BIY AD

4 Ocak 2010 Pazartesi

4 Ocak Programı

4 Ocak Pazartesi 02:30 / Atlanta Hawks - Miami Heat
4 Ocak Pazartesi 03:00 / Oklahoma City Thunder - Chicago Bulls
4 Ocak Pazartesi 04:00 (NBA TV)/ New Orleans Hornets - Utah Jazz
4 Ocak Pazartesi 05:30 / Portland Trail Blazers - Los Angeles Clippers


Son 3 maçlarını kaybeden iki takım da moralsiz ve moral bulmaya çalışacaklar. Geçen sene playoff'larda karşılaşmışlardı, Wade tek başına direnmişti Hawks'a ama 4-3 yenilmişlerdi. Bugün Miami'de kozlarını paylaşıyorlar. İki takım da hızlı uzun forvetlerini avantaj olarak kullanıyorlar rakiplerine karşı. Ama bunları kafa kafaya tokuştursak, Beasley kırılır herhalde. Ne kadar düşüşte olsalar da ve deplasmanda oynasalar da Hawks'u biraz daha avantajlı görüyorum.

Chicago Bulls tarafında koç Del Negro’nun koltuğunun sallantıda olduğunun haberleri çıktığından beri bir sıçrama görülüyor. Başta Derrick Rose olmak üzere Bulls artık daha çok savaşan ve maçlarını kazanmak için çırpınan bir takım görüntüsüne büründü. Koçlarını seviyorlar olabilirler mi acaba? Thunder'da Durant 8. kere üstüste 30'un üzerine çıkabilecek mi? Deng aslında tam ilacı bence Durant'ın. Zorlanabilir genç yıldız.

NBA TV'deki maç fena değil bu gece, bence her karşılaşma birbirine eşit gibi. Bence gecenin ikinci en zevkli geçecek maçlarından biri Hornets-Jazz maçı. Deron Williams ve CP3 eşleşmesi maçın en kritik eşleşmesi olacaktır şüphesiz. NBA'de her ne kadar CP3, Deron'dan üstün görülse de, ne zaman karşı karşıya gelseler Deron Williams Paul'ü alt etmeyi başarıyor. Pota altında West yavaş yavaş form tutuyor ancak karşısında da bu sezon Jazz’ı sırtlayan Boozer olacak. Boozer’ın savunmada kendini her zamanki gibi çok yormayacağını düşünürsek Hornets West üzerinden skor üretebilir bol bol.

Acıların takımı Portland, Clippers deplasmanına gidiyor. Aldridge’in durumu hala belirsiz, muhtemelen oynayamayacak. Sonradan anlaştıkları Shavlik Randolph zaten çok limitli bir oyuncu. Bu gece Kaman ve Camby’i nasıl ve kimle savunacaklar çok merak ediyorum. Özellikle Kaman’dan iyi bir performans izleyebiliriz. Diğer tarafta ise sakatlar arttıkça azan Roy’u, Butler ile durdurmaya çalışacak Clippers. Portland’ın bu sene bu kadar eksikle kazandığı maçlara bakarsak maçı kimin kazanacağını tahmin etmek çok zor.

Günün En İyileri - 3 Ocak


Link

Cavs'in pozisyonu hem defans hem hücum barındırıyor ve gayet güzel ama LeBron'un yine ayrıcalıklı olduğunu görüyoruz, smaçtan sonra panyaya vuruyor şov amaçlı ve teknik faul almıyor.

Herhalde 8-9 tane Knicks maçı izlemişimdir bu sezon, her ne kadar üçlükçü ve şutör olarak bilinse de Gallinari'nin pek çok kez şut fake'inden sonra penetre ettiğine şahit olmuştum. Ama böylesini görmemiştim daha önce. Harika bitirmiş Hibbert'ın üstünden gerçekten.

Bir numarada ise oyun kurucu olup pas vermekte problem yaşan Jack'in hatasını DeRozan düzeltiyor. İnanılmaz zor bir pozisyonu bitiriyor. El göz koordinasyonu, atletik yetenek ve denge gibi pek çok unsur barındırıyor bu smaç. Müthiş.

Jazz'da Takas Yakın

Utah Jazz genel menajeri Kevin O'Connor birkaç takımla birden konuştuğunu ve yakında bir takas yapacaklarını, hatta bu işin Salı günü bile çözülebileceğini söylemiş. Deron Williams'ın dokunulmaz olduğunu biliyoruz. Öte yandan Boozer ile Kirilenko'nun gitmesi için Jazz herşeyi yapmaya hazır. Belki bu sezonki performansı ile Mehmet'in de koltuğu hafiften sallanıyordur, bilmiyorum. En kötü ihtimalle Maynor takasında olduğu gibi pek gündem yaratmayacak bir değiş tokuş da olabilir. Hazır böyle iyi oynuyorken, Boozer pazarlanması en kolay oyuncu olduğu ve kontratı sene sonunda bittiği için en büyük aday tabii ki. Yarın olmasa da takasın son gününe kadar Jazz'da birşeyler olmasını bekliyorum. Gerçi zaten herkes bekliyor...

Kobe'den Rekor Fisher'dan Bomba

Kobe dün geceki maçta 24815. sayısını atarak, NBA tarihinde en çok sayı atan oyuncular listesinde Patrick Ewing'i yakaladı. İkili 15.'liği paylaşıyorlar. Ama asıl haber bu değil bence. Zaten Kobe'nin bu konuda Michael Jordan'ı geçeceğini daha önce yazmıştım.

Fisher da gaza gelip, Kobe'nin gerekli şartlar sağlanması halinde 50 sayı ortalaması tutturabileceğini söylemiş: "Her hücuma geldiğimizde topu ona verip, ona göre set çizecek (perde ve isolation) bir koç olsa... Adam 50 sayı atardı herhalde, hadi olmadı 46. Onun yapacağı hiçbir şey beni gerçek anlamıyla şaşırtamaz. Yapabileceklerinin sınırı yok".

Teorik olarak evet olabilir, Kobe maç başına 20 yerine 45 şut kullansa elbette 50 sayı barajını yakalar. Ama bunu normalden daha düşük bir yüzdeyle yapacağı için ve bu kadar topla oynadığında yorgunluğu da sezon boyunca artacağı için takımı için hiç hayırlı olmaz. Zaten Fisher da biraz Kobe'nin bu seneki oyununa ve kariyerine dikkat çekmek için söylemiş olsa gerek bu sözü. Onun tarihin en iyilerinden biri olduğunu belirtmenin bir başka yolu diyelim...

Artest Motosikletten Düşmüş Sanki

Hiçbir yerde böyle bir haber yok, hatta söylenti bile okumadım bu konuyla ilgili. Ama görünen köy kılavuz istemez. Ayın 26'sından beri Lakers maçlarını kaçırıyor Artest. İlk 4-5 gün hadi neyse dedim yazmayayım, günahını almayalım. Ama bir oyuncu merdivenden yuvarlandı diye 2 haftaya yakın süre kaçırıyorsa (Yarın da oynamayacakmış) bu işte bir terslik vardır. Elbette merdivenden düşen birisi ufak bir ihtimalle de olsa 2 hafta kaçıracak kadar incinebilir ama söz konusu Artest olunca bir düşünmek gerekiyor. Bence bu çılgın oyuncunun, kontratında yasak olduğu belirtilen aktivitelerden birini yaparken sakatlanmış olması son derece muhtemel.

NBA'de son 3-4 yıl içerisinde bunun 2 tane örneği aklıma geliyor. Önce Radmanovic snowboard yaparken omuzu çıktığı zaman, bunun normal yolda yürürken buzun üzerinde kayıp düştüğü için olduğunu söylemişti. Gerçek olay ortaya çıkınca Lakers, Radmanovic'e okkalı bir ceza vermişti. Ardından 2 yaz evvel Monta Ellis bileğini çok ileri safhada burkmuştu. Sonra da bunun sokakta basketbol oynarken olduğunu açıklamıştı. Warriors kulübü bir basketbol maçında bileğinin bu kadar kötü burkulmuş olmasına şüpheyle yaklaştı ve olayı araştırmaya başladı. Monta'nın bir scooter'dan düştüğü anlaşıldı. Kontratının feshedilmesi bile gündeme geldi ama 3 milyon dolarlık bir cezayı yeterli gördüler.

Kısacası motosiklet olması şart değil ama Artest'in de bu tarz bir aktivitede bulunurken kafasını ve dirseğini incitmiş olabileceğini düşünüyorum.

3 Ocak'tan Notlar

Kılpayı:
Raptors'ın 894 maçtır süren 3'lük isabeti bulma serisi dün az kalsın sona eriyormuş. Bargnani'ye bulduğu tek üçlük için duacılar ...

Takımı baltalayanlar:
Josh Howard ilk çeyrekte oyuna girip 6'da 0 atıp üstüne bir de top kaybı yapmış bu dönemde 30-13 öne geçen Lakers da maçı daha ilk çeyrekten koparmış neredeyse. Maçı da 2/11 saha içi isabetiyle kapamış Howard. Lakers ise Gasol'ün sakatlanıp çıkmasına ve Kobe'nin sadece 15 sayı atmasına rağmen maçı 131-96 gibi abes bir skorla kazanmış. Yuh diyorum.

J.R. Smith sıcakken iyi de, normal veya kötü günlerinde bazen çekilmez oluyor. Mesela dün 12'de 4 isabette kalıp, üçlüklerde de 0/4 ile atmış. 6 kere de topu rakibe teslim etmiş...

Boşa kürek çekenler:
Nene dün Philly pota altını adeta tek başına domine etmiş: 24 sayı, 15 ribaund ve 4 asist ile oynamış. Ty Lawson da 23 sayı, 9 asist ile oynayarak Billups'ı aratmamış adeta. Üstelik top kaybı bile yapmamış. Ama Carmelo gibi bir skorerin olmaması onları çok etkilemiş. Ayrıca Chris Andersen'ın da bileğini burkarak oyundan çıktığını söyleyeyim.

LeBron ile Mo Williams'ın toplam 56 sayı, 12 ribaund, 12 asistlik performansları Bobcats karşısında boşa gitmiş. Ancak Mo-Will'in 6 top kaybı yaptığını es geçmeyelim.

Günün hayvan performansları:
Knicks'i takım halinde buraya yazmak lazım esasında. Granger ve Murphy'den yoksun Pacers'ı dağıtmışlar: 132-89... Jeffries harici ilk 5 oyuncuları 80 sayı üretmişler. Duhon her zaman topun değerini bilen bir oyun kurucu olmuştu o yüzden 7 asist ile 0 top kaybı normal ama 7'de 6 üçlük ile bütün dünyayı şaşırttı herhalde.

Aslında çok da hayvani değil ama Felton'ın 8/13 isabetle 17 sayı üretip, top kaybı yapmadan 6 asiste ulaşması sık rastlanan bir olay değil.

Yine çok hayvani değil ama Bosh, Spurs'e karşı 22 sayı 15 ribaund ile oynayarak Raptors'ın kazanmasını sağlamış maçı. Hedo da hastalığı nedeniyle oynamamış.

Günün sürprizi:
Tim Duncan'ın bench'ten oyuna dahil olması. Spurs iki gün üstüste maç yaptığı zaman, Duncan'ın dinlendirildiğine dair söylentiler var ortada. Ama yani ilk 5'te başlayıp da az dakika alamaz mıydı? Acaba kariyeri boyuunca kaç kere bench'ten gelmiştir?

Hangi Dieti Uyguluyorsun?

3 Ocak 2010 Pazar

3 Ocak Programı

4 Ocak Pazartesi 01:00 / Charlotte Bobcats - Cleveland Cavaliers
4 Ocak Pazartesi 01:00 / San Antonio Spurs - Toronto Raptors
4 Ocak Pazartesi 01:00 (NBA TV) / Indiana Pacers - New York Knicks
4 Ocak Pazartesi 03:00 / Philadelphia 76'ers - Denver Nuggets
4 Ocak Pazartesi 04:30 / Dallas Mavericks - Los Angeles Lakers


En yıldızsız, en ilgi çekmeyecek maç yine NBA TV'de maalesef.

Denver'da Carmelo ve Billups oynamayabilirler o zaman Philly'nin şansı çok artacaktır. Hem de daha dün maç yapıp yoruldu Denver.

Mavericks ile Lakers karşılaşıyorlar. Lakers'ın bench'i inanılmaz daralıyor Artest olmayınca ve çok zorlandılar son zamanlarda. Bugün Mavs'in kazanması kesinlikle sürpriz olmaz. Tabii yine de bir Kobe faktörü var ki, değinmeye bile gerek yok...

Günün En İyileri - 2 Ocak (Afro Beasley Uçuyor)


Link

3 tane hareket var bugün, gerisi biraz zayıf gibi:

Chris Andersen'in bloğu
LeBron'un ikili sıkıştırmadan kurtuluşu ve pası.
Ve tabii ki Beasley'nin uçuşu.

Özellikle Beasley ve LeBron-Varejao pozisyonları için koydum yoksa gerçekten hiç değmezdi bile.

2 Ocak'tan Notlar

Günün hayvan performansları:
Stephen Jackson, Heat'i tek başına bitiren isim oldu resmen. 20'de 11 isabetle 35 sayı, 8 ribaund, 2 asist ve 2 top çalma. Topu da sadece 1 kere Heat'e teslim etti. Liderlik nasıl yapılır gösterdi.

Chris Paul'ün 28 sayı, 9 asisti sayesinde kazanmış Hornets. Üstelik sadece 3 tane üçlük isabeti bulmalarına rağmen. Tabii sadece 7 top kaybetmiş olmaları kazanmalarındaki 1 numaralı etkenmiş.

Derrick Rose sezona yavaş başlamasının sebebi olarak bilek sakatlığını gösteriyordu. Bunu kanıtlarcasına oynuyor son zamanlarda. Dün de Magic'e karşı 30 sayı, 6 ribaund ve 7 asist yapmış.

Komple Blazers'ı ve Roy'u koyuyorum buraya. Roy zaten 37 sayı, 6 ribaund, 5 asist ve 2 top çalma ile coşmuş o ayrı konu. Üstelik rakip takımın bütün dikkati onun üzerindeyken sadece 1 kez top kaybetmiş. Portland2ı da buraya koydum çünkü Webster'ın uzun forvette ciddi dakikalar aldığı bir maçta Warriors'ı yendiler. Helal olsun Portland'a. Savaşıyorlar.

Redd ile Bogut aslında çok da hayvan değillerdi ama yine de adları geçmeli diye düşündüm. Özellikle Redd hakkında daha yeni "Son 1.5 yıldaki yaşadığı sakatlıklardan çok etkilenmiş gözüküyor" yazmıştım, resmen cevap verdi bana 27 sayı, 7 ribaund ve 2 asist ile. Çok isabetli şut attı maç boyunca. Bogut da Krstic'e karşı büyük üstünlük kurdu: 23 sayı, 15 ribaund ve 2 blok ile oynadı.

Grizzlies, Suns'ı evinde paramparça etmiş. Gasol ve Randolph'un 37 sayı 20 ribaundluk performansı ile Mayo'nun 25 sayısı buna neden olmuş. Zaten 3. çeyrekte maç bitmişti bile.

Boşa kürek çekenler:
Omri Casspi 22 sayı, 11 ribaund ve 4 asist ile oynamış ama Mavericks'i yenmeye yetmemiş bu. 6'da 4 üçlük attığını unutmayalım. Sakatlıktan dönen Evans 6/18 şut isabeti bulabilmiş sadece. Herhalde hala biraz ağrıları vardı. Ama top kaybetmemesi onun adına artı bir not olmuş. Rakipten 9 fazla hücum ribaundu almalarına rağmen, Dallas savunması onları %40'da tutmuş...

Wade'in Bobcats defansına karşı ne yapacağını merak ediyordum. Özellikle maçın başlarında durduralamayacak gibiydi ancak sonradan sakinleşti. Ta ki dördüncü çeyreğe kadar. 15 sayı üretip Heat'i maçın içinde tutmaya çalıştı ama Jackson ve Augustin ile Bobcats maçı kopardı.

Monta Ellis her zamanki gibi 30 sayı, 4 asist ile burada. Yine %50'den yukarıda şut atmış (13/25).

Günün X-faktörü:
Spurs'de Roger Mason kenardan gelerek 20 sayı üretmiş üstelik 4/4 üçlük ve 7/10 saha içi isabetiyle. Ondan beklenilen şey de tam bu. Bench'ten yüksek yüzdeyle üçlük/skor katkısı.

Yoncalar:
Garnett-Pierce-Rondo yok ama problem de yok. Raptors'ı 8-9 sayıdan fazla yaklaştırmadan yendiler dün gece. Maçı izleyemedim ama skora internetten bakıyordum o sayede biliyorum. Düne kadar 15 maçta 60 dakika alan Giddens, bu maçta 20 dakika sahada kaldı. Raptors'ın savunmasının ne durumda olduğunu iyice gözler önüne seren bir maçtı. Elindeki delicisi (Rondo), delici ve ana pozisyon hazırlayıcısı (Pierce) ve iç-dış skor üretme opsiyonu (Garnett) yokken Celtics tam 103 sayı gönderdi Toronto potasına...

Takımı baltalayanlar:
Vince Carter 3/15 saha içi isabetiyle ders vermiş adeta bu konuda. 8 sayı, 3 ribaund, 2 asist'i ben bile yapardım Buls karşısında. Ayrıca bileğini burkup maçı terketmiş. Bu sezon 2. kere burkuyor bilğini Carter yanılmıyorsam. Ama sakatlığı ciddi değilmiş. Ekstra not olarak: Magic maçta yine 37 tane üçlük denemiş...

CJ Watson 8'de 0 ile oynayarak takımı baltalamış. Halbuk bugüne kadar son derece efektif oynuyordu.

Jerryd Bayless takım bu kadar eksikken kahraman olmak istiyor zannedersem ama bu iş 11'de 2 atarak ve 3 top kaybederek yapılmaz. Birisi bunu Bayless'a söylemeli.

İyi mi kötü mü:
Jennings'e aslında maçın genelinde şutlarında isabet bulamadığı için baltaladı diyecektim ama 3. çeyreğin ortalarında Thunder maçı koparacak gibi gözüküyorken sahneye çıktı 4 veya 5 pozisyon üstüste skor üretip Bucks'ı maça ortak etti ve sonra da maçı kazandılar. Ama şu dönemi çıkarırsak gerçekten çok kötüydü. Hücuma gelip 15 saniye dribbling yapıp, üçlüğün gerisine gelip şut atmak nedir biri bana açıklasın. Kobe misin Wade misin?

Kevin Durant 7. maçta üstüste 30 sayı ve üzerine çıktı (31) üstelik %50 isabetle. 5 ribaund alıp 4 de blok koydu ama tam 7 top kaybı yaptı. Maçın kritik anlarında Mbah a Moute, Durant'ı kilitledi desek yeridir. Muhteşem savunma yaptı. 2 kere topunu çaldı... Kısacası maçı Thunder'a getiremedi Durant kritik yerlerde Mbah a Moute'yi aşamadığı için.

Ersan:
Aslında savunmada ve hücum ribaundlarında hiç fena oynamıyordu. Hatta Jeff Green'e karşı üstünlük de kurdu diyebilirim. Yardım savunmasında da gayet iyiydi. Ama dün bulduğu boş şutları bir türlü çemberden geçiremedi. 12'de 4 isabette kaldı. Ama Skiles ona maçın son 15-16 dakikasında ve uzatmalarda hiç şans vermedi.

Helal Utah(!)
Billups ve Carmelo'dan yoksun Denver'a yenildiniz ya. Diyecek sözüm yok. Ersan'ın maçından sadece ara ara bakarak 5-10 dakikasını izleyebildim o yüzden yorum yazamıyorum ama ayıptır gerçekten. Boyalı alandan rakibine 64 sayı vermek ne demek? Dalga mı geçiyorsunuz? Mehmet ile Boozer'a selam ediyorum buradan. Tabii Ty Lawson'ın karşısında duramayan Deron'ı da unutmayalım.

Bonusgil Beasley İstemiyoruz

Kıçımız Dondu

2 gün önce dün geceki maç için Washington'a gelen Spurs'den Ginobili ve Finley, Oberto'yu da alıp yemek yemişler dışarıda. Ancak sonra sokakta dolaşırken ufak çaplı bir üşüme gelmiş. Ginobili de aynen başlıktaki gibi "Kıçımız dondu." yazarak paylaşmış fotoğrafı. Maçı da Spurs 97-86 ile kazandı.

Dwight Howard Acı Çekiyor

Dwight Howard son 5 senede, (yaklaşık 350 maçtır) serbest atış çizgisine gitmek açısından en kısır dönemini yaşıyor şu sıralar. Son 4 maçında sırayla 4-4-2-2 şeklinde gidiyor serbest atış denemeleri. Vince Carter - Hedo değişimi olduğunda takımdaki top paylaşımının sorun olabileceğini ama bunu aşacak oyunculara sahip olduklarını düşündüğümü yazmıştım. Bu kadarını da beklemiyordum. Hakikaten Howard'ı içeride hiç beslemiyorlar. Yaklaşık üç hafta önce Howard'ın Phoenix Suns'a karşı saha içinden sadece ama sadece 1 şut kullandığını da hatırlatayım... Magic hakkında daha detaylı bir yazı yazmayı koydum kafama bir süredir ama ne zaman olur bilmiyorum. Arada dikkatimi çeken bu tarz ufak detaylarla idare ediyorum.

2 Ocak 2010 Cumartesi

2 Ocak Programı (Ersan NBA TV'de)

2 Ocak Cumartesi 20:00 / Cleveland Cavaliers - New Jersey Nets
2 Ocak Cumartesi 22:30 (NBA TV) / Charlotte Bobcats - Miami Heat
3 Ocak Pazar 02:00 / San Antonio Spurs - Washington Wizards
3 Ocak Pazar 02:00 / Minnesota Timberwolves - Indiana Pacers
3 Ocak Pazar 02:30 / Toronto Raptors - Boston Celtics
3 Ocak Pazar 03:00 / Orlando Magic - Chicago Bulls
3 Ocak Pazar 03:00 / Houston Rockets - New Orleans Hornets
3 Ocak Pazar 03:30 (NBA TV) / Oklahoma City Thunder - Milwaukee Bucks
3 Ocak Pazar 04:00 / Memphis Grizzlies - Phoenix Suns
3 Ocak Pazar 04:00 (NTV) / Denver Nuggets - Utah Jazz
3 Ocak Pazar 05:00 / Dallas Mavericks - Sacramento Kings
3 Ocak Pazar 05:00 / Golden State Warriors - Portland Trail Blazers


Kevin Durant, Mbah a Moute karşısına 7. kere üstüste 30 sayıyı geçmek için çıkıyor. Yok eğer karşısında Redd'i bulursa 40 bile atar. Ersan da geçen sefer oldukça zorlandığı Thunder karşısında evinde iyi bir maç çıkaraktır bu sefer. İnşallah.

Lanetlediğim Blazers'da bir diğer sakatlıktan çok çeken takım olan Warriors ile karşılaşıyor.

2000'lerin başında aralarında çekişme olan takımlar karşılaşıyorlar: Dallas, Sacramento'ya konuk oluyor. Evans oynayacağını açıklamış ama daha doktorlar son sözü söylememiş bu konuda. Son 10 günde 3 kere kalbi kırılan genç Kings'in ne yapacağını çok merak ediyorum gerçekten.

Son Spurs deplasmanında %33 ile oynayan Wade'in, Bobcats'e karşı patlama yapmasını bekleyenler çoğunlukta ama Bobcats NBA'in en iyi defans yapan takımlarından biri. NBA'in en büyük hücum güçlerinden birine karşı koca bir defansif takım. İlgiç bir eşleşme olacak.

NBA'de Son 10 Yılın Asisti


Link

2010'a girerken NBA.com'da son 10 yılın olayları, hareketleri vs. seçilmişti. David Aldridge'in seçtiği son 10 yılın asisti işte bu... Ben daha önce görmemiştim, harikaymış.

1 Ocak'tan Notlar (Where Nate & Kobe Happens)

Where Nate Robinson Happens:
Maç programında "Hawks fena yapar bence" yazmıştım. Tabii Nate'in döneceğini herkes gibi ben de bilmiyordum. Peki bunu bilsem Knicks kazanır der miydim? Hayır tabii ki. Peki Nate dönüp inanılmaz yüksek bir isabetle (18/24) 41 sayı bulacak deselerdi maçtan önce? Ancak o şekilde "Knicks kazanır" derdim herhalde. Pek çok kişi onun kendi potasına üçlük denemesinde bulunduğu için ceza aldığını düşünüyordu. Ancak asıl olarak bundan yaklaşık 1 ay kadar önce, Magic maçı öncesi Nate'i Dwight Howard ile kakara-kikiri yaparken gören D'Antoni kafasında onu bitirmişti. O noktadan sonra tam 1 ay boyunca forma vermemişti Nate'e. Ta ki düne kadar.

Dün gece oyuna girdi ve Hawks defansını domine etti baştan sona. Ama tabii bunda Mike Woodson'ın onu maçın belli bölümlerinde Marvin Williams ile savunmasının da payı vardı. Marvin'den bahsediyoruz yani, ligin en çabuk oyuncularından birini nereye savunuyor? Her pozisyonda yanından yürüyerek geçti Nate. Tek başına maçı uzatmaya götürdü takımının son 10 sayısına imza atarak. Ayrıca uzatmada da Chandler'a 1 asisti hariç bütün sayıları o attı (11). Yani bir diğer deyişle takımının bulduğu son 24 sayının 21'i Nate Robinson'dan geldi. İstediği her pozisyonda çembere ulaştı adeta. Uzaktan savunulduğunda ise şutları gönderdi Hawks potasına. Son çeyrek ve uzatmada toplamda yaptıkları: 25 sayı, 5 asist. Knicks onun direk katkısı olmayan sadece 1 üçlük buldu Gallinari ile.

Tabii Wilson Chandler'a değinmeyi unutmayalım pek çok pozisyonda Bibby ile başbaşa kalınca içeriden oldukça etkili oldu Chandler. Ayrıca bir ara 25 ribaunda falan ulaştığını düşündüm maç içinde. Top nereye sekerse seksin, Chandler alıyordu defansta ribaundu Knicks adına. Meğerse 17'de kalmış sadece(!).

Hawks'da Al Horford'ı ise boşa kürek çekenler arasına yazmak lazım. Nitekim 22-19'un yanına 4 asist ve 3 blok eklemek her yiğidin harcı değil. Üstelik aldığı 19 ribaundun 8'i hücumda idi. Tabii Knicks uzunlarına karşı o kadar büyük bir iş değil ama olsun. Maçın üçüncü çeyreğinin bitimine 2-3 dakika kala şu fotoğrafını koyduğum pozisyonda Nate'i blokladı ve orada rüzgarın Hawks lehine döneceğini düşündüm ama Nate oradan ayağa kalkarak yukarıda yazdığım gibi son çeyrekte Knicks'i oyunda tuttu ve uzatmada maçı kazandırdı. Bench'ten gelerek 41-6-8. Dile kolay... Maçtan sonra verdiği röportajda D'Antoni'ye ona bu şansı verdiği için teşekkür etmiş. Ardından da Twitter'ında da Tanrı'ya teşekkür etmiş.

Where Kobe Bryant Happens:
Geldik gecenin diğer azman oyuncusuna. 40'ı kılpayı ile kaçırdı (39). İlk yarıda Kings, Lakers'ı adeta sürklase etti. Lakers hücumda çok zorlanmasının yanında savunmada da hiç takılmadı. İlk yarıda Sacramento'nun 27 şut isabetinde 20 asisti vardı. Lakers'ın Brown-Fisher-Kobe-Vujacic 4'lüsü, devreye 4/25 isabetle girdiler, skor 64-49 idi. Bir ara 20'lere kadar çıkmıştı hatta fark. Udrih-Hawes-Casspi 3'lüsü mükemmel oynuyorlardı.

Ama Kobe bir üçüncü çeyrek oynadı ki... Toronto'ya 81 attığı maçı hatırlattı. Tek başına gelip kaldırıp şut atıyordu. Herhalde 6 veya 7 hücum üstüste kullanıp başarılı oldu. Kings takım halinde mükemmel hücum ederken Lakers'ın maçtan kopmamasının bir numaralı sebebiydi Kobe. Son çeyrekte de takım halinde Kings çemberine atak etmeye başladılar ve buldukları boş turnikeler/smaçlarla rakibi yakalayıp öne geçtiler, buna yine 8 veya 10 sayı üstüste atan Kobe'nin payı çok fazlaydı. Ama Udrih-Hawes pick and roll'ları sayesinde 3 tane üç tane üçlük bulan Kings bir anda yine öne fırladı. Son 28 saniyeye de 2 sayı önde girdiler. Shannon Brown bomboş bir üçlüğü değerlendiremedi ve Kings ribaundu aldı. Fakat topu kenardan oyuna sokarken taktik faulleri atabilmesi için topu Udrih'e aktaramadılar. Burada Kobe'nin adeta Udrih'e yapışmasının payını es geçmeyelim. Sonra geldik Kobe'nin Kobe olduğu sahneye. 4 saniye kala kenardan top Gasol'e geldi. Kobe, adamını kovalayan Sergio Rodriguez'e ufak çaplı bir hücum faul (hareketli perdeleme) yapıp bomboş kaldı ve 0.1 saniye kala, 1 milimetre farkla oyun alanının çizgisine basmayarak üçlüğü gönderdi Kings potasına. Ben ilk anda kesinlikle bastığını düşündüm çizgiye ama Westphal ve Kings bench'inin hiç itiraz etmediğini görünce basmadığını anladım. Casspi ve diğer Kings'li oyuncuların yüzlerindeki boş ifade herşeyi anlatıyordu. Yine büyük bir takıma karşı mükemmel oynadıkları bir maçı son anlarda kaybettiler. Daha önce Cavs ve Lakers'a yenilmişlerdi böyle. Bu sezon çoğu kişi Artest'in de gelişiyle, Kobe'nin normal sezonda iyice geri plana çekileceğini düşünüyordu ama Lakers'ın ona ihtiyacı oldukça sahneye çıkıyor yıldız oyuncu. Bu sezon da Lakers'ın ona beklenilenden çok daha fazla ihtiyacı oldu...


Link

Maçta mükemmel oynayan Hawew-Udrih ve Casspi'ye yine değinmem lazım. Yazık oldu, boşa kürek çekenler'e girdiler. Özellikle Hawes 5'te 4 üçlük, 12/20 saha içi iasbet ile 30 sayı, 11 ribaund ve 5 asist üretti. Her pick and roll'u mükemmel kullandı neredeyse. Udrih de bu yıl kariyerinin en iyi sezonunu geçiriyor gerçekten. Martin geldiğinde dakikalarını ona teslim edecektir ama şu ana kadar gerçekten mükemmel oynuyor. Dün de 19 sayı 13 asist ile oynadı. Casspi'yi de beğenmemek elde değil. Kings taraftarları onu Peja'ya benzetiyorlarmış ama Peja'dan daha komple bir oyuncu olacak bence. O da 23 sayı, 6 ribaund ve 3 asist ile oynadı. Jason Thompson ise yokları oynuyordu. İsmini duyduğumda "Aaa Kings'de öyle bir oyuncu vardı değil mi?" diye tepki verdim kendi kendime.

Takımı baltalayanlar'da ise Derek Fisher açık ara yapar bu gece. 10'da 1 isabetle oynadı ama işin ilginci çok abuk subuk atışlar denedi. Zaten sadece 24 dakika almasının sebebi de buydu. Üçüncü çeyreğin ortasından itibaren oynamadı zannedersem.

Portland Trail Blazers'dan Özür Diliyorum

Portland takımının yaşadığı onca sakatlığın üstüne, bugün Steve Blake zatürre olduğu için hastaneye kaldırılmış. Şimdi bu blog'u açtığımdan beri Portland'ın başına gelenlere bir bakalım:

1) Hidayet önce Portland ile sözlü olarak anlaşıp sonra bir anda Toronto'ya gitti.
2) Millsap ile kontrat imzaladılar ama Jazz bu kontratı karşıladı ve Millsap'i kadrosunda tuttu.
3) Batum Ekim'in sonuna doğru, omuzundan ameliyat geçirdi. Şubat-Mart gibi dönecek.
4) Kasım ayının başlarında Blazers'ın sahibi Paul Allen'a kanser teşhisi kondu. Hastalığı atlatması bekleniyor.
5) Kasım ayının ortalarında Travis Outlaw stres kırığı nedeniyle ayağından ameliyat geçirdi Mart-Nisan gibi dönmesi bekleniyor.
6) Koç Nate McMillan Aralık'ın ilk günlerinde takımla beraber antrenmana çıkıp basketbol oynayayım derken, aşil tendonunu kopardı. Ameliyat oldu, birkaç maç kaçırmak zorunda kaldı. Özel bir botla geziyor şu sıralar.
7) Rudy Fernandez sırt ağrıları sebebiyle Aralık başında ameliyat oldu Ocak sonuna doğru dönecek.
8) Yine aralık başında Greg Oden'ın diz kapağı kırıldı ve yerinden çıktı. Sezonu kapadı.
9) On gün kadar önce, Przybilla'nın diz kapağının bağları koptu ve yerinden çıktı, o da sezonu kapadı.
10) 2 uzunu sezonu kapayan takımda, Aldridge son maçta bileğini burktu, en azından birkaç maç kaçırması bekleniyor. Takımın boyalı alanı, kontrat alabilmek için hergün dua eden oyunculara kaldı.
11) Ve en başta yazdığım gibi, Steve Blake zatürre olduğu için bugün hastaneye kaldırıldı. Birkaç gün boyunca hastanede tutulacakmış.

Fantazi basketbolda kurduğum takımların oyuncularının sakatlanmalarıyla ün yapmışımdır arkadaşlar arasında. Takımımdaki 13 oyuncunun 7'si sakat, yani sadece 6'sı sağlıklı olarak 1 haftayı oynamışlığım vardır geçmişte. Ama Konyalı Portlandlılar diye bir blog kurunca, Portland'ın bundan şu listedeki kadar etkileneceği aklımın ucundan geçmezdi.

Çok geçmiş olsun Portland Trail Blazers, özür diliyorum sizlerden.

1 Ocak Programı

2 Ocak Cumartesi 02:30 (NBA TV)/ New York Knicks - Atlanta Hawks
2 Ocak Cumartesi 03:00 / Orlando Magic - Minnesota Timberwolves
2 Ocak Cumartesi 05:30 (NTV) / Sacramento Kings - Los Angeles Lakers


2 maçtır Cavs'e yenilen Atlanta bu akşam Knicks'i fena yapar diye düşünüyorum. Yakın giderse bir hayli şaşıracağım. New York'un çabuk ayaklı uzunlarına karşı NBA'deki en iyi çözümlerden biri Hawks'un elinde zaten.

Diğer iki maç da bir tarafın net olarak ağır bastığı mücadeleler. Üstelik Sacramento'da Tyreke Evans %90 yok. Bu arada söylemeyi unutmuşum, Artest de yok.

Öbür maçta ise Al Jefferson, Dwight'a karşı 30-15 falan yapmadıkça Wolves'un pek şansı yok, hoş gerçi Al Jeff öyle bir maç çıkarır ve kazanırlarsa, yine de şaşırırım.

1 Ocak 2010 Cuma

Yeni Yılda Hakem Hataları Sürecek


Link

Bugün maçın son 1 dakikalık bölümünü "Oha, yuh, çüş" şeklinde tepkilerle izlemiştim hakemlerin verdiği abuk subuk kararlar yüzünden. Hatta maçı da bu pozisyonlar ve bir başka konu için çekmiştim internetten. Ama şimdi youtube'a baktım, koymuşlar bile zaten, beni de kesip biçmekten kurtarmış oldular.

Yorum falan yok. "Yeni yıla nasıl girerseniz, öyle gidermiş" diye bir geyik vardır ya, hakemler de bu mesajı vermek istemişler herhalde. Gerçi maç bittiğinde Amerika'da saat 11 civarıydı herhalde ama olsun.

Hadi Nowitzki'nin Battier'yi itmesi görülemedi, hadi Terry'nin içeride kafasına olan darbe topa gibi görüldü diyelim... Ki bunlar da tartışmasız ve bariz yanlış kararlar yani. Ama Brooks'un koluna bugüne kadar gördüğüm en açık darbelerden biri indirilirken hakemler neredeydi? Veya Battier Josh Howard'a tertemiz bir blok koyarken o düdük nereden çıktı?

İyi ki Kidd son saniyede şutu kaçırdı, yoksa Rockets'ın hakkı yenmiş olacaktı. Şu 1 dakika, hakemlik adına rezalettir başka da birşey değil...


Link

İstediğim pozisyonlar zaten youtube'da olduğu için arada şu pozisyonu kesmeyi unutmuşum. Buyrun kimsenin hakkını yemeyelim. Dirk'e hücum faul yapılıyor ama pozisyonda faul Dirk'e çıkıyor. 2. çeyreğin bitimine 2 dakika kala Dirk 3'leyerek kenara gelmek zorunda kalıyor. Maçın sonunda Mavs lehine çıkan düdüklerin aslında taraf tutmaktan olmadığını kanıtlayan bir karar. Hakemler 'alt tarafı' rezalet yönetmişler karşılaşmayı...

31 Aralık'tan Notlar

Günün hayvan performansları:
Kevin Durant'ı da artık 35-10 yapmadıkça buraya koymasam mı ne? Son 6 maçtır 30 sayıyı geçiyor bu sapık adam. 31 sayı, 8 ribaund ve 5 asist ile oynadı. Sabaha karşı eve girdim, NTV Spor açık kalmış baktım Thunder-Jazz'ın son 1 dakikası. İzleyeyim dedim. Maçın sonunda Durant kötü bir şut kullandı ve Collison ile hakemler onu kurtardılar. Durant'ın kaçırdığı şuttan sonra Collison hücum ribaundunu aldı ancak Millsap'e yalan bir faul çalındı. Collison iki serbest atışı değerlendirdi ve Thunder maçı kazandı. Jazz'ın yaptığı maçın son hücumunda ise Murat Kosova ile Kaan Kural Price'a faul yapıldığını söylediler ama ben bu konuda katılmıyorum. Her maçta karşılaştığımız bir pozisyon, üstelik kontak minimumda. Ama Millsap'ın pozisyonunda Jazz'ın hakkının yendiği zaten çok açık. Maç boyunca da Millsap'ınkine benzer pek çok pozisyon olmuş. Kısacası yakmışlar hakemler Jazz'ı. Thunder'a 5. üstüste galibiyetini hediye etmişler.


Link

Joakim Noah da 15 ve üstü ribaundlarla devamlı ismini buraya yazdırıyor. Yine 15-21 ile oynmış. Yanına da 4 asist ekleyelim. Ama 8 top kaybı nedeniyle burada yer versem mi vermesem mi diye düşünmeme neden oldu. Bu sene gösterdiği çıkış için affettim bugünlük.

Aaron Brooks 26'da 11 isabetle 30 sayı üretmiş ve 4 ribaund alıp 4 de asist yapmış. Attığı 6 üçlük ile maçın kritik yerlerde Houston lehine dönmesini sağlamış.

Takımı baltalayanlar:
Russell Westbrook önümüzdeki yaz gidip şutlarını geliştirmezse, resmi web sitesini mail bombardımına tutucam. "Elinde olan bu yetenekleri ne hakla harcıyorsun?" diye. 12'de 3 isabetle oynarken, 4 de top kaybı yapmış. Evet belki 10 asisti var ama bu adam takımının çok fazla boş dönmesine sebep oluyor. Ayrıca 6'da 2 faul atışı isabeti bulduğunu da ekleyeyim.

Hamilton tam gaz devam... 2/13 isabetle oynamış yine. 3 maçtır şutlarında isabet bulmakta çok zorlanıyor.

Nowitzki gibi istikrarlı bir oyuncuyu baltacı olarak sezon başına 2 kereden fazla görmeyiz burada herhalde. Ama dün 12'de sadece 3 isabet bularak 11 sayı üretmiş. Gerçi defansta 4 blok koyarak biraz hücumdaki performansını affettirmiş. İlk yarıda 1 tane bile saha içi isabeti bulamamış.

Mehmet 17'de 4 isabetle oynayarak maçın Thunder'a gitmesinde katkı sahibi olmuş. Yetmiyormuş gibi 6 da top kaybı yapmış. Detroit'teki yıllarını bir kenara bırakırsak, kariyerinin en kötü sezonunu geçiriyor.

Thaddeus Young 2/11 saha içi iasbeti ile 4 sayıda kalmış... 3 numara çok zorlandığı maçlara şahit oluyoruz arada sırada.

78:
Spurs yoksa yeniden bildiğimiz defansif takım kimliğine mi bürünüyor? Heat'i sezonun en düşük sayısında tutmuşlar 78 ile. Sadece 15 asist yapabilmiş Heat.

Clippers kendini buluyor mu?
%55 saha içi, %63 üçlük isabeti bulmuşlar ve Philly'i %38'de tutarak darmadağın etmişler. Maçı izlemedim ama bu yüzdelerin arkasıdna yatan şey Philly defansıdır muhtemelen. Clippers'da Al Thornton yerine Butler başlamış. Bakalım yine tek maçlık bir değişiklik mi yoksa temelli mi olacak.