BIY AD

24 Aralık 2009 Perşembe

Büyük Derbi

Ligin en kötü iki takımının mücadelesine derbi demeyeceğiz de ne diyeceğiz? Bu zorlu maçı kazanan Timberwolves olmuş. Love'ın 16 ribaundu, Jefferson'ın 13/23 isabetle bulduğu 27 sayısı galibiyetteki önemli unsurlarmış. Takım halinde 2/12 ile üçlük atmalarına rağmen pota altını domine ettikleri için kazanmışlar. Nets'de Yi'nin dönüp 22 sayı üretmesi bile yetmemiş mağlubiyeti önlemeye. 2-27 oldular. Şu takıma diyecek laf yok, muhteşem gidiyorlar. Acıyarak takip etmiyorum kendilerini. Öyle bir hale büründüler ki karşısında diğer 29 takımdan kim olursa olsun maçlarını izlemiyorum. Gel 2010 yazı gel diyor New Jersey halkı da...

23 Aralık 2009 Çarşamba

23 Aralık Programı

24 Aralık Perşembe 02:00 / Houston Rockets - Orlando Magic
24 Aralık Perşembe 02:30 / Minnesota Timberwolves - New Jersey Nets
24 Aralık Perşembe 02:30 / Utah Jazz - Miami Heat
24 Aralık Perşembe 02:30 / Toronto Raptors - Detroit Pistons
24 Aralık Perşembe 03:00 / Golden State Warriors - New Orleans Hornets
24 Aralık Perşembe 03:00 / Washington Wizards - Milwaukee Bucks
24 Aralık Perşembe 03:30 / Portland Trail Blazers - San Antonio Spurs
24 Aralık Perşembe 04:00 (NBA TV) / Oklahoma City Thunder - Phoenix Suns
24 Aralık Perşembe 04:00 / Atlanta Hawks - Denver Nuggets
24 Aralık Perşembe 05:00 / Cleveland Cavaliers - Sacramento Kings


Sıfır yorum çünkü sıfır vakit maalesef.

Houston - Orlando, Ersan, NBA TV'deki maç ve Thunder-Suns benim izleyeceğim maçlar olurdu bugünden.

Beyaz Çikolata Ne Yapıyor?


Link

Maç NBA TV'de canlı yayınlanmıştı, Murat Kosova ve Kaan Kural ilginç bir şekilde atladılar pozisyonu. Bir yorum gelmemişti. Maçı sırf şu 10 saniye için indirdim. İnsan oraya kadar girmişken turnike atar be J-Will... Hani sadece pas verse neyse de bir de topu kaptırıp faul yapıyor utanmadan.

T-Mac vs. Clippers


Link

Hep Ersan'ı verecek değiliz. Elbette aramızda T-Mac'in de neler yaptığını merak edenler var. Buyrun efendim. Clippers'a karşı 7 dakikaya 10 sayı ve 3 asist sığdıran T-Mac'in birkaç pozisyonunu izleyin. Son pozisyonda çok az sıçrayıp turnikeyle bitirmesi dizine hala güvenmediğinin veya dizinin güçlü olmadığının veya ikisinin birden kanıtı olsa gerek. Bundan 5 sene önceki T-Mac o pozisyonda Skinner'ı potaya sokardı. Hey gidi hey. Zaten eskisi gibi olamayacağı kesin de, keşke o seviyeye birazcık yaklaşabilse. Zaten daha önünde en az 1 ay var pasını atması için, ondan sonra çıkabileceği seviye hakkında bir fikir edinebiliriz ancak...

Edit: Kimse uyarmıyor ki yahu Kaman yazmışız Skinner yerine. Biri zenci biri bembeyaz =)

Tek Dişi Kalmış Canavar

Landry'nin Nowitzki'den yediği dirseği ve 5 dişinin kırılması konusunda fikri olmayanları şöyle alayım. Sonra da bu adamın savaşçılığını övmeye başlayayım.

Carl Landry, bu sezon orta mesafeli şutları başta üzere oyununu oldukça geliştirdi. Ama bu onun savaşçılığından ödün verdiği anlamına gelmiyor. Nitekim kendisi de biliyor ki parkede savaşmazsa, her hücum ribaundunu kovalamazsa, top peşinde yerden yere atlamazsa şu anki değerinden çok şey kaybeder. Üstelik bu savaşçılık ve mücadele sadece efor ile ilgili değil. Aynı zamanda zorlukların, sakatlıkların üstesinden gelmekte de Landry NBA'deki en iyilerden biri.

2 sezon evvel playoff'larda Boozer'ın müdahalesi sonrası bir dişini kaybeden Landry, 1 sonraki maçı kaçırabileceği için dişini yaptırmayıp dişsiz bir şekilde oynamıştı. Ardından 2 gün arası olduğu zaman dişlerini yaptırtmıştı. Geçtiğimiz sezon ise arabasındayken bacağından vurulan Landry 3 hafta sonra parkelere dönmeyi başarmıştı. Daha birkaç gün önce de Nowitzki'den yediği dirsek sonucu bazı raporlara göre 3 bazılarına göre 5 dişini kaybetmişti Landry. Ama kesin olan birşey var dişçi koltuğunda tam 5 saat oturarak, dişlerini yaptırdı ve sadece 1 maç kaçırdı. O kadar da olur, nitekim birçok kişi 5 saat normal bir koltukta otursa bile ertesi gün poposunun ağrısından maça çıkamaz. Landry dün yeniden formasına kavuştu ve Clippers'a karşı 37 dakika oynayarak bu sezonki en yüksek dakikasını aldı. Bununla da yetinmeyen Landry 27 sayı ile kariyer rekorunu kırdı...

Daha yeni bu tarz oyuncuları çok sevdiğimi yazmıştım, üstüste geldi güzel oldu. Çok büyük saygı duyuyorum sana Landry. En üstte kullandığım fotoğrafta da "Bakın dişlerimi yeni yaptırdım güzel olmuş mu?" der gibi...

22 Aralık'tan Notlar


Günün hayvan performansları:
David Lee 18 sayının yanında kariyer rekorunu egale ederek 21 ribaund almış. Üstüne yetmemiş 5 asist yapmış, son maçlarda bu özelliğini iyice ön plana çıkarıyor. Takımına maçı kazandıran oyuncuların başında gelmiş.

Arenas yine eski günlere dönmüş 24'te 13 isabet bularak ürettiği 31 ile. Philly'i 108-95 yenmeyi başarmışlar. Bir sonraki maçta 5/19 atar artık klasik.

Gerald Wallace her zamanki gibi bu köşemizde. İnsan değil gerçekten. 29 sayı, 12 ribaund 3 asist, 2 top çalma ve 4 blok. Yetmiyormuş gibi 6'da 4 üçlük atmış. Saygıyla eğiliyorum önünde G-Wall.

Zach Randolph, Denver'ı bitirdikten sonra Golden State'i de parkeden silmiş. 33 sayı 18 ribaundla oynayarak Memphis'in maçı kazanmasını sağlamış. Üstelik %66 saha içi isabetiyle. Gerçi Golden State'in ne halde olduğunu hepimiz biliyoruz ama yine de Randolph'tan 2 maçtır sağlam bir performans görüyoruz.

Landry'e ayrı değinmek lazım. Burada güme gitmemeli. Birazdan yazacağım.

Hayvansın Kobe. Yine 40 sayı üstelik hala kırık parmakla. Hem de 14/26 şut isabetiyle ve yanında 8 ribaund ile 6 asist ekleyerek. 5 top kaybı yapmış ama o kadar da olur artık.

Boşa kürek çekenler:
Troy Murphy, Garnett'siz Celtics karşısında 24 sayı 18 ribaund ile geçtiğimiz seneyi hatırlattı bize. Ama Celtics'in 40 kere serbest atış çizgisine gitmesi onu ve Pacers'ı alt etmiş. Yoksa genel olarak Celtics'i de %38'de tutmuşlar...

Noah'a yine burada yer veriyorum 4/13 isabetle oynamasına rağmen. Çünkü 10 sayının yanında 21 ribaund çekmiş. 21. Neredeyse takımının yarısı kadar. Maçtan sonra da şu açıklamayı yapmış: "Ruhsuz oynuyoruz, arkadaşım olsanız size birçok şey söyleyebilirim ama şu anda söyleyeceklerim durumu daha da kötüye götürebilir."

Westbrook son 5 dakikada 11 sayı üreterek kopan maçın ortaya gelmesini sağladı Ibaka'yla beraber. Ancak son hücumda sanki harika üçlük atıyormuş gibi kaldırıp atmasına sinirlendim. Önünde Fisher duran Green'e veya Harden'a verse çok daha iyi yapardı bence. Dış şutları kötü olan bir oyuncunun maçı oraya kadar getirdi diye son şutu kullanmasını pek doğru bulmuyorum.

Clippers pota altında Camby-Kaman ikilisi bu sezon alışık olduğumuz şekilde oynamışlar. Toplamda 41 sayı, 26 ribaund ve 5 blok. Tek sorun Kaman'ın 6 top kaybı yapmış olması ama mağlubiyeti hazırlayan şey, takım halinde Houston'ı durduramamaları ve devamlı faul yapmaları olmuş.


Dirk döndüğüne pişman:
Portland'da 4 tane önemli eksik (Batum, Fernandez, Oden, Outlaw) varken, üstelik yedek pivotları da maçın başında sakatlanmışken, Dallas evinde rakibine yenilmeyi başardı. Tebrikler. Hemen aşağıdakilerin bu konudaki katkısı çok büyük boyuttaydı. Rakipte içeride Juwan Howard oynarken boyalı alandan 200 sayı falan üretmesi gerekirdi Dallas'ın. Bu kadar da olmaz ya. Dirk ise elinden geleni yapmış ve sakat koluna rağmen 10/13 isabetle oynamış fakat yetmemiş.

Takımı baltalayanlar:
Terry ve Marion. Sırayla şut isabet oranları: 2/13 ve 0/7. Toplamda 2/20. Harikasınız çocuklar. Özellikle Marion'a selamlarımı sunuyorum, kendisini bir aralar dünyanın en iyi oyuncusu gibi gördüğü için. Hele bir de şu resimdeki atışı nasıl kaçırmış acaba? Resmin üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz...


Günün X-faktörü:
Kyle Lowry son zamanlarda bench'ten gelerek çılgın maçlara imza atıyor. Dün de 16 sayı 7 asist ve 5 ribaund ile maçın dönmesindeki 1 numaralı sorumlu olmuş.

Zach Randolph - Warriors İlişkisi

Hayır dün gece oynanan Grizzlies - Warriors maçından bahsetmeyeceğim. 2 gün önce Denver Nuggets'ın uzunlarına karşı 32 sayı 24 ribaund ile oynayarak bütün NBA camiasını şaşırtmıştı Zach Randolph. Nuggets teknik ekibi ve yönetimi böylesine bir dominantlığın karşısında düşünüp taşınmışlar ve serbest bir uzun eklemeye karar vermişler kadroya.

Eğer karadelik, kanser ve işe yaramaz olarak ün yapmış bir uzun sizin pota altınızı dağıtıyorsa bu tip önlemler almanız gerekebiliyor. Hatırlarsanız, buna benzer bir şekilde Portland'da McMillan Warriors gibi kötü bir takıma yenildikten sonra Andre Miller'ı bench'e çekmeye karar vermişti. Randolph ile Warriors arasındaki ince bağlantı da buradan geliyor.

Ben Böyle Birşey Görmedim

Przybilla Blazers'dan bahsediyorum. Yahu bu nasıl şanssız bir takımdır? Oyuncuları lanetli adeta... Gerçekten inanılmaz. Batum, Outlaw, Fernandez'in uzun süreli sakatlıklarının üzerine, bildiğiniz gibi Oden diz kapağı kırıldığı için sezonu kapamıştı. Şimdi de onun yerine ilk 5'te oynayan Przybilla diz kapağının tendonları koptuğu ve diz kapağı yerinden çıktığı için muhtemelen sezonu kapadı. Daha neler ya. Çok çok büyük geçmiş olsun hem Billa'ya hem Blazers'a. Takımda öyle bir lanet var ki, koç McMillan da aşil tendonunu yırtmıştı bundan birkaç hafta evvel. Şimdi ellerinde pivot kalmadı. Outlaw dönünce onu 4 numaraya çekip small ball oynayabilirler ama onun da ne zaman döneceği belli değil, belki de hiç dönmeyecek. Yani şu durumda Juwan Howard-Aldridge ikilisine mahkumlar. Cunningham ve sakatlıklar nedeniyle özel hak ile kadrolarına kattıkları Tolliver da dakika alacaklar. Belki de - ve muhtemelen - serbest olan bir uzun ile anlaşacaklar...

Buyrun sakatlık anının videosu, Oden'ınkinden daha fena çünkü pozisyonda Billa direk diz kapağının üstüne düşüyor:


Link

22 Aralık Programı

23 Aralık Çarşamba 02:00 / Philadelphia 76'ers - Washington Wizards
23 Aralık Çarşamba 02:00 / Detroit Pistons - Charlotte Bobcats
23 Aralık Çarşamba 02:30 / Indiana Pacers - Boston Celtics
23 Aralık Çarşamba 02:30 / Chicago Bulls - New York Knicks
23 Aralık Çarşamba 03:00 / Golden State Warriors - Memphis Grizzlies
23 Aralık Çarşamba 03:00 / Atlanta Hawks - Minnesota Timberwolves
23 Aralık Çarşamba 03:30 / Portland Trail Blazers - Dallas Mavericks
23 Aralık Çarşamba 03:30 / Los Angeles Clippers - Houston Rockets
23 Aralık Çarşamba 05:30 / Oklahoma City Thunder - Lakers


Vaktim yok, o nedenle yorum yazamayacağım maalesef. Ama tabii NBA TV'deki maçın oldukça ilgi çekici. İki tane kadrolarının kalitesiyle ters orantılı giden takımın mücadelesi. Philly'de Iverson yok ama Speights ve Louis Williams döndüler. Hem de Speights sakatlık öncesindeki gibi oynamaya devam ediyor. Wizards'da ise Arenas eski günleri hatırlatan birkaç maç çıkardı son haftalarda. İzlemesi keyifli olacaktır...

22 Aralık 2009 Salı

Seviyorum Böylelerini

Yapılan açıklamaya göre Bulls'un kısa forveti Luol Deng yaklaşık 1 haftadır maçlara kırık olan sol baş parmağını sararak çıkıyormuş. Bu dönemdeki 4 maçta 23 sayı 9 ribaund ortalamalarını tutturdu Deng. Olayın etkileyici tarafı sadece bu değil, kırık parmak haberinin 1 hafta sonra ortaya çıkması.

Bazı oyuncular vardır "Ah buram, vah buram, bakın canım yanıyor ama oynuyorum." havası yaratırlar esasında önemli bir sakatlıkları olmasa da veya en ufak sakatlıkta hemen oynamayı bırakırlar, maçlara çıkmazlar. Ama öte yanda bahsettiğim tarzda, sert oyuncular da vardır. Ciddi bir sakatlıkları olsa da bunun üstesinden gelerek oynarlar hatta Deng gibi dışarıdakilerin bilmesine bile izin vermezler. Buna örnek olarak Iverson'ın 2001 Doğu Konferansı Finalleri'nde ağzındaki yarayı kimseye farkettirmeyerek maç boyunca kendi kanını yutmasını gösterebiliriz. Veya her maç birçok defa sert faule maruz kalan Wade'in her pozisyonda hiçbir şey olmamışçasına ayağa kalkıp maça devam etmesini. Şu an aktif olanlardan diğer 2 aklıma gelen örnek ise Kobe ile Stephen Jackson. Hiç olmadı kariyeri boyunca sadece 22 maç kaçıran Stockton var kimsenin itiraz edemeyeceği... Tam tersi örnek olarak ise herhalde akla gelen 1 numaralı örnek Vince Carter'dır herhalde. Birçok pozisyonda sanki bir yerleri yarılmışçasına tepkiler verir, kenara gelir orasına burasına buz koyar.

Bu sert olarak saydıklarım, her ne olursa olsun eğer oynayabilecek durumdalarsa parkeye çıkıp takımlarını yalnız bırakmazlar(dı). Elbette unuttuklarım, aklıma gelmeyenler de vardır ama seviyorum bu tip oyuncuları. Hatta hastasıyım böylelerinin. Aynen devam edin...

Hayat Maximum'da

En Çabuk Oyun Dışı Kalan Adam

Knicks'in 47 üçlük denemesini yazmıştım. Bu da diğer es geçtiğim konu: 19 Aralık Cumartesi günü Lakers'ın Nets ile yaptığı maçta, Andrew Bynum parkede sadece 10 dakika 47 saniye kalmayı başarabildi. Çünkü bu sürede 6 faul alarak oyun dışı kaldı. Bynum'ın belalıları, ona ayrı ayrı 3'er faul aldıran Devin Harris ve Brook Lopez olmuşlardı. Bir dahaki maçta Nets karşısında ne yapacağını merakla bekliyorum genç pivotun.

Bu konuda Bynum bir rekor kırmış bile olabilir. Nitekim faul problemi aşikar olan oyunculardan Oden'ın bugüne kadar NBA'de oynadığı maçlarına baktım, 18 dakikanın aşağısına rastlamadım. Daha düşüğü var mıdır bilmiyorum. Ama eminim Bynum NBA tarihinde en az sürede 6 faul almayı başaran oyuncu olmamışsa bile ilk 5'e girmiştir kesinlikle. Zaten fotoğrafta Bynum'ın imzasını alan taraftarın da sadece bu nedenle t-shirt'ü imzalattığına dair haberler geldi kulağıma... Var mı daha çabuk 6 faul alan bir oyuncu bilen veya bulabilecek olan?

Bu arada bir sitede okuduğuma göre NCAA'de Niagara Üniversitesi'nden Mick Pontalti Vermont Üniversitesi karşısında 3 dakika içerisinde 5 faul alarak oyun dışında kalmış. Hem de Niagara 30 sayı farkla öndeyken. Bundan daha hızlısı olamaz, olmamalı.

21 Aralık'tan Notlar

Ersan:
1/9 isabetle oynamış maalesef. Herhalde bulduğu boş atışlar hiç girmedi bugün, olabilir. Ama Skiles da çok kötü oynadığı için onun dakikalarını kesmiş. Maçı izleyen bir arkadaşıma göre Ersan neredeyse hiç içeri girmemiş ve tamamen şut odaklı oynamış. Bugüne kadar hep boyalı alana katlarını ve dış şutlarını harmanlayarak oynamıştı ve başarılı olmuştu. Umarım şutuna faza düşkün hale gelmez.

Noel hediyesini reddetmek:
Bucks maçı Pacers'a hediye etmek için elinden geleni ardına koymamış. Son 1 dakika içinde kullandıkları 6 faulü birden kaçırmışlar. Kolay iş değil. Tebrik etmek lazım. Öbür tarafta da Pacers bu süre içerisinde 3 sayı gerideyken 3 tane üçlük kaçırarak "Yok teşekkürler bu galbiyeti istemiyorum" demiş.

Günün hayvan performansı:
Bogut 19 şutundan 14'ünü isabetli kullanıp 31 sayı üretip, 18 ribaund çekmiş. Üzerine de yetinmeyip 3'er blok ve asist yapmış. Hibbert'ı görünce karşısında coşmuş.

Aslında Dwight Howard'dan 21 sayı, 9 ribaund, 5 bloğa alışığız ama Jazz uzunlarına karşı hiç de fena değil.

Takımı baltalayanlar:
Dunleavy sezonun en kötü şut performanslarından birine imza atmış. Kendisinin değil bütün NBA'in: 2/17. Takımı maçı kaybettiyse, 1 numaralı sorumlu Dunleavy. Resimdeki Warriors'da sarhoş geçirdiği günlerini yad etmiş herhalde.

Günün X-faktörü:
Kings bench'i, ilk 5 oyuncularından daha çok sayı üretmiş. Udrih ile Udoka sırayla 16 ve 17 sayı üreterek başı çekmişler. Jason Thompson'ın da katkılarıyla maçın dönmesinde bu 3'lü çok etkili olmuşlar. Tabii Sergio'nun arkadaşlarına hazırladığı pozisyonları (7 asist) da unutmayalım.

Kenardan gelerek 2/2 üçlük, toplamda 7/9 isabet bularak 20 sayı üreten Redick maçın yön değiştirmesini sağlamış.

Boşa kürek çekenler:
Kaman sütten aldığı gücü hala kaybetmiş değil. Spurs'e karşı 23 sayı 15 ribaund ile oynarken 18 şutunun 10'unda başarılı olmuş. Ama Spurs kazanmasını bilmiş. Spurs'ün 7 top kaybında kalması şaşırtıcı açıkçası.


Suns'ı bitirmek:
Ligin en iyi üçlük savunan takımlarından Cavaliers, Suns'ı 4/19 isabette tutarak bitirmiş. Shaq tahmin ettiğim gibi 20 dakikayı geçmemiş. Mike Brown çok doğru bir tercih yapmış.

58 - 19

Ne olabilir bu? Kings'in 35 sayı gerideyken son 20 dakikada yakaladığı seri. Ne tarafından bakarsanız bakın abes. 20 dakikada 19 sayıy izin vermek de komedi, bu sürede 58 sayı bulmak da. Bulls 20 dakikada sadece 5 tane saha içi isabeti bulmuş. 35 sayıdan maç vermenin nedeni rahatlamak, maçı boşlamak olsa da, momentum tamamen değiştiğinde bunu değiştirmek imkansıza yakın olsa da, etkileyici bir performans Kings'den. NBA tarihinin 2. en büyük geri dönüşü. Birinci sırada Jazz'ın, Nuggets'a karşı 36 sayıdan geri gelişi var.

Tyreke Evans'ın maçtaki istatistikleri belki çok dikkat çekmiyor (23 sayı, 3 asist) ama Bulls'un Udrih'e yaptığı taktik faulü çıkarırsak takımının son 9 sayısını atıp maçı getirmiş.

Günün notlarından ayrı değinmem şarttı böyle bir geri dönüşe... Artık eve dönünce son 20 dakikayı izlemek farz oldu.

Korkunç Bıyık


Amerika'nın yıllardır süren, ünlüleri içeren çocuklara sütü sevdirme kampanyasına Billups da katılmış... Ama şu fotoğrafa bakıp da süt içesi gelen çocuk var mıdır şüpheliyim, hele Billups öyle kaşlarını çatmışken.

21 Aralık Programı

22 Aralık Salı 02:00 / Milwaukee Bucks - Indiana Pacers
22 Aralık Salı 02:00 / Utah Jazz - Orlando Magic
22 Aralık Salı 03:00 (NBA TV) / Sacramento Kings - Chicago Bulls
22 Aralık Salı 03:30 / Los Angeles Clippers - San Antonio Spurs
22 Aralık Salı 04:00 / Cleveland Cavaliers - Phoenix Suns

NBA TV'deki maç genel olarak çok ilgi çekici olmayabilir ama 2. yılındaki en iyi oyun kurucu ile çaylakların en iyi oyun kurucusu karşılaşıyor, bu açıdan güzel bir mücadele. İki oyuncu da defansı delip boyalı alana girişleriyle ön plana çıkıyorlar.

Ersan'ın karşısında esasında neredeyse onunla 1'e 1 aynı oyun tarzını sergileyen Murphy var. Ersan'ın hız ve çabukluk avantajı varken, Murphy daha cüsseli ama bunu içeriden skor üretmek için pek kullandığını söylemek doğru olmaz. Yani Ersan'ın seveceği bir eşleşme.

Cavaliers çok istikrarsız olsa da bu gece Phoenix'i evinde deviren ilk takım olacaklarına inanıyorum. Ama o tempoda Shaq'e 20-22 dakikanın üzerinde vermek delilik olacaktır. Moon sağlıklı bir şekilde oynarsa Cavs'in şansını arttırır diye düşünüyorum.

Edit: Maviye boyadım yayınlanan maçı her zaman yaptığım gibi.

21 Aralık 2009 Pazartesi

Günün En İyileri - 20 Aralık (Kaçırmayın)

Of of of of... 3 tane harika, muhteşem ve hatta inanılmaz hareket varmış bugün. Diğerlerini sallayın. Sadece 7, 4 ve 1. sıradaki hareketleri izleyin yeter. Ama önce, benim dikkatimi çeken Stephen Jackson'ın dün gecenin gerçek 1 numaralı hareketi olması gereken basketi:


Link

Nasıl? Bal faktörü bazen çok eğlenceli olabiliyor =)

Dikkat, şimdi sıra yıl boyunca izleyeceğiniz binlerce sayıdan daha güzel olduklarını garanti ettiğim 3 harekette. Hatırlatayım 7, 4 ve 1 numaradalar:


Link

7) Andre Miller, daha yeni Türkiye'yi ziyaret eden Hakeem'in dreamshake'ini uyguluyor. Harika. Ama Rondo ve House'un pozisyonlarının yanında zayıf kalıyor diyebilirim.
4) Rondo'nun pası sol elle, koşarken, hızı ve zamanlaması kusursuz. Uzun süredir böyle etkileyici bir pas görmemiştim ve izlerken "Ooooouuuv" dedim gerçekten.
1) Ama House... Topu çalıyor, top dışarı çıkacakken, topun arkasından uçup bel arkasından inanılmaz bir pas atıyor. Ayrıca Tony Allen'ın smaç + faul ile bitirmesi pozisyonun kreması oluyor. Sadece "Ooooouuuv" demekle kalmadım, üzerine ağzım bir süre açık kaldı şu pozisyon sonrasında. Biraz da House'tan bunları beklemediğim için olsa gerek ama yine de muhteşemdi.

Süt Çocuğu

10-15 gün kadar önce Chris Kaman'ın form düşüklüğüyle ilgili bazı istatistikler verip, Kaman'ın bunu D vitamini eksikliğine bağladığını ve süt içmeye başladığını yazmıştım. Bu duruma çok da inanasım gelmemişti. Ama gerçekmiş. Bahane gibi gördüğüm için kendisinden özür diliyorum buradan.

Kaman'ın formsuz/D vitaminsiz olduğu dönemdeki rakamları: %39 saha içi isabeti ile 14.8 sayı, 7.9 ribaund ve 1.1 blok

Delicesine süt içip D vitamini depolamaya başladıktan sonraki 5 maça bakalım bir de: %55 saha içi isabeti ile 22 sayı, 10 ribaund ve 1.4 blok.

Hiçbir maçta da %50 şut yüzdesinin, 19 sayının ve 9 ribaundun altına düşmedi.

Şaka değil gerçek. Kaman bildiğimiz inek sütü içerek sezon başındaki formunu yakaladı. Bu akşam deplasmanda San Antonio'ya karşı oynamadan bu seriyi yazmak istedim, çünkü bozulabilir.

Kısacası süt için, süt içirin.

Kızım Sana Söylüyorum, Gelinim Sen Anla

Bu hafta gerçekleşen ama değinmeyi unuttuğum/es geçtiğim 2 önemli olaydan birine değineceğim. Aslına bakarsanız zaten ayrı bir yazıyı hakediyor bence. Geçtiğimiz Perşembe günü Bulls'a karşı, New York Knicks tam 47 tane üçlük deneyerek bu alanda NBA tarihinin 2. sırasına yerleşti. Birinci sırada 49 ile Dallas Mavericks var. O maçta George McCloud da 20 tane ile bireysel rekoru egale etmiş ama sonra Damon Stoudamire 21 tane üçlük deneyerek bir maçta "Açılın zirve benim" demiş. 21 üçlük... Ben 21 üçlük atsam ertesi gün kolumu kıpırdatamam herhalde.

Knicks'den bahsediyorduk konudan saptık. Knicks tabii ki maçı kaybetti hem de 17 sayı öndeyken. Neymiş? bu kadar üçlük sevdası zararlıymış. Başlığı düzelterek yazayım: Knicks sana söylüyorum, Magic sen anla...

20 Aralık'tan Notlar

Takımı baltalayanlar:
Peja üçlüklerde 1/7 ile oynamış. Takım halinde de 3/21 ile atmışlar. Sadece 11 top kaybı yapıp 18 hücum ribaundu almalarına rağmen şut yüzdeleri (37/95) maçı kaybetmelerine neden olmuş.

Chris Paul'ü buraya koymak istemezdim ama 3/13 ile oynayıp yanına 5 de top kaybı yapınca ve 7 maç sonra ilk defa 10 asistin altında kalınca (7) başka seçeneğim kalmadı. Sadece 8-9 tane Hornets hücumu izleyebildim maçtan, bunların 3 veya 4'ünde Paul'ü gerçekten harika savunduğuna şahit oldum Raptors'ın. Oldukça şaşırtıcıydı. Keşke dün maçı izleseymişim dedim.

OJ Mayo 5/19 isabet ve sıfır asist... Aşağıda değineceğim Randolph'a dua etsin.

Boşa kürek çekenler:
İkinci yarıda netten skora bakarken Denver'ın Carmelo ile yavaş yavaş geri döndüğünü gördüm ve maçı açtım. Üçüncü çeyreğin birkaç dakikasını ve son çeyreğin de büyük bölümünü izledim. Carmelo gerçekten inanılmaz oynadı ve Denver'ın maça ortak olmasını sağladı. 2-3 tane orta mesafe şutunun dışında devamlı çembere penetre eden, kendisine ve arkadaşlarına pozisyonlar hazırlayan bir Anthony izledim. Harikaydı ama Memphis de bir müddet sonra ona devamlı 2'li sıkıştırma getirerek topu elinden çıkarmaya zorladı. 1 dakika kala 5. top kaybını yaparak maçı Memphis'e teslim etti. 13/26 isabetle 41 sayı, 6 ribaund, 5 asist...

Raymond Felton'ın 11/22 isabetle bulduğu 27 sayı yaptığı 7 asist ve aldığı 9 ribaund boşa gitti adeta. Bobcats'teki ortalama dakikası 0.1 falan olan Acie Law'un, maçta hiç oynamamışken girip son atışı kullanmasına ne diyeyim ki ben? Gallinari cezayı blok koyarak kesince, G-Wall'suz ve sakatlanıp çıkan Jackson'sız Bobcats'de Felton'ın çabaları heba oldu.

Wade 13/31 isabetle 28 sayı bulmuş ve 10 asist yapmış ama maçı izleyen bir arkadaşımın dediğine göre hiç çembere gitmemiş neredeyse. Tamamen şuta dayalı bir oyun sergilemiş. Maçtan önce sırt ağrılarının olduğunu ama yine de forma giyeceğini söylemiştim herhalde çembere bu nedenle gitmedi, işin kolayına kaçtı diye düşünüyorum.

Günün hayvan performansları:
Zach Randolph... 32 sayı ve 24 ribaund. Zaten 24 ribaund hem Randolph'un kariyer rekoru hem de NBA'de bu sezon bir oyuncu tarafından ulaşılan en yüksek rakam. İnanılmaz oynadı. Maçı resmen koparan üçlüğün yanısıra, son çeyrekte takım sıkıştıkça sorumluluğu üzerine aldı ve işin ilginci başarılı da oldu. 13/21 isabetle oynadı maç boyunca ve sadece 2 top kaybı yapması da anormal bir durumdu. Son çeyrekte aldığı hücum ribaundlarıyla Denver'ı bitirdi, saymadım ama 5 tane almıştır herhalde. Karl'ın Martin yerine Birdman'e daha çok dakika vermesi gerekiyordu. K-Mart, Randolph karşısında adeta ezildi.

Ron Artest'i buraya yazmamın sebebi sadece 9 asisti ve 6 top çalmasına dikkat çekmek. Eskiden 8-9 top çalmışlığı vardı ama 9 asisti geçti mi bilmiyorum. Kariyer rekoru olabilir.

Brandon Roy son maçta aldıkları yenilgiye sinirlenmiş. Koca maçta sadece 3 şut kaçırarak 11/14 isabetle oynamış. Ayrıca 5'te 5 üçlük atmış ve 28 sayıya ulaşmış. 8 kere de arkadaşlarının sayı bulmasını sağlamış.

David Lee azıcık daha kendisini kassa triple-double yapacaktı: 15-15-7 ile. Karşısında Diaw ve Chandler olunca coşmuş coşturmuş arkadalarını. Lee'nin basketbol bilgisi ve saha görüşünü beğenirim ama yine de bu maçta yaptığı asistler şaşırttı beni.

Günün X-faktörü:
Nowitzki görünümlü Tim Thomas... Alman oyuncunun yokluğunda, onun yerine ilk 5 başlayan Thomas 22 sayı ile takımının en skoreri olurken %50 ile oynamış ve 7 ribaund almış. Onun sayesinde Cavs'i yenmişler. Cavs ilk maçta Mavericks'i yenmişti, bu sefer Cavs'de Moon yoktu Mavericks'de de Nowitzki yoktu ve Mavs kazandı. Yani Moon daha önemli bir oyunuymuş Nowitzki'den bunu anlamış olduk.