BIY AD

1 Aralık 2009 Salı

Durant'ın Bıyıkları Terliyor

Çok sevindirik olmuş, hemen internete koymuş "Bakın bakın çıktı hem de hile falan yaptığım yok" diyerekten.

30 Kasım Programı - Ersan NBA TV'de

1 Aralık Salı 03:30 (NBA TV) / Chicago Bulls - Milwaukee Bucks
1 Aralık Salı 03:30 / Philadelphia 76'ers - Dallas Mavericks
1 Aralık Salı 04:00 / Memphis Grizzlies - Utah Jazz
1 Aralık Salı 05:30 / Indiana Pacers - Golden State Warriors

6 maçtır kaybeden Philly, Mavs deplasmanında yine yenilgiye mahkum olacak diye düşünüyorum. Elton Brand bir ihtimal oynayacakmış, takımdaki yerini alırsa - ve iyi oynarsa - belki bir şansları olabilir ama öbür türlü işleri gerçekten inanılmaz zor. Zaten bu yenilgi serisi Iverson'ı takıma katmalarına neden olacak gibi duruyor.

30 Kasım 2009 Pazartesi

Warriors Mavs'i Nasıl Sürklase Etti?


Link

Maçın üzerinden 6 gün geçti, biraz geç de olsa internette dolanırken Mavs'in, Warriors'a nasıl yenildiğini anlatan bu videoyu buldum. Ben günün notlarında Monta Ellis'in ne kadar iyi oynadığına değinmiştim ancak bu videoyu izleyenler çok daha iyi anlayacaklardır olayı. Mavs pota altının nasıl yol geçen hanına döndüğünü göreceklerdir. Güzel bir analiz olduğunu düşündüğüm için videoyu paylaşıyorum.

Rasheed'in Ağzına Biber

Bundan 2 gün önce Rasheed Wallace, Raptors maçından sonra Hidayet'e "Sahtekar" diye ithamda bulunmuştu. NBA bu açıklamadan dolayı Rasheed'e 30.000$ para cezası vermiş. Rasheed ise agresif tavrını sürdürerek "Kesinlikle itiraz edeceğim. Böyle bir ceza çıkacağını biliyordum ama niye çıktığına dair bir fikrim yok. Kesinlikle bu ceza geri çevrilecek". Çılgın forvet cezayı haketmitşi bana göre iyi oldu. Ceza verilmeyecekse bu tür şeylere herkes çıksın kamuoyunda rakiplerine "sahtekar" damgası vursun.

29 Kasım'dan Notlar

İzlediğim maçlardan birinde, Phoenix Suns deplasmanda Raptors'ı 113-94 yenerken Robin Lopez'den büyük katkı aldı. Altı buçuk dakikada hiçbir istatistikte katkı yapmayan Lopez, 4 top kaybı yaparak el freni görevi gördü. Ancak Nash'in 20 sayı 16 asistlik dominant performansı bu rezaletin üstünü kapatmaya yetti de arttı. Robin Lopez, ikizi Brook Lopez'den çok daha yetenekli ! Ayrıca Barbosa bileğini burktuğu için maçı terketti, "En az 2 maç en fazla 2 hafta kaçırırım" demiş. Hedo'muz çok kötü oynadı, kötü bile diyemeyeceğim şut seçimleri yaptı, Bosh'un ise 30 sayı 17 ribaundluk performansına yazık oldu.
Pistons ise Hawks'u Gordon, Prince ve Hamilton sakatken, üstüne CV burnu kırıldığı için maçı terketmişken yenmeyi başardı. Ben Wallace 10 sayı 18 ribaund 2 top çalma ile 4 yıl önceden sinyaller vermeye devam etti. Detroit'in havasında suyunda ne var acaba? Ayrıca Joe Johnson 5/19 şut isabetiyle Pistons'ı çok yardımcı olmuş bu galibiyette.
Grizzlies - Clippers maçının en ilgi çekici yanı Tinsley'nin 29, Conley'nin sadece 19 dakika almış olmasıydı. Elbette maçın son çeyreğinde 33-7 gibi bir skorla geri düşmeleri de not düşmeye değer (yorum yapan DanDirik ve Doğuş'a teşekkürler). Tabii Gasol'ün 13/18 isabetle 26 sayı üretmesi ve son 8 maçta 59/76 isabet bulmuş olması da şaşırtıcı bir detay. Açıkçası hiç Grizzlies maçı izleyesim yok ama Gasol zorla izlettirecek bu gidişle. Clippers'da ise Eric Gordon ise sakatlığının etkilerini tamamen attığını 29 sayı üreterek gösterdi.
1/15 galibiyet-mağlubiyet oranıyla ligin en kötü 2. takımı olan Wolves, Nuggets'ı 106-100 yenmiş, hem de deplasmanda. Anlayan varsa beri gelsin. Timberwolves'da Gomes 12/18 isabetle 27 sayı üretmiş. Damien Wilkins ise 15 sayı ve 6 asist ile oynamış, üstüne 12 ribaund ile kariyer rekorunu kırmış. Wilkins'den 3 senedir böyle çıkışlar görüyoruz takımların eksikleri olduğu dönemlerde, ardından bench'e çekilip gerçek rolünü buluyor çok da fazla önemsenmemeli. Nuggets'da ise Billups 2/13 isabetle Timberwolves'un ekmeğine yağ sürmüş. Carmelo'nun 32 sayılık performansı boşa gitmiş.
Fotoğraf herşeyi anlatıyor... Nets-Lakers maçına da bakma fırsatı buldum. Nets o kadar kötü bir takım ki, anlatılmaz yaşanır. Hani Lakers "Biz bu takımı bugün 50'nin altında tutacağız." diye inat etse, bunu başarabilirdi. Anlatılacak bir tarafı yoktu maçın. Nets 0-17 ile NBA tarihinde lige en kötü başlangıç rekorunu egale etti. Mavs deplasmanında kazanamazlarsa, tarihe altın harflerle yazılacaklar.

Kırık Burunla 2'de 2


Link

Charlie Villanueva dün Zaza'nın faulü sonrası kafasını, Ben Wallace'ın kalçasına gömmüş ve burnu kırılmış. Kısa süren bir tedaviden sonra, daha hala burnundan kan boşalırken gelmiş 2 serbest atışın ikisini de sayıyla değerlendirmiş. Takdir etmemek mümkün değil. Eğer Charlie Villanueva bu atışları kullanmasa Hawks, Detroit bench'inden bir oyuncuyu seçecekti bu atışları kullanması için.

Ayrıca Villanueva bugün ameliyat olacakmış ve çarşamba günkü maçta da oynayacakmış açıklamalarına göre.

İstop !!


Link

Iverson Philly'e Gider Mi?

NBA'de son birkaç gündür ortalıkta dolaşan iddiaya göre Philadelphia 76'ers, eski yıldızı Allen Iverson ile ilgileniyordu. Bu konuda 76'ers koçu Jordan da Stan Van Gundy'den dansözlük dersleri almış: Daha bundan 12 saat önce Jordan kendisine Iverson ile ilgili soru sorulduğunda, "Medyada bizim yönetim olarak aramızda konuştuğumuzdan daha fazla konuşulduğuna eminim. Kimseyle Iverson hakkında konuşmadım" tarzında bir cevap verip serbest oyuncularla ilgilenmediklerini belirtmişti. Jordan bu açıklamalarından 1-2 saat sonra, Spurs maçından hemen önce Iverson ile ilgili kulüp içinde konuşmalar yapıldığını, transferinin gündemde olduğunu ayrıca başka serbest oyuncularla da ilgilendiklerini söylemiş.

Peki Iverson, Philly ve Jordan'ın sistemine uyar mı? İki taraftan biri değişmedikçe bu uyumun sağlanabileceğini pek sanmıyorum. Bunun nedeni de Jordan'ın Princeton hücumunu kullanması, yani topsuz oyuncu hareketlerinin, penetrelerinin en önemli olduğu sistemlerden biri. Iverson ise topsuz oynamayı neredeyse hiç bilmeyen/sevmeyen bir oyuncu. Böyle bir birliktelik olursa, Jordan'ın 76'ers'da Arenas'a tanıdığı imkanları Iverson'a da tanıması gerekecek. Bu da takımdaki gençlerin Princeton'ı öğrenmelerine ve ilerideki sezonlara hazırlıklarına bir engel teşkil edebilir. Yani her ne kadar taraftarlar onu çok sevse de ve Williams'ın sakatlığında Philly'nin ona ne kadar ihtiyacı olsa da, Iverson'ın gelmesi gelecek açısından sorunlar doğurabilir. Yok eğer Iverson'a bu ayrıcalıklar sağlanmazsa, sorunlu yıldızın ne yapacağını şimdiden kestirmek imkansız gibi.

Bakalım önümüzdeki günler ne gösterecek.

29 Kasım 2009 Pazar

Hack-a-Casspi Frank'in Sonu Oldu

Bundan birkaç gün kadar önce, Kings'in kısa forveti Casspi'nin serbest atış sorunları üzerinde ufak birşeyler karalamıştım. Konyalıportlandlılar'ın müdavimlerinden Nets'in koçu Lawrence Frank de, Nets-Kings maçının sonlarında o ana kadar 1/4 serbest atış kullanan Casspi'ye taktik faul yapma stratejisini izlemiş. Ancak Casspi bu kritik atışlarda 3/4 isabet bularak Lawrence Frank'in kuyusunu kazmış. Bugün Frank'in kovulmasında katkısı olmuş yani İsrail'linin.

Evet efendim yukarıda okuduğnuz gibi Lawrence Frank bu geceki Lakers maçına takımın başında çıkmayacakmış. İşine son verilmiş. Onun yerine yardımcı koç Tom Barrise görev alacakmış. Nets'in şu kadrodan birşeyler beklediğini sanmıyorum. Eğer bu kadrodan - hele yaşanılan sakatlıklardan sonra - bir beklentileri var idiyse, bu yönetimin ayıbıdır diye düşünüyorum. bence geçtiğimiz senelerdeki performansından memnun olmadıkları Frank'i kovmak için bir bahane oldu 0-16 (ve muhtemelen bu gece gelecek olan 0-17).

Cavs'den Bir Doğru Bir Yanlış Basketbol Dersi


Link

28 Kasım'dan Notlar yazısında değinmiştim Mavs - Cavs maçındaki 2. çeyreğin son saniyelerine. Önce bol ve hızlı paslaşmalı, hareketli bir Cavaliers hücumu izliyoruz. Mo Williams fake sonrası üçlüğü gönderiyor. Harika bir hücum... Ardından Terry çabucak cevap veriyor. En sonda ise Mo Williams basketbol okullarında "Bunu kesinlikle yapmayın" diye ders olarak gösterilecek bir harekete imza atıyor. Müthiş bir basketbol zekası örneği göstererek 4 saniye kala uzun ve bombeli bir pas atıyor LeBron'a. Kidd-Marion ikilisi topu çalıyorlar, Barea'ya bir pas ve 8 metreden üçlük.

29 Kasım Programı (Saat 8'de 2 Maç Canlı Yayında)

29 Kasım Pazar 20:00 (NBA TV) / Atlanta Hawks - Detroit Pistons
29 Kasım Pazar 20:00 (NTV Spor) / Phoenix Suns - Toronto Raptors
29 Kasım Pazar 22:30 / Memphis Grizzlies - Los Angeles Clippers
30 Kasım Pazartesi 01:00 / Orlando Magic - New York Knicks
30 Kasım Pazartesi 01:00 / Boston Celtics - Miami Heat
30 Kasım Pazartesi 02:00 / Houston Rockets - Oklahoma City Thunder
30 Kasım Pazartesi 02:00 (NBA TV) / Philadelphia 76'ers - San Antonio Spurs
30 Kasım Pazartesi 03:00 / Minnesota Timberwolves - Denver Nuggets
30 Kasım Pazartesi 04:00 / New Orleans Hornets - Sacramento Kings
30 Kasım Pazartesi 04:30 / New Jersey Nets - Los Angeles Lakers

Barcelona - Real Madrid maçı nedeniyle herhalde izleyici sayısı çok az olacaktır ama Raptors ile Suns arasındaki maçta bol skor olacağını ve izlemenin bir hayli zevkli olacağını düşünüyorum. İki takım da savunmanın s'sini yapmıyorlar neredeyse. O yüzden kaliteli bir maç izlemek zor ama bol sayılı maçları sevenler kaçırmasın. Ayrıca, tabii ki Hedo'yu da izleyebileceğiz canlı olarak.

Nets'in, NBA tarihin en kötü sezon başlangıcı rekoruna ortak olmamak için Lakers'ı yenmesi lazım. Ama bunun ne kadar zor olduğunu hatta belki de imkansız olduğunu anlatmama gerek yok herhalde? Hem de deplasmanda. Bu maçta olur da bir sürpriz çıkarsa herhalde seneler boyunca unutulmaz Nets'in bu rekordan nasıl kurtulduğu. Bakarsınız topun ağzında olan Lawrence Frank de görevinde kalır =)

Bunların dışında Rockets ile Thunder gibi iki hızlı ve enerjiyle oynayan takım arasındaki mücadele ilgimi çekiyor. Durant'ın ve Harden'ın olduğu her maçı izleyebilirim. Ayrı bir sempati besliyorum bu takıma. Henüz yolun çok başındayız ama umarım beni yanıltmazlar ve playoff'lara kalırlar.

28 Kasım'dan Notlar - Ersan'dan 20 Sayı 16 Ribaund

Dün gece yayınlanan 2 maçın yanında Bobcats - Wizards maçını da izleme fırsatını buldum. Önce gecenin en büyük maçıyla başlayayım.

İlk çeyrekte Shaq'ın içerideki iyi oyunu ile LeBron şovu ön plandaydı. 23 numaranın ilk çeyrek istatistikleri şu şekildeydi: 11 sayı, 4 ribaund, 8 asist. Şaka gibi değil mi? Terry ise el üstünden bulduğu zorlama üçlüklerle adeta tek başına savaşan Nowitzki'ye destek çıktı. Üst üste gelen bu üçlükler gerçekten hayranlık uyandırıcıydı. Buna rağmen Dallas ilk çeyreği 26-35 geride tamamladı.

İkinci çeyrekte ise Delonte West'in harika oyunu vardı. Teke tek oynadığı pozisyonlarda bulduğu sayılar ve boştaki arkadaşlarını topla buluşturmalar... Müthiş iş yaptı gerçekten. Sene başından beri zorlanan West'in Dallas karşısında böyle oynayacağını hiç tahmin etmezdim. Mo Williams bu hazırlanan pozisyonları hiç affetmedi. Bu arada maçın 2. çeyreğinin sonunda Cavaliers'dan Mowill ile biten mükemmel bir hücum izledik. Basketbol dersi niteliğindeydi. Ama ardından Mo Williams'ın yaptığı bir hata da aynı şekilde basketbol okullarında "Bunu yapmayın" diye gösterilir herhalde. Pozisyonları kesip koyacağım youtube'a.

Maçın genelinde takımların 4 kısa 1 uzunlu sistemlerle oynadıklarına şahit olduk. Dallas'ta Nowitzki pivot oynarken Cleveland'da Varejao bu pozisyonda mücadele ediyordu. Bu dönemler Cavs'in avantajına sonuçlandı. Çünkü Cavs'liler elini kolunu sallayarak boyalı alana girdiler. Varejao da bu Cavs'lilerden biriydi. Hücum ribaundu alıp veya ona asist yapıldığında bulduğu sayılar dışında zannedersem 4 tane de kendisi sayı üretti. Bunu söylediğime ben de şaşırıyorum ama Gooden'ın dışarıda olduğu dakikalarda Mavericks'in defansı bir kademe düşüyordu. Bunun nedeni pivot pozisyonundaki sıkıntılarıydı elbette.

Aslında devrenin bitiminde 13 sayı fark vardı ve bu fark 8'in altına inmedi hiç. O nedenle rahat bir Cavs galibiyeti gördük diyebilirim. İlginç bir not olarak LeBron yukarıda verdiğim ilk çeyrek istatistiklerinden sonra maçı sadece 25-5-12 ile bitirdi. Mo Williams'ın 7/7 üçlük isabeti ve Varejao'nun katkılarıyla Cavs maçı kazandı diyebilirim herhalde.

Gelelim Bucks'a. Ersan maskesiz oynadığı ilk maçta, Magic'e karşı çok iyi oynadı. Hatta maç içinde Howard'dan dirseğimsi bir darbe de yedi suratına, korkuttu bizleri, neyse ki birşey olmadı. İstatistiklerini vereyim: 20 sayı, 16 ribaund, 2 asist. Maçı geçtim, NBA'de gecenin en çok ribaund alan 2. oyuncusu oldu. Birincisi ise elbette Dwight Howard idi 20 ile. Rashard Lewis ile maçın başında ilginç bir çekişme izledik. Ersan dışarıdan şut isabetleri bulurken, Lewis çembere hareketlenerek Ersan'ı 2 pozisyonda ekarte etti. Ersan'ın bir üçlüğü vardı ki, üzerine defans çıkarken çok yüksekten atmak zorunda kaldı. Top salonun tavanına değecek zannettim. Zaten spikerlerden ve seyircilerden çok güzel bir tepki geldi top girdiğinde. Kimse beklemiyordu. İlk çeyreğin bitiminde ve ikinci çeyrekte, Ridnour'un mükemmel oyununa şahit olduk. Ne atsa girecek diye bakmaya başlamıştım. Aynı performansını son çeyrekte de gösterdi. Karşısındaki Jason Williams'ın bundaki payı yadsınamazdı. Williams'ın defansta ayakları hiç ama hiç gitmiyor. İstisnasız her pozisyonda rakiplerine geçilebilir mi bir adam? Williams bunu başarıyor. Üstelik Ridnour gibi çok da hızlı olmayan bir guard'a karşı.

Maçın ikinci çeyreğinde ilginç birşey oldu. Bucks Ersan ile Warrick pivot-uzun forvet pozisyonlarında oynamaya başladı ve Dwight Howard kenarayken bu şekilde farkı 17'ye kadar çıkarmayı başardı. Bunda Ersan'dan çok Warrick'in payı vardı. Ridnour tarafından kendisine hazırlanan uzak mesafeli ikilik atışlarda müthiş isabet sağladı ayrıca kendisine de birkaç pozisyon yaratarak 12 sayı üretti bu çeyrekte. Ersan bu çeyrekte, hücumda pek etkili değildi. Howard oyuna girince fark 9'a kadar indi. Üçüncü çeyreğin sonlarında üstüste dış atışlarla Magic Bucks'ı yakalamakla kalmadı, 1 sayı da öne geçti. Bu çeyrek boyunca Magic'in defansının sertleştiğini ve Bucks'a pek sayı şansı vermediklerinin de altını çizeyim. Son çeyreğe Skiles yine Ersan-Warrick pota altıyla başladı. Ve yine herşey çok güzel gidiyordu. Skiles ikinci çeyrekten ders almamış olacak ki Howard oyuna girdiğinde Kurt Thomas veya Gadzuric'i oyuna sokmadı ve bütün planları alt üst etti. Farkı 9'a kadar çıkardılar. Buna rağmen Bucks'a maçı kazanacak fırsatlar geldi. Ancak fırsatları maçta harika oynayan Ersan - Ridnour ikilisi kullanamadılar. Ersan aldığı hücum ribaundu sonrası kendisine yapılan faullerin ilkini kaçırdı ayrıca maçın bitimine 30 saniye kala 3 metre etrafında kimse yokken kullandığı üçlükte potayı zar zor buldu. Bunda 40 dakika almasından dolayı yorgun olması mı yoksa kritik şutların yükünün ağır olması mı etkiliydi karar veremedim. Muhtemelen ikisi birden etki etti. Ardından hücum ribaundunu alan Ridnour hayatımda gördüğüm en saçma atışlardan birine imza attı ve kaçırdı. Halbuki bekleyip yeni bir set hücumuna dönmelilerdi. Ribaundu Magic aldı, önceki iki olay yetmiyormuş gibi şut saatiyle maç saati arasında 3 saniye olmasına rağmen faul yapmayı tercih etmedi Bucks ve maçı Magic kazandı. Yazık oldu. Zaten Milwaukee'li oyuncular bitiş düdüğüyle çöktüler. Orlando'lular ise sanki bir playoff maçı kazanmışçasına sevindiler. Bu arada yazının içinde Ersan'ın aldığı 16 ribaunda pek dikkat çekmediğimi farkettim. Defanstakiler genelde çok rahat ribaundlardı ama hücumda harika ribaundlar çekti Ersan, Lewis'in üzerinden. Takımının en iyi ribaundcusu olduğunu bir kez daha gösterdi.

Magic'te ise ikinci yarıda ipleri eline alan ve mükemmel oynayan ve 25 sayısının 19'unu bu dönemde üreten Vince Carter ile Milwaukee pota altını dağıtan Howard (25 sayı 20 ribaund 4 blok) galibiyeti getiren isimlerdi.

Bobcats - Wizards maçını ise çok kısa geçeceğim. Wizards, izlediğim en kötü hücum performanslarından birini sergiledi. Maç içinde pozisyon yaratmak konusunda çok büyük sıkıntı çektiler. Devamlı zorlama atışlar denediler. Bunların hepsi kaçınca, yakaladıkları boş atışlarda da stres yapıp çemberi bile zor bulan şutlar gönderdiler Bobcats potasına. Gerçekten izlemesi acı verdi Wizards'ı. Çok çok kötüydüler. Zaten 3. çeyrek sonunda toplam 50 sayı üretmiş olmaları herşeyi açıklıyor zannedersem.

Rasheed: Hedo Bir Sahtekar

Rasheed Wallace bu seneki beşinci, kariyerindeki 296. teknik faulünü Hidayet'in üzerine yıkmaya kalkışmış. Hedo'ya "flopper" demiş. Bunun tam bir karşılığı yok Türkçe'de. Hakemleri aldatmaya yönelik, ortada bir faul olmamasına rağmen kendisine müdahale varmış gibi tepki veren veya kendisini yere atan oyuncuların yaptığı harekete "flop" deniyor. O nedenle sahtekar diye çevirdim. İşte Rasheed'in dedikleri: "Herkes bilsin ki o tam bir sahtekar. Turkododo'nun tek yaptığı şey bu. Sahtekarlıkla bir yere varılmamalı. Sanki onu silahla vurmuşum gibi tepki verdi."

Videoyu da kesip koydum youtube'a. Buyrun bakın siz karar verin flop var mı yok mu. Sanki Rasheed'in pozisyonu bir kez daha izlemesi lazım. Pozisyona en iyi açıyla tam yandan bakan 2 hakemin aynı anda faul çalması da cabası. Turkadodo'ymuş...


Link

28 Kasım 2009 Cumartesi

28 Kasım Programı - Ersan NBA TV'de

29 Kasım Pazar 02:00 / Charlotte Bobcats - Washington Wizards
29 Kasım Pazar 02:30 (NTV) / Dallas Mavericks - Cleveland Cavaliers
29 Kasım Pazar 04:00 / Portland Trail Blazers - Utah Jazz
29 Kasım Pazar 04:00 (NBA TV) / Orlando Magic - Milwaukee Bucks
29 Kasım Pazar 05:30 / Los Angeles Lakers - Golden State Warriors

- Shaq'ın dönmesine rağmen, dün Bobcats'e yenilerek herkesi şaşırtan Cavaliers bu gece Mavericks'i evinde konuk ediyor. Marion'ın LeBron'u ne kadar iyi savunacağını merak ediyorum. Zaten Nowitzki ve LeBron'u içeren bir maç her şekilde izlenir. Hele ertesi gün tatil iken... Gooden'ın, Shaq'ın arkasında durmasını beklemek biraz hayalcilik olur. Cavs'in kazanmasını bekliyorum.

- Ersan ve Bucks'ı yine çok zor bir maç bekliyor. Ersan'ın Bonner'a karşı olduğu gibi Lewis'i de üçlükte birkaç kere bomboş unutmamasını diliyorum. Gerçi Lewis şu sıralar %15 ile falan üçlük atıyor ama olsun. Onun dışında, Gadzuric'in Howard'a karşı yaşayacağı zor anları izlemek zevkli olabilir.

- Bobcats ile Wizards arasında çok çekişmeli bir maç geçmesini bekliyorum. İki tarafın da kazanabileceği bir maç. Diaw'ın formsuzluğunun bileğinin hala tam olarak iyileşmemiş olduğundan kaynaklandığı açıklandı. Gerald Wallace'ın uzun forvete daha sık çekilmesi anlamına geliyor bu. Bu şekilde hem G-Wall hem Bobcats daha iyi oynuyorlar.

27 Kasım - Günün En İyileri


Link

Blatche'in Haslem'i bakkala göndermesini en azından 2. sıraya koyardım herhalde. Nash'in bacak arasından verdiği pas da ayrı güzel. Ayrıca Pierce'ın pozisyonunda ufak çaplı bir hücum faul var bana göre. Sol dirseğini açarak Bosh'a engel oluyor sanki. Ancak orada hakemler faul çalsa The Garden sahaya inerdi herhalde Türkiye'de olduğu gibi =)

27 Kasım 2009 Cuma

27 Kasım Programı

28 Kasım Cumartesi 02:30 (NBA TV) / Atlanta Hawks - Philadelphia 76'ers
28 Kasım Cumartesi 02:30 / Toronto Raptors - Boston Celtics
28 Kasım Cumartesi 03:30 / San Antonio Spurs - Houston Rockets
28 Kasım Cumartesi 04:30 / Milwaukee Bucks - Oklahoma City Thunder
28 Kasım Cumartesi 05:00 / New Jersey Nets - Sacramento Kings

Gecenin en önemli maçlarını yazdım sadece.

- Toronto'nun çok yüksek yüzdeyle şut atması ihtimalini bir kenara bırakırsak, Celtics'in rahat bir maç çıkaracağını düşünüyorum. Hidayet umarım Magic'te yaptığı gibi maçı kazandırır Raptors'a ama dediğim gibi bunun ihtimali az.

- Nets, NBA'in en kötü başlangıç rekorunu yani 0-17'yi egalet etmemek için bu maçı kazanmak zorunda. Bir sonraki maç da zaten Lakers ile deplasmanda olacak, oradan umutları olduğunu zannetmiyorum. Bu maçı kazanacak güçleri var nitekim Kings'in de kadrosu pek sağlam değil. Tabii iki tarafın oynadıkları oyuna ve form düzeyine baktığımızda Kings'in ağır bastığını söylemeliyiz.

- Bucks ile Thunder karşı karşıya... Ersan'ın karşısında da Green gibi ayakları çabuk bir uzun forvet var. Üstelik Green'in atletik yetenekler olarak Ersan'dan üstün. Güç olarak ise birbirlerine yakınlar. Kısacası bence çok güzel bir test olacak Ersan için, kendi sınıfındaki bir uzun forvete karşı ne yapacağı açısından.

Bayramda bu kadarcık yeter herhalde. İyi seyirler.

Louis Williams'dan Poz

2 maç önce, Wizards'a karşı oynarken Antawn Jamison ile çarpışan Williams'ın çenesindeki kırık ameliyatla düzeltildi. Bu nedenle 2 ay yok.

Ginobili ve Scola'dan Bayram Tebriği

İki eski arkadaş Kurban Bayramı'nda buluşmuşlar ve bir güzel yemek yemişler. Türkiye'ye de böyle selamlarını göndermişler. İşin dalgasıydayım tabii, fotoğraf dün yani Şükran Günü'nden (bir bakış açısına göre Hindi bayramı). Onların da bizim de bayramımız kutlu olsun.

İyi bayramlar.

26 Kasım 2009 Perşembe

10337

Jason Kidd dün gece 10337 asiste ulaştı ve Mark Jackson'ı geride bırakarak, NBA'de bütün zamanlarda en çok asist yapan 2. oyuncu oldu. Birinci kim mi? Tabii ki Stockton. Kidd yakında onu da geçecek. Tek yapması gereken şey bu sezon dahil, kontratının bitimine kadar 3 sezon boyunca 23.7 asist ortalaması tutturmak. Veya bu kontrattan sonra yeniden 3 yıllık bir sözleşmeye imza atıp, 6 sezon boyunca 11.5 ortalaması yakalamak. Sadece Stockton'ın elde ettiği başarıyı, 2000'li yılların en iyi oyun kurucusuyla kıyaslayarak göstermek istedim. Kidd'in bir Amerika futbolu quarter-back'i edasıyla yaptığı asisti vererek sonlandırayım yazıyı:


Link

Thunder Müzik Piyasasına Giriyor