BIY AD

22 Şubat 2011 Salı

Şimdi Sıra Murphy'de...

2010-2011 takas sezonu, artık bitse de kurtulsak dedirtti. Bir haberin postunu yazmaya başlarken, habere konu olan isim başka bir kaynak tarafından başka bir takıma yollanıyor. Melo takası nihayet sonuçlandı, şimdi sıra Murphy'de. Yahoo yazarlarından Mark Spears, Portland ve New Jersey'in takas görüşmelerine başladığını yazdı. Söz konusu takas gerçekleşirse Andre Miller ve Joel Przybilla'ya karşılık Devin Harris ve Troy Murphy takım değiştirecek...

Nets'in takası isteme amacı belli, Harris'in uzun süreli kontratından kurtulup geçen sene gerçekleştiremedikleri yeniden yapılanmayı bir kez daha denemek. Yanında sene başından beri hiç kullanmadıkları Murphy'yi de verecekler ve karşılığında iki tane biten kontrat alacaklar (Andre Miller'ın önümüzdeki yıl için sözleşme yenileme opsiyonu takıma ait). Ligde bulundukları pozisyon itibariyle playoff umutlarından söz etmek zaten mümkün değil. Bu sebeple gelmesi muhtemel isimlerin takıma ne katacağından bahsetmek bilmiyorum gerekli mi. Belki Harris'in egoizminden sonra Miller'ın yönetiminde Outlaw, Vujacic, Morrow gibi şutörler biraz daha kendilerini gösterirler falan... Ama pek de mühim gelişmeler olmaz bunlar Nets adına. Çünkü dediğim gibi amaç farklı. Bakarsınız takasın gerçekleşmesi halinde uyum süreci falan derken biraz daha bocalayıp lotaryada şanslarını arttırabilirler, ki bu durum daha çok işlerine gelir.

Portland cephesinden konuyu ele alacak olursak, onların bu sene için de hatrı sayılır bir hedefi var. Bu hedef Roy'un sakatlandığı ilk günlerde playoff kovalamaktı belki ama Aldridge'in gösterdiği performansın ardından playofflarda ilk turu geçip konferans yarı finali oynamak pek de hayal gibi görünmüyor kendileri için. Bu sebeptendir ki Przybilla yerine takıma hiç vakit kaybetmeden, doğrudan katkı verebilecek bir Murphy'yi düşünüyorlar. Przybilla pota altı savunmasında kabul edilebilir bir silah. Ama takımın savunma ağırlıklı karakterinde ne kadar büyük bir parça diye sorgularsak elbette çok önemli bir yer teşkil etmeyecektir. Kaldı ki Portland'ın esas sorunu savunmadan ziyade hücumda. Düşük tempoları nedeniyle zaten rakibi belli bir sayı limitinin altında tutuyorlar. Bu bağlamda Przybilla'nın gitmesiyle takımın kaybedeceği savunma direncine bakıyorum, sonra Murphy'nin gelmesi halinde hücuma katacaklarına, pek de mukayese edilir gibi durmuyor. Portland'ın mevcut rotasyonundaki uzunların hepsi orta mesafe şutu olan oyuncular ama Murphy menzili biraz daha genişletecektir. Bu da Aldridge'e oynaması için daha geniş bir alan bırakacaktır hücumda, ki bahsettiğimiz isim bire bir hücumu son aylarda ligin en iyi uzunu belki de.

Miller'ın ardından Harris'in gelmesi durumunda ise bazı tereddütlerim olur guard pozisyonunda. Aşağıda değineceğim sebeplerine... Miller belki, özellikle hücumda, sınırlı bir oyuncu ve takımı getirebileceği maksimum seviye belli. Ama çok tecrübeli ve basketbolu kesinlikle iyi biliyor. Tempoyu ayarlayabilen, takım arkadaşlarına pozisyon hazırlayabilen bir isim ve bu özellikleriyle bu yıl egoizmini törpülemiş de olsa Harris'in önünde. Harris ise oldukça iyi bir hücum silahı. Örneğin takımı fastbreake çıkarır, bire birde skor üretebilme becerisi vardır, patlayıcı özelliği, penetre kabiliyeti vardır. Gelelim endişemin kaynağına. Harris'in yukarıda saydığım özellikleri vardır olmasına ama bu özelliklerini sergileyebildiği takımları referans olarak almak ne kadar sağlıklı onu bilemiyorum. Yedek guard olarak Mavericks'te ve ardından Nets gibi hiçbir iddiası olmayan takımlarda görev almış olması duruma karamsar bakmama yol açıyor.

Knicks'in Pakedi

Amare - Gençler skorbordda şimdi yazdı Carmelo'ya karşılık dördünüzü Denver'a paketlemişler.
Diğerleri - Oh shit!

Ve Melo Nihayet Knicks'te

Aylardır konuşulan takas sonunda gerçekleşti ve Carmelo Anthony New York Knicks'in yolunu tuttu.

Knikcs Melo'nun yanı sıra Chauncey Billups, Anthony Carter, Shelden Williams ve Renaldo Balkman'ı kadrosuna kattı. Nuggets ise bu oyuncuların karşılığında Wilson Chandler, Danilo Gallinari, Raymond Felton, Timofey Mozgov, Knicks'in 2014 draftı birinci tur hakkı, Warriors'ın 2012 ve 2013 ikinci tur draft hakları, 3 milyon$ para aldı.

Yine aynı takas bünyesinde Anthony Randolph ve Ed Curry Timberwolves, Corey Brewer ise Knicks'e geçti. Takasın detaylı analizini gün içerisinde yapacağız.

Bu Çanta Kimin?

Hep merak etmişimdir NBA oyuncuları deplasmana giderken nasıl bir çanta/bavul hazırlarlar diye. 1-2 ay kadar önce şansa denk geldim bu fotoğrafa. Peki bu çanta kimin sizce? Çanta 2006 yılında hazırlanmış, oyuncu da hala NBA'de oynuyor. Çok yararı olmayacaksa da, bir ipucu daha vereyim: O günkü takımıyla, şu anki takımı aynı değil oyuncunun. Ayrıca World of Warcraft'ta akıyormuş raid'lere...

21 Şubat 2011 Pazartesi

Michael Redd Dönüyor

Bir zamanların en iyi şutörlerinden olan Michael Redd 2008 yılında kariyerindeki düşüşe engel olamamıştı. Zamanında Ray Allen ile kıyaslanabilecek kadar iyi olan ve 2005-2008 yılları arasında çok iyi bir dönem geçirirken sakatlanan Redd iki yıldır geri dönüş çabalarında. Skor üretiminde tavan yaptığı bir dönemde dizindeki bağların kopması sonucu sezonu kapatan Redd'in o günden sonra eski performansını yakalamadığı gün gibi ortada. Fakat geçtiğimiz sezon sonrası beklentileri karşılayamayan Bucks için onun dönüp katkı verme ihtimali bir umut ışığı sayılabilir.

Geçtiğimiz sezon geri dönen Redd sadece 18 maç basketbol oynayabilmiş bir kez daha diz sakatlığına kurban gitmişti. 2 sezondur geri dönüşünü tam olarak gerçekleştiremeyen Redd bu sezon hiç formasını giymediği takımına dönmek için son hazırlıkları yapıyor. Ocak sonunda 'Amacım All-Star'dan sonra dönmek ve bu sezon 20-25 maç Bucks forması giymek.' diyen Redd'in takımla beraber bugün antrenmana çıkacağı gelen haberler arasında. Koç Skiles'ın ise antrenmanlardaki performansına göre Redd'i yakın zamanda takıma alabileceği konuşuluyor. Michael Redd iki sezon önce sakatlığından dolayı yalnızca 33 maçta forma giydi, geçtiğimiz sezon ise sadece 18 maçta oynayabildi. İki sezonda toplamda 51 maç eder ki, bu kaçırdığı maç sayısının 113 olduğu anlamına geliyor. Üstelik bu sezonu da tamamen boş geçirdi Redd.

Basketbola iki yıldır bu kadar uzak olan Redd'in performansının nasıl olacağını kestirmek güç ama iyimser olmak zor. Bir de işin duygusal boyutu var ki 18 milyonluk kontratı biterken dönüş yapması tesadüf gelmiyor açıkçası bana. Tabi ki artık bir sene içinde cebi bu kadar dolmayacak ama sergileyeceği olumlu performans ile iyi-kötü bir kontrat kapma derdine düşecek Redd. İki sezonluk geri dönüş macerası bakalım son bulacak mı onun adına?

Hafta Sonunda Ödül Kazananlar

Şunları da bir özet olarak koyayım. Artık bundan sonra normal NBA post'larına geri dönebiliriz.

All-Star MVP'si Kobe


Skills Challenge Şampiyonu Stephen Curry


Celebrity Game MVP'si Justin Bieber (Birşey derdim de neyse!)


Rookie Challenge MVP'si John Wall


Üçlük Yarışması Şampiyonu James Jones


Smaç Yarışması Şampiyonu Blake Griffin


Haier Shooting Stars Şampiyonu Atlanta Takımı (Al Horford, Coco Miller, Steve Smith)

The Black Mamba



Robert Rodriguez'in yönettiği, uzun süredir ortalıkta ismi geçen Nike reklam filmi. Sonunda çıktı. Gerçi birkaç gün oldu da All-Star'a girilirken falan karambole gitti. Kobe ile beraber Danny Trejo ve Bruce Willis de boy gösteriyor. Bu arada Bruce Willis'in rol alma hikayesi ilginç, bir yerlerde Rodriguez ile karşılaşıyorlar "Böyle bir proje var ona gidiyorum gel sen de istersen, rol almak ister misin?" diye soruyor Rodriguez, Bruce Willis de "Niye olmasın" diye karşılık veriyor ve sete gidip rolü kapıyor...

Helal Sana Çocuk

Cumartesi gecesi düzenlenen smaç yarışmanın etkisinden henüz kurtulamamışken, genç yıldızdan hayranlık yaratacak bir hareket daha geldi. Bildiğiniz gibi Griffin geçtiğimiz günlerde, liseden takım arkadaşı ve yakın dostu olan Wilson Holliway'i kansere kurban vermişti. Smaç yarışmasının ardından bir açıklama yapan Griffin, "Bu şampiyonluğu çok istedim ama asla kendim için değil, Holliway için istedim. Kazandığım bu ödülü ailesine vermeyi planlıyorum" dedi. Ayrıca arkadaşının vefatı üzerine yaptığı bir başka röportajı da buradan izleyebilirsiniz.

Lige basketbolcu kimliğiyle kattığı keyif zaten tartışılmaz. All-Star maçında, o kadar süper yıldızın arasında bile hiç azımsanmayacak bir kitle tarafından destek geldi kendisine. Ama görüyoruz ki gönülleri yalnızca parkede fethetmeyecek bu genç adam. Draft edildiği ilk günlerde kendisinin Duncan gibi bir profesyonel olduğu söyleniyordu. Basketbolseverler olarak Duncan'ın yavaş yavaş kariyerinin son demlerini yaşadığı gerçeğiyle yüzleşirken, bu söylentilerin doğru çıkmasıyla avutuyoruz kendimizi. Aldığı ödülle alakalı, yaşının çok ötesinde göstermiş olduğu olgunluğun da ağabeylerine ders olmasını temenni ediyoruz.

All-Star 2011'den Birkaç Kare

Uzunlamasına bir post olacak efendim...



























Gecenin Hareketleri - 20 Şubat (All-Star Gecesi)


Link

All-Star'a yakışır bir top 10 mu diye sorarsanız bence kesinlikle hayır. Zaten listeyi doldurmak için devre arası şovlarını kullanmış videoyu hazırlayanlar. Westbrook 9 numarada güzel bir smaç vuruyor. Zaten ligde bu adam kadar çabuk sıçrayan bir başkası var mı bilmiyorum. Roket gibi hakikaten. 7 numarada Williams-Griffin alley-oop'u var görmeye değer. Deron Williams için güzel bir deneyim olsa gerek. Bu şekilde uçanı kaçanı smaçlayabilen pek bir takım arkadaşı olmamıştı. Senelerdir Brewer'a Millsap'e alley-oop yaptırıyordu. Kobe'nin diğeri değil de 1 numarada yer alan smacı gayet iyi. Görmeye hasret kalmıştık kendisinden bu tarz hareketleri, güzel bir sürpriz oldu. LeBron'un tüm sahayı geçerek vurduğu smaç oldukça etkileyici. Ama ben en çok Bosh'ın tip smacını beğendim.

Sıra Bozulmadı, Batı Kazandı: 148-143

Doğu-Batı şeklinde sıralı gidiyoruz 2006'dan beri. Gelecek sene Doğu kazanacak yani o belli oldu. Gecenin en güzel, en hoş karesi buydu bence. Kısaca maça değinecek olursam; bana göre yine Cumartesi gecesi All-Star'ın önündeydi. Üstüne Wade'in Deron'ın ayağına basarak bileğini burkması da tuz biber oldu. Onun dışında Kobe sanki All-Star maçlarındaki sayı rekorunun peşindeydi. Aşırı fazla top kullandılar Durant ile birlikte. Mesela Kobe'nin 26'sı yanılmıyorsam tarihin en yüksek rakamı Rick Barry'den beri (Jordan'ın son All-Star'ını saymazsak tabii, onun herşeye hakkı vardı). Gerçi sonuçta Wilt'in 42 sayı rekorunu kıramadı Kobe ama 4. kere MVP olarak, bu daldaki rekoru Pettit ile paylaştı. Amacına ulaştı. 2006'ydı zannedersem, LeBron'u çok eleştirmiştik MVP olmak için kastı diye. Kobe ondan bile beterdi maşallah, üstelik en olgunlaştı dediğimiz dönemde... Doğu'da ise LeBron, özellikle Wade sakatlandıktan sonra direksiyona geçti ve maçtan düşen takımını yeniden maça ortak etti. Ancak yetmedi. O da Jordan'la beraber triple-double yapan tek oyuncu olarak yazdırdı adını tarihe. Zaten bana göre bu maçta kim kazanmış kim kaybetmiş, kim 20 asist yapmış, kim 50 sayı atmış önemi yok. Amaç eğlenmek iken, kasarak istatistik elde etmenin ne anlamı var ki? İnsanlar eğlensin yeter. Kobe için maçın anlamı farklıydı ama demek ki biraz. Duncan ve Durant'ın elinden kaptığı ribaund mesela dikkatleri çekti...

Bu arada Sager'ın Melo'yla yaptığı röportaj sırasında Kobe'nin araya girmesi çok hoştu bence. Yahu adam All-Star'a gelmiş, kafasından takasla ilgili söylentilere yer yok. Stres atmak, eğlenmek istiyor. Kenarda maç devam ederken, sen hala sıkıştırıyorsun bench'te adamı Nuggets-Nets-Knicks konusunda. Süper yaptın Kobe...

20 Şubat Programı (All-Star Maçı)

21 Şubat Pazartesi 03:00 (NTV Spor) / NBA All-Star Maçı (Doğu-Batı)

Klişe bir laf ile tanımlamamızı yapalım: Ana yemek. Main course'tan direk tercüme olsa da, nadir uyan direk tercümelerden biri. Aslında benim için (özellikle son yıllarda) ana yemek Cumartesi günü düzenlenen yarışmalar. Şov için fazlasıyla yumuşak ve savunmasız oynandığını düşünüyorum çünkü maçların artık. Biraz daha ciddiyet, çok değil az biraz rekabet içidne oynansın istiyorum. Durant "Savunma yapacağız" dese de maç saatinde göreceğiz bakalım.

20 Şubat 2011 Pazar

Shooting Stars Şampiyonu Atlanta


Link

San Antonio - Texas takımlarının bu yarışmadaki başarısına göğüs gerdi Atlanta. MVP olarak da Al Horford'ı seçiyorum. Çünkü normalde kendi yetenek yelpazesinin dışında kalan üçlüğü iki turda da çabucak attı. Üstüne üstlük orta sahadan iki seferde de yarışmayı bitiren kendisi olsun. Bir oyuncu takımına bu kadar katkı verebilir, bir maçı bu kadar etkileyebilir! Tabii bütün bunlar bile San Antonio'nun rekorunu kırmalarına yetmedi. 2050 senesine geldiğimizde hala 25 saniyeyi kimse geçememişse şaşırmayacağım...


Link

Skills Challenge Şampiyonu Curry ve Garip Bir Ödül


Link

Favorim Chris Paul'u artık nasıl lanetlediysem, adam turnike kaçırdı. Koptum izlerken. Rose eğer son pası verdikten sonra gaza bassa bir ihtimal geçebilirdi Curry'i. Gerçi 1.6 saniye o kadar kısa bir mesafede kapanmaz muhtemelen ama şansı vardı en azından. Curry'nin paslarda zorlanacağını düşünüyordum o yüzden favorim değildi ancak çatır çatır attı valla pasları ve temsil ettiği öğrenciye 30.000 dolarlık burs hediye etti. Bu konuya da değinmek istiyorum, yayında Kaan Kural'ın da yaptığı gibi. Kazanan oyuncunun öğrencisine büyük bir burs verip diğerlerine ufak burslar vermek ne kadar saçma birşeydir ya? Loto oynamış gibi oluyor öğrenciler yani. Şansa kazanan ile eşleşmiş olan fıstık gibi bir burs kazanıyor yok eğer NBA oyuncusu kötü günündeyse ufak bursla yetiniyor. Niye ki? Onun yerine versinler her öğrenciye 30.000 dolar bursu. Yarışmayı birinci tamamlayan oyuncu dışında geri kalanlar öğrencilerine burs ödesinler. Hepsi milyonlarca dolar kazanıyor, pek çok yere bağışta bulunuyorlar. Burada 30.000 dolar ödemek de koymaz onlara. Hem en azından bir çekişme olur oyuncuların arasında. Örneğin Rose öyle lay lay lom çiçekler böcekler hayat ne güzel tadında takılmazdı son 5 saniyede herhalde.

Üçlük Kralı James Jones


Link

Videonun devamı aşağıda... En sevdiğim yarışma üçlük. Gerçek bir çekişme oluyor. Strese, kaçırdığı şutlardaki moral bozukluğuna yenik düşmeyen, rezalet bir gününde olmayan oyuncu genellikle kazanıyor. Şans faktörü oldukça az diyebilirim. Şampiyonluk için adayım Gibson ilk 3 atışta belli etti zaten rezalet bir gece geçireceğini. Ama en azından finale çıkar dediğim üç adaydan diğer ikisi Allen ve James Jones finale kaldılar. Diğeri ise yine Pierce'tı. Çoğu kişinin favorisi Dorell Wright, tam benim beklediğim gibi bir yarışma çıkardı. Bu adam Warriors'da o tempoda, ısındığı zaman tamam güzel atıyor ama gerçek bir şutör değil bence hala. Diğer oyuncuların hepsi çok daha yumuşak ve düzgün bileklere sahip bence. Final turuna dönecek olursak, Ray Allen bahsettiğim zaman kaybından ve yorgunluktan dolayı finalde istediği performansı gösteremedi. Pierce ise yine bir sürprize imza atacaktı az kalsın ama kötü bir başlangıç yapan James Jones sonradan toparladı ve kendisine izin vermedi. Sonuna kadar hakederek kazandı James Jones. Zaten bu yarışmanın tarihinde tek haksız şekilde kazanan Nowitzki'ydi herhalde. Süre dolduktan sonra attığı şutla finale kalabilmişti ancak. Bir de Jones konusunda ilginç bir detay vereyim, bu sezon attığı her üçlüğünde asist aldı takım arkadaşlarından. Ayrıca bu sezon denediği şutların da %85'i üçlük. Miami'de bulunma amacı sadece ve sadece boş üçlük atmak olan adam, alışık olduğu ve NBA'de yapabildiği tek işi yaptı yani anlayacağınız.


Link

Hoşgeldin Smaç Yarışması, Nerelerde Kalmıştın?


Link
İkinci bölüm için tık

Dün Çaylak maçı sonrası uyumadan dışarı çıkıp 14 saate yakın dolandım durdum. Gece yarışmaları izledikten sonra da haliyle bayılmışım. Ancak yazıyorum ondan. Efendim evet yıllar sonra insanları bayan smaç yarışmasından, heyecan veren versiyonuna geri dönmüş olduk. Her oyuncu, bugüne kadar görülmemiş birşeyler yaptı ve insanları heyecanlandırmayı başardılar. Gerçi burada İbaka'ya biraz sitemliyim. Yarışmanın sonunda da herkesin favorisi Griffin, SMS ve internet oylaması sonucu farklı bir şekilde kazandı.

Yukarıdaki videoda İbaka'nın ağzıyla oyuncağı alıp bastığı smaç hariç dün geceki bütün smaçlar var zannedersem. Onu da McGee'nin yarışma öncesi yayınladığı videoda görüp oradan çalmış olması hoş değildi bence. Ayıp etti. McGee de başka şeyler yapmak zorunda kaldı finalde. En başta şunu söyleyeyim, sanki ilk tur ikinci turdan daha güzeldi. DeRozan'ın potanın altından geçip tek eliyle çevirip vurduğu smaç çok estetikti mesela. McGee'nin çift potaya bastığı harikaydı. İyi ki gidip ikisine dümdüz basamadı bence çok daha az etkileyiciliğe sahip olurdu, alley-oop tat kattı. Ayrıca 'gerçek' smaçlar gördük bu sabaha karşı, o benim açımdan çok önemliydi. Mesela Griffin'in 360 smacı, gerçek bir 360'tı, öyle çakma değildi yani. Zıpladığı ayağını hiç açı değiştirmeden, dümdüz bastı, potaya dik açıyla. Bu tür smaçlarda hep güç alınan ayakların baştan yamuk basıldığına ve avantaj getirdiğine şahit oluyorduk. Bakın deneyin evde iki türlü de zıplayıp 360 derece dönmeyi, dediğim farkı anlayacaksınız... İnanılmaz farkediyor. İbaka'nın serbest atış çizgisinden bastığı da gerçekti mesela. Çizgiye bile basmadı adam. Ama geçmişte defalarca kez yapıldığı için biraz burun kıvırılıyor artık bu smaca. Griffin'in potanın yanından alarak vurduğu değirmen beni pek de etkilemedi. Kaan Kural yayında "Dwight'ınkini değirmenle yaptı" dedi ancak sanırım Dwight'ın topu nerden alıp getirdiğini unuttu o sırada. Griffin daha yerden yarım metre falan kalkmışken topu alıp, bir değirmen vurdu yani öyle inanılmaz birşey yoktu bana kalırsa. Keza aynı şekilde DeRozan da 'sözde' bir Iggy smacı vurdu potanın altından gelerek ama o da aslında topu potanın arkasından falan almadı, gayet panya ile aynı hizzada aldı... McGee'nin üç topla yaptığı smaç ağızları açık bırakmasa da güzeldi mesela. Burada Kaan Kural'ın dediğine katılmamak elde değil. McGee dümdüz smaçlar yapmak yerine, havada vakit gerektirecek ve insanları etkileyecek şeyler seçti. Zaten McGee uzun olduğu için, oralarda rahat rahat vakit geçirebiliyor, istese havada bir bardak su alıp, içtikten sonra yere inebilir.

Finalde ise Griffin'in panyalı dirsek smacı çok güzeldi ne de olsa en ünlü smaçlardan birine alley-oop kattı. Ama uzun bir oyuncu yapınca Majesteleri veya Carter kadar etkileyici olmadı sanki. Bu arada yaptığı açıklamaya göre 2000 senesinde Vince Carter'ı izlediği zaman gaza gelmiş Blake, 2.40'lık potasına bisikletinin üzerinden atlayarak smaç basmış. McGee'nin potanın altından geçerek sol değil sağ eliyle ters vurduğu smaç belki de gecenin en güzel smaçlarından biriydi. Ters kolla o smacı yapmak hiç ama hiç kolay değil, üstelik kafayı panyaya vurmamak için iki büklüm olmuşken. Müthişti bence. Griffin ve araba olayına gireyim hemen... Arabayı getirdiklerinde üstü açık değil de kapalı arabayı görünce çok heyecanlanmıştım çünkü bu 30-40 santim ekstradan havalanmasını gerektirecekti Griffin'in. Ama o arabanın üzerinden değil de kaputun üzerinden vurdu smacı ve büyük hayalkırıklığı yarattı bende. Şuna eminim mesela, dün yarışmaya katılan 4 isim de bu smacı yapabilir rahatlıkla. O zaman ne anlamı var ki? McGee'nin son smacı da "Bitse de gitsek" modundaydı. Bu yüzden ilk tur daha güzeldi bence.

Son olarak da garip garip el sallayan McGee'nin annesine selam ediyorum buradan. O nasıl bir enstantaneydi öyle ya?

Ateş Olmayan Yerden Duman Çıkar Mı?

Suns'tan ayrılıp ayrılmayacağı aylardır konuşulan Nash bu sefer farklı bir konuyla gündeme geldi. Yıldız oyun kurucunun kasım ayında biten evliliğine dair inanılmaz iddialar çıktı ortaya. İddialara geçmeden evvel bilmeyenler için konuyu biraz açıklayayım. Nash 2005 yılında evlendiği Alejandra Amarilla ile geçtiğimiz kasım ayında aniden ayrılık kararı almıştı. Hatta o kadar aniydi ki bu karar, üçüncü çocukları dünyaya geleli henüz 24 saat olmuştu. O dönemlerde durumdan işkillenilse de pek bir haber çıkmamıştı olayın gelişimi hakkında. Şimdilerdeyse medyada, çiftin ayrılığına eski bir Suns oyuncusu Barbosa'nın sebep olduğu konuşuluyor...

Söylentilere göre Nash, eşinin Barbosa ile bir ilişkisi olduğunu öğreniyor ve ardından ayrılık kararı alıyor. Çiftin boşanmadan önce bir dönem ayrı evlerde yaşama sebebi olarak da bu olay gösteriliyor. Hatta ve hatta çiftin son çocukları olan Matteo'nun babasının Barbosa olduğu bile konuşuluyor. Olayla ilintili iddialar bununla sınırlı değil. Nash yalnızca eşinden ayrılma kararı almıyor, aynı zamanda Barbosa'nın da takımdan gönderilmesini talep ediyor. Yaz döneminde yapılan Barbosa-Hidayet takası da buna dayandırılıyor. Buraya kadar insanın aklı karışmıyor değil. Hem boşanma, hem Barbosa'nın gönderilmesi kararı hakikaten de aniden gelişti.

Amma gelelim başlığın cevabına. Ateş olmayan yerden zaman zaman da olsa duman çıkar efendim. Tıpkı bu olayda olduğunu düşündüğüm gibi. Ortada söylenenlerin doğruluğuna dair herhangi bir delil yok, tam aksine Nash'in takım arkadaşının gittiği gün twitter'dan paylaştığı bir yazı var ki söylenenlerin doğruluk payını epey azaltır cinsten. "Bugün bir devir daha kapanıyor. Yakın dostum Barbosa bugün takımdan ayrılarak beni görkemli Suns döneminden geriye kalan tek oyuncu yapıyor. İyi şanslar kardeşim" diyor Nash. Bu, eşini ayartmasının karşılığı olarak takımdan gönderilmesini istediği bir adama karşı gösterilebilecek bir soğukkanlılık değil. Bu sebeple iddiaların mesnetsiz olduğunu düşünüyorum. Laf aramızda çok sık dillendirilmeye başlandı bu tarz çirkin olaylar. Hatta Can bu yüzden LeBron'un baş kahramanı olduğu benzeri bir hadiseyi bloga taşımak istememişti. Ben de doğruluğuna inanmadığım, hatta biraz da saçma bulduğum için bu haberi yazmak istedim.

Gecenin Hareketleri - 19 Şubat


Link

Yarışmalar sebebiyle değişik bir top 10 çıkmış meydana. James Jones ve Stephen Curry'yi tebrik ediyoruz. İkisi de hatrı sayılır derecelerle kazandı ve alt sıradaki hareketler onlara ait. Tabi Horford'ı da es geçmemek lazım. Can yarışmalarla ilgili genel bir değerlendirme yapmayı düşünüyor gün içerisinde ama söylemezsem içimde kalır... Smaç yarışmasında yapılan smaçların zorluk derecesi elbette çok önemli ancak ben daha çok estetiğe önem veriyorum. Bu açıdan DeRozan'a biraz haksızlık edildi diye düşünüyorum. Kendisi McGee'nin önünde finale kalabilirdi. Panyanın arkasındaki demirden alıp bacak arası vurduğu smacın top 10'da dahi yer alamamasına çok şaşırdım açıkçası. Ya videoyu hazırlayanlar daha önce buna benzer bir hareket gördü ya da sorun bende. Bana göre gecenin hareketi ise açık ara Griffin'in çembere kolunu soktuğu smaçtı.

Yakışır Griffin'e

Fotoğrafta, smaç yarışmasında Griffin'in üzerinden geçeceği iddia edilen arabayı görüyorsunuz. İddia diyorum ama araba salona kadar getirildiğine göre %90 yapacaktır bu denemeyi Griffin. Başarılı olması halindeyse, işin şov yönünde büyük bir artı olur kendisine. Hareketin patenti bir zamanlar Fenerbahçe'de de forma giyen Marko Milic'e ait yanılmıyorsam. Aşağıdaki videolardan da hareketin muadillerini görebilirsiniz.


Link


Link

19 Şubat All-Star 2011 Programı

20 Şubat Pazar 03:00 (NTV SPOR) / Şut-Yetenek-Üç Sayı-Smaç Yarışmaları

Artık çok az bir süre kaldı yarışmaların başlamasına tahminler yapıldı, çerez-içecek stokları hazırlandı. Yarışmalar üzerine yeteri kadar konuştuğumuz için tekrardan bir değerlendirme yapmaya gerek yok sanırım. Merakla ve heyecanla bekliyoruz saatin gelmesini. Keyifli seyirler dilerim.