Suffisamment
2 hafta önce
15 Mart Salı 01:00 / Oklahoma City Thunder - Washington Wizards
Takasın son gününde Nate Robinson ile birlikte Oklahoma'nın yolunu tutan ancak sakatlığı sebebiyle henüz yeni takımının formasını giyemeyen Perkins Espn Magazine'e Lakers taraftarlarını kızdıracak açıklamalarda bulunmuş. 2008'de ve 2010'da Lakers'a karşı iki final serisinde forma giyen Perkinins hatırlayacağınız gibi 2010 final serisinin 6. maçında sakatlanarak 7. maçta oynayamamıştı. Perkins Phil Jackon ve Pau Gasol'u sevmediğini, P-Jax'in küstah, Gasol'un ise narin olduğunu söylemiş. Ayrıca bunlara Lakers'ın döneminin geçtiğini ve Kobe'nin Gasol'un narinliğini örtmeye çalıştığını ancak Gasol'un yine de narin bir oyuncu olduğunu söylemiş.
Nash paylamış hayranlarıyla bu fotğrafı. Artık nasıl bir havuz sefasıysa bilemiyorum ama Nash'in yeni kısa filminden bir kare olabilir diye düşündüm. Nash korkunç çıkmış ama orası kesin.
"Parkeye bakıyorum, bu oyunculardan 6 şampiyonluk daha çıkarsa şaşırmam." Bu sözler Jordan'a ait. Tabi kendi takımı hakkında değil söyledikleri, Bobcats adına bu başarılardan bahsetmek şimdilik hayal. Onlar önce bir playoff potasına girsinler. Jordan bu konuşmayı, Bulls'un ilk şampiyonluğunun 20. yılını kutladığı Jazz maçının devre arasında yaptı.
Dile kolay tam 53 maçtır, double-double yapan Kevin Love sabaha karşı biten Warriors maçında 12 ribaund almasına rağmen, 6 sayıda kalınca serisinin devamını getiremedi. Evet sayı yüzünden gitti, ribaund değil yani. En alt paragrafta değineceğim buna... Moses Malone'un 51'lik rekorunu kıran Love, 73-74 sezonundan beri en uzun seriye imza atmış oldu. Ama her serinin bir sonu var, bunun da sonu geldi. Utah Jazz maçında sezon sonuna kadar devam edecek bir serye başlayacaktır muhtemelen Love.
56, Milwaukee'nin Celtics karşısında 48 dakikada bulduğu skor. 49 sayılık NBA'in en düşük sayısına çok yaklaşmış oldu böylece Milwaukee. Son 25 yılda da en düşük 5. skor yanılmıyorsam. Baya büyük bir başarı yani.

Geçtimiz Haziran ayında eşinden ayrılan Dwyane Wade, çocuklarıyla yeterince görüşemiyordu. Eski eşi, Wade'in çocuklarını görme hakkı olmasına rağmen, görüşmemeleri için elniden geleni ardına koymuyordu. Wade de bunun üzerine dava açtı ve bu dava uzun sürenin ardından Cuma günü sona erdi. Wade çocuklarının vesayetini aldı. Ancak sadece Cumartesi günü soyunma odasında takım arkadaşlarına iletmiş bu haberi Wade, medyaya ancak birkaç saat önce yansıdı.
13 Mart Pazar 20:00 / Oklahoma City Thunder - Cleveland Cavaliers
Desktop'u temizlerken gördüm, blog'a koyacağım diye kaydetmişim ama unutmuşum, çürümeye bırakmışım. Geç olsun güç olmasın, koyayım dedim. Duncan baba, bu nedir yahu? O nasıl bir pantalon, nasıl bir gömlek, nasıl bir kombinasyon. All-Star'da herkes çakı gibi görünmeye çalışırken, Duncan her zamanki modda: "Ben sallamam, işimi yaparım yeter abi"
Heat'te Riley sesleri yükselmeye başladıkça Spoelstra koltuğunu kaptırmamak adına ekstra çabalar sarfetmeye devam ediyor. Genç koç dün yaptığı açıklamada takımın boyalı alandan daha çok sayı üretmesi adına hücumda LeBron'un perdelerini daha sık kullanacağını açıkladı.
Chicago bu sezon müthiş bir performans gösterip Doğu'da tepeye oynamaya devam ededursun Chicago tarihinin en başarılı ekibi dün United Center'daydı. 1991 senesinde yaşanan ilk şampiyonluğun 20. senesi kutlandı ve oyunculardan Michael Jordan Scottie Pippen efsane ikilisi başta olmak üzere John Paxson, Horace Grant, Craig Hodges, Stacey King, Will Purdue ve Cliff Levingston zamanında oyuncu olarak çıktıkları parkeye bu kez takım elbiseleriyle çıktılar ve oldukça büyük de alkış aldılar.


Son zamanlarda en çok konuşulan mevzulardan biri Spoelstra'nın durumu. Heat traftarları henüz salonda bu tezahüratı yapmış değil ama kendi aralarında organize olamamalarına bağlıyorum bu durumu. Aslında sene başında da sık sık konuşuluyordu ama Heat aralık sonu gibi müthiş bir galibiyet serisi yakalayınca susturmuştu herkesi LeBron'un karma zırvalığına kadar. Spoelstra'nın durumunu değerlendirmek için üç konuya dikkat etmeliyiz. İlki şu ana kadar gösterdikleri performans beklentileri karşıladı mı, ikincisi sergiledikleri bu performans, Spoelstra'nın takımın başında olması halinde dahi şampiyonluk adına ümit veriyor mu, üçüncüsüyse takım kapasitesinin makisumumunu oynayabiliyor mu. Mantığım sorulardan ilk ikisine evet, üçüncüsüne hayır diyor...