BIY AD

17 Mart 2010 Çarşamba

16 Mart'tan Notlar

Sıcak eller:
Phoenix Suns 56.1/48.4/93.1 şeklindeki yüzdelerle Timberwolves’a 152 sayı atmış ki bu sene çıkılan en yüksek değer bu. İlk beş oyuncularından hepsinin 30 dakikanın altında süre aldığı maçta benchten de iyi katkı gelince kendi çapında üçgen hücum oynamaya çalışıp skor üretme sıkıntısı çeken Minnesota’ya karşı çok rahat bir galibiyet almışlar. İlk beş oyuncularından en az sayı atan isim 8’de 3’le 12’de kalan Robin Lopez. Ayrıca kendisi Brewer’ın smacını durdurmaya çalışırken fena bir şekilde poseter olmuş. J-Rich 27 sayıyla maçın en skoreri olmuş. Onun dışında Stoudemire’ın 25, Amunson’un 20 sayısı var (13’te 10’la).


Link

Günün hayvan performansı:
LeBron 29-12-12 gibi bu ligde sadece o yaptığı zaman hayret edilmeyecek sayılarla bu sezondaki 4. triple-double’ını yaptı. Maçın son bölümünü izleyebildim, Detroit var gücüyle çabalasa da fark Cavaliers lehine 3 sayıyken, LeBron’un (alışık olduğumuz gibi) aslında basket sayılması gereken bloğu ve ardından iki hücumda 5 sayı atmasıyla fark açıldı 8’e yükseldi ve maç o noktadan sonra Cleveland’ın oldu. Ayrıca Mo Williams son çeyrekte üst üste önemli üçlükleriyle takımının galibiyetindeki en önemli isimdi. O da 11’de 6’yla 20 sayı attı Pistons potalarına.

Sacramento’ya karşı Kobe Gasol ve Bynum üçlüsü toplam 77 sayı atmış. En etkileyici olan Gasol’ün 14’te 12’yle 28 sayısı var ve 12 de ribaund çekmiş. Kobe ise ancak 26’da 10 şut atarak 30 sayıya ulaşabilmiş. Yanına 9 ribaund 7 asist eklemiş. Son olarak da Bynum’ın 14’te 9’la 21 sayısı ve 12 ribaundu var, üç oyuncudan da müthiş katkı almış Los Angeles ekibi. Sonuç olarak maç daha önce olduğu gibi çekişmeli geçse de Lakers 106-99 kazanmasını bilmiş.

Boşa kürek çekenler:
Aslında Detroit için buraya Ben Gordon hariç tüm isimler yazılabilir. Özellikle Hamilton son çeyrekte bir üçlüğü dışında çok sahneye çıkmasa da maçın Pistons adına oraya kadar gelmesinde büyük rol oynamış. 15’te 7 şut yüzdesiyle 24 sayısı 6 asisti var. Tayshaun Prince de savunmada doğal olarak LeBron’u pek durduramasa da maçın her alanına katkıda bulundu. Bir önceki maçta sırtından sakatlanan Prince, Cleveland karşısında 44 dakikada 15 sayı 7 ribaund 8 asist istatistikleriyle oynadı.

Dwyane Wade, San Antonio karşısında bir şeyler yapabilen tek oyuncu olmuş. 28 sayıya 26 şutla ulaşması ve 5 top kaybı olması pek güzel değil tabii ki ama Miami’de ondan sonra en fazla katkı sağlamış gibi gözüken oyuncu 10 sayı 12 ribaundla Udonis Haslem. Miami takım olarak özellikle 2. çeyreğin başında şut sokma konusunda epey zorlanmış. Popovich’e göre bu sezon gördüğü en iyi savunmayı yapmış Spurs. Gerçekleri ne kadar yansıtır bilmiyorum ama Spurs’ün boyalı alandan 42 sayı yediğini belirtmeliyim. Yani Miami’de her ne kadar Wade gibi delici bir oyuncu bulunsa da 76 sayının 42’sini yemeleri pota altında geçen senelere göre çok daha zayıf olduğunu bir daha gösteriyor bence. Maçın sonucu da 88-76 Spurs lehine bitmiş unutmadan.

Tyreke Evans Lakers’a karşı 25 sayı 11 ribaund 9 asistle mücadele ederek yine triple-double’ı kıl payı kaçırmış. Bu ay bir triple-double yapıp iki kere de hemen yanından geçti yıldız çaylak. 14 kere serbest atış kullanıp 10’unda başarılı olmuş. Eleştirilecek bir tarafı varsa o da 5’te 1 üçlüğü. Son günlerde biraz fazla üçlük deniyor gibi geldi, iyi bir üçlükçü olmamasına rağmen.

New Jersey’de Josh Boone 20 ribaundla kariyer rekoru kırmış Atlanta karşısında. 13 de sayısı var, Nets yenilmiş kendi sahasında tabii ki. Crawford’un coşup 25 attığı maçta bir diğer kariyer rekoru da Al Horford’ın 7 asistiymiş. All-Star pivot buna 15 sayı 11 ribaund ekleyerek triple-double’a en yakın maçını çıkarmış.

Chicago’nun Pargo-Acie Law-Flip Murray-Gibson-Miller ilk beşiyle çıktığı maçta farkın 15-20 falan olmasını beklerdiniz değil mi? Bir ara o civarlardaymış ama Bulls son çeyrekte geriden gelerek skoru 90-94’e kadar getirmeyi başarmış. Tabii bir yere kadar yetmiş arkalarına aldıkları rüzgar ve 97-104 kaybetmişler ama kayda değer bir çaba. Murray’nin 19’da 9’la attığı 25 sayısı var. Hakim Warrick de eski takımına karşı 22 sayı atmış ayrıca.

Günün X-faktörü:
Ayrıca kendisi maçta bambaşka iki farklı dönem geçirerek günün dengesizi ödülünün de sahibi. Zira son çeyreğe kadar sadece 4 sayıda kalıp iki kere potaya gittiği pozisyon haricindeki şutlarının hepsini kaçırmışken, son çeyrekte 13 sayı atıp takımını galibiyete taşıdı. Soktuğu zor bir şuttan sonra açılarak üçlüklerde 6’da 1 olmasına rağmen şut yüzdesini düzeltip 15’te 7’yle tamamladı maçı. Son kaçırdığı üçlüğü saymıyorum çünkü 8 saniye kala hücum süresi biterken 100 sayıya ulaşmak için orta sahaya yakın bir yerden salladı.
Maçtan biraz daha bahsetmek gerekirse, ilk yarının ufak bölümünü izlediğim maçta, Wizards daha agresif oynayarak liderliği elinde tutan taraftı. Denver da böyle maçlarda bazen yaptığı gibi çok önemsememiş olabilir. Ama Wizards’ın 9 şut üst üste kaçırdığı bir bölümde Denver bir kere öne geçtikten sonra üstünlüğü bir daha rakibe kaptırmayıp yavaş yavaş farkı açtı. Son çeyrekte kopan maç 87-97 Nuggets lehine sonuçlandı.

Takımı baltalayanlar:
Her ne kadar onun oyunu sonucu pek değiştirmeyecek olsa da Kevin Love 7’de 0’la oynayarak çok kötü bir maç geçirmiş. Geleceğinin çok parlak olduğunu düşünüyorum ama son birkaç gündür Minnesota ondan istediği katkıyı alamıyor. 10 maçlık yenilgi serisi de bu durumda tesadüf olmasa gerek.

4 FARKLI FIKIR:

North Court dedi ki...

Lakers zorla kazanıyor hala. şu takıma batıdaki en güçlü şampiyon adayı demeyin artık, gasol her maç böyle oynayıp, bynum da 27-28 yaşındaki bir pivot gibi oynamıyor playoffta. aptal aptal fauller alıyor.arizayı çoook arayacaklar. denver ve dallas lakers'ı çok zorlayacaklar bu sene.LeBron'a gelirsek, yeter be kardeşim, bloklarının yüzde onu şaibeli. Jordan'a bu kadar müsamma gösterilmiyordu, her maç dayak yiyordu. Cleveland maçlarını sırf LeBron'a gösterilen müsamma yüzünden izlemek istemiyorum.

Tolga dedi ki...

brewer'in lopez'e yaptığına poster demek yanlış bence. eğer o posterse wade'in varejoa'ya yaptığı ne :))

orsevrim dedi ki...

j-rich 27 sayı, ufak bi hata olmuş her halde post'u yazarken..

Adsız dedi ki...

corey brewer'ın bu sene yaptığı 2.süper smaç... (diğeri fisher'ın üzerinden vurduğu)smacı vurduğu anda potadan gelen ses her şeyi anlatıyo zaten :)