BIY AD

3 Ocak 2010 Pazar

Günün En İyileri - 2 Ocak (Afro Beasley Uçuyor)


Link

3 tane hareket var bugün, gerisi biraz zayıf gibi:

Chris Andersen'in bloğu
LeBron'un ikili sıkıştırmadan kurtuluşu ve pası.
Ve tabii ki Beasley'nin uçuşu.

Özellikle Beasley ve LeBron-Varejao pozisyonları için koydum yoksa gerçekten hiç değmezdi bile.

2 Ocak'tan Notlar

Günün hayvan performansları:
Stephen Jackson, Heat'i tek başına bitiren isim oldu resmen. 20'de 11 isabetle 35 sayı, 8 ribaund, 2 asist ve 2 top çalma. Topu da sadece 1 kere Heat'e teslim etti. Liderlik nasıl yapılır gösterdi.

Chris Paul'ün 28 sayı, 9 asisti sayesinde kazanmış Hornets. Üstelik sadece 3 tane üçlük isabeti bulmalarına rağmen. Tabii sadece 7 top kaybetmiş olmaları kazanmalarındaki 1 numaralı etkenmiş.

Derrick Rose sezona yavaş başlamasının sebebi olarak bilek sakatlığını gösteriyordu. Bunu kanıtlarcasına oynuyor son zamanlarda. Dün de Magic'e karşı 30 sayı, 6 ribaund ve 7 asist yapmış.

Komple Blazers'ı ve Roy'u koyuyorum buraya. Roy zaten 37 sayı, 6 ribaund, 5 asist ve 2 top çalma ile coşmuş o ayrı konu. Üstelik rakip takımın bütün dikkati onun üzerindeyken sadece 1 kez top kaybetmiş. Portland2ı da buraya koydum çünkü Webster'ın uzun forvette ciddi dakikalar aldığı bir maçta Warriors'ı yendiler. Helal olsun Portland'a. Savaşıyorlar.

Redd ile Bogut aslında çok da hayvan değillerdi ama yine de adları geçmeli diye düşündüm. Özellikle Redd hakkında daha yeni "Son 1.5 yıldaki yaşadığı sakatlıklardan çok etkilenmiş gözüküyor" yazmıştım, resmen cevap verdi bana 27 sayı, 7 ribaund ve 2 asist ile. Çok isabetli şut attı maç boyunca. Bogut da Krstic'e karşı büyük üstünlük kurdu: 23 sayı, 15 ribaund ve 2 blok ile oynadı.

Grizzlies, Suns'ı evinde paramparça etmiş. Gasol ve Randolph'un 37 sayı 20 ribaundluk performansı ile Mayo'nun 25 sayısı buna neden olmuş. Zaten 3. çeyrekte maç bitmişti bile.

Boşa kürek çekenler:
Omri Casspi 22 sayı, 11 ribaund ve 4 asist ile oynamış ama Mavericks'i yenmeye yetmemiş bu. 6'da 4 üçlük attığını unutmayalım. Sakatlıktan dönen Evans 6/18 şut isabeti bulabilmiş sadece. Herhalde hala biraz ağrıları vardı. Ama top kaybetmemesi onun adına artı bir not olmuş. Rakipten 9 fazla hücum ribaundu almalarına rağmen, Dallas savunması onları %40'da tutmuş...

Wade'in Bobcats defansına karşı ne yapacağını merak ediyordum. Özellikle maçın başlarında durduralamayacak gibiydi ancak sonradan sakinleşti. Ta ki dördüncü çeyreğe kadar. 15 sayı üretip Heat'i maçın içinde tutmaya çalıştı ama Jackson ve Augustin ile Bobcats maçı kopardı.

Monta Ellis her zamanki gibi 30 sayı, 4 asist ile burada. Yine %50'den yukarıda şut atmış (13/25).

Günün X-faktörü:
Spurs'de Roger Mason kenardan gelerek 20 sayı üretmiş üstelik 4/4 üçlük ve 7/10 saha içi isabetiyle. Ondan beklenilen şey de tam bu. Bench'ten yüksek yüzdeyle üçlük/skor katkısı.

Yoncalar:
Garnett-Pierce-Rondo yok ama problem de yok. Raptors'ı 8-9 sayıdan fazla yaklaştırmadan yendiler dün gece. Maçı izleyemedim ama skora internetten bakıyordum o sayede biliyorum. Düne kadar 15 maçta 60 dakika alan Giddens, bu maçta 20 dakika sahada kaldı. Raptors'ın savunmasının ne durumda olduğunu iyice gözler önüne seren bir maçtı. Elindeki delicisi (Rondo), delici ve ana pozisyon hazırlayıcısı (Pierce) ve iç-dış skor üretme opsiyonu (Garnett) yokken Celtics tam 103 sayı gönderdi Toronto potasına...

Takımı baltalayanlar:
Vince Carter 3/15 saha içi isabetiyle ders vermiş adeta bu konuda. 8 sayı, 3 ribaund, 2 asist'i ben bile yapardım Buls karşısında. Ayrıca bileğini burkup maçı terketmiş. Bu sezon 2. kere burkuyor bilğini Carter yanılmıyorsam. Ama sakatlığı ciddi değilmiş. Ekstra not olarak: Magic maçta yine 37 tane üçlük denemiş...

CJ Watson 8'de 0 ile oynayarak takımı baltalamış. Halbuk bugüne kadar son derece efektif oynuyordu.

Jerryd Bayless takım bu kadar eksikken kahraman olmak istiyor zannedersem ama bu iş 11'de 2 atarak ve 3 top kaybederek yapılmaz. Birisi bunu Bayless'a söylemeli.

İyi mi kötü mü:
Jennings'e aslında maçın genelinde şutlarında isabet bulamadığı için baltaladı diyecektim ama 3. çeyreğin ortalarında Thunder maçı koparacak gibi gözüküyorken sahneye çıktı 4 veya 5 pozisyon üstüste skor üretip Bucks'ı maça ortak etti ve sonra da maçı kazandılar. Ama şu dönemi çıkarırsak gerçekten çok kötüydü. Hücuma gelip 15 saniye dribbling yapıp, üçlüğün gerisine gelip şut atmak nedir biri bana açıklasın. Kobe misin Wade misin?

Kevin Durant 7. maçta üstüste 30 sayı ve üzerine çıktı (31) üstelik %50 isabetle. 5 ribaund alıp 4 de blok koydu ama tam 7 top kaybı yaptı. Maçın kritik anlarında Mbah a Moute, Durant'ı kilitledi desek yeridir. Muhteşem savunma yaptı. 2 kere topunu çaldı... Kısacası maçı Thunder'a getiremedi Durant kritik yerlerde Mbah a Moute'yi aşamadığı için.

Ersan:
Aslında savunmada ve hücum ribaundlarında hiç fena oynamıyordu. Hatta Jeff Green'e karşı üstünlük de kurdu diyebilirim. Yardım savunmasında da gayet iyiydi. Ama dün bulduğu boş şutları bir türlü çemberden geçiremedi. 12'de 4 isabette kaldı. Ama Skiles ona maçın son 15-16 dakikasında ve uzatmalarda hiç şans vermedi.

Helal Utah(!)
Billups ve Carmelo'dan yoksun Denver'a yenildiniz ya. Diyecek sözüm yok. Ersan'ın maçından sadece ara ara bakarak 5-10 dakikasını izleyebildim o yüzden yorum yazamıyorum ama ayıptır gerçekten. Boyalı alandan rakibine 64 sayı vermek ne demek? Dalga mı geçiyorsunuz? Mehmet ile Boozer'a selam ediyorum buradan. Tabii Ty Lawson'ın karşısında duramayan Deron'ı da unutmayalım.

Bonusgil Beasley İstemiyoruz

Kıçımız Dondu

2 gün önce dün geceki maç için Washington'a gelen Spurs'den Ginobili ve Finley, Oberto'yu da alıp yemek yemişler dışarıda. Ancak sonra sokakta dolaşırken ufak çaplı bir üşüme gelmiş. Ginobili de aynen başlıktaki gibi "Kıçımız dondu." yazarak paylaşmış fotoğrafı. Maçı da Spurs 97-86 ile kazandı.

Dwight Howard Acı Çekiyor

Dwight Howard son 5 senede, (yaklaşık 350 maçtır) serbest atış çizgisine gitmek açısından en kısır dönemini yaşıyor şu sıralar. Son 4 maçında sırayla 4-4-2-2 şeklinde gidiyor serbest atış denemeleri. Vince Carter - Hedo değişimi olduğunda takımdaki top paylaşımının sorun olabileceğini ama bunu aşacak oyunculara sahip olduklarını düşündüğümü yazmıştım. Bu kadarını da beklemiyordum. Hakikaten Howard'ı içeride hiç beslemiyorlar. Yaklaşık üç hafta önce Howard'ın Phoenix Suns'a karşı saha içinden sadece ama sadece 1 şut kullandığını da hatırlatayım... Magic hakkında daha detaylı bir yazı yazmayı koydum kafama bir süredir ama ne zaman olur bilmiyorum. Arada dikkatimi çeken bu tarz ufak detaylarla idare ediyorum.

2 Ocak 2010 Cumartesi

2 Ocak Programı (Ersan NBA TV'de)

2 Ocak Cumartesi 20:00 / Cleveland Cavaliers - New Jersey Nets
2 Ocak Cumartesi 22:30 (NBA TV) / Charlotte Bobcats - Miami Heat
3 Ocak Pazar 02:00 / San Antonio Spurs - Washington Wizards
3 Ocak Pazar 02:00 / Minnesota Timberwolves - Indiana Pacers
3 Ocak Pazar 02:30 / Toronto Raptors - Boston Celtics
3 Ocak Pazar 03:00 / Orlando Magic - Chicago Bulls
3 Ocak Pazar 03:00 / Houston Rockets - New Orleans Hornets
3 Ocak Pazar 03:30 (NBA TV) / Oklahoma City Thunder - Milwaukee Bucks
3 Ocak Pazar 04:00 / Memphis Grizzlies - Phoenix Suns
3 Ocak Pazar 04:00 (NTV) / Denver Nuggets - Utah Jazz
3 Ocak Pazar 05:00 / Dallas Mavericks - Sacramento Kings
3 Ocak Pazar 05:00 / Golden State Warriors - Portland Trail Blazers


Kevin Durant, Mbah a Moute karşısına 7. kere üstüste 30 sayıyı geçmek için çıkıyor. Yok eğer karşısında Redd'i bulursa 40 bile atar. Ersan da geçen sefer oldukça zorlandığı Thunder karşısında evinde iyi bir maç çıkaraktır bu sefer. İnşallah.

Lanetlediğim Blazers'da bir diğer sakatlıktan çok çeken takım olan Warriors ile karşılaşıyor.

2000'lerin başında aralarında çekişme olan takımlar karşılaşıyorlar: Dallas, Sacramento'ya konuk oluyor. Evans oynayacağını açıklamış ama daha doktorlar son sözü söylememiş bu konuda. Son 10 günde 3 kere kalbi kırılan genç Kings'in ne yapacağını çok merak ediyorum gerçekten.

Son Spurs deplasmanında %33 ile oynayan Wade'in, Bobcats'e karşı patlama yapmasını bekleyenler çoğunlukta ama Bobcats NBA'in en iyi defans yapan takımlarından biri. NBA'in en büyük hücum güçlerinden birine karşı koca bir defansif takım. İlgiç bir eşleşme olacak.

NBA'de Son 10 Yılın Asisti


Link

2010'a girerken NBA.com'da son 10 yılın olayları, hareketleri vs. seçilmişti. David Aldridge'in seçtiği son 10 yılın asisti işte bu... Ben daha önce görmemiştim, harikaymış.

1 Ocak'tan Notlar (Where Nate & Kobe Happens)

Where Nate Robinson Happens:
Maç programında "Hawks fena yapar bence" yazmıştım. Tabii Nate'in döneceğini herkes gibi ben de bilmiyordum. Peki bunu bilsem Knicks kazanır der miydim? Hayır tabii ki. Peki Nate dönüp inanılmaz yüksek bir isabetle (18/24) 41 sayı bulacak deselerdi maçtan önce? Ancak o şekilde "Knicks kazanır" derdim herhalde. Pek çok kişi onun kendi potasına üçlük denemesinde bulunduğu için ceza aldığını düşünüyordu. Ancak asıl olarak bundan yaklaşık 1 ay kadar önce, Magic maçı öncesi Nate'i Dwight Howard ile kakara-kikiri yaparken gören D'Antoni kafasında onu bitirmişti. O noktadan sonra tam 1 ay boyunca forma vermemişti Nate'e. Ta ki düne kadar.

Dün gece oyuna girdi ve Hawks defansını domine etti baştan sona. Ama tabii bunda Mike Woodson'ın onu maçın belli bölümlerinde Marvin Williams ile savunmasının da payı vardı. Marvin'den bahsediyoruz yani, ligin en çabuk oyuncularından birini nereye savunuyor? Her pozisyonda yanından yürüyerek geçti Nate. Tek başına maçı uzatmaya götürdü takımının son 10 sayısına imza atarak. Ayrıca uzatmada da Chandler'a 1 asisti hariç bütün sayıları o attı (11). Yani bir diğer deyişle takımının bulduğu son 24 sayının 21'i Nate Robinson'dan geldi. İstediği her pozisyonda çembere ulaştı adeta. Uzaktan savunulduğunda ise şutları gönderdi Hawks potasına. Son çeyrek ve uzatmada toplamda yaptıkları: 25 sayı, 5 asist. Knicks onun direk katkısı olmayan sadece 1 üçlük buldu Gallinari ile.

Tabii Wilson Chandler'a değinmeyi unutmayalım pek çok pozisyonda Bibby ile başbaşa kalınca içeriden oldukça etkili oldu Chandler. Ayrıca bir ara 25 ribaunda falan ulaştığını düşündüm maç içinde. Top nereye sekerse seksin, Chandler alıyordu defansta ribaundu Knicks adına. Meğerse 17'de kalmış sadece(!).

Hawks'da Al Horford'ı ise boşa kürek çekenler arasına yazmak lazım. Nitekim 22-19'un yanına 4 asist ve 3 blok eklemek her yiğidin harcı değil. Üstelik aldığı 19 ribaundun 8'i hücumda idi. Tabii Knicks uzunlarına karşı o kadar büyük bir iş değil ama olsun. Maçın üçüncü çeyreğinin bitimine 2-3 dakika kala şu fotoğrafını koyduğum pozisyonda Nate'i blokladı ve orada rüzgarın Hawks lehine döneceğini düşündüm ama Nate oradan ayağa kalkarak yukarıda yazdığım gibi son çeyrekte Knicks'i oyunda tuttu ve uzatmada maçı kazandırdı. Bench'ten gelerek 41-6-8. Dile kolay... Maçtan sonra verdiği röportajda D'Antoni'ye ona bu şansı verdiği için teşekkür etmiş. Ardından da Twitter'ında da Tanrı'ya teşekkür etmiş.

Where Kobe Bryant Happens:
Geldik gecenin diğer azman oyuncusuna. 40'ı kılpayı ile kaçırdı (39). İlk yarıda Kings, Lakers'ı adeta sürklase etti. Lakers hücumda çok zorlanmasının yanında savunmada da hiç takılmadı. İlk yarıda Sacramento'nun 27 şut isabetinde 20 asisti vardı. Lakers'ın Brown-Fisher-Kobe-Vujacic 4'lüsü, devreye 4/25 isabetle girdiler, skor 64-49 idi. Bir ara 20'lere kadar çıkmıştı hatta fark. Udrih-Hawes-Casspi 3'lüsü mükemmel oynuyorlardı.

Ama Kobe bir üçüncü çeyrek oynadı ki... Toronto'ya 81 attığı maçı hatırlattı. Tek başına gelip kaldırıp şut atıyordu. Herhalde 6 veya 7 hücum üstüste kullanıp başarılı oldu. Kings takım halinde mükemmel hücum ederken Lakers'ın maçtan kopmamasının bir numaralı sebebiydi Kobe. Son çeyrekte de takım halinde Kings çemberine atak etmeye başladılar ve buldukları boş turnikeler/smaçlarla rakibi yakalayıp öne geçtiler, buna yine 8 veya 10 sayı üstüste atan Kobe'nin payı çok fazlaydı. Ama Udrih-Hawes pick and roll'ları sayesinde 3 tane üç tane üçlük bulan Kings bir anda yine öne fırladı. Son 28 saniyeye de 2 sayı önde girdiler. Shannon Brown bomboş bir üçlüğü değerlendiremedi ve Kings ribaundu aldı. Fakat topu kenardan oyuna sokarken taktik faulleri atabilmesi için topu Udrih'e aktaramadılar. Burada Kobe'nin adeta Udrih'e yapışmasının payını es geçmeyelim. Sonra geldik Kobe'nin Kobe olduğu sahneye. 4 saniye kala kenardan top Gasol'e geldi. Kobe, adamını kovalayan Sergio Rodriguez'e ufak çaplı bir hücum faul (hareketli perdeleme) yapıp bomboş kaldı ve 0.1 saniye kala, 1 milimetre farkla oyun alanının çizgisine basmayarak üçlüğü gönderdi Kings potasına. Ben ilk anda kesinlikle bastığını düşündüm çizgiye ama Westphal ve Kings bench'inin hiç itiraz etmediğini görünce basmadığını anladım. Casspi ve diğer Kings'li oyuncuların yüzlerindeki boş ifade herşeyi anlatıyordu. Yine büyük bir takıma karşı mükemmel oynadıkları bir maçı son anlarda kaybettiler. Daha önce Cavs ve Lakers'a yenilmişlerdi böyle. Bu sezon çoğu kişi Artest'in de gelişiyle, Kobe'nin normal sezonda iyice geri plana çekileceğini düşünüyordu ama Lakers'ın ona ihtiyacı oldukça sahneye çıkıyor yıldız oyuncu. Bu sezon da Lakers'ın ona beklenilenden çok daha fazla ihtiyacı oldu...


Link

Maçta mükemmel oynayan Hawew-Udrih ve Casspi'ye yine değinmem lazım. Yazık oldu, boşa kürek çekenler'e girdiler. Özellikle Hawes 5'te 4 üçlük, 12/20 saha içi iasbet ile 30 sayı, 11 ribaund ve 5 asist üretti. Her pick and roll'u mükemmel kullandı neredeyse. Udrih de bu yıl kariyerinin en iyi sezonunu geçiriyor gerçekten. Martin geldiğinde dakikalarını ona teslim edecektir ama şu ana kadar gerçekten mükemmel oynuyor. Dün de 19 sayı 13 asist ile oynadı. Casspi'yi de beğenmemek elde değil. Kings taraftarları onu Peja'ya benzetiyorlarmış ama Peja'dan daha komple bir oyuncu olacak bence. O da 23 sayı, 6 ribaund ve 3 asist ile oynadı. Jason Thompson ise yokları oynuyordu. İsmini duyduğumda "Aaa Kings'de öyle bir oyuncu vardı değil mi?" diye tepki verdim kendi kendime.

Takımı baltalayanlar'da ise Derek Fisher açık ara yapar bu gece. 10'da 1 isabetle oynadı ama işin ilginci çok abuk subuk atışlar denedi. Zaten sadece 24 dakika almasının sebebi de buydu. Üçüncü çeyreğin ortasından itibaren oynamadı zannedersem.

Portland Trail Blazers'dan Özür Diliyorum

Portland takımının yaşadığı onca sakatlığın üstüne, bugün Steve Blake zatürre olduğu için hastaneye kaldırılmış. Şimdi bu blog'u açtığımdan beri Portland'ın başına gelenlere bir bakalım:

1) Hidayet önce Portland ile sözlü olarak anlaşıp sonra bir anda Toronto'ya gitti.
2) Millsap ile kontrat imzaladılar ama Jazz bu kontratı karşıladı ve Millsap'i kadrosunda tuttu.
3) Batum Ekim'in sonuna doğru, omuzundan ameliyat geçirdi. Şubat-Mart gibi dönecek.
4) Kasım ayının başlarında Blazers'ın sahibi Paul Allen'a kanser teşhisi kondu. Hastalığı atlatması bekleniyor.
5) Kasım ayının ortalarında Travis Outlaw stres kırığı nedeniyle ayağından ameliyat geçirdi Mart-Nisan gibi dönmesi bekleniyor.
6) Koç Nate McMillan Aralık'ın ilk günlerinde takımla beraber antrenmana çıkıp basketbol oynayayım derken, aşil tendonunu kopardı. Ameliyat oldu, birkaç maç kaçırmak zorunda kaldı. Özel bir botla geziyor şu sıralar.
7) Rudy Fernandez sırt ağrıları sebebiyle Aralık başında ameliyat oldu Ocak sonuna doğru dönecek.
8) Yine aralık başında Greg Oden'ın diz kapağı kırıldı ve yerinden çıktı. Sezonu kapadı.
9) On gün kadar önce, Przybilla'nın diz kapağının bağları koptu ve yerinden çıktı, o da sezonu kapadı.
10) 2 uzunu sezonu kapayan takımda, Aldridge son maçta bileğini burktu, en azından birkaç maç kaçırması bekleniyor. Takımın boyalı alanı, kontrat alabilmek için hergün dua eden oyunculara kaldı.
11) Ve en başta yazdığım gibi, Steve Blake zatürre olduğu için bugün hastaneye kaldırıldı. Birkaç gün boyunca hastanede tutulacakmış.

Fantazi basketbolda kurduğum takımların oyuncularının sakatlanmalarıyla ün yapmışımdır arkadaşlar arasında. Takımımdaki 13 oyuncunun 7'si sakat, yani sadece 6'sı sağlıklı olarak 1 haftayı oynamışlığım vardır geçmişte. Ama Konyalı Portlandlılar diye bir blog kurunca, Portland'ın bundan şu listedeki kadar etkileneceği aklımın ucundan geçmezdi.

Çok geçmiş olsun Portland Trail Blazers, özür diliyorum sizlerden.

1 Ocak Programı

2 Ocak Cumartesi 02:30 (NBA TV)/ New York Knicks - Atlanta Hawks
2 Ocak Cumartesi 03:00 / Orlando Magic - Minnesota Timberwolves
2 Ocak Cumartesi 05:30 (NTV) / Sacramento Kings - Los Angeles Lakers


2 maçtır Cavs'e yenilen Atlanta bu akşam Knicks'i fena yapar diye düşünüyorum. Yakın giderse bir hayli şaşıracağım. New York'un çabuk ayaklı uzunlarına karşı NBA'deki en iyi çözümlerden biri Hawks'un elinde zaten.

Diğer iki maç da bir tarafın net olarak ağır bastığı mücadeleler. Üstelik Sacramento'da Tyreke Evans %90 yok. Bu arada söylemeyi unutmuşum, Artest de yok.

Öbür maçta ise Al Jefferson, Dwight'a karşı 30-15 falan yapmadıkça Wolves'un pek şansı yok, hoş gerçi Al Jeff öyle bir maç çıkarır ve kazanırlarsa, yine de şaşırırım.

1 Ocak 2010 Cuma

Yeni Yılda Hakem Hataları Sürecek


Link

Bugün maçın son 1 dakikalık bölümünü "Oha, yuh, çüş" şeklinde tepkilerle izlemiştim hakemlerin verdiği abuk subuk kararlar yüzünden. Hatta maçı da bu pozisyonlar ve bir başka konu için çekmiştim internetten. Ama şimdi youtube'a baktım, koymuşlar bile zaten, beni de kesip biçmekten kurtarmış oldular.

Yorum falan yok. "Yeni yıla nasıl girerseniz, öyle gidermiş" diye bir geyik vardır ya, hakemler de bu mesajı vermek istemişler herhalde. Gerçi maç bittiğinde Amerika'da saat 11 civarıydı herhalde ama olsun.

Hadi Nowitzki'nin Battier'yi itmesi görülemedi, hadi Terry'nin içeride kafasına olan darbe topa gibi görüldü diyelim... Ki bunlar da tartışmasız ve bariz yanlış kararlar yani. Ama Brooks'un koluna bugüne kadar gördüğüm en açık darbelerden biri indirilirken hakemler neredeydi? Veya Battier Josh Howard'a tertemiz bir blok koyarken o düdük nereden çıktı?

İyi ki Kidd son saniyede şutu kaçırdı, yoksa Rockets'ın hakkı yenmiş olacaktı. Şu 1 dakika, hakemlik adına rezalettir başka da birşey değil...


Link

İstediğim pozisyonlar zaten youtube'da olduğu için arada şu pozisyonu kesmeyi unutmuşum. Buyrun kimsenin hakkını yemeyelim. Dirk'e hücum faul yapılıyor ama pozisyonda faul Dirk'e çıkıyor. 2. çeyreğin bitimine 2 dakika kala Dirk 3'leyerek kenara gelmek zorunda kalıyor. Maçın sonunda Mavs lehine çıkan düdüklerin aslında taraf tutmaktan olmadığını kanıtlayan bir karar. Hakemler 'alt tarafı' rezalet yönetmişler karşılaşmayı...

31 Aralık'tan Notlar

Günün hayvan performansları:
Kevin Durant'ı da artık 35-10 yapmadıkça buraya koymasam mı ne? Son 6 maçtır 30 sayıyı geçiyor bu sapık adam. 31 sayı, 8 ribaund ve 5 asist ile oynadı. Sabaha karşı eve girdim, NTV Spor açık kalmış baktım Thunder-Jazz'ın son 1 dakikası. İzleyeyim dedim. Maçın sonunda Durant kötü bir şut kullandı ve Collison ile hakemler onu kurtardılar. Durant'ın kaçırdığı şuttan sonra Collison hücum ribaundunu aldı ancak Millsap'e yalan bir faul çalındı. Collison iki serbest atışı değerlendirdi ve Thunder maçı kazandı. Jazz'ın yaptığı maçın son hücumunda ise Murat Kosova ile Kaan Kural Price'a faul yapıldığını söylediler ama ben bu konuda katılmıyorum. Her maçta karşılaştığımız bir pozisyon, üstelik kontak minimumda. Ama Millsap'ın pozisyonunda Jazz'ın hakkının yendiği zaten çok açık. Maç boyunca da Millsap'ınkine benzer pek çok pozisyon olmuş. Kısacası yakmışlar hakemler Jazz'ı. Thunder'a 5. üstüste galibiyetini hediye etmişler.


Link

Joakim Noah da 15 ve üstü ribaundlarla devamlı ismini buraya yazdırıyor. Yine 15-21 ile oynmış. Yanına da 4 asist ekleyelim. Ama 8 top kaybı nedeniyle burada yer versem mi vermesem mi diye düşünmeme neden oldu. Bu sene gösterdiği çıkış için affettim bugünlük.

Aaron Brooks 26'da 11 isabetle 30 sayı üretmiş ve 4 ribaund alıp 4 de asist yapmış. Attığı 6 üçlük ile maçın kritik yerlerde Houston lehine dönmesini sağlamış.

Takımı baltalayanlar:
Russell Westbrook önümüzdeki yaz gidip şutlarını geliştirmezse, resmi web sitesini mail bombardımına tutucam. "Elinde olan bu yetenekleri ne hakla harcıyorsun?" diye. 12'de 3 isabetle oynarken, 4 de top kaybı yapmış. Evet belki 10 asisti var ama bu adam takımının çok fazla boş dönmesine sebep oluyor. Ayrıca 6'da 2 faul atışı isabeti bulduğunu da ekleyeyim.

Hamilton tam gaz devam... 2/13 isabetle oynamış yine. 3 maçtır şutlarında isabet bulmakta çok zorlanıyor.

Nowitzki gibi istikrarlı bir oyuncuyu baltacı olarak sezon başına 2 kereden fazla görmeyiz burada herhalde. Ama dün 12'de sadece 3 isabet bularak 11 sayı üretmiş. Gerçi defansta 4 blok koyarak biraz hücumdaki performansını affettirmiş. İlk yarıda 1 tane bile saha içi isabeti bulamamış.

Mehmet 17'de 4 isabetle oynayarak maçın Thunder'a gitmesinde katkı sahibi olmuş. Yetmiyormuş gibi 6 da top kaybı yapmış. Detroit'teki yıllarını bir kenara bırakırsak, kariyerinin en kötü sezonunu geçiriyor.

Thaddeus Young 2/11 saha içi iasbeti ile 4 sayıda kalmış... 3 numara çok zorlandığı maçlara şahit oluyoruz arada sırada.

78:
Spurs yoksa yeniden bildiğimiz defansif takım kimliğine mi bürünüyor? Heat'i sezonun en düşük sayısında tutmuşlar 78 ile. Sadece 15 asist yapabilmiş Heat.

Clippers kendini buluyor mu?
%55 saha içi, %63 üçlük isabeti bulmuşlar ve Philly'i %38'de tutarak darmadağın etmişler. Maçı izlemedim ama bu yüzdelerin arkasıdna yatan şey Philly defansıdır muhtemelen. Clippers'da Al Thornton yerine Butler başlamış. Bakalım yine tek maçlık bir değişiklik mi yoksa temelli mi olacak.

31 Aralık 2009 Perşembe

31 Aralık Programı

31 Aralık Perşembe 22:00 (NBA TV) / Chicago Bulls – Detroit Pistons
1 Ocak Cuma 02:00 (NBA TV) / Dallas Mavericks – Houston Rockets
1 Ocak Cuma 02:00 / Miami Heat – San Antonio Spurs
1 Ocak Cuma 03:00 (NTV Spor) / Utah Jazz – Oklohoma City Thunder
1 Ocak Cuma 04:30 / Philadelphia 76’ers – Los Angeles Clippers


Spurs, Ginobili’nin de dönmesiyle son haftalarda yaşadığı gözle görülür çıkışı sürdürmek için çıkacak maça. Maçın San Antonio’da olması da şanslarını arttırıyor çünkü Miami toplamda AT&T Center’da oynana maçlarda 22 maçın sadece 2’sini kazanabildi bugüne kadar. Acaba son günlerde sakatlıklar sebebiyle yavaşlayan Wade Spurs karşısında neler yapacak merak ediyorum. Normal şartlarda Spurs kazanacaktır.

Doğu’nun sezona kötü başlayan iki takımı karşı karşıya geliyor. Bulls deplasmanda 8 maçtır kazanamıyor, Detroit ise son 8 maçından yenik ayrıldı. İki takım da bu serileri bozmak için sahaya çıkacak. Detroit’te sakatların iyileşmesi takıma biraz hareket getirdi ama Hamilton, Gordon ve Prince %100 halde değil hala.

Dallas ve Houston’un bir önceki karşılaşmasında Nowitzki, Landry’nin dişlerini parkeye dökmüştü. Bu kez maç Houston’da ve iki oyuncu da sağlıklı durumda. Dallas 3 gündür maç yapmıyor ve dinlenmiş olarak çıkacaklar Houston karşısına. Kıran kırana bir maç olacaktır. Kimin kazanacağını tahmin etmek zor.

Thunder 1.5 yıllık tarihinin en uzun galibiyet serisini yakalamış durumda 4 maçla. Kendi evlerinde bunu 5’e çıkartmak için mücadele edecekler. Jazz’ın pota altında Boozer ile üstünlük kurmasının yanında ön alanda Brewer ve Matthews’ın neler yapacağı da önemli. Westbrook ve Durant çembere gitmeyi düşünürlerse Jazz pota altına karşı çok sayı üretebilirler.

Sezonun iki hayal kırıklığı karşılaşıyor demek yanlış olmaz Sixers-Clippers maçı için. Sixers’ın bahanesi Lou-Will ve Speights’in sakatlıkları olabilir ama Clippers’ın bahanesi ne? Pota altında Kaman ve Camby’e sahip, 1 numarada ise ligin hala en önemli guardlarından biri olan Baron Davis’e sahip bir takımın daha yukarılarda olmasını bekliyordum, aslına bakarsanız hala da güveniyorum onlara. Sixers yavaş yavaş form tutuyor. Ne olacağını kestirmek bir hayli güç bu maçta.

İyi seneler...

İyi Seneler

Belki bir ara programı yazacak bir vakit bulursam yazarım. Yoksa şimdiden hepinize 2009 Sports Illustrated Takvimi için NBA dansçı kızlarının çekiminden bir kare ile iyi seneler diliyorum.

30 Aralık'tan Notlar

Boşa kürek çekenler:
Kevin Love ve Al Jefferson bu listeye beraber giriyorlar. Jefferson 21 sayı 9 rebound 4 asist ve 5 blokluk bir performans sergilemiş. Bu sezon verdiği kilolardan sonra nedense pek blok koyamıyordu belki artık bu trendi tersine çevirir. Love ise 17-11-9 ile triple-double'ı kılpayı kaçırmış. 9 asist? Love? Yanlış mı gördüm acaba diye tekrar baktım box-score'a. Takımda bu ikiliye özellikle skor konusunda pek yardım eden olmayınca mağlubiyet kaçınılmaz olmuş.

Joe Johnson Cavs defansına, ikili sıkıştırmalarına karşı 35 sayı üretmiş dün gece. Hem de 15/25 isabetle. 4 ribaund, 3 asist, 2 top çalma da ekledi yanına. Ama LeBron ve Varejao fazla geldiler.

David Lee triple-double sularında gezmiş. 24-15-8 ile. Bu adam bu asistleri yapmayı ne zaman öğrendi ya? Kontrat sezonunda olmak bu tür şeylere neden oluyor demek ki. Ayrıca 2 top çalma ve 2 blok da yapmış. Yuh diyorum gerçekten. Ana şu adama senelik 9-10'dan fazla veren takım hayalkırıklığına uğrayacak gibi geliyor.

Roy Hibbert, Grizzles uzunlarına karşı 25 sayı ile kariyer rekoru kırmış ayrıca 13 ribaund. Şaşırtıcı olarak da 10'da 9 serbest atış ile oynamış.

Al Harrington yine Knicks'in yenildiği bir maçta iyi oynamış. 10/19 isabetle 25 sayı, 9 ribaund, 3 blok. Herşey tamam da 3 blok gerçekten ilginç.

Günün hayvan performansları:
LeBron James tabii ki yine bu başlıkta. 23 şutunun 15'inde isabet bulup, 48 sayı, 10 ribaund, 6 asist yapmış, 2 top çalma, 2 de blok yapmış. Ayıptır vallahi.

Varejao 14 sayı, 9 ribaund ile hiç de hayvan bir performans göstermedi ama kariyerindeki ilk üçlük isabetini, Cavs'in son hücumunda süre dolmak üzereyken attığı için buraya girmeyi haketti. Hawks'ta yanılmıyorsam Crawford idi, bomboş bıraktı Varejao'yu resmen "Atsın bakalım" diye. O da attı. Ben de olsam aynı şekilde bırakırdım Varejao'yu herhalde. LeBron James'e en anlamlı doğumgünü hediyesini Varejao vermiş oldu. Tabii kendi 48'i de var ayrı.

Iggy, Tyreke Evans'ın yokluğunda maçın tek yıldızı olmuş. 19 sayı, 7 ribaund ve 9 asist ile maçı takımına kazandırmış.


Channing Frye, Garnett ve Pierce'dan yoksun Celtics'e karşı coşmuş ve bu sezonki en skorer oyunu sergilemiş. New York zamanlarında 30 atmışlığı vardı da kariyer rekorunu kıramadı. Ayrıca 10 ribaund, 2 asist, 2 top çalma ve 2 bloğunu unutmayalım.

Rudy Gay'in 31 sayısı, 9 ribaundu, 4 asisti ve 3 top çalması ile Pacers'ı mağlup ettiler. Gay'in kontrat peşinde olduğunu hatırlatayım.

Hedo'nun sakatlanıp 14 dakika oynayabildiği karşılaşmada Bosh galibiyeti getirmiş. 20'de 11 saha içi, 11/11 serbest atış isabeti ile 33 sayı üretip, 6 defansif, 7 hücum ribaundu çekmiş. Ayrıca 2 de top çalmış. Daha ne yapsın zaten bir uzun forvet takımı için?

Günün X-faktörü:
Portland'da Aldridge de bileğini burkmuş. Harika. Takım sahibi Paul Allen’ın takıma ve kendisine bir kurşun döktürmesi gerekiyor. Geç bile kaldı... Clippers karşısında Roy takımı sırtlayıp galibiyete taşımış 25 sayı 7 rebound 6 asist ile. Ancak asıl farkı yaratan bench katkıları olmuş. Blazers 40, Clippers 20 sayılık katkı almış benchlerinden.

Takımı baltalayanlar:
Michael Redd 12'de 3 isabetle 6 sayıda kaldı. Takımını yıldızı bu halde olunca tabii ki yenildiler Magic'e. Nerde 2-3 sene önceki Redd, nerde son 1.5 sezondur izlediğimiz ve hatta izleyemediğimiz Redd. Sakatlıklar çok etkilemiş gibi gözüküyor kendisini...

Daha yeni Celtics'e karşı, takımına maçı kazandıran Baron Davis bu sefer 11 asist yapmasına rağmen baltacı olarak yerini alıyor blog'da. Niye? Çünkü 15'te 2 isabet bulmuş sadece. Yuhunuz diyorum. Portland tabi ki maçı kazanmış şu performans karşısında.

Başımıza taş yağacak:
Nets 3. galibiyetini aldı bu sezonki. Tabii karşılarında Knicks'in olmasının da payı var. Brook Lopez 21 sayı, 14 ribaund ve 4 bloğu ile galibiyette önemli rol oynamış.

Ersan:
Dün gece Rashard Lewis karşısında bir ay öncesinden esintiler sundu Ersan bize. 5-11 saha içi ile 13 sayı (3’te 3 üçlük), 7 rebound, 3 asistlik performansının yanında Lewis’e karşı yaptığı savunmayla da ilk 5’i bırakmak istemediğini gösterdi. Ersan'ın formda olduğu maçlarda daha çok kullanılması gerektiğine inanıyorum.

Işık Oyunu

Orlando Magic'ten Dwight Howard, 'büyü' kullanarak Kevin Garnett'in şutunu bloklarken...

30 Aralık 2009 Çarşamba

30 Aralık Programı (Ersan NBA TV'de)

30 Aralık Perşembe 02:00 / Atlanta Hawks - Cleveland Cavaliers
30 Aralık Perşembe 02:00 / Indiana Pacers - Memphis Grizzlies
30 Aralık Perşembe 02:00 (NBA TV) / Milwaukee Bucks - Orlando Magic
30 Aralık Perşembe 02:00 / Charlotte Bobcats - Toronto Raptors
30 Aralık Perşembe 02:30 / New York Knicks - New Jersey Nets
30 Aralık Perşembe 03:00 / Utah Jazz - Minnesota Timberwolves
30 Aralık Perşembe 03:00 / Miami Heat - New Orleans Hornets
30 Aralık Perşembe 04:00 / Boston Celtics - Phoenix Suns
30 Aralık Perşembe 05:00 / Los Angeles Clippers - Portland Trail Blazers
30 Aralık Perşembe 05:00 / Philadelphia 76'ers - Sacramento Kings

Cavs daha dün gece son çeyrekteki muhteşem savunması ile yendiği Hawks'ı, bu gece evinde ağırlıyor. Oyunun yavaş tempoda geçmesi halinde Hawks'ın kazanma şansı pek gözükmüyor. Cavs ligin en iyi savunmacılarından biri önünde koşmak, koşmak ve koşmak zorundalar.

Ersan da bütün NBA'e Rashard Lewis'ten iyi olduğunu göstersin inşallah =P

Vakit olmadığı için yorumlar bu kadarla kaldı kusura bakmayın.

Şans mı Alın Teri mi?

Dwight Howard'ın ölü sezonda serbest atışlarını geliştirmek için ne kadar çalıştığına daha önce değinmiştim. Aklıma geldi bir kontrol edeyim dedim serbest atış yüzdesini ve %60.1 olduğunu gördüm. Zaten 70 civarlarına çıkmış olsaydı bu yazıyı burada değil, Yahoo, ESPN gibi sitelerde okuyor olurdunuz.

Bu sezonki ulaştığı rakam çaylak sezonundan beri (maç başına 5 deneme ile %67) yakaladığı en yüksek isabet oranı. Ama zaten Howard kötü atarken bile istikrarlı bir şekilde kötü atıyor, buyrun son 4 sezonuna bakalım: 59.5 - 58.6 - 59.0 ve 59.4. Eee peki deli miyim ben %0.7 artış için yazı yazıyorum?

Benim yazmamın nedeni Dwight Howard'ın geçirdiği Aralık ayı. Bu ay oynadığı 12 maçta Howard %66 isabet sağlamış durumda, bu rakam Howard'ın son 3 yıl içerisinde yakaladığı en yüksek aylık serbest atış yüzdesi. Üstelik işin ilginç yanı Howard'ın serbest atışlarını bu ay boyunca istikrarla iyi atması idi. 12 maçın sadece 3'ünde %60'ın altına düşmüş, öte yanda 8 kere %70'in üzerine çıkmış. Serbest atışları Shaq ile kıyaslanan bir oyuncu için harika rakamlar gerçekten. Bakalım bu geceki Milwaukee maçından sonra ayı yüzde kaç ile kapayacak? Belki şans, belki de gerçekten yazın attığı binlerce serbest atışın ödülünü alıyor. 2 ay sonra yeniden bakıp bir durum tespit raporu yazarız.

Günün En İyileri - 29 Aralık (Sihirbaz Manu)


Link

Of of of... İki tane mükemmel pas Ginobili'den. 9 numarada, Parker'ın kötü pasını yerden 30-40 santim mesafeden alarak, müthiş bir asist yaratıyor. 4 numaradakine 'mükemmel' kelimesi yetmez. Bu sefer Jefferson'dan kötü bir pas alıyor ama dışarı çıkmak üzereyken arkasından çevirip sertliği, isabeti ve zamanlaması kusursuz bir pas atıyor. Yok böyle birşey... Bugüne kadar gördüğüm en iyi paslardan biri.

Bunların yanında Tyrus Thomas'ın kaçan şutu potadan uzaklaşarak uçarken smaçla tamamlaması güzel. Turiaf'ın Kobe'ye yaptığı blok da güzel. Ayrıca buradan NBA yönetimine sesleniyorum, LeBron'un fastbreak'te 1'e 0 vurduğu bomboş smaçları Top 10'a koymaktan vazgeçin artık!!

Ama son olarak yine Ginobili demek istiyorum... Geçtiğimiz haftaki House ve Rondo'nun paslarından sonra, sene sonundaki Top 10'a girecek 2 pas da Obi Wan Ginobili'den.

29 Aralık'tan Notlar

Günün hayvan performansı:
Yeter Kobe. Yazmak istemiyorum artık seni buraya. Son çeyreğin, son 4 dakikasını seyrettim. Güzel oluyor batı yakasındaki maçlar, işe gitmek için kalktığımda sonlarını izleyebiliyorum. 44 sayıyı gönderdi Kobe. Bu sezonki en yüksek sayısı yani. Yanında 11 asisti de yapması tabii ki etkileyici olan nokta. Araştıracak vaktim yok ama herhalde tarihte 40-10'luk performanslar son derece sınırlıdır. Ama ben son dakikalarda kullandığı 2 serbest atışı isabetli kullanması dışında pek birşey göremedim. Serbest atış demişken, şunu belirtmeden geçemeyeceğim. 2 dakika kala hakemler önce Kobe'ye yapılan net bir faulü vermediler ardından Kobe çok itiraz edince teknik faul çaldılar ama sonra fark 3 iken Kobe ve Gasol'ün lehine çok yalan fauller çalarak bunu telafi ettiler. Golden State çok yaklaşmıştı 3. kez üstüste sürpriz yapmaya. Artest olmadığı zaman kadro derinliği bakımından çok zorlanıyor Lakers onu gördük yeniden. Dün dönmesi kesin gibiydi ama oynamadı. Nasıl bir yuvarlanmışsa artık merdivenlerden Artest...

Durant yine azmış. 12/19 isabetle 35 sayı üretmiş, yanında da 4 asist yapmış. 11 de ribaund alarak bu alanda takımının lideri olmuş. Takım halinde saha içi isabetine %55, üçlükte ise %56 ile oynamışlar.

David Lee kontrat sezonunda yine istatistiksel açıdan harika maçlar çıkarıyor. Gün geçtikçe asistleriyle dikkat çekiyor. Dün de 30 sayı, 12 ribaund, 5 asst ile oynamış. Saha içi isabeti klasik olarak yüksek: 13/19.

Günün X-faktörü:
Manu Ginobili açık ara... 14 sayı 9 ribaund ve 10 asist ile Timberwolves'u deviren adam olmuş. Günün Top 10'una giren 2 pası var ki. Amanın aman... Çok rahat kazanmış zaten Spurs, Wolves önünde.

Takımı baltalayanlar:
Richard Hamilton bir önceki maçta uzun aradan sonra dönmüştü ve paslanmış olduğunu 6/20 isabetle göstermişti. Knicks'e karşı ise kendisini geliştirmiş ve 21'de 5 atarak %25'in bile altına düşmüş. Harikasın Hamilton.

Nasıl oldu?
Yaklaşık 10 dakikasını izleyebildiğim maçta Cavs, tempoyu iyice düşürerek maçı kazanmış. İlgauskas ve Shaq'e süreler verirken Hawks'un da yavaşlamasını sağlamışlar. Tabii bunları istatistiklerden görerek söyleyebiliyorum sadece. İşin ilginci ben ilk çeyreği seyrederken tam tersi Hawks fastbreak bulup duruyordu. İlk 14 sayılarının 7'si fastbreak sayesinde gelmişti.

Boşa kürek çekenler:
David West mücadeleci, savaşçı Rockets uzunlarına karşı saçmalamış adeta 44 sayı ile kariyer rekorunu kırmakla yetinmemiş, 12 ribaund alıp, 4 de asist yapmış. %60 saha içi isabetiyle hem de. Üstüne üstlük kendisinden genellikle beklenilmeyen bir şekilde 2 tane de üçlük atmış. Yok artık David West. Ama Houston hücumlarını durduramamışlar ve yenilmişler.

Chris Paul'ün 16-11-10 ile yaptığı triple-double'a yazık olmuş. 2 top çalması ve o bücür boyuyla 2 bloğu da var.