BIY AD

29 Mayıs 2010 Cumartesi

Celtics - Magic Serisi 6. Maç (96-84)

Bu adamın olası bir hüsrana uğramış bench sahnesi dışında fotoğrafını koyacağımı hiç düşünmezdim. Aynı Doc Rivers dışında neredeyse kimsenin kalkıp serinin en önemli maçını Celtics’e kazandıracağını düşünemediği gibi. İtiraf edeyim, Cleveland serisi bittikten sonra “Boston kupayı kaldıramazsa büyük ihtimalle House-Robinson takasından dolayı olur” diyordum. Henüz her şey bitmedi; o yüzden hala erken ancak şimdilik görüntüdeki Nate Robinson, Celtics’e 6. maçı kazandıran ivmeyi veren isim olarak anılacak.

Yaptıkları kağıt üzerinde ona göre sürpriz ama pek etkileyici değil aslında. Hiç bir şey okumayıp boxscore’a bakan biri sayıların maç koptuktan sonra geldiğini bile düşünebilir. Ancak durum bunun tam tersi. Maça çok iyi başlayan Rondo, potaya gidip faul aldığı bir pozisyonda çok ters düşüp (daha kötü sakatlanmaktan ucuz kurtularak) belini incitince Doc Rivers rotasyonun dışına çıkıp Nate Robinson’ı oyuna aldı. Fırsat bu fırsat diyen Robinson akıl almaz şekilde iyi şut atarak ikinci çeyrekte farkın 20 sayıya kadar gelmesini sağladı. Yaptıklarını şöyle bir bakınca doğrular olsa da genelde şut tercihlerinin “du bakalım” şeklinde atılanlar kategorisine girdiğini görüyoruz. Ama bir çeyrekte 6’da 4’le 12 sayı atıp daha devrenin bitmesine 5 dakika kala takımını 50-30 öne geçmesini sağlayınca eleştirilmek zor oluyor. Belki bu gece hücumuyla konuşulacak ama savunmasının da üzerini çizmek isterim. Maça iyi başlayan Jameer Nelson’a öyle baskılı savunma yaptı ki, Nelson istediği gibi topla oynayamadığı için oyundan soğudu ve maçın geri kalanında hiç etkili olamadı. Yine de Doc Rivers akıllı davranıp 13 dakikadan fazla süre tanımadı kendisine.
Maç bittikten sonra “en önemlisi onu kullanmadığımız bunca maçtan sonra hala oyunun içinde kalıp katkı yapabilmesi” şeklinde bir açıklama yaptı Rivers. Katkı yaptığı kesin ama tüm maçı müthiş disiplinli oynadığını söylemek zor. Nate Robinson sonuçta. Tabii bu sezon içinde D’antoni’den aldığı uzun cezanın ardından 40 küsür sayıyla geri döndüğünü de hatırlamak lazım, bu bakımdan bir ünü oldu kendisinin.

Robinson’ın kazandırdığı ivmeyi saymazsak, Celtics’in kazanmasının belki den en önemli nedeni üç sayı çizgisinin gerisinden buldukları isabet oranı. Maçı 22’de 10’la kapattılar ama ilk yarıda, özellikle şut atmayı unutan Magic’le karşılaştırıldığında bu sayı daha da etkileyiciydi. Tabii bir de Paul Pierce var. Kendisi 45 dakika sahada kalıp, 5’te 4’le attığı üçlüklere 13 ribaund 5 asisti de ekleyerek liderlik nasıl yapılır gösterdi. 31 atmasında (bazısını bildiğimiz Paul Pierce şeklinde abartarak aldığı) 10’da 9 serbest atış isabeti bulması da etkili. Ona en büyük yardım 20 sayı atan Ray Allen’dan geldi. 3. çeyreğin başında attığı iki üçlük maçın kilit anlarındaydı.

Celtics’in maçı sertleştirmeye yönelik çabalarını unutmamak lazım. Mesela Garnett ilk çeyreğin başlarında kendisini eliyle kontrol eden Howard’a iki tane sert yumruk attı. Şuradan izlenebilir pozisyon. Hakemler hem Howard’ın savunma faulünü hem de Garnett’in sportmenlik dışı hareketini sadece hücum faulle geçiştirmeyi tercih ettiler. Garnett yine antipatik bulunacaktır çoğu kişi tarafından haklı olarak. Ama playoffların ilk maçında aldığı cezadan sonra bu tavırlarını azalttı aslında. Bu sezon kendisini gözlemleyenler aradaki farkı anlayacaktır. Tabii benim için kendinden güçsüz oyunculara dayılanmadıkça sorun yok orası ayrı mesele. Sertlik konusuna geri dönmek gerekirse, maç içinde yaşanan birkaç olay dışında düşündüğüm kadar kavga-dövüş geçmedi. Farkın açılmasının da payı büyük…

Gelelim Magic’e. Kağıt üzerinde Celtics’ten iyi şut attılar %43’e rağmen ama hücumda büyük sorun olduğu apaçık ortadaydı. Takımca alışıldık Magic hücumundaki pasları yapamadılar bir kere. Yani doğru tercihleri geçtim öyle berbat paslar vardı ki kaleci olmak gerekir yakalamak için. Ayrıca Celtics’in farkı açmasının temel sebebi bu paslar değil, asıl bu kadar berbat hücumların sebebi Celtics’in farkı açmasıydı. Baskı altında ezildiler yine yani. Carter üzerine yapışan etiketi atmak için baya çabaladı; hatta ilk maçtan sonraki en iyi performansını sergiledi ama o da istediği katkıyı sağlayamadı. Daha iyi oynasa da takımına fazla yardığı olacağını düşünmüyorum ben. Bir kere karakteriniz dışına çıktınız mı buralarda maç almak zor oluyor çünkü. Bunu Lakers için bile gördük. İlk yarının sonunda da maçın sonunda da farkı azaltmayı başardılar ama bir noktada berabere getirseler bile maçı kazanacak gibi durmuyorlardı. Robinson’ın kendisini bezdirdiğini söylediğim Nelson 4 asist 5 top kaybıyla oynadı. Takım olarak 14 asist 12 top kaybıyla oynadılar zaten. Lewis maçın başında çabalamasına karşın çabuk düşüp hiç katkı veremedi, 11’de 3’le 7 sayıda kaldı. Kazanmayı biraz da olsa hak eden biri varsa o isim Howard'dı. O da iyi savunulmasına rağmen 28 sayı 12 ribaund’a imza attı kendisi ama bu sefer de savunmada erken faul problemine girdiğinden dolayı çok etkili olamadı. Savunma demişken, felaket olmasalar da sınıfta kaldı yine Orlando. Yani Boston’ın %42.7’de kalmasının sorumlusu onlardan çok maç sonunda Celtics hücumunun saçmalaması. Takımın savunmacısı ilan edilen Barnes hiç oyunda yoktu mesela. Boston hücumuna karşı işini en iyi yapan serinin genelinde olduğu gibi Redick’ti ama o da 7’de 2’yle hücumda etkisiz oldu.

Sonuç olarak Orlando yüzüp tarih yazmanın kuyruğuna geldiği seriye bu gece veda etmek zorunda kaldı. 4-2 bitmesine rağmen böyle söylüyorum çünkü serinin ilk üç maçıyla sonraki iki maçı tamamen alakasızdı. Kaybettikleri maçların dördünü de sonuna kadar hak ettiler ayrıca. Bir kesim Boston’ın sezon içindeki uyurgezer haline büründüğünü ve bundan öyle kolay kurtulamayacağını düşünürken Celtics onları haksız çıkarmak için elinden geleni yaptı ve seriyi burada bitirdi. Ben diğer serinin 7. maça kalacağını düşünüyorum. Eğer favori Lakers finale çıkmayı başarırsa ilginç bir seri olacak gibi. Maç sonu oynamayı garip şekilde beceremeyen Celtics karşısında Kobe’yi, şu ana kadar hiç sert savunma görmemiş Lakers da karşısında bu konunun pirini bulacak. Ama Rondo vs. Nash’i tercih ederim ben.

17 FARKLI FIKIR:

Adsız dedi ki...

Bence Boston 3-0'dan sonraki maçları lal-pho serisine bakarak oynadı. Orada seri uzadıkça Celtics'de maç sonlarında kasti saçmalayarak maçları verdi. Zira Boston maç oynayarak istim üstünde kalabilen kendini motive tutabilen bir takım o yüzden 1 haftalık bir boşluk işlerine gelmedi. Rahata alışmanın nelere mal olacağını gördüler zira Orlando örneginden.

Adsız dedi ki...

Garnett, Howard a tekme tokat girecekti az kaldı. ha, girse zararlı çıkardı büyük ihtimal, ama olsun. Burada sadece size olarak kendinden ufak oyunculara gider yaptığından bahsedilmişti...

Adsız dedi ki...

sonuca hido için sevindim orlando için üzüldüm. boston'un her kazandığı maçta olduğu gibi kaan kural yine neşeli, zevkten 4 köşe yorumlarıyla orlando magic'i destekleyenlere antipatiklikte zirve yaptı. boston maçlarıyla birlikte kendisinden nefret etmeye başladım.

hido torontoya gitmek istemiyor, orlando yeni bir yapılanma düşünüyor. hido en verimli basketbolunu oynadığı orlandoya dönse süper olur.

Adsız dedi ki...

sezonun flaş transferlerinden butler, shaq ve jamison'dan sonra carter da sezonunu noktaladı. hiç olmazsa bu sezon şampiyonluk yaşamamış takımlardan birinin şampiyonluk yaşayacağını düşünüyordum ama olmadı. kidd,carter butler,jamison gibi oyuncular belki de şampiyonluk için en iyi fırsatlarını iyi değerlendiremediler.

Çağrı dedi ki...

1-Nate Robinson şu ana akdar izlediğim en antipatik, gıcık basketbolcudur ...

2-Dwight Howard bu sene imajını büyük ölçüde zedelemiştir sevimli eğlenceli Superman'den ona buna dirsek atan, atmayı kovalayan bir adama dönüşmesi üzücü ..

3-Paul Pierce hakettiği saygıyı görmemektedir, kendisi düşündüğümüzden çok daha büyük bir yıldız ...

4-Kaan Kural'a kızanları anlayamıyorum geçen sene de hidayet'ten dolayı orlando'ya kaymıştı yorumlar bu işler böyle ..

5-İsmail Şenol > Murat Kosova umarım inal serisini de İsmail Şenol ile birlikte izleriz ...

motörkafa dedi ki...

Beat LA..Beat LA..Beat LA

Adsız dedi ki...

Bu seride kesinlikle çirkeflikte Garnett'i geçti Howard.

Cengizhan dedi ki...

hidayeti yollamakla hata yaptılar. hidayet carter kadar yetenekli değil ama orlando için daha yararlıydı

calvin dedi ki...

bir ara perdeden çıkan garnette öyle pas attı ki robinson garnett şaşkınlıktan smacı kaçırıcaktı. bi pozisyonda da hiç beklemediği bi anda pas verdi robinson boş şutu kaçırdı. :D
robinson kadar antipatik bir oyuncuyu geçin insan görmedim ben. az adam olsa ne yararlı işler yapıcak halbuki.

GrandVizier dedi ki...

Maç sonu oynayamıyan celtics karsısında kobe diyosun ama kobe 2 tane mac sonu şutu cok kötü attı bu playofflarda,birinde gasol tipledi oklahama serisinin 6.maçı-diğerinde dün gece artest ipten aldı.

PIERREMANU dedi ki...

Uzasaydı seri çok şeye gebe bir yedinci maç izleyebilirdik. Kan gövdeyi götürebilirdi. Rondo'ya yapılan MVP tezahüratlarını da komik buluyorum açıkçası. Paul Pierce gibi büyük maçların büyük oyuncusu olduğunu bilmem kaçıncı kez ispat etmiş birisi varken Rondo'nun daha birkaç fırın ekmek yemesi lazım. Ayrıca Celtics'in son çeyreklerde Pierce'a ver seyrek kısırlığına da başka alternatifler üretmesi lazım. Tamam Pierce o anların adamı ama her top bir oyuncudan oynanmaz. O da insan sonuçta. Garnett gibi oyuncuları antipatik bulanların sempati pıtırcığı Howard'ın da biraz itilip kakılınca ne kadar sportmenlikten uzaklaşabileceğini de gördük bu seride.

Son olarak hastasıyım Ray Allen'ın, ben Garnett'i böyle sevdim istediği kadar pisleşebilir, beter ol Magic, zavallı Carter. Üzüldüğüm tek adam da Redick. Çok zor ama umarım karşıdan Suns gelir.

mistir loba loba dedi ki...

Diğer taraftan lakers geliyse şampiyon celtics, suns gelirse suns olsun diyen bir insanım. İnşallah suns gelir de suns şampiyon olur. Boston da hak ediyor ama farklı bir şampiyon görmek çok güzel olur.

calvin dedi ki...

@grandvizier

maç sonu oynamak sadece son şutları atmak değildir, ki suns maçında 3 el vardı üstünde. eğer maç kazandıran basket ararsan sene içinde 7-8 tane attı kobe.

posinba.blogspot.com dedi ki...

@pierremanu

howard konusunda kesinlikle haklısın. bu serideki her maçı izledim adamdan bir nefret etmediğim kaldı, böyle pislikleşebileceğini düşünmezdim. yalnız rondo konusunda katılmıyorum, cavs serisi rondo sayesinde geçilebildi ve ne olursa olsun celtics adına birisi mvp ödülü alacaksa o kesinlikle rondo'dur. pierce'ın da dediği gibi, büyük üçlünün takip ettiği isim o şuanda.

GrandVizier dedi ki...

Maç sonu oynamak son şut değil belki sadece evet ama,en azından kendi söyledigin gibi üzerinde 3 el varken şuta kalkıyosan maç sonu oynuyosun demem ben sana,söyle söyliyim sana sadece jordan dan kerr- jordan dan paxon 2 final serisi maçı 2 yüzük!!

Adsız dedi ki...

Howard'ın çirkefleştiğini söyleyen insanlara gerçekten akıl fikir versin allah.bütün seri boyunca kıçı başı oynayan,üflesen faul almaya kalkan bir Pierce,sakatlığından dolayı şut atmaktan başka birşey yapamayıp ona buna gözlerini belerten bir Garnett,mardukluların bile nefret ettiği bir robinson,parmak sıkan davis,10 yıldır itiraz etmek için para alan sheed'e karşı kağıt helva satacak hali yoktu Howardın.sonra net biçimde kasıtlı dirsek mi atmış?benim hatırladığım ilk maçda galiba Pierce a yaptığı sert foul.maç sonu pierce zaten playoff faulüydi demiş.bu kadar pierce demişken belirtmeden geçemiyecem;hani diyorlarya pierce büyük oyuncu.büyük oyuncu dediğin her pozisyonu faul almak için saçmalamaz,olmayan faulü göstermez.mahallede pierce gibi oynayan elemanlara genelde "oyunun ..spusu" deriz ve maçtan çıkarırız (hadi itiraf edin kendinize)hatta pierce mahallede oynasa adamın faul diyor diye topumuzu kesmeye kalkar azizim.birde kaan kural konusuna gelince..e be adam bir insan bostonlu olduğunu bu kadar mı belli eder.bir carter'a aptal demediği kaldı.

Adsız dedi ki...

insanlar howard'ı o şekilde görmek istemediği için yorum yapıyor. bu kadar sempatik görülen ve sevilen bir adamı sahada kimse o şekilde görmek istemez, rahatsız olunması normaldir. diğer hepsine zaten alışığız. carter'a da söylenen şeyler yerindedir, en zayıf dişli ve takımın alaşağı olmasında en büyük etkenlerden biri odur.