BIY AD

18 Mayıs 2010 Salı

Lakers - Suns Serisi İlk Maç (128 - 107)

Konferans yarıfinalinden rakiplerini süpürerek gelen ve uzun bir dinlenme sürecinden sonra ilk defa parkeye inen iki ekibin karşılaştığı, batı konferansı final serisinin ilk maçında kazanan 128-107 ‘lik skorla Lakers oldu.

Koca Spurs’e maç vermeyen Suns nasıl oldu da bu kadar fark yedi Lakres’tan. Bunun pek çok sebebi var elbette. Ama en önemli etken, Spurs hücumuyla Lakers hücumu arasındaki potansiyel farkıydı. Maçın kopmasını sağlayan da Lakers’ın hücum performansı oldu zaten, zira Suns atması gereken kadar sayıyı attı Lakers potasına. Hücumda kusursuz bir oyun nasıl oynanılır onu gösterdi Lakers bugün, hatta bu sayede savunma yapmaya gerek bile duymadılar. Maç boyunca yaptıkları yanlış şut tercihleri bir elin parmaklarını geçmedi belki de. %58 ile şut, %47 ile üçlük atıp, 12 hücum ribaundu çektiler ve yalnızca 9 top kaybı yaptılar.

Lakers’in hücum performansını biraz daha övüp, bireysel performanslara geçmek istiyorum, e takdir edersiniz ki bu seviyedeki maçlarda 120’li sayılara pek rastlanmıyor. Özellikle pota altında size avantajını çok iyi kullandılar Suns’a karşı ve boyalı alanda rakibine 56-36’lık üstünlük sağladılar. Maç erken kopmasa bu fark çok daha dramatik boyutlara gelebilirdi. Gerektiğinde uzunları iyi yerde topla buluşturdular, ayrıca pas trafiğini de fena sağlamadılar.

Parkede Kobe’den birkaç tane vardı sanki Lakers adına, ama gerçeğine değinecek olursak 35 dakikada 40 sayı - 5 ribaund - 5 asist ile tamamladı maçı. Önümüzdeki günlerde durum değişir mi bilmem ama en azından şimdilik dizindeki sakatlığın onu rahatsız etmediğini gösterdi. Gasol 10/13 saha içi isabetiyle 21 sayı attı ve Lakers’ın en skorer ikinci ismi oldu. Ama ev sahibi ekipte öne çıkan biri vardı ki, oyuna girer girmez takımına hücumda ve savunmada getirdiği enerjiyle farkın açılmasını sağladı. Bu bölümden sonra Suns’ın skor anlamında rakibine yaklaşamadığını düşünürsek, maçı koparan isim olduğunu da söyleyebiliriz bu oyuncunun. Bahsettiğim kişi Lamar Odom, Can’ın deyimiyle Lakers'ın Suns’a karşı ilacı. 7’si hücum olmak üzere 19 ribaunt ve 19 sayı ile tamamladı maçı kenardan gelerek.

Phoenix cephesinden maçı ele aldığımızda esas sorunun savunma kaynaklı olduğu net olarak görünüyor. Savunmada rakibini durduramayınca ne fastbreak sayısı bulabildiler, ne Lakers savunmasını dengesiz yakalayabildiler, yani bu çaresizlik hücuma da direkt yansıdı. Set hücumundaki en önemli silahları olan Nash&Amare ikili oyunlarında Amare sürekli geri püskürerek dış şut denedi, gerçi oldukça yüzdeli şut attı ama Suns’ın gerçek tercihinin bu olduğundan emin değilim.

Her ne kadar 107 sayı atmış olsalar da hücumda doğru stratejiyle oynadıklarını düşünmüyorum ben. Suns hücumdayken Lakers boyalı alanında 2 tane Sunslı gördüğümü hatırlamıyorum bile maç boyunca. İkinci çeyreğin başındaki küçük bir bölüm hariç içeri penetre edemediler, tabi bunda Lakers’ın iyi gömülmesinin de etkisi vardı, ama Suns bu konuda pek de agresif değildi zaten. Playofflarda inanılmaz bir üçlük yüzdesi tutturan takım 22’de 5 (%23) ile dış şut kullandı bu gece, bu noktada yine Lakers’ın savunma rotasyonunun hakkını vermeli. Önceki maçların aksine Suns, dış şutlarını genelde iyi top dolaştırarak değil de, içeri penetre edemediklerinden dolayı çaresiz kaldığından denedi. Amare’nin 23 sayısı ve Nash’in 13 asisti dışında istatistiksel olarak da kayda değer bir şey yok Suns adına.

Phoenix’in kağıt üzerinde Lakers’a karşı en önemli avantajlarından biri olarak görünen benchlere değinecek olursak; Dudley-Frye ikilisi Kobe ve Gasol savunmasında ellerinden geleni yaptılar, ama başarılı olamadılar. Hücumda ise 14’te üç sayı isabetiyle oynadı Suns yedekleri. Lakers adına ise, benchten gelen 44 sayılık katkı aldatıcı olabilir, çünkü genel itibariyle maç koptuktan sonra devreye girdi yedekler (Bu cümle Odom için geçerli değil tabi ki). Bu sebeple, en azından kafa kafaya giden bir maçtan sonra yorum yapmak daha mantıklı.

7 FARKLI FIKIR:

lacivert dedi ki...

beklendiği gibi suns gene 110 sayı attı. ama bu defa 120 yediği için yetmedi. bence suns her maç 110 atar ama lakers her maç 120 atamaz. sonucu kobenin kaç tane 40+ sayılık performans göstereceği belirleyecek. ki üstüste 3 maç bile 40 atabilir. lebrona benzemez yani.

ertem dedi ki...

Hiç kasmadan geçecek gibi seriyi Lakers. kusursuz oynadılar hücumda. Artest bile attığını soktu.

Adsız dedi ki...

kobe de dahil olmak üzere; lakers takım halinde çok ekstra oynadı. kaan kural'da söyledi zaten, lakers'ın son senelerdeki en iyi hücum performanslarından birisiydi ki buna rağmen maçı son periyodun ortasına kadar kopartamadılar. bence serinin devamında da phoenix sonuna kadar direnecek. kaç darbe alırsa alsın, bir şekilde ayağa kalkmayı başarıyorlar. phoenix adına en büyük problem ise, amare'nin pota altına girememesiydi. orta mesafeden çok verimli şut attı ama bu şekilde diğer maçlarda verimli olacağı şüpheli. diğer taraftan pau gasol özellikle hücumda çok çok formda. istatistiklerden çok daha fazlasını verdi bu maçta. şöyle bir bakınca kobe bu performansı ne kadar sürdürebilir? phoenix bir daha bu kadar kötü şut atar mı? lakers pota altı savunması her zaman bu kadar iyi olur mu? soruları serinin gidişatını belirleyecek gibi.

birde maçı izlemeyenler için shannon brown'ın bir smaç denemesi var ki o pozisyonu izleyin derim. smacı yapamasa da inanılmaz bir pozisyondu.

motörkafa dedi ki...

Lakers çıktı ve oynadı.Özellikle Kobe bana çok itici gelsede hakkını teslim etmeliyim.Fakat Lakers çok ekstra oynadı, diğer tarafta ise Suns her zaman soktuğu şutları sokamadı.Seride Lakers favori ama henüz birşey bitmiş değil.

Antimadde dedi ki...

Bence Lakers o kadarda fazla sevinmesin.Bu maçı aldılar ancak çok ekstra sayılarla aldılar.Odom'undan tutta Shannon Brown'ına kadar çok ekstra katkı aldılar.Bu her zaman olmaz.İleriki maçlarda Suns'ın daha iyi işler yapacağını düşünüyorum.Bu seri 1. maçtaki gibi rahat geçmeyecek Lakers için.

PIERREMANU dedi ki...

Fisher basketbola başlayalı beri dünyada neler değişti kim bilir ama onun her düdükte sanki faulün icadından haberi yokmuş gibi bir ifadeye bürünen surat ifadesi hiç değişmedi. Ama yaklaştı. Parkelerden cehennem olup gideği o kutlu zaman yaklaşıyor.

KskHyTr dedi ki...

Ben kaan kuralıda anlamıyorum bazen:) burdaki yorumcularıda kandırmıs biraz:) Lakers ilk yarıda yüzde 65 ile hücum edio hala maç kopmadı falan diyor maçta... Yahu Sanki o sırada phoenix yüzde 20 ile hucüm ediyordu... Phoenixte yüzde 50 ile bitirdi maçın ilk yarısını maç hala kopmadı diye hayret ediyor devre arasında kann kural:)) Bulunduğu yerden sadece lakersın istatistikleri gözüküyor sanırım:) İki takımda savunma yapmadı doğru dürüst daha yüzdeli atan lakers kazandı... Fark açıldığı için lakers gevşek olan savunmasını dahada gevşetmese phoenix biraz zor görürdü 110 sayıyı ayrıca...