Günün hayvan performansları:Wade müthiş bir ilk yarı çıkararak Charlotte’ta uğradıkları hezimetin ardından Wizards’ı bitirmiş. 32 sayısı 10 asisti var, 7’de 4 ile attığı üçlük dikkat çekiyor. Bu kadar çok üçlük denemesi hayra alamet değil, Wade çok şuta yöneldiği zaman bu genellikle sağlıklı olmadığına işarettir. Tabii bir ihtimal de bu maç kendisini çok sıcak hissetmiştir.
Derrick Rose, 21 şutunun sadece 6’sını kaçırarak 32 sayı yollamış Phoenix potasına. Hatta az önce NBA TV'de maçın tekrarına 5 dakika kadar baktım ve o sırada gördüm çok kötü attığı bir şut da panyalı girdi, günündeymiş kısacası Rose. Yanında 3 top çalma 5 asist ve sadece tek top kaybı var. Karşısında oynayan Nash ise en çok asist yapanlar listesinde 8.'liğe oturmuş Rod Strickland'i geride bırakarak. Tebrik edelim kendisini buradan.
Rockets’ın oyun kurucu ikilisinden 23’er sayı geldi Spurs potasına. Brooks’tan 7, Lowry’den de 9 asist var ayrıca. Spurs evinde kaybetti Rockets'a. All-Star arası yaklaşıyor, Spurs'de düzelme sinyallerini hala göremiyoruz.
Atlanta-Charlotte maçından bahsetmek gerekirse: Bobcats savunmasına karşı Josh Smith’in 6, Al Horford’ın 5, Joe Johnson’ın 7 Bibby’nin 4 ve Crawford’ın 5 asisti var. İlk çeyrekte Bobcats, o bahsettiğim deplasmanda hücum etme sıkıntısını yaşıyordu, bu kadar yanlış paslar verilebilir ve Hawks hızlı hücumları tetiklenebilir bir çeyrekte ancak. Sonra toparlandılar ve ikinci çeyrekte savunmalarıyla oyuna ortak oldular. Murray ve Stephen Jackson'ın önderliğinde çok iyi hücum ettiler, Gerald Wallace da onlara eşlik edince farkı kapadılar. İzleyemediğim üçüncü çeyrekte ise yine ilk çeyreğe benzer bir karşılaşma olmuş anladığım kadarıyla. Bobcats deplasmanda çok dengesiz oynuyor gerçekten. Hawks'un skor üretiminde ise Horford’ın 23 göze çarpıyor. Crawford'ın 24'ünü özellikle sona sakladım, çünkü izlediğim ilk yarıda Crawford neredeyse hiçbir şey yapmadı. Neredeyse bütün istatistiklerini maç koptuktan sonra yapmış...New Jersey, NBA tarihinin en kötü takımı olma yolunda hızla ilerliyor. 3-39 oldular. Şaka gibi bir istatistik. Tarihin en kötüsü olmamaları için 7-33 yapmaları lazım. Kaybetmeye alıştıkları için bu gidişatı değiştirmeleri zor gözüküyor. Bu sefer onları üzen Warriors. Maggette 29 sayısı, Step Curry’nin 32 sayı 4 top çalma 7 asisti var. Golden State’in en büyük hücum gücü olan Ellis’in sakatlanıp oyundan çıkmasına rağmen Golden State maçı farklı kazanmış.
Boşa kürek çekenler:Andre Miller 11/23’le 28 sayı 8 ribaund 8 asistle oynamış. 2 de top çalması var. Roy’un yokluğunda takımını taşımada önemli rol oynuyor bu uyumu veya skorer oyunu takım sağlıklıyken, gençleri yöneterek yansıtmalı bence. Maçın sonlarını izleyebildim, o ana kadar 6 sayısı olan Ray Allen’ın üçlüğüyle öne geçen Boston’a karşı çok kötü hücum ederek maçı kaybettiler. Garnett'in bu maçle beraber döndüğünü de belirteyim.
Al Jefferson 25 sayı 13 ribaundla oynamış, ona Flynn 13’te 9’la 20 sayı eklemiş (sadece 1 asisti var) fakat James Posey Memphis maçında yaptığı gibi potaya kadar giderek son saniyede maçı kazandırmış New Orleans’a. Ayrıca maça çok iyi başlayan David West de bileğini burkarak sakatlanmış ikinci çeyrekte.
David Lee, New York’ta 31 sayı 17 ribaund 4 asistle oynadı ancak alışık olduğumuz gibi yenildiler Lakers’a. Lee'nin bu sezon orta mesafe şutlarını müthiş geliştirdiğini belirtmem lazım. Çok Knicks maçı izledim, adam çatır çatır orta mesafeden şut sokuyor. Geçtiğimiz senelerde bomboş kaldığında bile şut atmak için düşünürken, şimdi üzerinde 2.10'luk adamlar varken kaldırıp şutu atıyor. İşin ilginci 3 senedir şut çalıştığını okuyordum ama bu yaz hiç öyle bir haber çıkmadı takip ettiğim kadarıyla. Neyse, Wilson Chandler’ın da 28 sayılık yardımı oldu Lee'ye. Çektikleri küreklerin kaç tanesi kazanmak içindi onu bilemiyoruz tabii.Duncan’ın şut yüzdesi 13’te 5 ile pek iyi değil ama maçın son çeyreğindeki kritik anlarda serbest atışlardan epey sayı buldu (toplam 15/21) ve Houston’ı kovalamayı bırakmadılar. Fakat Rockets her hücuma sayıyla cevap verince maçı evinde kaybetti Spurs.

Günün X-faktörleri:
Jarrett Jack oyun kuruculuk görevini yapamasa da - ve maçın başlarında birkaç tane bariz hata yapsa da - Bargnani’nin boşluğunu skor yönünden kapadı ve Bucks’ı yenmelerinde büyük rol oynadı. 9’da 7 ile (2/4 üçlük) 27 sayısı vardı, kullandığı serbest atışların 12’sinden 11’ini sayıya çevirdi. Ayrıca Belinelli'nin de kenardan gelerek takımının en ihtiyaç duyduğu bölümlerde bulduğu 15 sayı çok önemliydi.
Thaddeus Young, kenardan gelip 22 sayı 4 ribaundla berbat şut performansıyla oynayan takımını Dallas karşısında galibiyete taşımış. Üç numarada sıkıntı çektiğini söylemiştim, geçen seneki çıkışının nedeni çoğunlukla 4 numarada oynamasıydı. Jordan da onu bench'e çekmiş ve tamamen uzun forvette yer vermiş. Şimdiki sıkıntı ise Iverson/Holiday/Williams guard üçlüsünün çok ufak kalmaları ama Dallas'a karşı bu sorun olmamış ve sürpriz bir şekilde galip gelmişler.
Link
Sadece 6 sayı atsa da James Posey, Hornets'a üstüste 2. maçını kazandırmış dün gece. Amerikan futbolundaki oyun kurucuların koşucularla yaptıkları oyunu, Chris Paul ile beraber gerçekleştirmişler. Harika bir fake ile bomboş kalıp turnikeye gitmiş Posey.
Takımı baltalayanlar:Kevin Martin 1/7 saha içi ve ilginç bir şekilde 6'da 3 serbest atış isabeti ile 5 sayıda kalmış. Daha kötüleri de var takımda, örneğin Udrih de 1/8 ile oynamış. Takım halinde de %33'ü geçememişler. Orlando perişan etmiş Kings’i 3 çeyrek sonunda.
Mavericks'in en önemli 2 skorerini buraya koyabiliriz. Nowitzki 13'te 4 isabetle ve 3 top kaybıyla oynarken, Barea'nın yerine Terry de ilk 5'e yerleştiği maçta 12'de 2 ile oynamış. Haliyle kaybettiler Philly'e. Yalnız ilginçtir, Terry'nin 3 bloğu var maçta. Iverson'ı çok sevmiş anlaşılan Terry. Bakmadım ama %99.9 kariyer rekorudur herhalde 3 blok.
Carlos Delfino 16'da 4 isabetle oynadı. 11 ribaund aldı ve Hedo'yu da fena savunmadı ama hücumda son maçlardaki performansını fazlasıyla arattı. Skiles onu sıcak diye ilk 5'e yerleştirmişti bakalım 1-2 maç böyle devam ederse, yedekliğe geri soyunacak mı?
Bizimkiler:Hidayet yine şutları değerlendirmekte çok zorlanıyordu. Ancak Hidayet'in özellikle Calderon'un olmadığı bölümlerde takımın point-forward'ı olması gerektiğini gördük. 2-3 dakikalık bir dilim içerisinde 4 tane asist yaparak, bu konudaki tecrübesini gösterdi bize. Hele DeRozan'a 3 kişinin arasından tek elle verdiği bir bounce pas vardı ki, harikaydı gerçekten. Ersan ise hücumda neredeyse hiç sorumluluk almadı maçta. Bir şut fake'inden sonra penetre edip bulduğu basket faulü vardı, bir de üçüncü çeyreğin başlarında Bogut'un dışarıya çıkardığı topta isabetli bir şut attı. Ancak savumada bol bol Bosh ile başbaşa kaldı ve beni şaşırtarak, Bosh'u mümkün olduğunca iyi tuttu.
Not: Yine çok maçlı bir geceydi, yalnış yazılmış veya kaçırılmış şeyler olabilir, ekleme yapınız gerekli gördükleriniz varsa.


































