çünkü savunma yapmıyor. Yahu Belinelli gibi (çabalasa da) savunmasıyla dalga geçilen, NBA'de hakkı maç başına en fazla 10 dakika olması gereken adamı o kadar oynatıyorsun, Marcus Thornton savunma yapmıyor diye bench'e mahkum ediyorsun. Hatta bununla da yetinmeyip takımdan gönderiyorsun. Henüz ikinci senesi olduğu için Thornton elbette hatalar yapıyor, savunma yaptığını da iddia etmeyeceğim burda oturup. Ancak gelecek birkaç sene içinde ligdeki çoğu takımın bench'teki skor gücünü sırtlanabilecek bir isim Thornton. Hatta çok yönlü bir gelişim gösterirse direk ilk 5'te de kendine yer bulabilir. Monty ise onu 3 ay içinde harcadı. Çok anlam veremedim bu inatlaşmaya açıkçası... Yerine aldıkları Landry ise en çok sıkıntı çektikleri yerde oynuyor yani uzun forvet. İsmi uzun forvet olabilir ama Landry aslında kısa kalıyor pozisyonuna. Mücadele gücü, her topun peşinden atlaması ve orta mesafe şutlarıyla NBA'de kendine yer bulabiliyor. Yine de Hornets'ın bu bölgedeki açığını kapayacak kapasitede...

Kings'in açısından bakarsak, ellerindeki uzun rotasyonunda 4 oyuncu olması dakika dağılımında problemlere yol açıyordu. Sezon içinde Landry, Thompson, Cousins ve Dalembert, dönem dönem hepsi mutsuz oldu dakikalarının kısılması nedeniyle. Şimdi Cousins'a daha çok güveniyorlar parkede ve 3 uzun ile yola devam etmeyi seçtiler. Aldıkları Thornton ise bildiğimiz gibi bir şutör guard. 2 ve 3 numaralı pozisyonlarda Kings'de Evans, Greene, Garcia ve Casspi gibi oyuncuları varken şimdi 5. isim geldi. Tabii Evans ve Garcia'nın sakatlıkları devam ediyor o yüzden Thornton bu sezon şans bulacaktır. Önümüzdeki sene de takımda tutulmasının Kings adına doğru hamle olacağını düşünüyorum. Ama ileriye yönelik konuşacak olursak, Kings bu 5 oyuncudan 2-3'ünü verip, güvenilebilir ve yeteneği tartışılmayacak bir oyuncu almalı. Yoksa bu kadar derinlik kimin neyine? Hele Westphal gibi tombala ile rotasyon uygulayan bir koçunuz varsa...

Gecenin Hareketleri - 22 Şubat


Link

Smaç yarışmasında seviyeyi öyle bir yere taşıdılar ki bilmiyorum bu başlıkta vereceğimiz videolar artık tatmin edebilir mi insanları. McGee haftasonundan hızını alamamış. Dunleavy'nin üzerinden yaptığı takip smacı kollarının ne kadar uzun olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Ed Davis'in smacı güzel görünüyor. Hazır adı geçmişken küçük bir de itirafta bulunayım. Kendisini kolejdeyken pek tutmazdım ama daha çok izleyince potansiyelinin yüksek olduğunu düşünmeye başladım. Wade'in 1. sırada yer alan basketi fena değil. Zaten bu tarz basketleri ligde en çok yapan isim belki de kendisi. Ama benim favorim yine Griffin.

Bulls James Johnson'ı Yolladı

Takas sezonunun sona ermesine sayılı saatler kala bir hamle de Bulls'tan geldi. James Johnson'ı Raptors'a yollayıp karşılığında Heat'in 1. tur draft hakkını aldılar. Johnson geçtiğimiz sene takımın sakatlıklarla boğuştuğu bir dönem forma şansı bulmuş ve fena da değerlendirmemişti bu fırsatı. Bu sene ise değişen sistemde Thibodeau pek düşünmedi rotasyonda kendisini ve yalnızca kopan maçlarda ara sıra görev verdi. Hatta bir ara D-League'e bile yolladılar.

Takası Raptors açısından değerlendirmek çok gerekli değil gibi. Sonuçta yakın gelecekte önemli bir hedefleri olduğuna dair izlenim vermiyorlar. DeRozan-Bargnani ikilisinin taşıyabildiği yere kadar gidiyorlar işte, bu yer de şimdilik doğunun dibi. Açıkçası daha çok Johnson adına sevindiğimi söyleyebilirim. İzleme fırsatı bulduğumuz dönemlerde beğendiğim bir oyuncuydu. Hücumda potansiyeli olan, boyuna göre çabuk ayaklı, şut atabilen bir rol oyucusu gibi görünüyordu. Raptors'ta süre bulabilirse kendisini yeniden izlemek eğlenceli olabilir. Bulls açısından baktığımızda ise kullanmadıkları bir oyuncunun yerine 25. sıra civarından bir draft hakkı almış oldular. Kaldı ki kuvvetli bir draft olması da beklenmiyor bu sene. Ayrıca James Johnson'dan sonra kalan salary cap'e Anthony Parker'ı monte etmek istiyorlarmış. İşte o müthiş bir hamle olur... Bulls Jonhson'ın potansiyelli olduğu konusunda benim gibi düşünmüyor elbette, o yüzden böyle hemen gözden çıkardılar.

NBA'de Bugün - 22.02.2011

Hawks 80 - Lakers 104
All-Star arası bitti Lakers oynamaya başladı ama kritik olan Lakers'ın Hawks gibi takımlara değil de ligden kopmuş ya da daha alt seviye takımlara karşı sergileyeceği performans. Hawks gibi bir takıma elbette farklı bir konsantrasyon ile oynar oyuncular nitekim bu sezon Staples Center'da üst düzey bazı takımlara karşı alınan farklı sonuçlarbunun göstergesi oldu. Hawks karşısında da henüz ilk yarıda maçı bitiren Lakers'ta kadroda olan her isim forma şansı buldu. Kobe'nin 20 sayısının yanında, Gasol'un 14 sayı-10 ribaundluk double-double'ı dikkat çeken performanslardan oldu. Sadece %36 ile hücum eden ve üçlük çizgisinin gerisinden %06'lık felaket bir oran yakalayan Hawks tarafında ise 6/9 isabetle 13 sayı-6 ribaund üreten Horford dikkat çeken yegane isimdi.

Celtics 115 - Warriors 93
Doğu'da liderliği elinde bulunduran Celtics ilk devre zorlandığı Warriors'u ikinci devredeki basketbolu ile çözdü ve galibiyete ulaşan taraf oldu. Son maçlarda Türkiye'ye dönmek zorunda kalmasından dolayı forma giyemeyen Semih 4 maç aradan sonra formasına kavuştu. 17 dakika süre bulan Semih skor üretememesine rağmen 4 asist-1 ribaund ile katkı sağladı. Golden State ise All-Star arasından önce müthiş bir form yakalayarak play-off yarışına dahil olmayı başarmıştı ancak Celtics yenilgisi onlar adına kötü bir tecrübe oldu. 24 sayı-12 ribaund-6 asist ile oynayan Garnett takımını taşırken, Rondo 19 sayı-15 asistlik performansıyla dikkat çekti. Golden State'şn en önemli hücum kaynağı olan kısaların gecesi değildi bu geceki maç. İlk devre takımı ayakta tutan Lee&Wright ikilisi olurken ikinci devre biraz olsun sahneye çıkan Curry&Ellis ikilisi çok etkili olamadı. 19 sayı Wright'tan ve 18 sayı da Ellis'ten geldi ancak Celtics rahat bir galibiyetle Doğu'da avantajını korumayı başardı.

Clippers 88 - Thunder 111
Batı'da ilk 3'e göz diken Oklahoma City evinde ağırladığı Clippers'ı farklı geçmeyi bildi. Deplasmanda zaten etkili bir performans sergileyemeyen Clippers'ta bir de Baron Davis'in kötü oyunu olunca yenilgi kaçınılmaz oldu. İlk çeyrek ayakta kalmayı başarsalar da maçın geri kalanı Thunder hakimiyetinde geçti. Benchten gelen Harden 19 sayıyla önemli bir katkı vererek takımının galibiyetinde önemli pay sahibi olurken, Green ise 22 sayılık katkısıyla dikkat çekti. Clippers cephesinde ise müthiş isim Griffin'in 28 sayı-11 ribaund-8 asist ile takımını taşıyan performansı galibiyeti getirmedi.

Kings 97 - Heat 117
All-Star arasından önce müthiş form grafiği ile dikkat çeken takımlardan olan Miami performansını aynı seviyede devam ettiriyor. Maçın hemen başında skorda üstünlüğü ele geçiren Heat rahat bir sonuçla galibiyete ulaşmayı başardı. Maç boyu hiç öne geçemeyen Sacramento'da Cousins 3/14 gibi felaket bir isabet oranı ile oynayarak hayal kırıklığı yarattı. Doğu'da liderlik yarışı içinde olan Heat'i taşıyan isim ise All-Star arasında ayağında burkulma olan Wade oldu. Wade 23 sayı-8 ribaund-7 asist ile efektif bir performans sergileyerek takımına galibiyeti getiren isimdi. Maçın en skoreri ise 31 sayıyla James olarak dikkat çekiyor.

Grizzlies 107 - Nuggets 120
Lige verilen aradan önce üst üste 4 maçlık bir galibiyet serisi yakalayarak play-off yarışına ortak olan Memphi, aynı zamanda Denver'ın yaptığı çok oyunculu takas yüzünden kısıtlı bir kadroyla oynayacağı için şanslı olan taraftı. Aralarında iki maç bulunan bu iki takımın önemli mücadelesini eksik kadrosuna rağmen müthiş bir istek ve hırsla oynayarak kazanan Denver oldu. Grizzlies kazanması gereken bir maçta hiç öne geçemedi ve Denver farklı bir sonuca gitti. Ty Lawson ve Jr Smith takımı galibiyete götüren ve play-off yarışında çok önemli bir galibiyete imza atan takımın baş rol oyuncuları oldular. Smith 6 üçlük bulduğu karşılaşmayı 26 sayıyla tamamlarken, guard ikilisi Afflalo ve Lawson 21'er sayı kaydetti. Grizzlies cephesinde Allen'ın 26 ve benchten gelen Mayo'nun 21 sayısı olsa da pota altında Randolph'un etkisiz oluşu onları da maçtan kopartan etmen oldu. Maçı ayrıca Knicks'ten gelen 4 isim de izledi ve taraftardan büyük destek gördüler.

Rockets 108 - Pistons 100
Pistons yine bizlere aynı senaryoyu izletti bu gece. İlk devresinde oynanılan güzel basketbol ve çift hanelere kadar öne geçen bir takım ancak sonrası koçun değişmez rotasyon anlayışı sayesinde üstünlüğünü kaptıran bir takım. Prince 0/9 ile yerlerde dökülürken neden rotasyon uğruna oyunda kalır anlamış değilim. Bu günün Prince'in günü olmadığını maçı izleyen herkes anladı ama koç ısrarla onu oyunda tuttu. Houston ise deplasmanda önemli bir galibiyet alarak play-off yarışına kıyıdan köşeden tutunmayı sürdürüyor. Benchten gelen Patterson 20 sayısıyla kariyer rakamına ulaşarak takımını galibiyete taşıyan isim olurken, Pistons cephesinde de benchten gelen bir diğer isim Will Bynum 21 sayılık katkısıyla dikkat çeken isimdi.

Wolves 88 - Bucks 94
Play-off inadını sürdüren Milwaukee Bucks evinde Wolves'i zorlanmasına rağmen geçmeyi bildi. Özellikle hızlı hücum konusunda rakibine karşı büyük bir üstünlük sağlayan Bucks bu madeni bol bol kullandı ve rakip savunmaya yerleşmeden bulduğu sayılarla sonuca gitti. Antrenmanlara başlayan Redd'in benchten izlediği maçta Jennings iyi performansıyla dikkat çekti ve takımını galibiyete taşıdı. Jennigs 27 sayı-7 asist ile çok iyi bir maç çıkartırken, benchten gelen ve 12 dakika süre alan Ersan 4 sayı-1 ribaund-1 asist ile geceyi tamamladı. Wolves cephesinde ise Kevin Love izleyenlere harika performanslar sergilemeyi sürdürüyor. Dün gece 20 sayı-17 ribaund-6 asist ile muazzam bir maç çıkartmasına rağmen takımının yenilgisini önleyemedi.

Pacers 113 - Wizards 96
Üst üste aldığı iki yenilgi ile play-off'u bir an için riske atan Pacers, Wizards deplasmanından galibiyetle dönmeyi bildi ve avantajı tekrar eline geçirdi. Lige çoktan havlu atan Wizards karşısında zaman zaman zorlansa da rahat bir oyunla kazanamyı başardı Pacers. Yeni koçu ile büyük bir çıkış yakaladılar ve yine baktığımızda uzun isimlerden önemli bir verim aldığını görebiliyoruz Pacers'ın. Örneğin benchten gelen Hansenbrough'un 17 sayılık katkısı. Bunun dışında 21 sayı-10 ribaund ile Granger double-double yaptı. Biraz şüpheli de olsa yaptığı 22 asistlik çaylaklar maçından sonra ilk kez oynayan Wall 15 sayı-10 asist-8 ribaund ile triple-double'ı kaçıran bir performansa imza attı.

Raptors 101 - Bobcats 114
Pacers'ın 1 maç gerisinde bulunan Bobcats play-off yolunda rakibini takip etmeyi sürdürüyor. Yıldız isimleri Wallace ve Jackson haklarında çıkan takas dedikodularıan rağmen takımlarını sırtlamayı sürdürüyorlar. Dün takımı sürükleyen isim ise eline en çok güvenilen oyuncu olan Augustin oldu. 23 sayı-8 asist ile çok iyi bir maç çıkartan genç guard takımına galibiyetin kapısını aralayan isimdi. Toronto cephesine bakacak olursak takımın en önemli hücum silahı Bargnani 18 sayıyla oynamasına rağmen takım arkadaşlarının etkisizliği yenilgiyi getirmiş. Weems'in 19 sayılık sürpriz katkısı az da olsa Raptors'u maç içinde ayakta tutan performans olarak dikkat çekiyor.

Gallinari Clippers'a?

Takasın son gününe 48 saat civarı bir süre kaldı ve dedikodular iyice arttı. Carmelo takasının bir parçası olarak Denver'a giden Gallinari de bu dedikodularda adı sıkça geçen oyunculardan biri. Denver'ın Gallinari'yi 1. tur draft hakkı karşılığı Clippers'a yollayabileceği konuşuluyor. Tabii bu draft hakkının sahibi Minnesota ve draft hakkı eğer ilk 10'da olursa bu sezon -ki %99.9 öyle olacak - Minnesota'da kalacak. Ancak 2012 sezonunda bu hak korumasız ve bu sezon olmazsa bile en kötü gelecek sezon draft hakkı Clippers'a geçmiş olacak.

Aslında biraz karışık bir durum olduğunu söylemek gerek. Öncelikle Denver ne düşünüyor Carmelo takasından sonra? Çünkü oldukça iyi parçalar aldılar ve liderlerini kaybetseler de kağıt üzerinde fazla birşey kaybetmediler. Ellerinde Lawson, Felton, JR Smith, Gallinari, Chandler, Nene, Harrington, Afflalo gibi değerli parçalar ve hala Batı konferansında playoff'a oynayabilirler. Vermeleri gereken karar ise açık. Bu dönemi playoffa oynayarak mı geçecekler yoksa hamlelere devam ederek 1-2 sezon sonra şampiyonluğa oynayan bir takım mı kurmak isteyecekler. Verecekleri karar doğrultusunda Gallinari'yi yollayabilirler sonuçta ellerine geçecek draft hakkı -Minnesota'nın yine kötü olacağını düşünürsek- ilk 5 civarında olacaktır. Ancak bu kadroyla mücadele edeceklerse Gallinari'yi karşılığını 1.5 sezon sonra alacağın bir takasla yollamanın bir mantığı yok. Sonuçta Gallinari ligin en değerli şutörlerinden biri.

Clippers cephesinde ise Gallinari'nin tam istedikleri oyuncu olduğunu söyleyebilirim. Burada Clippers'ın 3 numarada sıkıntı yaşadığını da belirtmek lazım. Hem de Gallinari, Griffin'e gelen ikili sıkıştırmalarda ve kısaların içeri penetrelerinde ceza şutlarını atabilecek ligdeki en iyi isimlerden biri. Ayrıca Gallinari eklemesiyle oluşacak beşte oldukça etkileyici; Baron Davis-Eric Gordon-Gallinari-Blake Griffin-DeAndre Jordan (Chris Kaman) Ancak yazının başında da belirttiğim gibi bu takasın olması için Denver'ın Gallinari'ye ihtiyaç duymayacağını düşünmesi ya da yeniden yapılanma hamlelerine devam etmek istemesi gerekiyor. Ben Denver yerinde olsam bu kadroyla devam etmek isterdim zaten şu an playoff potasındalar -Batı'da 7.ler- ve bu kadro playofflar'akalmayı başaracaktır.

22 Şubat 2011 Salı

22 Şubat Programı

23 Şubat Çarşamba 02:00 / Toronto Raptors - Charlotte Bobcats
23 Şubat Çarşamba 02:00 / Indiana Pacers - Washington Wizards
23 Şubat Çarşamba 02:30 / Houston Rockets - Detroit Pistons
23 Şubat Çarşamba 02:30 / Sacramento Kings - Miami Heat
23 Şubat Çarşamba 03:00 / Minnesota Timberwolves - Milwaukee Bucks
23 Şubat Çarşamba 03:00 (NBA TV) / Los Angeles Clippers - Oklahoma City Thunder
23 Şubat Çarşamba 04:00 / Memphis Grizzlies - Denver Nuggets
23 Şubat Çarşamba 05:30 / Boston Celtics - Golden State Warriors
23 Şubat Çarşamba 05:30 (NBA TV) / Atlanta Hawks - Los Angeles Lakers

All-Star arası bitti, bu gece normal sezona geri dönüyoruz. Silas ile kontrat yeniledikten sonra yıldız oyuncularını göözden çıkaran ancak şimdiye kadar bir takas hamlesi yapamayan Bobcats evinde Raptors'ı ağırlayacak. Redd'in parkelere dönmesi için gün sayan Bucks, double double canavarı Love'ın Timberwolves'u ile karşılaşacak. Konuk ekipte Beasley'in oynaması şüpheli. Nuggets adına takasla gelen oyuncuların bu gece görev alması beklenmiyor. Memphis için bu kritik maçta önemli bir avantaj yaratacaktır bahsettiğimiz gelişme. Celtics-Warriors maçı ev sahibi ekip direnç gösterebilirse keyifli olacaktır. NBA TV'nin vereceği karşılaşmalar da güzel görünüyor. Clippers'ın maça tutunabileceğini pek sanmıyorum ama zaten onların maçını izlemek için her daim geçerli bir sebebimiz var. All-Star arası da geçildiğine göre Lakers'ın artık performansını arttırmasını bekliyorum yavaş yavaş.

Knicks'in Carmelo Pakedi - 2

Gallinari - Abi duydunuz mu? Bizi paketleyip Carmelo'ya karşılık Nuggets'a göndermişler.
Chandler - Tamam dedikodulardan beri iki aydır Nuggets şortu giyiyordum zaten altıma, çıkarıyorum artık bu üsttekini.

Atladım Aslanın Üstüne, Karnına Tak Tak Tak...


Link

Efendim, yukarıdaki videoda Miami'nin iki süper yıldızı Wade ve LeBron, NBA Entertainment kapsamındaki çekimlerde... Çekimlerin başlaması için Bosh'ın gelmesini bekliyorlar ve bu sırada can sıkıntısından kamera karşısında başlıyorlar şova. Önce Wade, Blake Griffin'in smaç yarışmasına gönderme yaparak, "İzleyin, ben şimdi Griffin'im." deyip smaç basar gibi yapıyor. Ardından LeBron alıyor sazı eline ve "Ben olsam arabanın değil, zürafanın üzerinden geçerdim. Tam üzerinden uçarken de zürafanın kafasını aşağı doğru eğerdim." diye espri yapıyor. Ardından Bosh tuhaf bir yürüyüş şekliyle içeri giriyor.

Üç yıldızın çok eğlendiği ortada. Ama senelerdir smaç yarışmasına katılacağı söylenip de bir türlü arz-ı endam etmeyen LeBron'dan bunları duyunca insan bir tuhaf oluyor. Söylediklerine aslında kulak aşinalığımız var. Bu seneye kadar yarışmaya katılması halinde kazanacağına kesin gözüyle bakabilirdik ama artık durum öyle değil. Görüntülerden çıkarılacak bir başka sonuç da Griffin'in ne kadar etkileyici olduğu, her yerde kendisinden bahsediliyor. Onun kadar spektaküler biri değil de sıradan bir oyuncu kazansaydı yarışmayı Wade veya LeBron'dan bu tarz görüntüler izleyemezdik hehalde.

Carmelo Anthony Takası Hakkında Değerlendirme

Gallinari + Felton + Wilson Chandler + Timofey Mozgov + Knicks 2014 ilk tur draft hakkı + Warriors'ın iki ikinci tur draft hakkı, 3 milyon dolar ----> Denver Nuggets
Carmelo Anthony + Chauncey Billups + Shelden Williams + Renaldo Balkman + Anthony Carter ----> New York Knicks

Ayrıca buna ek olarak Knicks, Timberwolves ile şu takası yaptı:
Corey Brewer ---> New York Knicks
Anthony Randolph, Eddy Curry ---> Minnesota Timberwolves

Oh be artık dedikodu okumayacağız. Takasın en güzel kısmı bu. Carmelo da çok büyük ihtimalle 3 yıllık 65 milyon dolar değerindeki sözleşmeye imza atacakmış Knicks'e gidince. Hemen New York'ta oluşan kadroya bakalım: Billups - Fields - Carmelo - Amare - Turiaf. Kenardan da Corey Brewer, Shawne Williams, Toney Douglas, Shelden Williams ve Bill Walker gelecekler. Tabii sakat Azubuike'yi de atlamayalım. Sağlamken NBA'deki her takımın rotasyonunda önemli bir parça olabilir. Balkman ve Carter ikilisi muhtemelen D'Antoni'nin rotasyonuna giremezler, ki aslında beğenirim Balkman'ı ben...

Ne görüyoruz? İlk 5 güzel gayet (kısa vadeli de olsa) ancak derinlik diye birşey kalmadı neredeyse Knicks'te. Ha bundan önce derinlik vardı da ne oluyordu o ayrı konu. Ama şimdi kenardan gelecek oyunculardan sadece Corey Brewer'ın kalitesi belli bir seviyenin üstünde. İyi savunma yapar, ısınmadıkça hücumu biraz kısıtlıdır üstelik dengesizdir bir hayli. Günü gününe uymaz. Verdikleri adamlara bakıyoruz: Gallinari, Felton, Chandler, ve Mozgov. Hey maşallah. Ufak çaplı bir takım. Billups ve Carmelo'ya karşı değer miydi? Bence biraz ucu ucuna ama yine de değerdi. Yani şöyle bir durum var. Takasta bir takım abuk derecede fazla değerli parçalar vermiyorsa ve bir süper yıldızı kadrosuna katıyorsa, o takastan büyük ihtimalle karlı çıkmıştır. Evet derinlik açısından saydığım isimler önemli ama karşılığında aldığınız adam ligin en iyi 10 oyuncusundan biri olarak sayılabilecek Carmelo Anthony. Ayrıca diğer parçanın da Billups gibi bir lider olduğunu hatırlatayım...

Billups'ın artık yaşlandığının farkındayım, hücumda henüz pek ortaya çıkmasa da, savunmada biraz bunun etkilerni görebiliyoruz. Eskiden ayaklarını biraz daha çabuk çekip gücü ile rakiplerinin dengesini bozabiliyordu, artık o ayaklarını çekene kadar çabuk oyun kurucular yanından geçip gidebiliyor. Ayrıca kendisi D'Antoni'nin hızlı sistemine ne kadar uyum sağlayacak diye şüpheler var. Ancak Nuggets'ın da bu tempoya yakın sezonlar geçirdiğini unutmayalım. O açıdan çok problem olacağını zannetmiyorum. Koşan bir uzun (Nene) ve Carmelo ile beraber hızlı hücumlar ve transition'da Billups'ın yeteneklerini sergilediğini gördük. Ayrıca Billups Denver'dan gönderildiği için sorun çıkarırsa veya D'Antoni'nin sistemi ile bir sıkıntı falan olursa bu sezon sonunda 3.7 milyon dolara Billups'ın gelecek sezonki kontratı satın alınabiliyor. Böyle birşey beklemiyorum bu arada, iyi profesyoneldir Billups. Nets'e gidiyor olsalar belki takasını istemesi veya takımdan ayrılmak için elinden geleni yapması daha yüksek ihtimal olurdu fakat Knicks'te o kadar mutsuz olacağını sanmıyorum. Yani güvenirim ben Billups'a hala ama yine de Knicks'te bu sezon bir beklenti yokken, 35'ine yaklaşan Billups'ı da takasa dahil etmek ne kadar doğruydu bilmiyorum. Ama Mr. Big Shot önümüzdeki iki sezon boyunca tatmin edecek bir performans sergileyecektir herhalde...

Şimdi Amare ve Carmelo ile iki süper yıldızı bir araya getirmiş oldu Knicks evet ama gördüğüm en büyük sıkıntı şu: Bu iki oyuncu da pas vermeyi, arkadaşlarına pozisyon yaratmayı seven isimler değiller. Hücum repertuarları neredeyse tamamen direk skora gitmek üzerine. Ayrıca yetmiyormuş gibi, ikisi de topu üçlüğün 1-2 metre içinde, yüzleri çembere dönük şekilde almayı seviyorlar. Yani birbirlerini baltalayabilirler bir anlamda... Hani Amare yerine sırtı potaya dönük hücum edebilecek bir uzun olsa, Carmelo ile çok daha iyi bir ikili oluşturur bence. Öteki yanda bir diğer örnek olan Miami'ye bakıyoruz; Wade ile LeBron kariyerleri boyunca penetre ve pas yetenekleri sayesinde arkadaşlarını beslediler. Bosh da onların bu yeteneklerinden müthiş faydalanıyor ve orta mesafeden bomboş atışlar buluyor. Güzel bir kimya yakaladılar yani. Knicks'te biraz daha zor olacak işler herhalde. Miami gibi, üçüncü bir süper yıldızı (Paul veya Deron) alma ihtimalleri pek yüksek değil. Çünkü yeni toplu işçi-işveren sözleşmesi imzalanacak NBA'de bu yaz. Onun sonucunda takımların salary cap'lerine, oyuncuların sözleşmelerine ne gibi yaptırımlar uygulanacak bilmiyoruz. Fakat bu iki kıstas birden, yıldızları takımlarından koparıp almayı zorlaştıracak, onu biliyoruz. Bütün bunlara rağmen Knicks, olur da bu iki oyun kurucudan birini eklerlerse kadroya. Amanın...

Biraz da Nuggets'a bakalım. Lüks vergisi sınırının 13 milyon üzerindelerdi, şimdi geri 70 milyon dolara düştüler. Yani tam 26 milyon dolar kar ettiler. Üstelik ileriye yönelik 4 tane oyuncu aldılar, üçü belli bir potansiyelin üzerinde. Mozgov da gelecek vaat eden bir uzun. Hem ekonomik yönden muhteşem, hem de kadroları derinleşiyor... Carmelo'ya karşılık bundan daha iyi bir paket bulmaları mümkün değildi. Lawson, Afflalo, Gallinari, Nene, Mozgov gibi bir ilk 5 ile çıkabilirler maçlara. Felton'ı zaten takas edebilecekleri konuşuluyor Lawson nedeniyle. Kenardan da Harrington, JR Smith, Chandler gelecek. Valla müthiş yani. Öpüp başlarına koysunlar. Zaten göbek atıyorlardır şu anda herhalde büyük ihtimalle bedava gidecek olan Carmelo yerine bu parçaları alabildikleri için.

Yani bu işten Nuggets beklenenden çok daha karlı çıkarken, Knicks Carmelo'yu yaza bırakıp risk almak istemedi. Transfer dönemine bıraksalar sadece Chandler ve yanılmıyorsam Turiaf'ı kaybederek alabiliyorlardı Carmelo'yu. Tabii Carmelo'nun Nuggets'ta kalma veya başka bir takıma gitme ihtimalini de göz ardı edemeyiz... Felton'ın kaybedilmesi çok da önemli değil çünkü ben onunla bir takımın şampiyonluğa oynayabileceğine pek de inanmıyorum. Billups zaten önümüzdeki 2 sene Felton'dan daha iyi performans verir bence... Yani Knicks risk almadı ve düğmeye basarak iki süper yıldızı bir araya getirdi. Daha iyi bir takas yapabilirler miydi? Kesinlikle. Mesela Chandler'sız bir teklifte ısrar etseler, Nuggets kabul etmek zorunda kalabilirdi ve harika olurdu Knicks açısından. Ama şu anki durumda kazık yediler mi? Bence ucu ucuna da olsa hayır... Isiah Thomas'ın parmağının olduğu konuşuluyor takasta, biraz gaza getirip acele yapılmasını sağlamış takasın. Eh, en azından draft işinden anlar kendisi. Bu sezonki draft'ta birşeyler çıkarıp, 1-2 veteran oyuncu ekleyebilirlerse, seneye korkutucu bir takım olabilirler. Bakalım göreceğiz.

Knicks daha iyi bir takas yapabilir miydi diye sordum ama aynısını Minnesota'ya da soracağım. Kahn'cığım, biliyorsun ki Eddy Curry'i elinden çıkarmazsa Knicks Carmelo'yu 'nah' alır. Biraz zorlasana yahu ekstradan birşeyler koparabilmek için. Sadece beğendiğin Anthony Randolph'a karşılık, Brewer'ı göndermek ve Curry'nin ücretinin bir kısmını ödeyebilmek için 3 milyon dolar almakla yetindiler. Ama yine de kötü değil tabii Randolph'un potansiyelini düşündüğümüzde... Brewer'a karşılık alınabilecek bir risk kesinlikle. Ama bu sezon sanki Rambis'in bench'inden zor kalkar gibi duruyor. Artık bir patlama yapsa da hepimizin ağzına yapışan "potansiyelli çocuk ama sakatlıklar, deli koçlar falan, bir türlü çıkış yapamadı" cümlesini bıraksak bir kenara...