Suffisamment
2 hafta önce
Bulls-Celtics:
İkinci yarıda da maçın hikayesi Boston'ın yorgun argın kovalaması, Chicago'nun farkı bir şekilde kendi lehinde tutması şeklindeydi. Rondo, Derrick Rose karşısında penetre ederek attığı garip şutlarıyla çeyreğe ağırlığını koydu. Boston bu çeyrek biraz daha anlaşılır hücum etmeye başladı ve çeyreğin sonlarına doğru kötü Chicago hücumları ardarda gelince 9-2'lik seri sonrası fark bir ara 5'e kadar indi. Geri kalan sürede tek basketi kaçan bir şutu tamamlayan Tyrus Thomas buldu.
Cavaliers-Jazz:
4. çeyreğin başında Deron Williams beşinci faulünü aldığı pozisyonda, 1 hafta kadar önce 2 maç kaçırmasına sebep olan sakat sağ bileğini yeniden inciterek soyunma odasının yolunu tuttu. Fakat Utah taraftarı ne kadar üzülmüştür bilmiyorum çünkü hemen ardından 21-2'lik müthiş bir seri yakalayarak Utah, Cleveland karşısında 12 sayı öne geçti. Tabii önünde Lebron gibi bir adam olunca öyle devasa seriler de bir anda tersine dönebiliyor.
Top bütün elleri dolaşıp, Deron Williams bileğiden ilk sakatlandığında 10 günlük kontratla D-League'den getirilen Sundiata Gaines'in elinde patladı ve Gaines, doğru savunma yapan Parker'ın elleri üzerinde attığı üçlükle maçı kazandırdı.
Twitter'ında paylaşmış fotoğrafı ve şöyle yazmış: Şu anda aklımdaki tek şey Haiti ama bugün biraz gülmeyi de ihmal etmeyin. Eğer çirkin ve dudağı şişmiş bir adam görmek istiyorsanız buyrun! Seksi...
15 Ocak Cuma 03:00 / Chicago Bulls - Boston Celtics
Günün Hayvan Performansları:
Maçı kaybetmelerine rağmen Dalembert burada. Haiti'deki depremden sonra sahaya çıkmak bile başlı başına bir olayken, 8'de 6 isabetle 12 sayı, 7'si hücum olan 21 ribaund, 1 top çalma ve 1 blok. Büyüksün Dalembert ve çok geçmiş olsun...
Boşa Kürek Çekenler:
Al Jefferson 50 dakikada 26 sayı atmış ve 26 ribaund alarak hem kariyer rekorunu kırmış hem de Wolves'un takım rekorunu. Tam 63 dakika boyunca Houston'la deplasmanda kapışmalarını sağlamış. Ancak kendisine - 4. çeyrekte ortasahadan attığı üçlükle maçı uzatmaya götüren Corey Brewer hariç - yardımcı çıkmayınca Timberwolwes'un nefesi yetmemiş ve 3. uzatmada maçı vermiş.
Takımı Baltalayanlar:
Günün X-faktörü:
Ersan:
Ekstra:
Hedo, Toronto'daki rolünden memnun olmadığını belirtmiş. Yeterince topla oynayamıyormuş ve set şutörü haline gelmiş. Bundan rahatsızmış.
Bu Hedo'nun elinde topu tuttuğu süreleri düşürüyor. Bu yetmiyormuş gibi takımın yedek oyun kurucusu Jack de bol dribbling yaparak çembere gitmeyi seven bir isim. Ayrıca sayılarının çoğunu asist sonucu üretse de belirli bir sayıda şuta ihtiyaç duyan Bargnani de var. Ayrıca takımın içerideki skor opsiyonu Bosh pek fazla asiste ihtiyaç duymayan, kendi pozisyonunu kendisi yaratan bir isim.
Bütün bunlar ışığında Toronto'da tempo Portland'dan yüksek olsa da, Hedo'nun yeterince topla oynayamaması kadar doğal birşey olamaz. Peki bu nasıl artar? Ya Triano oyun kuruculuk görevinin bir kısmını Calderon'dan alıp Hidayet'e verecek - ki Calderon bundan hiç memnun olmaz. Zaten istatistikleri çok düştü bu sezon onun da, biraz Hedo'nun gelişine bağlı olarak. Veya Calderon bir şekilde takas edilecek/gidecek. Bir başka alternatif ise Hidayet'i bench'ten getirmek ve mümkün olduğunca Calderon ile birlikte oynatmamak diye düşünüyorum. Ama o kontratı aldıktan sonra Hedo bu duruma ne der meçhul. Son olarak da tabii Calderon Hedo ikilisinin egolarını bir kenara bırakıp, alışkanlıklarını değiştirmeleri ve tamamen takımın iyiliği adına birlikte oynamayı öğrenmeleri gibi bir opsiyon var. Ama özellikle Calderon'da bunun pek mümkün olmayacağını tahmin ediyorum.
Lakers-Spurs:
Devrede 12 sayıyla Spurs öndeydi, ardından üçüncü çeyrekte Parker faktörü devreye girdi. 9 veya 10 hücum üstüste topu alıp kendisi birşeyler yarattı. Perdeden sonra Odom ve Bynum ile 1'e 1 kalan Parker şut üstüne şut sokarak veya orta mesafede boş kalan uzunlara asistler yaparak oyunu domine etti. 10 sayı civarında üretip 4 de asist yaptı yanılmıyorsam ve fark 20'lere çıktı. Öteki tarafta ise Kobe sahada olmasına rağmen, sadece geziniyordu. Hiç sorumluluk almıyordu, tamamen pasif, rol oyuncusu modunda takılıyordu. Belki de rol oyuncuları bile daha aktif kalırdı yanında... Lakers Kobe'yi kullanamayacağını anlayınca Spurs'ün ezelden beri yumuşak karnı olan 3 numaradan saldırmaya başladı. Güçlü üç numaralara karşı çaresiz kalan Spurs'ü Artest dağıtmaya başladı. Boyalı alanda cirit atıyordu adeta. Jefferson ve Ginobili'nin yapabilecek hiçbir şeyleri yoktu. Artest'e Bynum'ın yardımcı olmasıyla fark yine 10 civarlarına indi. Hatta Son çeyreğin başlarında fark 6'ya kadar inmişti ancak Spurs savunmasını sıkı tutarak ve 2 top üstüste çalarak hızlı hücumlarla 10 civarlarına çıkardı farkı yeniden. O noktadan sonra da Lakers bir daha yaklaşamadı. Tabii Kobe'nin sırtındaki ağrılar nedeniyle son çeyrekte oynamadığını, ilk çeyrek hariç sahadaki olduğu dönemlerde son derece etkisizdi. Sırt ağrıları dayanılmaz bir seviyeye çıkmıştı. Tabii son 4 maçta %33 ile şut attığı için çok eleştirilen Kobe, hazır 10'da 7 atmışken bunu bozmak istemediği için numara yapmış da olabilir tabii! Spurs bench'i ile Lakers'ınkinin arasındaki fark çok bariz belli oldu. Hele Odom, Gasol'ün yokluğunda başlayınca bench sıfıra iniyor resmen Lakers'da. Zaten bu kadar zorlanmalarının sebebi de bu bence; kadrolarının derin olmaması.
Pistons-Wizards:
Rockets-Bobcats:
Clippers-Grizzlies:
Baron Davis acaip formdaymış. 27 sayı, 12 ribaund, 12 asist, 5 top çalma ile oynamış. DeAndre Jordan da onun asistlerinden yararlanarak 23 sayı atmış. Grizzlies'de ise 24 sayı 15 ribaund ve 2 blokla oynayan Gasol dışında çok dikkat çekici istatistikler yok. Yine takım olarak kazanmışlar.
Magic-Kings:
14 Ocak Perşembe 02:00 / Washington Wizards - Atlanta Hawks
Sezon başında sol diz kapağında stres kırığı oluşan Griffin için önce 6 hafta kadar kaçıracak denmişti. Ardından bu sürenin daha uzun olduğu anlaşıldı. Fakat sonra bir sıkıntı yaşanmadı, iyileşme süreci iyi gidiyordu. Griffin daha ağır çalışmalara başlamıştı. Hatta bundan yaklaşık 1 hafta kadar evvel 20 Ocak'ta döneceği açıklanmıştı. Ama Griffin diziyle ilgili sıkıntı çekince, kontrole girmiş ve aslında diz kapağının yeterince iyileşmediği ortaya çıkmış. Yakın bir zamanda ameliyata girecekmiş. Rehabilitasyon dönemi de 4-6 ay arası olacakmış. Kısacası sezonu kapadı.
İşte burada olay yanlış karardan, acizliğe dönüşüyor. İki hakem birbirlerini ikna edemedikleri için karşılıklı faul çalıp, hava atışına karar veriyorlar!! Bazı pozisyonlarda ribaund mücadelesinde gerçekten topun kimden çıktığına dair hiç fikirleri olmadığı zaman hava atışı yaptıklarına şahit olmuştum ve hatta yanlış olsa bile anlayışla karşılamıştım. Ama bu nedir ya? Pozisyon gözünüzün önünde oluyor apaçık bir şekilde ve siz gidip hava atışı yaptırıyorsunuz?
173 NBA oyuncusuna: "Size göre en çok trash-talk yapan kim?" diye sorulmuş. Anket sonuçlarında %62 oy ile açık ara farklı Garnett birinci çıkmış. Tabii trash-talk'un Türkçe'si çöpçü değil ama tam anlamıyla Türkçe'si de yok. Rakibe meydan okuyan, onları aşağılayan, küçük gören konuşma olarak tanımlayabiliriz. Ben sonuca hiç şaşırmadım, eminim çoğunluk da şaşırmamıştır. Garnett'in bu konuda ne kadark kötü bir şöhrete sahip olduğunu biliyoruz. Daha geçen sezon Bulls'a karşı mola sırasında oyun alanına kadar gelerek bench'ine doğru giden Gordon'a bağırarak birşeyler demişti. Yukarıdaki fotoğrafta görebilirsiniz. Ayrıca bir yerlerde Garnett'in kendisini maçlara konsantre etmek için soyunma odasında "Karşı takım benim aileme tecavüz etti, onların hepsi birer ..." falan şeklinde kendi kendine konuştuğunu, gaza geldiğini okumuştum. Çok büyük spekülasyon gibi duruyor ve doğru olmama ihtimali de yüksektir ama ateş olmayan yerden de duman çıkmaz. Okuduğum zaman "Yok canım Garnett yapmaz bunu" diyememiştim, ne yalan söleyeyim...
13 Ocak Çarşamba 02:00 / Detroit Pistons - Washington Wizards
Günün hayvan performansları:
Steve Nash 30 sayı, 7 ribaund ve 11 asist. Hem de %66 saha içi isabetiyle. 7 de top kaybı yapmış ama hoş görüyoruz bunu tabii ki maçı kazandıkları için.
Takımı baltalayanlar:
Don Nelson... Bir koç fark 3 iken, 6 saniye kala top kendilerine geçtiğinde nasıl mola almaz? Don Nelson işte. Deli. Şaka falan değil hakkaten bu adamı beyni bir değişik çalışıyor...
Bizimkiler:
Boşa kürek çekenler:
Heat-Jazz: