BIY AD

10 Kasım 2009 Salı

Vujacic Sharapova'yı Kaptı

Birkaç günce önce Passing Shot'ın sahibi Berke bana dedikoduları söylemişti ancak resim olmadan vermenin anlamı yoktu. Şimdi elimizde kanıt var, Lakers'ın yedeklerinin yedeği Vujacic, bayan tenisinin en popüler ismi Maria Sharapova'yla çıkıyor. Önce Marko Jaric - Adriana Lima. Şimdi de bu. İlerde buna benzer başka ne sürprizler çıkacak merak ediyorum.

Kaan Kural'a Sorun

Daha yeni yazıları okumak için bu post'un aşağısına bakınız

Türkiye'de basketbol ve özellikle de NBA dendiğinde belki de ilk akla gelen isim şu anda Kaan Kural. Konyalı Portlandlılar'ın içeriği de malum. Çok yakın bir zamanda - inşallah 3-4 gün içerisinde - bir söyleşi/röportaj yapacağım kendisiyle. Yavaş yavaş hazırlıklara başladım. Tabii ki sizin de ona yönelteceğiniz sorulara yer vermek istiyorum. Buyrun, yorumlara alayım herhangi bir konuda sorusu olan arkadaşları.

İhtiyar Sonunda Emekli Olacak Gibi

Dick Bavetta, son Orlando Magic - Oklahoma City Thunder maçından sonra yaptığı açıklamada, bu sezonun ardından hakemliği bırakabileceğini söylemiş. Sonunda.... Geçtiğimiz birkaç yıl içinde, bu adamın görev aldığı maçlardan yeterince zevk alamıyorum. Bir şekilde verdiği abuk subuk kararlarla maçın havasını kötü yönde etkilemeyi başarıyor. Zaten 69 yaşında bir adamın ne işi var orada Allah aşkına? Yıllardır oyuncuları izleyenleri dellendirmekten başka bir işe yaramıyor. Çalması gereken düdüklerde gözleri yetersiz kalırken, çalmaması gereken düdüklerde hayalgücünün yarattığı görüntülere yenik düşüyor ve olmayan şeylere düdük çalıyor. Artık ne zaman bırakırsa bıraksın, geç alınmış bir karar olduğunu düşünüyorum. Bana kalırsa 60 yaşını geçen bir hakemin bana göre çalışamaması lazım. Şöyle bir baktım ama bulamadım, bilen var mı? NBA hakemleri için bir yaş haddi yok mudur?

Yaş 103 Ama Basketbol Aşkının Yaşı Yok


Link

Görüntüler 2 gün önceki Timberwolves maçından. Daha yeni 103 yaşına basan Rene Lowrey, kalkmış o yaşında maça gelmiş ve büyük bir zevkle izliyor takımı Blazers'ı. Geçtiğimiz sene Rene'nin doğumgününde, Przybilla huzurevine gidip onu ziyaret etmiş ve 102 numaralı bir Blazers forması hediye etmiş. Bu maçtan önce de Billa, yaşlı ama ruhu genç olan kadının yanına giderek biraz konuşmuş onunla ve onu çok sevindirmiş. Çok hoş bir olay.

Biz İstanbul'da bu yaşımızda Abdi İpekçi'ye gitmiyoruz/gidemiyoruz doğru düzgün, kadın 103 yaşında Blazers maçına gidiyor. Helal olsun sana Rene.

Edit: Bana ilginç gelmişti, herhalde sizlerin pek ilgisini çekmedi 103 yaşında maça giden teyze =)

Saat 9'u 5 geçe


Saat 9`u 5 geçe
Atam Dolmabahçe`de
Gözlerini kapamış
Bütün dünya ağlamış

Doktor doktor kalksana
Lambaları yaksana
Atam elden gidiyor
Çaresine baksana

Uzun uzun kavaklar
Dökülüyor yapraklar
Ben atama doymadım
Doysun kara topraklar

İlkokulda bize öğretilen bu şiirle anıyorum Atamız'ı. Hiç duymadım görmedim bu şiiri etrafta son zamanlarda, gerçi etrafımda pek ufak çocuk yok ama bilmiyorum yeni nesil tarafından biliniyor mu. Umarım öğretilmiştir onlara da.

Ata sevgisinin çocukluktan aşılandığına dikkat çekmek istemiştim ama birkaç kişinin hoşuna gitmemiş bu şiir. Elbette çocukça, fakat zaten amacım bunu vurgulamaktı.

9 Kasım Gecesi Programı

10 Kasım Salı 02:00 / Phoenix Suns - Philadelphia 76'ers
10 Kasım Salı 02:30 (NBA TV) / Utah Jazz - New York Knicks
10 Kasım Salı 02:00 / Toronto Raptors - San Antonio Spurs
10 Kasım Salı 02:00 / New Orleans Hornets - Los Angeles Clippers
10 Kasım Salı 02:00 / Minnesota Timberwolves - Golden State Warriors

- Suns ile 76'ers arasında Dalembert'in ne kadar süre alacağı ve nasıl oynayacağını gerçekten çok merak ediyorum. Speights ve Young ikilisi uzun forvetteki, Brand de pivottaki dakikaları alabilir. İki takımın form durumlarına baktığımızda, çok rahat bir Suns galibiyeti çıkar diyebiliriz ancak Suns 5 maçlık deplasman turnesinin son maçına çıkıyor. 4 tane yüksek tempoda maç oynadılar, bunların biri Boston diğeri Orlando ileydi. Şimdi de dün Washington'la oynadıktan hemen sonra bugün Philly'e geldiler. Yorgunluk had safhada olacaktır. Bu yüzden bir tahmin vermem bu durumda zor ama bir kez daha söyleyeyim, form olarak Suns gerçekten muhteşem şu anda.

- NBA TV'den yayınlanacak maçta Jazz, Kings'den yediği darbeyi savuşturmak isteyecektir Madison Square Garden'da. Aynı şekilde Knicks de, son maçta az kalsın tarihi fark yiyecekti Bucks'a karşı. Onlar da taraftara kendilerini affettirmek isteyeceklerdir. Ben, daha yeni sürpriz bir mağlubiyet almalarına rağmen, Deron'ın akıllı oyunuyla ve uzunlarının baskınlığıyla Jazz'ın bu maçı alacağına inanıyorum.

- Raptors ile Spurs mücadelesinde Spurs'ü izlemeyi çok isterdim ama yarın iş var, yapacak birşey yok. Artık bir şekilde maçı edinip pozisyonlara bakmaya çalışacağım. Hedo için güzel bir akşam olacaktır. Sevildiği bir şehirde, eski takımına karşı oynayacak. Richard Jefferson ile karşılıklı kapışmalarını izlemek güzel olacak. Artık Pop'tan rica ediyorum McDyess ilk 5'e yerleşsin. Spurs'de herşey kötü gitse de, daha çok dış şuta dayalı oynayan Raptors'ı evlerinde yeneceklerdir. Zaten olası bir mağlubiyette alarmlar, sirenler, çanlar, herşey çalmaya başlayacak...

- Geldik Hornets-Clippers'a. Maç Los Angeles'ta, ligin en iyi oyun kurucusu olarak gösterilen Paul ile geçen sezonun ardından bu sene de eleştirilerden kurtulamayan Davis karşılaşıyor. İkilinin düellosu izlenmeye değer olacaktır. Clippers 0-4 başlangıçtan sonra, sözde 3 galibiyet üstüste aldı ama hepsi de ligin kötü takımlarına karşıydı (Warriors, Grizzlies, Timberwolves). Yine de, sempati duyduğum Clippers'ın kazanmasını istiyorum ve bu maçı alacak güce de kesinlikle sahipler.

9 Kasım 2009 Pazartesi

Dansöz Van Gundy: Magic 74 - Thunder 102

Daha dün, Magic'in Thunder maçından önce Stan Van Gundy takımının basında yeterince övgü almadığına dair eleştirilerde bulunmuştu. "Lewis'ten yoksunuz, bu adam geçtiğimiz sene en çok üçlük atan oyuncuydu. Onun yokluğuna rağmen şu ana kadar gayet iyi oynadık." gibi sözler sarfetmişti.

Aynı sözlerin akşamına başlıkta verdiğim skor ortaya çıktı. Magic'te Lewis'in yanısıra, onun yerine ilk 5'te çıkan Ryan Anderson ve Vince Carter da takımdaki yerlerini alamadılar. Üstüne Thunder Howard'a bol bol ikili sıkıştırma getirince ve Howard'dan gelen toplarda 3/16 ile üçlük atınca, çok farklı mağlup olmaktan kurtulamamışlar. Tabii ki 102 sayı yiyen bir takımın defansını da eleştirmemiz lazım, başta 0 blok ve 7 ribaund ile oynayan Howard olmak üzere. Ama maçı izlemediğim için detaylı eleştirebilmem pek mümkün değil.

Ne diyorduk, evet. Binlerce dansöz var diyorduk, Van Gundy'den bahsediyorduk. Dünkü bu mağlubiyetten sonraki açıklamalarına bir göz gezdirelim: "Biz iyi bir basketbol takımı değiliz. Bunu söylüyordum ama kimse beni dinlemiyor ki. Tamamen şuta dayalı oynuyoruz. Defansa hiç ama hiç önem vermiyoruz, sertlik göstermiyoruz ayrıca akıllıca oynadığımızı da söyleyemem. Yani kısacası iyi bir takım değiliz. Keşke Thunder kadar enerjik olabilsek. Geçtiğimiz yıllarda onların tarzında oynayan takımlara sahiptik. Bu sene bu konuda eksiğiz. Çok yumuşağız. Bu değişene kadar daha çok böyle maça şahit oluruz."
Kıvır Van Gundy kıvır. 24 saat bile fark yok açıklamaların arasında. Hıncal Uluç'un bir sözü vardır ya hani ünlü "tabela yorumculuğu" diye. İşte bunun 1 numaralı örneği herhalde Stan Van Gundy.

Bu arada şunu belirtmeden geçemeyeceğim. Bir takım düşünün ki, 2 numaralı (hatta belki de kimisine göre 1 numaralı) silahından - Carter - yoksun, en iyi 3. oyuncusundan - Lewis - yoksun. Onun yerine ilk 5'te çıkan ve müthiş formda olan uzun forveti - Ryan Anderson - sakat. Bu adamların yerine ilk 5'e yerleşenlerden Bass, Magic'in 3'lük atan uzun forvetli sistemini dolduramayan, üçlüğü olmayan bir uzun. Ayrıca Vince Carter yerine, her zaman söylediğim, bana göre NBA'in herhangi bir takımında 20 dakikadan fazla alması hata olan Redick 37 dakika alıyor. Eh hem en iyi oyuncuları yokken, üstelik sistemi sürdürecek bir 4 numaraya sahip değilken, takımın böyle afallaması son derece normal. Ha yenilen 30 sayılık farkı açıklar mı derseniz, onu bile "Belki de evet" şeklinde yanıtlayabilirim.

Ama bütün bunlara rağmen, Van Gundy'e göre Magic 24 saat içinde iyi bir takımdan kötü bir takım hüviyetine bürünmüş. Elbette takıma gaz vermek amaçlı yapılmış açıklamalar bunlar ama bana samimi gelmiyor 24 saat içinde bir ak bir kara demesi. Sadece bravo koç demek istiyorum.

29'da 0 (sıfır) Çekmek

Philadelphia 76'ers genel menajeri Ed Stefanski, Dalembert'i takas etmek için ligdeki geri kalan 29 takımla da bir şekilde kontak kurup konuşmuş. Hepsinden de olumsuz yanıt almış. Eh tabii bu sezon 12, gelecek sezon 13 milyon dolar kazanacak olan Dalembert'i isteyen takım olmaması normal. Ayrıca defansif pivotun kontratında 'Takas olursa maaşı %15 artar' şeklinde bir madde varmış. Zaten bu sezon Princeton hücumunda Dalembert'in verdiği harika performans ve aldığı kısıtlı süreler takas değerini negatif etki ediyor. Eddie Jordan'ın, Wizards'da Haywood ile yaşadığı problemlerin aynısını Dalembert'in de yaşadığı açık. Kısacası Dalembert şu anda NBA'de Eddy Curry ile beraber belki de elden çıkarılması en zor oyuncu. Nasıl bir çözüm bulacaklarını ve Speights'e sezon boyunca nasıl gerekli süreleri sağlayacaklarını merak ediyorum.

Memphis'in Kafasına Taş Düşmüş

Bynum'ın geçtiğimiz aylarda "Sana ihtiyacım yok artık, düş yakamdan" dediği Kareem Abdul-Jabbar ile görüşmeye başlamış Grizzlies. Uzunlarını eğitmesi için kulübe kazandırmayı düşünüyorlarmış eski oyuncuyu. Aslında şu anda Kareem'in Lakers ile kontratı bulunuyor ancak Lakers takımı Grizzlies'in Kareem ile konuşması için özel izin vermiş. Grizzlies takımı, Kareem'in kendilerine Lakers'la beraber ne kadar zaman ayırabileceğini konuşup, ona göre kendisini danışman olarak tutacakmış.

Memphis Grizzlies'in, yıllardır yaptığı en doğru iş bence bu. Gasol, Thabeet ve Haddadi gibi 3 tane genç uzunları var ve hepsi 'ham'. Özellikle Marc Gasol'ün üzerine eğilinirse, Grizzlies Pau Gasol takasından düşünülen kadar çok zarar etmeyebilir. Şu anda sadece iyi bir pivot olarak görülse de, Marc Gasol'ün NBA'in sağlam uzunlarından biri olacak potansiyeli var. Tabii asla kardeşinin seviyesine çıkamayacağı aşikar. Ben en çok Kareem'in, Thabeet ile çalışmalarını merak ediyorum. Bana göre Thabeet son yıllardaki draftlar içinde en büyük balonlardan biriydi, bakalım efsane pivot onu iyi bir oyuncu haline getirebilecek mi?

Shaq Adam Değil


Link

Bundan birkaç yıl önce pazar geceleri (yoksa pazartesi miydi?) geceleri çok büyük zevkle ve Çakar sağolsun, bol bol gülerek izlediğimiz Santra programından bir kesit. Ahmet Çakar tartışma içinde birçok kere haksız çıksa da, sonunda noktayı koyuyor. Kesinlikle izlemenizi tavsiye ediyorum. Çakar bunu söyledikten birkaç ay sonra Shaq şampiyon olarak cevabını sahada vermişti. Ardından da yeni sezonun ilk progrmaında Ahmet Çakar "Shaq'ı buradan tebrik ediyorum." demişti. Ne günlerdi be =)

Ayrıca Kazım Kanat'ın toprağı bol olsun.

8 Kasım 2009 Pazar

Barfiks Çekerken Kol Kırmak ?

Efendim 2 gün önce Tyrus Thomas'ın kolunu kırdığı haberi düştü internete. Üstelik onun da, Francisco Garcia gibi ağırlık çalışırken kolunu kırdığı belirtiliyordu raporlarda. "Bak şu şanssızlığa" dedim. Bunca süredir NBA takip ederken görmediğim bir olay, 1 ay arayla iki adamın başına geldi. Gerçekten çok ilginç. Ancak sonrasında Tyrus Thomas'ın olayında daha dikkate değer bir detay olduğu ortaya çıktı. Tyrus Thomas'ın bu olayı barfiks çekerken yaşadığı yazılmaya başlandı. Kulüpten resmi bir açıklama gelmedi ancak ben bu şekilde bir oyuncu nasıl kolunu kırar gerçekten merak ediyorum. Öte yandan, Garcia'nın haberini de ilk okuduğumda "Nasıl olur ki?" diye düşünmekten kendimi alamamıştım. Sonradan, jimnastik topunun patlamasıyla bu tür kazaların oluşabileceğini öğrendim. Peki ya barfiks çekerken kol nasıl kırılır? Var mıdır fikri veya bilgisi olan?

Taj Gibson ve James Johnson'a kendilerini göstermek için gün doğdu. Ancak Del Negro Johnson'dan çok Gibson'ı düşünüyor. Bulls taraftarı da ona güveniyor, bakalım çaylak oyuncu beklentileri karşılayabilecek mi?

8 Kasım Gecesi Programı

8 Kasım Pazar 20:00 / Philadelphia 76'ers - Detroit Pistons
8 Kasım Pazar 20:00 / Phoenix Suns - Washington Wizards
9 Kasım Pazartesi 02:00 / Orlando Magic - Oklahoma City Thunder
9 Kasım Pazartesi 04:00 (NBA TV)/ Minnesota Timberwolves - Portland Trail Blazers
9 Kasım Pazartesi 04:00 / Golden State Warriors - Sacramento Kings
9 Kasım Pazartesi 04:30 / New Orleans Hornets - Los Angeles Lakers

- Her ne kadar Wizards'da çok sayıda sakat olsa da, Suns ile yapacakları maçın bol skorlu ve zevkli geçmesini bekliyorum. Wizards'da Antawn Jamison oynamamasına rağmen, geçtiğimiz maçta alınan farklı mağlubiyeti takımın soyunma odasında, takım arkadaşlarına bağırarak eleştirmişti. Oyuncuların ellerinden geleni yapmadığına koç Saunders da katılmıştı. Suns inanılmaz formda, Wizards ise tokat yemiş durumda. Evlerinde oynayacakları için avantajı Wizards'da görüyorum.

- Lakers'da Bynum ile Odom yine yoklar. Hornets'dan bir silkinme ve sürpriz galibiyet görme ihtimalimizi arttırıyor bu eksikler. Ama o kadar kötü durumdalar ki güvenmek kolay değil. Chris Paul ile Fisher'ın eşleşmesinde Paul'den yine harika bir performans bekliyorum.

6-7 Kasım Takım Değerlendirmeleri - Ersan'dan Rekor

Öncelikle Magic - Pistons ile başlayalım. İlk çeyrekte fark 20 civarına çıkınca açıkçası maçın gerisini izlemedim, Hedo'nun maçını takip etmeye başladım. Dwight Howard ve Magic takımı gerçekten de hırs yapmış Pistons'a karşı. Howard hem defansta hem hücumda müthişti. Elbette Howard'a gelen ikili sıkıştırmalardan ve yapılan penetrelerden sonra dışarıya çıkarılan topların
Box Score

Suns - Celtics maçını banttan, baştan sona izledim. Maçtan önce hatırlayanlar olacaktır, içimden bir ses Suns'ın galip geleceğini söylüyor demiştim her ne kadar mantıksız olsa da. Meğersem içimdeki ses Jason Richardson'ın sesiymiş. O nasıl bir performans gerçekten aklım almadı. 34 sayı ama sanki 45-50 atmış gibi bir etki bıraktı. Eminim birçok kişi Celtics'in niye kaybettiğini merak ediyordur ve savunmalarını sorguluyordur. Aslında hiç de kötü savunma yapmamışlar. Elbette karşınızdaki takım Suns iken kolay basketler yememeniz mümkün değil ama maçın geneline baktığımızda Boston'un savunması kesinlikle kötü değildi. Fakat Suns'ın şutörleri inanılmaz formdaydı. Celtics'li oyuncuların sadece 5-10 santim mesafe vererek el kaldırdıkları şutları soktu Suns'lılar. Özellikle de Jason Richardson'ın üçlükleri bu şekildeydi. Üstelki bu performansı maç boyunca sürdürdüler. İkinci nedeni ise, Celtics'in son çeyrekte yakaladığı bomboş üçlükleri değerlendirememesiydi. Bu üçlüklerden 1-2 tanesi girse inanılmaz formda olan Suns'ı yeneceklerdi belki de. Bir adama ayrıca değinmek istiyorum, az dakika almış olsa da Dragic'in oyunda olduğu dönemlerde takımı muhteşem yönetmesini, hep doğru tercihler yapmasını unutmayalım. Çok çok beğendim kendisini. Ve son olarak: Suns'ın maçta gösterdiği savaşçılığa bir örnek vereyim:


Link
Box Score

Hedo'nun maçında ise Chris Paul'ün 21 sayı 18 asistine rağmen Raptors Bosh, Hedo ve Calderon'un oyunlarıyla rahat bir galibiyet aldı. Hornets'dan ilginç bir istatistik, toplam 36 basket atmışlar, bunların 8'i Paul'e ait, ayrıca 18 asistini de sayarsak, 26 baskette Paul'ün katkısı var. Koca takım, 48 dakikada Paul'süz sadece 10 basket atabiliyor. İçler acısı bi durum. Gözlerden kaçan bir detayı söylemek istiyorum, sene başında Wright'ın çaylak DeRozan'ın yerine ilk 5'te başlayacağı bunun defansı güçlendirmek için yapılacağı söyleniyordu. Ancak ben DeRozan'ın defansını gerçekten çok beğeniyorum. Zaten inanılmaz atlet olduğunu biliyoruz. Kör noktadan gelip güzel bloklar koyuyor, ayrıca 1'e 1 ve yardım savunmaları bir çaylak oyuncu için oldukça üst düzeyde. Şutlarını biraz geliştirirse ileride adından çok bahsettirecek bir oyuncu olacak. Umarım.
Box Score

İki kötü giden takımın maçında Blazers, Spurs'ü evine mağlup gönderdi. Sadece %38 ile şut atabilmiş Spurs, ayrıca Tony Parker'ı da 10 gün kadar kaybettiler. Blazers ilginç bir 5 ile sahaya çıkmış. Miller ile Blake guard oynarken, Roy kısa forvette oynamış. Böylece Fernendez ve Webster'a hiç dakika kalmamış. Buna rağmen rahat bir oyunla yenmişler Spurs'ü. Ancak Andre Miller hala kötü oynuyor. Spurs de aynı şekilde Finley'i kenara çekerek, Bogans'ı ilk 5'e yerleştirmiş, defansta katkı sağlasın diye. Bu işe yaramış gözükmüyor, daha önce söylediğim gibi bence McDyess'ın ilk 5'e yerleşip en az 25 dakika alması lazım maç başına, Bonner da kenardan gelmeli. Yoksa geçmiş yıllardaki Spurs savunmasının yanına bile yaklaşamayacaklar ve şampiyonluk da hayal olacak.
Box Score

Celtics-Nets maçını internetten skorlara bakarken takip edebildim. Zayıf Nets'e karşı hiç de kolay kazanamadılar. Brook Lopez ile Rafer Alston'ın müthiş oyunları herhalde zorlamıştır diye düşünüyorum onları.
Box Score

Bobcats - Bulls maçı tahmin ettiğim gibi çok büyük çekişmeye sahne oldu. Maçın son anına kadar kimin kazanacağı belli değildi, Bobcats son 15 saniyede Flip Murray 2 tane üçlüğü kullanamadı ve kaybettiler. Larry Brown'ı burada eleştirmek istiyorum. Sana son pozisyonda üçlük lazım ve Radmanovic kenarda oturuyor, üstelik o ana kadar 3'lüklerde 4/6 atmış. Çok çok hatalı bir karar bana kalırsa. Noah'ın canavar gibi oynadığını söylemeliyim. Galibiyetin mimarıydı belki de tek başına. Ayrıca Felton'ın maç boyunca yaptığı hatalı şut seçimlerinin Bobcats'in yenilgisindeki en büyük etkenlerden biri olduğunu söylemeliyim. Bu adam asla potansiyelini yansıtamayacak zannedersem.
Box Score

Hidayet'in Marion'ın karşısında iyi bir maç çıkaramayacağını tahmin etmek zor değildi. 3/8 isabetle sadece 8 sayı bulabildi Hedo. Raptors, Chris Bosh'un devamlı çembere giderek bulduğu sayılarla maça tutunmaya çalışsa da, onlara DN 41 plakalı bir kamyon çarptı. Mükemmel bir şut performansı izletti bize: 12/20 saha içi, 3/4 üçlük. Bu performansta Bargnani'nin onu birçok kere boş bırakmasının da payı vardı. Ayrıca ilk yarıda fena oynamayan Raptors'ın, ikinci yarında deplasman turnesi yorgunluğu nedeniyle düşüşe geçtiğini de söyleyelim. Dallas'ın kazanmasını sağlayan bir başka isim ise bench'ten gelen Terry idi, o da doğru şut seçimleri ile Raptors'ı yıktı.
Box Score

Gelelim Ersan'ın 13 ribaund ve 4 asist yaparak kırdığı rekorlara. Aslında bu 13 ribaundun yaklaşık 10 tanesi maç anlamını yitirdikten sonra gelmiş. Nitekim 2. çeyreğin ilk saniyelerinde fark 21'e kadar çıkmış ancak şunu söyleyelim ki Bucks takımı, farkı Ersan oyuna girdikten sonra açmış. Ersan henüz bench'teyken duru 10'a 6 Knicks lehineymiş. İzlemediğim için pek yorum yapamayacağım ama bu ribaund performansı ve savaşçılığı Ersan'a ekstra dakikalar getirecektir. Çok sevindim gerçekten.
Box Score

Son olarak gecenin sürprizi. Kings nasıl oldu da Jazz'ı yendi hiçbir fikrim yok. Yani evet 11/19'luk üçlük isabeti elbette önemli ama 15/19 bile atmış olsalar Jazz'ın kazanmasını beklerdim. Tyreke Evans hakkında ilginç bir not: Ligin ilk maçında Paul'e karşı 7/13 isabetle 22 sayı atmıştı, şimdi de 7/15 saha içi ve 16/19 serbest atış ile 32 sayı ve 7 asist. NBA'in en iyi 2 oyun kurucusuna karşı harika performanslar. Aradaki maçlarda ise çok kötü şut yüdeleriyle 6-3-15 atmıştı. Deron Williams ve Chris Paul'le oynadığı zaman ayrı bir konsantre oluyor herhalde.
Box Score

Bu Çocuk Zıplıyor


Link

Geçen senenin ortalarında olmuştu yanılmıyorsam. Çok ufak vücut kontağı dışında tertemiz ve insanlık dışı bir blok. Hakemler faul çalarak yazık etmişlerdi, yıllar boyunca intro'larda izleyebilirdik. Hawks bench'inde Horford'ın tepkisine dikkat.

Kobe Jordan'ı Geçecek

Kobe 2 gün Grizzlies'e karşı kariyerindeki 24000. sayısına ulaştı, üstelik bu sayıya ulaşan en genç oyuncu oldu. O kadar sayı atması zaten en basit ve kibar deyimle 'hayvanlık' ama 'en genç' rekorunun bana göre çok bir anlamı yok. Yani bunun yerine kaç maçta ulaştığına bakılarak yorum yapılmalı bence. Kobe'yi kötülediğim falan düşünülmesin, bu adamın şu an, dünyadaki 1 numaralı basketbolcu olduğuna inananlardanım. Ama, sadece NBA'e daha erken adım attı diye rekorun, hakettiğinden çok değer görmesini eleştiriyorum.

Onun dışında bir başka bir başarısını daha söyleyeyim: Kobe aynı zamanda toplam kariyer sayılarında Iverson'ı geride bırakarak 16.'lığa tırmandı. Hatta kariyerinin sonunda Jordan'ı geçeceğini de varsayabiliriz. Şu anda aralarında tam 8265 sayı var. Ufak bir hesap yapalım hemen. Kobe'nin bu sezon dahil, 5 yıl daha oynayacağını ve sakatlanmayacağını varsayarsak, şu andan itibaren ortalama 20.5 sayı atarsa Jordan'ı geride bırakacak. Yok 4 sene olmazsa, ulaşması gereken rakam 20.7 oluyor. Bunlar Kobe'nin rahatlıkla yapabileceği istatistikler. Bu verilerin ışığında, Jordan'ın önüne geçip NBA tarihinin 3. en çok sayı atan oyuncusu olacağını söyleyebiliriz. Ama tabii en çok sayıyı atmak ayrı, ortalamada daha yukarıda olmak ayrı. Daha çok maç oynayan bir oyuncu elbette daha fazla sayıya ulaşabilir. Ortalamalarda ise Jordan, Kobe'nin bir hayli önünde: 30.1 - 25.3. Kısacası bu yazı, Kobe'nin Jordan'dan iyi olduğu veya öyle anılacağı anlamına gelmiyor ama yine de ilginç bir detay. Ama Kobe'nin 2. sıradaki Malone'u geçme ihtimali ise neredeyse yok.

Aslında hiç yazmayacaktım ama her türlü haber sitesinde yer aldığı için es geçmek istemedim.

Iverson Atlanta Yolcusu

Takımdan ayrılmış ve Atlanta'da yazlarını geçirdiğini eve gitmiş Iverson. Grizzlies koçu Hollins, Iverson'a bizzat izin verdiğini, ailesiyle ilgili medyaya aktarılmaması gereken bir problem olduğunu söylemiş. Elbette döndüğünde bench'ten gelmesi konusunda oturup konuşulması gerektiğini, bunun büyük bir sorun olduğunu da itiraf etmiş. Yahoo'dan Marc Spears'a gelen fısıltıya göre Iverson'ın takımdan ayrılması ve Atlanta'ya gitmesinin nedeni tamamen Memphis'teki mutsuzluğundan kaynaklanıyormuş.

Eğer ilk 5 başlamadığı için takımdan ayrıldıysa, NBA kariyerine nokta koymak adına çok büyük bir adım atmış. Yok eğer gerçekten olay ailevi bir durum ise en yakın sürede halledip döner takıma umarım. Ama nedense(!) bana olay daha çok yedek oturmasından kaynaklanıyro gibi geliyor. Size?

NBA'de İlk Domuz Gribi Vakası

Son 2 haftadır sakatlıklarla lanetlenen New Jersey Nets'te, NBA'deki ilk resmi domuz gribi vakası ortaya çıktı. Birkaç gündür grip olan Chris Douglas-Roberts'ın, yapılan testlerden sonra H1N1 virüsü taşıdığı öğrenildi. Pek yorum yapılacak birşey yok. Kendisi beklentilerin üzerinde, iyi bir sezon geçiriyordu. Geçmiş olsun dileklerimizi gönderelim genç oyuncuya. Nets takımı durumla ilgili her türlü önlemi aldıklarını söylemiş, muhtemelen diğer oyunculara bulaşmamıştır.

7 Kasım Gecesi Programı

8 Kasım Pazar 02:00 / Denver Nuggets - Atlanta Hawks
8 Kasım Pazar 02:30 / Boston Celtics - New Jersey Nets
8 Kasım Pazar 03:00 (NBA TV) / Charlotte Bobcats - Chicago Bulls
8 Kasım Pazar 03:30 (NTV )/ Toronto Raptors - Dallas Mavericks

8 Kasım Pazar 03:30 / New York Knicks - Milwaukee Bucks
8 Kasım Pazar 04:00 / Sacramento Kings - Utah Jazz
8 Kasım Pazar 05:30 / Memphis Grizzlies - Los Angeles Clippers

Kötü olmuş NBA TV ile NTV'nin maçlarının aynı anda olması. İki maç birden yayınlanıyor ama sadece 1 tanesi izlenilebilecek. İkisi arasında gerek Hidayet'ten, gerekse daha kaliteli oyuncular barındırmasından dolayı tabii ki Raptors-Mavericks maçı tercih edilecektir.

- Bugün Josh Howard da dönüyormuş. Yani Hidayet, karşısınaa kısa forvet pozisyonunda 2 tane iyi savunmacı çıkacak. Raptors'ın avantajına kullanmaya çalıştığı yer çabuk ve şutör uzunları olması ancak Mavs bu konuda dünyanın en iyisini kadrosunda bulunduruyor. Bunun üstüne Raptors'ın daha dün maç yaptığını düşünürsek, üstüste 2. deplasmanda yorgunluk vurabilir onları. Yani kısacası, Mavericks'in kazanacağı bir maç olarak görüyorum.

- Bobcats ile Bulls arasındaki mücadelede de, kalite üst düzey olmasa da bolca koşan iki takımı izleyeceğiz. Bobcats'de Tyson Chandler 2 sene önceden enstantaneler sundu bize dün Hawks karşısında. Ben defalarca söyledim Bobcats'in kadrosunu beğendiğimi o nedenle çekişmeli bir maç olacağını düşünüyorum bu iki atletik takım arasında. Atletik demişken, Bulls'da Tyrus Thomas kolunu kırdığı için 6 hafta kadar oynayamayacak. Haber yazacaktım bununla ilgili ama hala tam olarak nasıl kırdığı açıklanmadı, onu bekliyorum.

- Celtics dünkü mağlubiyetin acısını Nets'den çıkarır. Eğer olur da Nets kazanırsa bilin ki kıyamet yakındır. Yi, Harris yoklar. Bunların üstüne muhtemelen Lee ve Chris Douglas-Roberts da eksik olacaklar. Nets'i şu anda herhangi bir D-League takımı bile yenebilir.

- Ersan'ın bugün kaç dakika alacağını merakla bekliyorum çünkü karşıdaki takımın uzunlarını ayakları çabuk ve şutörler. Bucks'da bu sisteme karşı en iyi yanıt verecek oyuncu bence Ersan.

- Nuggets ve Hawks maçının da çok güzel geçmesini bekliyorum. Daha dün Bobcats'den fark yiyen Hawks'da Joe Johnson takım arkadaşlarının kulaklarını çekti. Aynı şekilde Nuggets da Heat'ten bir tokat yemişti. Kimin kazanacağını önceden söylemek çok zor.

Edit: Kenyon Martin'in 2-3 hafta sürecek sakatlığını unutmuşum. Bu durumda Hawks tabii ki biraz daha şanslı oluyor. İlk 6 dakikada skor 12-16 Hawks lehine iken edit.

7 Kasım 2009 Cumartesi

Komik ve Korkutucu


Link

Bugün biraz fazla video oldu ama kusura bakmayın. Bu maçtan koyduğum 2 pozisyonu da ilginç bulduğum için yükledim youtube'a.

Amare steps yapıyor. Önce komik kısım: Bütün Celtics bench'inin eller kollar, steps işareti yaparak, makina gibi dönmeye başlıyor. Fakat korkutucu olan şey bu eyleme bir kişinin katılmaması: Rasheed Wallace. Acaba bu pozisyon, vurdumduymazlığıyla bilinen yıldızın şu aralar konsantre/motive olmadığını gösteriyor diyebilir miyiz? Açıkçası benim ilk aklıma gelen şey bu oldu. Ayrıca bench'in ağız birliği etmişçesine yaptığı itiraz Celtics'in, kenarda da takım ruhunu koruduğunu gösteriyor. Çok güzel bir görüntü.

LeBron James vs. Richard Jefferson


Link


Link

Dün geceden en çok beğendiğim 2 hareket. LeBron'unki spektaküler gözükmese de havada vücudunu çevirip Chandler'ın üzerinden fade-away'i o yumuşaklıkta atması gerçekten takdire şayan bence.