BIY AD

4 Mart 2011 Cuma

NBA'de Bugün - 3.03.2011

Magic 99 - Heat 96
Heat'in play-off takımlarına karşı sıkıntılı bir takım olduğunu biliyoruz. Son iki yenilgisini Chicago ve Knicks'e karşı alan Heat evinde Orlando'ya da yenilerek kötü bir mesaj verdi. Önümüzdeki 2 hafta boyunca play-off seviyesindeki takımlarla oynayacak olan Heat'i fazlasıyla zor bir fikstürün beklediğini söylememiz gerek. Maçta ilk devre 18 sayıyı bulan fark bir ara 24'lere kadar çıkmıştı ancak yayın gerisinden özellikle J.Rich sayesinde çok iyi oynayan Orlando geri dönüş yaparak maçı kazanmayı başardı. Takım olarak 16/29 gibi çok yüksek bir yüzdeyle üçlük atan ve durdurulamaz bir geri dönüş yapan Orlando önemli bir galibiyete imza attı ve normal sezondaki 4 maçlık seriyi eşitlemiş oldu.

Jason Richardson 6/8 üçlükle 24 sayıya imzasını atıyordu. En iyisi biziz mesajları veren Howard ise 14 sayı-18 ribaund-5 blok-5 asist ile komple bir performansa imza atıyordu. Hidayet ise etkisiz gözüktüğü maçı 3 sayı-4 ribaund-5 asist ile tamamlıyordu. Miami'de ise Bibby ilk maçında etkisiz görünürken, James 29 ve Wade 28 sayı kaydetti. Hazır Can abi değinmişken ve bu maçla beraber bir kez daha ortaya çıkmışken sorayım. Sahiden kim atacak-atabilecek- Miami'de son şutları?

Nuggets 102 - Jazz 101
Denver'ın çıkışı devam ediyor. Zorlu Utah deplasmanından da maç sonunu iyi oynayarak galip dönmeyi başarıyorlar. Play-off potasının iyice dışında kalan Utah için işler artık toz pembe gitmeyecek. En azından kadrolarında bulunan Deron Williams garantisi ile bir şekilde sezonu bitirip play-off'ta bir derece yapıyorlardı ancak bu sezon sonunda onlar adına hüsran göreceğiz gibi. Denver ise müthiş bir hızla yarışta varlığını sürdürüyor. Dezavantajlı konuma geçmesi beklenirken bunu avantaja çeviren Denver şimdi play-off sıralamasında en sağlam duran takımlardan biri.

Utah karşısında kısalarıyla etkili olmaya çalıştı maç boyunca Denver. 22 sayı-6 ribaund-5 asist ile son dönemin yükselen grafiği Ty Lawson yine beklentileri karşılamayı başarmış. Maçı getiren kritik üçlüğe imza atan Afllalo ise 19 sayıyla ona eşlik eden bir diğer guard. Ayrıca zaman zaman oyuna yaptığı katkılar ile Felton'u da beğendim. Her ne kadar istatistiksel açıdan kötü bir maç çıkartmış gibi gözükse de yararlı işleri de mevcuttu takım adına. Utah'ta her zamanki gibi Jefferson 19 sayı-10 ribaund-6 blok ile etkili olurken, benchten gelen Miles 22 sayıyla takımının en skoreri oldu. Harris ise 21 sayı-9 asist ile Denver kısaları karşısında hiç geri adım atmadı ancak Utah'ın elinde olan kadronun verebileceğinin sınırı bu olduğu için yapacak bir şey yoktu.

3 Mart 2011 Perşembe

3 Mart Programı

4 Mart Cuma 03:00 / Orlando Magic - Miami Heat
4 Mart Cuma 05:30 / Denver Nuggets - Utah Jazz

Perşembe geceleri her zamanki gibi sakin bir fikstür mevcut. Doğu'da önemli bir mücadele var bu gece. Florida derbisinde Orlando ve Miami karşılaşacaklar. Son üç maçında iki yenilgi alarak kötü bir hafta geçirdi Miami. Bu iki yenilginin Bulls ve Knicks gibi play-off'un iddialı ekipleri olması kafalarda soru işareti bıraktı. Orlando ise son üç maçını kazanmış bir şekilde formda geliyor maça. Daha öce Heat ve Magic üç kez karşılaşırken 2 kez gülen taraf Miami olmuştu. Son olarak geçtiğimiz ay Orlando potasına 51 sayı gönderen LeBron'un bu maçta neler yapacağı merak konusu. Gecenin ikinci maçı ise Denver ve Utah arasında. Özellikle ev sahibi Utah için hayati önem taşıyan bir maç olacak. Şubat ayında yaptığı 12 maçında sadece 3'ünü kazanan Utah bir anda play-off potasının dışında kaldı. Onlar adına bir var olma savaşı olacak bu maç. Denver ise son dönemde yeni oyuncuları ile önemli bir ritim yakaladı ve bu iyi gidişi Utah karşısında da sürdürmek isteyeceklerdir.

Tahminleri Alalım - 7 (Cevabı Verildi)

Cevabı çok fazla alternatifli değildi belki ama şaşırtmalı bir soruydu. Çoğu kişinin aklına ilk gelen isim olan Odom 10, Gortat ise Magic formasıyla 1, Suns formasıyla 12 double double yapmış kenardan gelerek. Yani bu kategoride birinci sıradaki isim Gortat'tı, kendisi bu ünvanı kolay kolay bırakacak gibi de durmuyor.

Bu seferki sorumuz hem güncel hem de biraz üzerine düşünülerek kolayca bulunabilecek cinsten. Bu sene benchten geldiği maçlarda en çok double double yapan oyuncu kim?

Nets ve Raptors Londra'daki Maça Hazır

"Ne Londra'sı? Ne oluyor?" şeklinde tepkiler verdiyseniz buyrun sizi şöyle alalım.


Pavlovic'e Talih Kuşu

Ben hayatımda bu kadar kısmetli çok az oyuncu gördüm. Henüz birkaç ay öncesine kadar bırakın şampiyonluğu kovalayan bir takıma gitmesi, NBA'de tutunması bile düşünülmeyen bir oyuncuydu Pavlovic. Düşünülmeyen dediğime de bakmayın, oturup acaba Pavlovic hangi takıma gidebilir diye kafa yoran kimse de olmamıştır herhalde yakın çevresi haricinde. İlginçtir ki 10 günlük kontratlarla bünyesine katıldığı takımlardan hem Hornets'ta hem de Mavericks'te ilk beş başlama şansı buldu. En son iki üç sene evvel Cavaliers forması altında oynarken göz önündeydi. Şutör kimliğiyle bilinmesine karşın çok istikrarlı da değildi şutları. Yani güvenip sahaya sürdüğünüzde üst üste sayılar da bulabilir ama sizi pişman da edebilir.

Celtics niye böyle bir tercih yaptı diye düşünürsek; Onların stratejisi belli oldu geride bıraktığımız günlerde. Serbest kalan oyuncular arasından hepsine saldırıp ikna edebildiklerini kattılar takıma. 2 numara pozisyonunu yedekleyecek birine ihtiyaçları da vardı aslında. Bradley sene başından beri beklentileri karşılayamamıştı, Delonte deseniz ne kadar sağlıklı döneceği belli değildi. E, Marquis'yi de sepetlemişlerdi çirkin bir şekilde. Bu açıdan bakınca mantıklı bir hamle gibi görünüyor. Ayrıca oyun stilinin Allen'a benzerliği sebebiyle aynı setleri yedekleriyle de oynayabilir Celtics. Bakarsınız çıkıp bir iki maçta kritik toplar sokarak takımın havaya girmesini sağlayabilir Pavlovic. Ama bu maç sayısı çok fazla olmaz.

Artest Kobe'den İyi Hücum Ediyor

Artest'in kafası Phil Jackson'ın üçgen hücumuna pek basmıyor. Bunun üzerine şutu da güven vermediği için, hücumda yokları oynuyor Artest adeta. Hatta savunmada da biraz ayaklarının ağırlaşması biraz da konsantrasyon problemleri nedeniyle beklenen katkıyı veremediği için takas olması gündemdeydi bir aralar. Savunmada en azından konsantre olduğu zaman çok önemli katkılar veriyor. Yanılmıyorsam Thunder maçıydı, yine kritik 1-2 pozisyonda kaptığı toplar ile maçı getirmişti. Ama hücumu hala tamamen anlamış değil Artest. Phil Jackson'ın dün yaptığı açıklama "Artest Kobe'den daha iyi hücum ediyor üçgen hücumunda" açıklaması ise iğneleyici biraz Kobe için. "Çünkü Kobe gibi en azından üçgen hücumu hiçe saymıyor" diye devam ediyor Phil Jackson.

Kobe NBA'in en büyük 2 yıldızından biri, takımının ona ihtiyaç duyduğu dönemlerde elbette ortaya çıkması gerekiyor. Ancak bazen kendisi bu kararı verirken fazla aceleci davranıyor. Maç daha hala Lakers'ın kontrolündeyken, o ellerinden kayıp gittiğini düşünerek üst üste 5-6 hücum kullanıyor mesela, takımın dengelerini bozuyor. En önemlisi Gasol ile Bynum soğuyorlar oyundan mesela. Sonra onları yeniden oyuna sokmak kolay olmuyor. Ha bazen bunu uzunlar zaten kendi kendilerini uyudukları için yapıyor takımı oyunda tutmak için, zaten bu durumlarda Kobe'ye laf edilemez. Ama işte karar mekanizması çok da doğru işlemiyor her zaman, işler normal giderken de bunu yapabiliyor. Ha arada sırada kontrolü eline alması şart olan maçlarda bile topu alıp üst üste tek başına hücum ettiğinde eleştiriliyor bazen haksız yere, bu da doğru ama haklı olarak eleştirildiklerinin yanında, devde kulak kalıyor diyebiliriz. Kobe'nin oyuna hükmetme, üçgen hücumu pek fazla tınlamama olayının istatistiklere dökülmüş hali de var elimizde.

Kobe'nin 20 veya üzerinde şut denediği maçlarda Lakers'ın galibiyet, mağlubiyet sayıları birine eşit neredeyse: 14-13. Halbuki 19 ve altında top kullandığı zaman ortaya inanılmaz bir fark çıkıyor: 29-6. Sırf bu istatistik bile gösteriyor aslında Kobe'nin sık sık zıvanadan çıktığını. Üstelik 20 ve üzeri şut kullandığı maçlar öyle çok güçlü rakiplere karşı değil özellikle. Bu şekilde oynamanın takımına ne kadar zarar verdiğini görmek için 2010 Finalleri 7. maçına da bakabiliriz. Kobe'nin aşırı hırsına yenik düşüp 24'te 6 şut attığı gün, Artest kurtarmıştı takımı. O yüzden biraz kendine hakim olması, ne zaman maça hükmedeceğine daha iyi karar vermesi lazım Kobe'nin sanki. NBA'in açık ara en iyi pota altına sahip olduğunu ve onlardan önce ne kadar acı çektiğini sık sık kendine hatırlatırsa belki daha isabetli kararlar verip, hücum düğmesine öyle basabilir...

NBA'de Bugün - 02.03.2011

Günün Performansları
Doğu'da play-off sıralaması açısından oldukça önemli bir maçta Hawks 19 sayı geriye düştüğü maçı kazanmayı bildi. Son 30 saniye kala maçta ilk kez skorda üstünlüğü eline geçiren Hawks cephesinde 31 sayı-16 ribaund ile oynayan ve pota altında efektif bir performans sergileyen Horford maçın kazanılmasında baş rol oynayan isimdi.

Soner gecenin programını yazarken bahsetmişti Celtics-Suns arasında bir önceki maç yaşanan gelişmelerden ve Celtics'in bu tip durumları lehine çevirebildiğini yazmıştı. Olayın baş kahramanı Garnett bu gece fazlasıyla hırslanmış olacak ki 28 sayı-11 ribaund ile takımını galibiyete taşıyan performansa imza attı. Rondo ise 16 sayı-15 asist ile yine alışılmış performanslarından birine imza attı.

Knicks'in yeni kadrosunun anında galibiyetlere başlaması ve iyi performansının baş rol ismi olan Billups dün gece forma giymedi. Ancak Hornets cephesinde son dönemde o kadar formsuz bir Paul var ki onun karşısında ilk beş çıkan Douglas 24 sayı-5 asisti ile takımını galibiyete taşımayı başardı. Amare 24, Carmelo ise 22 sayılık bir katkıyla Knicks'i rahat bir galibiyete götüren isimler arasında yer aldı.

Oklahoma, Doğu'da son dönemde dikkat çeken performanslara imza atan Pacers'ı evinde fena bozguna uğrattı. Skorda üstünlüğü maç boyu kaptırmayan Oklahoma bir ara farkı 35'e kadar çıkarttığı maçı rahat bir şekilde kazanmayı bildi. 21 sayı-9 asist ile oynayan Westbrook galibiyeti getiren önemli bir performansa imza attı.

Beş maçlık galibiyet serisini devam ettirmek isteyen ve play-off hedefini sonuna kadar kovalamak isteyen Houston'un karşısına Clippers engeli çıktı. Griffin 20 sayı-14 ribaund-5 asist ile uzun bir aradan sonra bu kategoride kendisine yer bulmayı başardı.

Ribaund canavarı Love double-double serisine Pistons karşısında da devam etti ve bu sezonki 9. 20-20 performansını sergiledi. 20 sayı-20 ribaund ile pota altını domine eden genç oyuncu Pistons karşısında takımını zafere taşıyan isimdi.

Parker'ın yokluğunda Memphis deplasmanında çıktığı ilk maçta Conley karşısında denize dökülen Hill bu sefer iyi performansıyla takımına galibiyeti getirdi. Kolay kazanmasını beklediğimiz Spurs bizleri yanıltmadı ve Hill 22 sayısıyla takımının en skorer ismi olmayı başardı. Ayrıca 22 sayısının yanına 5 ribaund-5 asist ekleyen Hill günün başarılı isimlerindendi.

Samardo 'Saman Alevi' Samuels
Draft takımı kimliğine tamamen bürünmesinin ardından tanınmamış isimlere bolca süre veriyor Cleveland. Manny Harris ve Alonzo Gee gibi isimlerin zaman zaman iyi performanslarına şahit oluyorduk. Dün gece Samardo Samuels isimli 21 yaşındaki genç kariyerinde ilk kez ilk beş çıktı Spurs karşısında. Takımın en çok oyunda kalan ismiydi ve 23 sayı-10 ribaund ile double-double yaparak dikkat çekti. Saman alevi misali parlayan bu oyuncuların bir sonraki sezon kadroda olacak mı acaba?

Denver Gaza Bastı
Melo takımdan gittikten sonra Denver'ın ne hale geleceği tartışma konusuydu ancak Knicks'in üç önemli ilk beş oyuncusunu kadrosuna katmaları onlar için fazlasıyla pozitif oldu. Zaten ellerinde bulunan çekirdeğin yeni oyuncularla harmanlanması ortaya başarılı bir performans çıkarttı. Takastan beri yanılmıyorsam sadece bir maç kaybetti Denver o da Roy'un son saniye mucizesi ile. Play-off yarışından kopmayan Denver dün sabah ise Doğu'da play-off hedefi olan ciddi bir takımı 40 sayı farkla mağlup ederek dikkatleri üzerine çekti. Karl'ın guard rotasyonunda ilk beş olarak görevlendireceği isim olan Lawson kendine neden güvenildiğini 14 sayı-10 asist ile oynayarak göstermiş oldu.

Welcome Back, Eric Gordon
Sakatlığı dolayısıyla uzun bir süre takımından ayrı kalan Eric Gordon dün Houston karşısında ilk beş çıktı ve 24 sayısı ile galibiyet elde eden takımında başarılı bir performansla dikkat çekmeyi başardı. Böylesine formda bir şekilde dönmesi hem onun hem de biz izleyenler açısından güzel bir haber oldu. Gordon'un yokluğunda ilk beşe çıkan Foye ise benche döner dönmez etkisiz eleman rolüne bürünmüş.

Randolph Oynuyormuş
Anthony Randolph'u geçtiğimiz hafta Melo takasında Wolves'e göndermişti Knicks. Bu sezon süre bulmakta zorlanan ve D'Antoni'nin gözüne girmekte zorlanan Randolph oynama imkanı bulunca neler yapabileceğini dün akşam gösterdi bize. Takımı Pistons karşısında galibiyete giderken 19 sayı-10 ribaund ile her iki kategoride de bu sezonda en iyi rakamına ulaştı.

Boşa Kürek Çekenler
Kaybedenler tarafında günün en başarılı performanslarından biri Cousins'den geldi. Yıllardır alıştığımız Arco Arena'nın isminin Power Balance Pavilion olduğu maçta takımı adına oldukça iyi bir performans sergiledi Cousins ancak galibiyeti getiremedi. Benchten gelerek 28 sayı-11 ribaund-4 asist üretti Cousins. Benchten gelerek dikkat çeken bir diğer isim ise 26 sayı üreten Thornton oldu.

Houston play-off yarışında çok ağır bir darbe aldı. Clippers karşısında ikinci devre iyi performans sergilememiş olsa da Lowry takımda başarılı performansı ile dikkat çekti. 24 sayı-11 asist ile oynayan Lowry takımını galibiyete taşıyamad. Houston belki de sezon sonu şu kaybettiği maçı arayacaktır.

Nick Young küçük mucizesini son şuta taşıyamadı. Son çeyrek 28-15'lik bir geri dönüşe imza atan ve maçın kıyısından köşesinden tutan Wizards galibiyete yaklaşsa da Warriors buna izin vermedi. 31 sayı üreten Young'un performansı ise gölgede kaldı böylece. Wizards'ta bir diğer dikkat çeken performans ise Blatche'den geldi. 20 sayı-9 ribaund-6 asist ile iyi bir maç çıkarttı Blatche.

Yine maç boyu skorda geride olan Phoenix'te geri dönüşe imza atmayı başardı ancak maça Wizards kadar yaklaşamadı. Takıma yeni katılan Brooks benchten gelip 17 sayı-7 asist ile oynayarak bu geri dönüşte de etkiliydi ancak play-off yarışındaki takımını galibiyete taşıyamadı.

Bizimkiler
Ömer'in aldığı süreler ve ayptığı katkılar son haftada bizleri oldukça sevindirdi. Ciddi bir play-off takımında aldığı sürelerle dikkat çeken Ömer dün akşam Hawks karşısında da 14 dakika oyunda kaldı ve 4 sayı-9 ribaund-2 blok ile başarılı bir performansa imza attı.

Gecenin Hareketleri - 2 Mart


Link

Cousins çok güzel bir crossoverla Camby'yi ekarte edip smacı vurmuş. Bu çocuğun yetenek bakımından maşallahı var da sorun kafada. Amar'e geldi aklıma pozisyonu izlerken, o çok geçer adamını böyle. 3,7 ve 8 numarada Hawks'a maçı getiren hücum ve savunma hareketlerini görüyoruz. Wall'un pası ve Young'ın vurduğu smaç güzel ama Pierce'ın sol el smacı yerini hak ediyor.

Etik Anlayışı, Yazılı Olmayan Kurallar...


Link

NBA'i her gün deli gibi takip eden binlerce insandan biriyim. Siz de bu bloğu takip ettiğinize göre bizdensiniz. Ama tahmin ediyorum çok büyük bir çoğunluğumuzun önce ülke takımlarını destekleyerek, onların maçlarını izleyerek başlamıştır basketbola olan tutkusu. Ardından yepyeni bir dünya olan, işin içine şovun fazlaca katıldığı bu alemi tanımışızdır. Şöyle bir düşündüğümüzde nedir bu organizasyona sempati duyma sebeplerimiz diye; İşte görselliğe önem veriyor adamlar, her gün onlarca maç oynanıyor yani sürekli bir heyecan var, bu meslekte dünyanın en iyilerini izleme şansımız oluyor, rekabet had safhada falan diye sıralarız. Ama bir şey daha vardır bu ligle yeni tanışanlara farklı gelen ve Avrupa basketbolunda hala tam anlamıyla göremediğimiz. O da kendilerine has etik anlayışı...

Örneğin; Çok istisnai durumlar haricinde bir oyuncu rakibini yere serdiğinde gidip bakmaz adamın haline, yerdeki adamla ilgilenmesi gereken kendi takım arkadaşlarıdır diye düşünür. Veya bir takım arkadaşını yerde gördüğünde sanki adam vurulmuşçasına koşar geri kalan 4 kişi ve onu kaldırırlar yerden. Bu örneklerden en göz önünde olanı ve saygı duyulanı da şudur, "Eğer rakibini yenmen kesinleştiyse son hücumu yapmazsın." Bu rakibine duyduğun saygının yanında seni de yüceltecek bir davranış olarak kabul görür NBA'de. Ama izleyelim bakalım Rondo ne yapıyor.

Gerçekten çirkin bir davranış. Yani, bu hareketi yapmaması için kural kitabında yazmasına gerek yok. Senelerdir oturtulmuş ve herkes tarafından sempatik bulunan bir uygulamayı çiğnersen hoşgörüyle yaklaşamaz insanlar bu hareketine. Videoda tamamı olmadığı için yalnızca Rondo'nun harketini görüyorsunuz. Ama olayın başka kahramanları da var. Rondo'nun bu hareketinin bir sebebi var yani. Açıklayayım; Maçın bitimine 16 saniye kala hücum süresinin dolması pahasına Paul Pierce hücum yapmıyor. Ardından kenardan oyuna sokulan topta Pietrus turnikeyle basketi buluyor. Pietrus'un yaptığı kabul edilir bir şey m? Elbette hayır. Bu tarz hareketleri nadiren de olsa istatistikleri önemseyen çaylaklardan görürüz. Onlar yapsa neyse deyip geçeriz ama Pietrus gibi tecrübeli bir adam hele ki rakip hücumunu kullanmamışken bunu yapıyorsa olmaz.

Celtics'e geri dönecek olursak, onların etik anlayışı Avrupa basketbolundan da, NBA basketbolundan da farklı. Garnett'in ruh hali tamamen takıma sirayet etmeye başladı bu sene. Saha içinde yaptıklarına saygı duymamak mümkün değil. 30'unu devirmiş starlar çıkıp çatır çatır oynuyor ama ya saha dışı olaylar... Anlaşılan tabelada kazanmak yetmiyor kendilerine, onlar oyunu her anlamda kazanmak istiyor. Hırs iyidir ama göz döndürecek kadarı değil.

Bibby: Top!!

Hidayet'imizin Raptors döneminde yaptığı bomba "Ball" röportajı internette fenomen olmuştu. Mike Bibby de milli yıldızımızın yolunu izlemiş ve demiş ki: Atlanta'da top hiç elimde olmuyordu, bu Miami'de daha çok topla oynayacağım anlamına gelmiyor ama daha farklı olacaktır Atlanta'dan. Oldu şekerim ara beni diyorum buradan Bibby'e. LeBron, Wade ve Bosh'un yanında ne kadar top kullanacağını düşünüyor ki acaba? Hele 24 saniyenin 23'ünde top bu oyuncuların elindeyken... Zaten böyle bir düşüncesi varsa Bibby'nin, hiç gitmesin Heat'e bence. Daha çok morali bozulacaktır. Hawks ile maç başına 8 şut kullanan Bibby, Heat'te bu rakama bile ulaşamayabilir. Ancak işte ceza atışı yapacak, kırk yılda bir Sacramento günlerini hatırlatıp perde kullanarak orta mesafe şutu atacak. Budur yani maksimum hücum repertuarı.

Ha ama şöyle bir fark olacak, çok daha rahat pozisyonlarda topla buluşacak, şampiyonluğa oynuyor olacak, abuk subuk paslar verse bile süper yıldız arkadaşları bu pasları asiste dönüştürebilecek. Yani Bibby'nin basketbol yaşam kalitesi artacak adeta. Orası doğru. Ama topla oynama veya şut kullanma konusunda Atlanta'dan hiç farkı olmayacaktır Miami'nin.

Zaman Tüneli



2 Mart 2011 Çarşamba

2 Mart Programı

3 Mart Perşembe 02:00 (NBA TV) / Chicago Bulls - Atlanta Hawks
3 Mart Perşembe 02:00 / San Antonio Spurs - Cleveland Cavaliers
3 Mart Perşembe 02:00 / Golden State Warriors - Washington Wizards
3 Mart Perşembe 02:30 / Phoenix Suns - Boston Celtics
3 Mart Perşembe 02:30 / Minnesota Timberwolves - Detroit Pistons
3 Mart Perşembe 02:30 / New Orleans Hornets - New York Knicks
3 Mart Perşembe 03:00 / Indiana Pacers - Oklahoma City Thunder
3 Mart Perşembe 04:00 / Charlotte Bobcats - Denver Nuggets
3 Mart Perşembe 05:00 (NBA TV) / Portland Trail Blazers - Sacramento Kings
3 Mart Perşembe 05:30 / Houston Rockets - Los Angeles Clippers

Gecenin ilk maçında Hawks evinde Bulls'u ağırlayacak. Doğunun üst sıralardaki iki takımın mücadelesinde çekişmeli bir maç bekliyorum. Ev sahibi avantajıyla güç farkı dengelenecek gibi. Parker'ın yokluğunda Hill pek iyi bir maç çıkaramadı dün gece ve Spurs belki de en kötü maçını oynadı bu sezonki. Ama Grizzlies sistemi oturmuş bir takım bu sebeple o maç üzerinden çıkarım yapmak sağlıklı olmaz. Ev sahibi ekipte Jamison'ın olmayacağını da göz önüne aldığımızda Cavaliers karşısında Spurs'ün zorlanmayacağını düşünüyorum. Suns batıda toparlandı toparlanmasına da biraz geç kaldılar. Celtics-Suns arasında oynanan ilk maçta olaylar çıkmıştı hatırlarsanız. Celtics bu tarz gelişmeleri lehine döndürebiliyor ama Suns da ters bir takım. Knciks'te takasla gelenler beklenenden hızlı uyum sağladı takıma. Bu pozitif durumun oluşmasında en büyük etken Chauncey. Hornets deplasmanına, Chris Paul'ün karşısına çıkacaklar. Bu üçlüyü ilerde aynı takımda görebiliriz. Bu arada NBA TV yine müthiş bir iş çıkarmış. Bu aralar maşallahları var.

Rasual Butler Bulls'ta

Kaynakların geçtiği habere göre Bulls, Clippers'tan ayrılan Rasual Butler'ı kadrosuna kattı. Daha önce de yazmıştık Bulls'un şu anki en büyük probleminin Bogans'ın hücum gücü olduğunu. Savunmada iyiydi ama hücumda takımı 4 kişi bırakıyordu resmen. Kariyeri boyunca hücumda elle tutulur tek artısı olan boş şutlarda bile bocalıyordu. Bu sebeple Bulls'un bir şutör guard ihtiyacı olduğu aşikardı ve takas döneminde de çokça oyuncuyla anılmıştı adları.

Rasual Butler, Bulls'un aradığı adam mı diye sorarsanız, temel özellikleriyle kesinlikle evet derim. Yalnız küçük bir soru işaret var kafamda, yazının sonunda değineceğim ona da. Thibodeau'nun ilk yılında sistemi oturtmasıyla ligin en iyi savunma takımlarından biri oldu Bulls ama dediğim gibi hücumda etkili silahları olsa da, bu silahların tıkandığı yerde kilit açacak oyuncu olarak gördükleri Bogans kendilerini yarı yolda bırakıyordu. Butler'ın önce savunmasını değerlendirecek olursak, kariyerini ikiye ayırmalıyız, Clippers öncesi ve sonrası diye. Yaklaşık iki yıl öncesine kadar iyi sayılabilecek, playoff sertliğinde hatta Thibodeau sisteminde dahi sırıtmayacak bir savunmacıydı ama Clippers'ta izlediğim maçlarda savunmasının biraz gerilediğine şahit olmuştum. Tabi orası Clippers, yani çoğu oyuncu gibi Butler da öylesine takılıyordu genelde. Hücumda ise perde sonrası şut girişimleri bile azalmış, yalnızca köşelerde bekleyip şut atan bir oyuncu haline gelmişti. Bu belki birçok takım için kabul edilir bir hücum silahı değil ama Bulls için biçilmiş kaftan. Rose, Deng gibi penetrecilere Boozer gibi etrafını görebilen bir uzunu eklediğimizde Butler'ın verimini siz düşünün. Hücumda aksayan tek ayağın düzelme ihtimali var.

Gelin görün ki Thibodeau, Bogans'ın ilk beşte devam edeceği yönünde açıklamalar yaptı, kafamda soru işareti de bu sebepten belirdi. Yani Korver'la birlikte süre alacak Butler. Thibodeau ilk beşini bozmak istemiyor olabilir ama kulağa çok da hoş gelmiyor bu fikri. Düşünsenize bir köşede Korver diğerinde Butler, elleri cebinde pas bekleyen adamlar bunlar. Yaratıcılıkları sıfır. İkisinin beraber oynayıp da verimli olabilmesi için takıma bir tane de Nash lazım gibi ama Thibodeau bir şekilde ayarlayacaktır rotasyonu deyip bekleyelim.

D'Antoni'nin Kafası Güzel

Chauncey Billups'ın Knicks'e gelmesiyle beraber pek çok kişi "D'Antoni'nin sisteminde yapamaz çok kötü transfer" dedi. Ben onlardan değildim, Carmelo yazısında değindiğim üzere. Bu konuda çıkan haberlere göre Knicks yazın 3.5 milyon dolara Billups'ı serbest bırakmak yerine onunla devam etme yolunu seçecekmiş. Ancak D'Antoni'nin yaptığı açıklama bir hayli bombastik: Billups'ın önünde daha 5 sezonluk iyi oynayabileceği bir dönem var

Yok artık Mike D'Antoni. Adam gelmiş 34'ünün yarısına. 5 sene sonra 40 olacak bilmem farkında mısın? Tamam mesela Grant Hill 38'ini geçti, hala maç başına 13 sayı mı ne atıyor bu sezon ama bu demek değil ki şampiyonluk yolunda bir takımda ana 3-4 opsiyondan biri olabilir. Billups'ın önünde Kidd gibi bir örnek var, 38'ine geldi hala üst seviyede basketbol oynuyor ama onu da savunmada görüyoruz, yanından Eddy Curry bile driplingle geçiyor. Billups da 2 sene içinde bu duruma gelecek maalesef.

Ha ama şu anki durumu göstermek için, abartılı da olsa yerinde bir açıklama. Çünkü o kadar çok kişi Billups'ı silmiş durumda ki an itibariyle... İnanamıyorum yani. Daha geçen sezon "Denver için Carmelo kadar değerli" denilen adama, bugün "Bitmiş ya niye aldı bunu Knicks" deniyor. Hele bir durun, bu üçlünün yanlarına 2-3 tane iyi rol oyuncusu konunca neler yapacaklar görelim... Belki Felton daha genç ama kısa dönemde Billups'ın, Felton'a göre daha iyi bir seçenek olduğunu düşünüyorum. Hele ki konu şampiyonluk veya playofflar'da üst turlara çıkmak ise. Walsh da zaten aynen bunu düşünerek takası yaptığını açıklamış. Öyle 5 sezon falan bu seviyede oynaması imkansız elbette ama önümüzdeki sezondan itibaren Billups'ın Knicks'e katacakları playoff yolunda bir hayli önemli olacaktır.

Wallace Takasıyla Portland Değerlendirmesi (Ortaya Karışık)


Takas döneminde yoğunluktan dolayı üzerine çok fazla düşünme fırsatı bulamamıştım. Şimdi de değerlendirme yapmak için henüz erken belki ama birkaç maçlık gidişata istinaden Blazers hakkında bir şeyler karalayım istedim...

Przybilla, Cuningham, 2 adet first round pick karşılığında G-Wall. Kulağa hoş geliyor değil mi? Son yıllardaki oyunuyla allstar seviyesine evrilmiş, pis işleri yapmayı seven, yetenekleri nispetinde her takıma fayda sağlayabilecek bir oyuncu Wallace. Müthiş bir takas, hatta küçük çaplı bir soygun. Ama her iyi takas takımın oyununa direkt etki edecek diye bir kaide yok. Wallace Portland'ın beklentilerini karşılayabilecek kadar katkı verebilecek mi bunu değerlendirelim. Nedir Portland'ın hedefi peki, senelerdir olduğu gibi playoffta bir üst tura yükselmek kendileri için realist bir hedef olarak görünüyor. Daha fazlası hayal gücünüze kalmış...

Önce takımın artılarını ve zaaflerını sıralayalım. Şüphesiz en önemli artıları parkeye koydukları mücadele ve buna bağlı olarak gösterdikleri savunma direnci. Rotasyona şöyle bir bakınca Miller'ından Matthews'ına, Batum'undan Camby'sine hepsi savunma yapmayı seven, istikrarlı bir şekilde iyi savunma yapmaya çalışan oyuncular. E, ekleyin bir de üzerine düşük tempoyu, etti mi size ligin en az sayı yiyen takımlarından biri. Üzerine bir de Wallace'ı koyun ki tadından yenmeyecek, savunmanın kralı bir takım olsun. Bitti mi, bitmedi... Kısa rotasyondaki hemen herkes 1-3 arası bütün pozisyonları savunabilecek fiziksel yeterliliğe sahip. Özetle kağıt üzerinde takım savunması tek kelime mükemmel ve diğer faktöreleri ekarte ettiğimizde parkedeki durum da mükemmele yakın.

Buraya kadar kusursuz. Savunma yönünden ellerine su dökebilecek takım sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Bakalım hücumda benzer şeyleri söyleyebilecek miyiz Portland adına... Eldeki yaratıcı diyebileceğimiz oyunculara bakalım. Yani, kendi şutunu yaratabilen, aynı zamanda arkadaşlarına uygun pozisyon hazırlayabilecek oyunculara...

LaMarcus Aldridge; Bir uzun için fazla bile yaratıcı. Birebir oynar, sırtı dönük oyunu iyidir, şutu var. Kendisine ikili sıkıştırma geldiğinde arkadaşlarına pozisyon hazırlayabilir. Yani elde var bir. Miller; Arkadaşlarını oynatır oynatmasına da bu konuda bile çok istikrarlı değildir. Şutu zayıftır. Bir maçı bir maçını tutmaz. Kısaca güven vermez size. Matthews; Geçtiğimiz senenin rol oyuncusu, bu senenin MIP adaylarından... Geçtiğimiz sene kendisini daha çok savunma yönüyle ve fastbreaklerdeki etkinliğiyle bilirdik. Roy sakatlandıktan sonra hücum yönünü keşfetme fırsatımız oldu. Peki, kendi şutunu yaratabilir mi, eeh evet denebilir. Arkadaşlarına pozisyon hazırlayabilir mi, ı ıh. Batum, Fernandez ikilisi zaten set şutörleri hayırları anca kendilerine. Wallace deseniz yaratıcı sayılmaz. Roy doğru düzgün süre bulamıyor ama o oyuna girdiğinde hücumda rahatlıyor Portland. Yani demek istediğim hücumda sıkıntı var. Dikkat edin maçlarına, Aldridge topla buluşamadaığında organize olmaktan ne kadar uzak kalıyorlar.

Bir başka konu da Aldridge'in pivot oynaması. Millan'ın elinde geniş bir rotasyon var ve rotasyondaki her oyuncu da süreyi hak ediyor şimdi haklarını yemeyeyim. Bu sebeple yapılan pozisyon kaydırmalarından Aldridge de nasibini alıyor ve zaman zaman pivot oynuyor. O pivot oynadığında neler oluyor anlatayım size: İlk pozisyon rakibini savunmada iyi karşılıyor, aradan zaman geçiyor yorgunluğa bağlı olarak ayaklar biraz yavaşlıyor ama savunma bilgisiyle bu açığı kapatıyor. Aradan biraz daha zaman geçiyor, asvunma bilgisi yorgunluğunu kapatamayacak raddeye geliyor ve onun matchupından sayılar yemeye başlıyor Portland. Takdir edersiniz ki bu adam sadece savunmada yorulmuyor. Hücumda da verimi git gide düşmeye başlıyor ve Blazers hücumları top ona gelse de verimsizleşmeye başlıyor. Sonuçta bu adam da makine değil, aylardır dinlenme fırsatı bulamadı. Uzun lafın kısası Aldridge'in pivot olarak alacağı sürelerin kısalmaması halinde takımın ondan alacağı katkı minimuma inecektir. Velhasıl, Millan'ın rotasyonu, Aldridge'in uzun forvet oynayacağı şekilde ayarlaması ve hücum verimliliği için Roy'un bir an evvel sağlığına kavuşmasından başka çıkar yol görünmüyor pek.

Gecenin Hareketleri - 1 Mart


Link

Pek güzel bir top 10 olduğunu söylemek pek mümkün değil. Amare'nin 1 numaradaki basket faulü dahil birçok hareket başka bir gün olsa ilk 10'a bile giremeyebilirdi. Ancak sezonun yükselen yıldızı Shawne Williams'ın Howard'ın üstüne korkusuzca gidip vurduğu smaç ve Tony Allen'ın şık turnikesi vasat günde ön plana çıkan hareketler olmuş.

Cavs'in İşi Zora Girdi

Pazar günü Philly karşısında sol el serçe parmağı kıırlan Antawn Jamison'ın 5 ila 7 hafta arasında forma giyemeyeceği açıklandı.

- KP Haber Ajansı -
Cavs'in koçu Byron Scott, son iki haftada yakaladıkları çıkışta (6 maçta 3 galibiyet) büyük katkısı olan Jamison'ı kaybetmenin büyük şanssızlık olduğunu belirtti. Nets ile iki NBA Finali'ne çıkan koç, bu sezon kendilerine Spurs'ün taktiğini örnek aldıklarını söyledi. Tecrübeli koç, Şubat'tan itibaren arap atı gibi açılarak playofflar'a girip, sürpriz bir şekilde finale kalma planlarının imkansız hale gelmese de, çok zora girdiğini söyledi. Ayrıca hedefleri adına, Troy Murphy'e sezon bitimine kadar 6 milyon dolarlık bir teklif yaptıklarını ancak Murphy'nin şampiyonluk yarışında Celtics'i çok az daha şanslı gördüğü için onları tercih ettiğini söyledi Scott. Bu şanssızlık nedeniyle sezon başından beri yaptıkları planı yeniden gözden geçirmeleri gerektiğine değinen bıyıklı koç, yine de kupa için ellerinden geleni yapacaklarının garantisini verdi.

Katılmamak elde değil. Böyle şanssızlık Portland'da zor bulunur. Siz gidin koskoaca Lakers'ı yenin, son 6 maçta inanılmaz bir başarı elde ederek 3 galibiyet alın sonra NBA'in en değerli 4-5 oyuncusundan birini sakatlığa kurban verin. LeBronlu Heat'ten önce Cavs'i şampiyon yapmayı kafaya takan Dan Gilbert, Murphy'e 4 katlı bir villa almayı teklif etmiş İstanbul Boğazı'ndan ama bu bile yeterli olmamış. Belki Heat bu sezon şampiyonluğu yakalayamazsa, gelecek sezon Jamison'ın yanına Arenas'ı alıp yeniden deneyebilir Cavs şansını.

Nets Londra'ya Vardı


Link

Bu Cuma ve Cumartesi Toronto Raptors ile Londra'da 2 maç yapacak olan New Jersey Nets, şehire varmış. 2012 Olimpiyatları'nda basketbol dalı için mümkün olduğunca destek vereceğini açıklayan Stern, yanılmıyorsam yaz aylarının sonuna doğru bu kararı vermişti. NBA tarihinde ilk defa Avrupa'da normal sezon maçları oynanacak. Son birkaç yıldır NBA Europe organizasyonuyla, hazırlık maçları yapılyordu Avrupa'da ama normal sezon maçı ayrı bir boyut. Hem de ufak çaplı bir test olacaktır önümüzdeki senelerde Avrupa'ya genişlemeyi düşünen Stern için. Tabii bu plan şu anda bir hayalden öteye gitmeyecek gibi gözüküyor. Doğu yakası ile Avrupa arasındaki 8-9 saatlik uçuş ve bunun neden olacağı jet lag oyuncuları çok yıpratacaktır.

NBA'de Bugün - 1.03.2011

Mavericks 101 - Sixers 93
Sixers'ın 4 maçlık galibiyet serisine nokta koyan isim Dallas oldu. Boyalı alanda rakibe karşı rahat bir maç çıkartan Dallas'ta Chandler'ın sakatlığı önemli bir dönemde kötü bir haber oldu. Sakatlık hakkında net bir bilgi yok ancak dün gece oyuna dönemedi Chandler. Maçı getiren isim benchten gelerek yaptığı olumlu katkılarla her zaman dikkat çeken ve 30 sayı üreten Terry oldu. Kidd ise kariyerine bir triple-double istatistiği daha ekledi. 13 sayı-13 asist-10 ribaund ile iyi bir maç çıkarttı Kidd. Sixers'ta ise genelde olduğu gibi skorun paylaşıldığını görüyoruz. Williams dün geceye kaçırdığı şutlarla damga vurdu. Benchten gelen ve önemli bir koz kabul edilen Williams'ın 1/8 ile kalması Sixers'ın bütün planlarını bozmuştur şüphesiz ki.

Knicks 110 - Magic 116
Doğu'da Heat'i devirerek sükse yapan Knicks aynı başarıyı Florida'nın bir diğer güçlü ekibi Magic karşısında tekrarlayamadı. Maçta iki takımın toplamda 97 serbest atış kullandığını belirtmek gerek. Durağan bir maç izledik. Hidayet garip bir teknik faul ile oyun dışında kaldı benchte oturduğu bir pozisyonda ve maçı 2 ribaund-2 asist ile tamamladı. Magic'te her zamanki gibi ön plana çıkan isim Howard olurken Knicks'e karşı 30 sayı-16 ribaund-5 blok ile mücadele etti. Maçı getiren Nelson'ın 26 sayısından 14'ünü son çeyrek bulduğunu da ekleyelim. Knicks cephesine geçecek olursak topun sürekli olarak Billups-Amare-Melo üçlüsünde paylaşıldığını görüyoruz. Billups-Amare 30 sayı üretirken Melo 25'te kalmış. Diğer isimlerin maç içinde pek söz hakkı yoktu zaten gördüğümüz kadarıyla. Knicks'te bir düzen kurulana kadar bu tip performansları izlemeye devam ederiz.

Spurs 93 - Grizzlies 109
Play-off yarışında kritik bir noktada bulunan Memphis, Spurs karşısında rövanşı alarak rahat bir nefes aldı. Rakip takımda Parker gibi önemli bir ismin eksikliği de bu sonucu tetikleyen bir neden olmuştur tabi. Boyalı alandan yaptığı üretimle bugüne kadar dikkat çeken Memphis'te Gasol'un oyundan atılması planları bozmuş gibi gözükse de yerine süre alan Arthur'un benchten getireceği 21 sayılık katkıyı kimse beklemezdi herhalde. Memphis'in takım halinde iyi Spurs'ün ise takım halinde kötü olduğu bir maçtı. Zach 21 sayı-10 ribaund ile pota altında etkili olurken, Conley'de 18 sayı-9 asist ile Parker'ın yokluğunu iyi değerlendirdi. Spurs'te ne Manu ne Duncan ne de Parker'ın yerine oynayan Hill etkiliydi. Çift hanelere çıkabilen tek isim benchten gelerek 14 sayı kaydeden Neal oldu Spurs adına.

Lakers 90 - Wolves 79
İlk devresini 5 sayıyla önde kapattıktan sonra Wolves'in savunma konusunda sıkıntılar yaşadığı bir maç oldu. İkinci yarı yumruğunu masaya vuran Lakers 50-34'lük bir devre performansıyla galibiyete ulaşmayı başardı. All-Star arasından sonra iyi bir ritim yakalayan Lakers'ın üst üste 5.galibiyeti oldu böylece. Ribaundlarda da ciddi bir şekilde üstünlüğü Lakers'a kaptırması yenilgiyi kabullenmesi oldu adeta Wolves'in. 24 sayı üreten Kobe en skorer isim olurken, 12 sayı-17 ribaund ile Gasol pota altında bir hayli çalışkandı. Wolves maçlarının merak edilen istatistiğinde Love'un 13 sayı-11 ribaund ile bir double-double daha yaptığını ve serisini 47'ye çıkarttığını görüyoruz.

Hornets 90 - Raptors 96
Chris Paul yaşıyor mu? Dün gece takımı Raptors deplasmanında beklemediği bir yenilgi aldı da oyunda mıydı merak ettim. Calderon'un sezonun en iyi maçını oynadığı bir gecede takım bu kadar çaresiz gözükürken oynamamıştır herhalde diye düşünüyorum. Ancak Paul bu takımda 38 dakika ile en çok süre alan oyuncu olarak dikkat çekiyor. Son dönemde formsuzluğu ile dikkat çeken Paul'un play-off öncesi ritmini bulması Hornets açısından şart. Paul oynamadan takım ne hallerde görebiliyoruz en azından. Maç boyu üstünlüğü elinde bulunduran taraf Raptors oldu ve Calderon, Hornets'e her atağına bir cevap vererek maçı kazandırdı. 22 sayı-16 asist-7 ribaund ile çok iyi bir maç çıkarttı Calderon. Hornets cephesinde ise en dikkat çekici isim 19 sayı-10 ribaund üreten West oldu.

Pistons 90 - Bucks 92
Son dönemin en sorunlu takımı olan Pistons'ta sürpriz bir şekilde Kuester, Hamilton'u affetmiş olacak ki dün ona forma şansı tanıdı. Prince ve T-Mac yine oyuna dahil edilmezken, Rip'in oynaması özellikle beni şaşırttı. Rakibine karşı genelde boyalı alandan skor üreten Pistons'a karşılık dış şutlarla geldi Bucks'tan. Ersan ve Bogut'un maçta olmayışı da Bucks'ı dış atışlara yönelten nedenlerden biri. 21 sayıyla oynayan Jennings hücumda olduğu kadar savunma yönünde de gayretliydi. Detroit'in son hücumunda vurduğu blok beni yerimden zıplattı. Delfino ise 16 sayı-10 ribaund ile double-double yaparak geceyi noktaladı. Pistons cephesinde 25 sayı-7 ribaund-5 asist ile Stuckey'nin etkili oyunu mevcuttu ancak galibiyet için bu yeterli olmadı.

Rockets 103 - Blazers 87
Rockets'in play-off için ısrarla oynamaya devam ediyor. Portland deplasmanından da rahat bir şekilde galibiyetle dönüyorlar. All-Star arasından sonra en formda takımlardan biri olarak dikkat çekiyor Houston ve üst üste 5.galibiyetlerini aldılar bu gece. Martin'in performansıyla son 3 maçını kazanan Houston'da bu kez sahnede Lowry vardı. 21 sayı-11 asist ile başarılı bir maç çıkartan genç guard galibiyeti getiren başrol isim oldu. Scola 21 sayılık katkıyla oynarken, Martin'den ise 20 sayı geldi. Portland maç boyu çok kötüydü zira maçın hemen başında kaybettiği skor üstünlüğünü geri alamadı. Batum 22 sayıyla takımını ayakta tutmaya çabalasa da başarılı olamadı. Bir diğer olumlu performans benchten gelerek 14 sayı-10 ribaund üreten G-Wall oldu. Üst üste 2.kez kaybeden ve sıralamada tehlikeli yerlere gerileyen Portland için kritik bir dönem başladı böylece.

Warriors 100 - Pacers 109
Kötü gidişe karşı koyamayan Golden State, Pacers deplasmanından da eli boş bir şekilde döndü. Boyalı alanda üstünlüğü tamamen rakibe kaptıran Warriors üçlük isabetleri ile etkili olmaya çalışsa da bu onları maç sonuna kadar taşımadı. 16/16 serbest atış kullanan ve 27 sayı üreten Granger maçın en skoreri olurken takımını galibiyete taşıyan isim oldu. Hansenbrough ve George gibi isimlerden önemli bir bench desteği alan Pacers play-off yarışında önemli bir galibiyet aldı. Golden State cephesinde ise benchten gelen Williams'ın performansı konuşuluyordu. 26 dakika oyunda kalan ve Pacers potasına 25 sayı gönderen Williams sıcak bir gece geçirdi ancak performansı galibiyete yetmedi.

Bibby'nin Yeni Durağı Heat

Mike Bibby artık bu salonda Heat formasıyla ter dökecek. Wizards'ın serbest bıraktığı Bibby'nin önündeki ihtimaller zaten sınırlıydı. Doğuş da dün belirtti bunu zaten Bibby hakkında yazdığı değerlendirmede. Bibby'nin tercihi Miami olmuş ve ona yer açmak için kadrodan Arroyo feragat edilmiş Heat cephesinde.

Takımlara transferin son dönemlerinde gelen oyuncuların ne kadar katkı verebileceği konusunda her zaman şüphelerim olmuştur. Zaten takıma alışmaları için çok kısa bir zamanları var ki bu alışma döneminin hemen ardından asıl kozların oynandığı play-off dönemi başlayacak. Gelen isim Bibby olunca artısını eksisinden daha fazla görüyorum bu konuda. İlk olarak oturmuş bir kadroya gelmiyor zaten Bibby. Heat sezon başında kurulan daha yeni bir takım yani süre bulma konusunda sıkıntısı olmayacaktır. Arroyo-Chalmers ikilisine sezon boyu tahammül etmiş bir takıma Bibby gibi birini monte etmek play-off öncesi olumlu olacaktır. Verebileceği katkı sınırlı olan ancak 2008'de yeni kurulmuş Celtics'e şampiyonluk için gelen Pj Brown'un play-off'ta sergilediği kritik performanslar aklıma gelen en basit örneklerden biri bu konuda.

Bibby'nin en başta tecrübesi takıma büyük katkı sağlayacaktır. Topu hücuma taşıma konusunda eline güvenebilecek bir isimi kadrosuna dahil etmiş oldu Heat. Zaten topa hükmetme konusunda LeBron ve Wade gibi iki ana silahı varken Bibby'nin en önemli görevi hücumlarda boş şutları sokmak olacaktır. Heat hücumlarında önemli bir silah üçlük isabetleri ki özellikle penetreler sonrası yayın gerisi çok boş kalıyor. James Jones'un %41'lik isabet oranı zaten bunu gözler önüne seriyor. Bibby'den beklentilerde bundan fazlası değil ancak savunması konusunda kafalarda bolca soru işareti bırakıyor Bibby. Kariyeri boyunca zaten iyi bir savunmacı olarak ön plana çıkmadı Bibby ancak karşısında Rondo-Rose gibi isimlerin olabileceği ihtimali bile en önemli eksiğinin rakiplere avantaj teşkil etmesi demek. İşin bir diğer eksi yönü ise Bibby için gönderilen Arroyo daha çok takımı oynatmaya yönelik basketbol oynardı. Bibby'nin bu konuda ne verebileceği şüpheli ki Arroyo'ya göre maç başına yaklaşık 2 kat daha çok şut kullanıyor bu sezon. Bir çok ekibin hamle yaptığı bir dönemde Wade-James-Bosh üçlüsünün yanında kadroya Bibby gibi tecrübeli birinin eklenmesi başarılı bir sezon ortası hamlesi oldu Heat için.