BIY AD

25 Şubat 2010 Perşembe

Celtics'in Nate Robinson Takası (Analiz)

Sözde bütün takaslara değinecektim. Son 1 haftadır gerek zamanımın olmaması, gerek gribal enfeksiyon nedeniyle erteleyip durdum. Sadece Jamison hakkında yazabildim. Neyse, eksik kalmasın diye devam edeyim. Bundan sonra da T-Mac ile Kevin Martin'i yazacağım.

İnsanların ikiye bölündüğü bir takas Nate Robinson - Eddie House. Kimisi "Boston ne yaptı anlamadım. Çok yazık oldu." derken, bir diğer kesim "Güzel takas." şeklinde bakıyor. Ben de bu ikinci gruba dahilim. Kısaca anlatayım.

Tabii ki Nate Robinson disiplinsiz bir adam ve pek tabii Eddie House son 3 yıldır gösterdiği mental gelişmeyle çok kişinin dikkatini çekti. Deli dolu bir şutörden çok, rolü gereği set şutörü olduğunu ve savunmada da takımına katkı yapması gerektiğini anlamıştı. Kendisini pek çok kere yerlere attığını, hücum faul almaya çalıştığını gördük, hatta yaptığı savunma ve adamının önünde kalma çabası da ortalamanın üzerine çıktı diyebiliriz. Bunların üzerine D'Antoni'nin Nate ile anlaşamaması ve House'un eski öğrencisi olması sebebiyle Knicks'in bu takası yapmaması için hiçbir neden yoktu ortada.

Öteki tarafta Celtics bu takası niye yaptı? Daha iyi olmak için elbette. Ama bunu yaparken biraz risk aldılar. Öncelikle Nate Robinson'dan başlayalım. Önce kötü özellikleri: Bir kere disiplinsiz zaten yazının başında belirttiğim gibi, hocasıyla takışabilecek, takım arkadaşlarıyla uyum sağlamakta problem yaşayabilecek bir oyuncu. Hatta biraz daha ileri gidelim, takım arkadaşları onu sevmekte ve saymakta bile güçlük çekebilirler. Ama Celtics'in genel ortamından, havasından suyundan etkilenip, şampiyonluk yarışında olduğunu ve sahada bulunduğu her saniyeyi ciddi oynaması gerektiğini anlarsa işte o zaman ortada sorun kalmaz. Buna ek olarak kariyeri boyunca ortalamanın altında bir savunmacı oldu Nate. Halbuki yeterli çabukluğa sahip ve bazı yakın giden maçlarda kafasını verdiği zaman tuttuğu adama yapıştığını ve iyi savunduğunu görmüşlüğüm var. Tabii D'Antoni'nin sisteminden, Thibodeau'nun defans sistemine geçişi bu konuda ona son derece fayda sağlayacaktır.

House'a göre artılarına geldi sıra. Bir kere en başta Nate de House da oyun kurucu bedenine hapsedilmiş birer şutör guard'lar. Tabii Nate'in avantajı daha çabuk ve daha skorer olması. Üstelik kendisine veya takım arkadaşlarına pozisyon yaratabilen bir yetenek. Yani Celtics için bir skor opsiyonu daha diyebiliriz Nate için. Bu da maçların içinde dönem dönem hücumda büyük sıkıntı çeken Celtics'in ihtiyacı olan birşeydi. Ancak defansta bir ufak problem göze çarpıyor. Ufak derken gerçek anlamıyla. Çünkü Rondo maç başına 37 dakika alırken, Nate'i sadece 11 dakika kullanmaları söz konusu olamaz. İkili en az 10 dakika civarında süreyi birlikte geçirecek parkede. Eh Rondo zaten oyun kurucu mevkisinde zaman zaman güçlü rakiplere karşı zorlanıyordu ve bu Celtics'e problem yaratıyordu, onunla beraber Nate Robinson da kendisinden güçlü ve uzun guard'lara karşı mücadele vermek zorunda kalacak. Yani işin defans tarafında iki pozisyonda fiziksel dezavantajı olacak Celtics'in. Bu problem oluşturabilir. Ama Celtics'in defansı geçtiğimiz 2 seneye göre biraz daha kötü gibi gözükse de hala ligin en iyi defans yapan takımlarından biri hatta bana göre birincisi konumundalar. Onların asıl problemi Garnett'in de düşüşe geçmesiyle beraber hücumda yaşadıkları kısırlıklardı, Nate Robinson da takas döneminde House'a karşılık (yani ana parça değiştirmeden) alınabilecek en iyi opsiyondu.

Elbette her takas beraberinde bir risk getiriyor, hele takas ettiğiniz adam Nate Robinson gibi problemli bir oyuncuysa bu risk daha da artıyor ama bence iyi bir iş yaptı Celtics. Zira yukarıda belirttiğim gibi Nate, House'un yaptığı işlerin (boş şut değerlendirmek) yanında ekstra katkılar verebilecek, hücumdaki yetenekleri yadsınamayacak bir isim.

Yan tarafa bir anket koydum, onu da duyurmuş olayım.

24 Şubat Programı

25 Şubat Perşembe 02:00 / Portland Trail Blazers - Toronto Raptors
25 Şubat Perşembe 02:00 / Minnesota Timberwolves - Atlanta Hawks
25 Şubat Perşembe 02:00 / Memphis Grizzlies - Washington Wizards
25 Şubat Perşembe 03:00 / Indiana Pacers - Chicago Bulls
25 Şubat Perşembe 03:00 / New Orleans Hornets - Milwaukee Bucks
25 Şubat Perşembe 03:30 (NBA TV) / Oklahoma City Thunder - San Antonio Spurs
25 Şubat Perşembe 03:30 / Orlando Magic - Houston Rockets
25 Şubat Perşembe 04:00 / Los Angeles Lakers - Dallas Mavericks
25 Şubat Perşembe 04:00 / Philadelphia 76'ers - Phoenix Suns
25 Şubat Perşembe 04:00 / Charlotte Bobcats - Utah Jazz
25 Şubat Perşembe 05:30 / Detroit Pistons - Los Angeles Clippers

4 tane güzel maç var gece bana göre. Biri NBA TV'de.

Dün gece Phoenix'e karşı 9 maçlık galibiyet serisi sona eren Thunder, playoff yarışındaki en önemli rakiplerinden biriyle oynuyor. Gerçi Spurs'ün sene başında buralarda olacağını düşünmüyordu çoğu kişi ama bir türlü takım içindeki kimyayı oturtamadılar. Özellikle defansta guard'lar adamlarını tutmakta ve rotasyonda çok büyük sıkıntı çekiyorlar. Thunder yorgun, Spurs'ün acilen çıkışa geçmesi gerek. Rodeo deplasman turnesi de, son yıllardaki en kötülerden biriydi. Lakers ve Nuggets hariç kolay sayılacak bir programı vardı bu turnede ama 8 deplasmanı 4-4 ile geçebildiler. Spurs'de hep All-Star / rodeo deplasman turnesi ile başlayan çıkıştan konuşulur ama bu sezon onu da göremedik. Birşey kalmadı, 1.5 ayları var toparlanmak için. Bugün yine ufak çaplı bir çıkış bekliyorum Spurs'den, seyircileri de onları özlemiştir, yaklaşık 20 gündür göremiyorlar. Ama kazansalar bile bu çıkış ne kadar kısa süreli olacak hiç bilmiyorum.

Mavs, takviyeler sonrası Lakers ile ilk defa karşılaşacak. Bir ay kadar önce Artest'siz Lakers'a deplasmanda 35 civarı farkla kaybetmişlerdi, sonra evlerinde Gasol'süz Lakers'a karşı da yenilmişlerdi. Şimdi yine konuk ediyorlar Lakers'ı ama Butler ve Haywood ile beraber. 4 maçtır kazanıyorlar formdalar, öbür tarafta Kobe döndü. Maçın potansiyeli harika, zaten takımlara baktığımızda çok arada, favorisi olmayan bir maç olduğunu görüyoruz. Bence daha dün Grizzlies'e karşı zorlu bir maç yapıp son saniyede kazanan Lakers'a karşı Mavs kazanacak.

Bunlar dışında Bobcats-Jazz Magic-Rockets'ı da izlenesi maçlar olarak görüyorum. Rockets'ın getireceği ikili sıkıştırmaları Magic kısaları ne kadar iyi değerlendirecek?
Utah'ta Deron Williams oynayacakmış, Kirilenko ise %50 ihtimalle forma giyecek. Bobcats'in kısa 5'ine karşı Kirilenko çok büyük işler yapabilir. Oynaması büyük avantaj olur Jazz'a.

24 Şubat 2010 Çarşamba

23 Şubat'tan Notlar

Bahtsız Trail Blazers:
Evet beklenen oldu ve Marcus Camby de sakatlık yüzü gördü Portland’da. Daha ilk çeyrekte Brook Lopez’in dengesiz bir şekilde ona çarpmasıyla ayak bileğinden sakatlanmış Camby. Çok önemli olmadığını, en fazla bir iki maç kaçıracağını söylemiş. Neyse ki ciddi değil. Trail Blazers yönetimine sonsuz sabırlar.

Günün hayvan performansları:
Kobe Bryant söz verdiği gibi çok iyi bir dönüş yapmış; 19’da 13 isabetle 32 sayı 6 asist 7 ribaund 3 top çalma 2 blok. Ancak hepsinden önemlisi bitime 4 saniye kala attığı üçlükle maçı takımına kazandırması. Takımının son 9 sayısını kendisi atmış Bryant, 32 sayısının 11’i son çeyrekte gelmiş zaten, maçı kazandıran şuttan önce de farkın Grizzlies lehine açılmasına vermemiş.
En çok yardımı aldığı kişi 22 sayı 13 ribaund 5 asist 2 blok 2 top çalmayla Gasol olmuş. 15 sayı atan Bynum ise Randolph-Marc Gasol ikilisine dayanamayıp 6 faul alarak ancak 23 dakika sahada kalabilmiş.

Amare, Nash’in yokluğunda Dragic’in de yardımlarıyla Thunder uzunlarına karşı etkili bir oyun geçirerek maçı takımına kazandırmış. 20’de 12’yle 30 sayısı ve 9 ribaundu var. Tabii maçı kazandırmış diyorum ama maçı asıl kazandıran J-Rich olmuş. Maç 102’şer sayıyla eşitken, 0.7 saniye kala Jason Richardson’ın basketiyle Suns maçı kazanmış.

Bugünün performansları çok da güçlü değil ama ben yazmaya devam edeyim. Rip Hamilton 20’de 12’yle Sacramento potalarına 30 sayı göndererek maçı takımına kazandırmış. Zaten rakip takım Landry ve Evans dışında pek bir direniş gösteremeyince Piston maçı oldukça rahat kazanmış deplasmanda.

Ray Allen formunu korumaya devam ediyor. Knicks’e karşı da 14’de 9’la takımının hücumdaki ana silahı olmuş. Hatta son dakikada Chandler’a blok yaparak savunmada da hünerini göstermiş. Aynı maçta Rondo 16 asist 15 sayı 3 ribaundla oynamış.

Aldridge 27, Roy 28 ve Andre Miller 20 sayıyla Portland’ı galibiyete götürmüşler. Sadece 3 top kaybı çok zor gördüğümüz bir şey fakat iki gündür görüyoruz ne hikmetse. Nets ise bildiğimiz Nets, söylenecek çok fazla şey yok.


Boşa kürek çekenler:

Marcus Thornton bu sezon birkaç kez yaptığı gibi Hornets adına önemli bir hücum silahı olduğunu göstermiş ve tam 37 sayıyla kariyer rekoru kırmış kenardan Cleveland’a karşı. Hornets’in diğer çaylağı Collison da 22 sayı 10 asistlik katkı yapmış takımına ancak onların performansı Cleveland’a karşı çok şey ifade etmemiş. Cleveland sonunda Antwan Jamison’ın da ilk beşe yerleşip 18 sayılık katkı yapmasıyla galibiyete ulaşmış. Takıma herkesten katkı gelmiş, 6 oyuncu çift hanelere çıkmış. Lebron’un ise 20 sayı 13 asistlik performansı var, 13 asiste alıştık artık zaten.

Zach Randolph 20 sayı 14 ribaund 4 asist 4 top çalma 3 blok gibi çok güzel istatistiklerle maçı sonlandırmış. 6 top kaybı tabii ki kötü ama maçın bitimine saniyeler kala tiplediği topla takımını 2 sayı öne geçiren de kendisi. Onun yanında OJ Mayo, 15’te 9’la 25 sayı atarak takımının en skorer ismi olmuş. Son pozisyonda Rudy Gay, Kobe’yi iyi savunamayınca maçı da kaybetmişler.

Tyreke Evans yılın çaylağı olduğunu göstermeye devam ediyor herkese. 19’da 11’le 28 sayı atmış, 13 asistiyle de kariyer rekoru kırmış çaylak oyuncu. Ancak Landry’nin 18 sayısı dışında hücumda ona yardım gelmeyip, savunmada da takım olarak rakibin kolay basketlerine izin verince bir maç daha kaybetmiş Sacramento Kings.

Kevin Durant 25+ serisini bu maçta da sürdürmüş, 29 etti zannedersem; 24’te 13’le 36 sayı bırakmış Suns potalarına. 8 ribaund 3 asist 2 de top çalması var ek olarak. Ancak Thunder oyuncuları son 5 dakikayı felaket oynayınca Durant’in bu performansına yazık olmuş. Thunder bahsettiğim 5 dakikalık bölümde 10 şutundan hiç birinde isabet bulamamış. Phoenix de bu süreçten yararlanıp J-Rich'in maçı kazandıran zor basketi de dahil olmak üzere 14’e 4’lük seriyle Thunder’ın 9 maçlık galibiyet serisine dur demiş.

Knicks’te David Lee’nin 22’de 13’le 28 sayı 15 ribaundu göze çarpıyor. Rodriguez ayrıca 18 sayı, 5 ribaund, 6 asist, 3 top çalma ve 1 blok ile sivrilmiş. Harrington'ın da 18 sayısı var kenardan. Onun dışında Knicks ikinci çeyrekte 9-0’lık bir seri yakalayıp maçı ortak sürdürmüş o noktadan sonra. Celtics ama maçı kazanmayı blmiş.

Dorell Wright, 6 üçlük attığı maçta 26 sayıyla kariyer rekoru kırmış, üstüne 7 ribaund 2 top çalma ve 3 de blok yapmış. Fakat Wade’siz Miami’de topu alıp skor üretecek biri olmayınca Kevin Love’ın bildiğimiz oyunuyla Minnesota’ya kaybetmişler maçı evlerinde.

Günün X-faktörü:
Steve Nash’in sırt ağrısı yüzünden oynayamadığı maçta Dragic bu sezon daha önce de gördüğümüz gibi Nash’in yerini elinden geldiğince doldurmuş. 11’de 7’yle 16 sayı 10 asisti var Dragic’in, 6 top kaybını saymazsak. Grant Hill de 8/11 ile 21 sayı atıp 9 ribaund toplayarak maçı Suns’ın kazanmasında büyük pay sahibi olmuş.

Iverson’ın kişisel sebeplerle oynayamadığı maçta Lou Williams 14’te 8’le 26 sayı atıp yanına 10 ribaund 7 asist eklemiş. Iverson’ı hiç aratmamış yani. Ancak Iverson konusunda işler biraz karışık. Kızının hastalığı yüzünden deplasmanda 2 maç daha kaçırabilirmiş Iverson ancak onun bu yokluğunun kalıcı olabileceği yönünde de iddialar var. Bekleyip göreceğiz bakalım.


Takımı baltalayanlar:

Artest 9 tane şut kullanmış ve sadece bir tanesinde isabet bularak 3 sayıyla kapatmış maçı. Birkaç maçtır kötü yüzdeyle atıyordu da bu sefer ayrı bir çığır açmış kendi çapında. 7 ribaund 2 top çalmayı da es geçmeyelim ama hücumda takımına zarardan başka bir şey vermemiş Artest.

Warriors’ın en önemli iki hücum silahı Monta Ellis ve Stephen Curry, maçı 22’de 8 gibi oldukça kötü yüzdelerle bitirmişler. Ellis’in 22 Curry’nin 17 sayısı var fakat takımın iki yıldızı böyle kötü yüzdelerle oynayınca galibiyet zor olmuş Golden State için. Ayrıca Monta'nın 5 top kaybı yaptığını söyleyeyim. Yine de bir şekilde maça dahil olmayı başarmışlar son çeyrekte ancak Lou Williams 14 saniye kala attığı üçlükle maça son noktayı koymuş. Golden State’in takım olarak %38’le şut atmasının bu yenilgideki payı büyük olsa gerek.

Cuban'ın Doğru Kararı

Böyle bir sakatlık fotoğrafını koyup, üzerine "Cuban'ın doğru kararı" demek belki kulağa pek hoş gelmiyor ama Mavericks taraftarları 10 gün kadar önce yaptığı takasın önemini anlamışlardır. Keza Josh Howard 2 gün önceki maçta dizinden sakatlanıp maçı terketmek zorunda kalmıştı. Dün akşam ön çapraz bağlarının koptuğu ve sezonu kapadığı açıklandı.

Zaten Wizards 10 milyon dolar karşılığında onun kontratını uzatma hakkını %99.99 kullanmayacaktı artık %100'ün bile üzerine çıktı bu oran.

Geçmiş olsun Howard, bravo Cuban.

23 Şubat Programı

24 Şubat Çarşamba 02:00 / New Orleans Hornets - Cleveland Cavaliers
24 Şubat Çarşamba 02:30 / Minnesota Timberwolves - Miami Heat
24 Şubat Çarşamba 02:30 / New York Knicks - Boston Celtics
24 Şubat Çarşamba 02:30 / Portland Trail Blazers - New Jersey Nets
24 Şubat Çarşamba 03:00 (NBA TV) / Los Angeles Lakers - Memphis Grizzlies
24 Şubat Çarşamba 03:00 / Phoenix Suns - Oklahoma City Thunder
24 Şubat Çarşamba 05:00 / Detroit Pistons - Sacramento Kings
24 Şubat Çarşamba 05:30 / Philadelphia 76'ers - Golden State Warriors

Lakers ve Kobe'yi izlemek isteyenlere müjde, Kobe bir ceylan gibi hissettiğini ve oynayacağını söylemiş maçta. Memphis evinde ve galibiyete çok ihtiyacı olsa da, Lakers genel olarak sezon boyunca güven vermese de, Şubat başında Kobe'nin 44 sayısına rağmen Grizzlies Lakers'ı yenmiş olsa da bugün Lakers galibiyeti bekliyorum.

Jamison lanetinden bir türlü kurtulamayan ve takıma katıldığından beri 3 maç kaybeden Cavaliers artık bu gece rahat kazanacaktır diye düşünüyorum. Yani zaten düşünecek çok birşey yok, normal sonuç olur.

Knicks'de T-Mac büyük ihtimalle oynamayacak gibi duruyor, sol dizinde ağrıları varmış. Yani ameliyat olduğu dizi... Sadece hamlıktan mı yoksa ameliyatla alakalı mı acaba? İnşallah hamlıktan dolayıdır.

Suns - Thunder elbette gecenin güzel maçlarından biri ancak Nash yok. Bu durumda evindeki Thunder favori konumuna geçiyor.

23 Şubat 2010 Salı

Vince Carter'dan Dünya Rekoru


Link


Link

All-Star hafta sonunda Dwight Howard'ın kırdığı, yerde oturarak atılan en uzak mesafeli basket rekorunun videosunu paylaşmıştım. Bunu hastalık haline getiren Dwight, antrenman sonrasında daha da uzaktan denemeler yapmaya başlayınca Vince Carter da ona katılmış. Sonucu videodan izleyebilirsiniz, iki farklı açıdan hem de...

Hani olur da fake çıkar falan, sorumluluk bende değil, NBA.com'da onu söyleyeyim =)
Edit:Hatta Yahoo da koymuş.

Doğuş'tan Kötü Haber

Deniz'den aldığım güzel haberle uçup gitmiş aklımdan Doğuş Balbay'ın sakatlığı. Sağolsun Anıl yazmış. Haftasonu Twitter'da yabancı bir kaynaktan okumuştum. Maç esnasında Doğuş'un dizinden sakatlanıp, taşınmak suretiyle oyundan çıktığını yazmıştı. Sonra da ertesi gün Doğuş'un "Pop" veya Türkçe'ye çevirmeye çalışırsak "Pat" sesi duyduğunu okuyunca zaten %90 oranında anlamıştım uzun süre kaçıracağını. Dün, sol dizindeki ön çapraz bağlarının koptuğu ve bu nedenle sezonu kapadığı, yaklaşık 5 ay parkelerden uzak kalacağı açıklanmış. Yazık.

Üniversitedeki ilk senesinde sağ diz ön çapraz bağlarını yırtan ve 1 maça bile çıkamayan Doğuş bu sefer de sol dizinden aynı sakatlığı geçiriyor. Sabır diliyorum. Pek fazla diyecek şey yok bu konuda. Geçtiğimiz sezon ilk 5'e yerleşmişti ve öyle devam ediyordu. Son senesinde umarım çok güçlü bir Doğuş izleriz.

22 Şubat'tan Notlar

Günün hayvan performansları:
Andrew Bogut iki pota altını da tam anlamıyla domine etmiş. 15’te 12’yle 24 sayı, 20 ribaund ve 5 blok. Maçın bu üç istatistiğinde lidermiş zaten, karşısında da Knicks savunmasını bulunca sadece üç topu çemberden geçirememiş. Ona yardım ise takıma yeni katılan isim John Salmons’tan gelmiş. 18’de 7’yle 15 sayısı var Salmons’ın.

Brendan Haywood ilk yarıyı 7 sayı 10 ribaundla tamamlamıştı, maçın geri kalanında da aynı hızla devam edip 13 sayı 20 ribaundla bitirmiş mücadeleyi. 3 de bloğu var. 13 sayısının 7’sini serbest atışlardan buldu ayrıca Haywood.
Takım arkadaşı Butler çok da iyi bir maç geçirmemiş ancak. İlk yarıyı 9’da 3’le tamamlamıştı, maçta da başka tek şut çekmiş ve defanstaki çabasını da katınca baltalama adına bir girişim göremedim ben. Maçı 8 sayı 3 asist 5 ribaundla tamamlamış bu arada.
Maçtan diğer bir not ise, iki takımın da çok kötü şu atması. Pacers 84 şutundan 31’inde isabet bulurken Mavs 83’te 32’yle tamamlamış maçı.

Andray Blatche, 41 dakika sahada kalıp 13’te 8’le 25 sayı atıp 4’ü hücumdan 11 ribaund çekmiş. 2 top çalma ve 2 bloğu var ek olarak. 9/9 serbest atışını es geçmemek lazım. Tabii bu istatistikleri asıl hayvanlaştıran, Wizards’ın takımı dağıttıktan sonraki 4 maçından 3. galibiyetini alması. Eh bu maçlarda Blatche’nin katkısı da ortada. İki tanesi güçsüz takımlara karşıydı bu galibiyetlerin ama ligin en güçsüz ekibi oldu gözüyle bakılan bir takım için oldukça iyi yine de. Bir ara Wizards maçı izlemek lazım.

Joe Johnson 19’da 12’yle 28 sayı atarak kaybedilen iki maçtan sonra tekrar takımını galibiyete taşımayı başarmış. 6 asist 6 ribaundu var.

Boşa kürek çekenler:
Gerald Wallace'a yazık olmuş Clippers karşısında. 17'de 10 saha içi, 11'de 10 faul isabetiyle 32 sayı üretmiş, yanında 12 ribaundu, 5 asisti ve 4 top çalması var. Bir tane bile top kaybetmemiş. Ama aşağıda yazdığım Stephen Jackson sağolsun, maçı vermişler.

Gerald Wallace'ın yanında Boris Diaw da ön plana çıkmış Bobcats'de. 8/13 şut yüzdesiyle 20 sayısı var, ayrıca 9 ribaundunun yanında saha görüşünü de 9 asist ile göstermiş. 5 de top kaybı olduğunu belirteyim.

Dün 23 ribaund ile kariyer rekorunu kıran Carlos Boozer, Deron Williams ve Kirilenko'nun yokluğunda takımın bütün asist yükünü çekmiş adeta. 8 ile bu sezonun en yüksek rakamına ulaşmış bu kategoride. Yanında da 12 sayı 10 ribaundu var. Yeterince beslenemediğini görüyoruz Deron Williams olmadığı için. Takım halinde 4/17 üçlük atmaları da onları kötü etkilemiş ve maçı kaybetmişler.

Derrick Rose All-Star’dan önceki formunu hala koruyor. Bu gece de 16’da 8’le 22 sayı 6 asist 5 ribaundla oynayarak takımını maçta tutmayı başarmış fakat maçın bitimine bir dakika kala iki takım da basket atamayınca mücadeleyi evindeki Wizards kazanmış. Rose’un performansında eksi olarak 4 top kaybı gösterilebilir.
Chicago’ya yeni eklenen isimlerin ise beklenileni karşıladıkları söylenilebilir. Flip Murray 10’da 6’yla 16 sayı, Warrick 9’da 5 12 sayı 5 ribaund 2 blok.

Günün X-faktörleri:
Clippers'ın çiçeği burnunda oyuncuları Gooden ile Outlaw ilk kez kırmızı beyazlı formayı giydiler ve bench'ten 10'ar sayıyla katkı vererek Clippers'ın kazanmasına katkıda bulunmuşlar. Sadece ikisi zaten Bobcats bench'inden fazla skor üretmiş (20-18)

Takımı baltalayanlar:
New York Knicks, takım olarak dökülmüş Bucks maçında. Sadece %33.8’de kalmışlar şut yüzdesinde, buna 24’te 5’le attıkları üçlükler de dahil. İlk beşten yüzde 50’yi şut isabeti oranını tutturan tek isim David Lee’nin 12 sayı 13 ribaundu var. T-mac 14’te 5’le 15 sayı üretebilmiş. Ayrıca ikinci yarıda bölüm bölüm sektiği de görülmüş McGrady’nin ve maçı tamamlayamamış. 67 sayı, bu sezon ulaştıkları en düşük rakam.

Brad Miller 25 dakikadan fazla süre alamamış ama bu sürede sadece 7’de 1’le 2 sayı 6 ribaund 2 asistlik oyun sergileyebilmiş. Ayrıca Noah bu maça da kenardan gelerek çok az süre oynamış fakat ileriki günlerde tamamen iyileşip ilk beşteki yerine geri dönecektir.

Tarihin en kötüsü:
Stephen Jackson tarihin en kötüsü olmayı beceremese de, çok yaklaşmış. 16'da 1 isabet bulmuş sadece. 6 ribaund, 5 asist ve 4 top çalması var belki ama 5 de top kaybetmiş ve 7 sayıda kalmış. Çok büyük ihtimalle kendisini Rasual Butler savunmuştur, onu da buradan kutluyorum.

Bizimkiler:
Ersan bu gece Charlotte maçının aksine 22 dakika sahada kalmış. Bu sürede 8’de 5 ile 10 sayı üretip 6 da ribaund toplamış.

Mehmet zannedersem 2 maç kaçırdığı için Sloan tarafından az süre verilmiş kendisine. 14 dakikada 6 sayı, 3 ribaund, 2 asisti var.

Deniz Kılıçlı Neler Yapıyor?

Bu sezon başında West Virginia Üniversitesi'ne gitmişti Deniz Kılıçlı. Ancak ülkemizde Pertevniyal'de oynadığı sürede, yanılmıyorsam takımda bir Amerikalı da olduğu için NCAA tarafından takımı "profesyonel" olarak adledilmişti ve bu nedenle Deniz 20 maç oynamama cezası almıştı. 2 hafta kadar evvel cezasını dolduran Deniz, takımıyla maçlara çıkmaya başladı. Esasında sağlak olmasına rağmen, sol eliyle attığı hook'lar dikkat çekiyor. Buyrun aşağıda Deniz'in 4 maçta yaptıkları var:

Enes Kanter de onun gibi ceza aldıktan sonra NCAA'de forma giymeye başlayacak çok büyük ihtimalle.

Pittsburgh maçı:

Link

Villanova maçı:

Link

Providence maçı:

Link

Seton Hall maçı:

Link

21 Şubat'tan Notlar

Geç olsun güç olmasın. Yazalım arşivde bulunsun.

Günün hayvan performansları:
Billups-Anthony ikilisi 26’da 14’le oynayarak Celtics'i yıktı. Toplamda 15 asist 8 ribaundları var. Rakamların çoğu neredeyse aynı, Carmelo’nun 23, Billups’ın 26 sayısı var. Kenar katkısı ise 16’da 6 isabetle olsa da 19 sayıyla JR Smith’ten geldi Denver’a. Özellikle son çeyrekte attığı 4 üçlükle Celtics'in Denver’ı yakalamasını imkansız kıldı. İki takımın da yüzdeli şut attığı maçı Denver 105-114 kazandı. Denver ilk çeyrekten, bu ikili sayesinde farkı açmıştı: 37-19. Bu rakam Boston'un bu sezon yediği en yüksek skordu bir çeyrekte.

Rip Hamilton 19’da 9’la 27 sayı 5 ribaund 3 asistle öne çıkmış Spurs-Pistons maçında. Ayrıca Stuckey’nin 20 sayı 6 asistlik performansını da görmezden gelmemek lazım. Maçın bitimine daha üç dakikadan fazla varken San Antonio ilginç bir şekilde Hack-a-Ben uygulayarak Wallace’ın serbest atış çizgisine gitmesini sağlayınca Wallace oyundan çıkmak zorunda kalmış. Spurs maçı uzatmaya götürmeyi başarsa da maçı 101-109 kaybetmiş. Spurs playoff'larda Lakers veya Mavs ile eşleşirse tur atlaması mucize gibi duruyor. Hatta onları geçtim, herhangi bir başka takıma karşı bile çok zorlanacaklar sanki...

Magic'te dikkat çeken hiç kimse yok ama ilk yarıda Howard ve Nelson sayesinde öne geçen Magic, son çeyrekte Howard'ı beslemeyi unutunca, sahneye Carter ve yine Nelson çıktılar. İkisi de takımın kilitlendiği anlarda sahneye çıkarak çok zor pozisyonlarda skor üretti Carter. 11 sayısının 8'i son çeyrekte geldi. Magic'in onu niye aldığını gösterdi adeta. Nelson da bitirici vuruşu perdeleri kullanarak bulduğu dış atışlarla yaptı ve Magic maçı kazandı. Howard 22 sayı, 16 ribaund, 4 blok yaptı. Carter 11 sayı 3 asist, Nelson ise 18 sayı, 5 asist ile oynadı.

Durant aynen devam. 28 maçtır 25 ve üstü atıyor. Sezon sonuna kadar sürdürse de abes bir rekora imza atsa. Gerçi Wilt'in kesinlikle daha yüksektir rekoru ama onu saymıyorum ben... Her neyse 32 sayı üretmiş Durant. 6 ribaund, 2 asist, 1 top çalma ve 2 de bloğu var.

Son zamanlarda azan ve bir önceki maçta triple-double'ı ucundan kaçıran Westbrook bu sefer yapabilmiş: 22 sayı, 10 ribaund, 14 asist ile. Durant'in en büyük yardımcısı konumunda Thunder'da. Yazın üçlük çalışması gerektiğini bir kez daha hatırlatayım kendisine buradan.

Darren Collison yine 26 sayı, 9 asist, 4 top çalma ile takımını sürüklemiş. West de 27 sayı, 9 ribaund, 4 asist ile ona eşlik etmiş ve Rockets'ı yenmeyi başarmışlar. Şu ana kadar kopmaları lazımdı ama bu iki isim sağolsun, hala playoff yarışının içindeler.

Carlos Boozer 22 sayı, 23 ribaund, 1 blok ile oynamış Blazers'a karşı. Ribaund sayısı kariyer rekoru. Son saniyede hücum ribaundunu alarak Camby'nin üzerinden çok zor bir atışı sayıya çeviren ve maçı uzatmaya götüren de Boozer olmuş. 25 sayıdan geri gelip kazanmışlar, Blazers neye uğradığını şaşırmış, son çeyrekte sadece 10 sayı atabilmişler. Bu maçın Blazers açısından şöyle bir önemi vardı. Kazansalardı 2003'ten beri batıdaki her takımı yendikleri ilk sezon olacaktı bu. Ama Jazz onları süpürmüş oldu. Camby'nin 18 ribaund, 2 top çalma ve 4 bloğuna yazık olmuş.

Gecenin sürprizinde, Stephen Curry Oakland'daki maçta Hawks'u yenmesini sağlamış takımının. 18'de 13 isabetle bulduğu 32 sayı, aldığı 9 ribaund ve yaptığı da 3 asist var. 21'de 10 ile 26 sayı üreten Monta da ona yardımcı olmuş. Kenardan gelip 15 sayı, 6 asist, 2 top çalmaya izma atan Watson'ı da unutmayalım.

Boşa kürek çekenler:
Elbette LeBron James burda ama %100 hakederek değil. Neden? Çünkü son çeyreğe kadar harika oynayan James, iş ciddiye binince, son 12 dakikada sadece 2 şut denedi (10 saniye kala attığı anlamsız turnikeyi saymıyorum) ve bunlarda isabet bulamadı. Yani ağırlığını koyamadı oyuna. Öte yandan 10'da 9 ile oynayıp 20 sayı üreten ve Howard'a pek çok pozisyonda üstünlük sağlayan Shaq'in çabalarına yazık oldu. Antawn Jamison da 12'de 0'ın ardından, bildiğimiz skorer kimliğine bürünüp 19 sayı attı.

Boston’ın All-Star’dan sonra açılan ismi Ray Allen bu maçta da takımının sezon ortalarında aradığı performanslarından birini sergiledi. Boston'un ikinci çeyrekteki geri dönmeye çalıştığı dönemde transition sırasında bulduğu isabetli şutlarıyla hayat verdi takımına. 14’te 9’la 25 sayı gönderdi Denver potalarına, 5 ribaundu 4 de asisti var. Boston ilk beşi Pierce harici çift sayılara ulaştı maçta. Garnett ve Rondo 15, Perkins 14 sayıyla tamamladılar maçı.

Takımı baltalayanlar:
Joey Crawford... Yanılmıyorsam ilk yarıda oldu. Celtics 4'e 2 hızlı hücuma çıkarken George Karl'a teknik faul çaldı ve Celtics'i muhtemelen bulacakları 2 sayıdan etti. Doc Rivers çıldırdı hatta. Maçın sonucuna etkisi yok ama ilginç bir pozisyondu.

Paul Pierce 2/10 isabetle sadece 5 sayıda kaldı, 3 ribaund 2 asist 2 top kaybı vardı. Alışık olmadığımız şekilde 4 blok yaptı rakibin dış şutlarında. Doc Rivers sakatlıklarının kötü şut performansının sebebi olabileceğinden bahsetmiş ki serbest atışlarında baş parmağının onu ne kadar etkilediği gözüküyordu. Birkaç maç dinlendirebilirlermiş Pierce’i. Yaşlılık bir takımı ancak bu kadar etkileyebilir herhalde.

Mo Williams 9'da 1 atarak LeBron'a dün gece hiç yardımcı olamadı. Belki 5 asisti var ve top kaybı yapmadı ama kritik şutlarda Nelson isabetleri bulurken, Mo Williams kaybolup gitti, tıpkı geçen sezon playoff'larda olduğu gibi.

Jazz'in şutör oyuncuları CJ Miles ve Korver toplamda 16'da 3 isabetle oynamışlar. Ancak yukarıda yazdığım Boozer'ın hayvanlığı Portland'a fazla gelmiş. Bu arada ikisinin de bulduğu üçlükler çok kritik anlarda geldiği için, dün geceki performansları affedilebilir.

Nets aynen devam:
İlk çeyrekte 36-20 öne geçmişlerdi hatta Brook Lopez 17 sayı atmıştı sanırım ama sonra bir yolunu bulup yenilmişler Grizzlies'e. Gay 29 sayı ile maçın dönmesinde etkili olmuş herhalde. Saymaya devam, 5-51 oldular. Rekoru kırmaları kolay değil ama kesinlikle olasılık dahilinde...

Günün X-faktörü:
Ben Gordon 5 maç sonra yeniden çift haneli skor üretmiş: 21. Yanında 5 de asist yapmış ve Spurs'e karşı maçı kazanmalarını sağlamış.

22 Şubat 2010 Pazartesi

22 Şubat Programı

23 Şubat Salı 02:00 / Chicago Bulls - Washington Wizards
23 Şubat Salı 02:30 / Milwaukee Bucks - New York Knicks
23 Şubat Salı 03:30 (NBA TV) / Indiana Pacers - Dallas Mavericks
23 Şubat Salı 04:00 / Atlanta Hawks - Utah Jazz
23 Şubat Salı 05:30 / Charlotte Bobcats - Los Angeles Clippers

Artık Knicks'i izlemek için bir nedenimiz var: T-Mac. Bana sezon sonunu zor getirecekmiş gibi göründü ilk maçında. Umarım yanılırım da sezon sonuna kadar izleriz kendisini. Ersan'ın da kaç dakika alacağı hiç belli olmuyor, kısa ilk 5'le oynayan Charlotte'a karşı şans vermemişti Skiles ona, bu sefer de Knicks'e karşılar, yine aynı tarife olabilir... Playoff yarışında gibi gözüküyorlar ama Charlotte'u geçmeleri çok büyük sürpriz olur bence.

Günün en güzel maçı Hawks - Jazz bence. Daha dün Blazers'a karşı 25 civarı sayıdan geri gelip kazanmıştı Jazz. Memo yokken, Boozer coşmuştu. Biraz yorgunlardır muhtemelen ama 4 maçlık deplasman turnesini firesiz geçtikten sonra evlerine dönüyorlar, seyirci desteği ve içeride Boozer'ın formuyla üstünlük kurmalarını bekliyorum. Ama Hawks da 17 senedir, Utah'ta kazanamıyormuş, bu seriye son vermenin peşinde olacaklar. Güzel bir maç olacak.

Nothing Easy !!!


Link

Gençlik ateşi ve enerjileriyle 2008 playoff'larında Celtics'e çok büyük problem teşkil eden Hawks, 3-2 yenik durumdayken evindeki 6. maçı kazanıyor. Maç sonrası Zaza'yla yapılan röportajda, Gürcü oyuncu bir gaza geliyor, pir gaza geliyor...

LeBron Çok Abartılıyor

Sports Illustrated, 173 NBA oyuncusu arasında anket yapmış. "Size göre en çok abartılan / insanların gözünde büyüttüğü oyuncu hangisi?" diye sormuşlar. Sonuçlar şu şekilde çıkmış:

Tracy McGrady 9%
Danny Granger 4%
LeBron James 3%
LaMarcus Aldridge 3%
Andre Iguodala 3%
Shaquille O'Neal %3
Davis West %3
Gilbert Arenas %3


Ayrıca Kevin Garnett, Paul Pierce, Dwyane Wade ve Gerald Wallace da en az 2'şer oy almışlar. Knicks'in forveti Al Harrington da tek oy almış.

Arenas'ın nasıl %3'te kaldığını çok merak ediyorum. Daha önce de defalarca kez belirtmiştim, kendisini sevsem de insanların genel olarak fazlasıyla abartılı şekilde övdüğü bir oyuncu bence. Hele bir de bu silah olaylarından sonra hakikaten %3'ü geçmemesi bana göre büyük sürpriz.

LeBron'un abartıldığını, insanların onu gözünde büyüttüğünü düşünen ve ona oy kullanan 5 NBA oyuncusuna da selam ediyorum buradan. Mesela Deshawn Stevenson'ın LeBron'a oy verdiği kesin. Zaten bu yönde açıklamalar yapmıştı geçmişte. Ancak LeBron'un 2007'de finalde çıkardığı takıma bir daha bakmalarını öneriyorum. Abartılmakmış... Her genel menajer onu kadrosuna katmak ister, takımın 1 numaralı oyuncusu olarak. Aynı şekilde Wade'in de bu listede adının geçmesi komik bana kalırsa. Belki bu iki oyuncu da hakemlerden biraz yardım gördükleri için oy almış olabilirler.

Listenin 1 numarasındaki T-Mac'i de zaten üst seviyede gören kaç kişi vardır ki abartılıyor olsun?

Oha George Karl

Dün Celtics'i yendikleri maçın son anlarından bu kare. Birisi ona ulusal kanalda, canlı yayında olduğunu hatırlatsaymış keşke. Baya baya 3-4 saniye uğraştı...

21 Şubat 2010 Pazar

21 Şubat Programı

21 Şubat Pazar 20:00 (banttan NTV Spor 01:45) / Cleveland Cavaliers - Orlando Magic
21 Şubat Pazar 22:30 / Boston Celtics - Denver Nuggets
22 Şubat Pazartesi 01:00 / Memphis Grizzlies - New Jersey Nets
22 Şubat Pazartesi 01:00 / San Antonio Spurs - Detroit Pistons
22 Şubat Pazartesi 02:00 / Oklahoma City Thunder - Minnesota Timberwolves
22 Şubat Pazartesi 02:00 (NBA TV) / Houston Rockets - New Orleans Hornets
22 Şubat Pazartesi 03:00 / Sacramento Kings - Phoenix Suns
22 Şubat Pazartesi 03:00 / Atlanta Hawks - Golden State Warriors
22 Şubat Pazartesi 05:30 (NBA TV) / Utah Jazz - Portland Trail Blazers

Maalesef Cavs-Magic maçı 6 saat gecikmeli olarak banttan yayınlanacak NTV Spor'dan ve bu yüzden League Pass'ten de izleyemedik. Dandik kalitede başka yerlerden izlemek zorunda kaldık. Bence 6 saat sonra banttan verilecekse hiç verilmesin daha iyi. Hani 11'de falan yayınlansa neyse de... Hem 6 saat gecikmeli olduğu için sonucu bilindiğinden, hem de gece geç saatte olduğundan eminim maçı izleyecek kişi sayısı da aşırı düşük oluyordur bu durumda. Konu böyle büyük maçlar olunca insan üzülüyor, normal bir maç olsa bu kadar dokunmaz.

20 Şubat'tan Notlar

Günün X-Faktörü:
Antoine Wright, Bosh'un oynamadığı maçta, Wizards'a karşı kenardan gelerek 3'te 3 üçlük ve toplamda 10'da 7 isabetle 19 sayı üertmiş. Yanında 4 ribaundu, 2 asisti ve 2 top çalması var. Bir başka iyi oynayan isim ise Jack olmuş 23 sayı, 8 ribaund ile. Bosh'un yokluğunda ribaundlarda ezilmemişler Wizards'ın genç uzunlarına.

Günün hayvan performansları:
Russell Westbrook triple-double'ın kıyısından geçti dün gece. Kısa-orta mesafe şutlarında müthiş isabet sağladı. Toplamda 13/23 isabet ile 31 sayı üretip, 9 ribaund aldı ve 10 da asist yaptı. Son zamanlarda üçlük atamadığını anlayıp, denememesi onun adına çok büyük bir artı. Önümüzdeki yaz çalışıp bu özelliğini geliştirmeli.

Thunder'a bir diğer maçı kazandıran isim tabii ki Durant'ti. 27 maçtır 25 ve üstünde atıyor, daha 6 veya 7. maçında saymaya başlamıştım. Hala devam ediyor. Bu 27 maçın 21'inde 30'un üzerine çıktığını da eklemem gerek... Umarım aynen sürdürür bu performansını. Bu maçta kaç attığını söylemeyi unuttum arada: 36 sayı. Gerçi 25'te 10 gibi orta karar bir yüzdeyle ama 15'te 10 serbest atışı var. Ayrıca 5 ribaund alıp, 3 asist yaptı. Aldığı serbest atışların birçoğunda kolunu öne uzatan defansa karşı cinlik yaparak şuta kalktı ve kolunu defansın koluna takarak faul aldı. Herhalde 3 kere bunu yapmıştır maçta. Tabii maçı uzatmaya götüren üçlüğü de attığını unutmayalım. Durant'in yanında Green'e eklemek lazım, 16 sayı 11 ribaund çok da anormal istatistikler değil. Ama skoru beraberliğe getiren çok kritik ve çok zor bir üçlük attığını, uzatmada da aynı şekilde maç Knicks'in lehine kopmak üzereyken yine bir üçlükle Thunder'ı skora ortak ettiğini hatırlatmalıyım.

Jason Kidd. Adam geldi 50 küsur yaşına, hala neler yapıyor. Maçı tek başına çeviren isimdi Mavs adına. Wade'siz Miami'nin zaten Mavs'e karşı 100'ü geçmesi imkansıza yakındı, rakibi 90'ın altında tutarak kazanmaya çalıştılar. Bol bol alan savunması yaptılar ve Mavs 3/16 üçlük isabeti bulmasına rağmen maçı Kidd sayesinde kazanmayı başardı. Örneğin, bu 3 isabeti bulan isim de Kidd'di. Aynı zamanda yaptığı 11 asist ve ayarladığı tempo ile Nowitzki ile Butler'ı beslediğini, bunun yanında 3 de top çaldığını söyleyeyim. Heat'te Haywood'a karşı 18-13 Jermaine ile döndüğü ikinci maçta da "Ben bu takımda oynarım." diyen (11 sayı 8 asist) Chalmers dikkat çekti. Tabii 22 sayı bulan Cook da var...

Bogut'un 18 asyı, 13 ribaund, 4 asist ve 5 bloğu varmış Bobcats'e karşı. Tabii karşısında gerçek bir pivot olmamasının, Mohammed'in artık yeterince dakika almamasının da katkısı var bu performansta ama sonuçta takımına kazandırmış maçı.

Danny Granger 17'de 12 saha içi, 9'da 8 serbest atış isabeti ile 36 sayı göndermiş Rockets potasına. 7 ribaundu, 4 asisti, 1 bloğu ve 3 de çaldığı top var. Maçı takımına kazandıran isim olmuş. 25 sayı, 11 ribaund, 4 asist ile takımını sürükleyen Scola'nın çabaları yetmemiş.

Clippers'da Baron Davis'in yokluğunda 3 oyuncu coşmuş. Blake 11 sayı, 12 asist yapmış, Eric gordon 30 sayı ve 6 asist ile oynamış, son olarak da Kaman'ın 22 sayısı, 16 ribaundu, 2 de bloğu var. %50 ile üçlük atmışlar takım halinde, rakipten 5 fazla hücum ribaundu almışlar. Kötü gidişe son verip genç Sacramento'yu yenmişler.

Boşa kürek çekenler:
Flip Murray'nin de gitmesinden sonra, Stephen Jackson'a çok daha fazla yük binecek Bobcats'in tek şutör guard'ı olarak. O da bu sorumluluğun altından kalkabileceğini 2 maçtır gösteriyor. Cavs'e karşı 29 atarak maçı kazandırmıştı, bu sefer de 35 sayı bulmuş, 5 ribaund ve 5 de asist yapmış. 14/25 gibi harika bir isabet oranıyla hem de. Tyrus Thomas da Larry Brown ile anlaşabilirse neler yapabileceğini gösteriyor Bobcats'de. 12 sayı, 11 ribaund ve 4 blok ile yine müthiş bir enerji sağlamış kenardan gelerek.

T-Mac 17'de 10 ile 26 sayı attı, 4 ribaund alıp 5 de asist yaptı. Hakkında ufak bir yazı yazmıştım zaten şurada.

David Lee 30 sayı, 10 ribaund, 6 asist ile oynayarak Knicks'i oyunda tutan isimlerin başında geliyordu. Ancak beni asıl şaşırtan şey koyduğu 3 blok oldu. Onun yanında House'un 8/14 isabetle bulduğu 24 sayı da çok önemliydi. Kritik yerlerde Knicks'in öne geçmesini sağladı ancak yukarıda yazdığım Thunder oyuncuları maçı kazanmayı başardılar.

Topun kıymeti:
Bulls sadece 3 top kaybettiği karşılaşmada rakibi Philly'i 122-90 mağlup etmiş. Bu 3 top kaybı, tarihteki en iyilerden biri. Rekor 2 ama takım halinde 3 top kaybı da son derece nadiren gördüğümüz bir rakam. Tabii 76'ers'ın takım halinde %38 ile oynadığını da unutmayalım, yaptıkları 15 top kaybıyla da, rakiplerinden 12 kere az hücum edince ortaya böyle bir fark çıkmış. Dikkat çeken istatistikler yok maçta, nitekim maç erken kopmuş.

Takımı baltalayanlar:
Bu sezon Harden ve Ginobili'den sonra daha dün 0/12 atan Jamison'ı örnek alan Terry, harika bir performans izletti bizlere, 10'da 0 şut atarak. 4 etti bu sezon 10 ve üzerinde şut kullanıp isabet bulamayan oyuncu sayısı...

Kevin Martin Rockets formasıyla çıktığı ilk maçında 16'da 3 isabet bularak mağlup olmalarına neden olmuş. 6 ribaundu, 5 asisti ve 3 de top çalması var ama 16'da 3 hepsinin önüne geçiyor. 14 sayıda kalmış.

Bizimkiler:
Hidayet, Bosh'un sakat olduğu karşılaşmada Raptors'ın maçı kazanmasındaki en önemli nedenlerden biri olmuş. 7/14 isabetle 16 sayı, 6 ribaund ve 5 asist. Ayrıca maçta dizine darbe alan Hedo, kısa bir süreliğine çıktıktan sonra maça devam etmiş.

Ersan ise son maçtaki harika oyununa rağmen, bu sefer sadece 8 dakika alabilmiş. Kısa bir takımla oynayan Bobcats'e karşı, Mbah a Moute'ye 40 dakika vermiş koç Skiles. Ersan 2'de 0 şut isabetiyle 0 sayı ve 2 ribaund ile bitirmiş maçı.

T-Mac vs. Thunder


Link

Madem ufak birşeyler yazdım T-Mac ile ilgili. Dünkü maçı izleyemeyip de T-Mac'in son halini merak edenlere şöyle bir özet vereyim.

Bu arada maçtan önceki konuşmasında Houston Rockets'ın adını ağzına almamış T-Mac. Her konusu geçtiğinde sadece "eski oynadığım kulüp" demiş. Yani Rockets'ın ona karşı olan tutumu, T-Mac'in kalbini kırmış anlayacağınız.

T-Mac Geri Döndü

Dün gece maçın ilk yarısını tamamen, ikinci yarıyı da Heat-Mavs ile aynı anda izledim. T-Mac ilk yarıdaki 24 dakikanın yaklaşık 18'inde oynayarak 19 sayı üretti ve 3 asist yaptı. Belki eski T-Mac'in yarısı kadar zıplayabiliyor, belki ayakları yarı yarıya yavaşlamış durumda ama yine de skorer kimliğiyle ön plana çıktı. Defanstaki boşlukları çok iyi görererek bu noktalara penetre etti. Hele bir de Thunder onu devamlı kısa oyuncularla kontrol ettiği için, post-up yapma ve ikili sıkıştırma çekme şansı buldu. Üstüne şutları da girince, yukarıda belirttiğim gibi 19 sayıyla harika bir yarı geçirmiş oldu. Harrington'a yaptığı asist çok güzeldi.

Ben onun bu kadar oynamasına şaşırdım ve aynı zamanda doğru bulmadım. 1 yıldır maça çıkmamış (Rockets ile 7'şer dakikadan 5 maça çıktı 2 ay önce) bir oyuncuyu bu kadar oynatmanın anlamı yok bana göre. Nitekim ikinci yarıda çok daha durgundu ve daha az süre aldı. Oynadığı zaman da ilk yarıdaki oyunundan uzaktı. Kenarda ameliyatlı sol dizini ovarken görüntüye geldi birkaç kere. Hatta uzatmalarda da görev almamasının sebebi muhtemelen dizindeki ağrılardı.

Durant ve Green maçı Thunder'a kazandırdılar uzatmada 121-118 ile. T-Mac toplamda 17'de 10 isabetle 26 sayı buldu, 4 ribaund çekti ve 5 asist yaptı. Dizindeki ağrılar umarım sadece uzun süredir oynamamaktan, hamlıktan kaynaklanan ağrılardır. Sezon sonuna kadar bu şekilde görev alabilirse eminim çoğu basketbol sever memnun kalacaktır.

Bu arada 6 senedir Houston ile o kadar görmeye alışmışım, özdeşleştirmişim ki, dünkü istatistiklerine bakıp yazmak için Rockets-Pacers maçını açtım.

Yağlı Parmak


Link

Yanlışlıkla top elinden kayıyor Morningstar'ın ama yine de Chuck Hayes'ı hatırlattı bana. Onu da başka bir gün paylaşırım.

20 Şubat Programı

21 Şubat Pazar 02:00 / Washington Wizards - Toronto Raptors
21 Şubat Pazar 02:30 (NBA TV) / Oklahoma City Thunder - New York Knicks
21 Şubat Pazar 03:00 / Philadelphia 76'ers - Chicago Bulls
21 Şubat Pazar 03:30 / Indiana Pacers - Houston Rockets
21 Şubat Pazar 03:30 / Charlotte Bobcats - Milwaukee Bucks
21 Şubat Pazar 03:30 (NTV) / Miami Heat - Dallas Mavericks
21 Şubat Pazar 05:30 (NBA TV) / Sacramento Kings - Los Angeles Clippers

T-Mac ilk 5'te başlayacak. Son halini görmek için ekran başına geçmek lazım. Grover inatla "Onu sahaya sürün, hazır." dese de Rockets'da çıktığı maçlarda çok ağır ve hantal gözükmüştü. Tabii karşılarında Thunder'ın olması da ayrı bir neden izlemek için bu maçı.
Heat'te Wade'in olmaması nedeniyle maalesef sönük bir maç var NTV'de. Dün Heat bir sürpriz yapmış olsa da Grizzlies'e karşı, bugün Mavs onları rahat geçmeli.
NBA TV'deki diğer maçta ise Evans-Garcia-Casspi-Landry-Thompson gibi genç, enerjik bir 5'i izlemek de benim açımdan son derece çekici. Deplasmanda olmalarına rağmen kötü giden (6 maçtır kaybeden) Clippers'a karşı şansları var, yenebilirler.