BIY AD

9 Şubat 2011 Çarşamba

Tahminleri Alalım - 6

Cevap: İkililerden ikisinin tahmini nispeten kolaydı ama üçüncüsü cidden çok zordu. Doğru yanıtlayan arkadaşları tebrik ederiz.
1- Kidd&Carter
2- Jordan&Pippen
3- Bird&Parish

Hazır bugün gündem pek yoğun değilken tozlu raflardan bir soru daha çıkaralım. Bu seferki sorumuz pek güncel değil, geçmişten. Efendim, malum triple double çok sık gerçekleşen bir olay değil. Günümüzde de belli aralıklarla bu istatistiki başarıyı yakalayabilen birkaç isim var yalnızca. LeBron tabi ön plana çıkıyor bu konuda. Sorumuz ise şöyle: Aynı maçta, aynı takımdan triple double yapma başarısı gösteren son 3 oyuncu ikilisi kimler? Soru biraz zor olduğu için küçük bir tüyo vereyim. Çok nadir gerçekleşen bu durumda, cevabı tahmin edebilmeniz için aktif olmayan oyuncuları da göz önünde bulundurunuz.

Dejavu (Hawks Yine Fark Yedi)

Hornets maçında yedikleri 40 farktan sonra şu yazıyı paylaşmıştık sizlerle. Çok değil 20 gün geçti aradan, benzer tarifeyi bu kez Sixers'tan yediler. Fark 40 değil de 35 oldu, hücumun yanında asıl olarak savunmada zaafiyetleri görüldü. Philly gibi hücumu kısıtlı bir takımdan 117 sayı yemek her yiğidin harcı değil. 76'ers daha önce sadece Cavs ve Wizards'a 115 ve üstünde sayı atabilmiş... Her takım böyle sonuçlar alabilir, zaten bir önceki yazıda bana katılmayanlar olmuştu bu temele dayanarak. Ama geçen sene Magic serisinde hemen her maç, ardından bu sene bir ay içinde 2 kere benzer şekilde hezimete uğruyorsanız, bunun adına tesadüf demek biraz fazla iyi niyetlilik olur. Hani bahsettiğimiz, iddiası olmayan bir takım olsa neyse ama doğuda ilk 4'te yer alıp saha avatajı yakalamak isteyen bir takım için düştükleri bu durum kabul edilir gibi değil. Özellikle de kendi sahalarında. Ligin en zayıf takımı diye dalga geçilen Cavaliers bile içerde böylesine ağır mağlubiyetler almıyor, adamlar mücadele edip ellerinden geleni yapıyor.

Maçı pek izlemedim, fark da olduktan sonra diğer maçlara geçtim direkt ama Hawks'ın temel problemlerini biliyoruz. Genelde isolation oynuyorlar ve bu hücum setine yatkın yalnızca iki oyuncuları var kadroda. Bu oyuncular birbirini yedekleyen Crawford ve Johnson olduğu için aslında ilk beşte tek isim var diyebiliriz. Hücumda tıkanıp ne kadar çaresiz kaldıklarını zaten Hornets maçında da görmüştük. Bu gece ise savunmada çuvallamışlar ve potalarında sezonun en yüksek ikinci sayısını görmüşler, hem de hücumu lig ortalamasının hayli altında olan Sixers karşısında.

Bu sene fark yedikleri iki maçta da dikkat çeken bir ortak yan var aslında. Horford'ın yokluğu. All-Star seçilen genç yıldızın yokluğunda takım tanınmaz hale geliyor. Ama düştükleri bu durumu yalnızca Horford'ın yokluğuna bağlamak saçma olur. Çünkü Hawks'ın bir temel problemi daha var ve farkın son çeyrekte dahi açılmasını önleyemeyen faktör de bu. Bench sorunu. Hawks, ligin kenardan en az, Sixers ise en çok katkı alan takımlarından. Hal böyle olunca farkın açılması da kaçınılmaz olmuş. Velhasıl, konuşmak için henüz erken ama Hawks an itibariyle güvenleri sarsmış durumda ve o güveni yeniden sağlamaları da öyle birkaç maçla olacak iş değil.

Where LaMazing Happens

Başta şunu söyleyeyim, çok hoş ve akıl dolu bir pankart hazırlamış bu seyirci. Son 1 ayda kariyer sayı rekorunu tam üç kere geliştiren bir oyuncu düşünün... Üstelik rekoru da sırayla 37-40-42 şeklinde gidiyor. Hep 40 civarında yani. Sonra, bu oyuncu ligin kalburüstü uzunu seviyesinden, ligin en komple, en önemli uzunlarından biri seviyesine evrilsin ve takımını batıda tek başına playoff potasında tutsun ama tüm bunlara rağmen All-Star seçilmesin. Batı konferansındaki yıldızların, All-Star hakedenlerin çokluğu nedeniyle Aldridge güme gitti. Keşke Duncan yerine seçilseydi ama olmadı... Takımını playofflar'a sokup, başarısını bir kez daha insanların gözüne sokmaktan başka yapacak birşeyi yok...

8 Şubat 2011 Salı

8 Şubat Programı

9 Şubat Çarşamba 02:00 / Philadelphia 76'ers - Atlanta Hawks
9 Şubat Çarşamba 02:00 (NBA TV) / Los Angeles Clippers - Orlando Magic
9 Şubat Çarşamba 02:30 / San Antonio Spurs - Detroit Pistons
9 Şubat Çarşamba 02:30 / Indiana Pacers - Miami Heat
9 Şubat Çarşamba 03:00 / Toronto Raptors - Milwaukee Bucks
9 Şubat Çarşamba 03:00 / Memphis Grizzlies - Oklahoma City Thunder
9 Şubat Çarşamba 03:30 / Minnesota Timberwolves - Houston Rockets

NBA TV'nin yayınlayacağı maçta Griffin-Howard kapışmasını izleyeceğiz. Takımlar da denk güçte olsa seyri daha keyifli bir karşılaşma olabilirdi, Magic'in rahat geçeceğini düşünüyorum. Spurs-Pistons maçı bundan 4-5 sene önce olsa izlenirdi ama şimdi pek bir albenisi yok. Pistons adına Hamilton'ın yeniden formasına kavuştuğunu hatırlatalım. Vogel'in Pacers'ı Heat deplasmanında galibiyet arayacak. Yeni koç yönetiminde henüz yenilgileri yoktu ama sanırım bu gece ilk mağlubiyeti tadacaklar.

3'lük Yarışmasına Katılanlar Belli

NBA.com yazarı John Schuhmann, All-Star hafta sonunda üçlük yarışmasına katılacak oyuncuları açıkladı: Ray Allen, Paul Pierce, Daniel Gibson, Kevin Durant, James Jones ve Dorell Wright. Ray Allen'ın katıldığını biliyorduk, Paul Pierce da garantiydi. Diğerlerine biraz değineyim. Öncelikle Dorell Wright'ı tamamen unutmuştum önceki yazdımda, kendisi elbette hakediyor. Ne de olsa ligin en fazla üçlük atan oyuncusu ve bunu %42 civarı bir isabet oranıyla yapıyor. Daniel Gibson ile James Jones da gerek maç başına buldukları isabet sayısı gerek yüzdeleri ile ligin sayılı şutörleri arasındalar. Geriye Durant kalıyor.

İşte onu anlamadım. Son üç sezonda en kötü şut yüzdesine bu sene düştü Durant: %34.5 ile... Tamam belki geçmiş sezonlara göre çok daha fazla üçlük deniyor ve haliyle daha çok isabet buluyor ama %34.5 vasattır NBA'de. Durant'ın alınmasının ardındaki sebep muhtemelen yarışmaya bir süper yıldız sokarak popülariteyi arttırmak diye düşünüyorum. Çünkü geri kalan isimlerden Afflalo, J-Rich, Billups gibi isimler daha çok hakediyorlardı. Benim önceki yazıdaki seçimlerimden Bibby ise sezona müthiş bir başlangıç yaptıktan sonra yavaş yavaş bir düşüşe geçmişti. Meğerse yavaş falan değilmiş, adam yakında %10 isabet oranına düşecek. Bu nedenle, sezon ortalamaları müthiş olsa da, onun alınmamasını anlayabiliyorum. Keza aynı şekilde Morrow son 1.5 ayın çoğunu sakat geçirdi, döndüğünden beri yedekten oyuna girip kısıtlı süreler alıyordu, yeni yeni ilk 5'e yerleşti. Ray Allen'a "Katılacak mısın?" diye sorulduğu sırada Morrow henüz sakattı... Aynı şekilde Bonner'a da sakatlığı nedeniyle yazık oldu diye düşünüyorum %50'nin üzerinde üçlük atıyor ama yaklaşık üç haftadır oynayamadığı için yarışmada yer alamayacak...

Yarın hem yarışmayla ilgili birşey yazarım hem de bir anket koyarım.

İyi ki Doğdun Nash


Link

Dün yazmayı unuttum, Nash'in doğum günüydü. Kutlu, mutlu olsun. Öyle doğum günlerini takip edip her sevdiğim oyuncu için yazmıyorum, şansa denk geldi ama asıl bahanesi yukarıdaki video. NBA'in son 1-2 aydır ortaya çıkardığı 'teşvik' videolarından en başarılısı... Oyuncuların gençlik yıllarında çekilmiş videoları alıp, üstüne 'gelecekten' birini ekleyip böyle şeyler yapıyorlar. Curry, Amare ve Paul'unkiler oldukça tırt bence, öte yanda Nash çok ama çok başarılı, adeta gerçek.

Vallahi Bahis Oynamadım


Link

Aşağıdaki resimde görebileceğiniz üzere, dün gece Shaun Livingston ufak çaplı bir maldonadoluk yaptı. Takımı 5 farkla öndeyken, üçlük atan Pierce'a doğru kolunu uzatan Livingston, Pierce'ın dirseğine dokununca Pierce üç serbest atış kullandı. Ancak yayın sırasında spikerler ve yukarıdaki muhabir "dokunmadı" dese de aşağıdaki resimde bence çok açık bir şekilde görülüyor faul olduğu. Celtics bu faule rağmen yakalayamıyor rakibini. Zaten konumuz bu değil, maçtan sonra Livingston'ın yaptığı açıklama. Muhabir bahis olayına girmemesine rağmen (ki zaten niye girsin?) Livingston çıkıp "Vallahi ben bahis falan oynamadım bu maça. Faul yaptığım için para kazanmadım. Maçı satmaya çalışmadım." diyor. Tamamen durduk yere. Böyle bir davranışın nedeni genellikle suçluluk duygusudur, bu tür şeylere iter insanı. Etrafınızdaki herkes sizi sanki sorguluyormuş gibi hissedersiniz psikolojik olarak ve açıklama yapıp, yalanlarsınız. Fakat kimse sizin niye öyle birşey dediğinizi anlamaz.

Ben de bunun üzerine merak edip maçın alt/üst oranlarına baktım, limit 182'ymiş. Yani toplam skor 179 iken rakibe 3 serbest atış veren Livingston sütten çıkmış ak kaşık olmayabilir. Hele dediğim gibi maçtan yaptığı şu açıklamayla. Maçın da 94-89 yani üst bittiğini hatırlatayım. Tabii belki de arkadaşları "Lan bahis mi oynadın kerata, yakıyordun bizi" diye dalga geçtiler maç sonrasında, bilmemiz mümkün değil bunu. Ama ilginç bir tesadüf yani...

Son olarak da şunu söyleyeyim, Livingston müthiş oynadı Celtics'e karşı. Rondo falan dinlemedi, özellikle orta mesafeden çok isabetli şutlar buldu rakip guard'ların kısa boylu olmalarından istifade ederek. Onu sakatlığından sonra böyle izlemek çok sevindirici gerçekten.

Batum: Defans Rose'un Neyine?

Portland'ın Fransız forveti Nicola Batum, takımının dün sabaha karşı Chicago'yu yendiği maçtan sonra Rose hakkında ilginç açıklamalarda bulundu. Rose'un iyi bir savunmacı olmadığını dile getiren Batum şunları söyledi: "Hepimiz biliyoruz ki Rose'un hücumu çok iyi ama aynı zamanda savunma da yapmalı. Kendisi iyi bir savunmacı değil. Bunu bildiğimiz için Andre Miller'ı savunamayacağını tahmin ettik ve maç boyunca onun üzerinden oynadık. Miller da 27 sayı-11 asistle müthiş bir iş çıkardı."

Batum'un söylediklerinde büyük oranda haklı olduğunu düşünüyorum. Mesela Miller'ın müthiş bir oyun çıkardığı konusunda haklı. Bu sene epey Portland maçı izledim ve diyebilirim ki sezonun en iyi maçını oynadı Miller. Ama onun bu performansını Rose'un zayıf savunmasına bağlayarak biraz da kendi arkadaşına ayıp ediyor Batum. Rose sahiden de çok iyi bir savunmacı değil, yani gayretli, çabuk falan ama savunmayı bilmiyor. Ancak Miller'ın dün gece coşmasında ise Rose'un yanı sıra Boozer'ın da payı var. O ne kadar kötü bir pick'n roll savunmasıdır öyle Boozer... Blazers her ikili oyundan sayı çıkardı neredeyse. Hal böyle olunca Aldridge kariyer, Miller ise sezon rekoru kırdı aynı maçta. Ligin en iyi savunma takımlarından olan Bulls'a da yakışmadı böyle bir etiket.

Gecenin Hareketleri - 7 Şubat


Link

Chandler smaçlarında sıçramıyor gibi sanki, bir tuhaf görünüyor vurduğu smaçlar. Boyu ve kolları uzun olduğu için bana öyle geliyor sanırım. Pavlovic yaptığı blokla 10 günlük kontratının hakkını vermiş. Rose'un bildiğimiz crossoverlarından biri gelmiş. Ama sıralamada ilk iki çok iyi gerçekten. Fesenko o pası bilerek verdiyse ki öyle görünüyor harika bir zeka var işin içinde. Helal olsun Fesenko'ya, beklemezdim açıkçası kendisinden böyle kıvrak bir zeka. Rudy'nin pasına ise bayıldım. İspanyollar biliyor bu işi. Sergen Yalçın gibi bir çıkışla post'u kapatayım: "8 maçlık günden anca 5 hareket çıkıyorsa NBA lokavta gitsin zaten."

NBA'de Bugün - 07.02.2011

Lakers 93 - Grizzlies 84
Yaklaşık bir ay önce Staples'ta Lakers'a ağır bir yenilgi tattıran Memphis evinde kazanması gereken bir maçtan yenik ayrıldı. Play-off konusunda Portland ile çekişmeli bir yarış içinde olan Memphis rakibinin kazandığı gecede maç kaybederek farkın açılmasına engel olamadı. Lakers'ta 6 isim çift haneli rakam üretirken, Gasol 17 sayı-9 ribaund ve Kobe 19 sayı-7 ribaund-6 asist ile mücadele etti. Memphis cephesinde ise 22 sayıyla Sam Young sürpriz skorer olarak ön plana çıkarken, Gay 18 sayı kaydetti. Pota altı hakimiyetinin en çok ihtiyaç olarak ön plana çıktığı bir maçta Zach Randolph'un etkili olamaması da dikkat çekilmesi gereken noktalardan. Play-off'ları hedefleyen Lakers için normal sezon her ne kadar ilk planda önemli olmasa da burada alınacak galibiyetler ile play-off'ta elde edilecek saha avantajının ne kadar önemli olduğunun farkındadırlar umarım. Şu an her iki konferanstan da toplam 4 takımın gerisindeler normal sezon içinde ve saha avantajı konusunda sezonun geri kalanında neler yapacaklar merak ediyorum.

Celtics 89 - Bobcats 94
Orlando mücadelesinin ardından Bobcats deplasmanına çıkan Celtics, eksik kadrosunun üstüne bir de yorgunluk eklenince maçın sonunu çıkartamadı ve mücadeleden yenik ayrıldı. Play-off yarışında bir anda Indıana'nın gerisinde kalan Charlotte için sürpriz ama gerekli bir galibiyet oldu. Charlotte'ta ilk devrenin sonlrına doğru takımın önemli isimlerinden Jackson'un oyundan atılmasının ardından sahneye çıkması gereken isim G.Wall oldu. 18 sayı-16 ribaund ile geceyi noktalayan Wallace takımını galibiyete taşırken esas sürpriz katkı Livingston'dan geldi. Kısa oyuncuları severim ve Livingston'un kariyerini özenle takip edenlerden biriyim. Uzun zamandan sonra böyle efektif bir performans sergilemesi beni sevindirdi en azından. Livingston benchten gelerek 18 sayı-3 asist ile galibiyete önemli katkı sağladı. Celtics cephesinde ise Allen'ın 25 ve Pierce'ın 22 sayısı galibiyeti getiremedi. Semih Erden ise mücadelede forma giymedi.

Bulls 103 - Blazers 109
Batı turnesinde bulunan Chicago için işler şimdilik o kadar da iyiye gitmiyor. Golden State karşısında sürpriz bir yenilgi alan Chicago gecenin maçında Portland deplasmanından da galibiyetle ayrılamadı. 17 hücum ribaundu alarak pota altında çok efektif olmasına karşın özellikle serbest atışlarda düzgün bir isabet oranı yakalayamayan Bulls mağlubiyeti önleyemedi. All-Star'a seçilmemesi çok eleştrilen Aldridge için bu bir hırs kaynağı olmuş olacak ki dün gece 42 sayı-8 ribaund ile takımını sırtlayan isim oldu. Aldridge'in dışında Rose'un karşısında oynayan Miller 7/11 saha içi isabeti ve 13/13 serbest atış isabeti ile 27 sayı-11 asisti ile dikkat çeken bir performansa imza attı. Chicago'da Ömer 9 sayı-5 ribaund ile mücadele ederken takımın en etkili ismi Rose oldu. Rose 36 sayı-6 asist ile bu sezonki başarılı performanslarına bir yenisini daha ekledi ancak takımının galibiyet hanesini değiştiremedi. Ayrıca bu sezon sakatlığı ile gündemde olan Roy'un çalışmalara başladığı ve hafta içinde takıma döneceği söyleniyor.

Cavaliers 96 - Mavericks 99
Hani belkide artık basketbol tanrıları Cleveland'ın kazanmasını istemiyordur. Dün gece sürekli maçın içindeydi Cavs ancak maç sonunda son iki hücumu o kadar acemice oynadılar ki ortadaki ibre bir anda Dallas'a döndü. Üstüne üstlük Dallas ilk beşinden neredeyse hiç bir oyuncu gününde değildi yani sadece bench ile oynadı Dallas. Buna rağmen Cleveland kazanan taraf olmayı başaramadı. Ribaundlarda her ne kadar rakibine karşı üstünlük kuramamış olsa da boyalı alan sayılarında Cavs, Dallas'a göre üstündü. Hickson 26 sayı-12 ribaund ile bu noktada başı çeken isimlerdendi. Dallas'ta son dönemin gündem konusu olan Peja bilmecesi sonunda çözüldü ve dün ilk beşteki yerini aldı. Terry 23 sayı ile takımını taşırken, Marion ise 17 sayı-10 ribaund ile double-double'a imza attı.

Jazz 107 - Kings 104
Denver'ın kaybettiği gecede hemen arkasında olan Utah zorlu Kings deplasmanından son çeyrek performansıyla galip ayrılarak rakibini sıralamada geride bıraktı. Mehmet Okur'un oynamadığı maçta takım halinde iyi performans sergieyen Utah'ta 6 isim çift haneli sayılara ulaşmayı başardı. 21 sayı-9 asist ile mücadele eden Williams takımın en etkili ismi olmayı başardı. Kings cephesine bakacak olursak lige çoktan havlu atmış olmalarına rağmen iyi performans sergileyip sezona renk katmaları biz izleyenler için oldukça keyifli. Özellikle kendi evlerinde son dönemde kolay kolay kaybetmedikleri görülüyor. Cousins 25 sayı-14 ribaund ile takımını taşıyan isimdi dünkü maçta. Sacramento için sezonun kazancı olan isim kesinlikle Cousins oldu. Birde parantez açmak gerekirse Utah organizasyonu Sloan ile bir yıllık anlaşma sağlamış. Bu da ayrı bir yazı konusu gün içinde blogda yer alacaktır.

Rockets 108 - Nuggets 103
Play-off yarışından kopmayan ancak önünde bulunan üç rakibi açısından ilk 8'e girmesi çok kolay olmayan Houston galibiyetlerine devam ederek bu ısrarını sürdürüyor. Denver'ı deplasmanda geçerek üst üste üçüncü galibiyetini aldı Houston. Aslında maça bakınca maçın hikayesi olarak Melo'nun kariyer rekorunu egale ettiği 50 sayılık performansı ön plana çıkıyor ancak Melo bu performansını galibiyetle süsleyemedi. Houston'un skorer oyuncusu Martin 37 sayı-7 asist ile oynayarak takımını galibiyete götürürken, Scola ise 25 sayılık katkısıyla bu galibiyette önemli payı olan bir diğer isimdi. Ribaundlarda rakibine karşı üstünlük kurmayı başaran Denver 20 top kaybıyla oynayınca yenilgi kaçınılmaz oldu. Tabi maçın hemen başında Billups'un sakatlanarak oyundan çıkmasında da bunun payı var elbette.

Suns 104 - Warriors 92
Hızlı tempoyu benimseyen iki takımın mücadelesinde gülen taraf play-off savaşı veren ve galibiyet ihtiyacı olan Phoenix oldu. Karşılaşmaya müthiş bir başlangıç yapan ve Warriors'un bolca şut kaçırdığı ilk çeyreği bir anda 33-17'lik üstünlük ile kapatan Suns maçın geri kalanını rutin tempoda götürerek galibiyete ulaşmayı bildi. Portland'ın 2.5 maç gerisinde olan Phoenix play-off takibini sürdürmeyi başardı. Nash 14 sayı-15 asist ile takımını sırtlayan isim olurken, Frye 19 sayı-11 ribaund ile double-double yaptı. Golden State'de Ellis 21 sayı-12 ribaund-5 asist ile takımında en etkili isim olurken, maçı sadece 2 sayıyla tamamlayan Bİedrins günün kötülerinden oldu.

Wolves 104 - Hornets 92
Son dönemde tam kadro olarak bir türlü maça çıkamayan ve kadrosuna takviye için Dallas'tan Pavlovic'i kadrosuna katan Hornets kötü gidişine evinde ve Wolves karşısında da nokta koyamadı. Üst üste iki yenilgi alan Hornets için kendi seyircisi önünde Woles ile yapacağı maç bir nimettir fikstürde ancak ikinci çeyrekle beraber farkı açan Wolves rakibini skorda yaklaştırmadı. Love 27 sayı-17 ribaund ile All-Star bir oyuncuya layık performansa imza atarken bencten de önemli katkılar aldı Wolves. Hornets'te ise Paul takımını bir yerlere taşımaya uğraşıyor bu kötü dönemde. 17 sayı-13 asist-4 top çalma ile takımda en etkili isim olan Paul buna rağmen yenilgiye engel olamadı. Bu iki takım arasında sezonun ilk maçından da Hornets mağlup ayrılmıştı bunu da dip not olarak düşelim.

7 Şubat Programı

8 Şubat Salı 02:00 (NBA TV) / Boston Celtics - Charlotte Bobcats
8 Şubat Salı 03:00 / Los Angeles Lakers - Memphis Grizzlies
8 Şubat Salı 03:00 / Minnesota Timberwolves - New Orleans Hornets
8 Şubat Salı 03:30 / Cleveland Cavaliers - Dallas Maverciks
8 Şubat Salı 04:00 / Houston Rockets - Denver Nuggets
8 Şubat Salı 05:00 (NBA TV) / Chicago Bulls - Portland Trail Blazers
8 Şubat Salı 05:00 / Utah Jazz - Sacramento Kings
8 Şubat Salı 05:30 / Phoenix Suns - Golden State Warriors

Gecenin en güzel maçı NBA TV'den yayınlanıyor. Aldridge'in Blazers'ı Rose'un Bulls'una karşı. Savunma maçlarını sevenler kaçırmamalı, fazla skor olmayabilir karşılaşmada. Evinde geçtiğimiz aylarda hezimete uğrayan Lakers, rakibinden intikam almaya çalışacak deplasmanda. Lakers biraz formda olsa çok rahat yenebileceklerini söylerdim ama oynadıkları basketbolla güven vermiyorlar açıkçası. Ama yine de favorim onlar. Cavaliers'ın galibiyet serisine Mavs deplasmanında son verme ihtimali yok denecek kadar az. Gecenin son maçındaysa Suns, Warriors'a konuk olacak. Dragic'in sakatlığında 10 günlük kontrat imzaladıkları yedek guard Dowdell ile sezon sonuna kadar anlaştı Suns. Warriors diğer takımlara ters gelebilir ama bu gece karşılarında hızlı oyunun en önemli temsilcilerinden biri olacak. Bir deplasman galibiyeti bekliyorum Suns'tan.

7 Şubat 2011 Pazartesi

Aaron Brooks Gidici mi?

Sakatlığından kurtulduktan sonra ilk 5'teki yerini bir türlü geri alamayan Aaron Brooks'un mutsuz olduğunu tahmin ediyorudk. Bu yönde raporlar çıkınca işin ciddi olduğunu anlamıştık. Ancak Cumartesi günü oynanan Memphis maçında Aaron Brooks son çeyrekte, oyundan çıkıp yerine Lowry girince delirmişti. Bench'te oturmak yerine, maçı bırakıp soyunma odalarına doğru gitmişti. Zaten kafası pek yerinde olmadığı için bu sezon Brooks'un varlığı ile yokluğu arasındaki farkı pek farketmeyen Rockets, maçı kazanmıştı. Yapılan açıklamaya göre Rockets kulübü bugünkü Nuggets maçında Brooks'u ceza olarak oynatmayacakmış. Ben olsam 4-5 maç falan verirdim ceza herhalde. O nasıl birşeydir öyle ya, kenara alındın diye takımını yalnız bırakmak, kafana göre hareket etmek?

Tamam belki kontrat yılında böyle bench'te takılmak moral bozucu birşey olsa gerek. Özellikle de sezon başında herkes tarafından tartışmasız takımın oyun kurucusu olarak görülürken... Aaron Brooks sakatlandığında, kim düşünürdü ki Kyle Lowry ilk 5'e yerleşicek ve o pozisyonu bir daha Brooks'a bırakmayacak. Ben düşünmüyordum açıkçası... Aslına bakarsanız ne Brooks'u ne Lowry'i beğenirim. Ancak kimin daha çok potansiyeli var derseniz elbette seçimim Brooks olacaktır. Bu sezon galiba az sayıda Rockets maçı izlememe rağmen (Yao'suz pek de çekilmiyor vallahi) Kyle Lowry'nin oyunu şaşırttı beni. İlginç bir şekilde bu sezondan önce kariyerinde %25 ile üçlük atan Lowry, bu sezon %36'ya ulaşmış durumda. Ayrıca 'oyun kuruculuk' görevini de Brooks'tan daha iyi yaptığını söylemek lazım. Yazın kendisine 4 yıllığına 24 milyon verildiğinde dudağım uçuklamıştı. Şu anda gösterdiği performansın üzerine birşeyler koyabilirse belki de hakedebilir bu kontratı. Ama şutu gelişmiş olsa da, bu sene biraz daha sakin oynasa da, dağınık bir oyun kurucu kendisi. Playofflar'ı hedefleyen bir takımın ilk 5'inde yer bulmaması gerektiğini düşünüyorum hala. Westbrook'un 3-4 gömlek altını andırıyor biraz bana.

Neyse efendim Brooks'a dönelim. Bu ilk 5 olayını kafasına takmaya devam edip, böyle problem yaratacaksa ve takımına destek yerine köstek olacaksa (%36 ile şut atıyor) belki takas edilmesi iki taraf için de daha iyi olur. Yazın nasıl bir kontrat peşinde koşacak bilmiyroum ama potansiyeli olsa da minnacık bir vücut içine hapsolmuş bir şutör guard'a kim büyük paralar verebilir bilmiyorum.

Bilse Atar Mıydı?


Link

Dün akşam evinde Magic'i ağırlayan Celtics ilk yarının büyük kısmını geride götürdü ancak ikinci yarıda savunmasıyla maçı almayı bildi. Yukarıdaki videoda Celtics'in kapıyı kapadığı ve rakibin umutlarını sonlandırdığı basketi görüyorsunuz. Sonrasındaysa takım arkadaşlarının Rondo'ya tebriklerini. Allah'tan bench oyuncularının parkeye girmesi yasak yoksa birkaç şaplak da onlardan yermiş Rondo. Her şey bir yana hiçbir takımda görmediğimiz bir sinerji var Celtics'te. Bu da gerek saha içi gerekse saha dışında alışık olmadığımız türden hareketleri meydana getiriyor. Kesinlikle çok eğlenceli bir takımlar ve Semih gerçekten çok şanslı biri.

Gecenin Hareketleri - 6 Şubat


Link

Howard'ın basket faulü niye son sıradan girmiş biri açıklayabilir mi? Gören de önünde 9 tane Carter smacı var sanacak. LeBron, Kobe atsaydı en az 5-6 basamak daha yukarıda görürdük. George'un takip smacında dikkat ettiyseniz şut atıldığında çembere en uzak isim belki de kendisi. Müthiş bir önsezi ve atletizm birleşmiş. Övgülerimin aynısı Bosh ve Griffin'in takip smaçları için de geçerli. Iguodala çok sık yapmaya başladı bu asistleri. Holiday görsün de ders alsın biraz ağabeyinden, kendisinden pek göremiyoruz böyle pasları. Yine Iguodala'nın alley-oop'u 2. sırada yer almazmış aslında da Turner'ın pası etkilemiş. Anca bu kadar kötü atılır alley-oop pası.

Marquis Daniels'ın Bahtsızlığı


Link

Maalesef bu gece Magic-Celtics maçında şanssız bir pozisyon yaşadık. Marquis Daniels her maçta 10 kere gördüğümüz bir pozisyonda kafasını Arenas'ın göğsüne çarptıktan sonra yere yığılıp kaldı. Tamamen kontrolsüz düştüğünü gördüğüm için korkmuştum bayıldı veya beyin sarsıntısı geçirdi diye. Ancak daha sonra sedye ile kaldırılırken anladık ki boyun/omurga ile ilgili bir problemi var. Neyse ki Amerikalılar'ın konu insan sağlığı olunca işlerini inanılmaz ciddiye almaları bu tür sakatlıkların ileri seviyeye taşınmasına engel oluyor.

Henüz resmi açıklama yapılmamış olsa da kaynaklardan öğrenilene göre omurgasında bir hasar varmış ve en az 1 ay kaçıracakmış Daniels. Ancak bu sürenin üstüne çıkması da kesinlikle şaşırtmamalı kimseyi. Zira çok hassas bir konu omurga sakatlıkları. Örneğin TJ Ford'un geçmişte az kalsın kariyeri bitecekti. Tabii onun olayı çok daha ciddiydi, böyle ufak bir darbe değildi. Neyse efendim çok acil şifalar diliyorum Daniels'a. Bu sezon görürüz inşallah yeniden parkelerde. Ayrıca aklıma direk benzer bir pozisyon geldi geçtiğimiz ilkbaharda yaşanılan. Daniels kafayı yine Gortat'nın göğsüne gömmüştü ve beyin sarsıntısı geçirip maçı tamamlayamamıştı. Üzerine de 3-4 maç kaçırmıştı yanılmıyorsam. Pozisyonlar inanılmaz benzer ama bu seferki omurgayla ilgili bir durum. Kariyeri boyunca sakatlıklardan çeken bu adam umarım artık bu tür şanssızlıklar yaşamaz ancak kendisi biraz cam adam gibi maalesef.

Not: Şu alttaki videoda Daniels'la dalga geçiliyor adeta, onu falan boşverin sadece pozisyonların ne kadar benzer olduğunu hatırlamak için izleyin...


Link

NBA'de Bugün - 06.02.2011

Magic 80 - Celtics 91
Gecenin en ilgi çekici karşılaşması olarak direkt olarak ön plandaydı Celtics-Magic mücadelesi. Normal sezonda ilk iki maçı ev sahibi ekipler kazanmıştı ve çekişmeli maçlar izlemiştik. Maça fırtına gibi başlayan Orlando ve Howard vardı ancak Howard'ın bitiriciliğini mavilerin şutörleri gösteremedi. Hidayet-Reddick-J.Rich-Q.Rich hatta Arenas'ı da sayarsak hepsi beraber felaket bir gece geçirdiler. Orlando'nun 3/23'lük üçlük isabet oranı en azından fikir sahibi olmamıza yeter herhalde. Hidayet bu karmaşada hiç oynayamadı özellikle maçın hücum yönünde. Savunma kısmında Pierce'ı bir nevi durdurmayı başardı. Hedo dün 1/10 isabetle 4 sayı-4 asist-3 ribaund ile geceyi noktaladı. Howard'da 28 sayı-13 ribaund yaptı ama bu galibiyete yetmedi. Hele ki ilk devre 22 sayı üreten biri için olumlu istatistikler değil. Howard ikinci devre yalnızca bir basket üretebildi ki o da maç sonundaydı. Boston cephesi maça konsantre giremedi ve skorda sorumluluk alan Rondo takımını galibiyete taşıyan isim oldu. 26 sayı-7 asist ile skorda sezonun en yüksek rakamına ulaştı Rondo. Pierce'ta serbest atış çizgisinin gerisinden bulduğu bolca sayıyla 18 sayı kaydetmeyi bildi. Karşılaşmada Daniels'ın sakatlık pozisyonu moral bozucu bir andı. -Buradan da geçmiş olsun diyelim.- Hani ikinci devre oyuncular tekrar basketbolu hatırladı ancak ikinci çeyreğin tamamına yakın bölümü basketboldan uzak sadece oynanması gereken dakikalar olarak oynandı. Bu anlarda çıkışına başlayan Celtics kazanmasını da bildi.

Clippers 79 - Heat 97
Son dönemin formda takımlarından Miami evinde Clippers'ı ikinci devredeki üstün oyunu ile geçmeyi başardı. Staples Center'da rakibine mağlup olan ve deplasman galibiyeti konusunda rekorunu engelleyen Clippers'a karşı rövanşı da almış oldu böylece Miami. Son günlerde LeBron& Wade odaklı olarak takım ilerliyormuş gibi gözükse de bunun çok farklı olduğu ortada. En basit örneği sezon başına göre çift haneli rakamlara ulaşan daha fazla oyuncu var ve katkıları, aldıkları süreler, sonuca etkileyen hamleler ile yan oyuncuların katkısı da büyük önem kazanıyor. Örneğin son dönemde bence Heat'e yaptığı ince katkılarla maçları kazandıran isim Eddie House olmuştur. Bu gece de benchten gelerek 15 sayı kaydetti ve galibiyete önemli bir katkı sağladı. Wade formunu sürdürüyor 28 sayı-8 ribaund-8 asist ile takımını sırtladı. Orlando'ya karşı 51 atarak bir anda dikkatleri üzerine çeken LeBron ise sezonun en düşük rakamına ulaşarak yalnızca 12 sayı kaydetti. Clippers cephesine dönersek zaten zorlu Batı'da lige çoktan havlu attılar ancak Griffin'in hürmetine maçları halen izlenmekte. 21 sayı-16 ribaund ile geceyi tamamladı All-Star oyuncu. Clippers üst üste 3. yenilgisini aldı bu maçla beraber. Fikstüre bakınca bu üç yenilgisini Doğu'nun kalburüstü takımlarından aldığını görüyoruz. Sıradaki rakipleride pek bir tehlikeli: Orlando ve New York...

Sixers 103 - Knicks 117
Sixers'ın son dönemdeki formu ve Knicks ile arasındaki maç farkını 2'ye kadar indirmesi bu maçın önemini arttırıyordu. İki gün önce rakibine teslim olmuş Knicks için Msg'de alınacak bir yenilgi daha fazla acımasız olurdu. Amare maçın önemini bilerek başladı maça ve öyle de devam etti. İlk devre takımını sırtlayan isim olan Amare ikinci devrede gerekeni yaptı ve 41 sayısıyla geceye damgasını vurdu. Son maçlarında Knicks adına dikkat çeken olay son çeyrek performanslarıyla maç kazanıyor olmaları. İki gece önce Sixers'a kaybederken Elton Brand'i durdurma konusunda fazlasıyla sıkıntı yaşamıştı Knicks ki bu gece de bunun pek çok kez örneğini gördük. Brand bu gece de iyi bir maç ortaya koydu ve 28 sayıyla mücadeleyi tamamladı ancak bu takımına yetmedi. Ancak bu maçın hikayesi Knicks'in çaylak ismi Fields olacak. 25 sayıyla kariyer rekorunu kıran Fields aynı zamanda 10 ribaund çekerek double-double ile galibiyete katkı sağladı. Bu sezonun en büyük kazançlarından biri şüphesiz ki Fields, Knicks için. Aynı zamanda tüm Nba'de guardlar söz konusu olduğunda ribaundlarda lider oldğunu da belirtmek gerek.

Pacers 105 - Nets 86
Yeni koçuyla beraber aldıkları galibiyetlerle dikkat çeken Pacers, deplasmanda Nets'i etkili bir oyunla yenmeyi başardı. Koç değişimi sonrası 4 maçlık bir galibiyet serisi yakalamış oldu Pacers, Nets galibiyetini de hesaba katarsak. Ancak ben kerametin şimdilik koçta olduğuna inanmıyorum. Toronto-Cleveland-Nets gibi kötü bir dönem geçiren takımlarla oynadılar ki bunlardan sadece Portland'ı takım olarak sayabiliriz, yorgun Portland'ı. O yüzden koç Vogel ve Pacers hakkında bir kanıya varmak için erken ancak takımın bu galibiyet serisi ile Bobcats'i geride bırakıp play-off potasına girdiğini hesaba katarsak kısa zamanda katedilen önemli bir mesafe görüyoruz. Danthany Jones benchten gelerek bulduğu 18 sayıyla kariyer rekorunu kırdı Pacers'ta. Nets cephesinde ise Harris 13 sayı-7 asist ile ön plandaydı. Bu arada Lopez 5 ribaund almış, gelişme var.

6 Şubat 2011 Pazar

Super Bowl XLV - Packers vs Steelers

Geçen sene Colts açık favori iken, Saints şampiyonluğu geriden gelerek kazanmıştı. Bu sene daha yakın güçler karşılaşıyor. Green Bay Packers kıl payı favori ama bana göre Ben Roethlisberger'in Steelers'ı kazanacak ve onların kazanmasını istiyorum. Baskı altında daha az hata yapıp, kritik yard'ları alabiliyor takımı adına Roethlisberger. Karakteri nedeniyle fazlasıyla eleştirilen Big Ben, NFL'in en iyi 2-3 quarter back'inden biri bence. Aynı zamanda Mendenhall gibi bir running back'e sahipler. Öteki tarafta ise eğer Steelers defansı baskı kuramazsa, Rodgers'ın istikrarlı ve stabil oyunu ibreyi Packers'a çevirebilir. Zaten beklenti de o yönde zannedersem çünkü otoriteler daha çok Packers'ı favori gösteriyor. Normal sezonu yine hiç takip etmedim, playofflarda 4-5 maç izledim hepi topu, öyle çok bildiğimden konuşmuyorum yani. Ama bana göre Roethlisberger stres altında ufak bir adım da olsa önünde Rodgers'ın bana göre ve quarter back'ler genellikle gidişatı belirler.

Super Bowl'u 01:30'da Digiturk'teki ESPN America ve Fox Sports kanallarından izleyebilirsiniz.

6 Şubat Programı

6 Şubat Pazar 19:00 / Los Angeles Clippers - Miami Heat
6 Şubat Pazar 19:00 (NBA TV) / Indiana Pacers - New Jersey Nets
6 Şubat Pazar 19:00 / Philadelphia 76'ers - New York Knicks
6 Şubat Pazar 21:30 (NTV) / Orlando Magic - Boston Celtics


Super Bowl gecesinde tabii ki 21:30'dan daha geç bir maç yok. Magic-Celtics üstüne Super Bowl zevki. Müthiş bir gece bizleri bekliyor. Orlando ile Boston bu seneki son randevuya çıkacak, eğer playoffta karşılaşmazlarsa. Celtics'in kolay kolay kaybedeceğini düşünmüyorum evinde. Heat geçtiğimiz ay galibiyet serilerine son veren Clippers'ı evinde ağırlayacak. Bir terslik olmazsa rahat geçeceklerdir Clippers engelini. Yardımcı koç Frank Vogel'ı takımın başına getiren Pacers, New Jersey ile karşılaşacak. Genç koçla birlikte galibiyet serisi yakaladılar ama rakipleri çok kolaydı bu dönemdeki. Bu sebeple biraz daha izlemekte fayda var kendilerini. Knicks ise cuma gecesi deplasmanda yenildiği Sixers'ı konuk edecek. O maçta Elton Brand'i durdurmakta zorlanmışları bakalım bu sefer başarabilecekler mi.

Gecenin Hareketleri - 5 Şubat


Link

Çaylak Vasquez'in çeyrek bitimindeki basketi maçın kaderini değiştirmeye yetmiyor ve uzatmada kaybediyorlar. Ama yine de görülmeye değer genç oyuncunun sevinci. 8 numarada görüyoruz ki Josh Smith bile uzanamamış McGee'nin çıkabildiği yere, çok yukarıdan vuruyor smacı McGee, ayrıca topu da havada kaçırıyor. Al Harington ağır davranınca Brewer'a davetiye çıkarmış blok yapması için. İlk iki sıradaki hareketlerse aynı karşılaşmadan. Smith'in smacı fena değil ama Thornton Zaza'nın üzerinden çok fena vurmuş. Gerçi onda da net bir steps var.

Rekorumuz Hayırlı Olsun

Baştan söyleyeyim, Cavs taraftarlarına büyük helal olsun. 24 maçtır kaybeden takımları için her seferinde gelip Quicken Loans Arena'yı dolduruyorlar. Ama karşılığını alamadılar, onun yerine tarihe kara bir leke olarak geçtiler.

Cavs, Sessions'ın bomboş turnikeyi kaçırmasıyla Blazers'a da maçı verdi. Böylece mağlubiyet serisini 24'e bağladılar ve bir sezonda üst üste en çok yenilgi alan takım unvanını ele geçirdiler. İki sezona yayılmış olan seri daha önce belirttiğim gibi zaten onlardaydı. Yani daha kırılması gereken bir rekor daha var bana göre. Sezona bakmadan direk en uzun mağlubiyet serisi için 25'i istiyorum onlardan Mavs karşılaşmasında. Ben böyle dalga geçe durayım, sizler de görüşlerinizi belirtin Cavs hakkında. Ne olacak bu takımın hali? Yan tarafa da bir anket koyuyorum konuyla ilgili.